Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı öğrenci ve gençlik değişimi için Mutabakat Muhtırası imzaladılar.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı, daha fazla öğrenci ve gencin iki ülke arasındaki değişim programlarına katılabilmeleri için birlikte köprüler kuracak. Bunun için Pazartesi günü Ankara’da bir Mutabakat Muhtırası (Memorandum of Understanding) imzalandı. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya’nın Genel Müdürü Dr. Catharina Dufft, “Bu Türkiye Ulusal Ajansı ile sürdürdüğümüz verimli görüşmelerin sonucudur. Ortak hedeflerimizi bu açıklama ile kuvvetlendirdik, iki ülkenin ilişkilerini Avrupa’daki ortak gelecek doğrultusunda uzun vadeli işbirliği ile daha da yoğunlaştıracağımıza inanıyoruz” diye açıklamada bulundu. Türkiye Ulusal Ajans Başkanı Mesut Kamiloğlu ise, “İmzaladığımız Mutabakat Muhtırası, iki kurum arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve ülkelerimiz arasındaki gençlik ve öğrenci değişimlerinin daha ileri seviyelere taşınmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Türkiye Ulusal Ajansı, Avrupa Birliği Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olarak AB eğitim ve gençlik programlarının yürütülmesi görevini üstlenmektedir. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Türkiye-Almanya işbirliği içerisinde, devlet ve özel kurumların desteğiyle gerçekleştirilen bir sivil toplum girişimidir.
Mutabakat Muhtırası kapsamında iki kurum, daha fazla genci karşılıklı değişim programlarına dahil etmek amacıyla birlikte çalışacaklarını vurgulamaktadırlar. Bu bağlamda işbirliğini örneğin birlikte ve yoğunlukla iki ülke arasında öğrenci ve gençlik değişimi hakkında geniş bir kitleyi bilgilendirmek, birlikte konferans ve değişim programları gerçekleştirmek ve uluslararası gençlik çalışmaları alanında faaliyet gösteren Türkiye ve Almanya‘dan kuruluş ve kişilerin arasında ağ kurulmasını desteklemek yer almaktadır.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Türkiye ve Almanya’dan öğrenci ve gençlik değişimini yoğunlaştırmaktadır ve somut çalışmalarla mevcut programların tek çatı altında toplanmasıyla karşılıklı değişim imkânlarını geliştirmektedir. Gençlik Köprüsü iki ülkenin birbirine yakınlaşarak ilişkilerin daha da güçlenmesini amaçlamaktadır. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Stiftung Mercator’un bir girişimidir. Gençlik Köprüsü üçüncü kişiler için maddi destek sağlıyor ve kendisi de değişim ve karşılaşma projeleri gerçekleştirmektedir.
Kuruluşun Almanya’daki program ofisi Düsseldorf’ta bulunmaktadır, Türkiye’deki program ofisi ise İstanbul’da Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) tarafından yürütülmektedir. Gençlik Köprüsü, iki ülke arasındaki öğrenci ve gençlik değişimi alanında merkezi bir kuruluştur. Değişimi Almanya ve Türkiye’deki partner kuruluşlarla elele desteklemektedir.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı hakkında daha fazla bilgi:
www.genclikkoprusu.org - www.jugendbruecke.de
www.ua.gov.tr
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı öğrenci ve gençlik değişimi için Mutabakat Muhtırası imzaladılar.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı, daha fazla öğrenci ve gencin iki ülke arasındaki değişim programlarına katılabilmeleri için birlikte köprüler kuracak. Bunun için Pazartesi günü Ankara’da bir Mutabakat Muhtırası (Memorandum of Understanding) imzalandı. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya’nın Genel Müdürü Dr. Catharina Dufft, “Bu Türkiye Ulusal Ajansı ile sürdürdüğümüz verimli görüşmelerin sonucudur. Ortak hedeflerimizi bu açıklama ile kuvvetlendirdik, iki ülkenin ilişkilerini Avrupa’daki ortak gelecek doğrultusunda uzun vadeli işbirliği ile daha da yoğunlaştıracağımıza inanıyoruz” diye açıklamada bulundu. Türkiye Ulusal Ajans Başkanı Mesut Kamiloğlu ise, “İmzaladığımız Mutabakat Muhtırası, iki kurum arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve ülkelerimiz arasındaki gençlik ve öğrenci değişimlerinin daha ileri seviyelere taşınmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Türkiye Ulusal Ajansı, Avrupa Birliği Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olarak AB eğitim ve gençlik programlarının yürütülmesi görevini üstlenmektedir. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Türkiye-Almanya işbirliği içerisinde, devlet ve özel kurumların desteğiyle gerçekleştirilen bir sivil toplum girişimidir.
