Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Türkiye, Gürcistan’dan sonra Avrupa’da çocuk gelinlerin en yaygın olduğu ikinci ülke. Türkiye genelinde 181 bin 36 çocuk gelin bulunuyor. İstanbul’da ise 24 bin 934 çocuk gelin var
Birleşmiş Milletler’in (BM) kararıyla bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün teması “çocuk evlilikleri” olarak belirlendi. BM bu kararı, küçük yaşta evliliklerin önlenmesi konusunda acil eylem planı yapılması gerektiğini vurgulamak için aldı. Türkiye, Gürcistan’dan sonra Avrupa’da çocuk gelinlerin en yaygın olduğu ikinci ülke. Türkiye genelinde 181 bin 36 çocuk gelin bulunuyor. Devletler önlem almazsa 2020 yılına kadar dünya üzerinde 100 milyondan fazla kız çocuk “gelin” olacak.
181 bin çocuk gelin var
Türkiye, Avrupa ülkeleri olarak değerlendirilen ülkeler arasında erken evlilik oranı yüzde 17 olan Gürcistan’ın ardından yüzde 14 oranıyla ikinci sırada görülüyor. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Araştırması ve TÜİK verilerinden yararlanarak hazırlanan rapora göre, Türkiye genelinde 181 bin 36, İstanbul’da ise 24 bin 934 çocuk gelin var. Türkiye’de 18 yaş altı evlilik yapan erkeklerin oranı yüzde 6,9 iken, bu rakamın kadınlarda yüzde 31,7 olarak görülüyor. Bu evliliklerin yüzde 16,9’unun kentte, yüzde 24,6’sının da kırda gerçekleşiyor. UNICEF’in 2012 raporuna göre dünya çapında 25-49 yaşları arasında 400 milyon kadın çocuk yaşta evlendirildi. Türkiye’de 2011 yılında 20 bin aile, 16 yaşından küçük kızlarını evlendirebilmek için mahkemelerde dava açtı. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre erken evlilik ve nişanlanma nedeniyle eğitime devam etmeyenlerin yüzde 97.4’ü kız öğrenciler. Araştırmalar ekonomik sıkıntısı olmayan ailelerin çocuklarını erken yaşta evlendirme eğiliminde olmadığını gösteriyor.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye, Gürcistan’dan sonra Avrupa’da çocuk gelinlerin en yaygın olduğu ikinci ülke. Türkiye genelinde 181 bin 36 çocuk gelin bulunuyor. İstanbul’da ise 24 bin 934 çocuk gelin var
Birleşmiş Milletler’in (BM) kararıyla bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün teması “çocuk evlilikleri” olarak belirlendi. BM bu kararı, küçük yaşta evliliklerin önlenmesi konusunda acil eylem planı yapılması gerektiğini vurgulamak için aldı. Türkiye, Gürcistan’dan sonra Avrupa’da çocuk gelinlerin en yaygın olduğu ikinci ülke. Türkiye genelinde 181 bin 36 çocuk gelin bulunuyor. Devletler önlem almazsa 2020 yılına kadar dünya üzerinde 100 milyondan fazla kız çocuk “gelin” olacak.
181 bin çocuk gelin var
Türkiye, Avrupa ülkeleri olarak değerlendirilen ülkeler arasında erken evlilik oranı yüzde 17 olan Gürcistan’ın ardından yüzde 14 oranıyla ikinci sırada görülüyor. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Araştırması ve TÜİK verilerinden yararlanarak hazırlanan rapora göre, Türkiye genelinde 181 bin 36, İstanbul’da ise 24 bin 934 çocuk gelin var. Türkiye’de 18 yaş altı evlilik yapan erkeklerin oranı yüzde 6,9 iken, bu rakamın kadınlarda yüzde 31,7 olarak görülüyor. Bu evliliklerin yüzde 16,9’unun kentte, yüzde 24,6’sının da kırda gerçekleşiyor. UNICEF’in 2012 raporuna göre dünya çapında 25-49 yaşları arasında 400 milyon kadın çocuk yaşta evlendirildi. Türkiye’de 2011 yılında 20 bin aile, 16 yaşından küçük kızlarını evlendirebilmek için mahkemelerde dava açtı. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre erken evlilik ve nişanlanma nedeniyle eğitime devam etmeyenlerin yüzde 97.4’ü kız öğrenciler. Araştırmalar ekonomik sıkıntısı olmayan ailelerin çocuklarını erken yaşta evlendirme eğiliminde olmadığını gösteriyor.
(milliyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 10:44
Gösterim: 2587
Okul yolunda geçirilen vakit, ailelere kısa gibi geliyor. Fakat çocuk, sabahları gözlerini açar açmaz servise biniyor, günün sonunu da yine serviste tamamlıyor. Kimi çocukların trafik kuralları ve radyo anlayışı da burada gelişiyor. Okul ve eğitim konusunda seçici olan birçok aile çocukların bilinçaltının en açık olduğu bu saatleri gözden kaçırıyor…
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların ‘okul yolculuğu’ da başladı. Öğrencilerin çoğu servisle okula gidiyor. Birçok anne-baba, çocuğun eğitiminin devam ettiği yerlerden biri olan okul servislerini gözden kaçırıyor. Uzman pedagog Adem Güneş, bu hafta Aksiyon dergisindeki ‘Okul servisleri, eğitimin bir parçası olmalıdır’ başlıklı yazısında çocukların okul servislerinde geçirdikleri sürenin önemine değindi. Okul servisinde geçirilen zamanın zihnin öğrenmeye en hazır olduğu sabah saatleri olduğuna dikkat çeken Güneş, bu saatlerde duyulan ve görülen her şeyin, derslerdekinden daha kalıcı olduğunu belirtiyor. Güneş, bu durumu şöyle açıklıyor: “Mesela siz, çocuğunuzu bir trafik kazasına kurban vermemek için ona özene bezene trafik kurallarını öğretiyor, kırmızı ışıkta durmanın gerekliliğini anlatıyor, yaya kaldırımının yayalar için olduğunu ifade ediyorsunuz. Gelin görün ki çocuğunuzu her gün emanet ettiğiniz servis şoförü, sizin bu hassasiyetinizi uygulamıyorsa, siz kendinizi boşuna yoruyorsunuz demektir.”
Çocukların gelişim seyrinin her ortamda devam ettiğini söyleyen çocuk psikoloğu Yasemin Eyüpoğlu da özellikle büyükşehir trafiğinde servis şoförleri ve hostesler ile uzun zaman birlikte olan çocukların bu kişilerden mutlaka etkileneceğini söylüyor. Eyüpoğlu, “Aileler, çocukların serviste geçirdiği süreyi küçümsememeli. Çocuğun muhatap olacağı servis çalışanlarıyla muhakkak tanışmalı. Bu çalışanların tutum ve davranışlarıyla ilgili çocuktan bilgi alıp takip etmeli.” ifadelerini kullanıyor. Eyüpoğlu, özellikle okula yeni başlayan 66 aylık çocukların taklit döneminde olduğunu ve yetişkinlerin tutum ve davranışlarından daha çabuk etkilendiğini belirtiyor. Servislerle ilgilenen firmaların şoför ve hosteslere hizmet içi eğitim ve sertifikasyon sürecine tabi tutulmaları gerektiğini kaydeden Eyüpoğlu, “Konuşma, hitap ve yaş grubuna uygun olmayan müziklerin, hatta haberlerin de dinlenilmesi yasaklanmalı. Emniyet kemeri takma, sürat sınırı ve farklı yaş gruplarının aynı serviste olmaması gibi konularda hassas olunmalı.” diyor.
