Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Atama bekleyen öğretmenlere müjde. Başbakan Erdoğan, Şubat’ta 10 bin öğretmen ataması yapılacağını belirtti.

Başbakan Erdoğan, ATV ve A Haber ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Öğretmenlerin aylardır beklediği atama haberini Başbakan Erdoğan'dan verdi. Erdoğan, Şubat'ta 10 bin öğretmen ataması yapılacağını belirtti. 

Erdoğan şunları söyledi;

"10 yılda 400 bin öğretmeni Milli Eğitim’e kazandırdık. Bütçemizi dikkatli bir şekilde değerlendireceğiz, kullanacağız. Şubat ayında 10 bin öğretmen atamayı öngörüyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıl içinde öğretmen açığımızı sıfırlamış olacağız” dedi.

Ayrıntılar geliyor...




> Şubat’ta 10 bin öğretmen ataması yapılacak

Atama bekleyen öğretmenlere müjde. Başbakan Erdoğan, Şubat’ta 10 bin öğretmen ataması yapılacağını belirtti.

Başbakan Erdoğan, ATV ve A Haber ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Öğretmenlerin aylardır beklediği atama haberini Başbakan Erdoğan'dan verdi. Erdoğan, Şubat'ta 10 bin öğretmen ataması yapılacağını belirtti. 

Erdoğan şunları söyledi;

"10 yılda 400 bin öğretmeni Milli Eğitim’e kazandırdık. Bütçemizi dikkatli bir şekilde değerlendireceğiz, kullanacağız. Şubat ayında 10 bin öğretmen atamayı öngörüyoruz. Önümüzdeki 4-5 yıl içinde öğretmen açığımızı sıfırlamış olacağız” dedi.

Ayrıntılar geliyor...




Son Güncelleme: Perşembe, 21 Kasım 2013 12:51

Gösterim: 2053

Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Bakanlar Kurulu toplantısında dershaneler konusu enine boyuna tartışılmıştır. Alacağımız karar hiç kimseye zarar vermeyecek" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, THY'nin tarifeli uçağıyla ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, "Bugün Fethullah Gülen'in dershaneler ve özel okulları, devlete devredilebileceklerine ilişkin bir mesaj gazetelerde yer aldı. Bununla ilgili görüşleriniz nedir? ABD seyahatinizde Fethullah Gülen ile herhangi bir görüşme öngörüyor musunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi:

"New York'a gitmişken çok yakın bir yerde bulunan Muhterem Hocamızı ziyaret etmem düşünülebilirdi. Bunu gönülden arzu ederim. Çünkü kendisini sevdiğimizi, saydığımızı, yıllar öncesinden tanıştığımızı her zaman ifade etmiştim ama bu kez maalesef görüşmeyeceğim. Çünkü Türkiye'de yaşanan son olaylarda veya siyasi boyutuyla bu ziyaretimin eleştirileceğini düşünüyorum. Ne Muhterem Hocamızı rahatsız etmek gibi bir niyetim var ne de hükümetimizin üzerinde böyle bir görüşmenin farklı yorumlanmasından dolayı bir yıpranmaya doğrusu müstehak olmadığımızı düşünüyorum. Buradan ifade etmiş olayım ki gönlümden çok arzu etmeme rağmen maalesef sayın Muhterem Hocamızla bu ziyaretim sırasında bir görüşmemiz olmayacak."

Dershaneler tartışmasına ilişkin ise Arınç, daha önce Bakanlar Kurulu toplantısından sonra geniş bir açıklama yaptığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Bahsettiğiniz gelişmeleri ben de basından takip ediyorum. Bildiğim kadarıyla olay şudur: Dershaneler dendiği zaman Türkiye'de şu kadar bin dershane, şu kadar bin öğrenci, şu kadar bin öğretmen varsa, bunların hepsinin sizin cemaat dediğiniz benim daha çok Hizmet Hareketi olarak yorumladığım gruba ait olduğunu düşünmeyin. Dershaneler, ticari amaçlarla kurulan özel teşebbüslerdir. Öğrencilerden para alırlar, öğretmenlerine para öderler, kira öderler. Bu, dershanelerde verdikleri kursların karşılığı, maddi olarak düşünülmelidir ama Hizmet Hareketi bunu yaparken daha fedakar davranmış olabilir. Siz bütün bu dershaneleri Hizmet Hareketi'ne mensup kurumlar olarak nitelendirirseniz, o Hizmet Hareketi'ne karşı büyük bir yanlışlık olacağı gibi, farklı amaçlarla, daha doğrusu ticari amaçlarla dershanecilik yapan ve hiç de böyle düşünceyi taşımayan diğerlerine haksızlık yapmış olursunuz."