Mutabakat Muhtırası kapsamında iki kurum, daha fazla genci karşılıklı değişim programlarına dahil etmek amacıyla birlikte çalışacaklarını vurgulamaktadırlar. Bu bağlamda işbirliğini örneğin birlikte ve yoğunlukla iki ülke arasında öğrenci ve gençlik değişimi hakkında geniş bir kitleyi bilgilendirmek, birlikte konferans ve değişim programları gerçekleştirmek ve uluslararası gençlik çalışmaları alanında faaliyet gösteren Türkiye ve Almanya‘dan kuruluş ve kişilerin arasında ağ kurulmasını desteklemek yer almaktadır.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Türkiye ve Almanya’dan öğrenci ve gençlik değişimini yoğunlaştırmaktadır ve somut çalışmalarla mevcut programların tek çatı altında toplanmasıyla karşılıklı değişim imkânlarını geliştirmektedir. Gençlik Köprüsü iki ülkenin birbirine yakınlaşarak ilişkilerin daha da güçlenmesini amaçlamaktadır. Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya, Stiftung Mercator’un bir girişimidir. Gençlik Köprüsü üçüncü kişiler için maddi destek sağlıyor ve kendisi de değişim ve karşılaşma projeleri gerçekleştirmektedir.
Kuruluşun Almanya’daki program ofisi Düsseldorf’ta bulunmaktadır, Türkiye’deki program ofisi ise İstanbul’da Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) tarafından yürütülmektedir. Gençlik Köprüsü, iki ülke arasındaki öğrenci ve gençlik değişimi alanında merkezi bir kuruluştur. Değişimi Almanya ve Türkiye’deki partner kuruluşlarla elele desteklemektedir.
Gençlik Köprüsü Türkiye-Almanya ve Türkiye Ulusal Ajansı hakkında daha fazla bilgi:
www.genclikkoprusu.org - www.jugendbruecke.de
www.ua.gov.tr
Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Mart 2015 16:41
Gösterim: 1699
Bandırma 17 Eylül, İskenderun Teknik ve Alanya Alaaddin Keykubat üniversitelerinin kurulmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edildi.
AK Parti Ankara milletvekili Emrullah İşler başkanlığında toplanan komisyonda, iktidar ve muhalefetin 3 üniversite kurulmasına ilişkin benzer mahiyetteki kanun teklifleri, 2743 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi esas alınarak birleştirildi.
Komisyonda konuşan İşler, Çanakkale Zaferi'nin 100. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, "Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Çanakkale demek 'kardeşlik' demektir, Çanakkale demek 'şehitlik' demektir. Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.
Teklifin görüşmeleri sırasında ayrıca komisyon üyesi milletvekilleri de Çanakkale Zaferi'nin 100. yıldönümü olduğunu belirterek, şehitlere rahmet diledi.
Bandırma 17 Eylül Üniversitesi
Teklife göre, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Denizcilik Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Ziraat Fakültesi; Bandırma Meslek Yüksekokulu, Gönen Meslek Yüksekokulu, Erdek Meslek Yüksekokulu, Manyas Meslek Yüksekokulu ile yeni kurulan Yabancı Diller Yüksekokulu; Gönen Jeotermal Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nden oluşacak.
İskenderun Teknik Üniversitesi
Hatay'ın İskenderun ilçesinde İskenderun Teknik Üniversitesi adıyla kurulacak üniversite; İnşaat Fakültesi, Makina Fakültesi, Elektrik-Elektronik Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, İşletme Fakültesi, Barbaros Hayrettin Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu, Sivil Havacılık Yüksekokulu, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, Sarıseki Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Dörtyol Meslek Yüksekokulu, Erzin Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Denizcilik Meslek Yüksekokulu, İskenderun Meslek Yüksekokulu, Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bilişim Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Demir-Çelik Enstitüsü ile Taşımacılık ve Lojistik Enstitüsü'nden oluşacak.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi adıyla kurulacak üniversite, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'ne bağlıyken adı ve bağlantısı değiştirilerek oluşturulan eğitim, işletme, mühendislik, tıp fakülteleri; Akseki Meslek Yüksekokulu, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Yüksekokulu, Gazipaşa Mustafa Rahmi Büyükballı Meslek Yüksekokulu ile sosyal bilimler enstitüsü, sağlık bilimleri enstitüsü ve fen bilimleri enstitüsünden oluşacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Bandırma 17 Eylül, İskenderun Teknik ve Alanya Alaaddin Keykubat üniversitelerinin kurulmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edildi.
AK Parti Ankara milletvekili Emrullah İşler başkanlığında toplanan komisyonda, iktidar ve muhalefetin 3 üniversite kurulmasına ilişkin benzer mahiyetteki kanun teklifleri, 2743 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi esas alınarak birleştirildi.
Komisyonda konuşan İşler, Çanakkale Zaferi'nin 100. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, "Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Çanakkale demek 'kardeşlik' demektir, Çanakkale demek 'şehitlik' demektir. Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.
Teklifin görüşmeleri sırasında ayrıca komisyon üyesi milletvekilleri de Çanakkale Zaferi'nin 100. yıldönümü olduğunu belirterek, şehitlere rahmet diledi.
