Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Ocak ayında yapılan Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı yerleştirmelerinde boş kalan bin 237 kontenjan için ek yerleştirme talep ediliyor
Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı yerleştirmeleri Ocak ayında yapıldı. 27 Ocak’a kadar alınan formasyon yerleştirme tercihlerinin sonuçları ise 30 Ocak’ta açıklandı. Ocak ayı formasyon tercih sonuçlarına göre, pedagojik formasyon tercihi yapan 65 bin 735 adaydan 28 bin 763’ü bir programa yerleşirken, üniversitelerin formasyon bölümlerinde toplam bin 237 kontenjan boş kaldı. Yerleşemeyen adayların ek kontenjan taleplerine şu ana kadar YÖK’ten bir cevap gelmedi. Ancak YÖK yaptığı duyuruda Ocak ayında olduğu gibi Ağustos ayında yapacağı pedagojik formasyon yerleştirmelerinde de 30 bin kontenjan verileceğini belirtti. Ocak ayında yapılan formasyon yerleştirmelerinde boş kalan bin 237 kontenjan için adaylar ek yerleştirme yapılmasını istiyor. Sosyal medyada da #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART hashtagıyla adaylar seslerini duyurmaya çalışıyor. YÖK, en son yaptığı formasyon açıklamasında ağustos ayında ikinci yerleştirmelerin yapılacağını ve formasyon için 30 bin kontenjan ayrıldığını belirtmişti. Umuyoruz YÖK, ek yerleştirme bekleyen adayların bu taleplerine olumlu bir cevap verir ve bin 237 kontenjan için ek yerleştirme yapar.
İşte Twitter'da formasyonda ek yerleştirme isteyen adayların paylaşımları
Zeynel Abidin KANAT @zeynelabdnkanat 17 Şub
EK YERLEŞTİRME İSTİYORUZ.! DUYUN ARTIK! @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Gizem @GizemGlc1905 17 Şub
Kayıt yaptırmayanların yerine bizi alın @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART 3
oktay ilhan @oktayilhan21 14 sa.
Yazık günahtır boş kontenjanlar boşa gitmesin @fatihhugur @ErkolMurat @anadoluajansi #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Zeynel Abidin KANAT @zeynelabdnkanat 17 Şub
BOŞ KONTENJANLARIN DURUMU NE OLACAK?? @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
formasyonalalım @mdkmnn 17 Şub
"hasta annem benim durumuma cok uzuluyor hocam @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART"
Pan Panzel @PanPanzel 17 Şub
ÖNCEKİ YILLARDA OLDU BU YIL DA OLSUN.. @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
GözlerBende @HerTeldenGider 17 Şub
Tükenmişlik sendromu!!! #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
merve çavuş @mervecavus89 16 Şub
Çarpık eğitim sisteminin ceremesini bize çektirip mağdur etmeyin yazık günah #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ocak ayında yapılan Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı yerleştirmelerinde boş kalan bin 237 kontenjan için ek yerleştirme talep ediliyor
Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı yerleştirmeleri Ocak ayında yapıldı. 27 Ocak’a kadar alınan formasyon yerleştirme tercihlerinin sonuçları ise 30 Ocak’ta açıklandı. Ocak ayı formasyon tercih sonuçlarına göre, pedagojik formasyon tercihi yapan 65 bin 735 adaydan 28 bin 763’ü bir programa yerleşirken, üniversitelerin formasyon bölümlerinde toplam bin 237 kontenjan boş kaldı. Yerleşemeyen adayların ek kontenjan taleplerine şu ana kadar YÖK’ten bir cevap gelmedi. Ancak YÖK yaptığı duyuruda Ocak ayında olduğu gibi Ağustos ayında yapacağı pedagojik formasyon yerleştirmelerinde de 30 bin kontenjan verileceğini belirtti. Ocak ayında yapılan formasyon yerleştirmelerinde boş kalan bin 237 kontenjan için adaylar ek yerleştirme yapılmasını istiyor. Sosyal medyada da #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART hashtagıyla adaylar seslerini duyurmaya çalışıyor. YÖK, en son yaptığı formasyon açıklamasında ağustos ayında ikinci yerleştirmelerin yapılacağını ve formasyon için 30 bin kontenjan ayrıldığını belirtmişti. Umuyoruz YÖK, ek yerleştirme bekleyen adayların bu taleplerine olumlu bir cevap verir ve bin 237 kontenjan için ek yerleştirme yapar.
İşte Twitter'da formasyonda ek yerleştirme isteyen adayların paylaşımları
Zeynel Abidin KANAT @zeynelabdnkanat 17 Şub
EK YERLEŞTİRME İSTİYORUZ.! DUYUN ARTIK! @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Gizem @GizemGlc1905 17 Şub
Kayıt yaptırmayanların yerine bizi alın @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART 3
oktay ilhan @oktayilhan21 14 sa.
Yazık günahtır boş kontenjanlar boşa gitmesin @fatihhugur @ErkolMurat @anadoluajansi #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Zeynel Abidin KANAT @zeynelabdnkanat 17 Şub
BOŞ KONTENJANLARIN DURUMU NE OLACAK?? @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
formasyonalalım @mdkmnn 17 Şub
"hasta annem benim durumuma cok uzuluyor hocam @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART"
Pan Panzel @PanPanzel 17 Şub
ÖNCEKİ YILLARDA OLDU BU YIL DA OLSUN.. @msisman51 @cetinsayag #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
GözlerBende @HerTeldenGider 17 Şub
Tükenmişlik sendromu!!! #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
merve çavuş @mervecavus89 16 Şub
Çarpık eğitim sisteminin ceremesini bize çektirip mağdur etmeyin yazık günah #YÖKMezunlaraFormasyonSözünüTUT #YÖKFormasyonaEkYerleştirmeŞART
Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Şubat 2014 11:47
Gösterim: 2395
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Meclise sunulacak Dershane Yasa Tasarısı’nın 30 Mart’tan sonra komisyona geleceğini söyledi. Taslakta yer alan 4 yıl sonunda müdürlerin görevi bırakması konusunda ise performansa dayalı değerlendirme yapılacağını dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Meclise sunulacak Dershane Yasa Tasarısı’nın 30 Mart’tan sonra komisyona geleceğini söyledi. Taslakta yer alan 4 yıl sonunda müdürlerin görevi bırakması konusunda ise performansa dayalı değerlendirme yapılacağını dile getirdi. Bakan Avcı, Talim Terbiye Kurulu’nun karar organı olmasının önüne geçmek için bir kelimede değişiklik yapıldığını belirtti. Ağustos ayında 40 bin öğretmen atanacağını anlatan Avcı, “ Ortaya çıkan hükümet tasarısı, içimiz rahat” dedi.