Bu soruna rasyonel bakmak zorunda olduklarını bildiren Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hiçbir kurumun, hiçbir kurumun taşıdığı amacı ve diğerlerini-diğerlerini dikkate almak bir tarafa- bunların Türkiye'de yasal kuruluşlar olduğunu, okullarda verilen derslerin yanında, takviye amacıyla, onları üniversiteye, hatta belli okulları kazanmaya yönelik bir katkı olduğunu düşünmemiz lazım. Eğer Hizmet Hareketi'ne bağlı olduğunu iddia eden kurumlarla ilgili söylüyorsanız, Muhterem Hocaefendi'nin daha önce de biliyorum ki hükümetimize karşı herhangi bir yanlış ve farklı düşüncesi yoktur. Hükümetimizi, Başbakanımızı her zaman çok sevdiğini, Türkiye'ye çok yararlı hizmet yaptığını ve eğer dershaneler konusunda farklı düşünüyor ve bunların kapatılması gerektiğine inanıyorsa hükümetin, dershanelerin, kursların, okuma salonlarının, etüd merkezlerinin eğitimimiz açısından, öğrencilerimiz açısından faydalı olduğunu, kapatılmaması gerektiğini Muhterem Hocaefendi söylüyor. Bu çok doğru bir gerekçe olabilir. Bunun karşılığında diyor ki 'Kapatmayın ama eğer isterseniz, bütün bu dershaneleri, okuma salonlarını siz kullanın, yine de öğrencilerimize faydalı olsun.' Bu bir fedakarlıktır. Bu düşüncenin sahibini takdir etmek gerekir."

Diğer dershane sahiplerinin böyle düşünmeyebileceğini kaydeden Arınç, "Bizim hükümet olarak yapacağımız şey, rasyonel düşünmektir. Rasyonel düşünürken, bu dershanelere olan ihtiyacın, bu dershanelerde aldıkları takviye kurslarla veya eğitimle yarışta başarılı olmak isteyen öğrencilerimizin, o dershanelerde fedakarca eğitim hizmetine katkıda bulunan öğretmenlerin de geleceğini düşünmek zorundayız. Bunu düşündüğümüz içindir ki geçtiğimiz Bakanlar Kurulu toplantısında mesele enine boyuna tartışılmıştır. Alacağımız karar hiçkimseye zarar vermeyecektir" dedi.

> Dershanelerle ilgili karar hiç kimseye zarar vermeyecek

Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Bakanlar Kurulu toplantısında dershaneler konusu enine boyuna tartışılmıştır. Alacağımız karar hiç kimseye zarar vermeyecek" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, THY'nin tarifeli uçağıyla ABD'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, "Bugün Fethullah Gülen'in dershaneler ve özel okulları, devlete devredilebileceklerine ilişkin bir mesaj gazetelerde yer aldı. Bununla ilgili görüşleriniz nedir? ABD seyahatinizde Fethullah Gülen ile herhangi bir görüşme öngörüyor musunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi:

"New York'a gitmişken çok yakın bir yerde bulunan Muhterem Hocamızı ziyaret etmem düşünülebilirdi. Bunu gönülden arzu ederim. Çünkü kendisini sevdiğimizi, saydığımızı, yıllar öncesinden tanıştığımızı her zaman ifade etmiştim ama bu kez maalesef görüşmeyeceğim. Çünkü Türkiye'de yaşanan son olaylarda veya siyasi boyutuyla bu ziyaretimin eleştirileceğini düşünüyorum. Ne Muhterem Hocamızı rahatsız etmek gibi bir niyetim var ne de hükümetimizin üzerinde böyle bir görüşmenin farklı yorumlanmasından dolayı bir yıpranmaya doğrusu müstehak olmadığımızı düşünüyorum. Buradan ifade etmiş olayım ki gönlümden çok arzu etmeme rağmen maalesef sayın Muhterem Hocamızla bu ziyaretim sırasında bir görüşmemiz olmayacak."

