Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Geçen haftadan itibaren Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda eylemlerini sürdüren Ataması Yapılmayan Öğretmenler, Başbakan Erdoğan’dan 5 dakikasını kendilerine ayırmasını istiyor

atama_basbakanŞubat Grubu öğretmenleri eylemlerinin 7. gününde Ankara Abdi İpekçi Parkı'ndaki bir kez daha seslerini duyurmaya çalıştılar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu bekleyen atanamayan öğretmenler, soğuk hava şartlarına rağmen, gün boyunca randevu bekledi.

Ancak memurların bekleyişi bugün de boşa çıktı. Çünkü Erdoğan'dan herhangi bir randevu gelmedi. Oturma eylemlerini sürdürmeye kararlı görünen öğretmenler, sosyal medyadaki eylemlerine de devam ettiler. Twitter'da örgütlenen öğretmenler, adeta mesaj olup yağdı.

(Memur haber)

> Atanamayan öğretmenler Başbakan’dan 5 dakika istiyor

Geçen haftadan itibaren Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda eylemlerini sürdüren Ataması Yapılmayan Öğretmenler, Başbakan Erdoğan’dan 5 dakikasını kendilerine ayırmasını istiyor

atama_basbakanŞubat Grubu öğretmenleri eylemlerinin 7. gününde Ankara Abdi İpekçi Parkı'ndaki bir kez daha seslerini duyurmaya çalıştılar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan randevu bekleyen atanamayan öğretmenler, soğuk hava şartlarına rağmen, gün boyunca randevu bekledi.

Ancak memurların bekleyişi bugün de boşa çıktı. Çünkü Erdoğan'dan herhangi bir randevu gelmedi. Oturma eylemlerini sürdürmeye kararlı görünen öğretmenler, sosyal medyadaki eylemlerine de devam ettiler. Twitter'da örgütlenen öğretmenler, adeta mesaj olup yağdı.

(Memur haber)

Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Aralık 2012 09:51

Gösterim: 1425

Yüzbinlerce öğretmen atanmayı beklerken Milli Eğitim Bakanlığı'nda yönetici atamalarındaki plansızlık her ay bakanlığın bütçesinde 2.5 milyon lirayı aşan ek bir maliyet oluşturuyor. Çoğu dava açıp geri dönen ama işbaşı yaptırılmayan müdürlere 2.4 milyon TL maaş ödeniyor

Vatan Gazetesi’nden Kıvanç El’in haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevden aldığı 800’e yakın il, ilçe müdürü ve yönetici, açtıkları iade davasını kazandı. Bu yüzden bakanlık hem görevden alınana hem atanana merkez valileri gibi hiç bir iş yapmadıkları halde her ay fazladan 2.5 milyon TL ödüyor...

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yönetici atamalarındaki plansızlık, bir yandan ciddi huzursuzluğa neden olup mahkemelere taşınırken, diğer taraftan her ay bakanlığın bütçesinde 2,5 milyonu Lirayı aşan “gedik” oluşturuyor. Eğitim-Sen Yöneticisi Tuğrul Culfa, “Türkiye genelinde 800 personel aynı görevde başkası olması nedeniyle ve plansızlık nedeniyle aynı görevde başka kişi olmasına karşın maaş alıyor. Okullara ‘bütçe yok’ denilirken, her ay milyonlarca zarar var” dedi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yönetmeliksiz, “bakan emriyle” yaptığı yeni 128 yönetici atamasının da kısa zamanda davalık olacağı belirtiliyor. Yeni davalarla, aynı koltuğa yeni çift maaş ödemelerinin sayısı da artacak.

81 İl Milli Eğitim Müdürü de var

Milli Eğitim Bakanlığı’nda Eylül 2011’de çıkan Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan düzenlemelerin sıkıntısı büyüyor. Sözkonusu KHK ile 81 il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürleri ve bakanlıktaki müdürler, daire başkanlarının özlük hakları korunmak kaydıyla görevlerine son verildi. Bu personel Bakanlık tarafından farklı görevlere atandı, kimi öğretmen yapıldı, kimi okul yöneticisi, kimi de çeşitli illerde farklı alanlarda değerlendirildi. Görevlerinden alınanlar, konuyu mahkemeye taşıdı, çok sayıda dava açıldı. Bu süreçte yaklaşık 250’si Ankara’da olmak üzere Türkiye genelinde 800’ü aşkın personel “yürütmeyi durdurma” kararı aldı. Ancak alındıkları görev yerlerine başkaları atandığı için mahkeme kararına rağmen eski koltuklarına dönemediler, “boşta” kaldılar.

