Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) adaylar toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Mart ayı ilk toplantısında Ak Parti Grup Başkanı Abubekir Taşyürek ile CHP Gurup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever, verdikleri ortak önergede, 15 Mart’ta yapılacak YGS ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan LYS’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmasını istedi.  ‘Teklif Karar’ olarak görüşülen yazılı önerge meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.

Alınan karara göre,  15 Mart’ta yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) sınavı ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS)’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından saat 11.00’e kadar toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacak.

Öğrenciler sınav giriş belgelerini, görevliler ise görevli belgelerini ibraz ederek İETT Otobüsü, Metrobüs, Şehir Hatları Vapurları, Tramvay, Hafif Metro, Metro, Füniküler, Otobüs AŞ Otobüsleri ile Özel Halk Otobüslerinde ücretsiz seyahat edecek.

> YGS’de ulaşım ücretsiz

Bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) adaylar toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanabilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Mart ayı ilk toplantısında Ak Parti Grup Başkanı Abubekir Taşyürek ile CHP Gurup Başkan Vekili Ertuğrul Gülsever, verdikleri ortak önergede, 15 Mart’ta yapılacak YGS ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan LYS’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmasını istedi.  ‘Teklif Karar’ olarak görüşülen yazılı önerge meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.

Alınan karara göre,  15 Mart’ta yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavına (YGS) sınavı ile 13-14-20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS)’ye girecek öğrenci ve görevlilerin toplu taşıma araçlarından saat 11.00’e kadar toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanacak.

Öğrenciler sınav giriş belgelerini, görevliler ise görevli belgelerini ibraz ederek İETT Otobüsü, Metrobüs, Şehir Hatları Vapurları, Tramvay, Hafif Metro, Metro, Füniküler, Otobüs AŞ Otobüsleri ile Özel Halk Otobüslerinde ücretsiz seyahat edecek.

Son Güncelleme: Salı, 10 Mart 2015 10:17

Gösterim: 1624

Akademisyenler, erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanmasının hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşulu olduğunu vurgulayarak, Türk usulü başkanlık sistemine bir bildiriyle karşı çıktı.

Türkiye’nin önde gelen hukukçu ve siyaset bilimcileri, erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanmasının hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşulu olduğunu vurgulayarak, Türk usulü başkanlık sistemine bir bildiriyle karşı çıktı.

“Anayasaya ve demokratik süreçlere saygı” başlığıyla yayınlanan bildiride uluslararası ilişkiler bakımından, demokrasinin uluslararası standartları bir yana bırakılarak “kişiye özgü” bir rejim kurmanın Türkiye’yi dünya sisteminden koparacağı, iktisadi ve sosyal alanda olumsuz sonuçlar yaratabileceği uyarısı yapıldı.  “Biz aşağıda imzası bulunanlar, Türkiye’nin, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan demokratikleşme ve hukuk devletinin kurumsallaşmasına dayalı anayasal birikimini hatırlatarak, başkanlık rejimine ilişkin tartışmalar ışığında aşağıdaki noktaları vurgulamayı zorunlu görüyoruz” denilerek imzalanan bildiri şöyle:

Öncelikli iki hedef

Bugün Türkiye’nin demokrasi düzeyi ve Anayasası gerçek birikimini yansıtmamaktadır. Demokrasi açığının kapatılması amacıyla, başta Anayasa gelmek üzere yeni düzenlemeler, yıllardır üzerinde çalışılan konu ve sorunların başında gelmektedir. Söz konusu sorunları çözmek amacıyla, Türkiye’ye özgü deneyimler ve çağdaş demokrasilerin çözüm biçimleri ışığında üzerinde siyasal ve akademik nitelikte çalışmalar yapılması zorunluluğu bulunmaktadır ve  bu yönde, son yıllarda, anayasa raporları ve önerileri ile kayda değer çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanması, öncelikli iki hedef olup, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşullarıdır. Öte yandan, çok yönlü denge ve denetim düzeneği, çağdaş anayasaların ortak paydasını oluşturmaktadır.

Kişiye özgü başkanlık anayasa dışı

Ne var ki, son aylarda Cumhurbaşkanı güdümünde yürütüldüğü görülen ve kişiye özgü bir başkanlık rejiminin inşasına dayalı çalışmalar, izlenen usul ve hedef bakımından demokratik usullere yabancı olmakla kalmayıp, Anayasa dışıdır. Türkiye’nin Osmanlı’daki parlamenter deneyim ile birlikte yüzyılı aşkın süredir denediği parlamenter rejimi işler kılma yerine, herhangi bir ilke tartışması yapılmasına olanak tanınmaksızın, yeni bir rejim dayatması karşısında bulunuyoruz. Bunun, Anayasa dışı yollarla ve devletin bütün olanakları kullanılarak yapılmaya çalışılması, hukuken kabul edilemez. Bu süreçte, kimi akademisyenlerin anayasa hukuku ve siyaset bilimi verilerini çarpıtarak kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yapması esef vericidir. Uluslararası ilişkiler bakımından, demokrasinin uluslararası standartları bir yana bırakılarak ‘kişiye özgü’ bir rejim kurmanın Türkiye’yi dünya sisteminden koparma riski yanı sıra,  iktisadi ve sosyal alanda yaratması muhtemel olumsuz sonuçları göz ardı edilemez. Uzman, akademisyen, hukukçu ve yurttaş kimliğimizle bu süreci kabul etmediğimizi, Türkiye’nin demokratik gelişiminin, hukuk çerçevesinde kalınarak eşit, serbest, katılımcı ve nesnel bilgiye dayalı tartışma ortamında sağlanabileceğine dair inancımızı ve bu konuda her türlü katkı vermeye hazır olduğumuzu beyan ederiz.”

