Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Akçakale'de okulların Pazartesi günü açılacağını bildirdi.
Akçakale'de bir takım ziyaretlerde bulunan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, köy muhtarlarıyla buluştu. Vali Güvenç'e, Emniyet Müdürü, Şanlıurfa Belediye Başkanı, Akçakale Kaymakamı eşlik etti.
Burada basına kapalı olarak gerçekleşen görüşme sonrası Vali Güvenç, okulların Pazartesi günü açılacağını, fakat olası olumsuz bir durumda kapatılacağını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Akçakale'de okulların Pazartesi günü açılacağını bildirdi.
Akçakale'de bir takım ziyaretlerde bulunan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, köy muhtarlarıyla buluştu. Vali Güvenç'e, Emniyet Müdürü, Şanlıurfa Belediye Başkanı, Akçakale Kaymakamı eşlik etti.
Burada basına kapalı olarak gerçekleşen görüşme sonrası Vali Güvenç, okulların Pazartesi günü açılacağını, fakat olası olumsuz bir durumda kapatılacağını söyledi.
Son Güncelleme: Pazar, 07 Ekim 2012 09:02
Gösterim: 1858
Başbakan Erdoğan, dershane sahiplerini özel okul kurmaya çağırdı, ''Birileri daha fazla para kazansın diye Anadolu'daki fakir vatandaşımızın daha fazla sömürülmesine göz yumamayız'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bağcılar'daki Medipol Mega Hastaneler Kompleksi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, yatırım tutarı 150 milyon doları bulan bu dev sağlık tesisinin Türkiye'ye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ederek, 4 ayrı bölümden oluşan bu büyük kompleksin 470 yatağı, 246 poliklinik odası ve diğer pek çok özelliğiyle Türkiye'de sağlık alanında standartları oldukça yükseğe taşıdığını belirtti.
Başbakan Erdoğan, devletin sosyal devlet özelliğine, şefkatli devlet niteliğine çok büyük önem verdiklerini belirterek, ''Vatandaşına en kaliteli eğitim, sağlık hizmetini sunamayan bir devlet, görevini hakkıyla yerine getiremiyor demektir'' dedi.
Obama'ya anlatmamı istediler
Sultanahmet Camisi'nde bir gün cuma namazı çıkışında turist grubunun kendisine el salladığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Yaklaştım yanlarına, nereli olduklarını sordum. Amerikalı olduklarını söylediler. Fakat konuyu biliyorlar. Öğrenmişler. Bana dediler ki, 'Siz bu sağlık reformunu nasıl yaptınız?'. Ben de kendilerine anlattım.
O sırada Amerika seyahatim var. Onu da öğrenmişler. 'Şimdi Amerika'ya gidiyorsunuz, bir de bunu Obama'ya anlatın' dediler.
Ben de bu olayı seyahatte Obama'ya anlattım. O da gülmeye başladı. Ama kararlıydı. Zor da olsa sonunda sağlık reformunu gerek kongreden gerekse senatodan geçirdi.''
Türkiye böyle bir ülke
Başbakan Erdoğan, dikkat çekici bir örneği de paylaşmak istediğini ifade ederek, geçen haziran ayında Gülsüm Tunç adında bir vatandaşın 112 Acil Hattı'nı aradığını, bir yakınının Güney Amerika'ya iş için gittiği ve orada bayılarak hastaneye kaldırıldığı yolunda bilgi aldıklarını ancak kendisine ulaşamadıklarını söylediğini belirtti.
Sağlık personelinin konuyu araştırdığını, Güney Amerika'da beyin kanaması geçirdiği belirlenen vatandaşın 20 gün takip edildiğini, durumu ağırlaşınca 4 uçuş personeli, 2 doktor ve bir acil tıp teknisyeninden oluşan ekibin 36 saat 10 dakikalık uçuşun ardından hastayı Türkiye'ye getirdiğini anlatan Erdoğan, '' 6 haftalık bir tedavinin sonunda kardeşimiz hayati tehlikeyi atlatıyor ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyor. Türkiye artık böyle bir ülke'' dedi.
