Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirilen ve 5 bin kilometrelik Türkiye turuna çıkan elektrikli araç, turunu tamamladı.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirilen ve 5 bin kilometrelik Türkiye turuna çıkan elektrikli araç, turunu tamamladı.
İÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen YEREL Projesi kapsamında yapılan "T1" adlı elektrikli araç, yaklaşık 5 bin kilometrelik Türkiye turuna başladığı, Sultanahmet Meydanı'na getirildi.
Tanıtım sürüşü yapılan aracın pilotlarından Serdar Zurnacı, Türkiye turuna Sultanahmet meydanından başlayıp 13 şehir gezip 5 bin kilometre yol gittikten sonra başladıkları noktaya döndüklerini belirtti.
Yüzde yüz elektrikli olan aracın tasarım ve üretiminin bir buçuk yıl sürdüğünü dile getiren Zurnacı, "Yaptığımız araç 500 kilogram ağırlığında, bir defalık şarjla 500 kilometre yol katedebiliyor ve hızı saatte 120 kilometreye çıkıyor. Biz 15 gün önce bir Türkiye turuna çıktık. Çıktığımız bu turda ülkemizin etrafında dolaşarak halkımıza aracımızı tanıttık ve 5 bin kilometre yol katettik. Bu 5 bin kilometre yolu katederken sadece 75 liralık elektrik harcadık. Sadece elektrikle çalışan bir araba yapıp ve bu arabayla Türkiye turu yaptığımız için çok mutluyuz. Halkımızdan çok güzel tepkiler aldık. İnsanlar bizi beğendiler, alkışladılar, tebrik ettiler. Erzurum'un yollarından, Gaziantep'in otobanından, İzmir'den, Çanakkale'den ve her yerden geçtik ve başladığımız nokta olan İstanbul'a döndük" diye konuştu.
Kendilerine projede destek veren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve hocaları Sıddık Yarman'a teşekkür eden Zurna, aracın motoru ve bataryası hariç tüm aksamının yerli olduğunu vurguladı.
Bundan sonraki araçlarında motoru ve bataryayı da yerli imkanlarla üretmeyi deneyeceklerine dikkati çeken Zurna, araçtaki bazı eksiklikleri, T2 ve T3 modellerinde gidereceklerini bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul Üniversitesi (İÜ) akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirilen ve 5 bin kilometrelik Türkiye turuna çıkan elektrikli araç, turunu tamamladı.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) akademisyen ve öğrencileri tarafından geliştirilen ve 5 bin kilometrelik Türkiye turuna çıkan elektrikli araç, turunu tamamladı.
İÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen YEREL Projesi kapsamında yapılan "T1" adlı elektrikli araç, yaklaşık 5 bin kilometrelik Türkiye turuna başladığı, Sultanahmet Meydanı'na getirildi.
Tanıtım sürüşü yapılan aracın pilotlarından Serdar Zurnacı, Türkiye turuna Sultanahmet meydanından başlayıp 13 şehir gezip 5 bin kilometre yol gittikten sonra başladıkları noktaya döndüklerini belirtti.
Yüzde yüz elektrikli olan aracın tasarım ve üretiminin bir buçuk yıl sürdüğünü dile getiren Zurnacı, "Yaptığımız araç 500 kilogram ağırlığında, bir defalık şarjla 500 kilometre yol katedebiliyor ve hızı saatte 120 kilometreye çıkıyor. Biz 15 gün önce bir Türkiye turuna çıktık. Çıktığımız bu turda ülkemizin etrafında dolaşarak halkımıza aracımızı tanıttık ve 5 bin kilometre yol katettik. Bu 5 bin kilometre yolu katederken sadece 75 liralık elektrik harcadık. Sadece elektrikle çalışan bir araba yapıp ve bu arabayla Türkiye turu yaptığımız için çok mutluyuz. Halkımızdan çok güzel tepkiler aldık. İnsanlar bizi beğendiler, alkışladılar, tebrik ettiler. Erzurum'un yollarından, Gaziantep'in otobanından, İzmir'den, Çanakkale'den ve her yerden geçtik ve başladığımız nokta olan İstanbul'a döndük" diye konuştu.
Kendilerine projede destek veren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve hocaları Sıddık Yarman'a teşekkür eden Zurna, aracın motoru ve bataryası hariç tüm aksamının yerli olduğunu vurguladı.
Bundan sonraki araçlarında motoru ve bataryayı da yerli imkanlarla üretmeyi deneyeceklerine dikkati çeken Zurna, araçtaki bazı eksiklikleri, T2 ve T3 modellerinde gidereceklerini bildirdi.
Son Güncelleme: Salı, 30 Eylül 2014 08:34
Gösterim: 1526
Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK), 25 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından 6 vakıf üniversitesinin YÖK’e sunulan rektör adayları ve 38 vakıf üniversitesinin dekan adaylarıyla ilgili olarak olumlu görüş bildirdi ve 30 devlet üniversitesine de dekan ataması yaptı.
