Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Açık liseye giden öğrenci sayısı son üç yılda yüzde 39 arttı. Düz liselerin kaldırılması, öğrencilerin Anadolu liselerine puanının yetmemesi ve liselerdeki derslik yetersizliği artışın nedenleri arasında.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2013-2014 eğitim-öğretim yılı istatistiklerini açıkladı. İstatistiklerdeki çarpıcı göstergelerden biri, açık liselerle ilgili. Buna göre, açık liseye giden öğrenci sayısı son üç yılda yüzde 39 oranında arttı. Uzmanlar açık liselere ilgiyi, 4+4+4 sistemine geçilmesine ve düz liselerin kaldırılmasına bağlıyor.

Öğrencinin zor kararı

MEB, 2010 yılında genel liselerin Anadolu liselerine ya da meslek lisesine dönüşmesi kararı almıştı. Dört yılda dönüşüm tamamlandı. Artık liseler; Anadolu lisesi, meslek lisesi ve imam hatip liselerinden ibaret. Düz liseler bu uygulamayla tarihe karıştı. Anadolu liseleri, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) puanına göre öğrenci kabul ediyor. Anadolu lisesine puanı yetmeyen öğrenciler bu noktada bir tercih yapmak zorunda kalıyor. Meslek ya da imam hatip liselerini tercih etmezse işi zor. Çünkü artık düz lise yok. Sadece sınırlı sayıda olan Çok Programlı Lise'lerde düz lise programı sunuluyor.

Açık liseler, "çeşitli sebeplerle örgün eğitim sistemine katılamayanlar için uzaktan öğretim yöntemiyle eğitim veriyor". MEB’in verilerine göre, 2011-2012 eğitim döneminde açık lisede; 940 bin 268 öğrenci kayıtlıydı. Bir sonraki eğitim döneminde 4+4+4 sistemi uygulanmaya başlandı, ve 2012-2013'te açık lise kayıt sayısı yükseldi. İstatistiklere göre rakam 1 milyon 14 bin 409 oldu.

Yüzde 39 arttı

Bu eğitim döneminde (2013-2014) öğrenci sayısı  daha da yükseldi ve 1 milyon 306 bin 944 oldu. Hesaplamalar göre son üç yılda açık lisede okuyan öğrenci oranı yüzde 39 artış gösterdi. Eğitim uzmanlarına göre, bu rakam gelecek eğitim döneminde dershanelerin dönüşüm sürecinde daha da artabilir. Çünkü dershaneler açık lise olarak faaliyet gösterebilecek.

'Derslik ve öğretmen yok'

Eğitim Reformu Girişimi Araştırma Koordinatörü Alper Dinçer, artış oranlarını Al Jazeera'ya yorumladı. Dinçer, açık lise oranlarındaki artışta 4+4+4 eğitim sistemine geçişin payı olduğunu düşünüyor:

“4+4+4 ile 8. sınıftan sonra öğrencilerin liseye , dokuzuncu sınıfa geçmesi zorunlu oldu. Bu da daha fazla öğrencinin liseye başlayacağı anlamına geliyordu. Ancak o kadar öğrenciye hizmet verecek mekân ve öğretmen sıkıntısı vardı. Yeterli derslik ve öğretmen yok. Çünkü MEB, personel ve yatırım bütçesini zorunlu eğitimin 12 sene olmasını karşılayacak ölçüde değiştirmedi.  O zaman TEPAV VE ERG nitelikten feragat etmeden ne kadar kaynağa ihtiyacımız olduğunu araştırdık, söyledik. Bu bütçe yetmeyecek, sınıflar kalabalıklaşacak, pek çok öğrenciyi örgün eğitim içinde tutamayacağız demiştik. Öğrenci sayısı bir yılda yüzde 30 artmış. Bu çok dramatik. Bir senede yüzde 30 artmış öğrenci sayısı. Çocuklar örgün eğitim sisteminde sadece ders öğrenmiyor. Sosyalleşiyor ve beceri kazanıyor, bu anlamda örgün eğitim çok önemli.”