Bir televizyon programına konuk olan Bakan Avcı’nın gündeme yönelik değerlendirmeleri özetle şöyle:
Fatih Projesi’nin benzeri, bu çapta bir çalışma dünyada yok. Bundan önce 64 bine yakın tablet dağıtılmıştı. Türkiye genelinde 100 bin bilgisayar daha dağıtıldı. Ünümüzdeki 3 yıl içinde 10 milyon dağıtılacak. İhale süreci devam ediyor. Türkiye’de ortak üretim yapılması planlanıyor.
Bu projede emeği geçenler var. 18 Temmuz 1988’de 12’inci MEB Şurası yapıldı. Burada Turgut Özal, “Önümüzdeki dönemde 1 milyon bilgisayar dağıtılacak” dedi. Büyük hedefleri olan siyasi liderden bunu duyunca çok şaşırdık. Bu proje Özal’ın hayaliydi. Özal’ın vefatı ile projeler rafa kalktı. 15 yıl bu işler yürümedi. Başbakan Erdoğan işe el attı ve 10 katına çıkarmayı hedefledi. Etkileşimli tahtalar ve bilgisayarlar konusunda öğretmenlere eğitim ve bilgi verildi, devam da edilecek.
Kalemin modası geçmez
Projede yeni açılım sağlanacak. 3 yıl içinde tamamlanacak. Mart sonuna kadar 677 bine çıkacak. 3 yılda 10 milyon 600 bin adet tablet dağıtılacak. Bu, eğitim sistemini de değiştirecek. Sınıfı, okulu, ilişkileri, stratejileri değiştirecek. Başarı artacak. Açık uçlu sınav yapma imkanı doğacak. Bunlara rağmen çalışma, “Kalem kağıdın yerini alacak demek” doğru değil. İşin temelinde kalem ve kağıt var. Kalemin kağıdın modası geçmez.
Sosyal medyada hesabım yok, dozu kaçtı
Sosyal medyada adıma açılmış sahte twitter hesapları var. Bunların hiçbiri bana ait değil. Ben kimseye tweet atmıyor ve almıyorum. Facebook hesabım da yok.
Gençler sosyal medyaya ilgi duyuyor. Düşüncelerini anlatmak isteyenler böyle mecralar arayabilir. Ama ülkemizde bunun dozu kaçmış durumda. Özellikle sahte kimliklerle yapılan mesajlaşmalar, küfürleşmeler, ağır hakaretleri içeren söylemler var. Bunun rahatsızlığa dönüşmesi tehlikeli. Görüşler söylenebilir ama nezakete dayanmalı.
Örneğin, “Sen önümüzdeki dönemde kaç öğretmen atayacaksın, onu söyle pos bıyık” diyor biri… Mizah tamam ama seviyeye dikkat. Bunun bir tehlikesi de yüz yüze iletişim ortadan kalkıyor. Bazı çocuk ve gençlerde normal ilişki kurma kabiliyetlerini zedeliyor. Yazım kuralları konuşmada sorunlara neden oluyor. Dikkat edilmeli.
Okul sütü 6,5 milyona ulaşacak
6,5 milyon çocuk haftada 3 gün süt içiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı desteği ile yürütülüyor. Bir tek çocuk bile bu sütlerden zehirlenmedi. Alerjisi olanlarda küçük sorunlar çıkabiliyor. Ancak dağıtım öncesi ve sonrası kontroller yapılıyor.
Dershane yasa tasarısı
Tasarı meclise gönderildi. Paydaşlardan görüş aldık ama ortaya çıkan hükümet tasarısı. Her talebin taslakta yer aldığı gibi bir durum olmadı. Öneriler müzakere edildi ve eğitim sektörü planları, imkanları kabul edilebilir olanları tasarıya konuldu. Sektör temsilcilerinin bazıları memnun olmadı.
Meclis çalışmaları seçimlere kadar dondurulmuş durumda. Vakit kalmadı. 30 Mart’tan sonra yasa komisyonda görüşülecek ve ardından meclise sunulacak.
Dershane konusunda söylenecek her şey söylendi
Tasarıda yer alan öğretmenlerle ilgili konuda medyada yanlış bilgiler veriliyor. Her konuda bazı yayın organlarında çok çarpıtma var. Sistematik bir kampanya yürütülüyor. Aslı olmayan, öğretmenleri demoralize eden söylemler var. Bunlar yanlış. Ağustos’da 40 bin öğretmen atanacak.
Yönetici atamaları
“4 yıl yönetici olanların görevi sona eriyor” diyoruz. Evet ama tekrar gelemez demiyoruz. Binlerce genç müdür adayı sıra bekliyor. 4 yılı geçen 16 bin müdürün görevine son verilse bile, bu hepsinin değişeceği anlamına gelmez. Merkezi sınavlar okulun başarısını da ölçüyor. Okullarda başarısız olanları elbette değiştireceğiz. 100 bin yönetici diye bir rakam söyleniyor. Bu camiayı tedirgin edebilir. Ama bu doğru değil. Kimsenin yalan haberle MEB’i karalamaya hakkı yok. Müdür atamaları valilerin insiyatifinde denildi. Doğru değil. Mülakatlara göre yapılıyor. Her okulun kendi yöneticisini, müdürünü seçmesini istiyoruz. Buna cesaret edemiyoruz. Mülakatlarda okulu temsil eden öğretmen arkadaşlarımız olur. Performansa bakarsanız tabi ki müdürü değiştirebilirsiniz.
Ağustos’da 40 bin öğretmen atanacak
Branşlara , bölge ve illere göre atama yapıyoruz. Öncelikle il ve ihtiyaç olan alanlara göre sınıflandırma yapılıyor. En çok açık olan illere daha fazla atama yapıyoruz. Bir iki yıl içinde kadro açığı kapatacağız.
