Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Türkiye’nin odağı insan olan ilk ve tek teknoloji koleji Tink, 2017 - 2018 eğitim öğretim yılını çok özel bir programla tamamladı. Tink Kurucusu ve CEO’su Zeynep Dereli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen yıl sonu törenine, yurt içinden ve yurt dışından alanında öncü isimler eşlik etti.

tink_kolejTörenin açılışında, Cambridge Judge Business School kurucusu Lady Barbara Judge ve Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül birer konuşma gerçekleştirildi. Avrasya Liderlik Programı kapsamında Türkiye’de bulunan Harvard mezunu profesyoneller ise siber güvenlikten uluslararası ilişkilere uzanan konularda tecrübelerini öğrencilerle paylaşarak fikir alışverişinde bulundu.

Geleceğin teknoloji okuryazarlarını ve girişimcilerini yetiştirmek amacıyla 2017 - 2018 eğitim öğretim yılında kapılarını açan Tink, çok özel bir yıl sonu töreniyle yaz tatiline girdi. Tink’in Sancaktepe’de yer alan kampüsünde, Kurucu ve CEO Zeynep Dereli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen törene, yurt içinden ve yurt dışından alanında öncü isimler eşlik etti.

Zeynep Dereli: Dünyayı yönetecek bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz
Okul yönetimi, davetliler, veliler, veli adayları ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Zeynep Dereli, ilk yıllarını değerlendirdi. Dünyayı yönetecek bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Dereli, “Dünya her anlamda değişiyor ve dönüşüyor. Sadece iş yapış şekillerimiz değil, yaşamımız da dijitalleşiyor. Bizim bu değişime ayak uydurmamız, daha da önemlisi buna ayak uydurabilecek nesiller yetiştirmemiz şart. Okulumuz Tink’te, ülkemize inovatif projeler kazandıracak gençler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Çok uzak bir gelecekte değil, birkaç yıl içinde, geliştirdiğimiz projelerle ülke olarak dünyanın gündeminde olacağımıza inanıyorum” dedi.

İlk yıllarında birçok proje geliştirip özel etkinliklere imza attıklarını söyleyen Tink Kampüs Müdürü Özlem Akarsu ise yalnızca teknoloji ile sınırlı kalmadıklarını, öğrencilerin sanat, spor ve girişimciliğe odaklanmaları için çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Lady Barbara Judge: Bildikleriniz değil, bilgiyi nasıl kullandığınız önemli
Açılış konuşmalarının ardından ilk sözü, İngiltere Atom Enerjisi Kurumu’nun eski başkanlarından ve İngiltere Ticaret Odası’nın ilk kadın başkanı Lady Barbara Judge aldı. Anılarıyla konukların ve öğrencilerin büyük ilgisini çeken Judge, “Tarih, matematik ya da bilim hakkında geniş bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Ancak önemli olan bildikleriniz değil, onları nasıl kullandığınızdır. Ve tüm bu süreç hem bugününüzü hem de geleceğinizi etkiler” diye konuştu.
Hayallerin peşinde koşmanın ulaşılmak istenen hedeflere varmak için en kestirme yol olduğunu vurgulayan Judge, “Tink’te aldığınız nitelikli eğitimin sizleri bu hayallerinize ulaştıracağını düşünüyorum.” dedi.

Dünyanın en iyi işletme okullarından olan Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Judge Business School kurucuları arasında yer alan Lady Barbara Judge, Judge Business School gibi girişimciliği ve inovasyonu öne çıkartan yapısı ile dikkat çeken kurumların öneminin artmaya devam edeceğini belirtti. Lady Barbara Judge, son olarak tüm Tink öğrencilerine, teknoloji ve eğitimin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ve eğitim ile teknolojiyi aynı noktada buluşturan Tink’te öğrenim görmelerinin kendileri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Batuhan Aydagül: Merak duygunuzu kaybetmeyin
Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül ise öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. “Hayat doğrusal bir çizgide ilerlemiyor, çıkışlar ve inişler var. Önemli olan karşınıza çıkan fırsatları değerlendirmek” diyen Aydagül, öğrencilerine merak duygularını kaybetmemelerini ve Tink’te aldıkları nitelikli eğitimin onlara sağladığı potansiyeli mutlaka değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.

Harvard mezunu profesyoneller panel düzenledi!
Yıl sonu töreninde ayrıca, Tink CTO’su Çağan Şentürk’ün moderatörlüğünde Dijital Çağda Liderlik paneli düzenlendi. Harvard Üniversitesi mezunları tarafından kurulan Center for Asia Leadership’in Avrasya Liderlik Programı (The Eurasia Leadership Trek) kapsamında Türkiye’de bir dizi ziyarette bulunan 16 kişilik heyet, öğrencilerle buluştu. Siber güvenlik, dış politika, teknoloji, risk sermayesi, uluslararası ilişkiler, NATO, Avrupa Birliği gibi farklı uzmanlık alanları bulunan heyetten Andrzej Cetnarski, Samuel Hungsoo Kim ve Gabriel Surrat Soojin Park’ın katıldığı panel, öğrencilerden büyük ilgi gördü.

Teknolojinin önemini, çağın gerekliliklerini vurgulayan katılımcılar, öğrencilere Tink’te aldıkları eğitimin onlar için bir şans olduğunu, teknoloji ve eğitimi biraraya getiren Tink’in öğrencilerin hayatında önemli bir mesafe kaydetmelerini sağlayacağını belirttiler. Öğrencilerin yaptıkları işlerden keyif almalarını ve işlerine kendi karakterlerini yansıtmalarını da tavsiye eden katılımcılar, soru - cevap bölümünde ise öğrencilerden gelen soruları yanıtladır.

> Tink öğrencileri, Harvard, Duke ve MIT ile dijital çağı konuştu

Türkiye’nin odağı insan olan ilk ve tek teknoloji koleji Tink, 2017 - 2018 eğitim öğretim yılını çok özel bir programla tamamladı. Tink Kurucusu ve CEO’su Zeynep Dereli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen yıl sonu törenine, yurt içinden ve yurt dışından alanında öncü isimler eşlik etti.

tink_kolejTörenin açılışında, Cambridge Judge Business School kurucusu Lady Barbara Judge ve Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül birer konuşma gerçekleştirildi. Avrasya Liderlik Programı kapsamında Türkiye’de bulunan Harvard mezunu profesyoneller ise siber güvenlikten uluslararası ilişkilere uzanan konularda tecrübelerini öğrencilerle paylaşarak fikir alışverişinde bulundu.

Geleceğin teknoloji okuryazarlarını ve girişimcilerini yetiştirmek amacıyla 2017 - 2018 eğitim öğretim yılında kapılarını açan Tink, çok özel bir yıl sonu töreniyle yaz tatiline girdi. Tink’in Sancaktepe’de yer alan kampüsünde, Kurucu ve CEO Zeynep Dereli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen törene, yurt içinden ve yurt dışından alanında öncü isimler eşlik etti.

Zeynep Dereli: Dünyayı yönetecek bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz
Okul yönetimi, davetliler, veliler, veli adayları ve öğrencilerin katılımıyla düzenlenen törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Zeynep Dereli, ilk yıllarını değerlendirdi. Dünyayı yönetecek bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Dereli, “Dünya her anlamda değişiyor ve dönüşüyor. Sadece iş yapış şekillerimiz değil, yaşamımız da dijitalleşiyor. Bizim bu değişime ayak uydurmamız, daha da önemlisi buna ayak uydurabilecek nesiller yetiştirmemiz şart. Okulumuz Tink’te, ülkemize inovatif projeler kazandıracak gençler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Çok uzak bir gelecekte değil, birkaç yıl içinde, geliştirdiğimiz projelerle ülke olarak dünyanın gündeminde olacağımıza inanıyorum” dedi.

