Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Günün ‘süt zehirlenmesi’nde en çarpıcı açıklaması Sivas Valisi Kolat'tan geldi. Kolat, "Zehirlenme değil de arkadaşlar sanıyorum süt herhalde biraz bozuk" dedi.
Mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetiyle Sivas Numune Hastanesi'nde tedavi gören öğrencileri ziyaret eden Vali Kolat, çocukların sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Çocuklarla yakından ilgilenen Kolat, ağlayan bazı çocukları da teselli etti.
Hastane çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Vali Kolat, “Zehirlenme değil de arkadaşlar sanıyorum süt herhalde biraz bozuk. Bozuk süt olduğu anlaşılıyor, arkadaşlarımızın tespitleri öyle. 'Zehirlenme' demeyelim de bozuk sütün, bozuk gıdanın verdiği biraz kısmen psikolojik diyelim, kısmen de rahatsızlık şeklinde ama ciddi bir vaka yok” diye konuştu.
Süt dağıtılan 7 okuldan şikayet geldiğini belirten Kolat, şunları söyledi:
“Birbirinden duyan okullar da tedbir anlamında gelmeye başladı. Yoğun bir şey var. Arkadaşlarımız duruma müdahale ediyorlar. Hemen hepsine gerekli müdahaleyi yapıyorlar. Ciddi bir vakamız yok. Çocukların genel durumu iyi. İnşallah bizi üzecek bir durum olmayacak. Sonra arkadaşlar durumu rapor edip, tespit edecekler.”
Sütlerin gıda yönünden tahlilini yaptırdıklarını, süt dağıtımını durdurduklarını vurgulayan Kolat, konuyu takip ettiklerini söyledi.
Paketler üzerinde yazılı olan son kullanma tarihlerinde olumsuzluk görülmediğini, iki parti halinde gelen sütlerden birisinin gıda tahlilinin yapıldığını, bunda da olumsuz bir durum olmadığını belirten Kolat, “Gıda tahlilini yapmadığımız ya da bizden habersiz dağıtım olmuş, inisiyatifimiz dışında dağıtım olmuş sanıyorum, muhtemelen o ikinci partideki dağıtımdan kaynaklandı. Son kullanım tarihi 26 Ağustos tarihi olan partiden kaynaklandı” diye konuştu.
Eğitime ara verilip verilmeyeceği yönündeki soru üzerine Kolat, bu durumun söz konusu olmadığına, tedavi gören öğrencilerin durumlarına göre okullarına dönebileceğini söyledi.
Bu arada bazı veliler, dağıtıcı firmaların, çocuklarına son kullanım tarihi geçmiş süt verdiğini öne sürdü.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Günün ‘süt zehirlenmesi’nde en çarpıcı açıklaması Sivas Valisi Kolat'tan geldi. Kolat, "Zehirlenme değil de arkadaşlar sanıyorum süt herhalde biraz bozuk" dedi.
Mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetiyle Sivas Numune Hastanesi'nde tedavi gören öğrencileri ziyaret eden Vali Kolat, çocukların sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Çocuklarla yakından ilgilenen Kolat, ağlayan bazı çocukları da teselli etti.
Hastane çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Vali Kolat, “Zehirlenme değil de arkadaşlar sanıyorum süt herhalde biraz bozuk. Bozuk süt olduğu anlaşılıyor, arkadaşlarımızın tespitleri öyle. 'Zehirlenme' demeyelim de bozuk sütün, bozuk gıdanın verdiği biraz kısmen psikolojik diyelim, kısmen de rahatsızlık şeklinde ama ciddi bir vaka yok” diye konuştu.
Süt dağıtılan 7 okuldan şikayet geldiğini belirten Kolat, şunları söyledi:
“Birbirinden duyan okullar da tedbir anlamında gelmeye başladı. Yoğun bir şey var. Arkadaşlarımız duruma müdahale ediyorlar. Hemen hepsine gerekli müdahaleyi yapıyorlar. Ciddi bir vakamız yok. Çocukların genel durumu iyi. İnşallah bizi üzecek bir durum olmayacak. Sonra arkadaşlar durumu rapor edip, tespit edecekler.”
