Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Ankara'da Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın katılımıyla düzenlenen "10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Özel Programı" 19 Mayıs stadında gerçekleştirildi.

türkçe olimpiyatları yapıldı18 ülkedeki Türk okullarında öğrenim gören öğrencilerin sahne aldığı etkinliği izlemek isteyenler, 19 Mayıs Stadı'nı doldurdu. Yoğun ilgi nedeniyle stada giremeyen çok sayıda kişi dışarıda kaldı.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, programda yaptığı konuşmada, stadın dışında binlerce insanın bulunduğunu belirterek, ''En kısa zamanda 40 bin kişilik stadyumu Ankara'ya kazandıracağız'' dedi.

Bakan Kılıç, ''Dünyanın neresine gidersek gidelim, başımız dik, göğsümüz kabarık bir vaziyette bayrağımızın şanıyla, şerefiyle karşılıyoruz ve dünyanın neresine gidersek gidelim Türk okullarında okuyan gençlerin çiçekleri, merhabaları ve selamlarıyla karşılanıyoruz'' şeklinde konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de ''Gittikçe büyüyoruz. Yavaş yavaş eski Osmanlı'nın heybetini kazanıyoruz'' ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Türkçe Olimpiyatları kapsamında Afyonkarahisar, Kayseri, Şanlıurfa, Kütahya ve Ordu'da etkinlikler düzenlendi.

> Türkçe Olimpiyatlarına 18 ülke katıldı

Ankara'da Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın katılımıyla düzenlenen "10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Özel Programı" 19 Mayıs stadında gerçekleştirildi.

türkçe olimpiyatları yapıldı18 ülkedeki Türk okullarında öğrenim gören öğrencilerin sahne aldığı etkinliği izlemek isteyenler, 19 Mayıs Stadı'nı doldurdu. Yoğun ilgi nedeniyle stada giremeyen çok sayıda kişi dışarıda kaldı.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, programda yaptığı konuşmada, stadın dışında binlerce insanın bulunduğunu belirterek, ''En kısa zamanda 40 bin kişilik stadyumu Ankara'ya kazandıracağız'' dedi.

Bakan Kılıç, ''Dünyanın neresine gidersek gidelim, başımız dik, göğsümüz kabarık bir vaziyette bayrağımızın şanıyla, şerefiyle karşılıyoruz ve dünyanın neresine gidersek gidelim Türk okullarında okuyan gençlerin çiçekleri, merhabaları ve selamlarıyla karşılanıyoruz'' şeklinde konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de ''Gittikçe büyüyoruz. Yavaş yavaş eski Osmanlı'nın heybetini kazanıyoruz'' ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Türkçe Olimpiyatları kapsamında Afyonkarahisar, Kayseri, Şanlıurfa, Kütahya ve Ordu'da etkinlikler düzenlendi.

Son Güncelleme: Pazar, 03 Haziran 2012 09:45

Gösterim: 2078

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Ardahan'dan bundan sonra beklenen şey, eğitimin kalitesini geliştirmek ve çocuklarımızın rekabet gücünü ulusal düzeyde bir noktaya çekmek olacak'' dedi.

ömer dinçerArdahan'da çeşitli temaslarda bulunan Dinçer, öğretmenevinde, vali, kaymakamlar, belediye başkanları, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla toplantı yaptı.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantının ardından Ardahan Kalesi'ni gezen Dinçer, kalenin turizm için önemli bir potansiyel olduğunu söyledi.

Çıldır ilçesine geçerek, dün açılışını yaptığı Çıldır Lisesi'ni de ziyaret eden Dinçer, daha sonra Çıldır Gölü kıyısındaki Ardahan Üniversitesi sosyal tesislerinde düzenlenen öğle yemeği programına katıldı.

Bakan Dinçer, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, söz konusu toplantıda Ardahan'ın eğitim alt yapısını gözden geçirdiklerini belirterek, ihtiyaçlara baktıklarını ve gelecekte 1, 3 ve 5 yıllık takip edecekleri stratejilerle ilgili bir hazırlık yaptıklarını ifade etti.

Ardahan'ın eğitim alt yapısıyla ilgili eksikliklerin büyük ölçüde tamamlandığını vurgulayan Dinçer, ''Derslik başına öğrenci sayısı olarak, öğretmen başına öğrenci olarak Türkiye ortalamalarında çok daha iyi durumda. Dolayısıyla Ardahan'dan bundan sonra beklenen şey, eğitimin kalitesini geliştirmek ve çocuklarımızın rekabet gücünü ulusal düzeyde bir noktaya çekmek olacak'' dedi.

