Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanlığı, özel yetenekli öğrencilerin eğitim aldığı Bilim ve Sanat Merkezlerinde uygulanmak üzere 19 branşta etkinlik kılavuzu hazırladı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Bilim ve Sanat Merkezlerinin (BİLSEM) daha çok araştırma, deney, gözlem ve uygulamaların ağırlıklı olarak yapıldığı merkezler olması için yeni stratejileri hayata geçirmeye hazırlanıyor.
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için kapsamlı destek eğitim modelinin uygulandığı kurumların BİLSEM'ler olduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde her ilde ve büyük ilçelerde BİLSEM açılmasını hedeflediklerini belirten Güngör, "70 ilde 83 BİLSEM bulunuyor. BİLSEM'i olmayan çok az ilimiz kaldı. Oralarda da mekan problemini çözmeye çalışıyoruz" dedi.
19 branşta 998 öğretmen ataması yapıldı
Güngör, bilişim teknolojileri, biyoloji, coğrafya, felsefe, fen bilimleri, fizik, görsel sanatlar, ilköğretim matematik, ingilizce, kimya, matematik, müzik, rehberlik, sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler, Türk dili ve edebiyatı, tarih, teknoloji tasarım ve Türkçe olmak üzere 19 branşta 998 öğretmenin atamasını yaptıklarını söyledi.
TÜBİTAK'ın deney setleri de BİLSEM'lerde pilot olarak uygulanmaya başladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, özel yetenekli öğrencilerin eğitim aldığı Bilim ve Sanat Merkezlerinde uygulanmak üzere 19 branşta etkinlik kılavuzu hazırladı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Bilim ve Sanat Merkezlerinin (BİLSEM) daha çok araştırma, deney, gözlem ve uygulamaların ağırlıklı olarak yapıldığı merkezler olması için yeni stratejileri hayata geçirmeye hazırlanıyor.
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için kapsamlı destek eğitim modelinin uygulandığı kurumların BİLSEM'ler olduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde her ilde ve büyük ilçelerde BİLSEM açılmasını hedeflediklerini belirten Güngör, "70 ilde 83 BİLSEM bulunuyor. BİLSEM'i olmayan çok az ilimiz kaldı. Oralarda da mekan problemini çözmeye çalışıyoruz" dedi.
19 branşta 998 öğretmen ataması yapıldı
Güngör, bilişim teknolojileri, biyoloji, coğrafya, felsefe, fen bilimleri, fizik, görsel sanatlar, ilköğretim matematik, ingilizce, kimya, matematik, müzik, rehberlik, sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler, Türk dili ve edebiyatı, tarih, teknoloji tasarım ve Türkçe olmak üzere 19 branşta 998 öğretmenin atamasını yaptıklarını söyledi.
TÜBİTAK'ın deney setleri de BİLSEM'lerde pilot olarak uygulanmaya başladı.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Kasım 2015 11:56
Gösterim: 1324
Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin öğretmen olabilmelerinin önünü açan pedagojik formasyon için ayrılan kontenjan açıklandı. YÖK Başkanı Saraç, pedagojik formasyon için ayrılan kontenjanın 15 bin olduğunu söyledi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, fen edebiyat fakültesi öğrencilerinin öğretmen olabilmelerinin önünü açan pedagojik programı için ayrılan kontenjanı açıkladı. Başkan Saraç, “Bu dönem, pedagojik formasyon programı açma yeterliliğine sahip üniversitelere tahsis edilen toplam kontenjan 15 bin olarak belirlendi. Söz konusu kontenjanın alanlara göre dağılımı,talep ve istihdam dengesi gözetilerek üniversitelerin ilgili kurullarınca yapılacak” dedi.