Dershaneler tartışmasına ilişkin ise Arınç, daha önce Bakanlar Kurulu toplantısından sonra geniş bir açıklama yaptığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Bahsettiğiniz gelişmeleri ben de basından takip ediyorum. Bildiğim kadarıyla olay şudur: Dershaneler dendiği zaman Türkiye'de şu kadar bin dershane, şu kadar bin öğrenci, şu kadar bin öğretmen varsa, bunların hepsinin sizin cemaat dediğiniz benim daha çok Hizmet Hareketi olarak yorumladığım gruba ait olduğunu düşünmeyin. Dershaneler, ticari amaçlarla kurulan özel teşebbüslerdir. Öğrencilerden para alırlar, öğretmenlerine para öderler, kira öderler. Bu, dershanelerde verdikleri kursların karşılığı, maddi olarak düşünülmelidir ama Hizmet Hareketi bunu yaparken daha fedakar davranmış olabilir. Siz bütün bu dershaneleri Hizmet Hareketi'ne mensup kurumlar olarak nitelendirirseniz, o Hizmet Hareketi'ne karşı büyük bir yanlışlık olacağı gibi, farklı amaçlarla, daha doğrusu ticari amaçlarla dershanecilik yapan ve hiç de böyle düşünceyi taşımayan diğerlerine haksızlık yapmış olursunuz."

Bu soruna rasyonel bakmak zorunda olduklarını bildiren Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hiçbir kurumun, hiçbir kurumun taşıdığı amacı ve diğerlerini-diğerlerini dikkate almak bir tarafa- bunların Türkiye'de yasal kuruluşlar olduğunu, okullarda verilen derslerin yanında, takviye amacıyla, onları üniversiteye, hatta belli okulları kazanmaya yönelik bir katkı olduğunu düşünmemiz lazım. Eğer Hizmet Hareketi'ne bağlı olduğunu iddia eden kurumlarla ilgili söylüyorsanız, Muhterem Hocaefendi'nin daha önce de biliyorum ki hükümetimize karşı herhangi bir yanlış ve farklı düşüncesi yoktur. Hükümetimizi, Başbakanımızı her zaman çok sevdiğini, Türkiye'ye çok yararlı hizmet yaptığını ve eğer dershaneler konusunda farklı düşünüyor ve bunların kapatılması gerektiğine inanıyorsa hükümetin, dershanelerin, kursların, okuma salonlarının, etüd merkezlerinin eğitimimiz açısından, öğrencilerimiz açısından faydalı olduğunu, kapatılmaması gerektiğini Muhterem Hocaefendi söylüyor. Bu çok doğru bir gerekçe olabilir. Bunun karşılığında diyor ki 'Kapatmayın ama eğer isterseniz, bütün bu dershaneleri, okuma salonlarını siz kullanın, yine de öğrencilerimize faydalı olsun.' Bu bir fedakarlıktır. Bu düşüncenin sahibini takdir etmek gerekir."

Diğer dershane sahiplerinin böyle düşünmeyebileceğini kaydeden Arınç, "Bizim hükümet olarak yapacağımız şey, rasyonel düşünmektir. Rasyonel düşünürken, bu dershanelere olan ihtiyacın, bu dershanelerde aldıkları takviye kurslarla veya eğitimle yarışta başarılı olmak isteyen öğrencilerimizin, o dershanelerde fedakarca eğitim hizmetine katkıda bulunan öğretmenlerin de geleceğini düşünmek zorundayız. Bunu düşündüğümüz içindir ki geçtiğimiz Bakanlar Kurulu toplantısında mesele enine boyuna tartışılmıştır. Alacağımız karar hiçkimseye zarar vermeyecektir" dedi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Kasım 2013 14:56

Gösterim: 1675

British Council, Türkçe'yi Birleşik Krallık'ta gelecek 20 yılı için en önemli 10 dil arasında gösterdi.