'Öğrenciler mecbur kaldı'

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız ise, bu artışta lise dönüşümlerinin etkili olduğunu savunuyor. Yıldız'a göre, Anadolu lisesine puanı yetmeyen, meslek lisesine veya imam hatip lisesine gitmek istemeyen öğrenciler mecburen açık liseye gitmek zorunda kaldı. Yıldız, konuyla ilgili şunları söyledi:

"4+4+4’ün olumsuzluklarının bir çırpıda su üstüne çıkması olanaklı değil. Orta vadede ortaya çıkacak sonuçlardan biri de açık lisenin güçlenmesiydi. Aslında zorunlu eğitim yılı arttı ama örgün eğitim dışına çıkış arttığı için zorunlu eğitim yılı fiilen azalıyor. Eğitim öğretim kavramı örgün eğitim ile anlatılır. Eğitim öğretim faaliyeti uzaktan olmaz. Açık liseye giden öğrenci sayısının artması 18 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasıyla ilgili adeta velinin önüne imkân veriyor gibi. Kız öğrenciler için de örgün eğitim dışına çıkmak erken evliliklere sebep olabilir."

Umay Aktaş Salman

Kaynak: Al Jazeera

> Açık liseye giden öğrenci sayısı artıyor

Açık liseye giden öğrenci sayısı son üç yılda yüzde 39 arttı. Düz liselerin kaldırılması, öğrencilerin Anadolu liselerine puanının yetmemesi ve liselerdeki derslik yetersizliği artışın nedenleri arasında.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2013-2014 eğitim-öğretim yılı istatistiklerini açıkladı. İstatistiklerdeki çarpıcı göstergelerden biri, açık liselerle ilgili. Buna göre, açık liseye giden öğrenci sayısı son üç yılda yüzde 39 oranında arttı. Uzmanlar açık liselere ilgiyi, 4+4+4 sistemine geçilmesine ve düz liselerin kaldırılmasına bağlıyor.

Öğrencinin zor kararı

MEB, 2010 yılında genel liselerin Anadolu liselerine ya da meslek lisesine dönüşmesi kararı almıştı. Dört yılda dönüşüm tamamlandı. Artık liseler; Anadolu lisesi, meslek lisesi ve imam hatip liselerinden ibaret. Düz liseler bu uygulamayla tarihe karıştı. Anadolu liseleri, Seviye Belirleme Sınavı (SBS) puanına göre öğrenci kabul ediyor. Anadolu lisesine puanı yetmeyen öğrenciler bu noktada bir tercih yapmak zorunda kalıyor. Meslek ya da imam hatip liselerini tercih etmezse işi zor. Çünkü artık düz lise yok. Sadece sınırlı sayıda olan Çok Programlı Lise'lerde düz lise programı sunuluyor.

Açık liseler, "çeşitli sebeplerle örgün eğitim sistemine katılamayanlar için uzaktan öğretim yöntemiyle eğitim veriyor". MEB’in verilerine göre, 2011-2012 eğitim döneminde açık lisede; 940 bin 268 öğrenci kayıtlıydı. Bir sonraki eğitim döneminde 4+4+4 sistemi uygulanmaya başlandı, ve 2012-2013'te açık lise kayıt sayısı yükseldi. İstatistiklere göre rakam 1 milyon 14 bin 409 oldu.

Yüzde 39 arttı

Bu eğitim döneminde (2013-2014) öğrenci sayısı  daha da yükseldi ve 1 milyon 306 bin 944 oldu. Hesaplamalar göre son üç yılda açık lisede okuyan öğrenci oranı yüzde 39 artış gösterdi. Eğitim uzmanlarına göre, bu rakam gelecek eğitim döneminde dershanelerin dönüşüm sürecinde daha da artabilir. Çünkü dershaneler açık lise olarak faaliyet gösterebilecek.