Twitter hesabından konuyla ilgili açıklama yapan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, şunları söyledi:
“Pedagojik formasyon programlarıyla ilgili bazı çalışmalar yaptığımızı sizlerle daha önce paylaşmıştık. İsteyen herkese pedagojik formasyon belgesi vermek suretiyle gençlerimizi gereksiz bir beklenti içine sokmayı doğru görmüyorum. Bu konudaki nicelik yani kemiyet ile nitelik yani keyfiyet ikileminde tercihimizi ‘kalite ve nitelikten’ yana yapmaktayız. Bu nedenlere bağlı olarak halen yürütülmekte olan Pedagojik Formasyon Programlarının lisansüstü düzeyde uygulanması konusunda Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubumuzca çalışmalar yapılıyor. Öğretmen Strateji Belgesi de bize bu konuda yol gösterici olacaktır. Söz konusu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar, bu programların istihdam odaklı olarak daha sınırlı bir kontenjanla uygulanmasına karar verdik. Bu dönem, pedagojik formasyon programı açma yeterliliğine sahip üniversitelere tahsis edilen toplam kontenjan 15 bin olarak belirlenmiş. Söz konusu kontenjanın alanlara göre dağılımı, talep ve istihdam dengesi gözetilerek üniversitelerin ilgili kurullarınca yapılacak. Bu kararın öğrencilerimize hayırlı olmasını temenni ederim.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin öğretmen olabilmelerinin önünü açan pedagojik formasyon için ayrılan kontenjan açıklandı. YÖK Başkanı Saraç, pedagojik formasyon için ayrılan kontenjanın 15 bin olduğunu söyledi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, fen edebiyat fakültesi öğrencilerinin öğretmen olabilmelerinin önünü açan pedagojik programı için ayrılan kontenjanı açıkladı. Başkan Saraç, “Bu dönem, pedagojik formasyon programı açma yeterliliğine sahip üniversitelere tahsis edilen toplam kontenjan 15 bin olarak belirlendi. Söz konusu kontenjanın alanlara göre dağılımı,talep ve istihdam dengesi gözetilerek üniversitelerin ilgili kurullarınca yapılacak” dedi.
Twitter hesabından konuyla ilgili açıklama yapan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, şunları söyledi:
“Pedagojik formasyon programlarıyla ilgili bazı çalışmalar yaptığımızı sizlerle daha önce paylaşmıştık. İsteyen herkese pedagojik formasyon belgesi vermek suretiyle gençlerimizi gereksiz bir beklenti içine sokmayı doğru görmüyorum. Bu konudaki nicelik yani kemiyet ile nitelik yani keyfiyet ikileminde tercihimizi ‘kalite ve nitelikten’ yana yapmaktayız. Bu nedenlere bağlı olarak halen yürütülmekte olan Pedagojik Formasyon Programlarının lisansüstü düzeyde uygulanması konusunda Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubumuzca çalışmalar yapılıyor. Öğretmen Strateji Belgesi de bize bu konuda yol gösterici olacaktır. Söz konusu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar, bu programların istihdam odaklı olarak daha sınırlı bir kontenjanla uygulanmasına karar verdik. Bu dönem, pedagojik formasyon programı açma yeterliliğine sahip üniversitelere tahsis edilen toplam kontenjan 15 bin olarak belirlenmiş. Söz konusu kontenjanın alanlara göre dağılımı, talep ve istihdam dengesi gözetilerek üniversitelerin ilgili kurullarınca yapılacak. Bu kararın öğrencilerimize hayırlı olmasını temenni ederim.”
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Kasım 2015 10:49
Gösterim: 1094
İlkokul ders kitaplarında "Ali al-i, Ela, el-a, Oto ise ot-o" şeklinde hecelendi. Yanlış hecelemeler ve hesaplamalar nedeniyle öğrenciler öğrenme güçlüğü çekerken, bu duruma velilerden tepki geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından okullarda ücretsiz olarak dağıtılan kitaplar hata ve yanlışlarla dolu. Hecelemeler ve basit hesaplamaların yanlışlığı dikkatleri çekerken, “Ali’nin al-i, Ela’nın, el-a, ana kelimesinin an-a, ada kelimesinin ad-a, alet kelimesinin ise al-et şeklinde hecelenerek çocuklara öğretilmesine veliler tepki gösterdi.
Birgün’den Hicran Karahan’ın haberine göre, Çocuğu bu sene birinci sınıfa başlayan Sibel Ak yeterli ön çalışmaların yapılmadan okuma-yazmaya geçildiğini belirterek, “Devletin verdiği kitaplar yetersiz ve yanlışlarla dolu olduğu için öğretmenimizin kararıyla kaynak kitaplar aldık. Derslerde kaynak kitapları, evde çektirdiği fotokopileri kullanıyoruz.