İlk yıllarında birçok proje geliştirip özel etkinliklere imza attıklarını söyleyen Tink Kampüs Müdürü Özlem Akarsu ise yalnızca teknoloji ile sınırlı kalmadıklarını, öğrencilerin sanat, spor ve girişimciliğe odaklanmaları için çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Lady Barbara Judge: Bildikleriniz değil, bilgiyi nasıl kullandığınız önemli
Açılış konuşmalarının ardından ilk sözü, İngiltere Atom Enerjisi Kurumu’nun eski başkanlarından ve İngiltere Ticaret Odası’nın ilk kadın başkanı Lady Barbara Judge aldı. Anılarıyla konukların ve öğrencilerin büyük ilgisini çeken Judge, “Tarih, matematik ya da bilim hakkında geniş bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Ancak önemli olan bildikleriniz değil, onları nasıl kullandığınızdır. Ve tüm bu süreç hem bugününüzü hem de geleceğinizi etkiler” diye konuştu.
Hayallerin peşinde koşmanın ulaşılmak istenen hedeflere varmak için en kestirme yol olduğunu vurgulayan Judge, “Tink’te aldığınız nitelikli eğitimin sizleri bu hayallerinize ulaştıracağını düşünüyorum.” dedi.

Dünyanın en iyi işletme okullarından olan Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Judge Business School kurucuları arasında yer alan Lady Barbara Judge, Judge Business School gibi girişimciliği ve inovasyonu öne çıkartan yapısı ile dikkat çeken kurumların öneminin artmaya devam edeceğini belirtti. Lady Barbara Judge, son olarak tüm Tink öğrencilerine, teknoloji ve eğitimin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ve eğitim ile teknolojiyi aynı noktada buluşturan Tink’te öğrenim görmelerinin kendileri için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Batuhan Aydagül: Merak duygunuzu kaybetmeyin
Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül ise öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. “Hayat doğrusal bir çizgide ilerlemiyor, çıkışlar ve inişler var. Önemli olan karşınıza çıkan fırsatları değerlendirmek” diyen Aydagül, öğrencilerine merak duygularını kaybetmemelerini ve Tink’te aldıkları nitelikli eğitimin onlara sağladığı potansiyeli mutlaka değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.

Harvard mezunu profesyoneller panel düzenledi!
Yıl sonu töreninde ayrıca, Tink CTO’su Çağan Şentürk’ün moderatörlüğünde Dijital Çağda Liderlik paneli düzenlendi. Harvard Üniversitesi mezunları tarafından kurulan Center for Asia Leadership’in Avrasya Liderlik Programı (The Eurasia Leadership Trek) kapsamında Türkiye’de bir dizi ziyarette bulunan 16 kişilik heyet, öğrencilerle buluştu. Siber güvenlik, dış politika, teknoloji, risk sermayesi, uluslararası ilişkiler, NATO, Avrupa Birliği gibi farklı uzmanlık alanları bulunan heyetten Andrzej Cetnarski, Samuel Hungsoo Kim ve Gabriel Surrat Soojin Park’ın katıldığı panel, öğrencilerden büyük ilgi gördü.

Teknolojinin önemini, çağın gerekliliklerini vurgulayan katılımcılar, öğrencilere Tink’te aldıkları eğitimin onlar için bir şans olduğunu, teknoloji ve eğitimi biraraya getiren Tink’in öğrencilerin hayatında önemli bir mesafe kaydetmelerini sağlayacağını belirttiler. Öğrencilerin yaptıkları işlerden keyif almalarını ve işlerine kendi karakterlerini yansıtmalarını da tavsiye eden katılımcılar, soru - cevap bölümünde ise öğrencilerden gelen soruları yanıtladır.

Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2018 12:19

Gösterim: 1062

Enstitü Koleji, eğitimin 150 yıllık gelişimini gün yüzüne çıkarıyor. Şair, yazar, araştırmacı Sunay Akın küratörlüğünde hazırlanan müzede 200’e yakın belge ve materyal sergilenecek.

enstitu_kolej_muzeEnstitü Koleji Eğitim müzesi, Şehir Tiyatroları Sahne Baş Dekoratörü Ayhan Doğan tarafından tasarlanıyor. Türkiye’nin değerli ressamı Can Ersal’ın da katkılarıyla hazırlanan müze belirli günlerde halka da açık olacak.

2018 – 2019 eğitim - öğretim yılında İstanbul Ataşehir’de öğretime başlayacak olan Enstitü Koleji 20 Bin m2 kapalı alanda öğrencilerine ve ülkemize çok önemli değerler kazandırmaya hazırlanıyor. Okulda açılacak Eğitim Müzesi ile birlikte okul bahçesinde yer alacak 7m uzunluğunda Atatürk heykelinin hazırlıkları da son aşamaya geldi.
Enstitü Koleji’ni Türkiye’nin eğitim tecrübesinden esinlenerek oluşturduklarını belirten Enstitü Koleji Kurucusu Özgür Boza, atölyeleri, derslikleri, yaşam alanlarıyla öğrencileri geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkaracaklarını, yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrenmenin farkını yaşayacaklarını söyledi.
Sunay Akın’ın küratörlüğünde tasarlanan Eğitim Müzesi’nin okul iklimine farklı bir bakış getireceğini belirten Boza, “Eğitimin 150 yılı aşan tarihini bu müzede görmek, yaşamak, nereden nereye geldiğimizi görmek mümkün olacak. Geçmişimizden kopmadan geleceği inşa edeceğimiz bir eğitim modelini hayata geçirdiğimiz Enstitü Koleji, bu misyonunu Eğitim Müzesi ile daha ileriye taşımış olacak. Tabi müze zamanla gelişen, büyüyen bir olgudur. Eğitim Müzesi de herkesten gelecek katkılara açık bir müze olacak ve bu anlamda gelecek her türlü desteğe kapımızın açık olduğunu ifade etmek istiyorum. Zamanla müzenin ses getirecek bir hacme ulaşacağından eminim.” diye konuştu.
Eğitim Müzesi’nin sosyal sorumluluk kapsamında bir çalışma olduğuna dikkat çeken Boza, “Müzeyi haftanın belirli günlerinde halka da açacağız. Eğitim kurumları topluma açık kurumlar olmalı. Müzenin de bu amaca hizmet edeceğine inanıyorum.” dedi.

> Sunay Akın'ın küratörlüğünde Enstitü Koleji Eğitim Müzesi

Enstitü Koleji, eğitimin 150 yıllık gelişimini gün yüzüne çıkarıyor. Şair, yazar, araştırmacı Sunay Akın küratörlüğünde hazırlanan müzede 200’e yakın belge ve materyal sergilenecek.

enstitu_kolej_muzeEnstitü Koleji Eğitim müzesi, Şehir Tiyatroları Sahne Baş Dekoratörü Ayhan Doğan tarafından tasarlanıyor. Türkiye’nin değerli ressamı Can Ersal’ın da katkılarıyla hazırlanan müze belirli günlerde halka da açık olacak.

2018 – 2019 eğitim - öğretim yılında İstanbul Ataşehir’de öğretime başlayacak olan Enstitü Koleji 20 Bin m2 kapalı alanda öğrencilerine ve ülkemize çok önemli değerler kazandırmaya hazırlanıyor. Okulda açılacak Eğitim Müzesi ile birlikte okul bahçesinde yer alacak 7m uzunluğunda Atatürk heykelinin hazırlıkları da son aşamaya geldi.
Enstitü Koleji’ni Türkiye’nin eğitim tecrübesinden esinlenerek oluşturduklarını belirten Enstitü Koleji Kurucusu Özgür Boza, atölyeleri, derslikleri, yaşam alanlarıyla öğrencileri geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkaracaklarını, yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrenmenin farkını yaşayacaklarını söyledi.
Sunay Akın’ın küratörlüğünde tasarlanan Eğitim Müzesi’nin okul iklimine farklı bir bakış getireceğini belirten Boza, “Eğitimin 150 yılı aşan tarihini bu müzede görmek, yaşamak, nereden nereye geldiğimizi görmek mümkün olacak. Geçmişimizden kopmadan geleceği inşa edeceğimiz bir eğitim modelini hayata geçirdiğimiz Enstitü Koleji, bu misyonunu Eğitim Müzesi ile daha ileriye taşımış olacak. Tabi müze zamanla gelişen, büyüyen bir olgudur. Eğitim Müzesi de herkesten gelecek katkılara açık bir müze olacak ve bu anlamda gelecek her türlü desteğe kapımızın açık olduğunu ifade etmek istiyorum. Zamanla müzenin ses getirecek bir hacme ulaşacağından eminim.” diye konuştu.
Eğitim Müzesi’nin sosyal sorumluluk kapsamında bir çalışma olduğuna dikkat çeken Boza, “Müzeyi haftanın belirli günlerinde halka da açacağız. Eğitim kurumları topluma açık kurumlar olmalı. Müzenin de bu amaca hizmet edeceğine inanıyorum.” dedi.