Serviste ‘sesli kitap’, okul yolunu eğitime dönüştürebilir
‘Çocuk için bu kadar önemli olan servis yolculuğunda neler yapılabilir?’ sorusuna karşılık NT Genel Müdür Yardımcısı Fatih Pancar, sesli kitap projesine işaret ediyor. Kayseri’de yaptıkları ‘Türkiye Okuyor Kayseri Okuyor’ etkinliğini örnek veren Pancar, ‘Serviste Sesli Kitap’ projesi ile 100 Temel Eser’i Kayseri’deki tüm okul servislerine dinlettiklerini aktarıyor. Kayseri’de uygulanan bu projenin Türkiye genelinde 4 bin 400 özel okul servisinde hayata geçirildiğini kaydeden Pancar, bu projeyle her sabah okula giderken serviste sesli kitap dinleyen öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazandığını belirtiyor isverigeapotek.com.
‘Servis şoförleri iyi bir denetimden geçmeli’
Servis şoförlerinin iyi bir denetimden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Yönetim Kurulu Üyesi Murat Naci Coşar ise şu uyarılarda bulunuyor: “Şirketler, servis şoförü adayından sabıka kaydı yerine daha detaylı bir soruşturma istemeli. Şoförlerin GBT kayıtlarına bakılarak geçmişte bulaştıkları bütün suç unsurları çıkarılmalı. Çünkü takipsizlik kararı verilen veya adli yargılama süreci devam eden soruşturmalar sabıka kaydında çıkmıyor. Biz okullarla sözleşme yaparak çalışıyoruz. Ailelerin, okul-aile birliklerinin kimlerle anlaştıklarına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Okul aile birlikleri, veliler tarafından denetlenmeli. Tavır ve kılık-kıyafet uygulamalarında yönetmeliğe uymayan sürücüler kesinlikle meslekten men edilmeli.”
(zaman)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Okul yolunda geçirilen vakit, ailelere kısa gibi geliyor. Fakat çocuk, sabahları gözlerini açar açmaz servise biniyor, günün sonunu da yine serviste tamamlıyor. Kimi çocukların trafik kuralları ve radyo anlayışı da burada gelişiyor. Okul ve eğitim konusunda seçici olan birçok aile çocukların bilinçaltının en açık olduğu bu saatleri gözden kaçırıyor…
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların ‘okul yolculuğu’ da başladı. Öğrencilerin çoğu servisle okula gidiyor. Birçok anne-baba, çocuğun eğitiminin devam ettiği yerlerden biri olan okul servislerini gözden kaçırıyor. Uzman pedagog Adem Güneş, bu hafta Aksiyon dergisindeki ‘Okul servisleri, eğitimin bir parçası olmalıdır’ başlıklı yazısında çocukların okul servislerinde geçirdikleri sürenin önemine değindi. Okul servisinde geçirilen zamanın zihnin öğrenmeye en hazır olduğu sabah saatleri olduğuna dikkat çeken Güneş, bu saatlerde duyulan ve görülen her şeyin, derslerdekinden daha kalıcı olduğunu belirtiyor. Güneş, bu durumu şöyle açıklıyor: “Mesela siz, çocuğunuzu bir trafik kazasına kurban vermemek için ona özene bezene trafik kurallarını öğretiyor, kırmızı ışıkta durmanın gerekliliğini anlatıyor, yaya kaldırımının yayalar için olduğunu ifade ediyorsunuz. Gelin görün ki çocuğunuzu her gün emanet ettiğiniz servis şoförü, sizin bu hassasiyetinizi uygulamıyorsa, siz kendinizi boşuna yoruyorsunuz demektir.”