Bandırma 17 Eylül Üniversitesi
Teklife göre, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Denizcilik Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi ve Ziraat Fakültesi; Bandırma Meslek Yüksekokulu, Gönen Meslek Yüksekokulu, Erdek Meslek Yüksekokulu, Manyas Meslek Yüksekokulu ile yeni kurulan Yabancı Diller Yüksekokulu; Gönen Jeotermal Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nden oluşacak.
İskenderun Teknik Üniversitesi
Hatay'ın İskenderun ilçesinde İskenderun Teknik Üniversitesi adıyla kurulacak üniversite; İnşaat Fakültesi, Makina Fakültesi, Elektrik-Elektronik Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, İşletme Fakültesi, Barbaros Hayrettin Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu, Sivil Havacılık Yüksekokulu, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, Sarıseki Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Dörtyol Meslek Yüksekokulu, Erzin Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Denizcilik Meslek Yüksekokulu, İskenderun Meslek Yüksekokulu, Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bilişim Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Demir-Çelik Enstitüsü ile Taşımacılık ve Lojistik Enstitüsü'nden oluşacak.
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi adıyla kurulacak üniversite, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'ne bağlıyken adı ve bağlantısı değiştirilerek oluşturulan eğitim, işletme, mühendislik, tıp fakülteleri; Akseki Meslek Yüksekokulu, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Yüksekokulu, Gazipaşa Mustafa Rahmi Büyükballı Meslek Yüksekokulu ile sosyal bilimler enstitüsü, sağlık bilimleri enstitüsü ve fen bilimleri enstitüsünden oluşacak.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Mart 2015 15:40
Gösterim: 2388
YÖK Genel Kurulu, 8 devlet üniversitesi için seçilen 3'er rektör adayının isimlerini Cumhurbaşkanlığına sunarken, 11 fakülteye ise dekan atadı.
Yükseköğretim (YÖK) Genel Kurulu, 8 devlet üniversitesi için seçilen 3'er rektör adayının isimlerini Cumhurbaşkanı makamına sunarken, 11 fakülteye ise dekan atadı.
YÖK Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamada; 2015 yılının 3. toplantısını yapmak üzere 5 Mart 2015'te toplanan Yükseköğretim Genel Kurulu'nun, çeşitli komisyonlar tarafından hazırlanan raporların yanı sıra bazı gündem maddelerini görüşerek karara bağladığı kaydedildi.
Buna göre, 8 devlet üniversitesinde, yapılan seçimle belirlenen 6 aday arasından, Yükseköğretim Genel Kurulu'nda yapılan seçim sonucunda belirlenen 3 adayın, Cumhurbaşkanı makamına arzına karar verildi.
Söz konusu üniversiteler ile rektör adayları şöyle:
Afyon Kocatepe Üniversitesi: Prof. Dr. Mustafa Solak, Prof. Dr. Hasan Çimen ve Prof. Dr. Hakkı Yazıcı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi: Prof. Dr. Yücel Acer, Prof. Dr. Muammer Karaayvaz, Prof. Dr. Sedat Laçiner
Dumlupınar Üniversitesi: Prof. Dr. Remzi Gören, Prof. Dr. Kaan Erarslan, Prof. Dr. Ali Özel
Karabük Üniversitesi: Prof. Dr. Refik Polat, Prof. Dr. Mustafa Boz, Prof. Dr. Ahmet Gürbüz
Mardin Artuklu Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Prof. Dr. Ahmet Erkol, Prof. Dr. Adnan Demircan
Muş Alparslan Üniversitesi: Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Prof. Dr. Ekrem Atalan, Prof. Dr. Osman Özcan
Şırnak Üniversitesi: Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, Prof. Dr. Ayhan Demirbaş, Prof. Dr. Hasan Akan
Uludağ Üniversitesi: Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Prof. Dr. Kamil Dilek, Prof. Dr. İrfan Karagöz.
Ataması yapılan dekanlar
Öte yandan devlet üniversitelerinde 11 fakülteye dekan ataması yapıldı.
Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Elif Çimen, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Cemal Bölücek, Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Ali Azar, Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Kürşad Yapar, Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Canan Çelik, Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Çetin Dinçel, İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Rıfat Güneş, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ereğli Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Mehmet Akgül, Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Murat Alp, Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Ahmet Vecdi Can, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Orhan Karslı getirildi.
Dört vakıf üniversitesinin mütevelli heyeti tarafından dekan adayı olarak Yükseköğretim Kuruluna önerilen adaylarla ilgili olumlu görüş bildirilmesine de karar verildi.
Buna göre, Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Mahir Hasansoy, İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. İhsan Derman, İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Celal Nazım İrem ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr.Feridun M. Emecen getirildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK Genel Kurulu, 8 devlet üniversitesi için seçilen 3'er rektör adayının isimlerini Cumhurbaşkanlığına sunarken, 11 fakülteye ise dekan atadı.
Yükseköğretim (YÖK) Genel Kurulu, 8 devlet üniversitesi için seçilen 3'er rektör adayının isimlerini Cumhurbaşkanı makamına sunarken, 11 fakülteye ise dekan atadı.