YÖK, 25 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirdiği 10. toplantısının ardından 6 vakıf üniversitesinin YÖK’e sunulan rektör adayları ve 38 vakıf üniversitesinin dekan adayları ile ilgili olarak olumlu görüş bildirdi ve 30 devlet üniversitesine de dekan ataması yaptı.
Dekan atamaları ile olumlu görüş bildirilen dekan ve rektör adayları şöyle:
6 vakıf üniversitesi için olumlu görüş bildirilen rektörler:
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Prof. Dr. Musa Duman,
Maltepe Üniversitesi Prof. Dr. Şahin Karasar,
Mevlana Üniversitesi Prof. Dr. Tankut Yalçıngöz,
Murat Hüdavendigar Üniversitesi Prof. Dr. Mesut Aydıner,
Okan Üniversitesi Prof. Dr. Ayşe Şule Kut,
Şifa Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Ateş,
30 devlet üniversitesi fakültelerine dekan atamaları:
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne Prof. Dr. Nesrin Kalyoncu,
Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Veysel Kule,
Akdeniz Üniversitesi Alanya Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Mehmet Murat Kuloğlu,
anadolu üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Ufuk Aydın,
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Halil İbrahim Gürcan,
Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Hasan Durucasu,
Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Salih Karacabey,
Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Metin Erol,
Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Kemal Timur,
Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Nigar Çakar,
Düzce Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'ne Prof. Dr. Emine Yıldız Doyran,
Düzce Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Uludağ,
Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Celalettin Vatandaş,
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım,
Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Mete Dolapçı,
İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne Prof. Dr. Serkan Polat,
İnönü Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Kazım Şahin,
İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi'ne Prof. Dr. Nezihe Kızılkaya Beji,
İstanbul Üniversitesi Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. İrfan Başkurt,
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Erdal Tekarslan,
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Naci Tüzemen,
Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Nihat Işık,
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Zülfikar Durmuş,
Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Abitter Özulucan,
Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi'ne Prof. Dr. Zafer Ulutaş,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. Yavuz Bayram,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. M. Nurdan Öncel Taşkıran,
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Kalender,
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Demir,
Yüzüncü Yıl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Reha Saydan,
38 vakıf üniversitesinin mütevelli tarafından dekan adayı olarak YÖK’e sunulan ve olumlu görüş bildirilen adayları ise şöyle:
Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'ne Prof. Dr. Taşkın Koçak,
Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Orhan Babucçu,
Başkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Rahmi Yağbasan,
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu,
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Korkut Ersoy,
Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Sabahat Binnur Çelik,
Beykent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Selahattin Sarı,
Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Nihat Küçüksavaş,
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Belce,
Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne Prof. Dr. Selim Arıcı,
Biruni Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ne Prof. Dr. Ayfer Yalçın,
Bursa Orhangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Hüseyin Abdurrahman Kanıbir,
Fatih Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. İsmail Özsoy,
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Şaban Kayıhan,
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. Mehmet Baray,
İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Derman Küçükaltan,
İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Can,
İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Şuayip Karakuş,
İstanbul Bilim Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. F. Betül Aydın,
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Sevda Alankuş,
Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Prof. Dr. Ahmet İçduygu,
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Evren Keleş,
Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Nazif Gürdoğan,
Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. İlhami Yavuz,
MEF Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Arda İnceoğlu,
Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Murat Şen,
Melikşah Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi'ne Prof .Dr. Mehmet Halidun Keleştemur,
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Mustafa Koçak,
Okan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Enar A. Tunç,
Selahaddin Eyyubi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ferda Özbaşaran,
Turgut Özal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Muhammet Közecik,
Türk Hava Kurumu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Nevin Yörük,
Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Aylin Güney,
Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'ne Prof. Gören Bulut,
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Abdullah Haluk Kabaalioğlu,
Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Turan İnce,
Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne Prof. Dr. Ömer Hilmi Gülsen,
Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Murat Özdemir,
Kurul ayrıca, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü için Prof. Dr. Okan Tuna için olumlu görüş bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK), 25 Eylül tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından 6 vakıf üniversitesinin YÖK’e sunulan rektör adayları ve 38 vakıf üniversitesinin dekan adaylarıyla ilgili olarak olumlu görüş bildirdi ve 30 devlet üniversitesine de dekan ataması yaptı.
YÖK, 25 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirdiği 10. toplantısının ardından 6 vakıf üniversitesinin YÖK’e sunulan rektör adayları ve 38 vakıf üniversitesinin dekan adayları ile ilgili olarak olumlu görüş bildirdi ve 30 devlet üniversitesine de dekan ataması yaptı.