Üniversite sınavı kalkacak mı?
Öğrencileri tek sınava endekslemek doğru değil . Her yıl binlerce öğrenci memnun olmadığı için tekrar sınava giriyor. Merkezi sınav benzerini üniversiteye girişte de uygulamak istiyoruz.
TEOG’a itirazlar
İdare Mahkemesi’ne dava açıldı. Sonuçlanması da trajikomikti. Temmuz ayında itiraz etmişiz. Yürütmeyi durdurma talebiyle Temmuz’da açılan dava Ocak 15’de sonuçlandı. Yarıyıl tatiline bir hafta kala bu karar alındı. Bizde 718 öğrencinin puanını düzelttik dedik. Sonunda kimsenin mağdur olmayacağını ilan ettik. 99 öğrenci için kazanılan hak var dedik. 4 öğrenciden 3 ‘ü okulundan memnun olduğunu söyledi. Bir tanesi ise isterse değiştirebilecek. Dava açan öğrenci içinde bir değişiklik olmadı. Sözümüzü tuttuk. Kimse mağdur olmadı.
Talim Terbiye Kurulu kalkmıyor
“ Talim Terbiye Kurulu kaldırılıyor” deniliyor. Bu doğru değil. Bir kelimelik değişiklik yapıldı. Karar organı yanlış bir kelime. Kararı Bakan alır. Bu tekrarı önlemek için tasarıda “inceleme ve danışma organıdır” dedik. Bakanlık olarak içimiz rahat. Bunlar iyi işler.
Kaynak Hürriyet
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Meclise sunulacak Dershane Yasa Tasarısı’nın 30 Mart’tan sonra komisyona geleceğini söyledi. Taslakta yer alan 4 yıl sonunda müdürlerin görevi bırakması konusunda ise performansa dayalı değerlendirme yapılacağını dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Meclise sunulacak Dershane Yasa Tasarısı’nın 30 Mart’tan sonra komisyona geleceğini söyledi. Taslakta yer alan 4 yıl sonunda müdürlerin görevi bırakması konusunda ise performansa dayalı değerlendirme yapılacağını dile getirdi. Bakan Avcı, Talim Terbiye Kurulu’nun karar organı olmasının önüne geçmek için bir kelimede değişiklik yapıldığını belirtti. Ağustos ayında 40 bin öğretmen atanacağını anlatan Avcı, “ Ortaya çıkan hükümet tasarısı, içimiz rahat” dedi.
Bir televizyon programına konuk olan Bakan Avcı’nın gündeme yönelik değerlendirmeleri özetle şöyle:
Fatih Projesi’nin benzeri, bu çapta bir çalışma dünyada yok. Bundan önce 64 bine yakın tablet dağıtılmıştı. Türkiye genelinde 100 bin bilgisayar daha dağıtıldı. Ünümüzdeki 3 yıl içinde 10 milyon dağıtılacak. İhale süreci devam ediyor. Türkiye’de ortak üretim yapılması planlanıyor.
Bu projede emeği geçenler var. 18 Temmuz 1988’de 12’inci MEB Şurası yapıldı. Burada Turgut Özal, “Önümüzdeki dönemde 1 milyon bilgisayar dağıtılacak” dedi. Büyük hedefleri olan siyasi liderden bunu duyunca çok şaşırdık. Bu proje Özal’ın hayaliydi. Özal’ın vefatı ile projeler rafa kalktı. 15 yıl bu işler yürümedi. Başbakan Erdoğan işe el attı ve 10 katına çıkarmayı hedefledi. Etkileşimli tahtalar ve bilgisayarlar konusunda öğretmenlere eğitim ve bilgi verildi, devam da edilecek.
Kalemin modası geçmez
Projede yeni açılım sağlanacak. 3 yıl içinde tamamlanacak. Mart sonuna kadar 677 bine çıkacak. 3 yılda 10 milyon 600 bin adet tablet dağıtılacak. Bu, eğitim sistemini de değiştirecek. Sınıfı, okulu, ilişkileri, stratejileri değiştirecek. Başarı artacak. Açık uçlu sınav yapma imkanı doğacak. Bunlara rağmen çalışma, “Kalem kağıdın yerini alacak demek” doğru değil. İşin temelinde kalem ve kağıt var. Kalemin kağıdın modası geçmez.
Sosyal medyada hesabım yok, dozu kaçtı
Sosyal medyada adıma açılmış sahte twitter hesapları var. Bunların hiçbiri bana ait değil. Ben kimseye tweet atmıyor ve almıyorum. Facebook hesabım da yok.
Gençler sosyal medyaya ilgi duyuyor. Düşüncelerini anlatmak isteyenler böyle mecralar arayabilir. Ama ülkemizde bunun dozu kaçmış durumda. Özellikle sahte kimliklerle yapılan mesajlaşmalar, küfürleşmeler, ağır hakaretleri içeren söylemler var. Bunun rahatsızlığa dönüşmesi tehlikeli. Görüşler söylenebilir ama nezakete dayanmalı.
Örneğin, “Sen önümüzdeki dönemde kaç öğretmen atayacaksın, onu söyle pos bıyık” diyor biri… Mizah tamam ama seviyeye dikkat. Bunun bir tehlikesi de yüz yüze iletişim ortadan kalkıyor. Bazı çocuk ve gençlerde normal ilişki kurma kabiliyetlerini zedeliyor. Yazım kuralları konuşmada sorunlara neden oluyor. Dikkat edilmeli.
Okul sütü 6,5 milyona ulaşacak
6,5 milyon çocuk haftada 3 gün süt içiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı desteği ile yürütülüyor. Bir tek çocuk bile bu sütlerden zehirlenmedi. Alerjisi olanlarda küçük sorunlar çıkabiliyor. Ancak dağıtım öncesi ve sonrası kontroller yapılıyor.
Dershane yasa tasarısı
Tasarı meclise gönderildi. Paydaşlardan görüş aldık ama ortaya çıkan hükümet tasarısı. Her talebin taslakta yer aldığı gibi bir durum olmadı. Öneriler müzakere edildi ve eğitim sektörü planları, imkanları kabul edilebilir olanları tasarıya konuldu. Sektör temsilcilerinin bazıları memnun olmadı.
