Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

2013-2014 eğitim ve öğretim yılı için özel okullara kayıtlar bugün başladı. SBS ham puanına göre öğrenci alacak özel okullar için ön kayıtlar 14 Ağustos'a kadar alınacak.

Özel okullara ön kayıtlar 12-14 Ağustos 2013 tarihleri arasında yapılacak. 3 aşamalı kayıt döneminin ardından da 2 Eylül'den itibaren kesin kayıt dönemi başlayacak.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nden yapılan açıklamaya göre, lise hazırlık sınıflarına (hazırlık sınıfı olmayanlar 9’uncu sınıflarına), 8 Haziran’da Milli Eğitim Bakanlığı’nca yapılacak 8’inci sınıf SBS’de öğrencilerin elde ettiği ham puana göre taban puan ilanı, ön kayıt ve kesin kayıt yöntemi ile öğrenci kaydı yapılacak.

Kayıt kabullerde öğrenci velileri Sınav Sonuç Belgelerini ibraz edeceklerdir. Adaylar, puanı tutan birden fazla okula ön kayıt yaptırabilirler. Kesin kayıtlarda adayların puanlarının eşit olması durumunda sırasıyla:

1) Türkçe puanı yüksek olan,

2) Matematik puanı yüksek olan,

3) Fen Bilgisi puanı yüksek olan,

4) Sosyal Bilgiler puanı yüksek olan,

5) Yabancı dil puanı yüksek olan,

6) Yaşı küçük olan adaya öncelik verilecek

1) 8. SINIF SBS TARİHİ

 

 

08 HAZİRAN 2013

2) SINAV SONUÇ İLANI

12 TEMMUZ 2013

 

3) I. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

12-13-14 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

15-16 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

 

4) II. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

19-20-21 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

22-23 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

 

 

5) III. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

26-27 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

28-29 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

6) SON KAYIT DÖNEMİ

02EYLÜL 2013’DEN İTİBAREN

Özel Okullar Kayıt Komisyonunca alınacak karara göre

Özel okulların taban puanları

Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından açıklanan I. ön kayıt dönemi taban puanlarına göre Amerikan Robert Lisesi ve VKV Özel Koç Lisesi’nin puanları 683.000, Alman Lisesi 681.000, Üsküdar Amerikan Lisesi 677,72, İtalyan Lisesi 670.000, Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu (Lise Bölümü) 680.000, Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu (Ticaret Bölümü) 660.000, Galileo Galilei İtalyan Lisesi 660.000 puan üzerinden ön kayıtlarını alacak. Notre Dame De Sion Fransız Lisesi, Saint Benoit Fransız Lisesi, Saint Joseph Fransız Lisesi, Saint Michel Fransız Lisesi, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi ise 647.000 üzerinden öğrenci ön kaydı yapacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

> Özel okullara kayıtlar bugün başladı

2013-2014 eğitim ve öğretim yılı için özel okullara kayıtlar bugün başladı. SBS ham puanına göre öğrenci alacak özel okullar için ön kayıtlar 14 Ağustos'a kadar alınacak.

Özel okullara ön kayıtlar 12-14 Ağustos 2013 tarihleri arasında yapılacak. 3 aşamalı kayıt döneminin ardından da 2 Eylül'den itibaren kesin kayıt dönemi başlayacak.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nden yapılan açıklamaya göre, lise hazırlık sınıflarına (hazırlık sınıfı olmayanlar 9’uncu sınıflarına), 8 Haziran’da Milli Eğitim Bakanlığı’nca yapılacak 8’inci sınıf SBS’de öğrencilerin elde ettiği ham puana göre taban puan ilanı, ön kayıt ve kesin kayıt yöntemi ile öğrenci kaydı yapılacak.

Kayıt kabullerde öğrenci velileri Sınav Sonuç Belgelerini ibraz edeceklerdir. Adaylar, puanı tutan birden fazla okula ön kayıt yaptırabilirler. Kesin kayıtlarda adayların puanlarının eşit olması durumunda sırasıyla:

1) Türkçe puanı yüksek olan,

2) Matematik puanı yüksek olan,

3) Fen Bilgisi puanı yüksek olan,

4) Sosyal Bilgiler puanı yüksek olan,

5) Yabancı dil puanı yüksek olan,

6) Yaşı küçük olan adaya öncelik verilecek

1) 8. SINIF SBS TARİHİ

 

 

08 HAZİRAN 2013

2) SINAV SONUÇ İLANI

12 TEMMUZ 2013

 

3) I. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

12-13-14 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

15-16 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

 

4) II. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

19-20-21 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

22-23 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

 

 

5) III. ÖN KAYIT DÖNEMİ

 

26-27 AĞUSTOS 2013 ÖN KAYIT

28-29 AĞUSTOS 2013 KESİN KAYIT

6) SON KAYIT DÖNEMİ

02EYLÜL 2013’DEN İTİBAREN

Özel Okullar Kayıt Komisyonunca alınacak karara göre

Özel okulların taban puanları

Türkiye Özel Okullar Birliği tarafından açıklanan I. ön kayıt dönemi taban puanlarına göre Amerikan Robert Lisesi ve VKV Özel Koç Lisesi’nin puanları 683.000, Alman Lisesi 681.000, Üsküdar Amerikan Lisesi 677,72, İtalyan Lisesi 670.000, Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu (Lise Bölümü) 680.000, Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu (Ticaret Bölümü) 660.000, Galileo Galilei İtalyan Lisesi 660.000 puan üzerinden ön kayıtlarını alacak. Notre Dame De Sion Fransız Lisesi, Saint Benoit Fransız Lisesi, Saint Joseph Fransız Lisesi, Saint Michel Fransız Lisesi, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi ise 647.000 üzerinden öğrenci ön kaydı yapacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Ağustos 2013 08:28

Gösterim: 4587

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, oluşturduğu sınav yürütme komisyonuyla ayrı bir özel okullar sınavı yapmak için çalışmalarına başladı.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) bu yıl son kez yapıldığının ve kaldırılacağının açıklandığını hatırlatarak, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı'nın yol haritasında belirsizliğin olduğunu belirtti.