Son Güncelleme: Cuma, 08 Haziran 2018 13:36

Gösterim: 1758

Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, okul öncesi eğitimde çağdaş yöntemleri kullanarak bireyin çok yönlü gelişimi için çağdaş bilgi, beceri ve davranışları kazandıran bir eğitim anlayışıyla minik öğrencilerini geleceğe hazırladıklarını belirtiyor. Anaokullarında yarım gün Türkçe, yarım gün İngilizce eğitim verdiklerini anlatan Kutoğlu, 5 yaşından itibaren tüm öğrencilerin algoritmik düşünme ve kodlama dersi aldıklarına dikkat çekiyor.

biriz_kutogluOkul öncesi eğitimde okulların farklı uygulamaları benimsediklerini görüyoruz. Siz hangi yöntemleri uyguluyorsunuz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokulları, okul öncesi eğitimde çağdaş yöntemleri kullanarak içinde bulunduğumuz çağın değişen gereksinimleri doğrultusunda, bireyin çok yönlü gelişimi için çağdaş bilgi, beceri ve davranışları kazandıran bir eğitim anlayışıyla minik öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Eğitim uygulamalarında temel amaç; özgür seçimler yapabilen, farkındalığı yüksek, yaratıcı, kendini doğru ifade edebilen, sosyal ve özgüven sahibi bireyler yetiştirmektir. Anaokullarımızda, çocuğun kendini tanıması ve bireysel becerilerinin ortaya çıkmasını sağlayan, araştırmayı ve keşfi teşvik eden, öğrenmeyi sevdiren, gelişen dünyaya uyum sağlayan, gelişimsel, özgün bir eğitim programları uygulanıyor.

Kültür Koleji Anaokulu, Kültür2000 Koleji Bahçeşehir ve Alkent Anaokulları’nda; yarım gün İngilizce yarım gün Türkçe eğitim yapılır. Bu çerçevede; görsel sanatlar, müzik, beden eğitimi, drama, satranç, modern dans, bale, kodlama dersleri ile zengin bir öğrenme-öğretme süreci yaşanır. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin danışmanlığında geliştirilmiş anaokulu eğitim programımız; High Scope, Reggio Emilia, Proje, Montessori, Waldorf, Child to Child yaklaşımları ile çok yönlü bir yapıdadır.

YARIM GÜN İNGİLİZCE EĞİTİM
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokullarında öğrencilerin İngilizce kullanma becerilerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan yoğun bir İngilizce programı uygulanır. Anaokullarımızda, profesyonel Türk ve yabancı eğitimciler liderliğinde yarım gün İngilizce, yarım gün Türkçe eğitim yapılır. Bu sayede;
• Kavramları hem ana dillerinde hem de İngilizce olarak öğrenirler.
• Öğrenme sürecini bütünsel olarak algılarlar.
• İngilizceyi yaparak, yaşayarak, duyarak, taklit ederek eğlenirken öğrenirler.
• İngilizceyi günlük yaşamlarının doğal bir parçası olarak algılarlar.

Okul öncesi eğitim konularında üniversitelerle iş birlikleriniz var mı? Varsa nasıl bir ortak çalışma yürütüyorsunuz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokullarında okul öncesi eğitim programı İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü akademisyenlerinin desteği ile hazırlanmıştır. Eğitim programı içeriği, öğrencilerin yaşamsal deneyimler yaşamalarına olanak sağlayan, bilimsel ve özgün bir eğitim programıdır. Hazırlanış aşamasında eklektik bir model oluşturulmuş, dünyadan başarılı örnekler kurumun temel eğitim yaklaşımlarına entegre edilmiştir. Programda, ilk deneyimlerin sadece akademik başarıya değil, yaşam başarısına odaklı olması gereğinden yola çıkılarak çocuğun bütünsel gelişimi hedeflenmiştir.

KODLAMA VE ALGORİTMİK DÜŞÜNME
DERSLERİ VERİYORUZ
Kültür Eğitim Kurumları olarak eğitim programınızda kodlama ve algoritmik düşünme dersleri bulunuyor. Bu derslerle neleri hedefliyorsunuz?
Teknolojinin hızla hayatımızı değiştirdiği bu dönemde “algoritmik düşünme ve kodlama becerisi“ gelecek için çok önemli bir fonksiyona sahip. Yapay zeka uygulamaları her geçen gün hayatımızı değiştiriyor. İş yapış biçimi, iletişim, haberleşme, üretim vb. konuların çoğunda yapay zeka, sensörler ve nesnelerin interneti devreye giriyor. Bunların temelinde ise “kodlama” var. Anaokulundan itibaren “algoritmik düşünme ve kodlama becerisi“ geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için eğitim programımızda “algoritmik düşünme ve kodlama dersi“ yer alıyor. 5 yaşından itibaren tüm öğrencilerimiz bu dersi alıyor. Dijital dünyanın minik bireyleri olarak geleceğe, güçlü ve donanımlı bir şekilde hazırlanıyorlar.

Proje çalışmalarınız ve Tablet Saati programınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Okul öncesi müfredatlarının içinde, dengeli teknoloji kullanımına olanak verecek şekilde “Tablet Zamanı” programının yer alıyor. Kullanımı günde sadece 20 dakika ile sınırlı olan tablet uygulamalarında, programımızda yer alan kavram ve değerlerin pekiştirilmesine yönelik İngilizce ve Türkçe içerikler kullanılır. Öğrencilerimiz her dönem seçilen bir temada disiplinler arası bir yaklaşımla projelerini hazırlar ve dönem sonu proje sunumlarını gerçekleştirirler.


OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMININ HEDEFLERİ

• Her çocuğun doğuştan gelen temel potansiyelini geliştirmesine yardımcı olmak,
• Okula ve öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmek,
• Yaşamı boyunca sürecek öğrenme işlevi için gerekli temel becerileri kazandırmak (Yaratıcı düşünme, sorun çözme, öğrenmeyi öğrenme, etkili iletişim kurma, bilimsel araştırma becerileri)
• Yüksek benlik saygısı geliştirmek,
• Merakını geliştirmek,
• Girişimcilik ve tutarlılık alışkanlıklarını geliştirmek,
• İç disiplini ve düzen duygusunu geliştirmek ve korumak,
• Sosyal olarak kabul edilebilir davranışlar geliştirmesini sağlamak,
• Ayırt etme ve karar verme yeteneklerini arttırmak ve duygusal-motor yeteneklerini geliştirmek.

> İKEK minik bireyleri çok yönlü olarak geleceğe hazırlıyor

Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, okul öncesi eğitimde çağdaş yöntemleri kullanarak bireyin çok yönlü gelişimi için çağdaş bilgi, beceri ve davranışları kazandıran bir eğitim anlayışıyla minik öğrencilerini geleceğe hazırladıklarını belirtiyor. Anaokullarında yarım gün Türkçe, yarım gün İngilizce eğitim verdiklerini anlatan Kutoğlu, 5 yaşından itibaren tüm öğrencilerin algoritmik düşünme ve kodlama dersi aldıklarına dikkat çekiyor.

biriz_kutogluOkul öncesi eğitimde okulların farklı uygulamaları benimsediklerini görüyoruz. Siz hangi yöntemleri uyguluyorsunuz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokulları, okul öncesi eğitimde çağdaş yöntemleri kullanarak içinde bulunduğumuz çağın değişen gereksinimleri doğrultusunda, bireyin çok yönlü gelişimi için çağdaş bilgi, beceri ve davranışları kazandıran bir eğitim anlayışıyla minik öğrencilerini geleceğe hazırlıyor. Eğitim uygulamalarında temel amaç; özgür seçimler yapabilen, farkındalığı yüksek, yaratıcı, kendini doğru ifade edebilen, sosyal ve özgüven sahibi bireyler yetiştirmektir. Anaokullarımızda, çocuğun kendini tanıması ve bireysel becerilerinin ortaya çıkmasını sağlayan, araştırmayı ve keşfi teşvik eden, öğrenmeyi sevdiren, gelişen dünyaya uyum sağlayan, gelişimsel, özgün bir eğitim programları uygulanıyor.

