Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz bulurken, yüzde 69’u mesleği bırakmayı düşünüyor.

Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle öğretmenlerin gelirlerine ilişkin görüşlerinin yer aldığı bir araştırma yaptı. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73'ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69'u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtiyor.

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, yaptıkları bir araştırmada, öğretmenlerin yüzde 73'ünün gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'inin ise gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını kaydetti.

Demir, yaptığı yazılı açıklamada, Eğitim-İş'in 38 ilde bin 165 öğretmenle yüz yüze görüşülerek, "Öğretmenlerin Gelirlerine İlişkin Öğretmen Görüşleri" Araştırmasını yaptığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece yüzde 23'ünün bir sendikaya üye olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73'ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69'u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtmiştir."

Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesini isteyen Demir, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmesi talebinde bulundu.

Demir, yaşanılan bütün sorunlara rağmen bütün öğretmenlerin, eğitim ve bilim emekçilerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladığını belirtti.

İşte araştırmada öne çıkan bulgular;

-Öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz buldu.

-Öğretmenlerin  yüzde 91’i eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buldu.

-Öğretmenlerin  yüzde 84’ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 91’i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde  91’i ek ders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde  87’si ek ders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 68’i kazandıkları parayla çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 22’si ise kısmen karşıladığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 69’u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 89’u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 86’sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 85’i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtti.

> Öğretmenlerin yüzde 69’u mesleği bırakmayı düşünüyor

Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz bulurken, yüzde 69’u mesleği bırakmayı düşünüyor.

Eğitim-İş, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle öğretmenlerin gelirlerine ilişkin görüşlerinin yer aldığı bir araştırma yaptı. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73'ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69'u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtiyor.

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, yaptıkları bir araştırmada, öğretmenlerin yüzde 73'ünün gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'inin ise gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını kaydetti.

Demir, yaptığı yazılı açıklamada, Eğitim-İş'in 38 ilde bin 165 öğretmenle yüz yüze görüşülerek, "Öğretmenlerin Gelirlerine İlişkin Öğretmen Görüşleri" Araştırmasını yaptığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece yüzde 23'ünün bir sendikaya üye olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73'ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61'i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69'u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtmiştir."

Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesini isteyen Demir, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmesi talebinde bulundu.

Demir, yaşanılan bütün sorunlara rağmen bütün öğretmenlerin, eğitim ve bilim emekçilerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladığını belirtti.

İşte araştırmada öne çıkan bulgular;

-Öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz buldu.

-Öğretmenlerin  yüzde 91’i eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buldu.

-Öğretmenlerin  yüzde 84’ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 91’i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde  91’i ek ders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde  87’si ek ders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 68’i kazandıkları parayla çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 22’si ise kısmen karşıladığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 69’u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 89’u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 86’sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtti.

-Öğretmenlerin yüzde 85’i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtti.

Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Kasım 2014 09:34

Gösterim: 1839

Her öğretmenin ve eğitimcinin izlemesi gereken unutulmayacak 13 muhteşem film

Öğretmenlerin ve eğitimcilerin mutlaka izlemesi gereken 13 muhteşem sinema filmini sizler için seçtik. 








Koro / Les Choristes

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Koro, izlenebilecek en etkileyici filmlerden birisi. 2004 Fransa yapımı bir dram. Bir müzik öğretmeninin, sorunlu çocukların hayatını müzikle değiştirmesini anlatıyor. Film, Fransa’nın Oscar’ı sayılan César Ödülleri’ni kazandı.

Yerdeki Yıldızlar / Taare Zameen Par

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eğitime, öğretmenliğe dair izlenebilecek bir süper film daha. Filmde yaramaz (!), tembel (!), kavgacı (!) bir çocuk var; Ishaan. Sınıfta kalmış, kafası hiçbir şeye basmıyor, herkes tarafından dışlanıyor. Tek derdi var; bir türlü çıkamadığı hayal dünyası. Bir de “Ya bu çocukta bir şeyler var ama ne?” diyen bir resim öğretmeni. İzleyin, izletin…

Elveda Cocuklar / Au Revoir, Les Enfants (Goodbye, Children)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

II. Dünya Savaşı yılları… Naziler gözetiminde bir okul ve sıkı dost iki öğrenci… Naziler’e rağmen üç Yahudi öğrenciyi okulda saklamayı başaran okul yönetimi… Üzücü fakat izlenesi bir film.