Sınava ilişkin ayrıntıların kamuoyu ile paylaşılmamasının sorunlara neden olduğunu ifade eden Gülan, "Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 8. sınıflarda bazı derslere ait sınavların merkezi olarak yapılacağını söyledi ancak nasıl yapılacağı konusunda henüz net bir şey yok. Sınav sonuçlarını Bakanlık özel okullara vermiyor. Bu nedenlerle derneğimize üye olan okullar ve üye olmadığı halde sınavla öğrenci alan okulların temsilcilerinden oluşan sınav yürütme komisyonuyla  ayrı bir özel okullar sınavı yapmak için çalışmalara başladık. Gerekli başvuruları yaptık" dedi.

Sınavın nasıl yapılacağı, açık uçlu soruların oranının ne olacağı konusunda çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gülan, yapacakları merkezi sınavın yine devlet kuruluşları tarafından gerçekleştirilmesini istediklerini ifade etti.

Sınavın merkezi olması gerektiğine dikkat çeken Gülan, "Yoksa bir standardı olmaz. Çorum'daki özel okul sınavı kolay yapabilir. Ankara'daki İstanbul'daki zor. Burada eşitsizlikler olur. Bu nedenle soruların merkezden gitmesi lazım. Açık uçlu sorular olacaksa da çok ciddi standarda dayalı okunması gerekiyor. Ayrıca sınavlara farklı gözetmenlerin gitmesi lazım. Yoksa adalet ve güvenilirlik olmaz, haksızlıklar olur" diye konuştu.  

Birinci kademe izin için Bakanlığa başvuruda bulunduklarını anlatan Gülan, üst kademeye gitmesi ve diğer izinler için süreci başlattıklarını söyledi.

"Özel okulların ayrı bir sınav yapması için Bakanlık izin verirse ilgili yönetmelikler üzerinde çalışacağız" diyen Gülan, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile sınav protokolü imzalanmasının ardından isteyen okulların bu sınav sistemine dahil olacağını kaydetti.

> Özel okullar merkezi sınavla öğrenci alacak

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği, oluşturduğu sınav yürütme komisyonuyla ayrı bir özel okullar sınavı yapmak için çalışmalarına başladı.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) bu yıl son kez yapıldığının ve kaldırılacağının açıklandığını hatırlatarak, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı'nın yol haritasında belirsizliğin olduğunu belirtti.

Sınava ilişkin ayrıntıların kamuoyu ile paylaşılmamasının sorunlara neden olduğunu ifade eden Gülan, "Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 8. sınıflarda bazı derslere ait sınavların merkezi olarak yapılacağını söyledi ancak nasıl yapılacağı konusunda henüz net bir şey yok. Sınav sonuçlarını Bakanlık özel okullara vermiyor. Bu nedenlerle derneğimize üye olan okullar ve üye olmadığı halde sınavla öğrenci alan okulların temsilcilerinden oluşan sınav yürütme komisyonuyla  ayrı bir özel okullar sınavı yapmak için çalışmalara başladık. Gerekli başvuruları yaptık" dedi.

Sınavın nasıl yapılacağı, açık uçlu soruların oranının ne olacağı konusunda çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gülan, yapacakları merkezi sınavın yine devlet kuruluşları tarafından gerçekleştirilmesini istediklerini ifade etti.

Sınavın merkezi olması gerektiğine dikkat çeken Gülan, "Yoksa bir standardı olmaz. Çorum'daki özel okul sınavı kolay yapabilir. Ankara'daki İstanbul'daki zor. Burada eşitsizlikler olur. Bu nedenle soruların merkezden gitmesi lazım. Açık uçlu sorular olacaksa da çok ciddi standarda dayalı okunması gerekiyor. Ayrıca sınavlara farklı gözetmenlerin gitmesi lazım. Yoksa adalet ve güvenilirlik olmaz, haksızlıklar olur" diye konuştu.  

Birinci kademe izin için Bakanlığa başvuruda bulunduklarını anlatan Gülan, üst kademeye gitmesi ve diğer izinler için süreci başlattıklarını söyledi.

"Özel okulların ayrı bir sınav yapması için Bakanlık izin verirse ilgili yönetmelikler üzerinde çalışacağız" diyen Gülan, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ile sınav protokolü imzalanmasının ardından isteyen okulların bu sınav sistemine dahil olacağını kaydetti.

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Ağustos 2013 11:43

Gösterim: 2398

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, özel okulların yüzde 60’ının kar etmediğini belirtti

Özel okulların tüm alanlarda eğitimin lokomotifi olduğunu söyleyen Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmalarından önce eğitim-öğretim anlamında kontrollü serbestlik verilmesinin daha yararlı olacağına dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde özel okullaşma oranlarında küçük artışlar beklediklerini ifade eden Cem Gülan ile, 4+4+4’ün özel okullara etkisinden zincir okullara, kurumlar arasındaki rekabetten özel okulların toplumdaki algısına bir çok konuyu konuştuk.

Özel okul sektörünün bugün için geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de özel okulların gelişimini yeterli görüyor musunuz? Özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmaları üzerinde nasıl iyileştirmeler yapılmalı?