Öğrendiği kadarıyla okuma çalışması yaparken heceleri yanlış ayırdığını görüyorum, ‘Biz böyle öğreniyoruz’ diyor. Ayrıca okuma metinlerinde elle, ite gibi argo anlamı olan sözcükler kullanılıyor” diye konuştu.Bu sene ikinci sınıfta okuyan oğlunun eğitim yetersizliği nedeniyle okuldan soğuduğunu ifade eden Dilek Güngör, “Oğlum ikinci sınıf, hâlâ kelimeleri hecelerine doğru olarak ayıramıyor.
Çünkü öğrenirken, “Ali’yi al+i, Ela’yı, el+a” diye öğrendi. Türkçe kitaplarındaki metinlerin uzunluğunda da, matematikte de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Eğitim sisteminin altında eziliyoruz, yapılan değişikliklere ayak uyduramıyoruz” dedi webbsidor.Özel okulda birinci sınıfların öğretmenliğini yapan Ümit Özcan, ''Kitapta ‘alet’ sözcüğü ‘al ve et’ şeklinde hecelenmiş. Okuma parçaları çok uzun, sona gelindiğinde öğrenci anlam bütünlüğü kuramıyor, neredeyse her cümle için resim yapılmış” ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İlkokul ders kitaplarında "Ali al-i, Ela, el-a, Oto ise ot-o" şeklinde hecelendi. Yanlış hecelemeler ve hesaplamalar nedeniyle öğrenciler öğrenme güçlüğü çekerken, bu duruma velilerden tepki geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından okullarda ücretsiz olarak dağıtılan kitaplar hata ve yanlışlarla dolu. Hecelemeler ve basit hesaplamaların yanlışlığı dikkatleri çekerken, “Ali’nin al-i, Ela’nın, el-a, ana kelimesinin an-a, ada kelimesinin ad-a, alet kelimesinin ise al-et şeklinde hecelenerek çocuklara öğretilmesine veliler tepki gösterdi.
Birgün’den Hicran Karahan’ın haberine göre, Çocuğu bu sene birinci sınıfa başlayan Sibel Ak yeterli ön çalışmaların yapılmadan okuma-yazmaya geçildiğini belirterek, “Devletin verdiği kitaplar yetersiz ve yanlışlarla dolu olduğu için öğretmenimizin kararıyla kaynak kitaplar aldık. Derslerde kaynak kitapları, evde çektirdiği fotokopileri kullanıyoruz.
Öğrendiği kadarıyla okuma çalışması yaparken heceleri yanlış ayırdığını görüyorum, ‘Biz böyle öğreniyoruz’ diyor. Ayrıca okuma metinlerinde elle, ite gibi argo anlamı olan sözcükler kullanılıyor” diye konuştu.Bu sene ikinci sınıfta okuyan oğlunun eğitim yetersizliği nedeniyle okuldan soğuduğunu ifade eden Dilek Güngör, “Oğlum ikinci sınıf, hâlâ kelimeleri hecelerine doğru olarak ayıramıyor.
Çünkü öğrenirken, “Ali’yi al+i, Ela’yı, el+a” diye öğrendi. Türkçe kitaplarındaki metinlerin uzunluğunda da, matematikte de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Eğitim sisteminin altında eziliyoruz, yapılan değişikliklere ayak uyduramıyoruz” dedi webbsidor.Özel okulda birinci sınıfların öğretmenliğini yapan Ümit Özcan, ''Kitapta ‘alet’ sözcüğü ‘al ve et’ şeklinde hecelenmiş. Okuma parçaları çok uzun, sona gelindiğinde öğrenci anlam bütünlüğü kuramıyor, neredeyse her cümle için resim yapılmış” ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Kasım 2015 17:53
Gösterim: 1474
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2014 LYS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı. 2014 LYS'de Türkiye 3'üncüsü olan İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Fethullah Gülen'in sınav sonuç belgesi ihbar kabul edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2014 Lisans Yerleştirme Sınavında (LYS) usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı.
KPSS'deki usulsüzlük soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, Fetullah Gülen'in akrabası olan ve aynı adı taşıyan İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Fethullah Gülen'in Türkiye 3'üncüsü olduğu 2014 LYS'de "güçlü usulsüzlük şüpheleri" bulunması üzerine soruşturma talimatı verdi.
Savcı Erkman'ın, bir avukatın attığı "Sayın savcım, örgüt lideri tespit edilmiş. HTS kayıtlarıyla uğraşmayın. Belki iddianameye yardımcı oluruz" tweeti ve paylaştığı Fethullah Gülen isimli öğrencinin LYS sonuç belgesini de ihbar kabul ettiği öğrenildi.