Sıkıysa vatandaşım kapıdan çevrilsin
Sağlık hizmetinin özel sektörle de birleştirildiğini, hiçbir hastane kapısının vatandaşa kapalı olmadığını anlatan Erdoğan, "Şu anda sıkıysa benim vatandaşım bir hastaneye gitsin ister özel ister devlet, kapıdan geri çevrilsin, çeviremezler" dedi.
Şehir hastaneleri
25 ilde farklı alanlardaki sağlık hizmetlerinin aynı yapı içinde verildiği yeni bir modele geçileceğini vurgulayan Erdoğan, "Bu benim aslında 9 yıl önceki hayalimdi ama ne yazık ki hala bunu gerçekleştiremedik. Ama şimdi adımlarını attık. Bazı Danıştay'da vesaire engellemeler oluyor. Bunları da aşmak suretiyle süratle ihalesini yaptığımız şehir hastaneleriyle işe başlıyoruz" diye konuştu.
''Vatandaşımızın sömürülmesine göz yumamayız''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu'yu dolaştıklarını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Kusura bakmasınlar. Birileri daha fazla para kazansın diye Anadolu'daki fakir vatandaşımızın daha fazla sömürülmesine göz yumamayız. Bana Anadolu'da şunu soruyor anne-baba; 'Madem dershaneye çocuğumu göndereceğim. Bu okullar niye? Bak ben kolumdaki bileziği satmak zorunda kaldım'. Koleje gönderiyor, yine dershaneye gidiyor. Koleje de para veriyor, dershaneye de para veriyor. Bunun ne akılla ne mantıkla izahı mümkün değil. Türkiye bunu aşacak. Kimse gücenmesin. Adeta merdiven altı sistemlerle, yok bilmem apartmanın bir katı sistemlerle... Yok kardeşim. Özel okul kur, ben sana öğrenci de göndereyim ve hizmet alımı yapalım senden. Öğrenci boşluğu diye bir şey olmaz merak etme. Sen bizi yatırımdan kurtarırsın, biz de sana öğrenci göndeririz. Böylece devlet, millet el ele hem başarıyı yakalarız hem de bu tür insanımızın yokluğa mahkum olmasını engellemiş oluruz. Bunları ben eğitimde gelişime fırsat verecek destek çalışmalar olarak görüyorum. Bu adımın da hazırlıklarını yapıyoruz. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında inşallah bunu başaracağız.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Erdoğan, dershane sahiplerini özel okul kurmaya çağırdı, ''Birileri daha fazla para kazansın diye Anadolu'daki fakir vatandaşımızın daha fazla sömürülmesine göz yumamayız'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bağcılar'daki Medipol Mega Hastaneler Kompleksi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, yatırım tutarı 150 milyon doları bulan bu dev sağlık tesisinin Türkiye'ye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ederek, 4 ayrı bölümden oluşan bu büyük kompleksin 470 yatağı, 246 poliklinik odası ve diğer pek çok özelliğiyle Türkiye'de sağlık alanında standartları oldukça yükseğe taşıdığını belirtti.
Başbakan Erdoğan, devletin sosyal devlet özelliğine, şefkatli devlet niteliğine çok büyük önem verdiklerini belirterek, ''Vatandaşına en kaliteli eğitim, sağlık hizmetini sunamayan bir devlet, görevini hakkıyla yerine getiremiyor demektir'' dedi.
Obama'ya anlatmamı istediler
Sultanahmet Camisi'nde bir gün cuma namazı çıkışında turist grubunun kendisine el salladığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Yaklaştım yanlarına, nereli olduklarını sordum. Amerikalı olduklarını söylediler. Fakat konuyu biliyorlar. Öğrenmişler. Bana dediler ki, 'Siz bu sağlık reformunu nasıl yaptınız?'. Ben de kendilerine anlattım.