Özel okulculuk son yıllar içinde oransal olarak % 4 seviyesine yaklaşmıştır. Hiç şüphesiz bu oran gelişmiş ülkeler ortalamasının altındadır. Bunun başlıca nedenleri arasında ülkemizde gelişmiş ülkelerin tersine reel teşvikler olmaması ve devletin özel okullardan doğrudan hizmet satın almaması sayılabilir. Nitelik anlamında özel okullar akademik başarı, yabancı dil, fiziki yapı, teknoloji kullanımı gibi konularda ve tüm alanlarda eğitimin geneline lokomotif vazifesi görmektedir. Özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmalarından önce eğitim-öğretim anlamında kontrollü serbestlik verilmesi daha yararlı olacaktır. Zira bugünkü şekliyle özel okullar paralı resmi okullar gibi eğitim-öğretim yapmak zorundadır, haftalık derslerden, seçmeli derslere, programdan, yeni sistemlerin denenmesine kadar her konu Bakanlığın iznine tabidir. Halbuki özel okullar yenilik ve değişimi ülkemize kazandıran kurumlar olmalı ancak tüm yapılanlar Devlet tarafından denetlenmelidir. Ekonomik anlamda ise reel olmayan mevcut teşvik planları yerine gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Devlet veya yerel yönetimler tarafından doğrudan öğrenci başına ödeme ile hizmet satın alımı hayata geçirilmelidir.

4+4+4 uygulamasının özel okulculuk sektörü üzerindeki etkisi nasıl olmuştur? Bu çerçevede bir değerlendirme yapabilir misiniz?

4+4+4 sistemi özel okullar için çok büyük bir değişiklik veya yenilik getirmemiştir. Aslında ciddi değişim olarak kabul edilebilecek konular zaten özel okullarda uygulanmaktaydı. Özel okullar için sorun 60-66 aylık çocukların 1. sınıfa kabul edilmesinde yaşanmıştır. İlk bakışta birinci sınıflarda öğrenci artıran bu karar diğer yanda bağımsız özel anaokullarının ciddi öğrenci kaybına yol açmıştır. Küçük yaşta öğrenci alan okullar da çocukların sisteme uyumda sıkıntı yaşadığını dile getirmektedir.

Özel Fonlar özel okulculuğu tümünü etkileyebilir

Özel sermaye fonlarının eğitim sektörüne yönelik yatırımlarının arttığını görüyoruz. Sizce sektördeki yabancı sermayenin artışı beraberinde hangi sonuçları doğuracaktır? Sektöre olumlu ya da olumsuz etkileri neler olacaktır?

Yerli veya yabancı fonların özel okulculuk alanına ilgi gösterdiği açıktır. Bu konuya sağlıklı değerlendirmek için sahaya giren veya girmeyi düşünen fonların tarzını iyi bilmek gerekir. Genel olarak fonlar sahaya yaptıkları yatırımların getirisini kısa süreler içinde elde edip sahadan çıkmayı arzularlar. Bu nedenle amaç sayısal olarak hızlı büyümek yatırımı cazip hale getirerek iyi karla satmaktır. Bu tarz fonlar genellikle bina alımı veya inşası yerine kiralama, donatma ve reklam aşamasına ağırlık verirken diğer alanlarda ağır davranabilirler. Eğer sisteme bu tarz fonlar girmiş veya girerse ve zaman içinde eğitim kalitesi düşer ve verilen sözler yerine getirilmezse, özel okulculuğun tümü ağır darbe yiyebilir. Bu tarz bir olumsuz imajı silmek bin bir güçlükle silinen “Denize nazır diploma hazır okullar” imajını silmekten çok daha zor olabilir.

Eğer olumlu fonlar sisteme dahil olduysa ve olacaksa, daha fazla özel okul açılmasını, bu okulların devlet tarafından desteklenmesini ve eğitim kalitesinin yükselmesini sağlayabilirler.

Türkiye’deki özel okul sektörünü dünya ile kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Gelişmiş ülkeler ile OECD ülkelerinde özel okulculuk %10 ile % 40 arası oranlarda değişen paya sahiptir. Özel okullaşma bizde olduğu gibi okul öncesinde yoğunlaşmaktadır. Bizden farklı olarak kiliseler, yerel yönetimler veya devlet tarafından desteklenen okullar bu oranın artmasında etkindir. Birçok ülkede devlet doğrudan öğrenci için okula para ödemekte, öğrenci velisinden çok az bir katkı alınmaktadır. Türkiye’de ise veliden alınan paranın üçte biri devlete gitmektedir.

Rekabet Kurulu’nun kısıtlamaları müdahaleyi engelliyor

Özel okullar arasına rekabetin giderek arttığı bir dönem yaşıyoruz. Bu rekabeti doğal buluyor musunuz? Rekabet koşullarının düzenlenmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

Özellikle yerli ve yabancı fonlar ile sermayenin sektöre yönelmesi ile rekabet artmaktadır. Bazen rekabet son derece çirkin yollara başvurulmasıyla da ortaya çıkmaktadır. Geçmişte rekabetin etik kurallar çerçevesinde yapılması için gayret gösteren Derneğimiz, Rekabet Kurulu’nun getirdiği kısıtlar nedeniyle yaşanan çirkinliklere müdahale edememektedir. Bu nedenle eğitime gönül veren kurumlar ile ticari karlarına önem veren kurumlar değerlendirmesini yapmak velilere ve kamuoyuna kalmıştır.

Fast food’a karşı gurme restaurantlar

Zincir okullar olgusu ön plana çıkıyor. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Küçük okulların birleşerek zincir okullar haine geleceği veya büyük zincirlerin küçük okulları alacağı öngörülüyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

Yukarıdaki pek çok maddede bu konuya değindim. Doğal olarak zincirlerin yeterli gücü olmayan okulları toplaması doğal görülmelidir. Küçük okulların bir araya gelerek zincirler oluşturması çok kolay gözükmemektedir. Güçlü ekonomik yapıya sahip, iyi geçmişi olan ve talep gören okullar ise durumlarını güçlendirerek yaşamaya devam edecektir. Bize göre eğitim çok özel ve farklı bir alandır. Bu alandaki zincirleşme market-bakkal örnekleminden çok fast food-gurme restaurant örneklemine benzeyecektir. Yani gerçek kalite ve özgün eğitim hizmeti veren kurumlar zincirlere göre ciddi üstünlük sağlayacaktır.