'Derslik ve öğretmen yok'

Eğitim Reformu Girişimi Araştırma Koordinatörü Alper Dinçer, artış oranlarını Al Jazeera'ya yorumladı. Dinçer, açık lise oranlarındaki artışta 4+4+4 eğitim sistemine geçişin payı olduğunu düşünüyor:

“4+4+4 ile 8. sınıftan sonra öğrencilerin liseye , dokuzuncu sınıfa geçmesi zorunlu oldu. Bu da daha fazla öğrencinin liseye başlayacağı anlamına geliyordu. Ancak o kadar öğrenciye hizmet verecek mekân ve öğretmen sıkıntısı vardı. Yeterli derslik ve öğretmen yok. Çünkü MEB, personel ve yatırım bütçesini zorunlu eğitimin 12 sene olmasını karşılayacak ölçüde değiştirmedi.  O zaman TEPAV VE ERG nitelikten feragat etmeden ne kadar kaynağa ihtiyacımız olduğunu araştırdık, söyledik. Bu bütçe yetmeyecek, sınıflar kalabalıklaşacak, pek çok öğrenciyi örgün eğitim içinde tutamayacağız demiştik. Öğrenci sayısı bir yılda yüzde 30 artmış. Bu çok dramatik. Bir senede yüzde 30 artmış öğrenci sayısı. Çocuklar örgün eğitim sisteminde sadece ders öğrenmiyor. Sosyalleşiyor ve beceri kazanıyor, bu anlamda örgün eğitim çok önemli.”

'Öğrenciler mecbur kaldı'

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız ise, bu artışta lise dönüşümlerinin etkili olduğunu savunuyor. Yıldız'a göre, Anadolu lisesine puanı yetmeyen, meslek lisesine veya imam hatip lisesine gitmek istemeyen öğrenciler mecburen açık liseye gitmek zorunda kaldı. Yıldız, konuyla ilgili şunları söyledi:

"4+4+4’ün olumsuzluklarının bir çırpıda su üstüne çıkması olanaklı değil. Orta vadede ortaya çıkacak sonuçlardan biri de açık lisenin güçlenmesiydi. Aslında zorunlu eğitim yılı arttı ama örgün eğitim dışına çıkış arttığı için zorunlu eğitim yılı fiilen azalıyor. Eğitim öğretim kavramı örgün eğitim ile anlatılır. Eğitim öğretim faaliyeti uzaktan olmaz. Açık liseye giden öğrenci sayısının artması 18 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasıyla ilgili adeta velinin önüne imkân veriyor gibi. Kız öğrenciler için de örgün eğitim dışına çıkmak erken evliliklere sebep olabilir."

Umay Aktaş Salman

Kaynak: Al Jazeera

Son Güncelleme: Cumartesi, 05 Nisan 2014 12:42

Gösterim: 2787

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), il-ilçe milli eğitim müdürlükleri şube müdürlüğü kadrolarına görevde yükselme suretiyle atamalar için başvuruları almaya başladı. Başvurular 10 Nisan'a kadar yapılabilecek.

Bakanlığın internet sitesinde yer alan duyuruda, Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda taşra teşkilatı il-ilçe milli eğitim müdürlükleri 1. derece bin 709 şube müdürü kadrosuna görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavı gerçekleştirildiği ve sözlü sınav sonuçlarının 7 Mart'ta duyrulduğu hatırlatıldı.

Açıklamaya göre, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki boş bin 709 şube müdürü kadrosuna atanmak için şube müdürü görevde yükselme sözlü sınavında 70 ve üzeri puan alanlar başvuruda bulunabilecek.

Başvurular 4-10 Nisan'da http://mebbis.meb.gov.tr/ internet adresindeki Elektronik Başvuru Formunu eksiksiz ve doğru olarak doldurmak suretiyle yapılacak.