İmzacı akademisyenler

Bildiriyi imzalayan hukukçular şöyle:

Prof. Dr. Erdoğan Teziç (Anayasa Hukukçusu), Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Bertil Emrah Oder (Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Sultan Üzeltürk (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Doç. Dr. Ayşen Candaş ( Boğaziçi Üniversitesi İİBF),  Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu  (Sabancı Üniversitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi), Prof. Dr. Fazıl Sağlam (Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anayasa Mahkemesi E. Üyesi),  Prof. Dr. Baskın Oran (Ankara Üniversitesi Mülkiye Mektebi, E.), Prof. Dr. Nuray Mert (İstanbul Üniversitesi),  Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu (Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Meltem Dikmen Caniklioğlu  (Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Selin Esen (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Rona Serozan (İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Mustafa Erdoğan (İstanbul  Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Osman Doğru (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Doç. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz  (Anayasa Hukukçusu), Prof. Dr. Cevdet Atay (İdare Hukuku Emekli Öğretim Üyesi),  Doç. Dr. Başak Çalı (Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Nermin Abadan Unat (Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü), Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu (Galatasaray Üniv.Hukuk Fakültesi),  Prof.  Dr. Sevtap Yokuş (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Büşra Ersanlı  (Marmara Üniversitesi SBF), Prof. Dr. İlter Turan (İstanbul Bilgi Üniversitesi İİBF E.Öğretim Üyesi),  Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan (Marmara Universitesi SBF),  Prof. Dr. Oktay Uygun (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Gencer ÖZCAN (İstanbul  Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü),  Prof. Dr. Nihal İncioğlu (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü), Prof. Dr. Turan Yıldırım (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Doç. Dr. Pınar Uyan (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü),  Prof. Dr. Metin Günday (Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi)

> Akademisyenlerden ‘başkanlık sistemi’ bildirisi

Akademisyenler, erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanmasının hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşulu olduğunu vurgulayarak, Türk usulü başkanlık sistemine bir bildiriyle karşı çıktı.

Türkiye’nin önde gelen hukukçu ve siyaset bilimcileri, erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanmasının hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşulu olduğunu vurgulayarak, Türk usulü başkanlık sistemine bir bildiriyle karşı çıktı.

“Anayasaya ve demokratik süreçlere saygı” başlığıyla yayınlanan bildiride uluslararası ilişkiler bakımından, demokrasinin uluslararası standartları bir yana bırakılarak “kişiye özgü” bir rejim kurmanın Türkiye’yi dünya sisteminden koparacağı, iktisadi ve sosyal alanda olumsuz sonuçlar yaratabileceği uyarısı yapıldı.  “Biz aşağıda imzası bulunanlar, Türkiye’nin, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan demokratikleşme ve hukuk devletinin kurumsallaşmasına dayalı anayasal birikimini hatırlatarak, başkanlık rejimine ilişkin tartışmalar ışığında aşağıdaki noktaları vurgulamayı zorunlu görüyoruz” denilerek imzalanan bildiri şöyle:

Öncelikli iki hedef

Bugün Türkiye’nin demokrasi düzeyi ve Anayasası gerçek birikimini yansıtmamaktadır. Demokrasi açığının kapatılması amacıyla, başta Anayasa gelmek üzere yeni düzenlemeler, yıllardır üzerinde çalışılan konu ve sorunların başında gelmektedir. Söz konusu sorunları çözmek amacıyla, Türkiye’ye özgü deneyimler ve çağdaş demokrasilerin çözüm biçimleri ışığında üzerinde siyasal ve akademik nitelikte çalışmalar yapılması zorunluluğu bulunmaktadır ve  bu yönde, son yıllarda, anayasa raporları ve önerileri ile kayda değer çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Erkler ayrılığı çerçevesinde parlamentonun etkinliğinin artırılması ve yargı bağımsızlığının sağlanması, öncelikli iki hedef olup, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının önkoşullarıdır. Öte yandan, çok yönlü denge ve denetim düzeneği, çağdaş anayasaların ortak paydasını oluşturmaktadır.