British Council'ın yayımladığı Geleceğin Dilleri Raporu'na göre Türkçe, Arapça, İspanyolca, Fransızca, Çince, Almanca, Portekizce, İtalyanca, Rusça ve Japonca ile Birleşik Krallık'ta gelecek 20 yılki ekonomik, jeopolitik, kültürel ve eğitim çalışmaları için önemli olacak.

Raporda bu dillerden birini ya da birkaçını konuşamamanın, Birleşik Krallık'ta gelecek yıllardaki küresel mevkisini ve refahını olumsuz etkileceğine dikkati çekiliyor. Raporda ayrıca, Birleşik Krallık'ta bu dilleri bilen kişi sayısının oldukça az olduğu kaydedililyor. British Council, "Geleceğin En Önemli 10 Dili" sıralamasını, İngiltere'nin ülkelerle ticari, diplomatik, güvenlik ve turizm ilişkileri dikkate alarak hazırladı.

Raporda, "YouGov" adlı araştırma şirketinin belirlenen en önemli 10 dili ülkede konuşanlarla ilgili anketi de yer aldı. Araştırma sonucuna göre Birleşik Krallık'ta, yüzde 15 Fransızca, yüzde 6 Almanca, yüzde 4 İspanyolca, yüzde 2 İtalyanca, yüzde 1 Arapça, Çince, Rusça ve Japonca, yüzde 1'den az ise Türkçe ve Portekizce konuşulabiliyor.

> Türkçe ‘Geleceğin En Önemli 10 Dili’ arasında

British Council, Türkçe'yi Birleşik Krallık'ta gelecek 20 yılı için en önemli 10 dil arasında gösterdi.

British Council'ın yayımladığı Geleceğin Dilleri Raporu'na göre Türkçe, Arapça, İspanyolca, Fransızca, Çince, Almanca, Portekizce, İtalyanca, Rusça ve Japonca ile Birleşik Krallık'ta gelecek 20 yılki ekonomik, jeopolitik, kültürel ve eğitim çalışmaları için önemli olacak.

Raporda bu dillerden birini ya da birkaçını konuşamamanın, Birleşik Krallık'ta gelecek yıllardaki küresel mevkisini ve refahını olumsuz etkileceğine dikkati çekiliyor. Raporda ayrıca, Birleşik Krallık'ta bu dilleri bilen kişi sayısının oldukça az olduğu kaydedililyor. British Council, "Geleceğin En Önemli 10 Dili" sıralamasını, İngiltere'nin ülkelerle ticari, diplomatik, güvenlik ve turizm ilişkileri dikkate alarak hazırladı.

Raporda, "YouGov" adlı araştırma şirketinin belirlenen en önemli 10 dili ülkede konuşanlarla ilgili anketi de yer aldı. Araştırma sonucuna göre Birleşik Krallık'ta, yüzde 15 Fransızca, yüzde 6 Almanca, yüzde 4 İspanyolca, yüzde 2 İtalyanca, yüzde 1 Arapça, Çince, Rusça ve Japonca, yüzde 1'den az ise Türkçe ve Portekizce konuşulabiliyor.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Kasım 2013 13:10

Gösterim: 1217

Yeditepe Üniversitesi’nin Kurucu rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil hayatını kaybetti. Cenazesi yarın saat 09.15’de Rektörlük önünde yapılacak törenin ardından defnedilecek.

Yeditepe Üniversitesi’nden  yapılan açıklamada Prof. Dr. Ahmet Serpil’in hayatını kaybettiği belirtilerek, “Üniversitemiz Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.  Hocamızın cenazesi, yarın sabah (21 Kasım) saat 09.15’te Rektörlük önünde yapılacak törenin ardından, Karacaahmet Şakirin Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip, Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilecek” denildi.

Prof. Dr. Ahmet Serpil

Balıkesir’in Edremit ilçesinde 1944 yılında dünyaya gelen Prof. Dr. Ahmet Serpil, 1964 yılında Robert Kolej’den (RC’64), 1969 yılında da İstanbul İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi, İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Doktora ve Doçentlik unvanlarını alan Prof. Dr. Serpil’e 1988 yılında Marmara Üniversitesi’nde profesörlük unvanı verilmiştir. 