Dekan atamaları ile olumlu görüş bildirilen dekan ve rektör adayları şöyle:
6 vakıf üniversitesi için olumlu görüş bildirilen rektörler:
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Prof. Dr. Musa Duman,
Maltepe Üniversitesi Prof. Dr. Şahin Karasar,
Mevlana Üniversitesi Prof. Dr. Tankut Yalçıngöz,
Murat Hüdavendigar Üniversitesi Prof. Dr. Mesut Aydıner,
Okan Üniversitesi Prof. Dr. Ayşe Şule Kut,
Şifa Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Ateş,
30 devlet üniversitesi fakültelerine dekan atamaları:
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne Prof. Dr. Nesrin Kalyoncu,
Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Veysel Kule,
Akdeniz Üniversitesi Alanya Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Mehmet Murat Kuloğlu,
anadolu üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Ufuk Aydın,
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Halil İbrahim Gürcan,
Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Hasan Durucasu,
Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Salih Karacabey,
Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Metin Erol,
Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Kemal Timur,
Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Nigar Çakar,
Düzce Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'ne Prof. Dr. Emine Yıldız Doyran,
Düzce Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Uludağ,
Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Celalettin Vatandaş,
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım,
Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Mete Dolapçı,
İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne Prof. Dr. Serkan Polat,
İnönü Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Kazım Şahin,
İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi'ne Prof. Dr. Nezihe Kızılkaya Beji,
İstanbul Üniversitesi Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. İrfan Başkurt,
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Erdal Tekarslan,
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Naci Tüzemen,
Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Nihat Işık,
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Zülfikar Durmuş,
Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Abitter Özulucan,
Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi'ne Prof. Dr. Zafer Ulutaş,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. Yavuz Bayram,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. M. Nurdan Öncel Taşkıran,
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Kalender,
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Demir,
Yüzüncü Yıl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Reha Saydan,
38 vakıf üniversitesinin mütevelli tarafından dekan adayı olarak YÖK’e sunulan ve olumlu görüş bildirilen adayları ise şöyle:
Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'ne Prof. Dr. Taşkın Koçak,
Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Orhan Babucçu,
Başkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Rahmi Yağbasan,
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu,
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Korkut Ersoy,
Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Sabahat Binnur Çelik,
Beykent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Selahattin Sarı,
Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Nihat Küçüksavaş,
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Belce,
Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne Prof. Dr. Selim Arıcı,
Biruni Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ne Prof. Dr. Ayfer Yalçın,
Bursa Orhangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Hüseyin Abdurrahman Kanıbir,
Fatih Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. İsmail Özsoy,
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Şaban Kayıhan,
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne Prof. Dr. Mehmet Baray,
İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Derman Küçükaltan,
İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Can,
İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Şuayip Karakuş,
İstanbul Bilim Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. F. Betül Aydın,
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne Prof. Dr. Sevda Alankuş,
Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Prof. Dr. Ahmet İçduygu,
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Evren Keleş,
Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Nazif Gürdoğan,
Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. İlhami Yavuz,
MEF Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'ne Prof. Dr. Arda İnceoğlu,
Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Murat Şen,
Melikşah Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi'ne Prof .Dr. Mehmet Halidun Keleştemur,
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Mustafa Koçak,
Okan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Enar A. Tunç,
Selahaddin Eyyubi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne Prof. Dr. Ferda Özbaşaran,
Turgut Özal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Muhammet Közecik,
Türk Hava Kurumu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne Prof. Dr. Nevin Yörük,
Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne Prof. Dr. Aylin Güney,
Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'ne Prof. Gören Bulut,
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne Prof. Dr. Abdullah Haluk Kabaalioğlu,
Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne Prof. Dr. Ahmet Turan İnce,
Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne Prof. Dr. Ömer Hilmi Gülsen,
Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi'ne Prof. Dr. Murat Özdemir,
Kurul ayrıca, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü için Prof. Dr. Okan Tuna için olumlu görüş bildirdi.
Son Güncelleme: Cuma, 26 Eylül 2014 23:54
Gösterim: 3000
Üniversitelere ek yerleştirmeler için tercihler alınmaya başlandı. Adaylar, tercihlerini 25 Eylül'e kadar internet üzerinden bireysel olarak gerçekleştirilebilecek.
ÖSYM, 2014-2015 öğretim yılı için merkezi yerleştirmede boş kalan ve yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boşalan yükseköğretim programlarının kontenjanlarına, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonuçlarına göre ek yerleştirme yapacak.
Adaylar, 2014-ÖSYS ek yerleştirme tercihlerini, bugünden itibaren 25 Eylül saat 23.59'a kadar internet üzerinden bireysel olarak yapacak.
Başvuru merkezlerinden veya ÖSYM sınav koordinatörlüklerinden tercih işlemi yapılmayacak. Sadece elektronik ortamda yapılan tercihler işleme alınacak. Postayla ÖSYM’ye gönderilen veya elden verilmek istenen tercih formları işleme alınmayacak.
Ek yerleştirme için tercih ücreti 10 lira olacak.
Ek yerleştirme kurallarına ilişkin bilgiler, 2014-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek YerleştirmeKılavuzu'nda yer alacak.
Adaylar, 2014-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu'na ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecek. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak. Ek yerleştirme için başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor. Kılavuz basılı olarak dağıtılmayacağından adayların ÖSYM’den yapılan duyuruları takip etmeleri yararlarına olacak.