Kişiye özgü başkanlık anayasa dışı

Ne var ki, son aylarda Cumhurbaşkanı güdümünde yürütüldüğü görülen ve kişiye özgü bir başkanlık rejiminin inşasına dayalı çalışmalar, izlenen usul ve hedef bakımından demokratik usullere yabancı olmakla kalmayıp, Anayasa dışıdır. Türkiye’nin Osmanlı’daki parlamenter deneyim ile birlikte yüzyılı aşkın süredir denediği parlamenter rejimi işler kılma yerine, herhangi bir ilke tartışması yapılmasına olanak tanınmaksızın, yeni bir rejim dayatması karşısında bulunuyoruz. Bunun, Anayasa dışı yollarla ve devletin bütün olanakları kullanılarak yapılmaya çalışılması, hukuken kabul edilemez. Bu süreçte, kimi akademisyenlerin anayasa hukuku ve siyaset bilimi verilerini çarpıtarak kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yapması esef vericidir. Uluslararası ilişkiler bakımından, demokrasinin uluslararası standartları bir yana bırakılarak ‘kişiye özgü’ bir rejim kurmanın Türkiye’yi dünya sisteminden koparma riski yanı sıra,  iktisadi ve sosyal alanda yaratması muhtemel olumsuz sonuçları göz ardı edilemez. Uzman, akademisyen, hukukçu ve yurttaş kimliğimizle bu süreci kabul etmediğimizi, Türkiye’nin demokratik gelişiminin, hukuk çerçevesinde kalınarak eşit, serbest, katılımcı ve nesnel bilgiye dayalı tartışma ortamında sağlanabileceğine dair inancımızı ve bu konuda her türlü katkı vermeye hazır olduğumuzu beyan ederiz.”

İmzacı akademisyenler

Bildiriyi imzalayan hukukçular şöyle:

Prof. Dr. Erdoğan Teziç (Anayasa Hukukçusu), Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Bertil Emrah Oder (Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Sultan Üzeltürk (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Doç. Dr. Ayşen Candaş ( Boğaziçi Üniversitesi İİBF),  Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu  (Sabancı Üniversitesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi), Prof. Dr. Fazıl Sağlam (Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anayasa Mahkemesi E. Üyesi),  Prof. Dr. Baskın Oran (Ankara Üniversitesi Mülkiye Mektebi, E.), Prof. Dr. Nuray Mert (İstanbul Üniversitesi),  Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu (Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Meltem Dikmen Caniklioğlu  (Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Selin Esen (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Rona Serozan (İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Mustafa Erdoğan (İstanbul  Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Osman Doğru (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Doç. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz  (Anayasa Hukukçusu), Prof. Dr. Cevdet Atay (İdare Hukuku Emekli Öğretim Üyesi),  Doç. Dr. Başak Çalı (Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Nermin Abadan Unat (Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü), Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu (Galatasaray Üniv.Hukuk Fakültesi),  Prof.  Dr. Sevtap Yokuş (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Prof. Dr. Büşra Ersanlı  (Marmara Üniversitesi SBF), Prof. Dr. İlter Turan (İstanbul Bilgi Üniversitesi İİBF E.Öğretim Üyesi),  Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan (Marmara Universitesi SBF),  Prof. Dr. Oktay Uygun (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi),  Prof. Dr. Gencer ÖZCAN (İstanbul  Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü),  Prof. Dr. Nihal İncioğlu (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü), Prof. Dr. Turan Yıldırım (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi), Doç. Dr. Pınar Uyan (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü),  Prof. Dr. Metin Günday (Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi)

Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Mart 2015 17:26

Gösterim: 2079

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı şef kadroları için görevde yükselme atama başvuruları başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı şef kadroları için görevde yükselme atama başvuru ekranı açıldı. Atama başvurularında kurum onay, ilçe MEB, İl MEB ve Bakanlık onay tarihleri 9-11 Mart tarihleri arasında yapılacak.

Başvuru ekranı için Tıklayın






> MEB görevde yükselme atama başvuru ekranı açıldı

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı şef kadroları için görevde yükselme atama başvuruları başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı şef kadroları için görevde yükselme atama başvuru ekranı açıldı. Atama başvurularında kurum onay, ilçe MEB, İl MEB ve Bakanlık onay tarihleri 9-11 Mart tarihleri arasında yapılacak.

Başvuru ekranı için Tıklayın






Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Mart 2015 12:46

Gösterim: 2183

Fatih Projesi tablet bilgisayarlar ne zaman dağıtılacak? Tabletler kaçıncı sınıflara dağıtılacak ve hangi özelliklerde olacak? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 20 Mayıs'ta 700 bin adet tablet bilgisayar setinin öğretmen ve 9. sınıf öğrencilere dağıtım törenini yapmayı planladıklarını bildirdi. İşte ayrıntılar;

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş, MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin organizasyonuyla Sakıp Sabancı Basın Merkezi’nde eğitim muhabirlerinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, FATİH Projesi çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

FATİH Projesi'nin bugüne kadar tamamen ulusal bütçeyle yürütüldüğünü anlatan Ateş, 15,5 milyon avroluk Avrupa Birliği IPA projesinin kabul edilmesiyle, projeye uluslararası desteğin sağlanacağını belirtti. 

Ateş, IPA projesinin dışında öğrencilerin bilgi teknolojilerinden daha çok yararlanması için çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen ITEC, SENnet, ICILS2013, Twinning ve Scientix gibi projelerin de yürütüldüğünü aktardı. 