Sütlerin gıda yönünden tahlilini yaptırdıklarını, süt dağıtımını durdurduklarını vurgulayan Kolat, konuyu takip ettiklerini söyledi.
Paketler üzerinde yazılı olan son kullanma tarihlerinde olumsuzluk görülmediğini, iki parti halinde gelen sütlerden birisinin gıda tahlilinin yapıldığını, bunda da olumsuz bir durum olmadığını belirten Kolat, “Gıda tahlilini yapmadığımız ya da bizden habersiz dağıtım olmuş, inisiyatifimiz dışında dağıtım olmuş sanıyorum, muhtemelen o ikinci partideki dağıtımdan kaynaklandı. Son kullanım tarihi 26 Ağustos tarihi olan partiden kaynaklandı” diye konuştu.
Eğitime ara verilip verilmeyeceği yönündeki soru üzerine Kolat, bu durumun söz konusu olmadığına, tedavi gören öğrencilerin durumlarına göre okullarına dönebileceğini söyledi.
Bu arada bazı veliler, dağıtıcı firmaların, çocuklarına son kullanım tarihi geçmiş süt verdiğini öne sürdü.
(radikal)
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 May 2012 17:22
Gösterim: 1813
FORBES Türkiye'nin 2011 satış verilerinden oluşturduğu ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesi, derginin Mayıs sayısında açıklandı. Listenin zirvesindeki isim ise Ayşe Kulin oldu.
FORBES Türkiye ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesine göre, Türkiye'nin en çok kazanan yazarları Ayşe Kulin, Elif Şafak ve İskender Pala oldu.
FORBES Türkiye'nin 2011 satış verilerinden oluşturduğu ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesi, derginin Mayıs sayısında açıklandı.
Listenin zirvesinde yer alan Ayşe Kulin, 2011'de çıkan ''Hayat Dürbünümde 40 Sene'' ve ''Hüzün Dürbünümde 40 Sene'' kitaplarında kendi anılarından yola çıkarak, 1941–1983 dönemini romanlaştırdı. Kulin'in 2011'de toplamda 265 bin adet basılan bu iki kitabını, son romanı ''Gizli Anların Yolcusu'' izledi. Böylece 2011'e, ilk baskıları 100'er bin yapılan üç roman sığdıran Kulin, 8 milyon 173 bin 300 lira ciro ve 1 milyon 634 bin 660 liralık telif geliriyle yılı, ''en çok kazanan yazar'' olarak tamamladı. Listenin ikinci sırasında yer alan Elif Şafak'ın son kitabı ''İskender'', 2011'de 250 bin adet basıldı. Toplam baskı adedi 369 bini yakalayan romanı ile Şafak, 8 milyon 51 bin 500 lira ciro ve 1 milyon 610 bin 300 lira telif geliriyle ikinci sırada yer aldı.
İskender Pala, 536 bin adet baskı, 6 milyon 599 bin 900 lira ciro ve 1 milyon 319 bin 980 lira telif geliriyle listeye üçüncü sıradan girdi.
Listede dördüncü sırada 4 milyon 748 bin ciro ve 949 bin 600 lira telif geliriyle Zülfü Livaneli, beşinci sırada 8 milyon 515 bin lira ciro ve 851 bin 500 lira telif geliriyle Sinan Yağmur yer aldı.
Listede, 6. sırada Ahmet Ümit, 7. sırada Canan Tan, 8. sırada Yılmaz Özdil, 9. sırada Serdar Özkan, 10. sırada Demet Altınyeleklioğlu, 11. sırada Orhan Pamuk, 12. sırada Ahmet Turgut, 13. sırada Mümin Sekman, 14. sırada Mustafa Armağan, 15. sırada İlber Ortaylı, 16. sırada Turgut Özakman, 17. sırada İnci Aral, 18. sırada Yavuz Bahadıroğlu, 19. sırada Reha Çamuroğlu ve 20. sırada Kahraman Tazeoğlu bulunuyor.