Ek yerleştirme işlemleri, 2014 ÖSYS Kılavuzu, 2014-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2014-ÖSYS Yükseköğretim ProgramlarınaEkYerleştirme Kılavuzu'nda belirtilen esaslara göre yapılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Üniversitelere ek yerleştirmeler için tercihler alınmaya başlandı. Adaylar, tercihlerini 25 Eylül'e kadar internet üzerinden bireysel olarak gerçekleştirilebilecek.
ÖSYM, 2014-2015 öğretim yılı için merkezi yerleştirmede boş kalan ve yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boşalan yükseköğretim programlarının kontenjanlarına, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonuçlarına göre ek yerleştirme yapacak.
Adaylar, 2014-ÖSYS ek yerleştirme tercihlerini, bugünden itibaren 25 Eylül saat 23.59'a kadar internet üzerinden bireysel olarak yapacak.
Başvuru merkezlerinden veya ÖSYM sınav koordinatörlüklerinden tercih işlemi yapılmayacak. Sadece elektronik ortamda yapılan tercihler işleme alınacak. Postayla ÖSYM’ye gönderilen veya elden verilmek istenen tercih formları işleme alınmayacak.
Ek yerleştirme için tercih ücreti 10 lira olacak.
Ek yerleştirme kurallarına ilişkin bilgiler, 2014-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek YerleştirmeKılavuzu'nda yer alacak.
Adaylar, 2014-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu'na ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecek. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak. Ek yerleştirme için başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor. Kılavuz basılı olarak dağıtılmayacağından adayların ÖSYM’den yapılan duyuruları takip etmeleri yararlarına olacak.
Ek yerleştirme işlemleri, 2014 ÖSYS Kılavuzu, 2014-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2014-ÖSYS Yükseköğretim ProgramlarınaEkYerleştirme Kılavuzu'nda belirtilen esaslara göre yapılacak.
Son Güncelleme: Perşembe, 18 Eylül 2014 11:14
Gösterim: 2115
QS 2014-2015 Dünya Üniversiteleri sıralamasında ilk 400’e Türkiye’den iki üniversite girdi. Geçen yıl 431-440 bandında bulunan Bilkent Üniversitesi ve 461-470 bandında yer alan Boğaziçi Üniversitesi 399’uncu sıraya yükseldi.
Türkiye’den üniversiteler farklı şirketlerin yaptığı sıralamalardaki yerini yükseltiyor. Hürriyet Gazetesi'nden Gönül Koca'nın haberine göre, dünyaca tanınan İngiliz eğitim danışmanlığı firması Quacquarelli Symonds tarafından (QS) 2014-2015 Dünya Üniversiteleri Sıralaması geçen hafta açıklandı. Buna göre, geçen yıl 431-440 bandında bulunan Bilkent Üniversitesi ve 461-470 bandında yer alan Boğaziçi Üniversitesi 399’uncu sıraya yükseldi. Böylece Türkiye’den ilk 400’e giren iki üniversite oldu. İlk 700’de ise Koç, Sabancı, İstanbul Teknik, Hacettepe, İstanbul ile Çukurova Üniversiteleri yer aldı.
Sıralamada ilk 10’da sırasıyla Massachusetts Institute of Technology (MIT), University of Cambridge, Imperial College London, Harvard University, University of Oxford, University College London (UCL), Stanford University, California Institute of Technology (Caltech), Princeton University, Yale University var.
QS Dünya Üniversiteler Sıralaması, akademisyenler arasında yapılan bir anket sonucu belirlenen akademik saygınlık (yüzde 40), işverenlere yapılan anket sonucu belirlenen mezunların iş yerindeki saygınlığı (yüzde 10), öğretim üyesi-öğrenci oranı (yüzde 20), Scopus veri tabanından derlenen öğretim üyesi başına alınan atıflar (yüzde 20), uluslararası öğrenciler (yüzde 5) ve uluslararası öğretim üyeleri (yüzde 5) kriterleri kullanılarak yapılıyor.
İyi üniversite olmaya çalışıyoruz
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar:
Bu değerlendirmelerde yüksek sıralarda olmanın öğrencilerin üniversite seçiminde pozitif etkisi oluyor bizim açımızdan. Özellikle yurtdışından öğrenci çekmeye çalışıyoruz, hâlâ yabancı öğrenci oranımız yüzde 6 civarında. Yabancı öğrencilerin üniversite seçiminde uluslararası sıralamaların olumlu etkisi oluyor. Türkiye’de Bilkent’i herkes biliyor ama yurtdışında üst sıralarda olması üniversitemize olan rağbeti arttırıyor. Akademisyenlerimizin yaptığı çalışmaların bilinmesi değer verilmesi de önemli. Yaptığımız araştırmaların, çalışmaların uluslararası dergilerde yer alması üst sıralara girmekte etkili oluyor.
Biz iyi üniversite olmaya çalışıyoruz, hangi kriterlere göre değerlendirme yapılırsa yapılsın üst sıralarda yer alıyoruz.