Meclis çalışmaları seçimlere kadar dondurulmuş durumda. Vakit kalmadı. 30 Mart’tan sonra yasa komisyonda görüşülecek ve ardından meclise sunulacak.
Dershane konusunda söylenecek her şey söylendi
Tasarıda yer alan öğretmenlerle ilgili konuda medyada yanlış bilgiler veriliyor. Her konuda bazı yayın organlarında çok çarpıtma var. Sistematik bir kampanya yürütülüyor. Aslı olmayan, öğretmenleri demoralize eden söylemler var. Bunlar yanlış. Ağustos’da 40 bin öğretmen atanacak.
Yönetici atamaları
“4 yıl yönetici olanların görevi sona eriyor” diyoruz. Evet ama tekrar gelemez demiyoruz. Binlerce genç müdür adayı sıra bekliyor. 4 yılı geçen 16 bin müdürün görevine son verilse bile, bu hepsinin değişeceği anlamına gelmez. Merkezi sınavlar okulun başarısını da ölçüyor. Okullarda başarısız olanları elbette değiştireceğiz. 100 bin yönetici diye bir rakam söyleniyor. Bu camiayı tedirgin edebilir. Ama bu doğru değil. Kimsenin yalan haberle MEB’i karalamaya hakkı yok. Müdür atamaları valilerin insiyatifinde denildi. Doğru değil. Mülakatlara göre yapılıyor. Her okulun kendi yöneticisini, müdürünü seçmesini istiyoruz. Buna cesaret edemiyoruz. Mülakatlarda okulu temsil eden öğretmen arkadaşlarımız olur. Performansa bakarsanız tabi ki müdürü değiştirebilirsiniz.
Ağustos’da 40 bin öğretmen atanacak
Branşlara , bölge ve illere göre atama yapıyoruz. Öncelikle il ve ihtiyaç olan alanlara göre sınıflandırma yapılıyor. En çok açık olan illere daha fazla atama yapıyoruz. Bir iki yıl içinde kadro açığı kapatacağız.
Üniversite sınavı kalkacak mı?
Öğrencileri tek sınava endekslemek doğru değil . Her yıl binlerce öğrenci memnun olmadığı için tekrar sınava giriyor. Merkezi sınav benzerini üniversiteye girişte de uygulamak istiyoruz.
TEOG’a itirazlar
İdare Mahkemesi’ne dava açıldı. Sonuçlanması da trajikomikti. Temmuz ayında itiraz etmişiz. Yürütmeyi durdurma talebiyle Temmuz’da açılan dava Ocak 15’de sonuçlandı. Yarıyıl tatiline bir hafta kala bu karar alındı. Bizde 718 öğrencinin puanını düzelttik dedik. Sonunda kimsenin mağdur olmayacağını ilan ettik. 99 öğrenci için kazanılan hak var dedik. 4 öğrenciden 3 ‘ü okulundan memnun olduğunu söyledi. Bir tanesi ise isterse değiştirebilecek. Dava açan öğrenci içinde bir değişiklik olmadı. Sözümüzü tuttuk. Kimse mağdur olmadı.
Talim Terbiye Kurulu kalkmıyor
“ Talim Terbiye Kurulu kaldırılıyor” deniliyor. Bu doğru değil. Bir kelimelik değişiklik yapıldı. Karar organı yanlış bir kelime. Kararı Bakan alır. Bu tekrarı önlemek için tasarıda “inceleme ve danışma organıdır” dedik. Bakanlık olarak içimiz rahat. Bunlar iyi işler.
Kaynak Hürriyet
Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Şubat 2014 10:44
Gösterim: 2267
Başbakan Erdoğan, "Biz tabletlerimizi F klavyeli olarak hazırlıyoruz. Bu hassasiyeti sizlerin de gözetmenizi rica ediyorum. Özellikle bilgisayar üreticilerinin, satıcılarının bu hassasiyeti gözetmelerini istiyorum. Güçlü bir Türkçe için Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu dünyaya haykırabilmek için bu adımı atıyoruz.” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, internet ve teknolojiyi yaygınlaştırırken gelişmiş ülkelerde olduğu tedbirler de aldıklarını belirterek, "Hiç kimsenin özgürlüğünü sınırlandırmıyoruz. Biz göreve geldiğimizde ülkemizde 20 bin internet kullanılırken, şimdi 34 milyon internet kullanılıyor Türkiye'de. Biz, çocuklarımızı, gençlerimizi art niyetli dolandırıcılardan, istismarcılardan, şantajcılardan korumaya çalışıyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Congresium'da düzenlenen Eğitimde Fatih Projesi Tablet Dağıtım Töreni'nde yaptığı konuşmada, 100 bin tablet bilgisayarın daha dağıtıldığı bugünde gençlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istediğini söyledi.
Öğrencilere, "Siz bilgisayarın esiri olmayın, bilgisayar sizin esiriniz olsun" diye seslenen Erdoğan, bilgisayarın öğrencilerin eğitim için kullandıkları bir araç olarak kalmasını istedi. Gerek dünyada gerek Türkiye'de bilgisayarın esiri haline gelen ve kötü tecrübeler yaşayanlar olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Kimi bilgisayar nedeniyle dolandırılıyor kimileri bazı çirkin işlere itiliyor kimileri bilgisayar üzerinden sanal saldırıya uğruyor. Bunlara karşı son derece dikkatli olmanızı sizlerden rica ediyorum. Bu bilgisayarlar, tabletler sizi kitap okumaktan, kağıttan, kalemden ve silgiden asla uzak tutmasın. Hiç ihmal etmeyin onları. Bilgisayar sizleri öğretmenlerinizden, arkadaşlarınızdan ve ailenizden koparmasın. Bilgisayar sizi hayattan koparmasın. Özellikle de sokakları, parkları, oyun alanlarını bilgisayara aldanıp boş bırakmayın. Oralardan muhakkak istifade edin. Çünkü o parkların size verdiği heyecanı, zevki, sağlığı bilgisayar hiçbir zaman vermeyecektir. Televizyonu da bilgisayarı da lütfen gerektiği kadar kullanın.
