banner
banner
banner

Özhan Toktaş: Yeni projelerle Türk eğitimine katkı sunuyoruz




Pearson, dünyada 1700’li yıllardan beri Türkiye’de ise 20 yılı aşkın bir süredir eğitim sistemine hizmet veriyor.

ozhan_toktas_pearsonSon yıllardaki tüm faaliyetlerinin yayıncı olma kimliğinden öte bütünsel eğitim çözümleri sunmak üzerine olduğunu söyleyen Pearson Genel Müdürü Özhan Toktaş, Türkiye’deki çok çeşitli kurumlarla olan işbirlikleriyle bunu büyük ölçüde gerçekleştirdiklerini belirtiyor. “Eğitimde gelecek nesli, 21.yüzyılın gerekliliklerini düşünüyoruz” diyen Toktaş, çocukların, gençlerin ve her yaştan öğrenenin sadece bugün için değil, gelecek için de hazır bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak istediklerini vurguluyor.
Pearson hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamandan beridir faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz? O günden bugüne geldiğiniz noktayı kısaca anlatabilir misiniz?
Pearson’ı özet olarak dünyanın en büyük eğitim çözümleri şirketi olarak tanımlayabiliriz. Amacımız eğitimin her alanında geliştirdiğimiz ürün ve servislerimiz ile her yaştan kişilerin öğrenmelerine ve yaşamlarına değer katmak onların daha iyi yaşam standartlarına ulaşmalarına yardımcı olmak.
Küresel olarak baktığımızda,Pearson’ın tarihçesi farklı alanlarda faaliyet gösterdiği 1700’lere kadar uzanıyor. Tüm bu değişim ve gelişim sürecinin sonunda ise tüm yatırım ve kaynaklarını eğitim alanına odakladığı eğitim çözümleri şirketi olarak günümüze ulaşıyor. Türkiye’de ise 20 yılı aşkın süredir bir Türk şirketi olarak Türk eğitim sistemine hizmet veriyor. Son yıllardaki tüm faaliyetleri yayıncı olma kimliğinden öte bütünsel eğitim çözümleri sunmak üzerine. Türkiye’deki çok çeşitli kurumlarla olan işbirliğimiz ile bunu büyük ölçüde gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz.
Pearson olarak okullarla, kolejlerle, üniversitelerle, kamu kuruluşlarıyla, eğitimcilerle ve işverenlerle birlikte çalışıyorsunuz. Eğitim sektörüne yönelik ne gibi çözümler sunuyorsunuz?
Dediğim gibi, biz eğitime bütünsel yaklaşıyoruz. Müfredat geliştirmeden eğitim reformlarına, öğrenme kaynaklarından ölçme-değerlendirme, öğretmen eğitimi ve dijital dönüşüm projelerine kadar pek çok alanda, çok çeşitli çözümler sunabiliyoruz. Dinamik ve her zaman değişimin parçası olmaya odaklanan yapımızla sürekli var olanın bir adım ötesini düşünüyoruz. Eğitimde gelecek nesli, 21.yüzyılın gerekliliklerini düşünüyoruz. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve her yaştan öğrenenin sadece bugün için değil, onun yanı sıra gelecek için de hazır bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak istiyoruz.
TEKNOLOJİ, PEDAGOJİ VE SİSTEM/KÜLTÜR DEĞİŞİMİNDEN OLUŞAN BİR MODEL UYGULANMALI
Eğitimin geleceğinde, dijital içerik ve platform kullanımının nasıl olacağını öngörüyorsunuz?
Dijital öğrenme dendiği zaman herkes teknolojinin bir amaç değil, araç olması gerektiği konusunda hemfikir. Ama uygulamada böyle mi yapıyoruz? İşte asıl soru bu. Dijital içerikler, platformlar gerekli evet ama tek başına yeterli değil asla. Teknolojinin bize sunduğu en son araçları kullanmak çok güzel, ama önemli olan bunun öğrenme çıktılarına ne oranda dokunabildiği. Bu konuda yürüttüğümüz çok kapsamlı araştırmalar ve bunların sonucu olarak ortaya koyduğumuz modeller var. Buna çok değer veriyor ve ciddi kaynak ayırıyoruz. Bu nedenle Amerika’da Araştırma ve Inovasyon Birimimizi kurduk.
Teknoloji gerekli evet, fakat bu üç ayaklı bir sistem olmalı. Teknoloji, Pedagoji ve sistem/kültür değişiminden oluşan bir model uygulanmalı. Bu modelin sürücü koltuğuna ise pedagojiyi koymalıyız. Yani öğrenmeyi, yani öğretmenleri. Öğretmenlerimizin doğru uygulamalar konusunda yetkin kılınması çok önemli. Öğretmenlerimizin de bu yönde eğitim almaları gerekli. Herşeyin merkezinde ise öğrenen olmalı. Bu model değerli araştırmacı ve eğitimci Michael Fullan ile ortak geliştirdiğimiz “Stratosphere” modeli. Bu üç bileşenin hepsinin var olmadığı sağlıklı bir dijital dönüşümden bahsetmek çok zor.

Öğretmen eğitimi dediniz, bununla ilgili de bir çalışmanız var mı?
Evet var. Tüm bu araştırmalar ışığında “Gelecek Nesil Öğretmen Eğitimi” programını geliştirdik. Bu eğitimle her branştan öğretmenlerimizin 21.yy’ın gereklilikleri doğrultusunda daha yetkin olmalarını amaçlıyoruz. Konularımızdan biri eğitim teknolojilerinin etkin bir öğrenme aracı olarak kullanılması. Diğeri ise onları öğrencilerin 21.yy becerilerini geliştirecek şekilde eğitmeleri konusunda yetkin kılmak. Öğrencilerin yaratıcılık, eleştirel düşünce, işbirlikçi öğrenme ve kültürlerarası iletişim gibi becerilerini geliştirmemiz ve onlar henüz muhtemelen var olmayan yeni mesleklere hazırlamamız gerekiyor. Türkiye’de yaptığımız araştırmalar daha bugünden şirketlerin yeni mezunlarda bu tür becerileri aradığını gösteriyor. Son dönemlerde önemli şirketlerin üst düzey yöneticileri de sıkça benzer açıklamalar yapıyorlar aslına bakarsanız.

2015 sizin açınızdan nasıl geçti? 2016 yılı için hedefleriniz ve planlarınız nelerdir?
2015 yepyeni projelere ve işbirliklerine adım attığımız bir sene oldu. Bu anlamda çok heyecanlıyız. 2016’da da bunları ileriye taşıyarak daha yaygın hale getirmeyi ve yeni projelerle Türk eğitimine değer katmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Öğrenme ve eğitim konusunda çok heyecanlı ve iyi anlamda tutkuluyuz.
Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?
Öğrenme Pearson’ın parçası olarak da bireysel olarak da hepimizin DNA’sında var. Bireyler, topluluklar, ülkeler, ekonomiler merak ile, öğrenme ile, eğitim ile kalkınır ve gelişir. Bizim de amacımız bunun tam kalbinde yer alabilmek...

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.