2014 LYS sonuçlarına göre derece yapan dershanelerin isimlerini paylaşan "Örgüt şeması hazır" ve "Sayın savcım, burada tüm soruları doğru cevaplayan bir FEM Dershanesi öğrencisi var. Dikkatinizi çekebilir" tweetlerinin de ihbar kabul edildiği belirtildi.
Öğrenci Fethullah Gülen'in, Türkiye 3'üncüsü olduğu soruşturmaya konu sınavın cemaat üzerinde oluşan olumsuz algının kırılması amacıyla özel olarak seçildiği iddia ediliyor.
KPSS’deki usulsüzlük
KPSS'deki usulsüzlük soruşturması kapsamında geçen hafta ÖSYM Soru Hazırlama Biriminde çalışan biri kadın 3 kişi tutuklanmıştı. Bu kişilerin, 2014 LYS sorularını cemaatin itibar kazanması için KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturmada geçen "örgüt yöneticilerine" ilettikleri ileri sürülüyor.
Öğrenci Gülen'in, o dönemde devam ettiği eğitim kurumunun ortağının da KPSS'deki usulsüzlük soruşturması zanlılarından, "Paralel Yapı'nın eğitim imamı" olduğu ileri sürülen Y.R. olduğu iddia ediliyor.
Y.R'nin ayrıca, usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturulan 2012'deki "Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı" şüphelileri ve geçen hafta tutuklanan ÖSYM çalışanlarıyla bağlantılı olduğu öne sürülüyor.
İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Gülen, 2014 LYS'de Matematik'ten 50 doğru 0 yanlış, geometriden 30 doğru 0 yanlış, Türk Dili ve Edebiyatı'ndan 52 doğru 4 yanlış, Coğrafya-1'den 20 doğru 4 yanlış, Coğrafya-2'den 12 doğru 2 yanlış, tarihten 29 doğru 15 yanlış ve Felsefe'den ise 25 doğru 7 yanlış çıkartarak TM 1 ve TM 2 puan türlerinde Türkiye 3'üncüsü olmuştu. Gülen, 2014 LYS sonrası basın mensuplarına, "Çalıştık çabaladık. Umuyorduk, inşallah iyi bir şey yaparız, ismimi duyururum diye, hocaefendinin ismi olduğundan dolayı. Şerefle taşıdığım bu ismi duyurmak çok önemliydi benim için. Bu dönemde hocamıza kötü şeyler söyleniyor, onlara bir cevap olarak biz de bunu yapmak istedik" şeklinde açıklama yapmıştı.
Söz konusu sınavla ilgili ÖSYM'nin de soruşturma başlattığı öğrenildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2014 LYS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı. 2014 LYS'de Türkiye 3'üncüsü olan İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Fethullah Gülen'in sınav sonuç belgesi ihbar kabul edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2014 Lisans Yerleştirme Sınavında (LYS) usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı.
KPSS'deki usulsüzlük soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, Fetullah Gülen'in akrabası olan ve aynı adı taşıyan İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Fethullah Gülen'in Türkiye 3'üncüsü olduğu 2014 LYS'de "güçlü usulsüzlük şüpheleri" bulunması üzerine soruşturma talimatı verdi.
Savcı Erkman'ın, bir avukatın attığı "Sayın savcım, örgüt lideri tespit edilmiş. HTS kayıtlarıyla uğraşmayın. Belki iddianameye yardımcı oluruz" tweeti ve paylaştığı Fethullah Gülen isimli öğrencinin LYS sonuç belgesini de ihbar kabul ettiği öğrenildi.
2014 LYS sonuçlarına göre derece yapan dershanelerin isimlerini paylaşan "Örgüt şeması hazır" ve "Sayın savcım, burada tüm soruları doğru cevaplayan bir FEM Dershanesi öğrencisi var. Dikkatinizi çekebilir" tweetlerinin de ihbar kabul edildiği belirtildi.
Öğrenci Fethullah Gülen'in, Türkiye 3'üncüsü olduğu soruşturmaya konu sınavın cemaat üzerinde oluşan olumsuz algının kırılması amacıyla özel olarak seçildiği iddia ediliyor.