Boğaziçi ve Türkiye için büyük prestij
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu:
Son yıllarda üniversitemize çok parlak araştırmacı akademisyenler katılıyor ve bu genç nesil akademisyenlerin araştırmalarından etki faktörü yüksek, kaliteli yayınlar çıktı. Bu yılki QS sıralamasında ilk 400’e girmesi, üniversitemiz için olduğu kadar Türkiye için de büyük bir prestij kaynağı. Özellikle değerlendirme kriterleri arasında bulunan mezunların işyerlerindeki saygınlığı ölçütü açısından aldığımız olumlu puanlar, onların önemini bir kez daha gösteriyor. Bu sıralama aynı zamanda Türkiye’deki yüksek öğrenim sistemi için de yol gösterici olmalı.
Sıralamada yer almak ülke geleceği için önemli
ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Ural Akbulut:
Boğaziçi, 2013-2014’te dünyada 461-470’inci sırada iken 2014-2015’te 399’uncu sıraya yükseldi ve 34,7 puan aldı. Ancak Boğaziçi’nin yükselişinde CERN’de yapılan Higgs Bozonu’nu keşfi ile ilgili 2 adet çok yazarlı makale etkili oldu. Bu makalelerde 2.400-3.000 yazar vardı ve toplamda Boğaziçi’ne 1.900 civarında ek atıf gelmesini sağladı. ODTÜ 2013-2014’te 431-440 bandında idi bu yıl da 2014-205 sıralamasında 401-410 bandına girdi. ODTÜ de çok yazarlı CERN makalelerinden 1.900 civarında ek atıf aldı ancak ODTÜ’nün makale sayısı yüksek olduğu için yayın başına aldığı atıf oranı Boğaziçi kadar artmadı. Türk üniversitelerinin dünya sıralamalarında yükselmesi ülkemizin geleceği için önemli bir gelişme oldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
QS 2014-2015 Dünya Üniversiteleri sıralamasında ilk 400’e Türkiye’den iki üniversite girdi. Geçen yıl 431-440 bandında bulunan Bilkent Üniversitesi ve 461-470 bandında yer alan Boğaziçi Üniversitesi 399’uncu sıraya yükseldi.
Türkiye’den üniversiteler farklı şirketlerin yaptığı sıralamalardaki yerini yükseltiyor. Hürriyet Gazetesi'nden Gönül Koca'nın haberine göre, dünyaca tanınan İngiliz eğitim danışmanlığı firması Quacquarelli Symonds tarafından (QS) 2014-2015 Dünya Üniversiteleri Sıralaması geçen hafta açıklandı. Buna göre, geçen yıl 431-440 bandında bulunan Bilkent Üniversitesi ve 461-470 bandında yer alan Boğaziçi Üniversitesi 399’uncu sıraya yükseldi. Böylece Türkiye’den ilk 400’e giren iki üniversite oldu. İlk 700’de ise Koç, Sabancı, İstanbul Teknik, Hacettepe, İstanbul ile Çukurova Üniversiteleri yer aldı.
Sıralamada ilk 10’da sırasıyla Massachusetts Institute of Technology (MIT), University of Cambridge, Imperial College London, Harvard University, University of Oxford, University College London (UCL), Stanford University, California Institute of Technology (Caltech), Princeton University, Yale University var.
QS Dünya Üniversiteler Sıralaması, akademisyenler arasında yapılan bir anket sonucu belirlenen akademik saygınlık (yüzde 40), işverenlere yapılan anket sonucu belirlenen mezunların iş yerindeki saygınlığı (yüzde 10), öğretim üyesi-öğrenci oranı (yüzde 20), Scopus veri tabanından derlenen öğretim üyesi başına alınan atıflar (yüzde 20), uluslararası öğrenciler (yüzde 5) ve uluslararası öğretim üyeleri (yüzde 5) kriterleri kullanılarak yapılıyor.
İyi üniversite olmaya çalışıyoruz
İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar:
Bu değerlendirmelerde yüksek sıralarda olmanın öğrencilerin üniversite seçiminde pozitif etkisi oluyor bizim açımızdan. Özellikle yurtdışından öğrenci çekmeye çalışıyoruz, hâlâ yabancı öğrenci oranımız yüzde 6 civarında. Yabancı öğrencilerin üniversite seçiminde uluslararası sıralamaların olumlu etkisi oluyor. Türkiye’de Bilkent’i herkes biliyor ama yurtdışında üst sıralarda olması üniversitemize olan rağbeti arttırıyor. Akademisyenlerimizin yaptığı çalışmaların bilinmesi değer verilmesi de önemli. Yaptığımız araştırmaların, çalışmaların uluslararası dergilerde yer alması üst sıralara girmekte etkili oluyor.
Biz iyi üniversite olmaya çalışıyoruz, hangi kriterlere göre değerlendirme yapılırsa yapılsın üst sıralarda yer alıyoruz.