Özel okulların yüzde 60’ı kar etmiyor

Toplumda özel okullara yönelik algıyı nasıl görüyorsunuz? Burada tespit ettiğiniz müspet ya da menfi algılar nelerdir? Bu çerçevede yapılması gerekenleri ve sektöre tavsiyeleriniz neler olacaktır?

Toplumda özel okullar hemen her alanda üstün görülen ekonomik gücü yeterli olan insanların gittiği, ekonomik gücü yeterli olmayan insanların ise şartlarını zorladığı kurumlar olarak görülmektedir. Ancak pek çok veli ve basın mensubu özel okul sahibi kişi ya da kurumların sadece parayı düşünen ve yüksek ücret talep eden kişi ya da kurumlar olduğunu düşünmektedir. Aslında Türkiye’deki yaklaşık 4500 özel okulun ücreti düşünüldüğünde basının ve kişilerin bu izlenime sahip olmasına neden olan kurum sayısının % 10’u geçmeyeceği görülecektir. Ve yine aslında bu kurumlar en çok talep edilen ve toplumun dikkatinin yoğunlaştığı kurumlardır. Arz-talep dengesi içinde bu kurumlara yönelen kişiler zaman içinde şikayetçi olmaktadır. Köklü bir araştırma yapılsa özel okulların yaklaşık % 60’ının hiç kar etmediği görülebilir. Her ne kadar Maliye Bakanlığı kabul etmese de dürüst çalışan kurumların veliden aldığı ücretin üçte biri devlete gider. Bu şartlarda yarı kontenjanla çalışan kurumların ücretleri düşürmeleri pek mümkün olamamaktadır. Kurumlara tavsiyemiz sabırla ve dürüstçe hizmete devam etmeleri ve devletimizin gelişmiş ülkelerin verdiği teşvikleri vereceği günlerin gelmesini beklemeleridir.

DEVLETİN HİZMET SATIN ALMASI

Önümüzdeki dönemlerde de özel okullaşma oranlarında küçük artışlar beklemekteyiz. Ancak dünya ekonomisinin bundan böyle zaman, zaman krizler yaşayacağı unutulmamalı ve nüfus artış hızımızdaki düşmenin de kritik seviyeler geldiği göz önünde bulundurulmalıdır. Ciddi bir özel okullaşma için doğrudan devletin hizmet satın alması gerekli görülmektedir.

Özel okul seçmenin SİHİRLİ FORMÜLÜ

Velilerin özel okullara ilgisi artıyor mu? Çocuklarını özel okula gönderecek velilere neler tavsiye dersiniz? Veliler özel okul seçerken nelere dikkat etmeliler?

Özel okul seçecek velilere için bana göre sihirli formül şudur. Önce seçenek azaltılmalı daha sonra kalan bir kaç okulun mezunları bulunarak onlara mezun oldukları okulların kendilerine ne kattığı sorulmalıdır. Eğer bu mezunlar memnun ve çocuklarını da aynı okula göndermeyi kabul ediyorlarsa bu kez okulda halen okumakta olan velilere ve öğrencilere ulaşılmalıdır. Eğer onlarda memnunsa okul kalitesini devam ettiriyor demektir ve gönül rahatlığı ile o okul tercih edilebilir. 

* Gelişmiş ülkeler ile OECD ülkelerinde özel okulculuk %10 ile % 40 arası oranlarda değişen paya sahiptir.

> Özel okulların yüzde 60’ı kar etmiyor

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, özel okulların yüzde 60’ının kar etmediğini belirtti

Özel okulların tüm alanlarda eğitimin lokomotifi olduğunu söyleyen Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan, özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmalarından önce eğitim-öğretim anlamında kontrollü serbestlik verilmesinin daha yararlı olacağına dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde özel okullaşma oranlarında küçük artışlar beklediklerini ifade eden Cem Gülan ile, 4+4+4’ün özel okullara etkisinden zincir okullara, kurumlar arasındaki rekabetten özel okulların toplumdaki algısına bir çok konuyu konuştuk.

Özel okul sektörünün bugün için geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?

Türkiye’de özel okulların gelişimini yeterli görüyor musunuz? Özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmaları üzerinde nasıl iyileştirmeler yapılmalı?

Özel okulculuk son yıllar içinde oransal olarak % 4 seviyesine yaklaşmıştır. Hiç şüphesiz bu oran gelişmiş ülkeler ortalamasının altındadır. Bunun başlıca nedenleri arasında ülkemizde gelişmiş ülkelerin tersine reel teşvikler olmaması ve devletin özel okullardan doğrudan hizmet satın almaması sayılabilir. Nitelik anlamında özel okullar akademik başarı, yabancı dil, fiziki yapı, teknoloji kullanımı gibi konularda ve tüm alanlarda eğitimin geneline lokomotif vazifesi görmektedir. Özel okulların gelişimi için teşvik mekanizmalarından önce eğitim-öğretim anlamında kontrollü serbestlik verilmesi daha yararlı olacaktır. Zira bugünkü şekliyle özel okullar paralı resmi okullar gibi eğitim-öğretim yapmak zorundadır, haftalık derslerden, seçmeli derslere, programdan, yeni sistemlerin denenmesine kadar her konu Bakanlığın iznine tabidir. Halbuki özel okullar yenilik ve değişimi ülkemize kazandıran kurumlar olmalı ancak tüm yapılanlar Devlet tarafından denetlenmelidir. Ekonomik anlamda ise reel olmayan mevcut teşvik planları yerine gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Devlet veya yerel yönetimler tarafından doğrudan öğrenci başına ödeme ile hizmet satın alımı hayata geçirilmelidir.