KPSS’deki usulsüzlük
KPSS'deki usulsüzlük soruşturması kapsamında geçen hafta ÖSYM Soru Hazırlama Biriminde çalışan biri kadın 3 kişi tutuklanmıştı. Bu kişilerin, 2014 LYS sorularını cemaatin itibar kazanması için KPSS'deki usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturmada geçen "örgüt yöneticilerine" ilettikleri ileri sürülüyor.
Öğrenci Gülen'in, o dönemde devam ettiği eğitim kurumunun ortağının da KPSS'deki usulsüzlük soruşturması zanlılarından, "Paralel Yapı'nın eğitim imamı" olduğu ileri sürülen Y.R. olduğu iddia ediliyor.
Y.R'nin ayrıca, usulsüzlük iddiaları üzerine soruşturulan 2012'deki "Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı" şüphelileri ve geçen hafta tutuklanan ÖSYM çalışanlarıyla bağlantılı olduğu öne sürülüyor.
İzmir Yamanlar Koleji öğrencisi Gülen, 2014 LYS'de Matematik'ten 50 doğru 0 yanlış, geometriden 30 doğru 0 yanlış, Türk Dili ve Edebiyatı'ndan 52 doğru 4 yanlış, Coğrafya-1'den 20 doğru 4 yanlış, Coğrafya-2'den 12 doğru 2 yanlış, tarihten 29 doğru 15 yanlış ve Felsefe'den ise 25 doğru 7 yanlış çıkartarak TM 1 ve TM 2 puan türlerinde Türkiye 3'üncüsü olmuştu. Gülen, 2014 LYS sonrası basın mensuplarına, "Çalıştık çabaladık. Umuyorduk, inşallah iyi bir şey yaparız, ismimi duyururum diye, hocaefendinin ismi olduğundan dolayı. Şerefle taşıdığım bu ismi duyurmak çok önemliydi benim için. Bu dönemde hocamıza kötü şeyler söyleniyor, onlara bir cevap olarak biz de bunu yapmak istedik" şeklinde açıklama yapmıştı.
Söz konusu sınavla ilgili ÖSYM'nin de soruşturma başlattığı öğrenildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Kasım 2015 10:58
Gösterim: 1155
“Ordu’da bundan sonra internete girmek bedava” diyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, artık vatandaşların internet kotası dolma gibi derdinin olmayacağını ifade etti.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, ücretsiz internet ağının Ordu'da hizmet vermeye başladığını söyledi. Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’nin en büyük ücretsiz internet ağını hizmete soktuklarını belirtti.
"Hemşehrilerimize sınırlama ve kota derdi olmayan ücretsiz Wi-Fi imkanı sağlıyoruz" diyen Enver Yılmaz, "Vatandaşlarımızın yoğun ilgi gösterdiği ücretsiz internetten 25 günde 600 bine yakın kişi faydalandı" dedi.
Başta Altınordu ilçesi olmak üzere Fatsa, Ünye, Perşembe ve Ulubey ilçelerinde de ücretsiz internet ağını oluşturduklarını ifade eden Yılmaz, "Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) kapsamındaki ücretsiz Wİ-Fİ hizmeti tam anlamıyla hizmete girdi. Wi-Fi uygulaması olan bölgelerde herkes ücretsiz olarak internete girebilecek. Ayrıca kota ve sınırlama da koymuyoruz. Artık vatandaşlarımızın internet kotası dolma gibi derdi olmayacak. Ordu'da bundan sonra internete girmek bedava" diye konuştu.
TEDES kapsamında kent kameraları uygulamalarının da hayata geçirileceğini bildiren Enver Yılmaz, "TEDES'le birlikte, gurbette yaşayan hemşehrilerimizin memleket hasretlerini bir nebze olsun dindirmiş olacağız. Şehrin belli merkezlerine yerleştirilecek kameralarla, dünyanın neresinde olursa olsun herkes Ordu'yu 24 saat canlı olarak izleyebilecek" ifadesini kullandı.
Bu düzenlemeyle trafik düzene girecek
TEDES projesiyle trafiğin de düzene gireceğini dile getiren Yılmaz, "İl genelinde hız koridorları oluşturuldu. Yine bu koridorun hız limitini de Emniyet Genel Müdürlüğü bildirecek. 10 adet plaka tanıma sistemi yer alıyor. Sadece hız ve kırmızı ışık ihlallerinde ceza uygulanıyor. TEDES sisteminde öncelik vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, diğeri ise trafiğin rahatlaması. Çünkü, bazı tır ve kamyonlar kavşaklara çok hızlı giriyor. Bu da can ve mal kaybına bağlı kazalara yol açıyor" değerlendirmesinde bulundu.