YÖK Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamada; 2015 yılının 3. toplantısını yapmak üzere 5 Mart 2015'te toplanan Yükseköğretim Genel Kurulu'nun, çeşitli komisyonlar tarafından hazırlanan raporların yanı sıra bazı gündem maddelerini görüşerek karara bağladığı kaydedildi.
Buna göre, 8 devlet üniversitesinde, yapılan seçimle belirlenen 6 aday arasından, Yükseköğretim Genel Kurulu'nda yapılan seçim sonucunda belirlenen 3 adayın, Cumhurbaşkanı makamına arzına karar verildi.
Söz konusu üniversiteler ile rektör adayları şöyle:
Afyon Kocatepe Üniversitesi: Prof. Dr. Mustafa Solak, Prof. Dr. Hasan Çimen ve Prof. Dr. Hakkı Yazıcı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi: Prof. Dr. Yücel Acer, Prof. Dr. Muammer Karaayvaz, Prof. Dr. Sedat Laçiner
Dumlupınar Üniversitesi: Prof. Dr. Remzi Gören, Prof. Dr. Kaan Erarslan, Prof. Dr. Ali Özel
Karabük Üniversitesi: Prof. Dr. Refik Polat, Prof. Dr. Mustafa Boz, Prof. Dr. Ahmet Gürbüz
Mardin Artuklu Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Prof. Dr. Ahmet Erkol, Prof. Dr. Adnan Demircan
Muş Alparslan Üniversitesi: Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Prof. Dr. Ekrem Atalan, Prof. Dr. Osman Özcan
Şırnak Üniversitesi: Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, Prof. Dr. Ayhan Demirbaş, Prof. Dr. Hasan Akan
Uludağ Üniversitesi: Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Prof. Dr. Kamil Dilek, Prof. Dr. İrfan Karagöz.
Ataması yapılan dekanlar
Öte yandan devlet üniversitelerinde 11 fakülteye dekan ataması yapıldı.
Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Elif Çimen, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Cemal Bölücek, Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Ali Azar, Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Kürşad Yapar, Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Canan Çelik, Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Çetin Dinçel, İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Rıfat Güneş, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ereğli Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Mehmet Akgül, Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Murat Alp, Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Ahmet Vecdi Can, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Orhan Karslı getirildi.
Dört vakıf üniversitesinin mütevelli heyeti tarafından dekan adayı olarak Yükseköğretim Kuruluna önerilen adaylarla ilgili olumlu görüş bildirilmesine de karar verildi.
Buna göre, Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Mahir Hasansoy, İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. İhsan Derman, İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Celal Nazım İrem ve İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr.Feridun M. Emecen getirildi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Mart 2015 08:50
Gösterim: 2687
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üniversiteye YÖK'ün önerdiği adaylar arasından rektör ataması yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 130'uncu ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13’üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) önerdiği adaylar arasından, 7 üniversiteye rektör ataması yaptı.
Erdoğan'ın, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğüne yeniden Prof. Dr. Mustafa Solak'ı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yücel Acer'i, Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Remzi Gören'i, Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Refik Polat'ı, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Ağırakça'yı, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof.Dr. Fethi Ahmet Polat'ı ve Şırnak Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas'ı atadığı kaydedildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üniversiteye YÖK'ün önerdiği adaylar arasından rektör ataması yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 130'uncu ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13’üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) önerdiği adaylar arasından, 7 üniversiteye rektör ataması yaptı.
Erdoğan'ın, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğüne yeniden Prof. Dr. Mustafa Solak'ı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yücel Acer'i, Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Remzi Gören'i, Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Refik Polat'ı, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Ağırakça'yı, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof.Dr. Fethi Ahmet Polat'ı ve Şırnak Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas'ı atadığı kaydedildi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Mart 2015 12:20
Gösterim: 2237
Dünyada 11 yıldır uygulanan "çocuk üniversiteleri" Türkiye'de 5 yıllık bir geçmişe sahip. İlk olarak 2009 yılında Ankara Üniversitesi tarafından hayata geçirilen çocuk üniversitesi, günümüzde birçok üniversitede yer alıyor. İşte Türkiye’deki çocuk üniversiteleri;
Dünyada 11 yıldır uygulanan "çocuk üniversiteleri" Türkiye'de 5 yıllık bir geçmişe sahip. İlk olarak 2009 yılında Ankara Üniversitesi tarafından hayata geçirilen çocuk üniversitesi, günümüzde birçok üniversitede yer alıyor. Çocuk üniversitelerinden bazıları sadece özel yetenekli öğrencilere yönelik kurulmuş merkezler. Bir kısmı da sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında yeterli eğitim olanağına sahip olmayan çocuklara yönelik eğitim faaliyetleri düzenliyor. İşte ülkemizdeki çocuk üniversiteleri ve verdikleri eğitimler…
Ankara Üniversitesi Çocuk Bilim Merkezi (Çocuk Üniversitesi) Koordinatörü Prof. Dr. Neriman Aral
TÜRKİYE’NİN İLK ÇOCUK ÜNİVERSİTESİYİZ
Türkiye’de çocuk üniversitesinin ilk olarak Ankara Üniversitesi’nde 17 Haziran 2009 tarihinde kurulduğunu söyleyen Ankara Üniversitesi Çocuk Bilim Merkezi (Çocuk Üniversitesi) Koordinatörü Prof. Dr. Neriman Aral, koordinatörlük kapsamında üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklarla ilgili çalışmalar da yürüttüklerini belirtti. Çocuklara matematik, fen, yaşam bilimleri alanlarında farklı yöntem ve teknikler kullanarak eğitimler verildiğini kaydeden Prof. Dr. Aral, yılda ortalama iki bin çocuğa eğitim verdiklerini, ancak bu sayıya Bilim Panayırları dahil edilince sayının on binleri aştığını söyledi.