4+4+4 uygulamasının özel okulculuk sektörü üzerindeki etkisi nasıl olmuştur? Bu çerçevede bir değerlendirme yapabilir misiniz?

4+4+4 sistemi özel okullar için çok büyük bir değişiklik veya yenilik getirmemiştir. Aslında ciddi değişim olarak kabul edilebilecek konular zaten özel okullarda uygulanmaktaydı. Özel okullar için sorun 60-66 aylık çocukların 1. sınıfa kabul edilmesinde yaşanmıştır. İlk bakışta birinci sınıflarda öğrenci artıran bu karar diğer yanda bağımsız özel anaokullarının ciddi öğrenci kaybına yol açmıştır. Küçük yaşta öğrenci alan okullar da çocukların sisteme uyumda sıkıntı yaşadığını dile getirmektedir.

Özel Fonlar özel okulculuğu tümünü etkileyebilir

Özel sermaye fonlarının eğitim sektörüne yönelik yatırımlarının arttığını görüyoruz. Sizce sektördeki yabancı sermayenin artışı beraberinde hangi sonuçları doğuracaktır? Sektöre olumlu ya da olumsuz etkileri neler olacaktır?

Yerli veya yabancı fonların özel okulculuk alanına ilgi gösterdiği açıktır. Bu konuya sağlıklı değerlendirmek için sahaya giren veya girmeyi düşünen fonların tarzını iyi bilmek gerekir. Genel olarak fonlar sahaya yaptıkları yatırımların getirisini kısa süreler içinde elde edip sahadan çıkmayı arzularlar. Bu nedenle amaç sayısal olarak hızlı büyümek yatırımı cazip hale getirerek iyi karla satmaktır. Bu tarz fonlar genellikle bina alımı veya inşası yerine kiralama, donatma ve reklam aşamasına ağırlık verirken diğer alanlarda ağır davranabilirler. Eğer sisteme bu tarz fonlar girmiş veya girerse ve zaman içinde eğitim kalitesi düşer ve verilen sözler yerine getirilmezse, özel okulculuğun tümü ağır darbe yiyebilir. Bu tarz bir olumsuz imajı silmek bin bir güçlükle silinen “Denize nazır diploma hazır okullar” imajını silmekten çok daha zor olabilir.

Eğer olumlu fonlar sisteme dahil olduysa ve olacaksa, daha fazla özel okul açılmasını, bu okulların devlet tarafından desteklenmesini ve eğitim kalitesinin yükselmesini sağlayabilirler.

Türkiye’deki özel okul sektörünü dünya ile kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Gelişmiş ülkeler ile OECD ülkelerinde özel okulculuk %10 ile % 40 arası oranlarda değişen paya sahiptir. Özel okullaşma bizde olduğu gibi okul öncesinde yoğunlaşmaktadır. Bizden farklı olarak kiliseler, yerel yönetimler veya devlet tarafından desteklenen okullar bu oranın artmasında etkindir. Birçok ülkede devlet doğrudan öğrenci için okula para ödemekte, öğrenci velisinden çok az bir katkı alınmaktadır. Türkiye’de ise veliden alınan paranın üçte biri devlete gitmektedir.

Rekabet Kurulu’nun kısıtlamaları müdahaleyi engelliyor

Özel okullar arasına rekabetin giderek arttığı bir dönem yaşıyoruz. Bu rekabeti doğal buluyor musunuz? Rekabet koşullarının düzenlenmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

Özellikle yerli ve yabancı fonlar ile sermayenin sektöre yönelmesi ile rekabet artmaktadır. Bazen rekabet son derece çirkin yollara başvurulmasıyla da ortaya çıkmaktadır. Geçmişte rekabetin etik kurallar çerçevesinde yapılması için gayret gösteren Derneğimiz, Rekabet Kurulu’nun getirdiği kısıtlar nedeniyle yaşanan çirkinliklere müdahale edememektedir. Bu nedenle eğitime gönül veren kurumlar ile ticari karlarına önem veren kurumlar değerlendirmesini yapmak velilere ve kamuoyuna kalmıştır.

Fast food’a karşı gurme restaurantlar

Zincir okullar olgusu ön plana çıkıyor. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Küçük okulların birleşerek zincir okullar haine geleceği veya büyük zincirlerin küçük okulları alacağı öngörülüyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

Yukarıdaki pek çok maddede bu konuya değindim. Doğal olarak zincirlerin yeterli gücü olmayan okulları toplaması doğal görülmelidir. Küçük okulların bir araya gelerek zincirler oluşturması çok kolay gözükmemektedir. Güçlü ekonomik yapıya sahip, iyi geçmişi olan ve talep gören okullar ise durumlarını güçlendirerek yaşamaya devam edecektir. Bize göre eğitim çok özel ve farklı bir alandır. Bu alandaki zincirleşme market-bakkal örnekleminden çok fast food-gurme restaurant örneklemine benzeyecektir. Yani gerçek kalite ve özgün eğitim hizmeti veren kurumlar zincirlere göre ciddi üstünlük sağlayacaktır.

Özel okulların yüzde 60’ı kar etmiyor

Toplumda özel okullara yönelik algıyı nasıl görüyorsunuz? Burada tespit ettiğiniz müspet ya da menfi algılar nelerdir? Bu çerçevede yapılması gerekenleri ve sektöre tavsiyeleriniz neler olacaktır?