Ailelerimize, öğretmenlerimize bu noktada çok hassas olmaları çağrısını da hatırlatmak istiyorum. Tableti çocuğa teslim etmekle takdir edersiniz ki iş bitmiyor. Tablet sadece eğitim araçlarından sadece bir tanesidir. Tablet, anne ve babalara ve öğretmenlerimize yüz yüze kalp kalbe eğitimi, ne olur, asla unutturmasın. Çünkü evladın anneye olan sevgisi asla kaybolmamalı. Özellikle vurgulamak istiyorum, ilim gözle, kulakla elde edilen değil, kalple elde edilen bir değerdir. Gözden, kulaktan, akıldan öte kalbin açık olması, kalbe hitap edilmesi gerekir. Öğrencilerimizin de öğretmenlerimizin de anne babalarımızın da buna dikkat etmesini arzuluyorum."
"Kötü niyetlilerin elinde çağımızın en büyük tehlikesi haline gelebiliyor"
İnternetin çağın çok önemli bir imkanı olduğu kadar kötü niyetlilerin elinde çağın en büyük tehlikesi haline gelebildiğine vurgu yapan Başbakan Erdoğan, dünyanın hemen her ülkesinde bu tehlikelerin yaşandığını, buna karşı da gerekli önlemlerin alındığını kaydetti.
Salondaki öğrencilerden aldıkları tablet bilgisayarları göstermelerini isteyen ve hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizler de bir yandan interneti bir yandan teknolojiyi bu kadar yaygınlaştırırken gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir takım tedbirleri de alıyoruz. Hiç kimsenin özgürlüğünü sınırlandırmıyoruz. Tam tersine biz göreve geldiğimizde ülkemizde 20 bin internet kullanılırken, bütün dünya buradan duysun istiyorum, şimdi 34 milyon internet kullanılıyor Türkiye'de. 10 yılda geldiğimiz nokta burası. Tam tersine biz, çocuklarımızı, gençlerimizi art niyetli dolandırıcılardan, istismarcılardan, şantajcılardan korumaya çalışıyoruz.
Anne babalar eminim ki bizi anlıyorlar ve bizi destekliyorlar. Biz, çocuklarımızı, gençlerimizi, nesillerimizi korumak için gereken her adımı atacağız. Özgürlükleri sınırlamadan, kısıtlamadan ama tehditlere de boyun eğmeden, tehlikeleri görmezden gelmeden düzenlemelerimizi yapacağız. İnşallah teknolojinin kölesi olan değil teknolojiye hükmeden, yön veren nesillere Türkiye'yi emanet edeceğiz."
Başbakan Erdoğan, konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'dan bir dörtlüğü de şu sözlerle hatırlattı:
"Ersoy'un yakın bir dostu, çocuğunu Akif'e gönderiyor. 'Oğlum, Akif Amcana git, sana bir nasihatte bulunsun' diyor. O da Akif Amcasına gidiyor, Mehmet Akif Ersoy kendisine o nasihatini yapıyor, 'İhtiyar amcanı dinler misin oğlum, Nevruz / Ne çok söyle ne büyük söyle, yiğit işte gerek / Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme / Özü sağlam, sözü sağlam, adam ol, ırkına çek' diyor. Ben karşımda böyle bir gençlik görüyorum, böyle bir nesil görüyorum."
"F klavye hassasiyetinin gözetilmesini istiyorum"
Türkçe için en uygun klavyenin F klavye olduğuna da dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz tabletlerimizi F klavyeli olarak hazırlıyoruz. Bu hassasiyeti sizlerin de gözetmenizi rica ediyorum. Özellikle bilgisayar üreticilerinin, satıcılarının bu hassasiyeti gözetmelerini istiyorum. Güçlü bir Türkçe için Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu dünyaya haykırabilmek için bu adımı atıyoruz. Aynı şekilde güzel Türkçemizin bozulmaması, yabancı bilgisayar terimlerinin çocuklarımızın Türkçesini bozmaması için de sizlerden hassasiyet bekliyorum.
Gerçekten çok büyük projeyi Türkiye'ye kazandırıyoruz. Ülkemiz adına, çocuklarımız ve gençlerimiz adına, Türkiyemiz adına gerçekten tarihi bir süreçten geçiyoruz. Eskiden bizim kıraathanelerimiz vardı. Belki burada bir çok gencimiz kıraathanelerimizin ne olduğunu birden anlamıyor olabilir. Bu kıraathanelerde, o sigaranın duman bulutları arasında zehirlenmek değil, oralarda sohbet, okumak vardı, oralarda okuyarak, sohbet ederek güçlenen büyüklerimiz vardı. Biz onların yanında hakikaten bir çok dersler aldık. Şimdi bakıyorsunuz, artık kıraathaneler ortadan kayboldu. Şimdi kafeler var, internet kafeler var. Bu kafelerde de nelerin olduğu ortada. Peki bunun Türkçesi yok mu? Acaba Türkçemize sahip olmak için atılması gereken adımlar yok mu? Bunları beraber atmamız lazım. Aksaklıkları, eksiklikleri telafi ederek, sorunlara çözümler üreterek dünyanın en modern eğitim sistemini Türkiye'ye inşallah hep birlikte kazandıracağız."
Süreçte emeği geçenleri kutlayan Başbakan Erdoğan, eğitim camiasına bu yeni süreçte başarı diledi. Tablet bilgisayarların hayırlı olması dileğini ileten Başbakan Erdoğan, "Allah hepinize zihin açıklığı versin" diyerek konuşmasını tamamladı.
Törenden notlar
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski Milli Eğitim Bakanları Nimet Baş, Ömer Dinçer, Vehbi Dinçerler ve Hasan Celal Güzel'i platforma davet ederek, Ankara ve ilçelerinde bulunan okullardaki 17 öğretmen ve 17 öğrenciye tablet bilgisayarlarını teslim etti. Erdoğan, tabletlerin dağıtımının ardından öğrenci ve öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çekildi.
Erdoğan, daha sonra Van, Rize, Samsun, Antalya, İzmir ve Edirne'ye video konferans sistemiyle canlı bağlantı kurarak öğretmen ve öğrencilere tablet bilgisayarların dağıtımını yaptırdı.