Boğaziçi ve Türkiye için büyük prestij
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu:
Son yıllarda üniversitemize çok parlak araştırmacı akademisyenler katılıyor ve bu genç nesil akademisyenlerin araştırmalarından etki faktörü yüksek, kaliteli yayınlar çıktı. Bu yılki QS sıralamasında ilk 400’e girmesi, üniversitemiz için olduğu kadar Türkiye için de büyük bir prestij kaynağı. Özellikle değerlendirme kriterleri arasında bulunan mezunların işyerlerindeki saygınlığı ölçütü açısından aldığımız olumlu puanlar, onların önemini bir kez daha gösteriyor. Bu sıralama aynı zamanda Türkiye’deki yüksek öğrenim sistemi için de yol gösterici olmalı.
Sıralamada yer almak ülke geleceği için önemli
ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Ural Akbulut:
Boğaziçi, 2013-2014’te dünyada 461-470’inci sırada iken 2014-2015’te 399’uncu sıraya yükseldi ve 34,7 puan aldı. Ancak Boğaziçi’nin yükselişinde CERN’de yapılan Higgs Bozonu’nu keşfi ile ilgili 2 adet çok yazarlı makale etkili oldu. Bu makalelerde 2.400-3.000 yazar vardı ve toplamda Boğaziçi’ne 1.900 civarında ek atıf gelmesini sağladı. ODTÜ 2013-2014’te 431-440 bandında idi bu yıl da 2014-205 sıralamasında 401-410 bandına girdi. ODTÜ de çok yazarlı CERN makalelerinden 1.900 civarında ek atıf aldı ancak ODTÜ’nün makale sayısı yüksek olduğu için yayın başına aldığı atıf oranı Boğaziçi kadar artmadı. Türk üniversitelerinin dünya sıralamalarında yükselmesi ülkemizin geleceği için önemli bir gelişme oldu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Eylül 2014 12:34
Gösterim: 2011
YÖK bünyesinde oluşturulan Yeterlilikler, Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Komisyonu (YÖKAK) ile üniversitelerin program ve kurum bazında yeterliği ve yetkinliği Avrupa Birliği standartları çerçevesinde periyodik olarak takip edilecek, akademik kriterlerle incelenerek "kalite" değerlendirmesi yapılacak.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, YÖK'ün yükseköğretimde kalite gibi çok önemli bir işlevi olduğunu belirterek, AB standartları çerçevesinde yükseköğretimdeki büyümeye paralel bir şekilde ulusal düzeyde YÖK, MEB ve Mesleki Yeterlilik Kurumu işbirliğiyle Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) yönetmeliğinin hazırlandığını anlattı.
Yönetmeliğin Bakanlar Kurulu kararıyla önümüzdeki bir iki ay içinde yayımlanmasıyla, üniversitelerin bazı yükümlülükler altına gireceğini belirten Çetinsaya, yönetmelik gereği yeterlilikler, kalite güvencesi, akreditasyon, denklik ve önceki öğrenmenin tanınması gibi süreçlerin daha sistematik bir şekilde takip edileceğini ifade etti.
Çetinsaya, bu kapsamda YÖK nezdinde de idari ve fonksiyonel yapının kurulması gerektiğini söyledi.
Kalite sürecinin kurumsallaşması adına bu çalışmaları yürütecek bir komisyon oluşturduklarını aktaran Çetinsaya, "Yükseköğretimde bir büyüme söz konusu. Bu sürecinin kaliteyle taçlandırılması gerekiyor. Bu kapsamda kalite çerçevesinde yapılan tüm çalışmaları bir şemsiye altında toplamak, bir sistem içerisine oturtmak için YÖKAK'ı kurduk" diye konuştu.
Komisyonun 13 kişiden oluşacağını ve başkanlığını da İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Toprak'ın yapacağını anlatan Çetinsaya, YÖKAK'ın, TYÇ doğrultusunda, kalite başlığı altında toplanan bütün konularda koordinasyonu sağlayacağını, yükseköğretimin yeniden yapılanma alanındaki ulusal ve uluslararası gelişmeleri izleyeceğini ve uygulamayı yönlendirecek politika tedbirlerini, eylem başlıklarını oluşturacağını söyledi.
Komisyonun, politika tedbirlerini yükseköğretim kurumlarının gündemine nasıl dahil edileceği konusunda da çalışmalar yapacağını anlatan Çetinsaya, şunları kaydetti:
"Yani bu komisyonla biz üniversitelerimizi artık sadece kuruluş aşamasında değil süreç içerisinde de kalite değerlendirmesine tabi tutacağız. Üniversitelerimizi Avrupa Birliği standartları çerçevesinde inceleyerek, verilen izinlere uyup uymadıkları, eğitimleri, yetiştirdiği öğrencileri yani tüm süreci ve çıktısını da sistematik bir şekilde, kriterler çerçevesinde denetleyeceğiz. Komisyon hem Bolonya Süreci, hem de mevcut sistem ve Mesleki Yeterlilikler Kurumu çerçevesinde kalite süreçlerini koordine edecek ve bize anlamlı bir kalite sistemi önerisi getirecek. Böylece biz de yükseköğretimde nihai kalite modelini tespite çalışacağız. Gerekli yasal düzenlemeler konusunda önerilerimizi sunacağız. Bu kapsamda yükseköğretimde kalite sürecini yürütecek olan Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) gibi bağımsız akreditasyon kuruluşlarına lisans verilecek."