Her programın kendine özgü kontenjanının bulunduğunu dile getiren Aral, “Programın etkililiği için kontenjan önem taşıyor. Genellikle programlarımıza programın özelliğine göre 15 ila 35 çocuk katılabiliyor” dedi.
Koordinatörlüklerinde 5-14 yaş aralığındaki çocuklara eğitim verdiklerini kaydeden Aral, her programın kendi özelliğine bağlı olarak farklı yaş gruplarıyla çalıştıklarını ifade etti. Eğitim sürelerinin programlara göre değiştiğini söyleyen Aral, yarım günlük eğitimler ve 10 günlük kamp programlarının bulunduğunu belirtti.
İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran
WİSC-R TESTİNİN SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ KABUL EDİYORUZ
Merkezin, 2010’da kurulduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran, programla üstün yetenekli bireylerin kendilerine yönelik eğitim desteği sağlanmasını amaçladığını dile getirdi.
Programın yaz okullarında üç hafta, kış okullarında 1 haftalık bir süreyi kapsadığını belirten Onaran, “Sınıflar 24 kişilik kontenjanlardan oluşmaktadır. Talebe göre program sorumlusunun onayı ile de ikinci bir sınıf daha açılabilmektedir” dedi. Programda öğrencilere sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen, yaratıcı düşünme becerileri kazandıran, sosyalleşmesini sağlayan, eleştirel bir bakış açısı kazandırarak farklı düzeylerde farklı eğitimler verildiğini de belirtti.
Üstün Yeteneklilere Zenginleştirme Programının birinci sınıftan dördüncü sınıfa (dördüncü sınıf da dahil) kadar ki öğrencileri kapsadığını belirten Onaran, “Bu program için sadece Wisc-r testinin sonucuna göre öğrenci programa kabul edilmektedir. Diğer tüm programlarda herhangi bir şart aranmaksızın öğrencinin isteği ve yetenekleri doğrultusunda dileyen her öğrenci programa kayıt yaptırabilmektedir” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşlıdere
7-18 YAŞ ARALIĞINDAKİ TÜM BİREYLER EĞİTİM ALABİLİYOR
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (Çocuk Üniversitesi), Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşlıdere, 7-18 yaş aralığındaki tüm bireylerin eğitim alabilme şansına sahip olduğunu söyledi. Bugüne kadar özel yetenekli öğrencilere yönelik olarak Burdur Bilim ve Sanat Merkezi’ nde iki farklı yaş grubuna “Kendi Robotunu Kendin Yap” projesi kapsamında Lego Mindstorm EV3 eğitim programı kapsamında toplam 41 öğrenciye katılım belgesi verildiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Taşlıdere, genel olarak; ortaokul öğrencilerine “Yaratıcı Etkinliklerle Programlama ve Oyun Tasarımı”, 8-11 yaş arası çocuklara “Temel Müzik Eğitimi ve Toplu Söyleme Çalma”, 7-12 yaş arası çocuklara “3 Boyutlu Düşünüyorum ve Yaratıyorum Sketchup Yazılımı Öğreniyorum” eğitimi ve lise öğrencileri için “Hızlı Okuma ve Anlama Teknikleri” eğitimlerinin verildiğini ifade etti.
“Merkezimizde yedi yaşından gün almış ve on sekiz yaşını doldurmamış bireyler eğitim alabilmekte olup, sadece il merkezindeki öğrenciler değil ilçe ve köylerimiz hatta komşu illerimiz de bu imkânlardan yararlanabilme hakkına sahiptir” diyen Taşlıdere, eğitimlerinin okulların kapandığı haziran ve yarıyıl tatil dönemlerinde iki kez gerçekleştirildiğini ifade etti. Diğer zamanlarda ise TÜBİTAK vb. proje faaliyetleri veya hizmet alım talebi, kurumsal talepler ve seminer talebi gibi durumlarda gerçekleştirildiğini söyledi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Üstün Zekalılar Öğretmenliği Bölüm Başkanı Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı
İHTİYAÇ DUYDUĞU EĞİTİMİ ALMAYAN ÜSTÜN ÇOCUK BAŞARISIZ OLUR
“İstanbul Aydın Çocuk Üniversitesi olarak hafta sonları zenginleştirme okullarımız ve Kalkınma Ajansı destekli projelerimizle etkili uygulamalar sunarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Üstün Zekalılar Öğretmenliği Bölüm Başkanı Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli çocukların, ilgi alanlarının çok geniş ve farklı olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “İleri düzeyde kavrama yeteneklerine sahip ve zihinsel olarak meşguldürler. Uygulamaya dönük farklı çalışma ihtiyacı duyarken, yeni, zorlayıcı ve yaratıcı faaliyetlere de ihtiyaç duyarlar.”