Canlı bağlantılara, İçişleri Bakanı Efkan Ala Van'dan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı Rize'den, Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Antalya'dan, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç ve eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım İzmir'den, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Edirne'den katıldı.
Başbakan Erdoğan, İzmir'e yapılan bağlantı sırasında, tablet dağıtımı dolayısıyla Samsun'da bulunması gereken Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın, milli bir sporcunun geçirdiği kalp krizi dolayısıyla İzmir'e gittiğini blirterek, "Bir tekvandocumuz müsabaka esnasında kalp krizi geçirerek ebediyete intikal etmişti. Kendisini oradan bizim ambulans jetlerle aldırdık. Gençlik ve Spor Bakanımız da o vesileyle İzmir'e geçti" dedi.
Erdoğan, Rize'ye yapılan bağlantı sırasında da "Bunlar bizim çocuklarımız. Karadenizde kızlara 'paçi' denir, erkek çocuklarına da 'uşak" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, bağlantı yapılan illerde de çocuklardan tablet bilgisayarlarını havaya kaldırarak görüntü vermelerini istedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Erdoğan, "Biz tabletlerimizi F klavyeli olarak hazırlıyoruz. Bu hassasiyeti sizlerin de gözetmenizi rica ediyorum. Özellikle bilgisayar üreticilerinin, satıcılarının bu hassasiyeti gözetmelerini istiyorum. Güçlü bir Türkçe için Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu dünyaya haykırabilmek için bu adımı atıyoruz.” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, internet ve teknolojiyi yaygınlaştırırken gelişmiş ülkelerde olduğu tedbirler de aldıklarını belirterek, "Hiç kimsenin özgürlüğünü sınırlandırmıyoruz. Biz göreve geldiğimizde ülkemizde 20 bin internet kullanılırken, şimdi 34 milyon internet kullanılıyor Türkiye'de. Biz, çocuklarımızı, gençlerimizi art niyetli dolandırıcılardan, istismarcılardan, şantajcılardan korumaya çalışıyoruz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Congresium'da düzenlenen Eğitimde Fatih Projesi Tablet Dağıtım Töreni'nde yaptığı konuşmada, 100 bin tablet bilgisayarın daha dağıtıldığı bugünde gençlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istediğini söyledi.
Öğrencilere, "Siz bilgisayarın esiri olmayın, bilgisayar sizin esiriniz olsun" diye seslenen Erdoğan, bilgisayarın öğrencilerin eğitim için kullandıkları bir araç olarak kalmasını istedi. Gerek dünyada gerek Türkiye'de bilgisayarın esiri haline gelen ve kötü tecrübeler yaşayanlar olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Kimi bilgisayar nedeniyle dolandırılıyor kimileri bazı çirkin işlere itiliyor kimileri bilgisayar üzerinden sanal saldırıya uğruyor. Bunlara karşı son derece dikkatli olmanızı sizlerden rica ediyorum. Bu bilgisayarlar, tabletler sizi kitap okumaktan, kağıttan, kalemden ve silgiden asla uzak tutmasın. Hiç ihmal etmeyin onları. Bilgisayar sizleri öğretmenlerinizden, arkadaşlarınızdan ve ailenizden koparmasın. Bilgisayar sizi hayattan koparmasın. Özellikle de sokakları, parkları, oyun alanlarını bilgisayara aldanıp boş bırakmayın. Oralardan muhakkak istifade edin. Çünkü o parkların size verdiği heyecanı, zevki, sağlığı bilgisayar hiçbir zaman vermeyecektir. Televizyonu da bilgisayarı da lütfen gerektiği kadar kullanın.
Ailelerimize, öğretmenlerimize bu noktada çok hassas olmaları çağrısını da hatırlatmak istiyorum. Tableti çocuğa teslim etmekle takdir edersiniz ki iş bitmiyor. Tablet sadece eğitim araçlarından sadece bir tanesidir. Tablet, anne ve babalara ve öğretmenlerimize yüz yüze kalp kalbe eğitimi, ne olur, asla unutturmasın. Çünkü evladın anneye olan sevgisi asla kaybolmamalı. Özellikle vurgulamak istiyorum, ilim gözle, kulakla elde edilen değil, kalple elde edilen bir değerdir. Gözden, kulaktan, akıldan öte kalbin açık olması, kalbe hitap edilmesi gerekir. Öğrencilerimizin de öğretmenlerimizin de anne babalarımızın da buna dikkat etmesini arzuluyorum."
"Kötü niyetlilerin elinde çağımızın en büyük tehlikesi haline gelebiliyor"
İnternetin çağın çok önemli bir imkanı olduğu kadar kötü niyetlilerin elinde çağın en büyük tehlikesi haline gelebildiğine vurgu yapan Başbakan Erdoğan, dünyanın hemen her ülkesinde bu tehlikelerin yaşandığını, buna karşı da gerekli önlemlerin alındığını kaydetti.
Salondaki öğrencilerden aldıkları tablet bilgisayarları göstermelerini isteyen ve hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizler de bir yandan interneti bir yandan teknolojiyi bu kadar yaygınlaştırırken gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir takım tedbirleri de alıyoruz. Hiç kimsenin özgürlüğünü sınırlandırmıyoruz. Tam tersine biz göreve geldiğimizde ülkemizde 20 bin internet kullanılırken, bütün dünya buradan duysun istiyorum, şimdi 34 milyon internet kullanılıyor Türkiye'de. 10 yılda geldiğimiz nokta burası. Tam tersine biz, çocuklarımızı, gençlerimizi art niyetli dolandırıcılardan, istismarcılardan, şantajcılardan korumaya çalışıyoruz.
Anne babalar eminim ki bizi anlıyorlar ve bizi destekliyorlar. Biz, çocuklarımızı, gençlerimizi, nesillerimizi korumak için gereken her adımı atacağız. Özgürlükleri sınırlamadan, kısıtlamadan ama tehditlere de boyun eğmeden, tehlikeleri görmezden gelmeden düzenlemelerimizi yapacağız. İnşallah teknolojinin kölesi olan değil teknolojiye hükmeden, yön veren nesillere Türkiye'yi emanet edeceğiz."