''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesinde yer alan 20 yazarın toplam telif geliri, listenin ilk kez yayınlandığı 2008'e göre yüzde 183 artarak, 11 milyon lira oldu. En çok kazanan 20 yazar, 2011'i 68,7 milyon lira ciroyla kapattı. Ayrıca 2011 boyunca en çok satan 20 kitabın tamamı 100 bin sınırını aştı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
FORBES Türkiye'nin 2011 satış verilerinden oluşturduğu ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesi, derginin Mayıs sayısında açıklandı. Listenin zirvesindeki isim ise Ayşe Kulin oldu.
FORBES Türkiye ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesine göre, Türkiye'nin en çok kazanan yazarları Ayşe Kulin, Elif Şafak ve İskender Pala oldu.
FORBES Türkiye'nin 2011 satış verilerinden oluşturduğu ''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesi, derginin Mayıs sayısında açıklandı.
Listenin zirvesinde yer alan Ayşe Kulin, 2011'de çıkan ''Hayat Dürbünümde 40 Sene'' ve ''Hüzün Dürbünümde 40 Sene'' kitaplarında kendi anılarından yola çıkarak, 1941–1983 dönemini romanlaştırdı. Kulin'in 2011'de toplamda 265 bin adet basılan bu iki kitabını, son romanı ''Gizli Anların Yolcusu'' izledi. Böylece 2011'e, ilk baskıları 100'er bin yapılan üç roman sığdıran Kulin, 8 milyon 173 bin 300 lira ciro ve 1 milyon 634 bin 660 liralık telif geliriyle yılı, ''en çok kazanan yazar'' olarak tamamladı. Listenin ikinci sırasında yer alan Elif Şafak'ın son kitabı ''İskender'', 2011'de 250 bin adet basıldı. Toplam baskı adedi 369 bini yakalayan romanı ile Şafak, 8 milyon 51 bin 500 lira ciro ve 1 milyon 610 bin 300 lira telif geliriyle ikinci sırada yer aldı.
İskender Pala, 536 bin adet baskı, 6 milyon 599 bin 900 lira ciro ve 1 milyon 319 bin 980 lira telif geliriyle listeye üçüncü sıradan girdi.
Listede dördüncü sırada 4 milyon 748 bin ciro ve 949 bin 600 lira telif geliriyle Zülfü Livaneli, beşinci sırada 8 milyon 515 bin lira ciro ve 851 bin 500 lira telif geliriyle Sinan Yağmur yer aldı.
Listede, 6. sırada Ahmet Ümit, 7. sırada Canan Tan, 8. sırada Yılmaz Özdil, 9. sırada Serdar Özkan, 10. sırada Demet Altınyeleklioğlu, 11. sırada Orhan Pamuk, 12. sırada Ahmet Turgut, 13. sırada Mümin Sekman, 14. sırada Mustafa Armağan, 15. sırada İlber Ortaylı, 16. sırada Turgut Özakman, 17. sırada İnci Aral, 18. sırada Yavuz Bahadıroğlu, 19. sırada Reha Çamuroğlu ve 20. sırada Kahraman Tazeoğlu bulunuyor.
''En Çok Kazanan Yazarlar'' listesinde yer alan 20 yazarın toplam telif geliri, listenin ilk kez yayınlandığı 2008'e göre yüzde 183 artarak, 11 milyon lira oldu. En çok kazanan 20 yazar, 2011'i 68,7 milyon lira ciroyla kapattı. Ayrıca 2011 boyunca en çok satan 20 kitabın tamamı 100 bin sınırını aştı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 May 2012 17:08
Gösterim: 2520
MHP’li Milletvekili Ruhsar Demirel öncülüğünde parlamentoda, bu yıl düzenlenecek olan KPSS'ye başvuramayan vatandaşların da katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. KPSS başvurularının uzatılması talep edildi.
Bu yıl KPSS'ye başvuru süresinin kısa tutulduğunu ve daha erkene alındığını savunan Demirel, başvuru süresinin son gününde ise olağanüstü hava koşulları nedeniyle birçok kişinin evinden çıkamadığını söyledi.
Vatandaşların, ''yeni bir başvuru fırsatı'' taleplerinin çok adil olduğunu ifade eden Demirel, ''Kendilerine 24 saatin bile yeteceğini söylüyorlar. Hepsinin insani gerekçeleri var. Bu konuda bir soru önergesi verdim'' dedi.