Kültür Koleji Anaokulu, Kültür2000 Koleji Bahçeşehir ve Alkent Anaokulları’nda; yarım gün İngilizce yarım gün Türkçe eğitim yapılır. Bu çerçevede; görsel sanatlar, müzik, beden eğitimi, drama, satranç, modern dans, bale, kodlama dersleri ile zengin bir öğrenme-öğretme süreci yaşanır. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin danışmanlığında geliştirilmiş anaokulu eğitim programımız; High Scope, Reggio Emilia, Proje, Montessori, Waldorf, Child to Child yaklaşımları ile çok yönlü bir yapıdadır.

YARIM GÜN İNGİLİZCE EĞİTİM
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokullarında öğrencilerin İngilizce kullanma becerilerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan yoğun bir İngilizce programı uygulanır. Anaokullarımızda, profesyonel Türk ve yabancı eğitimciler liderliğinde yarım gün İngilizce, yarım gün Türkçe eğitim yapılır. Bu sayede;
• Kavramları hem ana dillerinde hem de İngilizce olarak öğrenirler.
• Öğrenme sürecini bütünsel olarak algılarlar.
• İngilizceyi yaparak, yaşayarak, duyarak, taklit ederek eğlenirken öğrenirler.
• İngilizceyi günlük yaşamlarının doğal bir parçası olarak algılarlar.

Okul öncesi eğitim konularında üniversitelerle iş birlikleriniz var mı? Varsa nasıl bir ortak çalışma yürütüyorsunuz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji anaokullarında okul öncesi eğitim programı İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü akademisyenlerinin desteği ile hazırlanmıştır. Eğitim programı içeriği, öğrencilerin yaşamsal deneyimler yaşamalarına olanak sağlayan, bilimsel ve özgün bir eğitim programıdır. Hazırlanış aşamasında eklektik bir model oluşturulmuş, dünyadan başarılı örnekler kurumun temel eğitim yaklaşımlarına entegre edilmiştir. Programda, ilk deneyimlerin sadece akademik başarıya değil, yaşam başarısına odaklı olması gereğinden yola çıkılarak çocuğun bütünsel gelişimi hedeflenmiştir.

KODLAMA VE ALGORİTMİK DÜŞÜNME
DERSLERİ VERİYORUZ
Kültür Eğitim Kurumları olarak eğitim programınızda kodlama ve algoritmik düşünme dersleri bulunuyor. Bu derslerle neleri hedefliyorsunuz?
Teknolojinin hızla hayatımızı değiştirdiği bu dönemde “algoritmik düşünme ve kodlama becerisi“ gelecek için çok önemli bir fonksiyona sahip. Yapay zeka uygulamaları her geçen gün hayatımızı değiştiriyor. İş yapış biçimi, iletişim, haberleşme, üretim vb. konuların çoğunda yapay zeka, sensörler ve nesnelerin interneti devreye giriyor. Bunların temelinde ise “kodlama” var. Anaokulundan itibaren “algoritmik düşünme ve kodlama becerisi“ geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için eğitim programımızda “algoritmik düşünme ve kodlama dersi“ yer alıyor. 5 yaşından itibaren tüm öğrencilerimiz bu dersi alıyor. Dijital dünyanın minik bireyleri olarak geleceğe, güçlü ve donanımlı bir şekilde hazırlanıyorlar.

Proje çalışmalarınız ve Tablet Saati programınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Okul öncesi müfredatlarının içinde, dengeli teknoloji kullanımına olanak verecek şekilde “Tablet Zamanı” programının yer alıyor. Kullanımı günde sadece 20 dakika ile sınırlı olan tablet uygulamalarında, programımızda yer alan kavram ve değerlerin pekiştirilmesine yönelik İngilizce ve Türkçe içerikler kullanılır. Öğrencilerimiz her dönem seçilen bir temada disiplinler arası bir yaklaşımla projelerini hazırlar ve dönem sonu proje sunumlarını gerçekleştirirler.


OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMININ HEDEFLERİ

• Her çocuğun doğuştan gelen temel potansiyelini geliştirmesine yardımcı olmak,
• Okula ve öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmek,
• Yaşamı boyunca sürecek öğrenme işlevi için gerekli temel becerileri kazandırmak (Yaratıcı düşünme, sorun çözme, öğrenmeyi öğrenme, etkili iletişim kurma, bilimsel araştırma becerileri)
• Yüksek benlik saygısı geliştirmek,
• Merakını geliştirmek,
• Girişimcilik ve tutarlılık alışkanlıklarını geliştirmek,
• İç disiplini ve düzen duygusunu geliştirmek ve korumak,
• Sosyal olarak kabul edilebilir davranışlar geliştirmesini sağlamak,
• Ayırt etme ve karar verme yeteneklerini arttırmak ve duygusal-motor yeteneklerini geliştirmek.

Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Haziran 2018 15:34

Gösterim: 1126

Vatan Okulları, kuruluşunun beşinci yılında Vatan Yansımaları projesi ile ilk büyük kültür sanat etkinliğini düzenledi. ‘’Vatan Yansımaları’’ veli ve davetlilerin yoğun katılımıyla Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezinde gerçekleştirildi.
vatan_yansimalariVatan Okulları’nın ortaokul ve lise öğrencilerinin kış aylarından bu yana hazırlıklarına devam ettiği “Vatan” temalı ‘’Vatan Yansımaları’’ adlı kültür sanat projesi seyirci ile buluştu. Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’ni dolduran veli ve davetlilerin gösteriye ilgisi yoğun oldu. Gösteri öncesi ‘’vatan’’ temalı resim sergisini ziyaret eden davetliler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
KÜLTÜR VE SANATLA İÇ İÇE BÜYÜYEN NESİLLER
Programın açılış konuşmasını yapan Vatan Okulları Kurucusu Dr. Turay Kesler, ‘‘Vatan Yansımaları ile kültür ve sanatla iç içe büyüyen nesiller yetiştirme amacımızda ilk büyük adımımızı atmış olduk. Bizler; çocuklarımız güzel kültürümüzü ve sanatımızı var eden değerli sanatçılarımızı ve eserlerini tanısınlar, bu zenginliği gelecek kuşaklara aktarsınlar diye var gücümüzle çalışıyoruz. Bugün burada bulunan herkes çok heyecanlı, öğrencilerimiz heyecanlı, velilerimiz heyecanlı, bizler heyecanlıyız, bize projemizin başından itibaren destek olduğunuz için siz sayın velilerimize teşekkür ediyoruz.’‘ dedi. Sözlerine ‘‘en büyük teşekkürü ise Vatan Yansımaları’na gönül veren öğrencilerimize ediyoruz, diyerek devam eden Dr. Turay Kesler, ‘‘bundan sonra da sizlerle farklı kültür sanat projelerine imza atacağız’’ diyerek konuşmasını tamamladı.
TÜRKİYEM ŞİİRİ SEYİRCİLERİ BÜYÜLEDİ
Programda solo performanslar sergileyen Vatan Liseleri öğrencilerinin seçtikleri türküler, seyirciye duygusal anlar yaşattı. Karadeniz ezgilerinden oluşan potpuri performansına coşkuyla eşlik eden seyirciler, bu performansı uzun süre alkışladı.
Göçmen Kızı, Zeytinyağlı Yiyemem, İzmir’in Kavakları ve Karadeniz türküleri ile Anadolu’nun tüm zenginliklerini kucaklayan Vatan Yansımaları gösterisinde ‘’Türkiyem’‘ şiiri seyirciden büyük beğeni topladı.
vatan_yansimalariMİZANSENLER İLE DANSLARIN DOĞUŞUNA TANIKLIK EDİLDİ
Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerine ait halk oyunlarının sahnelendiği Vatan Yansımaları gösterisinde semazen performansı sergileyen Vatan Liseleri öğrencisi seyirciden büyük alkış aldı.
Projede görev alan tüm kademelerden herkese teşekkür eden Vatan Okulları Kurucusu Dr. Turay Kesler, proje ortakları ve yöneticilerine plaket takdiminde bulundu. Dr. Turay Kesler, “Bu proje hepimizin, emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür ediyoruz.” Diye konuştu. Aile fotoğrafı alınması ile Vatan Yansımaları gösterisi sona erdi.