FATİH Projesi'nin sadece bir donanım projesi olmadığını vurgulayan Ateş, projenin geniş bant hızlı internete erişim, veri merkezi, yönetim ve içerik yazılımları, sosyal paylaşım, öğretmen eğitimi, içerik ve laboratuvar olmak üzere pek çok bileşeni bünyesinde barındıran  ve gerçekleşmiş rakamlarıyla dünyanın en büyük eğitim bilişim projesi olduğunu söyledi. 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ihale sürecini yürüttüğü etkileşimli tahta alımlarında her gün Türkiye genelinde 2-3 bin dolayında etkileşimli tahtanın sınıflara kurulduğunu bildiren Ateş, 167 bin 121 sınıfın tamamına etkileşimli tahtanın yerleştirilme işlemlerinin tamamlandığını kaydetti. Ateş,  bu yılın sonuna kadar ihalesi tamamlanan 347 bin 367 etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlanacağını bildirdi.

Ateş, son yapılan ihaleyle bir okula etkileşimli tahta kurulum bedelinin 27 bin 600 lira olarak gerçekleştiğini, bunun bugüne kadar alınan en düşük ücret olduğunu söyledi. Dünya etkileşimli tahta sektörünü tetikleyen ülkenin Türkiye olduğunu, YEĞİTEK'in de ortağı olduğu etkileşimli tahta patentinin alındığını bildiren Ateş, böylece aralarında İngiltere'nin de yer aldığı dünyanın pek çok ülkesine etkileşimli tahta satışının yapıldığını anlattı. 

Ateş, bu yılın sonuna kadar 25 bin 384 çok fonksiyonlu yazıcının da okullara dağıtımının ve kurulumunun tamamlanacağını aktardı. 

Okullara fiber optik geniş bant hızlı internet erişimi kurulum çalışmalarının sürdüğünü, bu yıl 10 bine yakın okulun daha internet bağlantısına kavuşmasını planladıklarını dile getiren Ateş, internetin kablolu ve kablosuz limitsiz olarak hizmet vereceğini söyledi. Ateş, "Bir bakıma fiber ağlarla ördük ülkeyi dört baştan. Dünyanın en büyük yönetilebilir ağ altyapısına sahip olacağız. Bu devasa bir proje" değerlendirmesinde bulundu. 

Ateş, okullara götürülen internet altyapısı hizmetinin aynı zamanda okulun bulunduğu bölgeye de fiber optik kablo altyapısı da sağladığına işaret ederek, "Okullara internet altyapısı kurarak, vahaya su götürmek gibi, gittiğimiz yeri de yeşerttiğimiz anlamına geliyor" dedi. 

20 Mayıs'ta 700 bin tablet dağıtılacak

Öğrencilere dağıtımı tamamlanan ve planlanan tablet bilgisayarlara ilişkin istatistiklere değinen Ateş, 2012, 2013 ve 2014 yıllarının toplamında, internet altyapısı ve etkileşimli tahtaların kurulumunun tamamlandığı okullardaki 737 bin 800 tablet bilgisayarın öğretmen ve öğrencilere dağıtıldığını açıkladı. 

Dinçer Ateş, 20 Mayıs'ta 700 bin adet tablet bilgisayar setinin öğretmen ve 9. sınıf öğrencilere dağıtım törenini yapmayı planladıklarını bildirdi.

Ateş, 700 bin tabletin son teknoloji ürünü tabletler olduğunu belirterek, geçen yıllarda 2 çekirdekli işlemci bilgisayarların yerini artık 4 çekirdekli işlemciye sahip tabletlerin alacağını kaydetti. Ateş, ayrıca dağıtılacak yeni tabletlerin16 GB'lık hard disk kapasitesinin 32 GB'a çıkarıldığını, yeni tabletlerde 2MP özellikli ön kameranın yanında 5MP özellikli arka kameranın da yer alacağını belirterek, "Bu aynı zamanda her öğrencinin fotoğraf makinesi olacağı anlamına geliyor" ifadesini kullandı. 

Tabletler defter olacak

Ateş, geçen yıl dağıtılan tabletlerde "kalem"in bulunmadığını ancak yenilerde EMR kalem özelliğinin de bulunduğunu bildirdi. Böylece tabletlerin defter olarak da kullanımının yolunun açıldığını belirten Ateş, "Biz kalem üzerine yemin etmiş bir medeniyetin çocuklarıyız. Kalem her zaman varlığını koruyacak bir eğitim aracı. Bu dijital teknolojiler kaleme rakip değil, kaleme de yeni imkanlar açacaklar. Onun için bu sefer vereceğimiz tabletlerde, aktif kalem özelliği bulunacak. Elinizi tabletin üzerine koyup yazı yazdığınızda tablet artık kalemi tanıyacak. Tabletlere tüm kitapları yüklüyoruz. Öğrenciler defter taşımaya devam ediyordu. Şimdi tabletle birlikte defter de vermiş oluyoruz. Artık tablet bilgisayarlar defter olarak da kullanılabilecek" diye konuştu.

Ateş, silikon kılıflı yeni tabletlerin camlarının kırılmaya dayanıklı, ağırlığının 600 gramdan daha hafif olacağını söyledi. 