Başbakan Erdoğan, konuşmasında Mehmet Akif Ersoy'dan bir dörtlüğü de şu sözlerle hatırlattı:
"Ersoy'un yakın bir dostu, çocuğunu Akif'e gönderiyor. 'Oğlum, Akif Amcana git, sana bir nasihatte bulunsun' diyor. O da Akif Amcasına gidiyor, Mehmet Akif Ersoy kendisine o nasihatini yapıyor, 'İhtiyar amcanı dinler misin oğlum, Nevruz / Ne çok söyle ne büyük söyle, yiğit işte gerek / Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme / Özü sağlam, sözü sağlam, adam ol, ırkına çek' diyor. Ben karşımda böyle bir gençlik görüyorum, böyle bir nesil görüyorum."
"F klavye hassasiyetinin gözetilmesini istiyorum"
Türkçe için en uygun klavyenin F klavye olduğuna da dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz tabletlerimizi F klavyeli olarak hazırlıyoruz. Bu hassasiyeti sizlerin de gözetmenizi rica ediyorum. Özellikle bilgisayar üreticilerinin, satıcılarının bu hassasiyeti gözetmelerini istiyorum. Güçlü bir Türkçe için Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu dünyaya haykırabilmek için bu adımı atıyoruz. Aynı şekilde güzel Türkçemizin bozulmaması, yabancı bilgisayar terimlerinin çocuklarımızın Türkçesini bozmaması için de sizlerden hassasiyet bekliyorum.
Gerçekten çok büyük projeyi Türkiye'ye kazandırıyoruz. Ülkemiz adına, çocuklarımız ve gençlerimiz adına, Türkiyemiz adına gerçekten tarihi bir süreçten geçiyoruz. Eskiden bizim kıraathanelerimiz vardı. Belki burada bir çok gencimiz kıraathanelerimizin ne olduğunu birden anlamıyor olabilir. Bu kıraathanelerde, o sigaranın duman bulutları arasında zehirlenmek değil, oralarda sohbet, okumak vardı, oralarda okuyarak, sohbet ederek güçlenen büyüklerimiz vardı. Biz onların yanında hakikaten bir çok dersler aldık. Şimdi bakıyorsunuz, artık kıraathaneler ortadan kayboldu. Şimdi kafeler var, internet kafeler var. Bu kafelerde de nelerin olduğu ortada. Peki bunun Türkçesi yok mu? Acaba Türkçemize sahip olmak için atılması gereken adımlar yok mu? Bunları beraber atmamız lazım. Aksaklıkları, eksiklikleri telafi ederek, sorunlara çözümler üreterek dünyanın en modern eğitim sistemini Türkiye'ye inşallah hep birlikte kazandıracağız."
Süreçte emeği geçenleri kutlayan Başbakan Erdoğan, eğitim camiasına bu yeni süreçte başarı diledi. Tablet bilgisayarların hayırlı olması dileğini ileten Başbakan Erdoğan, "Allah hepinize zihin açıklığı versin" diyerek konuşmasını tamamladı.
Törenden notlar
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski Milli Eğitim Bakanları Nimet Baş, Ömer Dinçer, Vehbi Dinçerler ve Hasan Celal Güzel'i platforma davet ederek, Ankara ve ilçelerinde bulunan okullardaki 17 öğretmen ve 17 öğrenciye tablet bilgisayarlarını teslim etti. Erdoğan, tabletlerin dağıtımının ardından öğrenci ve öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çekildi.
Erdoğan, daha sonra Van, Rize, Samsun, Antalya, İzmir ve Edirne'ye video konferans sistemiyle canlı bağlantı kurarak öğretmen ve öğrencilere tablet bilgisayarların dağıtımını yaptırdı.
Canlı bağlantılara, İçişleri Bakanı Efkan Ala Van'dan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı Rize'den, Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Antalya'dan, Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç ve eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım İzmir'den, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Edirne'den katıldı.
Başbakan Erdoğan, İzmir'e yapılan bağlantı sırasında, tablet dağıtımı dolayısıyla Samsun'da bulunması gereken Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın, milli bir sporcunun geçirdiği kalp krizi dolayısıyla İzmir'e gittiğini blirterek, "Bir tekvandocumuz müsabaka esnasında kalp krizi geçirerek ebediyete intikal etmişti. Kendisini oradan bizim ambulans jetlerle aldırdık. Gençlik ve Spor Bakanımız da o vesileyle İzmir'e geçti" dedi.
Erdoğan, Rize'ye yapılan bağlantı sırasında da "Bunlar bizim çocuklarımız. Karadenizde kızlara 'paçi' denir, erkek çocuklarına da 'uşak" ifadesini kullandı.
Başbakan Erdoğan, bağlantı yapılan illerde de çocuklardan tablet bilgisayarlarını havaya kaldırarak görüntü vermelerini istedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Şubat 2014 16:08
Gösterim: 2320
CHP, öğrenim kredisi borçlusu 800 bine yakın kişi için harekete geçti. Amaç, kredi borcu faizlerinin silinmesi ve anaparanın taksitlendirilmesi için Maliye’ye baskı...
Türkiye genelinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aracılığı ile öğrenim kredisi kullanan fakat borcunu ödeyemeyen vatandaşların sayısı ve devletini bu kişilerden alacağı tutar Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. CHPAntalya Milletvekili Osman Kaptan, 4922 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında, 2013 yılı sonu itibariyle öğrenim kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı ve borç miktarını Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nden elde ettiğini, bu bilgiler ışığında yazılı soru önergesi hazırladığını söyledi.
Faizler silinsin
Son verilere göre Türkiye genelinde 795 bin 883 kişinin öğrenim kredisi borcu olduğunu kaydeden Kaptan, “Bu borçlulardan alınacak miktar 2 milyon 90 bin 689 lira. Biz bu borçlara ilişkin faizlerin silinmesi ve anaparanın taksitlere bölünmesi konusunda Maliye Bakanlığı’na başvuru yapacağız” dedi. Borçlu öğrencilerin büyük sıkıntı yaşadığını dile getiren Kaptan, “Bakanlıktan olumsuz yanıt gelse dahi özel bir çalışma yaparak bu konuyu gündemde tutacağız” diye konuştu.