YÖKAK Başkanı Toprak: "Değerlendirmeden geçenlerin tanınırlığı kolay olacak
YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Toprak ise Türkiye'deki üniversitelerin eğitim ve araştırma faaliyetlerinin Başkanlık tarafından 3 komisyonla takip edildiğini ifade ederek, YÖKAK'ın üniversiteleri ve diğer yükseköğretim kurumlarını yeterlilik, kalite güvencesi ve akreditasyon bakımından uluslararası ölçütler çerçevesinde değerlendireceğini belirtti.
YÖKAK'ın, YÖK'ün akademik dünyaya ve eğitim faaliyetlerine yönelik yetki ve sorumluluklarını YÖK adına takip eden, değerlendiren, önerilerini Başkanlığa raporlayan bir uzmanlar heyeti olarak çalışacağının altını çizen Toprak, ulusal düzeyde, kalite için idari ve fonksiyonel uygun bir yapılanmayla, YÖK'ün sorumluluğundaki kalite, yeterlilikler ve akreditasyon konularında, YÖK'ün bir aygıtı olarak çalışacağını söyledi.
YÖK'ün, üniversiteler kurulurken ön lisanslamayla eğitim izni verdiğini anımsatan Toprak, "Üniversitelerin eğitim sürecinde asgari gerekli koşullarını kaybetmeleri halinde; YÖK'ün, bazı bölüm veya fakültelere öğrenci alım iznini iptal etme ya da kontenjanlarını geçici olarak askıya alma gibi yaptırımları var. Bu kapsamda eğitim sürecinin denetimi için üniversitelerin, program bazında ve kurum bazında yeterliği ve yetkinliği yıllık olarak periyodik takip edilecek" şeklinde konuştu.
Toprak, YÖKAK'ın kendi yönetmeliği çerçevesinde geliştirdiği şablonlardaki kriterlere göre eğitim programlarının eğitimlerini, akademik performanslarını, ölçme ve değerlendirme sistemlerini, iç kalite güvence sistemlerini, başta öğrenci ve öğretim elemanları olmak üzere paydaşlarla ilişkilerini ve paydaş değerlendirmelerini eğitim süreçlerine içerilmesi hususlarının değerlendirileceğini belirtti.
Bu kriterlerin Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki (AYA) ölçütlerle uyumlu olacağını belirten Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"YÖKAK değerlendirmelerinden başarıyla geçen kurum ve programların, diplomaları hem Türkiye’deki hem de yurt dışındaki üniversitelerde tanınırlığı çok daha kolay olacak. Diplomaların tanınması ve denklik işlemleri çok daha sistematik ve merkezi bir veri tabanına dayalı olarak yapılacak. Asgari ölçütleri sağlayamayan programlar veya kurumlar YÖK Başkanlığına bildirilecek."
YÖKAK’ın kurulmasıyla, 2005'te kurulan ancak bugün faal olmayan YÖDEK'in lağvedileceğini aktaran Toprak, YÖKAK ile YÖK’ün üniversitelere kalite konusunda daha kurumsal bazda rehberlik ve danışmanlık yapması imkanı doğacağını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK bünyesinde oluşturulan Yeterlilikler, Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Komisyonu (YÖKAK) ile üniversitelerin program ve kurum bazında yeterliği ve yetkinliği Avrupa Birliği standartları çerçevesinde periyodik olarak takip edilecek, akademik kriterlerle incelenerek "kalite" değerlendirmesi yapılacak.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, YÖK'ün yükseköğretimde kalite gibi çok önemli bir işlevi olduğunu belirterek, AB standartları çerçevesinde yükseköğretimdeki büyümeye paralel bir şekilde ulusal düzeyde YÖK, MEB ve Mesleki Yeterlilik Kurumu işbirliğiyle Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) yönetmeliğinin hazırlandığını anlattı.
Yönetmeliğin Bakanlar Kurulu kararıyla önümüzdeki bir iki ay içinde yayımlanmasıyla, üniversitelerin bazı yükümlülükler altına gireceğini belirten Çetinsaya, yönetmelik gereği yeterlilikler, kalite güvencesi, akreditasyon, denklik ve önceki öğrenmenin tanınması gibi süreçlerin daha sistematik bir şekilde takip edileceğini ifade etti.
Çetinsaya, bu kapsamda YÖK nezdinde de idari ve fonksiyonel yapının kurulması gerektiğini söyledi.
Kalite sürecinin kurumsallaşması adına bu çalışmaları yürütecek bir komisyon oluşturduklarını aktaran Çetinsaya, "Yükseköğretimde bir büyüme söz konusu. Bu sürecinin kaliteyle taçlandırılması gerekiyor. Bu kapsamda kalite çerçevesinde yapılan tüm çalışmaları bir şemsiye altında toplamak, bir sistem içerisine oturtmak için YÖKAK'ı kurduk" diye konuştu.