Çocukların gelişim seyrinin her ortamda devam ettiğini söyleyen çocuk psikoloğu Yasemin Eyüpoğlu da özellikle büyükşehir trafiğinde servis şoförleri ve hostesler ile uzun zaman birlikte olan çocukların bu kişilerden mutlaka etkileneceğini söylüyor. Eyüpoğlu, “Aileler, çocukların serviste geçirdiği süreyi küçümsememeli. Çocuğun muhatap olacağı servis çalışanlarıyla muhakkak tanışmalı. Bu çalışanların tutum ve davranışlarıyla ilgili çocuktan bilgi alıp takip etmeli.” ifadelerini kullanıyor. Eyüpoğlu, özellikle okula yeni başlayan 66 aylık çocukların taklit döneminde olduğunu ve yetişkinlerin tutum ve davranışlarından daha çabuk etkilendiğini belirtiyor. Servislerle ilgilenen firmaların şoför ve hosteslere hizmet içi eğitim ve sertifikasyon sürecine tabi tutulmaları gerektiğini kaydeden Eyüpoğlu, “Konuşma, hitap ve yaş grubuna uygun olmayan müziklerin, hatta haberlerin de dinlenilmesi yasaklanmalı. Emniyet kemeri takma, sürat sınırı ve farklı yaş gruplarının aynı serviste olmaması gibi konularda hassas olunmalı.” diyor.
Serviste ‘sesli kitap’, okul yolunu eğitime dönüştürebilir
‘Çocuk için bu kadar önemli olan servis yolculuğunda neler yapılabilir?’ sorusuna karşılık NT Genel Müdür Yardımcısı Fatih Pancar, sesli kitap projesine işaret ediyor. Kayseri’de yaptıkları ‘Türkiye Okuyor Kayseri Okuyor’ etkinliğini örnek veren Pancar, ‘Serviste Sesli Kitap’ projesi ile 100 Temel Eser’i Kayseri’deki tüm okul servislerine dinlettiklerini aktarıyor. Kayseri’de uygulanan bu projenin Türkiye genelinde 4 bin 400 özel okul servisinde hayata geçirildiğini kaydeden Pancar, bu projeyle her sabah okula giderken serviste sesli kitap dinleyen öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazandığını belirtiyor isverigeapotek.com.
‘Servis şoförleri iyi bir denetimden geçmeli’
Servis şoförlerinin iyi bir denetimden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Yönetim Kurulu Üyesi Murat Naci Coşar ise şu uyarılarda bulunuyor: “Şirketler, servis şoförü adayından sabıka kaydı yerine daha detaylı bir soruşturma istemeli. Şoförlerin GBT kayıtlarına bakılarak geçmişte bulaştıkları bütün suç unsurları çıkarılmalı. Çünkü takipsizlik kararı verilen veya adli yargılama süreci devam eden soruşturmalar sabıka kaydında çıkmıyor. Biz okullarla sözleşme yaparak çalışıyoruz. Ailelerin, okul-aile birliklerinin kimlerle anlaştıklarına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Okul aile birlikleri, veliler tarafından denetlenmeli. Tavır ve kılık-kıyafet uygulamalarında yönetmeliğe uymayan sürücüler kesinlikle meslekten men edilmeli.”
(zaman)
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 08:41
Gösterim: 3176
Van'da depremzede öğrencilerin eğitim gördüğü prefabrike dersliklere terör örgütü yandaşları tarafından molotofkokteyli atıldı.
Alınan bilgiye göre, Cevdetpaşa Mahallesi'nde bulunan Mehmet Akif Ersoy Lisesi bahçesinde depremzede öğrencilerin eğitimi için UNICEF tarafından oluşturulan prefabrike dersliklere akşam saatlerinde molotofkokteylli saldırıda bulunuldu.
Yüzü maskeli terör örgütü yandaşlarınca düzenlendiği belirlenen saldırı sonrası dersliklerde çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Olayın ardından güvenlik güçlerince bölgede geniş çaplı inceleme başlatıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Van'da depremzede öğrencilerin eğitim gördüğü prefabrike dersliklere terör örgütü yandaşları tarafından molotofkokteyli atıldı.
Alınan bilgiye göre, Cevdetpaşa Mahallesi'nde bulunan Mehmet Akif Ersoy Lisesi bahçesinde depremzede öğrencilerin eğitimi için UNICEF tarafından oluşturulan prefabrike dersliklere akşam saatlerinde molotofkokteylli saldırıda bulunuldu.