En büyük sıkıntı Ankara’da...

Sözkonusu 800 personelden 250’si Ankara’da bulunuyor. Ankara dışındaki illerde görev yapan yöneticiler, öğretmen olarak okullara dağıtıldı. Bazı yöneticiler buna itiraz ederek davalar açsa da davalar sonuçlanana kadar okullarda görev yapmaya devam ediyor. Ancak Ankara’daki 250 personel bir okulda da görev yapamıyor. Aralarında genel müdür, daire başkanı, şube müdürü olan 250 personel hiçbir iş yapmadan 1 yıldır bekliyor. Bu personelin aylık 2.500 TL ile 4.500 TL maaş aldıkları ifade ediliyor. Ankara’daki maaşı yüksek personelin aylık ortalama 3 bin TL aldığı kabul edildiğinde aylık 750 bin TL, 12 aylık olarak ise 9 milyon TL’yi bir iş yapmadan aldıkları ortaya çıkıyor. Ankara haricinde Türkiye genelindeki geriye kalan 550 personel de buna dahil edildiğinde, aylık 2.4 milyon, yıllık 25 milyonu aşan bir rakam ortaya çıkıyor.

Ankara’daki görevli ve boşta bulunan yönetici personele Beştepe’deki Milli Eğitim Bakanlığı kampusunda bulunan Sağlık İşleri Daire Başkanlığı binasında bir kat verildi. 250 personel buraya her gün uğrayıp göründükten sonra bütün günü boş geçiriyor. Birçokları boş zamanlarını değerlendirmek için başta dil kursu olmak üzere çeşitli kurslara kayıt olduklarını belirtiyorlar.

Milyonlar heba oluyor

Eğitim-Sen Yöneticisi Tuğrul Culfa, VATAN’a yaptığı açıklamada, Türkiye genelindeki 800 personelin ortalama 3 bin TL maaş aldıklarının kabul edilmesi halinde, aylık 2.4 milyon TL’nin bakanlık tarafından “Plansızlık nedeniyle aynı görevdeki 2. kişiye ödeme yaptığını” vurguladı. Culfa, “Okullarda ödenek yok gerekçesiyle velilerden para toplayan, hizmetli kadrosu vermeyen Bakanlık, 800 personelini hem de kendi döneminde yönetici olan personelini, yani kendi evlatlarını sürdü. Kendi adamlarına dahi tahammül edemiyorlar. 800 personele maaş ödeniyor ancak onların bulundukları dönecekleri görevde başkaları zaten görev yapıyor. Plansızlık nedeniyle Ankara’daki personel ise hiçbir iş yapmadan maaş alıyor, ülke kaynakları Bakanlığın plansız uygulaması nedeniyle heba ediliyor” diye konuştu.

Haberin devamı için tıklayın

> MEB’den çalışmadığı halde kadrolu 800 kişiye çifte maaş

Yüzbinlerce öğretmen atanmayı beklerken Milli Eğitim Bakanlığı'nda yönetici atamalarındaki plansızlık her ay bakanlığın bütçesinde 2.5 milyon lirayı aşan ek bir maliyet oluşturuyor. Çoğu dava açıp geri dönen ama işbaşı yaptırılmayan müdürlere 2.4 milyon TL maaş ödeniyor

Vatan Gazetesi’nden Kıvanç El’in haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevden aldığı 800’e yakın il, ilçe müdürü ve yönetici, açtıkları iade davasını kazandı. Bu yüzden bakanlık hem görevden alınana hem atanana merkez valileri gibi hiç bir iş yapmadıkları halde her ay fazladan 2.5 milyon TL ödüyor...