Demirel, KPSS'ye başvuramayanların elektronik ortamda örgütlendiğini ve sayılarının binlerle ifade edildiğini sözlerine ekledi.
Bir gazetecinin, ''Eğitimle ilgili yeni düzenlemede lise öğrencilerinin evlenmesinin önü açılıyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna Demirel, ''Henüz taslak halinde olan bir şey hakkında yorum yapmayı doğru bulmam ama toplumsal rahatsızlığı artırabilir. Çocuk gelinlerin sayısını azaltmaya çalışırken böyle olmaz. Bunlar çağdaş Türkiye'de olmaması gereken şeyler'' yanıtını verdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MHP’li Milletvekili Ruhsar Demirel öncülüğünde parlamentoda, bu yıl düzenlenecek olan KPSS'ye başvuramayan vatandaşların da katılımıyla basın toplantısı düzenlendi. KPSS başvurularının uzatılması talep edildi.
Bu yıl KPSS'ye başvuru süresinin kısa tutulduğunu ve daha erkene alındığını savunan Demirel, başvuru süresinin son gününde ise olağanüstü hava koşulları nedeniyle birçok kişinin evinden çıkamadığını söyledi.
Vatandaşların, ''yeni bir başvuru fırsatı'' taleplerinin çok adil olduğunu ifade eden Demirel, ''Kendilerine 24 saatin bile yeteceğini söylüyorlar. Hepsinin insani gerekçeleri var. Bu konuda bir soru önergesi verdim'' dedi.
Demirel, KPSS'ye başvuramayanların elektronik ortamda örgütlendiğini ve sayılarının binlerle ifade edildiğini sözlerine ekledi.
Bir gazetecinin, ''Eğitimle ilgili yeni düzenlemede lise öğrencilerinin evlenmesinin önü açılıyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna Demirel, ''Henüz taslak halinde olan bir şey hakkında yorum yapmayı doğru bulmam ama toplumsal rahatsızlığı artırabilir. Çocuk gelinlerin sayısını azaltmaya çalışırken böyle olmaz. Bunlar çağdaş Türkiye'de olmaması gereken şeyler'' yanıtını verdi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 May 2012 15:42
Gösterim: 1965
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin, ''Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca tetkike alındı, hastanelere götürüldü'' dedi.
Dinçer, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'na geçerken, basın mensuplarının okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Soruların Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a sorulmasının daha doğru olacağını dile getiren Dinçer, bazı çocukların süte karşı hassasiyet göstermiş olabileceğini, öğretmenlere süt içmek istemeyen veya süte karşı hassasiyeti olan çocuklara süt içirilmemesi konusunda duyuru yaptıklarını söyledi.
'Zehirlenme değil mide bulantısı'
Dinçer, ''Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca onlar tetkike alındı, hastanelere götürüldü'' diye konuştu.
Hastaneye kaldırılan çocukların sağlık durumlarının incelendiğini, ilk tespitlere göre çocukların süte karşı hassasiyet gösterdiklerinin belirlendiğini ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:
''Çocuklarımızdan süt içmek istemeyen ya da süte karşı hassasiyeti olan çocuklara zorla süt içirilmesin. Bu olup biten hadiselerin böyle bir çerçevede gerçekleştiğini tahmin ediyoruz. Yarın çocuklarımızdan aldığımız kültür ve süt incelemeleri neticeleri çıkacak o zaman daha kesin bir ifadeyle bilgi veririz. Birçok insanda süt içtiği zaman hafifçe bir mide bulantısı olabiliyor veya ilk içmeye başladığında olur. Bunun teknik ayrıntısını Sağlık Bakanımızdan öğrenebilirsiniz.''
‘Sağlıklı süt güvenilir şekilde sunulacak’
Vaka sayısıyla ilgili soru üzerine Dinçer, vaka sayısına ilişkin bir bilgi almadığını belirterek, kendisine Diyarbakır, Edirne, Antalya ve Sivas'ta zehirlenme iddialarının gündeme geldiğine dair bilgi ulaştığını kaydetti.