Ateş, soru üzerine daha önce dağıtılan tabletlerin de döneminin son teknolojik özelliklerini taşıdığını belirterek, "Bir israfa yol açmamak gerekiyor. Ancak kullanım ömürleri 4 yıl. Yani 4 yıllık bir garantiyle birlikte alıyoruz. Dünyada garanti süresi 2 yıldır. 4 yıllık garanti, FATİH Projesi'ne özel bir süredir. Çünkü 9. sınıfta tablet alan bir öğrenci mezun olana kadar tabletinin garanti kapsamında olmasını istiyoruz. Bu süre devam ederken, bunun çöpe atılıp yeni tablet vermek istemiyoruz. Her yıl teknolojik olanaklar daha da artacak" açıklamasını yaptı. 

Tabletlere güvenli internet önlemi

Tabletlerin hepsini kontrol ettiklerini kaydeden Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatta bir tablet çalındığında emniyet güçleri bize müracaat ediyor, tabletlerin yerini koordinatlarını, en son açıldığı yeri aynen verebiliyoruz. Tablet açılıp internete bağlandıktan sonra yaptığı tüm yolculuğunu görebiliyoruz. Yurtdışında kaç tabletimiz var, şu an nerede olduğunu biliyoruz. Amacımız, tablet kullanım oranlarını, tabletlerin nerede nasıl kullanıldığını, yaygın olarak hesaplayıp ona göre tedbirler almak. Biz polisiye tedbirler almıyoruz. Daha önceki tabletlerde, okul dışı kullanımlar için wireless özelliklerini kapatmıştık. Şimdi wireless özelliğini açıyoruz. Tablet kendi kimliği üzerinden internete girdiğinde Milli Eğitim tableti olarak girmiş olacak ve Milli Eğitim internetinin kurallarıyla çalışmış olacak. Yani güvenli internet kapsamında bağlanacak."

Milli Eğitim Bakanlığı'nın FATİH Projesi kapsamında gelecek yıllarda öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretim planlamasını da sürdürdüğünü de dile getiren Ateş, bu kapsamda 2016'da 5 milyon 300 bin, 2017'de 2 milyon 650 bin, 2018'de de 2 milyon 650 bin olmak üzere toplamda 10 milyon 600 bin üzerinde tablet bilgisayarın öğrencilere dağıtılacağını bildirdi.

Ateş, şöyle konuştu:

"2016 yılından itibaren öğrencilerimize vereceğimiz tabletler, artık yerlilik şartıyla üretilmiş tabletler olacak. İlk yıl için yerlilik oranı olarak en az yüzde 12'lik bir şart arayacağız. Daha sonra bu oran periyodik olarak arttırılacak. Amacımız, 4 yılın sonunda yerli olarak tanımlanan bir tableti öğrencilerimizle buluşturmak. 2016 yılının ilk yarısında ve ikinci yarısından itibaren bütün 5. sınıf öğrencilerine ve bütün 9. sınıf öğrencilerine tablet vermeye başlıyoruz. 2017 yılının ikinci ve 2018 yılının ikinci yarısında, okullar başladığında nasıl ücretsiz ders kitapları konuluyorsa tabletlerin de o şekilde konulması suretiyle dağıtımını yapmış olacağız."

Ateş, kurulacak tablet üretim tesisinin sadece Türkiye'de değil, Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya'ya da üretim yapmasının hedeflendiğini dile  getirdi. 

"EBA fırsat eşitliği sunuyor"

MEB'in "www.eba.gov.tr" web adresi üzerinden hizmet veren eğitim bilişim ağı EBA'nın dünyanın en büyük eğitim portalı olduğunu bildiren Ateş, EBA'da 150 binin üzerinde elektronik eğitim içeriğinin öğrencilerin ve öğretmenlerin hizmetine sunulduğunu kaydetti. 

"FATİH Projesi'nin görünmez kahramanlarının elektronik içerikler olduğunu" ifade eden Ateş, öğrencilerin yakında EBA'da testler yoluyla bilgilerini sınayabilecekleri bir sistemi de hayata geçireceklerini belirtti. 

TEOG'a girecek 8. sınıf öğrenciler için tüm ders videolarını EBA'ya yüklediklerini anımsatan Ateş, "Böylece dershanelerin kapanma sürecinde aslında sanal olarak bu ihtiyacı karşılayacak bütün içerikleri EBA üzerinden öğrencilerimizin hizmetine sunmuş olacağız. Fırsat eşitliği bakımından bu çok önemli" dedi. 

YEĞİTEK Genel Müdürü Ateş, bu yıldan itibaren FATİH Projesi'nde büyük miktarda içerik alımı yapacaklarını sözlerine ekledi.

> Yeni tabletler ne zaman dağıtılacak? İşte tarih

Fatih Projesi tablet bilgisayarlar ne zaman dağıtılacak? Tabletler kaçıncı sınıflara dağıtılacak ve hangi özelliklerde olacak? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 20 Mayıs'ta 700 bin adet tablet bilgisayar setinin öğretmen ve 9. sınıf öğrencilere dağıtım törenini yapmayı planladıklarını bildirdi. İşte ayrıntılar;

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş, MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin organizasyonuyla Sakıp Sabancı Basın Merkezi’nde eğitim muhabirlerinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, FATİH Projesi çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

FATİH Projesi'nin bugüne kadar tamamen ulusal bütçeyle yürütüldüğünü anlatan Ateş, 15,5 milyon avroluk Avrupa Birliği IPA projesinin kabul edilmesiyle, projeye uluslararası desteğin sağlanacağını belirtti. 