Başvuruda bulunacakların MEBBİS e-Personel Modülündeki öğrenim durumu, hizmet durumu ve benzeri bilgilerindeki eksiklik ya da yanlışlık olması durumunda, düzeltmeye esas belgeleri ile başvuruları üzerine ilgili birimce gerekli düzeltmeler MEBBİS ortamında yapılacak.

Müracaatların onaylanıp-onaylanmadığı http://mebbis.meb.gov.tr/ internet adresinden başvuru süresi içerisinde takip edilebilecek.

Aday Elektronik Başvuru Formu ile yapmış olduğu başvurusunda, duyuruda belirtilen bütün şartları taşıdığını kabul etmiş sayılacak ve bu konularda yapılan eksiklik ve yanlışlıklardan doğacak sonuçlardan adayın kendisi sorumlu olacak. Gerekli şartları taşımadığı halde başvurular ile Elektronik Başvuru Formu dışında bir belgeyle başvuruların müracaatları işleme alınmayacak.

Atamalara ilişkin ayrıntılı bilgiye Bakanlığın, "http://ikgm.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabilecek.

> MEB şube müdürlüğü atama başvuruları başladı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), il-ilçe milli eğitim müdürlükleri şube müdürlüğü kadrolarına görevde yükselme suretiyle atamalar için başvuruları almaya başladı. Başvurular 10 Nisan'a kadar yapılabilecek.

Bakanlığın internet sitesinde yer alan duyuruda, Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda taşra teşkilatı il-ilçe milli eğitim müdürlükleri 1. derece bin 709 şube müdürü kadrosuna görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavı gerçekleştirildiği ve sözlü sınav sonuçlarının 7 Mart'ta duyrulduğu hatırlatıldı.

Açıklamaya göre, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki boş bin 709 şube müdürü kadrosuna atanmak için şube müdürü görevde yükselme sözlü sınavında 70 ve üzeri puan alanlar başvuruda bulunabilecek.

Başvurular 4-10 Nisan'da http://mebbis.meb.gov.tr/ internet adresindeki Elektronik Başvuru Formunu eksiksiz ve doğru olarak doldurmak suretiyle yapılacak.

Başvuruda bulunacakların MEBBİS e-Personel Modülündeki öğrenim durumu, hizmet durumu ve benzeri bilgilerindeki eksiklik ya da yanlışlık olması durumunda, düzeltmeye esas belgeleri ile başvuruları üzerine ilgili birimce gerekli düzeltmeler MEBBİS ortamında yapılacak.

Müracaatların onaylanıp-onaylanmadığı http://mebbis.meb.gov.tr/ internet adresinden başvuru süresi içerisinde takip edilebilecek.

Aday Elektronik Başvuru Formu ile yapmış olduğu başvurusunda, duyuruda belirtilen bütün şartları taşıdığını kabul etmiş sayılacak ve bu konularda yapılan eksiklik ve yanlışlıklardan doğacak sonuçlardan adayın kendisi sorumlu olacak. Gerekli şartları taşımadığı halde başvurular ile Elektronik Başvuru Formu dışında bir belgeyle başvuruların müracaatları işleme alınmayacak.

Atamalara ilişkin ayrıntılı bilgiye Bakanlığın, "http://ikgm.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabilecek.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Nisan 2014 15:33

Gösterim: 1922

Bu eğitim yılında geçerli olmak üzere, özel okullarda eğitim gören lise öğrencilerinin, puanla yerleştirilen devlet okullarına geçişlerinde kontenjan şartı aranmayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2013-2014 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere özel okullarda eğitim gören lise öğrencilerinin, puanla yerleştirilen devlet okullarına geçişlerinde kontenjan şartı aranmayacak.  