Toplumda özel okullar hemen her alanda üstün görülen ekonomik gücü yeterli olan insanların gittiği, ekonomik gücü yeterli olmayan insanların ise şartlarını zorladığı kurumlar olarak görülmektedir. Ancak pek çok veli ve basın mensubu özel okul sahibi kişi ya da kurumların sadece parayı düşünen ve yüksek ücret talep eden kişi ya da kurumlar olduğunu düşünmektedir. Aslında Türkiye’deki yaklaşık 4500 özel okulun ücreti düşünüldüğünde basının ve kişilerin bu izlenime sahip olmasına neden olan kurum sayısının % 10’u geçmeyeceği görülecektir. Ve yine aslında bu kurumlar en çok talep edilen ve toplumun dikkatinin yoğunlaştığı kurumlardır. Arz-talep dengesi içinde bu kurumlara yönelen kişiler zaman içinde şikayetçi olmaktadır. Köklü bir araştırma yapılsa özel okulların yaklaşık % 60’ının hiç kar etmediği görülebilir. Her ne kadar Maliye Bakanlığı kabul etmese de dürüst çalışan kurumların veliden aldığı ücretin üçte biri devlete gider. Bu şartlarda yarı kontenjanla çalışan kurumların ücretleri düşürmeleri pek mümkün olamamaktadır. Kurumlara tavsiyemiz sabırla ve dürüstçe hizmete devam etmeleri ve devletimizin gelişmiş ülkelerin verdiği teşvikleri vereceği günlerin gelmesini beklemeleridir.

DEVLETİN HİZMET SATIN ALMASI

Önümüzdeki dönemlerde de özel okullaşma oranlarında küçük artışlar beklemekteyiz. Ancak dünya ekonomisinin bundan böyle zaman, zaman krizler yaşayacağı unutulmamalı ve nüfus artış hızımızdaki düşmenin de kritik seviyeler geldiği göz önünde bulundurulmalıdır. Ciddi bir özel okullaşma için doğrudan devletin hizmet satın alması gerekli görülmektedir.

Özel okul seçmenin SİHİRLİ FORMÜLÜ

Velilerin özel okullara ilgisi artıyor mu? Çocuklarını özel okula gönderecek velilere neler tavsiye dersiniz? Veliler özel okul seçerken nelere dikkat etmeliler?

Özel okul seçecek velilere için bana göre sihirli formül şudur. Önce seçenek azaltılmalı daha sonra kalan bir kaç okulun mezunları bulunarak onlara mezun oldukları okulların kendilerine ne kattığı sorulmalıdır. Eğer bu mezunlar memnun ve çocuklarını da aynı okula göndermeyi kabul ediyorlarsa bu kez okulda halen okumakta olan velilere ve öğrencilere ulaşılmalıdır. Eğer onlarda memnunsa okul kalitesini devam ettiriyor demektir ve gönül rahatlığı ile o okul tercih edilebilir. 

* Gelişmiş ülkeler ile OECD ülkelerinde özel okulculuk %10 ile % 40 arası oranlarda değişen paya sahiptir.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 May 2013 14:24

Gösterim: 7193

Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Şimşek Doğuş Okulları ve Doğuş Üniversitesi’nin Doğa Grubu’na geçmesinin arka planını anlattı.
fethi_simsek_dogu_gozacanOrtada herhangi bir parasal ilişkinin bulunmadığını sadece güvene dayalı bir değişim gerçekleştiğini söyleyen Fethi Şimşek, Doğuş Okulları Kurucusu Doğu Gözaçan ile yaptıkları görüşmeyi Eğitimtercihi’ne açıkladı. “Doğu Bey bize sorumluluk devretti” diyen Fethi Şimşek, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Eğitim dünyasının duayenleri arasında yer alan Doğu Bey gibi önemli bir isim olmasaydı ben bu işin içinde yer almazdım. 40 yıldır eğitim sektörü içinde yer alan Doğu Gözaçan, saygın ve kaliteye dayalı eğitim anlayışıyla Doğuş Eğitim Kurumları ve Doğuş Üniversitesi’ni Türkiye’ye kazandıran önemli bir isimdir. 600 çalışanı 5000 öğrencisiyle Doğuş Eğitim Kurumlarının sorumluluğunu bize devretmiştir. Bu bir satın alma değildir. Sorumluluk devridir.”

Üniversite satın alınmaz
Bugün medyada çıkan bazı haberlerin mantık olarak yanlış ifade edildiğine dikkat çeken Fethi Şimşek, Doğuş Üniversitesi’nin satışı diye bir durumun olamayacağını vurguladı. “Söz konusu olan Mütevelli Heyeti’nin değişmesinden ibarettir” diyen Şimşek, üniversite mütevelli heyetinin devrinin sonradan ortaya çıktığını açıkladı. “Doğu Bey güvenmese bizimle bu anlaşmayı yapmazdı” diyen Şimşek, “Ortada tamamıyla güvene dayalı bir anlaşma vardır. Herhangi parasal bir devir söz konusu değildir. Üniversitenin mütevelli heyetinin değişmesiyle süreç tamamlanmış olacaktır. Şu anda prosedürler yerine getirilmektedir. Doğu Bey’in bize verdiği sorumluluğun farkındayız” diye konuştu. 

> Satın alma yok sorumluluk devri var

Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Şimşek Doğuş Okulları ve Doğuş Üniversitesi’nin Doğa Grubu’na geçmesinin arka planını anlattı.
fethi_simsek_dogu_gozacanOrtada herhangi bir parasal ilişkinin bulunmadığını sadece güvene dayalı bir değişim gerçekleştiğini söyleyen Fethi Şimşek, Doğuş Okulları Kurucusu Doğu Gözaçan ile yaptıkları görüşmeyi Eğitimtercihi’ne açıkladı. “Doğu Bey bize sorumluluk devretti” diyen Fethi Şimşek, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Eğitim dünyasının duayenleri arasında yer alan Doğu Bey gibi önemli bir isim olmasaydı ben bu işin içinde yer almazdım. 40 yıldır eğitim sektörü içinde yer alan Doğu Gözaçan, saygın ve kaliteye dayalı eğitim anlayışıyla Doğuş Eğitim Kurumları ve Doğuş Üniversitesi’ni Türkiye’ye kazandıran önemli bir isimdir. 600 çalışanı 5000 öğrencisiyle Doğuş Eğitim Kurumlarının sorumluluğunu bize devretmiştir. Bu bir satın alma değildir. Sorumluluk devridir.”