Son birkaç yılda Ardahan'ın hızlı bir şekilde ilerleme kaydettiğinin altını çizen Dinçer, şunları kaydetti:

''Doğrusu ben bugün Ardahan'dan umutla dönüyorum. Hem eğitim, hem sosyal, hem de ekonomik olarak Ardahan bu bölgede ve çevresindeki ülkelerde çok güçlü bir potansiyel olarak görülüyor. Bu potansiyelin değerlendirilmesi halinde Ardahan'ın geleceği çok parlar. Ama daha da önemlisi bunun için iyi bir vizyona, iyi bir kadroya ihtiyaç var. Ardahan iyi bir kadroya sahip ve kadronun ortak bir hedefi var.''

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, daha sonra karayoluyla Kars'a hareket etti.

> Bakan Dinçer’in Ardahan raporu!

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Ardahan'dan bundan sonra beklenen şey, eğitimin kalitesini geliştirmek ve çocuklarımızın rekabet gücünü ulusal düzeyde bir noktaya çekmek olacak'' dedi.

ömer dinçerArdahan'da çeşitli temaslarda bulunan Dinçer, öğretmenevinde, vali, kaymakamlar, belediye başkanları, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla toplantı yaptı.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantının ardından Ardahan Kalesi'ni gezen Dinçer, kalenin turizm için önemli bir potansiyel olduğunu söyledi.

Çıldır ilçesine geçerek, dün açılışını yaptığı Çıldır Lisesi'ni de ziyaret eden Dinçer, daha sonra Çıldır Gölü kıyısındaki Ardahan Üniversitesi sosyal tesislerinde düzenlenen öğle yemeği programına katıldı.

Bakan Dinçer, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, söz konusu toplantıda Ardahan'ın eğitim alt yapısını gözden geçirdiklerini belirterek, ihtiyaçlara baktıklarını ve gelecekte 1, 3 ve 5 yıllık takip edecekleri stratejilerle ilgili bir hazırlık yaptıklarını ifade etti.

Ardahan'ın eğitim alt yapısıyla ilgili eksikliklerin büyük ölçüde tamamlandığını vurgulayan Dinçer, ''Derslik başına öğrenci sayısı olarak, öğretmen başına öğrenci olarak Türkiye ortalamalarında çok daha iyi durumda. Dolayısıyla Ardahan'dan bundan sonra beklenen şey, eğitimin kalitesini geliştirmek ve çocuklarımızın rekabet gücünü ulusal düzeyde bir noktaya çekmek olacak'' dedi.

Son birkaç yılda Ardahan'ın hızlı bir şekilde ilerleme kaydettiğinin altını çizen Dinçer, şunları kaydetti:

''Doğrusu ben bugün Ardahan'dan umutla dönüyorum. Hem eğitim, hem sosyal, hem de ekonomik olarak Ardahan bu bölgede ve çevresindeki ülkelerde çok güçlü bir potansiyel olarak görülüyor. Bu potansiyelin değerlendirilmesi halinde Ardahan'ın geleceği çok parlar. Ama daha da önemlisi bunun için iyi bir vizyona, iyi bir kadroya ihtiyaç var. Ardahan iyi bir kadroya sahip ve kadronun ortak bir hedefi var.''

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, daha sonra karayoluyla Kars'a hareket etti.

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Haziran 2012 17:22

Gösterim: 1771

Bursa'da müzik öğretmeni olan 28 yaşındaki Eftal Baykal, yalnız yaşadığı evinde deterjanları karıştırıp içerek intihar etti.

müzik öğretmenin intiharıBursa'da müzik öğretmeni olan 28 yaşındaki Eftal Baykal, yalnız yaşadığı evinde deterjanları karıştırıp içerek intihar etti. Kendisinden haber alınamayınca eve gelip kapıyı çilingir yardımıyla açan arkadaşları tarafından cesedi bulunan Eftal Baykal'ın, bir süre önce eşinden boşandığı ve 15 bin TL kredi borcu olduğu öğrenildi.