O sırada Amerika seyahatim var. Onu da öğrenmişler. 'Şimdi Amerika'ya gidiyorsunuz, bir de bunu Obama'ya anlatın' dediler.
Ben de bu olayı seyahatte Obama'ya anlattım. O da gülmeye başladı. Ama kararlıydı. Zor da olsa sonunda sağlık reformunu gerek kongreden gerekse senatodan geçirdi.''
Türkiye böyle bir ülke
Başbakan Erdoğan, dikkat çekici bir örneği de paylaşmak istediğini ifade ederek, geçen haziran ayında Gülsüm Tunç adında bir vatandaşın 112 Acil Hattı'nı aradığını, bir yakınının Güney Amerika'ya iş için gittiği ve orada bayılarak hastaneye kaldırıldığı yolunda bilgi aldıklarını ancak kendisine ulaşamadıklarını söylediğini belirtti.
Sağlık personelinin konuyu araştırdığını, Güney Amerika'da beyin kanaması geçirdiği belirlenen vatandaşın 20 gün takip edildiğini, durumu ağırlaşınca 4 uçuş personeli, 2 doktor ve bir acil tıp teknisyeninden oluşan ekibin 36 saat 10 dakikalık uçuşun ardından hastayı Türkiye'ye getirdiğini anlatan Erdoğan, '' 6 haftalık bir tedavinin sonunda kardeşimiz hayati tehlikeyi atlatıyor ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyor. Türkiye artık böyle bir ülke'' dedi.
Sıkıysa vatandaşım kapıdan çevrilsin
Sağlık hizmetinin özel sektörle de birleştirildiğini, hiçbir hastane kapısının vatandaşa kapalı olmadığını anlatan Erdoğan, "Şu anda sıkıysa benim vatandaşım bir hastaneye gitsin ister özel ister devlet, kapıdan geri çevrilsin, çeviremezler" dedi.
Şehir hastaneleri
25 ilde farklı alanlardaki sağlık hizmetlerinin aynı yapı içinde verildiği yeni bir modele geçileceğini vurgulayan Erdoğan, "Bu benim aslında 9 yıl önceki hayalimdi ama ne yazık ki hala bunu gerçekleştiremedik. Ama şimdi adımlarını attık. Bazı Danıştay'da vesaire engellemeler oluyor. Bunları da aşmak suretiyle süratle ihalesini yaptığımız şehir hastaneleriyle işe başlıyoruz" diye konuştu.
''Vatandaşımızın sömürülmesine göz yumamayız''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu'yu dolaştıklarını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Kusura bakmasınlar. Birileri daha fazla para kazansın diye Anadolu'daki fakir vatandaşımızın daha fazla sömürülmesine göz yumamayız. Bana Anadolu'da şunu soruyor anne-baba; 'Madem dershaneye çocuğumu göndereceğim. Bu okullar niye? Bak ben kolumdaki bileziği satmak zorunda kaldım'. Koleje gönderiyor, yine dershaneye gidiyor. Koleje de para veriyor, dershaneye de para veriyor. Bunun ne akılla ne mantıkla izahı mümkün değil. Türkiye bunu aşacak. Kimse gücenmesin. Adeta merdiven altı sistemlerle, yok bilmem apartmanın bir katı sistemlerle... Yok kardeşim. Özel okul kur, ben sana öğrenci de göndereyim ve hizmet alımı yapalım senden. Öğrenci boşluğu diye bir şey olmaz merak etme. Sen bizi yatırımdan kurtarırsın, biz de sana öğrenci göndeririz. Böylece devlet, millet el ele hem başarıyı yakalarız hem de bu tür insanımızın yokluğa mahkum olmasını engellemiş oluruz. Bunları ben eğitimde gelişime fırsat verecek destek çalışmalar olarak görüyorum. Bu adımın da hazırlıklarını yapıyoruz. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında inşallah bunu başaracağız.''