Üniversite satın alınmaz
Bugün medyada çıkan bazı haberlerin mantık olarak yanlış ifade edildiğine dikkat çeken Fethi Şimşek, Doğuş Üniversitesi’nin satışı diye bir durumun olamayacağını vurguladı. “Söz konusu olan Mütevelli Heyeti’nin değişmesinden ibarettir” diyen Şimşek, üniversite mütevelli heyetinin devrinin sonradan ortaya çıktığını açıkladı. “Doğu Bey güvenmese bizimle bu anlaşmayı yapmazdı” diyen Şimşek, “Ortada tamamıyla güvene dayalı bir anlaşma vardır. Herhangi parasal bir devir söz konusu değildir. Üniversitenin mütevelli heyetinin değişmesiyle süreç tamamlanmış olacaktır. Şu anda prosedürler yerine getirilmektedir. Doğu Bey’in bize verdiği sorumluluğun farkındayız” diye konuştu. 

Son Güncelleme: Salı, 21 May 2013 15:16

Gösterim: 5711

Samsung ve FMV Işık Okulları arasında imzalan işbirliği sonucunda tablet destekli eğitim için ilk pilot derslik FMV Işık Okulları Nişantaşı Kampüsü’nde kuruldu. Öğrenci ve öğretmenlere bu kapsamda kalemli tablet dağıtıldı.

Samsung Electronics ve FMV Işık Okulları arasında yapılan iş birliği sonucunda ilk pilot derslik FMV Işık Okulları Nişantaşı Kampüsü’nde kuruldu. Dünya genelinde şu anda 27 ülkede yürütülen uygulamada FMV Işık Okulları 6. Okul olarak Türkiye’yi temsil ediyor. Tablet destekli eğitime geçerken bünyesinde özel bir Eğitim Teknolojileri Birimi kuran ve öğrenci, öğretmen ve personeline 1.100 adet tablet dağıtan FMV Işık Okulları, aynı zamanda Samsung’un geliştirdiği yeni sınıf yönetim yazılımı “Samsung School” un Türkiye’deki ilk uygulayıcısı oldu. Pilot uygulama için seçilen FMV Işık Okulları’nda kurulan “Samsung School” interaktif bir ders ortamı sağlarken, öğrencilerin ders konularına ilgilerini yoğunlaştırarak derslerin verimliliğini arttırmayı ve öğretmenlerin de ders takibini kolaylaştırmayı hedefliyor.

27 ülke arasındaki ilk Türk pilot okul

Samsung Electronics’in “Samsung School” yazılımını geliştirmek amacı ile dünya genelinde 27 ülkede seçtiği okullar arasında olan FMV Işık Okulları dünya genelinde uygulamanın yürütüldüğü 6. okul olarak, tabletli eğitime geçerken bünyesinde bir Eğitim Teknolojileri Birimi de kurdu. FMV Işık Okulları, Samsung Electronics’in Türkiye’deki ilk partner okulu olarak altyapı ve planlama aşamasını tamamlayıp demo sınıflarıyla testlerine başlayarak, uygulamaya ilişkin birçok okula da danışmanlık yapıyor.

“Samsung Okul” projeleri, gelişmiş S Pen teknolojisine sahip olan Samsung’un Android işletim sistemli GALAXY Note 10.1 tableti ile birlikte yürütülüyor. S Pen sayesinde tablet bilgisayarın 10.1 inç ekranına bir kalem ve kağıdın işlevselliğinde ve hassasiyetinde yazı yazılabiliyor.

Öğretmenler ve öğrenciler tüm içerikleri anında paylaşabilecek

Öğretmenler, akıllı tahta için hazırladığı ve kullandığı tüm içerikleri, sunum, ses, video, e-kitap vb. tüm materyalleri öğrencilerinin tabletleriyle anında paylaşabilecekler.

Öğrenciler, öğretmenlerinin kendileriyle paylaştığı ya da internet üzerinden alabilecekleri içerikler ile çalışabilecek, sunumlar ve e-kitaplar üzerinde notlar alabilecek ve tüm içeriklerine tabletleri sayesinde istedikleri yerden erişebilecekler.

Öğretmenler, ders içerisinde anlık olarak soru sorabilecek ya da sınavlar düzenleyerek yanıtları belirlediği sürenin sonunda anında alabilecekler.

Öğretmenler, mesaj ve ödev yollayıp öğrencilerin tabletlerini ders içerisinde yönetebilecek, yoklamayı dijital olarak alabilecek ve tüm ders materyallerine anlık olarak tabletlerinden ulaşabilecekler.

Öğretmenler, dersi anlatırken sınıf içerisinde kablosuz görüntü aktarım teknolojisi sayesinde, tabletlerini akıllı tahta gibi kullanarak sınıf içerisinde belli bir yere bağlı kalmaksızın ders anlatabilecekler.

Öğrenci ve öğretmenler okul kütüphanesindeki dijital ortama geçirilmiş kitapları tabletlerinden okuyabilecekler.

Öğrenciler okula geldiklerinde onları ‘okul ekranı’ karşılayacak. Okulda kullanabileceği uygulamalar dışında, kademeli güvenlik sistemi okul içerisinde öğrencilerin istediği her siteye erişmesini engelleyecek.