Kaynak Hürriyet
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP, öğrenim kredisi borçlusu 800 bine yakın kişi için harekete geçti. Amaç, kredi borcu faizlerinin silinmesi ve anaparanın taksitlendirilmesi için Maliye’ye baskı...
Türkiye genelinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aracılığı ile öğrenim kredisi kullanan fakat borcunu ödeyemeyen vatandaşların sayısı ve devletini bu kişilerden alacağı tutar Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. CHPAntalya Milletvekili Osman Kaptan, 4922 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında, 2013 yılı sonu itibariyle öğrenim kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı ve borç miktarını Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nden elde ettiğini, bu bilgiler ışığında yazılı soru önergesi hazırladığını söyledi.
Faizler silinsin
Son verilere göre Türkiye genelinde 795 bin 883 kişinin öğrenim kredisi borcu olduğunu kaydeden Kaptan, “Bu borçlulardan alınacak miktar 2 milyon 90 bin 689 lira. Biz bu borçlara ilişkin faizlerin silinmesi ve anaparanın taksitlere bölünmesi konusunda Maliye Bakanlığı’na başvuru yapacağız” dedi. Borçlu öğrencilerin büyük sıkıntı yaşadığını dile getiren Kaptan, “Bakanlıktan olumsuz yanıt gelse dahi özel bir çalışma yaparak bu konuyu gündemde tutacağız” diye konuştu.
Kaynak Hürriyet
Son Güncelleme: Salı, 18 Şubat 2014 09:52
Gösterim: 903
MEB, özellikle Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı'na giren 8. sınıf öğrencilerinin mağdur olmaması için ders kitabı ihtiyacı belirlenirken sürecin iyi planlanması ve yürütülmesi konusunda yöneticileri uyardı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kitap ihtiyacı belirlenirken özellikle Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı'na (TEOG) giren 8. sınıf öğrencilerinin mağdur olmaması için sürecin iyi planlanması ve yürütülmesi konusunda okul yöneticilerini uyardı.
Bakanlık, 2003-2004 eğitim öğretim yılından itibaren devlet okullarının ilköğretim öğrencilerine, 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaöğretim öğrencilerine, 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren de açıköğretim ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri ile okuma yazma bilmeyen yetişkinlere yönelik tüm ders kitaplarını ücretsiz dağıtıyor.
MEB, 2014-2015 eğitim öğretim yılından başlanmak üzere özel ilk ve ortaöğretim okul ve kurumlarında öğrenim gören öğrencilere de ders kitaplarını ücretsiz verecek. Bu kapsamda Bakanlık, ders kitabı ihtiyaçlarının tespit edilebilmesi için illere yazı gönderdi. Okullar, kitap ihtiyaçlarını 28 Şubat'a kadar Bakanlığa bildirecek. İhtiyaçların bildirilmesinin ardından Bakanlık ya kitapları satın alacak ya da baskısını yapacak.
Okullar açıldığında, kitaplar öğrencilerin önünde hazır olacak. Bu kapsamda Bakanlık, ihtiyaçlar belirlenirken sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için illere yazı gönderdi. Yazıda, bu konuda bir gecikmeye meydan verilmemesi için sürecin iyi planması ve yürütülmesi gerektiğine dikkat çekildi. Özellikle ortaöğretime geçişe esas olan 1. dönem ortak sınavlarının, en geç kasım sonunda yapılıyor olmasının, ders kitaplarına zamanında sahip olamayan öğrenciler açısından mağduriyet yarattığı belirtildi.
Yazıda bu mağduriyetlerin yaşanmaması için kitap ihtiyacını "Kitap Seçim Modülüne" giren okul ve kurum yöneticilerinden, Bakanlığın ilgili birim amirlerine kadar bütün yetkili ve ilgililere önemli görev ve sorumluluklar düştüğü hatırlatıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MEB, özellikle Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı'na giren 8. sınıf öğrencilerinin mağdur olmaması için ders kitabı ihtiyacı belirlenirken sürecin iyi planlanması ve yürütülmesi konusunda yöneticileri uyardı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kitap ihtiyacı belirlenirken özellikle Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı'na (TEOG) giren 8. sınıf öğrencilerinin mağdur olmaması için sürecin iyi planlanması ve yürütülmesi konusunda okul yöneticilerini uyardı.
Bakanlık, 2003-2004 eğitim öğretim yılından itibaren devlet okullarının ilköğretim öğrencilerine, 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaöğretim öğrencilerine, 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren de açıköğretim ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri ile okuma yazma bilmeyen yetişkinlere yönelik tüm ders kitaplarını ücretsiz dağıtıyor.
MEB, 2014-2015 eğitim öğretim yılından başlanmak üzere özel ilk ve ortaöğretim okul ve kurumlarında öğrenim gören öğrencilere de ders kitaplarını ücretsiz verecek. Bu kapsamda Bakanlık, ders kitabı ihtiyaçlarının tespit edilebilmesi için illere yazı gönderdi. Okullar, kitap ihtiyaçlarını 28 Şubat'a kadar Bakanlığa bildirecek. İhtiyaçların bildirilmesinin ardından Bakanlık ya kitapları satın alacak ya da baskısını yapacak.
Okullar açıldığında, kitaplar öğrencilerin önünde hazır olacak. Bu kapsamda Bakanlık, ihtiyaçlar belirlenirken sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için illere yazı gönderdi. Yazıda, bu konuda bir gecikmeye meydan verilmemesi için sürecin iyi planması ve yürütülmesi gerektiğine dikkat çekildi. Özellikle ortaöğretime geçişe esas olan 1. dönem ortak sınavlarının, en geç kasım sonunda yapılıyor olmasının, ders kitaplarına zamanında sahip olamayan öğrenciler açısından mağduriyet yarattığı belirtildi.
Yazıda bu mağduriyetlerin yaşanmaması için kitap ihtiyacını "Kitap Seçim Modülüne" giren okul ve kurum yöneticilerinden, Bakanlığın ilgili birim amirlerine kadar bütün yetkili ve ilgililere önemli görev ve sorumluluklar düştüğü hatırlatıldı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Şubat 2014 12:29
Gösterim: 1864