Hürriyet İnönü İlköğretim Okulu'nda beş yıldır görev yapan ve çocuğu olmayan Eftal Baykal, eşinden boşandıktan sonra Merkez Osmangazi İlçesi'ne bağlı Eski Karaman Mahallesi'nde bir evde tek başına yaşamaya başladı. Dün mazereti olmadığı halde okula gelmeyen Eftal Baykal'ı merak eden arkadaşları, kendisini cep telefonu ile aradı. Telefonu kapalı olan Eftal Baykal'ın hayatından endişe eden meslektaşları, saat 23.00 sıralarında evine gitti. Dakikalarca zilini çaldıkları kapının açılmaması sonucu polise haber veren öğretmenler, çilingir yardımıyla kapıyı açıp içeri girince Eftal Baykal'ın yatak odasında cesedi ile karşılaştı. Evde bulunan temizlik malzemelerini karıştırıp içerek yaşamına son veren Eftal Baykal'ın cesedi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

İnternette düzenlenen şarkı yarışmasına klibiyle katıldı

İki yıl önce bir internet sitesinin düzenlediği şarkı yarışmasına klip gönderen ve şarkı arasında yaptığı konuşmalarda, müziği kulaktan girip beyne, kalbe yayılan bir nevi ilaç gibi değerlendirip, "Müzik benim hayatımda çok önemli. Müzik beni hayatına aldı. Ben onu almadım" diyen Eftal Baykal'ın ölümü, meslektaşlarını ve okul idarecilerini yasa boğdu.

Bankalara 15 bin lira kredi borcu bulunan Baykal'ın ölümüyle ilgili soruşturmaya Bursa Cumhuriyet Savcılığı'nca başlandı.

(haberler.com)

> Müzik Öğretmeni Deterjan İçerek İntihar Etti

Bursa'da müzik öğretmeni olan 28 yaşındaki Eftal Baykal, yalnız yaşadığı evinde deterjanları karıştırıp içerek intihar etti.

müzik öğretmenin intiharıBursa'da müzik öğretmeni olan 28 yaşındaki Eftal Baykal, yalnız yaşadığı evinde deterjanları karıştırıp içerek intihar etti. Kendisinden haber alınamayınca eve gelip kapıyı çilingir yardımıyla açan arkadaşları tarafından cesedi bulunan Eftal Baykal'ın, bir süre önce eşinden boşandığı ve 15 bin TL kredi borcu olduğu öğrenildi.

Hürriyet İnönü İlköğretim Okulu'nda beş yıldır görev yapan ve çocuğu olmayan Eftal Baykal, eşinden boşandıktan sonra Merkez Osmangazi İlçesi'ne bağlı Eski Karaman Mahallesi'nde bir evde tek başına yaşamaya başladı. Dün mazereti olmadığı halde okula gelmeyen Eftal Baykal'ı merak eden arkadaşları, kendisini cep telefonu ile aradı. Telefonu kapalı olan Eftal Baykal'ın hayatından endişe eden meslektaşları, saat 23.00 sıralarında evine gitti. Dakikalarca zilini çaldıkları kapının açılmaması sonucu polise haber veren öğretmenler, çilingir yardımıyla kapıyı açıp içeri girince Eftal Baykal'ın yatak odasında cesedi ile karşılaştı. Evde bulunan temizlik malzemelerini karıştırıp içerek yaşamına son veren Eftal Baykal'ın cesedi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

İnternette düzenlenen şarkı yarışmasına klibiyle katıldı

İki yıl önce bir internet sitesinin düzenlediği şarkı yarışmasına klip gönderen ve şarkı arasında yaptığı konuşmalarda, müziği kulaktan girip beyne, kalbe yayılan bir nevi ilaç gibi değerlendirip, "Müzik benim hayatımda çok önemli. Müzik beni hayatına aldı. Ben onu almadım" diyen Eftal Baykal'ın ölümü, meslektaşlarını ve okul idarecilerini yasa boğdu.

Bankalara 15 bin lira kredi borcu bulunan Baykal'ın ölümüyle ilgili soruşturmaya Bursa Cumhuriyet Savcılığı'nca başlandı.

(haberler.com)

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Haziran 2012 13:53

Gösterim: 2224

Türkiye genelinde yürütülen "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyası final programı Konya'da yapıldı.

egitim her engeli aşarTürkiye Beyazay Derneği'nce koordine edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün himayesinde gerçekleştirilen "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyası kapsamında Mevlana Kültür Merkezi'nde bir program düzenlendi.