Son Güncelleme: Pazar, 07 Ekim 2012 09:00
Gösterim: 2133
MEB, 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi kapsamında ilk kez bu yıl seçmeli okutulan Kur'an-ı Kerim, Hazreti Muhammed'in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin kitaplarını hazırladı.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Seçmeli dersler için eksik materyalimiz yok. Drama, zeka oyunları, bilim uygulamaları ve matematik uygulamaları dersleri için kitap hazırlanmıyor. Öğretmenlerin dersi nasıl uygulayacaklarını gösteren öğretim materyalleri hazırladık. Kitap kullanımını gerektiren bütün dersler için de ders kitaplarını tamamladık'' dedi.
Bu kitapların web sayfasından yayınlanacağını, basılı olarak hangi okulda kaç öğrenci o dersi seçmişse o sayıda okullara ulaştırılacağını anlatan Karip, kitapların dağıtımının da birkaç hafta içerisinde tamamlanacağını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MEB, 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi kapsamında ilk kez bu yıl seçmeli okutulan Kur'an-ı Kerim, Hazreti Muhammed'in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin kitaplarını hazırladı.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Seçmeli dersler için eksik materyalimiz yok. Drama, zeka oyunları, bilim uygulamaları ve matematik uygulamaları dersleri için kitap hazırlanmıyor. Öğretmenlerin dersi nasıl uygulayacaklarını gösteren öğretim materyalleri hazırladık. Kitap kullanımını gerektiren bütün dersler için de ders kitaplarını tamamladık'' dedi.
Bu kitapların web sayfasından yayınlanacağını, basılı olarak hangi okulda kaç öğrenci o dersi seçmişse o sayıda okullara ulaştırılacağını anlatan Karip, kitapların dağıtımının da birkaç hafta içerisinde tamamlanacağını söyledi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 06 Ekim 2012 14:20
Gösterim: 2196
Mozambik’te temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, dün başkent Maputo’daki Söğüt Uluslararası Türk Koleji’ni ziyaret etti. Çağlayan, yurt dışındaki Türk okullarıyla ilgili olarak, “Bunları rüyamızda görsek inanmazdık. Ama bugün hayal gerçek oldu.” dedi.
Söğüt Koleji’nde Bakan Çağlayan ve Türk heyeti için bir program düzenlendi. Söğüt Koleji öğrencilerinin yerel dans gösterileri ve halk oyunları büyük ilgi topladı. Programda sunuculuğunu Türkçe olimpiyatları birincisi Bangayana yaptı. Programın sonlarına doğru Zafer Çağlayan’ın isteği üzerine Bangayana’nın “Sivas’ın Yolları” şarkısını söylemesi sonucu duygulu anlar yaşandı. Programda gazeteci-yazar Mahmet Altan’ın da çok duygulandığı gözlendi.
Programın ilerleyen dakikalarında duygularını belirtmesi için sahneye davet edilen Mehmet Altan, “Bu duyguları biraz önce o kadar yoğun yaşadık ki, bunu sözlerle ifade etmeye gerek yok. Gerek Güney Afrika, gerek Mozambik, Afrika kıtasının en ucunda, bir kültürle bir anlayışla insanlığın bir parçası olarak var olmanın mutluluğunu sayın bakanın eşliğinde hep birlikte yaşadık, bunu bize yaşatanlara çok çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Hizmet hareketine özel teşekkür
Gün içinde çok yoğun programından dolayı yorgun görünen Çağlayan ise halk oyunları ve şarkılarla neşelendi. Çağlayan programda yaptığı konuşmasında, “Söğüt Koleji bize mükemmel bir gösteri sundu. Böylesine kutsal bir hizmeti, dünyanın neresinde olursa olsun bayrağımızı göndere çeken bu hizmetin hizmetçisi olduğumu her fırsatta ifade ediyorum. Dünyada bir ülkeye gidip de uğramadığım bir Türk okulu söz konusu değil. Dünyanın neresine giderseniz gidin adeta bir laboratuarı andıran, adeta bir hastane kadar hijyenik ve temiz olan, bu okulları her gördüğümde bu ülkenin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum, hakikaten gurur duyuyorum. Öyle bir hale gelmiş ki, Mehmet Altan hocam, geçmişte bir ideoloji vardı, fabrika yapan fabrikalar vardı. Bu okullardan mezun olanlar şimdi burada hocalık yapıyor. Hissederek yaşayarak söylüyorlar, sanki Sivas’ta yaşamış gibi, sanki Kastamonu’dan gelmiş gibi, Vanlı gibi, oralarda yaşamış gibi bizim ülkemizin özelliklerini öne çıkartıyorlar.” dedi.