Milli Eğitim Bakanlığı’nda yönetici atamalarındaki plansızlık, bir yandan ciddi huzursuzluğa neden olup mahkemelere taşınırken, diğer taraftan her ay bakanlığın bütçesinde 2,5 milyonu Lirayı aşan “gedik” oluşturuyor. Eğitim-Sen Yöneticisi Tuğrul Culfa, “Türkiye genelinde 800 personel aynı görevde başkası olması nedeniyle ve plansızlık nedeniyle aynı görevde başka kişi olmasına karşın maaş alıyor. Okullara ‘bütçe yok’ denilirken, her ay milyonlarca zarar var” dedi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yönetmeliksiz, “bakan emriyle” yaptığı yeni 128 yönetici atamasının da kısa zamanda davalık olacağı belirtiliyor. Yeni davalarla, aynı koltuğa yeni çift maaş ödemelerinin sayısı da artacak.

81 İl Milli Eğitim Müdürü de var

Milli Eğitim Bakanlığı’nda Eylül 2011’de çıkan Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan düzenlemelerin sıkıntısı büyüyor. Sözkonusu KHK ile 81 il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürleri ve bakanlıktaki müdürler, daire başkanlarının özlük hakları korunmak kaydıyla görevlerine son verildi. Bu personel Bakanlık tarafından farklı görevlere atandı, kimi öğretmen yapıldı, kimi okul yöneticisi, kimi de çeşitli illerde farklı alanlarda değerlendirildi. Görevlerinden alınanlar, konuyu mahkemeye taşıdı, çok sayıda dava açıldı. Bu süreçte yaklaşık 250’si Ankara’da olmak üzere Türkiye genelinde 800’ü aşkın personel “yürütmeyi durdurma” kararı aldı. Ancak alındıkları görev yerlerine başkaları atandığı için mahkeme kararına rağmen eski koltuklarına dönemediler, “boşta” kaldılar.

En büyük sıkıntı Ankara’da...

Sözkonusu 800 personelden 250’si Ankara’da bulunuyor. Ankara dışındaki illerde görev yapan yöneticiler, öğretmen olarak okullara dağıtıldı. Bazı yöneticiler buna itiraz ederek davalar açsa da davalar sonuçlanana kadar okullarda görev yapmaya devam ediyor. Ancak Ankara’daki 250 personel bir okulda da görev yapamıyor. Aralarında genel müdür, daire başkanı, şube müdürü olan 250 personel hiçbir iş yapmadan 1 yıldır bekliyor. Bu personelin aylık 2.500 TL ile 4.500 TL maaş aldıkları ifade ediliyor. Ankara’daki maaşı yüksek personelin aylık ortalama 3 bin TL aldığı kabul edildiğinde aylık 750 bin TL, 12 aylık olarak ise 9 milyon TL’yi bir iş yapmadan aldıkları ortaya çıkıyor. Ankara haricinde Türkiye genelindeki geriye kalan 550 personel de buna dahil edildiğinde, aylık 2.4 milyon, yıllık 25 milyonu aşan bir rakam ortaya çıkıyor.

Ankara’daki görevli ve boşta bulunan yönetici personele Beştepe’deki Milli Eğitim Bakanlığı kampusunda bulunan Sağlık İşleri Daire Başkanlığı binasında bir kat verildi. 250 personel buraya her gün uğrayıp göründükten sonra bütün günü boş geçiriyor. Birçokları boş zamanlarını değerlendirmek için başta dil kursu olmak üzere çeşitli kurslara kayıt olduklarını belirtiyorlar.

Milyonlar heba oluyor

Eğitim-Sen Yöneticisi Tuğrul Culfa, VATAN’a yaptığı açıklamada, Türkiye genelindeki 800 personelin ortalama 3 bin TL maaş aldıklarının kabul edilmesi halinde, aylık 2.4 milyon TL’nin bakanlık tarafından “Plansızlık nedeniyle aynı görevdeki 2. kişiye ödeme yaptığını” vurguladı. Culfa, “Okullarda ödenek yok gerekçesiyle velilerden para toplayan, hizmetli kadrosu vermeyen Bakanlık, 800 personelini hem de kendi döneminde yönetici olan personelini, yani kendi evlatlarını sürdü. Kendi adamlarına dahi tahammül edemiyorlar. 800 personele maaş ödeniyor ancak onların bulundukları dönecekleri görevde başkaları zaten görev yapıyor. Plansızlık nedeniyle Ankara’daki personel ise hiçbir iş yapmadan maaş alıyor, ülke kaynakları Bakanlığın plansız uygulaması nedeniyle heba ediliyor” diye konuştu.