Üstün yetenekli çocukların ihtiyaç duydukları eğitimi alamadıkları takdirde, potansiyelinin altında başarı gösterme durumunun ortaya çıkabileceğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Sayı, “Araştırmalar potansiyelinin altında başarı gösteren en büyük grubun üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar olduğunu göstermektedir ki bu oran %60 olarak bilinmektedir. Diğer bir durumda kendini gerçekleştiremediği ve potansiyelini kullanamadığı için psikolojik sorunlar gösterebilir. Bu psikolojik sorunlar, kendini tamamen toplumdan izole etme veya saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Üçüncü olarak görülen bir problem ise, var olan potansiyelin doğru yönlendirilmemesi ve uygun eğitim verilememesi halinde bu potansiyelin olumsuz bir alanda kullanılması olarak karşımıza çıkmasıdır. Liderlik potansiyeli olan üstün yetenekli bir çocuğa eğitim aldırıp uygun ortamlar sağlanamıyorsa ileri yaşlarda çete lideri olarak karşımıza çıkabilmekte ya da bilim yapmasına uygun zihinsel potansiyelini illegal işlerde kullandığı gözlemlenebilmektedir” diye konuştu.

Sinop Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nurhan Öztürk Geren
ÖĞRENCİ SEÇİMİNİ KURA İLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Amaçlarının, çocukları bilimsel faaliyetler ve bilim insanları ile erken yaşlarda tanıştırmak olduğunu söyleyen Sinop Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nurhan Öztürk Geren, çocuk üniversitesinde bilim, sanat, spor ve sosyal etkinlikleri düzenlediklerini kaydetti.
Oluşturulan etkinliğe göre katılabilecek yaş aralıkları olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Geren, “Bu yaş aralığına uyan ve başvuru formunu eksiksiz doldurmuş olan öğrencilerin başvuruları kabul edilmektedir. Gerçekleştirdiğimiz gerek projelerde gerekse süreçte gerçekleştirilen etkinliklerde katılım sayısını geçen başvuru sayısına ulaşılır ise başvuru sırasına göre ilk başvurudan itibaren sıralamaya sokulmakta ya da başvuru yapan öğrenci velilerinin önünde kura çekimi yapılmaktadır” dedi.
ÜSKÜRAR ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ’NDE 1000 ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR
2012 yılında Üsküdar Belediyesi ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi ortaklığında kurulan Üsküdar Çocuk Üniversitesi yaklaşık 1000 öğrenciye eğitim verildiğini belirten Üsküdar Çocuk Üniversitesi Genel Koordinatörü Mustafa Okur, Üsküdar’da ikamet eden veya Üsküdar’daki okullarda eğitim gören 8-12 yaş aralığındaki üstün yetenekli öğrencilerin kontenjan dâhilinde üniversiteye kabul edildiği Üsküdar Çocuk Üniversitesi’nde öğrencilerin nasıl seçildiğini şöyle açıkladı:
“İlçe Milli Eğitimleri bünyesinde faaliyet gösteren Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) veya okullarının rehber öğretmenleri tarafından bize yönlendirilen öğrencilerin önce ön kayıtları alınıyor. Ardından; uluslararası geçerliliği kabul edilmiş olan yetenek ve zekâ testlerine tabi tutuluyorlar. Kontenjanımız kadar öğrenci Üsküdar Çocuk Üniversitesi’ne kesin kayıt hakkı kazanıyor. Üstün yetenekli olduğu tespit edildiği halde kapasite yetersizliği nedeniyle Üsküdar Çocuk Üniversitesi’ne alamadığımız öğrencilerimiz; yine Üsküdar Belediyesi tarafından açılan Üsküdar Çocuk Akademisi’ne kaydediliyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Dünyada 11 yıldır uygulanan "çocuk üniversiteleri" Türkiye'de 5 yıllık bir geçmişe sahip. İlk olarak 2009 yılında Ankara Üniversitesi tarafından hayata geçirilen çocuk üniversitesi, günümüzde birçok üniversitede yer alıyor. İşte Türkiye’deki çocuk üniversiteleri;
Dünyada 11 yıldır uygulanan "çocuk üniversiteleri" Türkiye'de 5 yıllık bir geçmişe sahip. İlk olarak 2009 yılında Ankara Üniversitesi tarafından hayata geçirilen çocuk üniversitesi, günümüzde birçok üniversitede yer alıyor. Çocuk üniversitelerinden bazıları sadece özel yetenekli öğrencilere yönelik kurulmuş merkezler. Bir kısmı da sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında yeterli eğitim olanağına sahip olmayan çocuklara yönelik eğitim faaliyetleri düzenliyor. İşte ülkemizdeki çocuk üniversiteleri ve verdikleri eğitimler…
Ankara Üniversitesi Çocuk Bilim Merkezi (Çocuk Üniversitesi) Koordinatörü Prof. Dr. Neriman Aral
TÜRKİYE’NİN İLK ÇOCUK ÜNİVERSİTESİYİZ
Türkiye’de çocuk üniversitesinin ilk olarak Ankara Üniversitesi’nde 17 Haziran 2009 tarihinde kurulduğunu söyleyen Ankara Üniversitesi Çocuk Bilim Merkezi (Çocuk Üniversitesi) Koordinatörü Prof. Dr. Neriman Aral, koordinatörlük kapsamında üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklarla ilgili çalışmalar da yürüttüklerini belirtti. Çocuklara matematik, fen, yaşam bilimleri alanlarında farklı yöntem ve teknikler kullanarak eğitimler verildiğini kaydeden Prof. Dr. Aral, yılda ortalama iki bin çocuğa eğitim verdiklerini, ancak bu sayıya Bilim Panayırları dahil edilince sayının on binleri aştığını söyledi.