Çağlayan, konuşmasının devamında, şu ifadeleri kullandı: “Bunları rüyamızda görsek inanmazdık. Arkadaşlar, birileri bize 20-25 sene önce böyle şeyler olacak deseydi inanın ki, ‘Bırakın ya dalga geçmeyi’ derdik. Ama bugün hayal gerçek oldu. Ve bu sisteme can veren, hayat veren, bu sistemi dünyanın her tarafına yaygınlaştıran kişiye muhterem zata buradan selam saygılar yolluyorum.”
Çağlayan ayrıca sahnedeki öğrencilerin Türkiye’ye gidip gitmediğini sordu. Gitmeyen 5 kız, 5 erkek öğrenciyi Türkiye’ye davet etti ve bütün masraflarını karşılayacağını söyledi.
Programa Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu ve Türkiye’nin Mozambik Büyükelçisi Aylin Taşlan da katıldı. Söğüt Koleji Müdürü Erdal Polat, bakan ve protokole Mozambik’in el işlemeli ahşap tablolarından hediye etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Mozambik’te temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, dün başkent Maputo’daki Söğüt Uluslararası Türk Koleji’ni ziyaret etti. Çağlayan, yurt dışındaki Türk okullarıyla ilgili olarak, “Bunları rüyamızda görsek inanmazdık. Ama bugün hayal gerçek oldu.” dedi.
Söğüt Koleji’nde Bakan Çağlayan ve Türk heyeti için bir program düzenlendi. Söğüt Koleji öğrencilerinin yerel dans gösterileri ve halk oyunları büyük ilgi topladı. Programda sunuculuğunu Türkçe olimpiyatları birincisi Bangayana yaptı. Programın sonlarına doğru Zafer Çağlayan’ın isteği üzerine Bangayana’nın “Sivas’ın Yolları” şarkısını söylemesi sonucu duygulu anlar yaşandı. Programda gazeteci-yazar Mahmet Altan’ın da çok duygulandığı gözlendi.
Programın ilerleyen dakikalarında duygularını belirtmesi için sahneye davet edilen Mehmet Altan, “Bu duyguları biraz önce o kadar yoğun yaşadık ki, bunu sözlerle ifade etmeye gerek yok. Gerek Güney Afrika, gerek Mozambik, Afrika kıtasının en ucunda, bir kültürle bir anlayışla insanlığın bir parçası olarak var olmanın mutluluğunu sayın bakanın eşliğinde hep birlikte yaşadık, bunu bize yaşatanlara çok çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Hizmet hareketine özel teşekkür
Gün içinde çok yoğun programından dolayı yorgun görünen Çağlayan ise halk oyunları ve şarkılarla neşelendi. Çağlayan programda yaptığı konuşmasında, “Söğüt Koleji bize mükemmel bir gösteri sundu. Böylesine kutsal bir hizmeti, dünyanın neresinde olursa olsun bayrağımızı göndere çeken bu hizmetin hizmetçisi olduğumu her fırsatta ifade ediyorum. Dünyada bir ülkeye gidip de uğramadığım bir Türk okulu söz konusu değil. Dünyanın neresine giderseniz gidin adeta bir laboratuarı andıran, adeta bir hastane kadar hijyenik ve temiz olan, bu okulları her gördüğümde bu ülkenin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum, hakikaten gurur duyuyorum. Öyle bir hale gelmiş ki, Mehmet Altan hocam, geçmişte bir ideoloji vardı, fabrika yapan fabrikalar vardı. Bu okullardan mezun olanlar şimdi burada hocalık yapıyor. Hissederek yaşayarak söylüyorlar, sanki Sivas’ta yaşamış gibi, sanki Kastamonu’dan gelmiş gibi, Vanlı gibi, oralarda yaşamış gibi bizim ülkemizin özelliklerini öne çıkartıyorlar.” dedi.