vatan_yansimalariVATAN OKULLARI TÜRKÜ ALBÜMÜ DİNLEYİCİ İLE BULUŞACAK
Vatan Yansımaları’nın devamı niteliğinde olan ve 2018 sonbaharında yayınlanması planlanan ‘‘Vatan Türküleri’’ albümünün, Vatan Okulları öğrencilerinin solo performanslarından oluşacağı belirtildi. Stüdyo kayıtları devam eden proje, albüm haline getirilerek Vatan Okulları velilerine hediye edilecek. Türkiye’nin zengin kültürünü yeni nesillere aktarmak ve bu zenginliğin kalıcı olması amacıyla hazırlanan albüm, Vatan Okulları öğrencileri ve velilerine hediye edilecek.
Türkü albümü hakkında bilgi veren Dr. Turay Kesler, ‘‘Biz Vatan Okulları ailesi olarak bilim ve teknolojiyi öğretirken öğrencilerimizin aynı zamanda vatanına, milletine faydalı, vatan sevgisi ile yetişen bireyler olmalarını da hedefliyoruz. Bilgiyi vatana, millete faydalı olacak şekilde kullanmak gerekiyor, yalnızca kendini değil; attığı her adımda vatanını düşünen, bu bilinç ve sorumlulukla hareket eden, vatanına sahip çıkan nesiller sayesinde ülkemizde refah seviyesi artacaktır. Vatan Okulları olarak her fırsatta vatanını, gelenek ve göreneklerini, kültürünü seven nesiller yetiştirme misyonumuzu dile getiriyor, bu yönde çalışmalar düzenliyoruz.’’ dedi.

> VATAN YANSIMALARI seyirciden tam not aldı

Vatan Okulları, kuruluşunun beşinci yılında Vatan Yansımaları projesi ile ilk büyük kültür sanat etkinliğini düzenledi. ‘’Vatan Yansımaları’’ veli ve davetlilerin yoğun katılımıyla Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezinde gerçekleştirildi.
vatan_yansimalariVatan Okulları’nın ortaokul ve lise öğrencilerinin kış aylarından bu yana hazırlıklarına devam ettiği “Vatan” temalı ‘’Vatan Yansımaları’’ adlı kültür sanat projesi seyirci ile buluştu. Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’ni dolduran veli ve davetlilerin gösteriye ilgisi yoğun oldu. Gösteri öncesi ‘’vatan’’ temalı resim sergisini ziyaret eden davetliler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
KÜLTÜR VE SANATLA İÇ İÇE BÜYÜYEN NESİLLER
Programın açılış konuşmasını yapan Vatan Okulları Kurucusu Dr. Turay Kesler, ‘‘Vatan Yansımaları ile kültür ve sanatla iç içe büyüyen nesiller yetiştirme amacımızda ilk büyük adımımızı atmış olduk. Bizler; çocuklarımız güzel kültürümüzü ve sanatımızı var eden değerli sanatçılarımızı ve eserlerini tanısınlar, bu zenginliği gelecek kuşaklara aktarsınlar diye var gücümüzle çalışıyoruz. Bugün burada bulunan herkes çok heyecanlı, öğrencilerimiz heyecanlı, velilerimiz heyecanlı, bizler heyecanlıyız, bize projemizin başından itibaren destek olduğunuz için siz sayın velilerimize teşekkür ediyoruz.’‘ dedi. Sözlerine ‘‘en büyük teşekkürü ise Vatan Yansımaları’na gönül veren öğrencilerimize ediyoruz, diyerek devam eden Dr. Turay Kesler, ‘‘bundan sonra da sizlerle farklı kültür sanat projelerine imza atacağız’’ diyerek konuşmasını tamamladı.
TÜRKİYEM ŞİİRİ SEYİRCİLERİ BÜYÜLEDİ
Programda solo performanslar sergileyen Vatan Liseleri öğrencilerinin seçtikleri türküler, seyirciye duygusal anlar yaşattı. Karadeniz ezgilerinden oluşan potpuri performansına coşkuyla eşlik eden seyirciler, bu performansı uzun süre alkışladı.
Göçmen Kızı, Zeytinyağlı Yiyemem, İzmir’in Kavakları ve Karadeniz türküleri ile Anadolu’nun tüm zenginliklerini kucaklayan Vatan Yansımaları gösterisinde ‘’Türkiyem’‘ şiiri seyirciden büyük beğeni topladı.
vatan_yansimalariMİZANSENLER İLE DANSLARIN DOĞUŞUNA TANIKLIK EDİLDİ
Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerine ait halk oyunlarının sahnelendiği Vatan Yansımaları gösterisinde semazen performansı sergileyen Vatan Liseleri öğrencisi seyirciden büyük alkış aldı.
Projede görev alan tüm kademelerden herkese teşekkür eden Vatan Okulları Kurucusu Dr. Turay Kesler, proje ortakları ve yöneticilerine plaket takdiminde bulundu. Dr. Turay Kesler, “Bu proje hepimizin, emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür ediyoruz.” Diye konuştu. Aile fotoğrafı alınması ile Vatan Yansımaları gösterisi sona erdi.

vatan_yansimalariVATAN OKULLARI TÜRKÜ ALBÜMÜ DİNLEYİCİ İLE BULUŞACAK
Vatan Yansımaları’nın devamı niteliğinde olan ve 2018 sonbaharında yayınlanması planlanan ‘‘Vatan Türküleri’’ albümünün, Vatan Okulları öğrencilerinin solo performanslarından oluşacağı belirtildi. Stüdyo kayıtları devam eden proje, albüm haline getirilerek Vatan Okulları velilerine hediye edilecek. Türkiye’nin zengin kültürünü yeni nesillere aktarmak ve bu zenginliğin kalıcı olması amacıyla hazırlanan albüm, Vatan Okulları öğrencileri ve velilerine hediye edilecek.
Türkü albümü hakkında bilgi veren Dr. Turay Kesler, ‘‘Biz Vatan Okulları ailesi olarak bilim ve teknolojiyi öğretirken öğrencilerimizin aynı zamanda vatanına, milletine faydalı, vatan sevgisi ile yetişen bireyler olmalarını da hedefliyoruz. Bilgiyi vatana, millete faydalı olacak şekilde kullanmak gerekiyor, yalnızca kendini değil; attığı her adımda vatanını düşünen, bu bilinç ve sorumlulukla hareket eden, vatanına sahip çıkan nesiller sayesinde ülkemizde refah seviyesi artacaktır. Vatan Okulları olarak her fırsatta vatanını, gelenek ve göreneklerini, kültürünü seven nesiller yetiştirme misyonumuzu dile getiriyor, bu yönde çalışmalar düzenliyoruz.’’ dedi.

Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2018 11:37

Gösterim: 1295

Köy Enstitüleri'nin, İş İçinde Eğitim modelini kullanarak geleceğin öğrenim ihtiyaçlarını kazandırmayı hedeflediklerini belirten Enstitü Koleji Kurucusu Özgür Boza, “Taklitten, yabancı kelimelerden ve süsten arındırılmış duru ve net bir okuluz, bu memleketin okuluyuz.” diyor.

ozgur_boza_enstitu_1Enstitü Koleji’nin amaç ve eğitime bakış açısını anlatır mısınız?
Enstitü Koleji yeni keşfedilmiş ya da icat edilmiş bir bakış açısı değildir. Zaten bizim olan ve bu ülkenin içinden gelen bir eğitim anlayışıdır. Bu güne kadar, son 30 yılda eğitimde fark yaratmak adına öyle tutarsız ve temelsiz süslemeler yapıldı ki şu an o eğitimleri verenler de alanlar da içinden çıkamıyor. Harcanan emek ve para sürekli boşa gidiyor. Öğretildiği sanılan kazanımlar gerçek hayatta kullanılamıyor ve en önemlisi çocuklarımız gereksiz bir yükün altında kalıyor.
Bizim amacımız; eğitimi bu gereksiz süs ve taklitlerden arındırmak ve sadeleştirmek. Atatürk’ün söylediği gibi bilgiyi dünyanın neresinde olursa olsun alacağız ancak kendi öz program ve yöntemlerimizle sunacağız. Çocuklarımızı araştırmaya yöneltirken, yaşayarak öğrenmelerine rehber olacağız. Terzi atölyesinde takım elbise diktirmeyeceğiz, matematik öğretmeninin gömlek düğmesi dikerek anlattığı bir kazanımda hem düğmesini de dikebilen matematik dehaları amaçlıyoruz. Açıları, marangoz atolyesinde hisseden ve evdeki lambasını da takabilen gençler bizim hedefimiz.
Kısacası, Köy Enstitülerinin, İş İçinde Eğitim modelini kullanarak geleceğin öğrenim ihtiyaçlarını kazandırıyoruz. Taklitten, yabancı kelimelerden ve süsden arındırılmış duru ve net bir okuluz, bu memleketin okuluyuz. Mezunlarımız da ailesinin, ülkemizin imkan ve şartlarını bilen gençler olacak. Kısaca Yaşayan, Yaşayabilen, Ayakları Üzerinde Durabilen, Araştıran insanlar olacak.