Yürürlükteki Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre, ortaöğretime yerleştirme esas puanla öğrenci alan liseler arasındaki nakil ve geçişlerde yerleştirme puanı ve okulun açık kontenjanı; yetenek sınavıyla öğrenci alan okullar arasındaki nakiller ve geçişlerde ise açık kontenjan ile öğrencinin geriye dönük sınıflar bazındaki yıl sonu başarı puanı esas alınıyordu. 

Herhangi bir puan kullanılmaksızın öğrenci alan liselerde ise nakil ve geçişlerde öğrencinin ikametgah adresi belirleyici oluyordu.

MEB tarafından yapılan yeni düzenlemeye göre, sadece 2013-2014 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere özel liselerden devlet liselerine nakil ve geçişlerde, nakil olunacak okulun taban puan şartına bağlı olarak kontenjan şartı aranmayacak.

Ortaöğretim yönetmeliğine göre, nakil işlemleri için temmuz, ağustos, eylül ve şubat aylarında haftada bir, diğer aylarda ise ayda bir kez başvuru yapılabiliyor. Değişiklikle, özel öğretim kurumlarından resmi okullara geçmek isteyenler için sadece bu eğitim öğretim yılında zaman şartı aranmayacak. 

Başvuru ve onay işlemleri il milli eğitim müdürlüklerince e-okul sistemi üzerinden yürütülecek. Geçiş ve nakillerde kontenjan şartı dışındaki diğer nakil şartları aranacak.

> Özel okullardan devlet okullarına geçişte kontenjan şartı aranmayacak

Bu eğitim yılında geçerli olmak üzere, özel okullarda eğitim gören lise öğrencilerinin, puanla yerleştirilen devlet okullarına geçişlerinde kontenjan şartı aranmayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2013-2014 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere özel okullarda eğitim gören lise öğrencilerinin, puanla yerleştirilen devlet okullarına geçişlerinde kontenjan şartı aranmayacak.  

Yürürlükteki Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre, ortaöğretime yerleştirme esas puanla öğrenci alan liseler arasındaki nakil ve geçişlerde yerleştirme puanı ve okulun açık kontenjanı; yetenek sınavıyla öğrenci alan okullar arasındaki nakiller ve geçişlerde ise açık kontenjan ile öğrencinin geriye dönük sınıflar bazındaki yıl sonu başarı puanı esas alınıyordu. 

Herhangi bir puan kullanılmaksızın öğrenci alan liselerde ise nakil ve geçişlerde öğrencinin ikametgah adresi belirleyici oluyordu.

MEB tarafından yapılan yeni düzenlemeye göre, sadece 2013-2014 eğitim öğretim yılında geçerli olmak üzere özel liselerden devlet liselerine nakil ve geçişlerde, nakil olunacak okulun taban puan şartına bağlı olarak kontenjan şartı aranmayacak.

Ortaöğretim yönetmeliğine göre, nakil işlemleri için temmuz, ağustos, eylül ve şubat aylarında haftada bir, diğer aylarda ise ayda bir kez başvuru yapılabiliyor. Değişiklikle, özel öğretim kurumlarından resmi okullara geçmek isteyenler için sadece bu eğitim öğretim yılında zaman şartı aranmayacak. 

Başvuru ve onay işlemleri il milli eğitim müdürlüklerince e-okul sistemi üzerinden yürütülecek. Geçiş ve nakillerde kontenjan şartı dışındaki diğer nakil şartları aranacak.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Nisan 2014 10:25

Gösterim: 9132

Eğitim Bir-Sen, ilköğretim ve liselerde okuyan öğrencilerin, başörtülü derslere katılmasını disiplin suçu sayan hükümlerin yönetmeliklerden çıkarılmasını istedi

Eğitim Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) başvurarak, ilköğretim ve liselerde okuyan öğrencilerin, başörtülü derslere katılmasını disiplin suçu sayan hükümlerin yönetmelikten çıkarılmasını talep etti.

Eğitim Bir-Sen, kamuoyunda "Demokratikleşme Paketi" olarak bilinen Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, 13 Nisan'da yürürlüğe girmesinin ardından, başörtüsü konusunda Bakanlığa başvurdu.