Haberin devamı için tıklayın

Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Aralık 2012 09:18

Gösterim: 1911

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, okullarda kıyafet serbestliği getiren yönetmeliğe yönelik eleştirilere yanıt verdi. Dinçer, kıyafet yönetmeliğiyle çocuklar arasındaki gelir farklılıklarının ortaya çıkacağı eleştirilerine katılmadığını belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, CeBIT Sinerji Zirvesi kapsamında düzenlenen ''Medya ve İletişim''konulu sempozyumun açılışından sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kıyafet yönetmeliğiyle ''çocuklar arasındaki gelir farklılıklarının ortaya çıkacağı'' yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Dinçer, ''Gerçekten çocuklar arasındaki, zengin fakir arasındaki farkı kapatıyor muydu önlük? Bunun sosyo-ekonomik olarak hatta sosyo-kültürel olarak mümkün olmadığını düşünüyorum'' dedi.

Kılıçdaroğlu yönetmeliği iyi okumalı

Ömer Dinçer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetmelikle birlikte kısa kollu gömleğin yasaklandığına dair iddialarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

''Bizim yönetmeliğimizde serbestlik esas, yasaklar istisna olduğu için biz orada 'kolsuz gömlek' giyemez dedik. Yani askılı bir elbiseyle gelemez. Onun dışında kısa kol, uzun kol giyebilir. Bu açıdan bakıldığında aradaki farkı ben sadece Kılıçdaroğlu'nun gözüne sokuyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu eminim ki önceki yönetmelikte ne olduğunu bilmiyordu, şimdiki yönetmeliği de iyi okumadı.'

> Dinçer’den okul kıyafeti eleştirilerine yanıt

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, okullarda kıyafet serbestliği getiren yönetmeliğe yönelik eleştirilere yanıt verdi. Dinçer, kıyafet yönetmeliğiyle çocuklar arasındaki gelir farklılıklarının ortaya çıkacağı eleştirilerine katılmadığını belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, CeBIT Sinerji Zirvesi kapsamında düzenlenen ''Medya ve İletişim''konulu sempozyumun açılışından sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kıyafet yönetmeliğiyle ''çocuklar arasındaki gelir farklılıklarının ortaya çıkacağı'' yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Dinçer, ''Gerçekten çocuklar arasındaki, zengin fakir arasındaki farkı kapatıyor muydu önlük? Bunun sosyo-ekonomik olarak hatta sosyo-kültürel olarak mümkün olmadığını düşünüyorum'' dedi.

Kılıçdaroğlu yönetmeliği iyi okumalı

Ömer Dinçer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetmelikle birlikte kısa kollu gömleğin yasaklandığına dair iddialarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

''Bizim yönetmeliğimizde serbestlik esas, yasaklar istisna olduğu için biz orada 'kolsuz gömlek' giyemez dedik. Yani askılı bir elbiseyle gelemez. Onun dışında kısa kol, uzun kol giyebilir. Bu açıdan bakıldığında aradaki farkı ben sadece Kılıçdaroğlu'nun gözüne sokuyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu eminim ki önceki yönetmelikte ne olduğunu bilmiyordu, şimdiki yönetmeliği de iyi okumadı.'

Son Güncelleme: Pazar, 02 Aralık 2012 16:20

Gösterim: 2019

Akdeniz Üniversitesi’nde güzel sanatlar fakültesinden bir öğretim görevlisinin duvara astığı üzerinde ‘adaletin gözü kördür’ yazılı resim tartışma yarattı

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Esma Civcir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi C Blok girişindeki duvara ’Adaletin gözü kördür’ konulu bir duvar resmi yaptı.