Komisyonun 13 kişiden oluşacağını ve başkanlığını da İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Toprak'ın yapacağını anlatan Çetinsaya, YÖKAK'ın, TYÇ doğrultusunda, kalite başlığı altında toplanan bütün konularda koordinasyonu sağlayacağını, yükseköğretimin yeniden yapılanma alanındaki ulusal ve uluslararası gelişmeleri izleyeceğini ve uygulamayı yönlendirecek politika tedbirlerini, eylem başlıklarını oluşturacağını söyledi.
Komisyonun, politika tedbirlerini yükseköğretim kurumlarının gündemine nasıl dahil edileceği konusunda da çalışmalar yapacağını anlatan Çetinsaya, şunları kaydetti:
"Yani bu komisyonla biz üniversitelerimizi artık sadece kuruluş aşamasında değil süreç içerisinde de kalite değerlendirmesine tabi tutacağız. Üniversitelerimizi Avrupa Birliği standartları çerçevesinde inceleyerek, verilen izinlere uyup uymadıkları, eğitimleri, yetiştirdiği öğrencileri yani tüm süreci ve çıktısını da sistematik bir şekilde, kriterler çerçevesinde denetleyeceğiz. Komisyon hem Bolonya Süreci, hem de mevcut sistem ve Mesleki Yeterlilikler Kurumu çerçevesinde kalite süreçlerini koordine edecek ve bize anlamlı bir kalite sistemi önerisi getirecek. Böylece biz de yükseköğretimde nihai kalite modelini tespite çalışacağız. Gerekli yasal düzenlemeler konusunda önerilerimizi sunacağız. Bu kapsamda yükseköğretimde kalite sürecini yürütecek olan Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) gibi bağımsız akreditasyon kuruluşlarına lisans verilecek."
YÖKAK Başkanı Toprak: "Değerlendirmeden geçenlerin tanınırlığı kolay olacak
YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Toprak ise Türkiye'deki üniversitelerin eğitim ve araştırma faaliyetlerinin Başkanlık tarafından 3 komisyonla takip edildiğini ifade ederek, YÖKAK'ın üniversiteleri ve diğer yükseköğretim kurumlarını yeterlilik, kalite güvencesi ve akreditasyon bakımından uluslararası ölçütler çerçevesinde değerlendireceğini belirtti.
YÖKAK'ın, YÖK'ün akademik dünyaya ve eğitim faaliyetlerine yönelik yetki ve sorumluluklarını YÖK adına takip eden, değerlendiren, önerilerini Başkanlığa raporlayan bir uzmanlar heyeti olarak çalışacağının altını çizen Toprak, ulusal düzeyde, kalite için idari ve fonksiyonel uygun bir yapılanmayla, YÖK'ün sorumluluğundaki kalite, yeterlilikler ve akreditasyon konularında, YÖK'ün bir aygıtı olarak çalışacağını söyledi.
YÖK'ün, üniversiteler kurulurken ön lisanslamayla eğitim izni verdiğini anımsatan Toprak, "Üniversitelerin eğitim sürecinde asgari gerekli koşullarını kaybetmeleri halinde; YÖK'ün, bazı bölüm veya fakültelere öğrenci alım iznini iptal etme ya da kontenjanlarını geçici olarak askıya alma gibi yaptırımları var. Bu kapsamda eğitim sürecinin denetimi için üniversitelerin, program bazında ve kurum bazında yeterliği ve yetkinliği yıllık olarak periyodik takip edilecek" şeklinde konuştu.
Toprak, YÖKAK'ın kendi yönetmeliği çerçevesinde geliştirdiği şablonlardaki kriterlere göre eğitim programlarının eğitimlerini, akademik performanslarını, ölçme ve değerlendirme sistemlerini, iç kalite güvence sistemlerini, başta öğrenci ve öğretim elemanları olmak üzere paydaşlarla ilişkilerini ve paydaş değerlendirmelerini eğitim süreçlerine içerilmesi hususlarının değerlendirileceğini belirtti.
Bu kriterlerin Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki (AYA) ölçütlerle uyumlu olacağını belirten Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"YÖKAK değerlendirmelerinden başarıyla geçen kurum ve programların, diplomaları hem Türkiye’deki hem de yurt dışındaki üniversitelerde tanınırlığı çok daha kolay olacak. Diplomaların tanınması ve denklik işlemleri çok daha sistematik ve merkezi bir veri tabanına dayalı olarak yapılacak. Asgari ölçütleri sağlayamayan programlar veya kurumlar YÖK Başkanlığına bildirilecek."
YÖKAK’ın kurulmasıyla, 2005'te kurulan ancak bugün faal olmayan YÖDEK'in lağvedileceğini aktaran Toprak, YÖKAK ile YÖK’ün üniversitelere kalite konusunda daha kurumsal bazda rehberlik ve danışmanlık yapması imkanı doğacağını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Cuma, 05 Eylül 2014 11:39
Gösterim: 1314