Her programın kendine özgü kontenjanının bulunduğunu dile getiren Aral, “Programın etkililiği için kontenjan önem taşıyor. Genellikle programlarımıza programın özelliğine göre 15 ila 35 çocuk katılabiliyor” dedi.
Koordinatörlüklerinde 5-14 yaş aralığındaki çocuklara eğitim verdiklerini kaydeden Aral, her programın kendi özelliğine bağlı olarak farklı yaş gruplarıyla çalıştıklarını ifade etti. Eğitim sürelerinin programlara göre değiştiğini söyleyen Aral, yarım günlük eğitimler ve 10 günlük kamp programlarının bulunduğunu belirtti.
İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran
WİSC-R TESTİNİN SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ KABUL EDİYORUZ
Merkezin, 2010’da kurulduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zahide Ayyıldız Onaran, programla üstün yetenekli bireylerin kendilerine yönelik eğitim desteği sağlanmasını amaçladığını dile getirdi.
Programın yaz okullarında üç hafta, kış okullarında 1 haftalık bir süreyi kapsadığını belirten Onaran, “Sınıflar 24 kişilik kontenjanlardan oluşmaktadır. Talebe göre program sorumlusunun onayı ile de ikinci bir sınıf daha açılabilmektedir” dedi. Programda öğrencilere sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyen, yaratıcı düşünme becerileri kazandıran, sosyalleşmesini sağlayan, eleştirel bir bakış açısı kazandırarak farklı düzeylerde farklı eğitimler verildiğini de belirtti.
Üstün Yeteneklilere Zenginleştirme Programının birinci sınıftan dördüncü sınıfa (dördüncü sınıf da dahil) kadar ki öğrencileri kapsadığını belirten Onaran, “Bu program için sadece Wisc-r testinin sonucuna göre öğrenci programa kabul edilmektedir. Diğer tüm programlarda herhangi bir şart aranmaksızın öğrencinin isteği ve yetenekleri doğrultusunda dileyen her öğrenci programa kayıt yaptırabilmektedir” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşlıdere
7-18 YAŞ ARALIĞINDAKİ TÜM BİREYLER EĞİTİM ALABİLİYOR
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (Çocuk Üniversitesi), Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşlıdere, 7-18 yaş aralığındaki tüm bireylerin eğitim alabilme şansına sahip olduğunu söyledi. Bugüne kadar özel yetenekli öğrencilere yönelik olarak Burdur Bilim ve Sanat Merkezi’ nde iki farklı yaş grubuna “Kendi Robotunu Kendin Yap” projesi kapsamında Lego Mindstorm EV3 eğitim programı kapsamında toplam 41 öğrenciye katılım belgesi verildiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Taşlıdere, genel olarak; ortaokul öğrencilerine “Yaratıcı Etkinliklerle Programlama ve Oyun Tasarımı”, 8-11 yaş arası çocuklara “Temel Müzik Eğitimi ve Toplu Söyleme Çalma”, 7-12 yaş arası çocuklara “3 Boyutlu Düşünüyorum ve Yaratıyorum Sketchup Yazılımı Öğreniyorum” eğitimi ve lise öğrencileri için “Hızlı Okuma ve Anlama Teknikleri” eğitimlerinin verildiğini ifade etti.