Herkes demo sınıflardan yararlanabilecek

Herkesin tabletli eğitim olanaklarından yararlanabilmesi için kampüslerinde, içerisinde öğrenci ve öğretmen tabletleriyle etkileşimli akıllı tahta bulunan demo sınıflar oluşturan FMV Işık Okulları, tüm öğretmenlerine önceden randevu alarak sınıflarıyla birlikte bu teknolojik ortamda ders yapabilme imkanı da sunuyor.

Öğretmenlere tabletli eğitimin sunduğu olanaklar ve yeniliklere ilişkin her hafta düzenli eğitim verileceği FMV Işık Okulları’nda, Eğitim Teknoloji Birimi’nin okul öğrencilerinden oluşturacağı S -Tech ekipler ise diğer öğrencilere destek veriyor olacaklar.

> Öğrenciler kalemli tabletle eğitim görüyor

Samsung ve FMV Işık Okulları arasında imzalan işbirliği sonucunda tablet destekli eğitim için ilk pilot derslik FMV Işık Okulları Nişantaşı Kampüsü’nde kuruldu. Öğrenci ve öğretmenlere bu kapsamda kalemli tablet dağıtıldı.

Samsung Electronics ve FMV Işık Okulları arasında yapılan iş birliği sonucunda ilk pilot derslik FMV Işık Okulları Nişantaşı Kampüsü’nde kuruldu. Dünya genelinde şu anda 27 ülkede yürütülen uygulamada FMV Işık Okulları 6. Okul olarak Türkiye’yi temsil ediyor. Tablet destekli eğitime geçerken bünyesinde özel bir Eğitim Teknolojileri Birimi kuran ve öğrenci, öğretmen ve personeline 1.100 adet tablet dağıtan FMV Işık Okulları, aynı zamanda Samsung’un geliştirdiği yeni sınıf yönetim yazılımı “Samsung School” un Türkiye’deki ilk uygulayıcısı oldu. Pilot uygulama için seçilen FMV Işık Okulları’nda kurulan “Samsung School” interaktif bir ders ortamı sağlarken, öğrencilerin ders konularına ilgilerini yoğunlaştırarak derslerin verimliliğini arttırmayı ve öğretmenlerin de ders takibini kolaylaştırmayı hedefliyor.

27 ülke arasındaki ilk Türk pilot okul

Samsung Electronics’in “Samsung School” yazılımını geliştirmek amacı ile dünya genelinde 27 ülkede seçtiği okullar arasında olan FMV Işık Okulları dünya genelinde uygulamanın yürütüldüğü 6. okul olarak, tabletli eğitime geçerken bünyesinde bir Eğitim Teknolojileri Birimi de kurdu. FMV Işık Okulları, Samsung Electronics’in Türkiye’deki ilk partner okulu olarak altyapı ve planlama aşamasını tamamlayıp demo sınıflarıyla testlerine başlayarak, uygulamaya ilişkin birçok okula da danışmanlık yapıyor.

“Samsung Okul” projeleri, gelişmiş S Pen teknolojisine sahip olan Samsung’un Android işletim sistemli GALAXY Note 10.1 tableti ile birlikte yürütülüyor. S Pen sayesinde tablet bilgisayarın 10.1 inç ekranına bir kalem ve kağıdın işlevselliğinde ve hassasiyetinde yazı yazılabiliyor.

Öğretmenler ve öğrenciler tüm içerikleri anında paylaşabilecek

Öğretmenler, akıllı tahta için hazırladığı ve kullandığı tüm içerikleri, sunum, ses, video, e-kitap vb. tüm materyalleri öğrencilerinin tabletleriyle anında paylaşabilecekler.

Öğrenciler, öğretmenlerinin kendileriyle paylaştığı ya da internet üzerinden alabilecekleri içerikler ile çalışabilecek, sunumlar ve e-kitaplar üzerinde notlar alabilecek ve tüm içeriklerine tabletleri sayesinde istedikleri yerden erişebilecekler.

Öğretmenler, ders içerisinde anlık olarak soru sorabilecek ya da sınavlar düzenleyerek yanıtları belirlediği sürenin sonunda anında alabilecekler.

Öğretmenler, mesaj ve ödev yollayıp öğrencilerin tabletlerini ders içerisinde yönetebilecek, yoklamayı dijital olarak alabilecek ve tüm ders materyallerine anlık olarak tabletlerinden ulaşabilecekler.

Öğretmenler, dersi anlatırken sınıf içerisinde kablosuz görüntü aktarım teknolojisi sayesinde, tabletlerini akıllı tahta gibi kullanarak sınıf içerisinde belli bir yere bağlı kalmaksızın ders anlatabilecekler.

Öğrenci ve öğretmenler okul kütüphanesindeki dijital ortama geçirilmiş kitapları tabletlerinden okuyabilecekler.

Öğrenciler okula geldiklerinde onları ‘okul ekranı’ karşılayacak. Okulda kullanabileceği uygulamalar dışında, kademeli güvenlik sistemi okul içerisinde öğrencilerin istediği her siteye erişmesini engelleyecek.

Herkes demo sınıflardan yararlanabilecek

Herkesin tabletli eğitim olanaklarından yararlanabilmesi için kampüslerinde, içerisinde öğrenci ve öğretmen tabletleriyle etkileşimli akıllı tahta bulunan demo sınıflar oluşturan FMV Işık Okulları, tüm öğretmenlerine önceden randevu alarak sınıflarıyla birlikte bu teknolojik ortamda ders yapabilme imkanı da sunuyor.

Öğretmenlere tabletli eğitimin sunduğu olanaklar ve yeniliklere ilişkin her hafta düzenli eğitim verileceği FMV Işık Okulları’nda, Eğitim Teknoloji Birimi’nin okul öğrencilerinden oluşturacağı S -Tech ekipler ise diğer öğrencilere destek veriyor olacaklar.

Son Güncelleme: Cuma, 19 Nisan 2013 14:52

Gösterim: 2949


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.