Ateş, IPA projesinin dışında öğrencilerin bilgi teknolojilerinden daha çok yararlanması için çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen ITEC, SENnet, ICILS2013, Twinning ve Scientix gibi projelerin de yürütüldüğünü aktardı. 

FATİH Projesi'nin sadece bir donanım projesi olmadığını vurgulayan Ateş, projenin geniş bant hızlı internete erişim, veri merkezi, yönetim ve içerik yazılımları, sosyal paylaşım, öğretmen eğitimi, içerik ve laboratuvar olmak üzere pek çok bileşeni bünyesinde barındıran  ve gerçekleşmiş rakamlarıyla dünyanın en büyük eğitim bilişim projesi olduğunu söyledi. 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ihale sürecini yürüttüğü etkileşimli tahta alımlarında her gün Türkiye genelinde 2-3 bin dolayında etkileşimli tahtanın sınıflara kurulduğunu bildiren Ateş, 167 bin 121 sınıfın tamamına etkileşimli tahtanın yerleştirilme işlemlerinin tamamlandığını kaydetti. Ateş,  bu yılın sonuna kadar ihalesi tamamlanan 347 bin 367 etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlanacağını bildirdi.

Ateş, son yapılan ihaleyle bir okula etkileşimli tahta kurulum bedelinin 27 bin 600 lira olarak gerçekleştiğini, bunun bugüne kadar alınan en düşük ücret olduğunu söyledi. Dünya etkileşimli tahta sektörünü tetikleyen ülkenin Türkiye olduğunu, YEĞİTEK'in de ortağı olduğu etkileşimli tahta patentinin alındığını bildiren Ateş, böylece aralarında İngiltere'nin de yer aldığı dünyanın pek çok ülkesine etkileşimli tahta satışının yapıldığını anlattı. 

Ateş, bu yılın sonuna kadar 25 bin 384 çok fonksiyonlu yazıcının da okullara dağıtımının ve kurulumunun tamamlanacağını aktardı. 

Okullara fiber optik geniş bant hızlı internet erişimi kurulum çalışmalarının sürdüğünü, bu yıl 10 bine yakın okulun daha internet bağlantısına kavuşmasını planladıklarını dile getiren Ateş, internetin kablolu ve kablosuz limitsiz olarak hizmet vereceğini söyledi. Ateş, "Bir bakıma fiber ağlarla ördük ülkeyi dört baştan. Dünyanın en büyük yönetilebilir ağ altyapısına sahip olacağız. Bu devasa bir proje" değerlendirmesinde bulundu. 

Ateş, okullara götürülen internet altyapısı hizmetinin aynı zamanda okulun bulunduğu bölgeye de fiber optik kablo altyapısı da sağladığına işaret ederek, "Okullara internet altyapısı kurarak, vahaya su götürmek gibi, gittiğimiz yeri de yeşerttiğimiz anlamına geliyor" dedi. 

20 Mayıs'ta 700 bin tablet dağıtılacak

Öğrencilere dağıtımı tamamlanan ve planlanan tablet bilgisayarlara ilişkin istatistiklere değinen Ateş, 2012, 2013 ve 2014 yıllarının toplamında, internet altyapısı ve etkileşimli tahtaların kurulumunun tamamlandığı okullardaki 737 bin 800 tablet bilgisayarın öğretmen ve öğrencilere dağıtıldığını açıkladı. 

Dinçer Ateş, 20 Mayıs'ta 700 bin adet tablet bilgisayar setinin öğretmen ve 9. sınıf öğrencilere dağıtım törenini yapmayı planladıklarını bildirdi.

Ateş, 700 bin tabletin son teknoloji ürünü tabletler olduğunu belirterek, geçen yıllarda 2 çekirdekli işlemci bilgisayarların yerini artık 4 çekirdekli işlemciye sahip tabletlerin alacağını kaydetti. Ateş, ayrıca dağıtılacak yeni tabletlerin16 GB'lık hard disk kapasitesinin 32 GB'a çıkarıldığını, yeni tabletlerde 2MP özellikli ön kameranın yanında 5MP özellikli arka kameranın da yer alacağını belirterek, "Bu aynı zamanda her öğrencinin fotoğraf makinesi olacağı anlamına geliyor" ifadesini kullandı. 