Okul öncesi eğitimde okulların farklı uygulamaları benimsediklerini görüyoruz. Siz hangi
yöntemleri uyguluyorsunuz ve neden?
Enstitü Koleji olarak; Köy Enstitüleri’nden aldığımız ilhamla ögrencilere akademik becerilerin yanı sıra sosyal becerilerini de kazandirmayı amaçlıyoruz. Öğrencilerimizin el -göz koordinasyonlarını sağlayarak, yaparak -yaşayarak oğrenmelerini ve hayata dair adımlar atmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Usta - çırak iliskisinde nasıl işi iş ortamında uygulanarak oğretiliyor ise biz de eğitimi yaparak - yaşayarak, dokunarak, hissederek okulda yani eğitimin merkezinde yapmayı hedefliyoruz.

ÇOCUKLAR YAPARAK YAŞAYARAK ÖĞRENECEK
Okul öncesinde sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerin önemi nedir? Uygulamalarınız hakkında
bilgi verebilir misiniz?
Sınıf icinde yapılan etkinlikler; Türkçe-dil, fen-doga, sanat, oyunlar, bilişsel ve duyuşsal etkinliklerdir. Bu etkinlikler ile çocukların; konuşulan dili doğru ve etkili bir şekilde kullanmasını, düşünme yeteneğini geliştirmesini, görsel etkinlikler ile yaratıcılık ve yeteneklerini farketmelerini, oyunlar oynayarak kendilerini tanımalarını ve karşılıklı güven duygusunu yasamalarrını zeka oyunları oynayarak bilişsel ve duyuşsal dürtülerini ortaya çıkarmalarrını, fen ve doğa etkinlikleri ile yaparak ve yaşayarak oğrenmelerini sağlamayı hedefliyoruz.
Okulda yapılan eğitimin ve öğretimin eksik bıraktığı yönleri tamamlamak amacıyla planlanmış akademik, pratik ve hayati değerdeki eğitsel faaliyetler sınıf dışı faaliyetlerdir. Eğitimin amaçlarına uygun olarak, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda, öğretmenlerin rehberliği altında yapılan planlı ve programlı çalışmalara sınıf dışı etkinlik diyoruz. Gezi, gözlem, sergi ve tiyatro bazı sınıf dışı etkinliklere verebileceğimiz örneklerdendir.

Okul öncesi eğitimin öğrencinin geleceği üzerinde önemli etkileri olduğu vurgulanıyor. Okul
öncesi eğitim alan öğrencilerin gelişimlerinde hangi farklılıklar ortaya çıkıyor? Bu
farklılıkların onların gelecekteki yaşantıları üzerindeki etkileri nelerdir?
Okul öncesi eğitim; çocukları okula hazırlayan, evdeki eğitimi eşgüdümlü devam ettiren, dili geliştirip, sosyal ortamlara hazırlayan programdır. Çocuklarırımız ilkokula başladıklarında temel alışkanlıkları kazanmış, özgüvenleri yerine gelmiş, yetenek ve yaraıcılıklarını farketmiş, kendi ailesinin dışında sosyalleşebilen bireyler olarak yasantılarına devam ederler.

İKİNCİ DİL ALMANCA VE İSPANYOLCA
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul
öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır?
Enstitü Koleji’nde 42 aylıktan itibaren öğrenciler eğitim öğretime başlayabilirler ve alındığı yaştan itibaren de uluslararası dil olarak kabul edilen İngilizce dilini yoğun bir şekilde almaya başlarlar. Okul hayatları devam ettiği sürece eğitim öğretim uygulamalarımızın yarısından fazlasını yabancı dil uygulamalarımız kapsar. Bunun yanı sıra ikinci bir dil olarak öğrencilerimiz Almanca veya İspanyolca dan birini seçerek yine aynı yaştan itibaren eğitim almaya başlarlar.

Okul öncesi eğitim konularında üniversitelerle iş birlikleriniz var mı? Varsa nasıl bir ortak
çalışma yürütüyorsunuz?
Okul öncesi alanında uzmanlığı bulunan akademisyenlerden aldığımız danışmanlıkların yanı sıra bu alanda eğitim gören öğretmen adaylarına da kapılarımız açıktır.

Öğretmenin niteliği okul öncesi eğitimde kaliteyi belirleyen temel öğelerden biri. Öğretmen kadronuzu oluştururken hangi kriterleri gözetiyorsunuz? Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Öğretmenlerinize hizmet içi eğitimler düzenliyor musunuz?
Evet öğretmenin niteliği vermiş olduğumuz eğitim öğretim kalitesi ile doğru orantılıdır. Bu sebeple alanında lisans ve mümkünse yüksek lisans tamamlamış olmaları ilk önceliklerimizdendir. Onun dışında bu alanda en az 5 yıllık iş tecrübesi ve kişisel özelliklerinin güçlü olması da diğer tercih sebeplerimizdendir.
Çocuğu zihinsel, fiziksel ve duygusal açıdan besleyebilmeli, sosyal ortamla etkilesimini destekleyebilmelidir. Çocukta kalıtımsal olan özellikleri ortaya çıkarabilmeli ve her çocuğun "biricik, tek" olduğunu unutmamalı, bireysel farklılıklarıı, gelişm kişilik özelliklerini, yetenek ve becerilerini göz önünde bulundurmalıdır. Cocuklarımıza örnek olacaklarından Türkçeyi doğru ve etkili bir şekilde kullanmalı, tutarlı, iletişimi kuvvetli ve ikna kabiliyeti yüksek olmalıdır.

Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu alanda önerileriniz
nelerdir?
Son yıllardaki gelişme yenilikler biz eğitimcileri de mutlu etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığımızında bu alanda yenilikler üzerinde çalışmalar yaptığını da yakından takip ediyoruz.

"Velilere okul öncesi kurum seçerken ilk tavsiyemiz çocuklarını gönderecekleri kurumun ilkokul - ortaokul gibi devamının olmasına bakmalarıdır. Bunların dışında en önemli önerimiz öncelikle gittikleri kurumun yenilikçi eğitim anlayışı ve yönetim kadrosunun tecrübesini gözlemlemeleri olabilir. Bu güveni aldıktan sonra eğitim uygulamaları, okul güvenliği, ulaşım, fiziki yapı, veli profili, bütçeye uygunluk, eğitim materyalleri gibi yanıtlar karşısında karşılaştırmalar yapmak uygun seçimler sağlayacaktır."

KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARININ ENSTİTÜ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Haydar Rençber

Bir güneş doğuyor. Mutluluktan uçuyorum. Okuduğum okulun, Köy Enstitüsü’nün tüm faaliyetlerini içeriyor. Kopan düğmesini bile dikemeyen nesil tarih olacak. Tüm eğitim kurumları bu okulu örnek alacak. Bu okul Türkiye’nin umududur. Ne mutlu bana.

Kemal Koçarslan

Ben Köy Enstitüsü mezunuyum. Adını, içtenlikle Enstitü Koleji koydukları bu çalışmayı gittim yerinde gördüm. Son derece mutlu oldum. Enstitülerin üretici ve eğitici özelliklerini taşıyan böyle bir eğitime dönük çalışma yapılması, Türkiye’nin gerçeklerine çok uygundur. Biliyorm ki; bu başlangıç bütün Türkiye’ye örnek olacaktır. Çocuklarımızın sadece soyut kuru bilgilerin ötesinde yaparak, deneyerek hayata dönük bilgi becerilerini geliştirerek yetişmelidir ki yaşamında başarılı olsun.Bu çalışmanın, ileride ne denli başarı sağlayacağını bu günden keşfetmek zor olmasa gerek. Eğitimci bir ana babanın çocukları olan Sayın Özgür Boza ve sevgili Erdoğan Boza yı candan kutluyorum. Eğitim ve öğretim alanında yurdumuza çok büyük yararlar sağlayacaklarını şimdiden müjdeliyorum. hayırlı olsun diliyorum.