1979 -1982 yılları arasında İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Doktora Programı Yöneticisi olarak görev yapan Prof. Dr. Ahmet Serpil, sırasıyla; İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi, Enstitü Müdürü, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi, İşletme Doktora Programı Yürütücüsü Enstitü Müdürü, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, İş İdaresi Merkezi Başkanı, Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Okulu Müdür Vekili, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Vekili, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Fakülte Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı, Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Araştırma ve Uygulama Merkezi, Yönetim Kurulu Üyesi, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı, Marmara Üniversitesi Örgütsel Yönetimi Yüksek Lisans + Doktora Programı Yöneticisi (Türkiye’de ilk), Marmara Üniversitesi Mühendislik Yönetimi Yüksek Lisans + Doktora Programı Yöneticisi (Türkiye’de ilk), Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı, Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Yüksek Lisans ve Doktora Programı Yöneticisi, Herteks Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı, Hermod Tekstil Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.

Prof. Dr. Serpil, 1996 yılında Yeditepe Üniversitesi’nin Kurucu Rektörü olarak göreve başlayıp, 2010 yılında Rektörlük görevini Prof. Dr. Nurcan Baç’a devredip, Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi olarak görevine devam etmiştir.

Prof. Dr. Ahmet Serpil, AIESEC (Türkiye), Robert College – İstanbul Mezunlar Derneği, Büyük Kulüp, Bizimtepe Derneği üyeliklerinin yanı sıra Marmara Üniversitesi Eğitim ve Yardım Kurumu kuruculuğu, Türk Sevk ve İdare Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Üniversitesi Teknoloji Vakfı Kurucu ve Mütevelli Heyet Üyeliği görevlerini yürütmüştür.

> Yeditepe’nin kurucu rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil vefat etti

Yeditepe Üniversitesi’nin Kurucu rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil hayatını kaybetti. Cenazesi yarın saat 09.15’de Rektörlük önünde yapılacak törenin ardından defnedilecek.

Yeditepe Üniversitesi’nden  yapılan açıklamada Prof. Dr. Ahmet Serpil’in hayatını kaybettiği belirtilerek, “Üniversitemiz Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.  Hocamızın cenazesi, yarın sabah (21 Kasım) saat 09.15’te Rektörlük önünde yapılacak törenin ardından, Karacaahmet Şakirin Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip, Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilecek” denildi.

Prof. Dr. Ahmet Serpil

Balıkesir’in Edremit ilçesinde 1944 yılında dünyaya gelen Prof. Dr. Ahmet Serpil, 1964 yılında Robert Kolej’den (RC’64), 1969 yılında da İstanbul İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi, İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede Doktora ve Doçentlik unvanlarını alan Prof. Dr. Serpil’e 1988 yılında Marmara Üniversitesi’nde profesörlük unvanı verilmiştir. 

1979 -1982 yılları arasında İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Doktora Programı Yöneticisi olarak görev yapan Prof. Dr. Ahmet Serpil, sırasıyla; İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi, Enstitü Müdürü, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi, İşletme Doktora Programı Yürütücüsü Enstitü Müdürü, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, İş İdaresi Merkezi Başkanı, Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Okulu Müdür Vekili, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Vekili, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Fakülte Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı, Marmara Üniversitesi Yabancı Diller Araştırma ve Uygulama Merkezi, Yönetim Kurulu Üyesi, Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı, Marmara Üniversitesi Örgütsel Yönetimi Yüksek Lisans + Doktora Programı Yöneticisi (Türkiye’de ilk), Marmara Üniversitesi Mühendislik Yönetimi Yüksek Lisans + Doktora Programı Yöneticisi (Türkiye’de ilk), Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı, Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Yüksek Lisans ve Doktora Programı Yöneticisi, Herteks Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı, Hermod Tekstil Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.

Prof. Dr. Serpil, 1996 yılında Yeditepe Üniversitesi’nin Kurucu Rektörü olarak göreve başlayıp, 2010 yılında Rektörlük görevini Prof. Dr. Nurcan Baç’a devredip, Yeditepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi olarak görevine devam etmiştir.