Tabletler defter olacak

Ateş, geçen yıl dağıtılan tabletlerde "kalem"in bulunmadığını ancak yenilerde EMR kalem özelliğinin de bulunduğunu bildirdi. Böylece tabletlerin defter olarak da kullanımının yolunun açıldığını belirten Ateş, "Biz kalem üzerine yemin etmiş bir medeniyetin çocuklarıyız. Kalem her zaman varlığını koruyacak bir eğitim aracı. Bu dijital teknolojiler kaleme rakip değil, kaleme de yeni imkanlar açacaklar. Onun için bu sefer vereceğimiz tabletlerde, aktif kalem özelliği bulunacak. Elinizi tabletin üzerine koyup yazı yazdığınızda tablet artık kalemi tanıyacak. Tabletlere tüm kitapları yüklüyoruz. Öğrenciler defter taşımaya devam ediyordu. Şimdi tabletle birlikte defter de vermiş oluyoruz. Artık tablet bilgisayarlar defter olarak da kullanılabilecek" diye konuştu.

Ateş, silikon kılıflı yeni tabletlerin camlarının kırılmaya dayanıklı, ağırlığının 600 gramdan daha hafif olacağını söyledi. 

Ateş, soru üzerine daha önce dağıtılan tabletlerin de döneminin son teknolojik özelliklerini taşıdığını belirterek, "Bir israfa yol açmamak gerekiyor. Ancak kullanım ömürleri 4 yıl. Yani 4 yıllık bir garantiyle birlikte alıyoruz. Dünyada garanti süresi 2 yıldır. 4 yıllık garanti, FATİH Projesi'ne özel bir süredir. Çünkü 9. sınıfta tablet alan bir öğrenci mezun olana kadar tabletinin garanti kapsamında olmasını istiyoruz. Bu süre devam ederken, bunun çöpe atılıp yeni tablet vermek istemiyoruz. Her yıl teknolojik olanaklar daha da artacak" açıklamasını yaptı. 

Tabletlere güvenli internet önlemi

Tabletlerin hepsini kontrol ettiklerini kaydeden Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatta bir tablet çalındığında emniyet güçleri bize müracaat ediyor, tabletlerin yerini koordinatlarını, en son açıldığı yeri aynen verebiliyoruz. Tablet açılıp internete bağlandıktan sonra yaptığı tüm yolculuğunu görebiliyoruz. Yurtdışında kaç tabletimiz var, şu an nerede olduğunu biliyoruz. Amacımız, tablet kullanım oranlarını, tabletlerin nerede nasıl kullanıldığını, yaygın olarak hesaplayıp ona göre tedbirler almak. Biz polisiye tedbirler almıyoruz. Daha önceki tabletlerde, okul dışı kullanımlar için wireless özelliklerini kapatmıştık. Şimdi wireless özelliğini açıyoruz. Tablet kendi kimliği üzerinden internete girdiğinde Milli Eğitim tableti olarak girmiş olacak ve Milli Eğitim internetinin kurallarıyla çalışmış olacak. Yani güvenli internet kapsamında bağlanacak."

Milli Eğitim Bakanlığı'nın FATİH Projesi kapsamında gelecek yıllarda öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretim planlamasını da sürdürdüğünü de dile getiren Ateş, bu kapsamda 2016'da 5 milyon 300 bin, 2017'de 2 milyon 650 bin, 2018'de de 2 milyon 650 bin olmak üzere toplamda 10 milyon 600 bin üzerinde tablet bilgisayarın öğrencilere dağıtılacağını bildirdi.

Ateş, şöyle konuştu:

"2016 yılından itibaren öğrencilerimize vereceğimiz tabletler, artık yerlilik şartıyla üretilmiş tabletler olacak. İlk yıl için yerlilik oranı olarak en az yüzde 12'lik bir şart arayacağız. Daha sonra bu oran periyodik olarak arttırılacak. Amacımız, 4 yılın sonunda yerli olarak tanımlanan bir tableti öğrencilerimizle buluşturmak. 2016 yılının ilk yarısında ve ikinci yarısından itibaren bütün 5. sınıf öğrencilerine ve bütün 9. sınıf öğrencilerine tablet vermeye başlıyoruz. 2017 yılının ikinci ve 2018 yılının ikinci yarısında, okullar başladığında nasıl ücretsiz ders kitapları konuluyorsa tabletlerin de o şekilde konulması suretiyle dağıtımını yapmış olacağız."

Ateş, kurulacak tablet üretim tesisinin sadece Türkiye'de değil, Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya'ya da üretim yapmasının hedeflendiğini dile  getirdi. 

"EBA fırsat eşitliği sunuyor"

MEB'in "www.eba.gov.tr" web adresi üzerinden hizmet veren eğitim bilişim ağı EBA'nın dünyanın en büyük eğitim portalı olduğunu bildiren Ateş, EBA'da 150 binin üzerinde elektronik eğitim içeriğinin öğrencilerin ve öğretmenlerin hizmetine sunulduğunu kaydetti. 

"FATİH Projesi'nin görünmez kahramanlarının elektronik içerikler olduğunu" ifade eden Ateş, öğrencilerin yakında EBA'da testler yoluyla bilgilerini sınayabilecekleri bir sistemi de hayata geçireceklerini belirtti. 

TEOG'a girecek 8. sınıf öğrenciler için tüm ders videolarını EBA'ya yüklediklerini anımsatan Ateş, "Böylece dershanelerin kapanma sürecinde aslında sanal olarak bu ihtiyacı karşılayacak bütün içerikleri EBA üzerinden öğrencilerimizin hizmetine sunmuş olacağız. Fırsat eşitliği bakımından bu çok önemli" dedi. 