Hanife Toker (Emekli Eğitim Yöneticisi)

Bu kurumların kapatılmış olmasının oluşturduğu boşluğu hep hissetmiş ve çeşitli vesilelerle bunu doldurmaya gayret etmiş bir eğitimci olarak, Aynı kurumlarda birlikte çalıştığım meslektaşım, öğrencim, genç arkadaşım Özgür Boza'nın kurmak üzere olduğu “Enstitü Koleji”ni de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımı özellikle belirtmek isterim.

Köy Enstitülerinin o ilk zamanlardaki heyecan ve ilkelerini temel alarak, günümüz gereklilikleriyle yoğuran ve 2030'lara götürme bilinci içinde hepimizin dört gözle beklediği bu okula ve genç girişimci, eğitimci, idealist okul kurucusuna projenin ilk gününden beri seve seve destek oluyor ve elimden gelen çabaların en fazlasını “gönüllülük” esasına bağlı kalmak şartıyla sunmaya çalışıyorum.

Çünkü biliyorum ki çeşitli vesilelerle sekteye uğramış ve fakat yeniden yeşermek üzere Enstitü Koleji’nin açılışını bekleyen bu sistem, en kısa sürede tekrar tüm eğitim sevdalıları ve talepkârlarıyla buluşarak geleceğimizde söz sahibi olacak önemli kişilerin yetişmesine vesile olacaktır.

Bu oluşumda bulunan ve emek veren herkese, en başta kurucumuz ÖZGÜR BOZA olmak üzere tekrar teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.  

 

 

 

Hanife Toker (Emekli Eğitim Yöneticisi)

Bu kurumların kapatılmış olmasının oluşturduğu boşluğu hep hissetmiş ve çeşitli vesilelerle bunu doldurmaya gayret etmiş bir eğitimci olarak, Aynı kurumlarda birlikte çalıştığım meslektaşım, öğrencim, genç arkadaşım Özgür Boza'nın kurmak üzere olduğu “Enstitü Koleji”ni de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımı özellikle belirtmek isterim.
Köy Enstitülerinin o ilk zamanlardaki heyecan ve ilkelerini temel alarak, günümüz gereklilikleriyle yoğuran ve 2030'lara götürme bilinci içinde hepimizin dört gözle beklediği bu okula ve genç girişimci, eğitimci, idealist okul kurucusuna projenin ilk gününden beri seve seve destek oluyor ve elimden gelen çabaların en fazlasını “gönüllülük” esasına bağlı kalmak şartıyla sunmaya çalışıyorum.
Çünkü biliyorum ki çeşitli vesilelerle sekteye uğramış ve fakat yeniden yeşermek üzere Enstitü Koleji’nin açılışını bekleyen bu sistem, en kısa sürede tekrar tüm eğitim sevdalıları ve talepkârlarıyla buluşarak geleceğimizde söz sahibi olacak önemli kişilerin yetişmesine vesile olacaktır.

Bu oluşumda bulunan ve emek veren herkese, en başta kurucumuz ÖZGÜR BOZA olmak üzere tekrar teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.  

 

> 21. Yüzyılın Köy Enstitüsü’nü hayata geçiriyoruz

Köy Enstitüleri'nin, İş İçinde Eğitim modelini kullanarak geleceğin öğrenim ihtiyaçlarını kazandırmayı hedeflediklerini belirten Enstitü Koleji Kurucusu Özgür Boza, “Taklitten, yabancı kelimelerden ve süsten arındırılmış duru ve net bir okuluz, bu memleketin okuluyuz.” diyor.

ozgur_boza_enstitu_1Enstitü Koleji’nin amaç ve eğitime bakış açısını anlatır mısınız?
Enstitü Koleji yeni keşfedilmiş ya da icat edilmiş bir bakış açısı değildir. Zaten bizim olan ve bu ülkenin içinden gelen bir eğitim anlayışıdır. Bu güne kadar, son 30 yılda eğitimde fark yaratmak adına öyle tutarsız ve temelsiz süslemeler yapıldı ki şu an o eğitimleri verenler de alanlar da içinden çıkamıyor. Harcanan emek ve para sürekli boşa gidiyor. Öğretildiği sanılan kazanımlar gerçek hayatta kullanılamıyor ve en önemlisi çocuklarımız gereksiz bir yükün altında kalıyor.
Bizim amacımız; eğitimi bu gereksiz süs ve taklitlerden arındırmak ve sadeleştirmek. Atatürk’ün söylediği gibi bilgiyi dünyanın neresinde olursa olsun alacağız ancak kendi öz program ve yöntemlerimizle sunacağız. Çocuklarımızı araştırmaya yöneltirken, yaşayarak öğrenmelerine rehber olacağız. Terzi atölyesinde takım elbise diktirmeyeceğiz, matematik öğretmeninin gömlek düğmesi dikerek anlattığı bir kazanımda hem düğmesini de dikebilen matematik dehaları amaçlıyoruz. Açıları, marangoz atolyesinde hisseden ve evdeki lambasını da takabilen gençler bizim hedefimiz.
Kısacası, Köy Enstitülerinin, İş İçinde Eğitim modelini kullanarak geleceğin öğrenim ihtiyaçlarını kazandırıyoruz. Taklitten, yabancı kelimelerden ve süsden arındırılmış duru ve net bir okuluz, bu memleketin okuluyuz. Mezunlarımız da ailesinin, ülkemizin imkan ve şartlarını bilen gençler olacak. Kısaca Yaşayan, Yaşayabilen, Ayakları Üzerinde Durabilen, Araştıran insanlar olacak.

Okul öncesi eğitimde okulların farklı uygulamaları benimsediklerini görüyoruz. Siz hangi
yöntemleri uyguluyorsunuz ve neden?
Enstitü Koleji olarak; Köy Enstitüleri’nden aldığımız ilhamla ögrencilere akademik becerilerin yanı sıra sosyal becerilerini de kazandirmayı amaçlıyoruz. Öğrencilerimizin el -göz koordinasyonlarını sağlayarak, yaparak -yaşayarak oğrenmelerini ve hayata dair adımlar atmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Usta - çırak iliskisinde nasıl işi iş ortamında uygulanarak oğretiliyor ise biz de eğitimi yaparak - yaşayarak, dokunarak, hissederek okulda yani eğitimin merkezinde yapmayı hedefliyoruz.

ÇOCUKLAR YAPARAK YAŞAYARAK ÖĞRENECEK
Okul öncesinde sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerin önemi nedir? Uygulamalarınız hakkında
bilgi verebilir misiniz?
Sınıf icinde yapılan etkinlikler; Türkçe-dil, fen-doga, sanat, oyunlar, bilişsel ve duyuşsal etkinliklerdir. Bu etkinlikler ile çocukların; konuşulan dili doğru ve etkili bir şekilde kullanmasını, düşünme yeteneğini geliştirmesini, görsel etkinlikler ile yaratıcılık ve yeteneklerini farketmelerini, oyunlar oynayarak kendilerini tanımalarını ve karşılıklı güven duygusunu yasamalarrını zeka oyunları oynayarak bilişsel ve duyuşsal dürtülerini ortaya çıkarmalarrını, fen ve doğa etkinlikleri ile yaparak ve yaşayarak oğrenmelerini sağlamayı hedefliyoruz.
Okulda yapılan eğitimin ve öğretimin eksik bıraktığı yönleri tamamlamak amacıyla planlanmış akademik, pratik ve hayati değerdeki eğitsel faaliyetler sınıf dışı faaliyetlerdir. Eğitimin amaçlarına uygun olarak, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda, öğretmenlerin rehberliği altında yapılan planlı ve programlı çalışmalara sınıf dışı etkinlik diyoruz. Gezi, gözlem, sergi ve tiyatro bazı sınıf dışı etkinliklere verebileceğimiz örneklerdendir.

Okul öncesi eğitimin öğrencinin geleceği üzerinde önemli etkileri olduğu vurgulanıyor. Okul
öncesi eğitim alan öğrencilerin gelişimlerinde hangi farklılıklar ortaya çıkıyor? Bu
farklılıkların onların gelecekteki yaşantıları üzerindeki etkileri nelerdir?
Okul öncesi eğitim; çocukları okula hazırlayan, evdeki eğitimi eşgüdümlü devam ettiren, dili geliştirip, sosyal ortamlara hazırlayan programdır. Çocuklarırımız ilkokula başladıklarında temel alışkanlıkları kazanmış, özgüvenleri yerine gelmiş, yetenek ve yaraıcılıklarını farketmiş, kendi ailesinin dışında sosyalleşebilen bireyler olarak yasantılarına devam ederler.