“Merkezimizde yedi yaşından gün almış ve on sekiz yaşını doldurmamış bireyler eğitim alabilmekte olup, sadece il merkezindeki öğrenciler değil ilçe ve köylerimiz hatta komşu illerimiz de bu imkânlardan yararlanabilme hakkına sahiptir” diyen Taşlıdere, eğitimlerinin okulların kapandığı haziran ve yarıyıl tatil dönemlerinde iki kez gerçekleştirildiğini ifade etti. Diğer zamanlarda ise TÜBİTAK vb. proje faaliyetleri veya hizmet alım talebi, kurumsal talepler ve seminer talebi gibi durumlarda gerçekleştirildiğini söyledi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Üstün Zekalılar Öğretmenliği Bölüm Başkanı Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı
İHTİYAÇ DUYDUĞU EĞİTİMİ ALMAYAN ÜSTÜN ÇOCUK BAŞARISIZ OLUR
“İstanbul Aydın Çocuk Üniversitesi olarak hafta sonları zenginleştirme okullarımız ve Kalkınma Ajansı destekli projelerimizle etkili uygulamalar sunarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen İstanbul Aydın Üniversitesi Üstün Zekalılar Öğretmenliği Bölüm Başkanı Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli çocukların, ilgi alanlarının çok geniş ve farklı olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “İleri düzeyde kavrama yeteneklerine sahip ve zihinsel olarak meşguldürler. Uygulamaya dönük farklı çalışma ihtiyacı duyarken, yeni, zorlayıcı ve yaratıcı faaliyetlere de ihtiyaç duyarlar.”
Üstün yetenekli çocukların ihtiyaç duydukları eğitimi alamadıkları takdirde, potansiyelinin altında başarı gösterme durumunun ortaya çıkabileceğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Sayı, “Araştırmalar potansiyelinin altında başarı gösteren en büyük grubun üstün zekâlı ve yetenekli çocuklar olduğunu göstermektedir ki bu oran %60 olarak bilinmektedir. Diğer bir durumda kendini gerçekleştiremediği ve potansiyelini kullanamadığı için psikolojik sorunlar gösterebilir. Bu psikolojik sorunlar, kendini tamamen toplumdan izole etme veya saldırganlık olarak ortaya çıkabilir. Üçüncü olarak görülen bir problem ise, var olan potansiyelin doğru yönlendirilmemesi ve uygun eğitim verilememesi halinde bu potansiyelin olumsuz bir alanda kullanılması olarak karşımıza çıkmasıdır. Liderlik potansiyeli olan üstün yetenekli bir çocuğa eğitim aldırıp uygun ortamlar sağlanamıyorsa ileri yaşlarda çete lideri olarak karşımıza çıkabilmekte ya da bilim yapmasına uygun zihinsel potansiyelini illegal işlerde kullandığı gözlemlenebilmektedir” diye konuştu.

Sinop Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nurhan Öztürk Geren
ÖĞRENCİ SEÇİMİNİ KURA İLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Amaçlarının, çocukları bilimsel faaliyetler ve bilim insanları ile erken yaşlarda tanıştırmak olduğunu söyleyen Sinop Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nurhan Öztürk Geren, çocuk üniversitesinde bilim, sanat, spor ve sosyal etkinlikleri düzenlediklerini kaydetti.
Oluşturulan etkinliğe göre katılabilecek yaş aralıkları olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Geren, “Bu yaş aralığına uyan ve başvuru formunu eksiksiz doldurmuş olan öğrencilerin başvuruları kabul edilmektedir. Gerçekleştirdiğimiz gerek projelerde gerekse süreçte gerçekleştirilen etkinliklerde katılım sayısını geçen başvuru sayısına ulaşılır ise başvuru sırasına göre ilk başvurudan itibaren sıralamaya sokulmakta ya da başvuru yapan öğrenci velilerinin önünde kura çekimi yapılmaktadır” dedi.
ÜSKÜRAR ÇOCUK ÜNİVERSİTESİ’NDE 1000 ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR
2012 yılında Üsküdar Belediyesi ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi ortaklığında kurulan Üsküdar Çocuk Üniversitesi yaklaşık 1000 öğrenciye eğitim verildiğini belirten Üsküdar Çocuk Üniversitesi Genel Koordinatörü Mustafa Okur, Üsküdar’da ikamet eden veya Üsküdar’daki okullarda eğitim gören 8-12 yaş aralığındaki üstün yetenekli öğrencilerin kontenjan dâhilinde üniversiteye kabul edildiği Üsküdar Çocuk Üniversitesi’nde öğrencilerin nasıl seçildiğini şöyle açıkladı:
“İlçe Milli Eğitimleri bünyesinde faaliyet gösteren Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) veya okullarının rehber öğretmenleri tarafından bize yönlendirilen öğrencilerin önce ön kayıtları alınıyor. Ardından; uluslararası geçerliliği kabul edilmiş olan yetenek ve zekâ testlerine tabi tutuluyorlar. Kontenjanımız kadar öğrenci Üsküdar Çocuk Üniversitesi’ne kesin kayıt hakkı kazanıyor. Üstün yetenekli olduğu tespit edildiği halde kapasite yetersizliği nedeniyle Üsküdar Çocuk Üniversitesi’ne alamadığımız öğrencilerimiz; yine Üsküdar Belediyesi tarafından açılan Üsküdar Çocuk Akademisi’ne kaydediliyor.”
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Şubat 2015 11:25
Gösterim: 3084