Civcir’in bu eserinin üzeri, geçen yıl fakülte binasının dekorasyonu sırasında kapatıldı. Civcir, rektör ve yardımcıları hakkında 2 kez şikayetçi oldu. Davaya kızan üniversite yönetimi, Civcir’e ait üniversitedeki 22 yağlı boya tuval resmini kaldırtarak evine gönderdi. Resimlerin bazılarının tahrip edildiğini öne süren Civcir, üniversite yönetimi hakkında şikâyette bulunacağını söyledi. Civcir, hafta içerisinde de lojmanı boşaltması için kendisine tebligat gönderildiğini kaydetti.

> 'Adaletin gözü kördür' yazdı diye mahkemelik oldu

Akdeniz Üniversitesi’nde güzel sanatlar fakültesinden bir öğretim görevlisinin duvara astığı üzerinde ‘adaletin gözü kördür’ yazılı resim tartışma yarattı

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Esma Civcir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi C Blok girişindeki duvara ’Adaletin gözü kördür’ konulu bir duvar resmi yaptı.

Civcir’in bu eserinin üzeri, geçen yıl fakülte binasının dekorasyonu sırasında kapatıldı. Civcir, rektör ve yardımcıları hakkında 2 kez şikayetçi oldu. Davaya kızan üniversite yönetimi, Civcir’e ait üniversitedeki 22 yağlı boya tuval resmini kaldırtarak evine gönderdi. Resimlerin bazılarının tahrip edildiğini öne süren Civcir, üniversite yönetimi hakkında şikâyette bulunacağını söyledi. Civcir, hafta içerisinde de lojmanı boşaltması için kendisine tebligat gönderildiğini kaydetti.

Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Aralık 2012 09:40

Gösterim: 2645

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, askeri ve polis okullarında üniformalı öğrenciler olduğunu belirterek, ''Artık sivilleşmek zamanıdır. Üniformalı dönemlerin sona ermesi lazım'' dedi.

bekir bozdagBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Boğazlıyan Kaymakamı Ömer Faruk Çelik'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, okullarda kıyafet serbestliğiyle, öğrencilere hangi kıyafetle rahat ediyorsa onu giyebilme imkanının getirildiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun torununa da hürriyet verdik

Askeri ve polis okullarında üniformalı öğrenciler olduğunu anlatan Bozdağ, ''Devlet okulları ve özel okullara baktığımızda da orada da üniformalı öğrencilerimiz var. Artık sivilleşmek zamanıdır. Üniformalı dönemlerin sona ermesi lazım.

Artık tek tipçiliğin savunucusu olan Kılıçdaroğlu ve arkadaşları buna alışmalıdır. Eminim Sayın Kılıçdaroğlu torunları için daha güzel kıyafetler seçme imkanı bulacaktır. Ona da hürriyet verdik'' diye konuştu.

> Üniformalı öğrenciler de sivilleşmeli

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, askeri ve polis okullarında üniformalı öğrenciler olduğunu belirterek, ''Artık sivilleşmek zamanıdır. Üniformalı dönemlerin sona ermesi lazım'' dedi.

bekir bozdagBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Boğazlıyan Kaymakamı Ömer Faruk Çelik'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, okullarda kıyafet serbestliğiyle, öğrencilere hangi kıyafetle rahat ediyorsa onu giyebilme imkanının getirildiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun torununa da hürriyet verdik

Askeri ve polis okullarında üniformalı öğrenciler olduğunu anlatan Bozdağ, ''Devlet okulları ve özel okullara baktığımızda da orada da üniformalı öğrencilerimiz var. Artık sivilleşmek zamanıdır. Üniformalı dönemlerin sona ermesi lazım.

Artık tek tipçiliğin savunucusu olan Kılıçdaroğlu ve arkadaşları buna alışmalıdır. Eminim Sayın Kılıçdaroğlu torunları için daha güzel kıyafetler seçme imkanı bulacaktır. Ona da hürriyet verdik'' diye konuştu.

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Aralık 2012 17:10

Gösterim: 1780


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.