Çağlayan, konuşmasının devamında, şu ifadeleri kullandı: “Bunları rüyamızda görsek inanmazdık. Arkadaşlar, birileri bize 20-25 sene önce böyle şeyler olacak deseydi inanın ki, ‘Bırakın ya dalga geçmeyi’ derdik. Ama bugün hayal gerçek oldu. Ve bu sisteme can veren, hayat veren, bu sistemi dünyanın her tarafına yaygınlaştıran kişiye muhterem zata buradan selam saygılar yolluyorum.”
Çağlayan ayrıca sahnedeki öğrencilerin Türkiye’ye gidip gitmediğini sordu. Gitmeyen 5 kız, 5 erkek öğrenciyi Türkiye’ye davet etti ve bütün masraflarını karşılayacağını söyledi.
Programa Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu ve Türkiye’nin Mozambik Büyükelçisi Aylin Taşlan da katıldı. Söğüt Koleji Müdürü Erdal Polat, bakan ve protokole Mozambik’in el işlemeli ahşap tablolarından hediye etti.
Son Güncelleme: Cumartesi, 06 Ekim 2012 16:04
Gösterim: 2027
AEÜ öğrencileri, 11 gazetenin Kırşehir'de toprağa verilen sanatçı Neşet Ertaş'ın cenaze törenine olan ilgisini araştırdı.
Ahi Evran Üniversitesi (AEÜ) Meslek Yüskekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı öğrencileri, Türkiye'nin önde gelen 11 gazetesinin, sanatçı Neşet Ertaş'ın Kırşehir'deki cenaze törenine ilgisini araştırdı.
Habercilik Dersi kapsamında yapılan araştırmada, ünlü ozan ve sanatçı Ertaş'ın 26 Eylül günü gerçekleştirilen cenaze töreninin bir gün sonrasında yayımlanan 11 gazete ele alındı.
Araştırma ile ilgili bilgi veren Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Mehmet Özdemir, 27 Eylül 2012 tarihli 11 gazetenin haber, fotoğraf, köşe yazısı, manşet, sürmanşet ve alt manşet kategorilerin değerlendirildiğini belirtti.
Neşet Ertaş'ın cenaze törenine görsel medyanın yazılı medyaya göre daha fazla önem verdiğini ifade eden Özdemir, bu haberi sadece bir gazetenin manşetine taşıdığını tespit ettiklerini vurguladı.
Türkiye için oldukça önemli olan bir sanatçının cenaze töreni ile ilgili olarak gazetelerde yayımlanan haberlerin yetersiz olduğunu ileri süren Özdemir, şunları kaydetti:
''Toplamda 11 gazete incelenmiştir. Baktığımızda gazetelerin hepsi kamuoyu tarafından yakından ilgilenilen gazetelerdir. Bu gazetelerin 27 Eylül 2012 tarihindeki toplam sayfa sayısı 308'dir. 308 sayfanın sadece 6 sayfasında Neşet Ertaş'ın cenaze törenine yer verilmiş. Bu sonuca göre Neşet Ertaş'ın cenaze töreni gazete sayfalarının sadece yüzde 2'sini işgal etmiş. Gazeteler toplamda 967 haber yayımlarken bu haberlerin sadece 24'ü Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili. Yine gazetelerde toplamda 946 fotoğraf yayınlanırken bu fotoğrafların sadece 39'u Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili. Gazetelerde 130 köşe yazısı yazılmıştır ancak köşe yazılarının sadece yüzde 5'inde Neşet Ertaş'a yer verilmiş. 11 gazetenin sadece 1'i haberi manşetten vermiş. Gazetelerde toplamda 20 sürmanşet yayınlanmasına rağmen Neşet Ertaş'ın cenaze töreni ile ilgili 3 sürmanşet yer almakta. Yine yayınlanan 52 alt manşetten 7'si Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili.''