Antalya'da 30 öğrenci civarında vaka bulunduğunu, esas problemin Diyarbakır ve Sivas'ta olduğunu dile getiren Dinçer, ''Oralarda da zehirlenme vakasına dair bir belirti yok'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, velilere, öğrencilere ve öğretmenlere de seslenerek, Süt Programı'nı dengeli beslenme ve çocukların protein ihtiyacı için çok önemsediklerini belirtti ve ''Bütün çocuklarımız bizim çocuklarımızdır. Velilerimiz emin olsunlar, sağlıklı süt güvenilir bir şekilde sunulacak ve elimizden gelen her türlü tedbiri alacağız'' dedi.
Olayı ajite etmeye yönelik bir tavır içerisinde olunmaması gerektiğini vurgulayan Dinçer, yarın tahlil sonuçlarının çıkmasının ardından kamuoyuyla verilerin paylaşılacağını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin, ''Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca tetkike alındı, hastanelere götürüldü'' dedi.
Dinçer, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'na geçerken, basın mensuplarının okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Soruların Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a sorulmasının daha doğru olacağını dile getiren Dinçer, bazı çocukların süte karşı hassasiyet göstermiş olabileceğini, öğretmenlere süt içmek istemeyen veya süte karşı hassasiyeti olan çocuklara süt içirilmemesi konusunda duyuru yaptıklarını söyledi.
'Zehirlenme değil mide bulantısı'
Dinçer, ''Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca onlar tetkike alındı, hastanelere götürüldü'' diye konuştu.
Hastaneye kaldırılan çocukların sağlık durumlarının incelendiğini, ilk tespitlere göre çocukların süte karşı hassasiyet gösterdiklerinin belirlendiğini ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:
''Çocuklarımızdan süt içmek istemeyen ya da süte karşı hassasiyeti olan çocuklara zorla süt içirilmesin. Bu olup biten hadiselerin böyle bir çerçevede gerçekleştiğini tahmin ediyoruz. Yarın çocuklarımızdan aldığımız kültür ve süt incelemeleri neticeleri çıkacak o zaman daha kesin bir ifadeyle bilgi veririz. Birçok insanda süt içtiği zaman hafifçe bir mide bulantısı olabiliyor veya ilk içmeye başladığında olur. Bunun teknik ayrıntısını Sağlık Bakanımızdan öğrenebilirsiniz.''
‘Sağlıklı süt güvenilir şekilde sunulacak’
Vaka sayısıyla ilgili soru üzerine Dinçer, vaka sayısına ilişkin bir bilgi almadığını belirterek, kendisine Diyarbakır, Edirne, Antalya ve Sivas'ta zehirlenme iddialarının gündeme geldiğine dair bilgi ulaştığını kaydetti.
Antalya'da 30 öğrenci civarında vaka bulunduğunu, esas problemin Diyarbakır ve Sivas'ta olduğunu dile getiren Dinçer, ''Oralarda da zehirlenme vakasına dair bir belirti yok'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, velilere, öğrencilere ve öğretmenlere de seslenerek, Süt Programı'nı dengeli beslenme ve çocukların protein ihtiyacı için çok önemsediklerini belirtti ve ''Bütün çocuklarımız bizim çocuklarımızdır. Velilerimiz emin olsunlar, sağlıklı süt güvenilir bir şekilde sunulacak ve elimizden gelen her türlü tedbiri alacağız'' dedi.
Olayı ajite etmeye yönelik bir tavır içerisinde olunmaması gerektiğini vurgulayan Dinçer, yarın tahlil sonuçlarının çıkmasının ardından kamuoyuyla verilerin paylaşılacağını söyledi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 May 2012 16:21
Gösterim: 2011
Bugün dağıtılmaya başlanan ‘okul sütü’nden zehirlenen öğrencilerin velileri Diyarbakır’da okul yönetimini ve valiliği protesto etti.
Diyarbakır’da 50 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin okulda dağıtılan sütlerden zehirlendiği açıklandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bugün dağıtılmaya başlanan ‘okul sütü’nden zehirlenen öğrencilerin velileri Diyarbakır’da okul yönetimini ve valiliği protesto etti.
Diyarbakır’da 50 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin okulda dağıtılan sütlerden zehirlendiği açıklandı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 May 2012 14:42
Gösterim: 1901