Başvuruda, "Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi"ne dair kanunla, Türk Ceza Kanunu’nun 115 ve 122. maddelerinde değişiklik yapıldığı anımsatıldı.

Değişikliklerle, "dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi" ile  "dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasının engellenmesi"nin suç sayıldığı belirtildi. 

Başvuruda değişikliklerle, kanun koyucunun dini inancın, bu inancın gerektirdiği ibadet ve davranış biçimlerinin her ne suretle olursa olsun engellenmesini, din, vicdan ve inanç özgürlüğü bağlamında temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının engellenmesi olarak gördüğü ve ceza kanununda suç olarak kabul ettiği, böylece vatandaşların dini inanç ve inanışlarının gereğini, kamusal alanda da herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın serbestçe yerine getirebilmesinin öngörüldüğü belirtildi.

İlköğretim ve ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde, MEB'e bağlı okullardaki öğrencilerin "Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmeliğe" aykırı davranmasının disiplin cezasını gerektirdiğinin hatırlatıldığı başvuruda, Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla vatandaşların dini inanç ve inanışlarının gereğini yerine getirmesinin her ne suretle olursa olsun engellenmesinin suç teşkil ettiği dikkate alındığında, söz konusu yönetmelik hükümlerinin kanuna ve hukuka aykırı hale geldiğine şüphe olmadığı ifade edildi.

Başvuruda, 6529 sayılı Kanun hükümlerinin gözetilerek, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinde yer alan "başı açık" ibaresi ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ndeki "başı açık derse girmemeyi" disiplin suçu sayan hükümlerin çıkartılması talep edildi.

> Okullarda başörtüsü yasağı kalkıyor mu?

Eğitim Bir-Sen, ilköğretim ve liselerde okuyan öğrencilerin, başörtülü derslere katılmasını disiplin suçu sayan hükümlerin yönetmeliklerden çıkarılmasını istedi

Eğitim Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) başvurarak, ilköğretim ve liselerde okuyan öğrencilerin, başörtülü derslere katılmasını disiplin suçu sayan hükümlerin yönetmelikten çıkarılmasını talep etti.

Eğitim Bir-Sen, kamuoyunda "Demokratikleşme Paketi" olarak bilinen Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, 13 Nisan'da yürürlüğe girmesinin ardından, başörtüsü konusunda Bakanlığa başvurdu.

Başvuruda, "Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi"ne dair kanunla, Türk Ceza Kanunu’nun 115 ve 122. maddelerinde değişiklik yapıldığı anımsatıldı.

Değişikliklerle, "dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi" ile  "dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasının engellenmesi"nin suç sayıldığı belirtildi. 

Başvuruda değişikliklerle, kanun koyucunun dini inancın, bu inancın gerektirdiği ibadet ve davranış biçimlerinin her ne suretle olursa olsun engellenmesini, din, vicdan ve inanç özgürlüğü bağlamında temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının engellenmesi olarak gördüğü ve ceza kanununda suç olarak kabul ettiği, böylece vatandaşların dini inanç ve inanışlarının gereğini, kamusal alanda da herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın serbestçe yerine getirebilmesinin öngörüldüğü belirtildi.

İlköğretim ve ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde, MEB'e bağlı okullardaki öğrencilerin "Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmeliğe" aykırı davranmasının disiplin cezasını gerektirdiğinin hatırlatıldığı başvuruda, Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla vatandaşların dini inanç ve inanışlarının gereğini yerine getirmesinin her ne suretle olursa olsun engellenmesinin suç teşkil ettiği dikkate alındığında, söz konusu yönetmelik hükümlerinin kanuna ve hukuka aykırı hale geldiğine şüphe olmadığı ifade edildi.