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğini yaptığı final programında, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, şenliğe katılan engelli ya da engelsiz herkesin arkadaş olduğunu ve aralarında yardımlaşma anlayışının bulunduğunu kaydetti.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, engellilere yönelik hükümetin ve yerel yönetimlerin hizmetlerinin sürdüğünü dile getirdi.

Çocukların bir tebessümünün dünyaya değer bir duygu olduğuna dikkati çeken Akyürek, düzenledikleri programlara daha çok engelli vatandaşları beklediklerini ifade etti.

Şiirlerin okunduğu programda, çeşitli gösteriler yapıldı. İşitme engelliler başta olmak üzere çok sayıda engelli, müzikler eşliğinde doyasıya eğlendi.

(sabah)

> "Eğitim Her Engeli Aşar" Kampanyası

Türkiye genelinde yürütülen "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyası final programı Konya'da yapıldı.

egitim her engeli aşarTürkiye Beyazay Derneği'nce koordine edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün himayesinde gerçekleştirilen "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyası kapsamında Mevlana Kültür Merkezi'nde bir program düzenlendi.

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğini yaptığı final programında, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, şenliğe katılan engelli ya da engelsiz herkesin arkadaş olduğunu ve aralarında yardımlaşma anlayışının bulunduğunu kaydetti.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, engellilere yönelik hükümetin ve yerel yönetimlerin hizmetlerinin sürdüğünü dile getirdi.

Çocukların bir tebessümünün dünyaya değer bir duygu olduğuna dikkati çeken Akyürek, düzenledikleri programlara daha çok engelli vatandaşları beklediklerini ifade etti.

Şiirlerin okunduğu programda, çeşitli gösteriler yapıldı. İşitme engelliler başta olmak üzere çok sayıda engelli, müzikler eşliğinde doyasıya eğlendi.

(sabah)

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Haziran 2012 14:09

Gösterim: 2955

Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Orhan Kemal'in ölüm yıldönümlerinin aynı haftada olması nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Eğitim İş Sendikası edebiyatın üç devrimci ustasını saygıyla andıklarını belirtti.

Eğitim İş: Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Orhan Kemal'in ölüm yıldönümlerinin aynı haftada olması nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Eğitim İş Sendikası edebiyatın üç devrimci ustasını saygıyla andıklarını belirtti. Nazım Hikmet'in devrimci ruhunu şiirlerine yansıttığının, inandığı değerler uğruna yıllarca sürgün ve hapis hayatı yaşayan dünya şairi olduğunun kaydedildiği açıklamada, Ahmet Arif'in ise şiirleriyle Anadolu insanının acısını, hüznünü, coşkusunu arı Türkçesi ile anlattığı, hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer alan ve onlarla omuz omuza mücadele eden bir usta şair olduğu ifade edildi. Açıklamada, Orhan Kemal'in ise yoksulun, işçinin, emekçinin haklarını hikayeleriyle dile getirdiği ifade edildi. Nazım Hikmet'in, yaşamı boyunca sanatı ile toplumsal mücadeleyi birleştirmiş, memleket hasretini, memleket sevdasını yüreğinin derinliklerinde duyan devrimci bir ozan olduğu vurgulanan açıklamada, "Nazım'ın dizeleri, Bursa'da havlucu Recep'in dokumasında emek, Bayburtlu Zihni'nin gözlerinde umut, Nurettin Eşfak'ın mavzerinde direniş, Akşehir yolundaki kağnıların tekerlek gıcırtılarında zafere inanç oldu. O'nun dizeleri, Bursa ve Çankırı mahpushane duvarlarını yerle yeksan ederek, Ulucanlar darağacında Denizlere onur, cellatlara tokat oldu. O, Karadeniz'de silah taşıyan takanın kaptanı, Kömürtepe'de bayrak, Ege'de pamuk, Bitlis'te tütün, İspanya'da tankların önünde direnişçi, Habeşistan'da faşizme karşı savaşanlara katık, Hiroşima ve Nagazaki'de çocuklara şeker oldu" denildi.