Yüzü maskeli terör örgütü yandaşlarınca düzenlendiği belirlenen saldırı sonrası dersliklerde çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Olayın ardından güvenlik güçlerince bölgede geniş çaplı inceleme başlatıldı.
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 09:09
Gösterim: 1792
Türk Dil Kurumu (TDK), Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’ın “Kürtçe lügat çalışmalarına başlandı” açıklamasından sonra hazırlıklarını hızlandırdı. TDK, ilk olarak ilkokul düzeyinde sözlük çıkarmayı hedefliyor.
TDK Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Radikal ’e, Arınç’ın “Kürtçe lügat çalışmalarına başlandı” açıklamasından sonra yaptıkları hazırlıkları anlattı. Kaçalin, Türk Dili ve Edebiyatı veya Türk lehçeleri bölümü mezunlarından oluşan bir ekiple çalışacaklarını söyleyerek, “Anne babadan Kürtçe bilen, mesleği, dili bilen kişiler. İlk kim kimi tanıyor nasıl ulaşabiliriz diye haber ettik. Dört kişilik bir arkadaş grubu bulduk, bunu üçte sınırladık” dedi.
TDK Kanunu’nun Kasım 2011’de değiştiğini ve Maliye’den ödenek beklediklerini belirten Kaçalin, “Kanunun Maliye’den tasdik edilmiş biçimleri gelecek ki biz ona dayanarak harcama yapacağız” diye bilgi verdi.
İlk muhatap çocuklar
TDK’nın ilkokul, ortaokul ve Türkçe olmak üzere üç boy sözlük çıkardığını belirten Kaçalin, Kürtçe sözlük için ilkokul kitaplarının esas alınacağını ifade etti. İlkokulda okuyan çocukların aradıklarını sözlükte bulmalarının önemine değinen Kaçalin, “İlk olarak muhatabımız çocuklar, çünkü okul sözlüğü hazırlıyoruz. Ondan sonra geliştireceğiz. Halka açılan sözlükte ikinci kademe okul sözlüğünde olmayan, tıp, hukuk ve çevre kelimeleri de yer alacak” dedi. İlk olarak Kürtçenin en yaygın lehçesi ile sözlük hazırlanacağını aktaran Kaçalin, diğer lehçelerde sözlüklerin daha sonra yapılacağını duyurdu.
İşaret dili sırada
Mahkemelerde de hem Kürtçeye hem de işaret diline ihtiyaç olduğunu kaydeden Kaçalin şöyle devam etti:
“O da gündemimizde. Ona da harcamamız müsait değil. İhtiyacımız var. Mesela; tek şahit var vakayı görmüş ama sağır, anlatamıyor. Bunun gibi Kürtçe bilip, Türkçe’yi rahat konuşamayanlar da derdini anlatmalı.”
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türk Dil Kurumu (TDK), Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’ın “Kürtçe lügat çalışmalarına başlandı” açıklamasından sonra hazırlıklarını hızlandırdı. TDK, ilk olarak ilkokul düzeyinde sözlük çıkarmayı hedefliyor.
TDK Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Radikal ’e, Arınç’ın “Kürtçe lügat çalışmalarına başlandı” açıklamasından sonra yaptıkları hazırlıkları anlattı. Kaçalin, Türk Dili ve Edebiyatı veya Türk lehçeleri bölümü mezunlarından oluşan bir ekiple çalışacaklarını söyleyerek, “Anne babadan Kürtçe bilen, mesleği, dili bilen kişiler. İlk kim kimi tanıyor nasıl ulaşabiliriz diye haber ettik. Dört kişilik bir arkadaş grubu bulduk, bunu üçte sınırladık” dedi.
TDK Kanunu’nun Kasım 2011’de değiştiğini ve Maliye’den ödenek beklediklerini belirten Kaçalin, “Kanunun Maliye’den tasdik edilmiş biçimleri gelecek ki biz ona dayanarak harcama yapacağız” diye bilgi verdi.