Başvuruda, 6529 sayılı Kanun hükümlerinin gözetilerek, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’in 4. maddesinde yer alan "başı açık" ibaresi ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ndeki "başı açık derse girmemeyi" disiplin suçu sayan hükümlerin çıkartılması talep edildi.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Nisan 2014 11:29

Gösterim: 2776

ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavında  (YGS) çıkan soruların yüzde 20'sini oluşturan 32 soruya adayların, verdikleri cevapları izlemesi ve cevap kağıtlarındaki işaretlemeleri  kontrol etmesini sağlamak için güncellenen "Soru Kitapçığı Görüntüleme Sistemi"ni saat 17.00'den itibaren erişime açacağını bildirdi.

YGS soru kitapçığı ve cevap anahtarınızı görüntülemek için TIKLAYIN

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, YGS'ye giren adayların cevap kağıtlarının görüntüleri, sınava giren adayların kendi cevap kağıtlarını inceleyebilmeleri amacıyla 29 Mart'ta erişime açılmıştı.

Sınav sorularının yüzde 20’sini oluşturan ve temel soru kitapçığı adı altında adayların ve kamuoyunun bilgisine sunulan sorular, adayların bu sorulara verdikleri cevapları da izlemesini ve cevap kağıdı üzerindeki işaretlemelerini kontrol etmelerini sağlamak amacıyla bugün saat 17.00'den itibaren erişime açılacak.

Adaylar, sınavda kendi cevap kağıtlarına kodladıkları soru kitapçığı numarasına ve bu kitapçıkta yer alan sorulara (yayımlanan yüzde 20) "Soru Kitapçığı Görüntüleme Sistemi'nin "http://skgs.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaralarıyla erişebilecek.

Adaylar, sisteme giriş yaptıktan sonra, ilgili sınavı ve görüntülemek istedikleri soru numarasını seçtiklerinde ekranda soru kökünü, cevap seçeneklerini ve sorunun doğru cevabını görebilecek.

Bu uygulama, adayı bilgilendirme amacıyla yapılıyor. Görüntülenen sayfa belge niteliği taşımayacak. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınacak.

> YGS cevap kağıtları ile soru kitapçıkları erişime açıldı

ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavında  (YGS) çıkan soruların yüzde 20'sini oluşturan 32 soruya adayların, verdikleri cevapları izlemesi ve cevap kağıtlarındaki işaretlemeleri  kontrol etmesini sağlamak için güncellenen "Soru Kitapçığı Görüntüleme Sistemi"ni saat 17.00'den itibaren erişime açacağını bildirdi.

YGS soru kitapçığı ve cevap anahtarınızı görüntülemek için TIKLAYIN

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, YGS'ye giren adayların cevap kağıtlarının görüntüleri, sınava giren adayların kendi cevap kağıtlarını inceleyebilmeleri amacıyla 29 Mart'ta erişime açılmıştı.

Sınav sorularının yüzde 20’sini oluşturan ve temel soru kitapçığı adı altında adayların ve kamuoyunun bilgisine sunulan sorular, adayların bu sorulara verdikleri cevapları da izlemesini ve cevap kağıdı üzerindeki işaretlemelerini kontrol etmelerini sağlamak amacıyla bugün saat 17.00'den itibaren erişime açılacak.

Adaylar, sınavda kendi cevap kağıtlarına kodladıkları soru kitapçığı numarasına ve bu kitapçıkta yer alan sorulara (yayımlanan yüzde 20) "Soru Kitapçığı Görüntüleme Sistemi'nin "http://skgs.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaralarıyla erişebilecek.

Adaylar, sisteme giriş yaptıktan sonra, ilgili sınavı ve görüntülemek istedikleri soru numarasını seçtiklerinde ekranda soru kökünü, cevap seçeneklerini ve sorunun doğru cevabını görebilecek.

Bu uygulama, adayı bilgilendirme amacıyla yapılıyor. Görüntülenen sayfa belge niteliği taşımayacak. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınacak.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Nisan 2014 10:21

Gösterim: 2185


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.