İKİNCİ DİL ALMANCA VE İSPANYOLCA
Okul öncesinde yabancı dil eğitim politikanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Okul
öncesinde yabancı dil eğitiminin ağırlığı ne olmalıdır?
Enstitü Koleji’nde 42 aylıktan itibaren öğrenciler eğitim öğretime başlayabilirler ve alındığı yaştan itibaren de uluslararası dil olarak kabul edilen İngilizce dilini yoğun bir şekilde almaya başlarlar. Okul hayatları devam ettiği sürece eğitim öğretim uygulamalarımızın yarısından fazlasını yabancı dil uygulamalarımız kapsar. Bunun yanı sıra ikinci bir dil olarak öğrencilerimiz Almanca veya İspanyolca dan birini seçerek yine aynı yaştan itibaren eğitim almaya başlarlar.

Okul öncesi eğitim konularında üniversitelerle iş birlikleriniz var mı? Varsa nasıl bir ortak
çalışma yürütüyorsunuz?
Okul öncesi alanında uzmanlığı bulunan akademisyenlerden aldığımız danışmanlıkların yanı sıra bu alanda eğitim gören öğretmen adaylarına da kapılarımız açıktır.

Öğretmenin niteliği okul öncesi eğitimde kaliteyi belirleyen temel öğelerden biri. Öğretmen kadronuzu oluştururken hangi kriterleri gözetiyorsunuz? Okul öncesinde öğretmenler hangi niteliklere sahip olmalı? Öğretmenlerinize hizmet içi eğitimler düzenliyor musunuz?
Evet öğretmenin niteliği vermiş olduğumuz eğitim öğretim kalitesi ile doğru orantılıdır. Bu sebeple alanında lisans ve mümkünse yüksek lisans tamamlamış olmaları ilk önceliklerimizdendir. Onun dışında bu alanda en az 5 yıllık iş tecrübesi ve kişisel özelliklerinin güçlü olması da diğer tercih sebeplerimizdendir.
Çocuğu zihinsel, fiziksel ve duygusal açıdan besleyebilmeli, sosyal ortamla etkilesimini destekleyebilmelidir. Çocukta kalıtımsal olan özellikleri ortaya çıkarabilmeli ve her çocuğun "biricik, tek" olduğunu unutmamalı, bireysel farklılıklarıı, gelişm kişilik özelliklerini, yetenek ve becerilerini göz önünde bulundurmalıdır. Cocuklarımıza örnek olacaklarından Türkçeyi doğru ve etkili bir şekilde kullanmalı, tutarlı, iletişimi kuvvetli ve ikna kabiliyeti yüksek olmalıdır.

Türkiye’de okul öncesi eğitimin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu alanda önerileriniz
nelerdir?
Son yıllardaki gelişme yenilikler biz eğitimcileri de mutlu etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığımızında bu alanda yenilikler üzerinde çalışmalar yaptığını da yakından takip ediyoruz.

"Velilere okul öncesi kurum seçerken ilk tavsiyemiz çocuklarını gönderecekleri kurumun ilkokul - ortaokul gibi devamının olmasına bakmalarıdır. Bunların dışında en önemli önerimiz öncelikle gittikleri kurumun yenilikçi eğitim anlayışı ve yönetim kadrosunun tecrübesini gözlemlemeleri olabilir. Bu güveni aldıktan sonra eğitim uygulamaları, okul güvenliği, ulaşım, fiziki yapı, veli profili, bütçeye uygunluk, eğitim materyalleri gibi yanıtlar karşısında karşılaştırmalar yapmak uygun seçimler sağlayacaktır."

KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNLARININ ENSTİTÜ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Haydar Rençber

Bir güneş doğuyor. Mutluluktan uçuyorum. Okuduğum okulun, Köy Enstitüsü’nün tüm faaliyetlerini içeriyor. Kopan düğmesini bile dikemeyen nesil tarih olacak. Tüm eğitim kurumları bu okulu örnek alacak. Bu okul Türkiye’nin umududur. Ne mutlu bana.

Kemal Koçarslan

Ben Köy Enstitüsü mezunuyum. Adını, içtenlikle Enstitü Koleji koydukları bu çalışmayı gittim yerinde gördüm. Son derece mutlu oldum. Enstitülerin üretici ve eğitici özelliklerini taşıyan böyle bir eğitime dönük çalışma yapılması, Türkiye’nin gerçeklerine çok uygundur. Biliyorm ki; bu başlangıç bütün Türkiye’ye örnek olacaktır. Çocuklarımızın sadece soyut kuru bilgilerin ötesinde yaparak, deneyerek hayata dönük bilgi becerilerini geliştirerek yetişmelidir ki yaşamında başarılı olsun.Bu çalışmanın, ileride ne denli başarı sağlayacağını bu günden keşfetmek zor olmasa gerek. Eğitimci bir ana babanın çocukları olan Sayın Özgür Boza ve sevgili Erdoğan Boza yı candan kutluyorum. Eğitim ve öğretim alanında yurdumuza çok büyük yararlar sağlayacaklarını şimdiden müjdeliyorum. hayırlı olsun diliyorum.

Hanife Toker (Emekli Eğitim Yöneticisi)

Bu kurumların kapatılmış olmasının oluşturduğu boşluğu hep hissetmiş ve çeşitli vesilelerle bunu doldurmaya gayret etmiş bir eğitimci olarak, Aynı kurumlarda birlikte çalıştığım meslektaşım, öğrencim, genç arkadaşım Özgür Boza'nın kurmak üzere olduğu “Enstitü Koleji”ni de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımı özellikle belirtmek isterim.

Köy Enstitülerinin o ilk zamanlardaki heyecan ve ilkelerini temel alarak, günümüz gereklilikleriyle yoğuran ve 2030'lara götürme bilinci içinde hepimizin dört gözle beklediği bu okula ve genç girişimci, eğitimci, idealist okul kurucusuna projenin ilk gününden beri seve seve destek oluyor ve elimden gelen çabaların en fazlasını “gönüllülük” esasına bağlı kalmak şartıyla sunmaya çalışıyorum.

Çünkü biliyorum ki çeşitli vesilelerle sekteye uğramış ve fakat yeniden yeşermek üzere Enstitü Koleji’nin açılışını bekleyen bu sistem, en kısa sürede tekrar tüm eğitim sevdalıları ve talepkârlarıyla buluşarak geleceğimizde söz sahibi olacak önemli kişilerin yetişmesine vesile olacaktır.

Bu oluşumda bulunan ve emek veren herkese, en başta kurucumuz ÖZGÜR BOZA olmak üzere tekrar teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.  

 

 

 

Hanife Toker (Emekli Eğitim Yöneticisi)

Bu kurumların kapatılmış olmasının oluşturduğu boşluğu hep hissetmiş ve çeşitli vesilelerle bunu doldurmaya gayret etmiş bir eğitimci olarak, Aynı kurumlarda birlikte çalıştığım meslektaşım, öğrencim, genç arkadaşım Özgür Boza'nın kurmak üzere olduğu “Enstitü Koleji”ni de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımı özellikle belirtmek isterim.
Köy Enstitülerinin o ilk zamanlardaki heyecan ve ilkelerini temel alarak, günümüz gereklilikleriyle yoğuran ve 2030'lara götürme bilinci içinde hepimizin dört gözle beklediği bu okula ve genç girişimci, eğitimci, idealist okul kurucusuna projenin ilk gününden beri seve seve destek oluyor ve elimden gelen çabaların en fazlasını “gönüllülük” esasına bağlı kalmak şartıyla sunmaya çalışıyorum.
Çünkü biliyorum ki çeşitli vesilelerle sekteye uğramış ve fakat yeniden yeşermek üzere Enstitü Koleji’nin açılışını bekleyen bu sistem, en kısa sürede tekrar tüm eğitim sevdalıları ve talepkârlarıyla buluşarak geleceğimizde söz sahibi olacak önemli kişilerin yetişmesine vesile olacaktır.

Bu oluşumda bulunan ve emek veren herkese, en başta kurucumuz ÖZGÜR BOZA olmak üzere tekrar teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.  

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2018 18:16

Gösterim: 2208


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.