Özdemir, yapılan araştırmayla, UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak seçilen Neşet Ertaş'ın cenaze törenine gazetelerin göstermiş olduğu ilginin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, gazetelerin bu ve benzeri konulara daha hassas yaklaşmaları gerektiğini savundu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
AEÜ öğrencileri, 11 gazetenin Kırşehir'de toprağa verilen sanatçı Neşet Ertaş'ın cenaze törenine olan ilgisini araştırdı.
Ahi Evran Üniversitesi (AEÜ) Meslek Yüskekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı öğrencileri, Türkiye'nin önde gelen 11 gazetesinin, sanatçı Neşet Ertaş'ın Kırşehir'deki cenaze törenine ilgisini araştırdı.
Habercilik Dersi kapsamında yapılan araştırmada, ünlü ozan ve sanatçı Ertaş'ın 26 Eylül günü gerçekleştirilen cenaze töreninin bir gün sonrasında yayımlanan 11 gazete ele alındı.
Araştırma ile ilgili bilgi veren Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Mehmet Özdemir, 27 Eylül 2012 tarihli 11 gazetenin haber, fotoğraf, köşe yazısı, manşet, sürmanşet ve alt manşet kategorilerin değerlendirildiğini belirtti.
Neşet Ertaş'ın cenaze törenine görsel medyanın yazılı medyaya göre daha fazla önem verdiğini ifade eden Özdemir, bu haberi sadece bir gazetenin manşetine taşıdığını tespit ettiklerini vurguladı.
Türkiye için oldukça önemli olan bir sanatçının cenaze töreni ile ilgili olarak gazetelerde yayımlanan haberlerin yetersiz olduğunu ileri süren Özdemir, şunları kaydetti:
''Toplamda 11 gazete incelenmiştir. Baktığımızda gazetelerin hepsi kamuoyu tarafından yakından ilgilenilen gazetelerdir. Bu gazetelerin 27 Eylül 2012 tarihindeki toplam sayfa sayısı 308'dir. 308 sayfanın sadece 6 sayfasında Neşet Ertaş'ın cenaze törenine yer verilmiş. Bu sonuca göre Neşet Ertaş'ın cenaze töreni gazete sayfalarının sadece yüzde 2'sini işgal etmiş. Gazeteler toplamda 967 haber yayımlarken bu haberlerin sadece 24'ü Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili. Yine gazetelerde toplamda 946 fotoğraf yayınlanırken bu fotoğrafların sadece 39'u Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili. Gazetelerde 130 köşe yazısı yazılmıştır ancak köşe yazılarının sadece yüzde 5'inde Neşet Ertaş'a yer verilmiş. 11 gazetenin sadece 1'i haberi manşetten vermiş. Gazetelerde toplamda 20 sürmanşet yayınlanmasına rağmen Neşet Ertaş'ın cenaze töreni ile ilgili 3 sürmanşet yer almakta. Yine yayınlanan 52 alt manşetten 7'si Neşet Ertaş'ın cenaze töreniyle ilgili.''
Özdemir, yapılan araştırmayla, UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak seçilen Neşet Ertaş'ın cenaze törenine gazetelerin göstermiş olduğu ilginin yetersiz olduğunun tespit edildiğini, gazetelerin bu ve benzeri konulara daha hassas yaklaşmaları gerektiğini savundu.
Son Güncelleme: Cumartesi, 06 Ekim 2012 11:08
Gösterim: 3183