İlk muhatap çocuklar
TDK’nın ilkokul, ortaokul ve Türkçe olmak üzere üç boy sözlük çıkardığını belirten Kaçalin, Kürtçe sözlük için ilkokul kitaplarının esas alınacağını ifade etti. İlkokulda okuyan çocukların aradıklarını sözlükte bulmalarının önemine değinen Kaçalin, “İlk olarak muhatabımız çocuklar, çünkü okul sözlüğü hazırlıyoruz. Ondan sonra geliştireceğiz. Halka açılan sözlükte ikinci kademe okul sözlüğünde olmayan, tıp, hukuk ve çevre kelimeleri de yer alacak” dedi. İlk olarak Kürtçenin en yaygın lehçesi ile sözlük hazırlanacağını aktaran Kaçalin, diğer lehçelerde sözlüklerin daha sonra yapılacağını duyurdu.
İşaret dili sırada
Mahkemelerde de hem Kürtçeye hem de işaret diline ihtiyaç olduğunu kaydeden Kaçalin şöyle devam etti:
“O da gündemimizde. Ona da harcamamız müsait değil. İhtiyacımız var. Mesela; tek şahit var vakayı görmüş ama sağır, anlatamıyor. Bunun gibi Kürtçe bilip, Türkçe’yi rahat konuşamayanlar da derdini anlatmalı.”
(radikal)
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 08:12
Gösterim: 1943
CHP Milletvekili Ensar Öğüt, Doğu ve Güneydoğu illerinde askerlik yapanların üç ay önce terhis edilmesini istedi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Askerlik Kanunu'nda değişiklik yapılmasıyla ilgili Meclis Başkanlığı'na sunduğu bir kanun teklifi hakkında bilgi verdi.
Öğüt, zorunlu askerlik hizmeti kapsamında bazı askerlerin Antalya'da, Bodrum'da askerliğini yaparken, daha çok fakir aile çocukları olan başka askerlerin ise 15 ay Şırnak'ta, Van'da, Hakkari'de çarşı izni bile olmaksızın askerlik hizmetinde bulunduğunu ifade etti.
CHP'li Ensar Öğüt, sadece bu askerlerin üç ay önce terhis edilmesiyle hem kendilerine hem de ailelerine büyük bir moral destek verileceğini vurguladı.
Bu yönde Meclis’e verdiği kanun teklifine diğer parti gruplarından da destek beklediğini belirten Öğüt, teklifin kabulü halinde, Doğu ve Güneydoğu illerinde askerlik yapanların üç ay önce terhis edilmeleri yani 12 ay askerlik yapmalarının temin edilmesiyle bir eşitsizliğin önüne geçilmiş olacağını sözlerine ekledi.
(ntv)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP Milletvekili Ensar Öğüt, Doğu ve Güneydoğu illerinde askerlik yapanların üç ay önce terhis edilmesini istedi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Askerlik Kanunu'nda değişiklik yapılmasıyla ilgili Meclis Başkanlığı'na sunduğu bir kanun teklifi hakkında bilgi verdi.
Öğüt, zorunlu askerlik hizmeti kapsamında bazı askerlerin Antalya'da, Bodrum'da askerliğini yaparken, daha çok fakir aile çocukları olan başka askerlerin ise 15 ay Şırnak'ta, Van'da, Hakkari'de çarşı izni bile olmaksızın askerlik hizmetinde bulunduğunu ifade etti.
CHP'li Ensar Öğüt, sadece bu askerlerin üç ay önce terhis edilmesiyle hem kendilerine hem de ailelerine büyük bir moral destek verileceğini vurguladı.
Bu yönde Meclis’e verdiği kanun teklifine diğer parti gruplarından da destek beklediğini belirten Öğüt, teklifin kabulü halinde, Doğu ve Güneydoğu illerinde askerlik yapanların üç ay önce terhis edilmeleri yani 12 ay askerlik yapmalarının temin edilmesiyle bir eşitsizliğin önüne geçilmiş olacağını sözlerine ekledi.
(ntv)
Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 08:44
Gösterim: 2367