"Işığınız ışığımız olacaktır"

Ahmet Arif'in de Nazım Hikmet'in izinden gittiği ve her türlü gericiliğe karşı çıktığı, insana ve genel anlamda halka yönelik saldırılara, sömürüye hep karşı olduğu değerlendirmesinin yapıldığı açıklamada, şöyle denildi:

"Çalışan fakirlerin yazarı olarak nitelenen Orhan Kemal, emeği anlatmış, ama kendi emeğinin değeri bilinmemiş toplumcu bir yazar, hayatının son günlerine kadar çalışmış, üretmiş, roman, hikaye, senaryo ve oyun alanlarında onlarca esere imza atmış bir kalem emekçisiydi. Orhan Kemal'in ruhu, bugün yalnızca onlarca roman ve yüzlerce öyküyle değil, yazarın yapıtlarında defalarca irdelediği haksızlık ve ayrımcılık gibi sorunlara karşı yürütülen canlı mücadeleyle de aramızda dolaşıyor. Hasan Hüseyin Korkmazgil'in deyimiyle, onlar, "bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta.' Rahat uyuyun büyük ustalar. Sizlerin aydınlığını karartamayacaklar, ışığınız ışığımız olacaktır." 

> Eğitim İş edebiyatçıları andı

Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Orhan Kemal'in ölüm yıldönümlerinin aynı haftada olması nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Eğitim İş Sendikası edebiyatın üç devrimci ustasını saygıyla andıklarını belirtti.

Eğitim İş: Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Orhan Kemal'in ölüm yıldönümlerinin aynı haftada olması nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Eğitim İş Sendikası edebiyatın üç devrimci ustasını saygıyla andıklarını belirtti. Nazım Hikmet'in devrimci ruhunu şiirlerine yansıttığının, inandığı değerler uğruna yıllarca sürgün ve hapis hayatı yaşayan dünya şairi olduğunun kaydedildiği açıklamada, Ahmet Arif'in ise şiirleriyle Anadolu insanının acısını, hüznünü, coşkusunu arı Türkçesi ile anlattığı, hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer alan ve onlarla omuz omuza mücadele eden bir usta şair olduğu ifade edildi. Açıklamada, Orhan Kemal'in ise yoksulun, işçinin, emekçinin haklarını hikayeleriyle dile getirdiği ifade edildi. Nazım Hikmet'in, yaşamı boyunca sanatı ile toplumsal mücadeleyi birleştirmiş, memleket hasretini, memleket sevdasını yüreğinin derinliklerinde duyan devrimci bir ozan olduğu vurgulanan açıklamada, "Nazım'ın dizeleri, Bursa'da havlucu Recep'in dokumasında emek, Bayburtlu Zihni'nin gözlerinde umut, Nurettin Eşfak'ın mavzerinde direniş, Akşehir yolundaki kağnıların tekerlek gıcırtılarında zafere inanç oldu. O'nun dizeleri, Bursa ve Çankırı mahpushane duvarlarını yerle yeksan ederek, Ulucanlar darağacında Denizlere onur, cellatlara tokat oldu. O, Karadeniz'de silah taşıyan takanın kaptanı, Kömürtepe'de bayrak, Ege'de pamuk, Bitlis'te tütün, İspanya'da tankların önünde direnişçi, Habeşistan'da faşizme karşı savaşanlara katık, Hiroşima ve Nagazaki'de çocuklara şeker oldu" denildi.

"Işığınız ışığımız olacaktır"

Ahmet Arif'in de Nazım Hikmet'in izinden gittiği ve her türlü gericiliğe karşı çıktığı, insana ve genel anlamda halka yönelik saldırılara, sömürüye hep karşı olduğu değerlendirmesinin yapıldığı açıklamada, şöyle denildi:

"Çalışan fakirlerin yazarı olarak nitelenen Orhan Kemal, emeği anlatmış, ama kendi emeğinin değeri bilinmemiş toplumcu bir yazar, hayatının son günlerine kadar çalışmış, üretmiş, roman, hikaye, senaryo ve oyun alanlarında onlarca esere imza atmış bir kalem emekçisiydi. Orhan Kemal'in ruhu, bugün yalnızca onlarca roman ve yüzlerce öyküyle değil, yazarın yapıtlarında defalarca irdelediği haksızlık ve ayrımcılık gibi sorunlara karşı yürütülen canlı mücadeleyle de aramızda dolaşıyor. Hasan Hüseyin Korkmazgil'in deyimiyle, onlar, "bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta.' Rahat uyuyun büyük ustalar. Sizlerin aydınlığını karartamayacaklar, ışığınız ışığımız olacaktır." 

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Haziran 2012 13:13

Gösterim: 3906


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.