YEĞİTEK Genel Müdürü Ateş, bu yıldan itibaren FATİH Projesi'nde büyük miktarda içerik alımı yapacaklarını sözlerine ekledi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Mart 2015 16:44

Gösterim: 3343

ÖSYM, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılma mücadelesi verecek tekvandocular için Hollanda'da sınav düzenleyecek.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılma mücadelesi verecek tekvandocular için Hollanda'da sınav düzenleyecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye Tekvando Milli Takımı, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılım puanı toplamak için 14-15 Mart tarihlerinde Hollanda Açık Turnuvası'nda tatamiye çıkacak.

Türkiye Tekvando Federasyonu, turnuvanın ikinci günü ile Yükseköğretime Giriş Sınavı'nın (YGS) aynı tarihe gelmesi nedeniyle kafilede bulunan 9 sporcunun "sınav ve turnuva" arasında seçim yapmak zorunda kalmaması için ortaya çıkan durumu ÖSYM iletti.

Federasyon, ÖSYM'ye gönderdiği yazıda milli takımda yer alan 7,  takımları adına yarışacak 2 sporcunun, 15 Martta Hollanda'da bulunacakları için Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) katılamayacaklarını bildirildi. 

Yazışmaların ardından harekete geçen ÖSYM, sporcuların müsabakalara katılacakları Hollanda'da sınava girebilmeleri için 2 yetkiliyi bu ülkeye gönderme kararı aldı. Tekvandocuların sınavı, ÖSYM'nin görevlendirdiği yetkililerin gözetiminde Türkiye ile aynı saatte başlayacak.

"ÖSYM'ye teşekkür ederiz"

Federasyon Başkanı Metin Şahin, ÖSYM'ye gösterdiği hassasiyet için teşekkür etti.

ÖSYM'nin çözümünü "taktire şayan bir iş" olarak değerlindiren Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hollanda'daki turnuvanın Rio Olimpiyat Oyunları için çok önemli olduğunu belirterek, "ÖSYM taktire şayan bir iş yaptı. Gösterilen hassasiyet için teşekkür ediyoruz" dedi.

ÖSYM'nin aldığı bu kararla tekvandocuların olimpiyatlar için önemli olan bir turnuvadan "geri kalmayacağını" dile getiren Şahin, "Tekvandocularımızın eğitim hayatı en az spor hayatları kadar bizim için önemli. Onların eğitim hayatlarını da başarıyla devam ettirebilmeleri için her imkanı sağlamaya çalışıyoruz. Tekvando camiası olarak ÖSYM yetkilerine teşükkürü borç biliyoruz" ifadelerini kullandı.

> Milli tekvandocular YGS’ye Hollanda’da girecek

ÖSYM, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılma mücadelesi verecek tekvandocular için Hollanda'da sınav düzenleyecek.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılma mücadelesi verecek tekvandocular için Hollanda'da sınav düzenleyecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye Tekvando Milli Takımı, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılım puanı toplamak için 14-15 Mart tarihlerinde Hollanda Açık Turnuvası'nda tatamiye çıkacak.

Türkiye Tekvando Federasyonu, turnuvanın ikinci günü ile Yükseköğretime Giriş Sınavı'nın (YGS) aynı tarihe gelmesi nedeniyle kafilede bulunan 9 sporcunun "sınav ve turnuva" arasında seçim yapmak zorunda kalmaması için ortaya çıkan durumu ÖSYM iletti.

Federasyon, ÖSYM'ye gönderdiği yazıda milli takımda yer alan 7,  takımları adına yarışacak 2 sporcunun, 15 Martta Hollanda'da bulunacakları için Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) katılamayacaklarını bildirildi. 

Yazışmaların ardından harekete geçen ÖSYM, sporcuların müsabakalara katılacakları Hollanda'da sınava girebilmeleri için 2 yetkiliyi bu ülkeye gönderme kararı aldı. Tekvandocuların sınavı, ÖSYM'nin görevlendirdiği yetkililerin gözetiminde Türkiye ile aynı saatte başlayacak.

"ÖSYM'ye teşekkür ederiz"

Federasyon Başkanı Metin Şahin, ÖSYM'ye gösterdiği hassasiyet için teşekkür etti.

ÖSYM'nin çözümünü "taktire şayan bir iş" olarak değerlindiren Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hollanda'daki turnuvanın Rio Olimpiyat Oyunları için çok önemli olduğunu belirterek, "ÖSYM taktire şayan bir iş yaptı. Gösterilen hassasiyet için teşekkür ediyoruz" dedi.

ÖSYM'nin aldığı bu kararla tekvandocuların olimpiyatlar için önemli olan bir turnuvadan "geri kalmayacağını" dile getiren Şahin, "Tekvandocularımızın eğitim hayatı en az spor hayatları kadar bizim için önemli. Onların eğitim hayatlarını da başarıyla devam ettirebilmeleri için her imkanı sağlamaya çalışıyoruz. Tekvando camiası olarak ÖSYM yetkilerine teşükkürü borç biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Mart 2015 14:15

Gösterim: 1340


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.