TEDES'le birlikte akıllı kavşak sisteminin de devreye gireceğini belirten Enver Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bu sistem, kavşaklardaki yoğunluğa göre kendini ayarlıyor. Önceki ve sonraki kavşakları da ona göre düzenliyor. Bir kavşakta yoğunluk var ve sonrasındaki kavşak eğer açık ise önce Ulubey Kavşağı'nı açıyor. O yoldaki akış devam ettiriliyor, ara bölgelerdeki akışı durduruyor. Böylece ana hattaki akış hızlanmış oluyor. Tüm kavşaklar kendi arasında haberleşerek, akıllı bir şekilde trafiği yönlendirmeye çalışıyor. Bu da yüzde 30'a kadar verimlilik sağlıyor."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
“Ordu’da bundan sonra internete girmek bedava” diyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, artık vatandaşların internet kotası dolma gibi derdinin olmayacağını ifade etti.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, ücretsiz internet ağının Ordu'da hizmet vermeye başladığını söyledi. Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’nin en büyük ücretsiz internet ağını hizmete soktuklarını belirtti.
"Hemşehrilerimize sınırlama ve kota derdi olmayan ücretsiz Wi-Fi imkanı sağlıyoruz" diyen Enver Yılmaz, "Vatandaşlarımızın yoğun ilgi gösterdiği ücretsiz internetten 25 günde 600 bine yakın kişi faydalandı" dedi.
Başta Altınordu ilçesi olmak üzere Fatsa, Ünye, Perşembe ve Ulubey ilçelerinde de ücretsiz internet ağını oluşturduklarını ifade eden Yılmaz, "Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) kapsamındaki ücretsiz Wİ-Fİ hizmeti tam anlamıyla hizmete girdi. Wi-Fi uygulaması olan bölgelerde herkes ücretsiz olarak internete girebilecek. Ayrıca kota ve sınırlama da koymuyoruz. Artık vatandaşlarımızın internet kotası dolma gibi derdi olmayacak. Ordu'da bundan sonra internete girmek bedava" diye konuştu.
TEDES kapsamında kent kameraları uygulamalarının da hayata geçirileceğini bildiren Enver Yılmaz, "TEDES'le birlikte, gurbette yaşayan hemşehrilerimizin memleket hasretlerini bir nebze olsun dindirmiş olacağız. Şehrin belli merkezlerine yerleştirilecek kameralarla, dünyanın neresinde olursa olsun herkes Ordu'yu 24 saat canlı olarak izleyebilecek" ifadesini kullandı.
Bu düzenlemeyle trafik düzene girecek
TEDES projesiyle trafiğin de düzene gireceğini dile getiren Yılmaz, "İl genelinde hız koridorları oluşturuldu. Yine bu koridorun hız limitini de Emniyet Genel Müdürlüğü bildirecek. 10 adet plaka tanıma sistemi yer alıyor. Sadece hız ve kırmızı ışık ihlallerinde ceza uygulanıyor. TEDES sisteminde öncelik vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, diğeri ise trafiğin rahatlaması. Çünkü, bazı tır ve kamyonlar kavşaklara çok hızlı giriyor. Bu da can ve mal kaybına bağlı kazalara yol açıyor" değerlendirmesinde bulundu.
TEDES'le birlikte akıllı kavşak sisteminin de devreye gireceğini belirten Enver Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bu sistem, kavşaklardaki yoğunluğa göre kendini ayarlıyor. Önceki ve sonraki kavşakları da ona göre düzenliyor. Bir kavşakta yoğunluk var ve sonrasındaki kavşak eğer açık ise önce Ulubey Kavşağı'nı açıyor. O yoldaki akış devam ettiriliyor, ara bölgelerdeki akışı durduruyor. Böylece ana hattaki akış hızlanmış oluyor. Tüm kavşaklar kendi arasında haberleşerek, akıllı bir şekilde trafiği yönlendirmeye çalışıyor. Bu da yüzde 30'a kadar verimlilik sağlıyor."
Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Kasım 2015 16:35
Gösterim: 1171