Prof. Dr. Ahmet Serpil, AIESEC (Türkiye), Robert College – İstanbul Mezunlar Derneği, Büyük Kulüp, Bizimtepe Derneği üyeliklerinin yanı sıra Marmara Üniversitesi Eğitim ve Yardım Kurumu kuruculuğu, Türk Sevk ve İdare Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Üniversitesi Teknoloji Vakfı Kurucu ve Mütevelli Heyet Üyeliği görevlerini yürütmüştür.

Son Güncelleme: Perşembe, 21 Kasım 2013 10:09

Gösterim: 2337

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde üniversite sınavlarına, sınavla öğrenci alan liseler ile meslek sınavlarına hazırlık kursları açılabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı halk eğitim merkezlerinde üniversite sınavlarına, sınavla öğrenci alan liseler ile meslek sınavlarına hazırlık kursları açılabilecek.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünce halk eğitim merkezlerinde açılabilecek destekleyici kurslara ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında ''Kişisel Gelişim ve Eğitim'' alanı altında açılan destekleyici kurslarda yapılan düzenleme hatırlatıldı.

Buna göre, fen, sosyal bilimler, Anadolu liseleri, Anadolu öğretmen, güzel sanatlar ve spor liseleri; Anadolu imam hatip ve imam hatip liseleri ile genel, mesleki ve teknik liseleri öğrencileri için ''Ortaöğretim Kurumları Öğrencilerine Yönelik Destekleyici Kurslar'' açılabilecek. Üniversiteye hazırlık kursları da bu kapsamda olacak.

Öte yandan Anadolu liseleri, fen lisesi ve kolejlere hazırlık kurslarıyla bursluluk ve yatılılık sınavlarına hazırlık için ise ''Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Destekleyici'' kurslar açılabilecek.

Halk eğitim merkezlerinde ayrıca kaymakamlık, hakimlik, müfettişlik gibi meslek sınavlarına hazırlık kursları da düzenlenebilecek.

Tüm kurslarda 256 saat ders verilebilecek. Destekleyici kursların içerikleri, bireylerin ihtiyaçları ve kurumların imkanları doğrultusunda merkezler ve milli eğitim müdürlüklerince hazırlanacak.

Kurslara katılanlara ''Kurs Bitirme Belgesi'' yerine, ''Katılım Belgesi" verilecek.

> MEB, kendi bünyesinde dershane açabilecek

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim merkezlerinde üniversite sınavlarına, sınavla öğrenci alan liseler ile meslek sınavlarına hazırlık kursları açılabilecek.

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı halk eğitim merkezlerinde üniversite sınavlarına, sınavla öğrenci alan liseler ile meslek sınavlarına hazırlık kursları açılabilecek.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünce halk eğitim merkezlerinde açılabilecek destekleyici kurslara ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında ''Kişisel Gelişim ve Eğitim'' alanı altında açılan destekleyici kurslarda yapılan düzenleme hatırlatıldı.

Buna göre, fen, sosyal bilimler, Anadolu liseleri, Anadolu öğretmen, güzel sanatlar ve spor liseleri; Anadolu imam hatip ve imam hatip liseleri ile genel, mesleki ve teknik liseleri öğrencileri için ''Ortaöğretim Kurumları Öğrencilerine Yönelik Destekleyici Kurslar'' açılabilecek. Üniversiteye hazırlık kursları da bu kapsamda olacak.

Öte yandan Anadolu liseleri, fen lisesi ve kolejlere hazırlık kurslarıyla bursluluk ve yatılılık sınavlarına hazırlık için ise ''Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Destekleyici'' kurslar açılabilecek.

Halk eğitim merkezlerinde ayrıca kaymakamlık, hakimlik, müfettişlik gibi meslek sınavlarına hazırlık kursları da düzenlenebilecek.

Tüm kurslarda 256 saat ders verilebilecek. Destekleyici kursların içerikleri, bireylerin ihtiyaçları ve kurumların imkanları doğrultusunda merkezler ve milli eğitim müdürlüklerince hazırlanacak.

Kurslara katılanlara ''Kurs Bitirme Belgesi'' yerine, ''Katılım Belgesi" verilecek.

Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Kasım 2013 11:37

Gösterim: 1601


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.