Kara Tahta / Takhte siah (Blackboards)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dram bombardımanına tutan bir İran filmi. Sırtlarına bağladıkları kara tahta ile öğrenci arayan gezici öğretmenleri ve yaşadıkları zorlukları anlatıyor. Sırtlarındaki o tahta, bombaların, kurşunların eksik olmadığı o coğrafyada, sadece bir tahta değil ama. Gösterime girdiği yıl Cannes Film Festivali’nde jüri özel ödülü aldı.

Ölü Ozanlar Derneği / Dead Poets Society

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sanırım bilmeyen yoktur, bilmiyorsa da ayıp (şaka lan şaka). 1959 yılında geçen filmde, Welton Akademisi’nin saçma kurallarıyla baskı altında eğitim gören öğrenciler ve onları şiirle, edebiyatla tanıştıran bir öğretmen anlatılıyor. Şiirle tanışan insan iflah olur mu! Olmaz… Bu filmde de hepsinin hayatı ters yüz oluyor zaten. İzleyin demiyoruz, zaten izlemişsinizdir.

Sınıf / Entre Les Murs (The Class)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğrencileriyle iyi ilişkiler kuran, onların her şeyi sorgulamalarına izin veren, söylediklerini yadırgamayan, yargılamayan, yeri geldiğinde öfkelenmelerine bile izin veren François’nın filmi bu. Ağır ilerleyen bir film, “beni kasmaz” derseniz izleyin, iyi film.

Tepetaklak Nelson / Half Nelson

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sakın beyazların siyahlara hayatı öğrettiği diğer filmlerle aynı kefeye koymayın, haksızlık etmiş olursunuz. Bir kere güzel bir bağımsız sinema örneği bu. Filmde, öğrencilerine diyalektikten, varoluştan, özgür düşünceden bahseden, öğrencileriyle sıkı bir ilişkisi olan bir öğretmen anlatılıyor. İzleyin işte, filmi anlattırmayın şimdi bize.

Özgürlük Yazarları / Freedom Writers

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


23 yaşında genç bir öğretmen, iyi yönetilemeyen bir okul, şimdiye kadar “Ya bu çocuklardan bi .ok olmaz.” diyen öğretmenlerle muhatap olmuş farklı kültürlerden bir sürü belalı öğrenci barındıran bir sınıf. Çocuk kendi hayatına kast eden bir çeteyle mücadele ederken, matematiği ne yapsın! Hah işte öğretmen de bunu fark ediyor bir anda; iletişim sonra geliyor.

İmparatorlar Kulübü / The Emperor’s Club

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Prensiplerine bağlı, klasik bir öğretmen ile sınıfına sonradan gelen şımarık bir zengin çocuğunun hikayesi. Klasik bir film gibi görünse de izleyin, eğitime bakış açınıza mutlaka renk katacaktır.

Sevgili Öğretmenim / To Sir, with Love

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Mesleğiyle ilgili iş bulamayınca öğretmenlik yapmaya başlayan siyahi bir adamın hikayesi bu film. Sınıfındaki itaatsiz öğrenciler karşısında önce pes edecek gibi olsa da, mücadeleyi sürdürmeye karar verir bu öğretmen.

Canım Öğretmenim / Monsieur Lazhar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okuldaki bir öğretmenin intiharından sonra apar topar işe alınan Cezayir asıllı bir öğretmenin hikayesini anlatıyor filmimiz. Filmde bir yandan kendi dertleriyle uğraşan, bir yandan da öğrencilerine kendini sevdirmeye çalışan ve iyimserliği her zorluğa rağmen koruyan Beşir Lazhar anlatılıyor.

Sevgili Öğretmenim / Mr. Holland’s Opus

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Film, bir büyük müzisyen ve bestecinin, geçici olarak müzik öğretmenliği yapmasını, öğrencilerinden aldığı ilhamı anlatıyor. Richard Dreyfuss bu filmiyle, en iyi erkek oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı.

3 idiots

2009 yapımı bir Bollywood filmidir. Film Hindistan'ın en iyi mühendislik okulundaki üç arkadaşın dostluklarını ve hayatını anlatırken eğitim sistemini eleştirmektedir. Hindistan'da tüm zamanların en yüksek gişe rekoru ve hasılat yapan filmidir. Daha önce yine bir Aamir Khan filmi olan Ghajini tarafından elde edilen en yüksek gişe rekoru, bu film ile kırılmıştır. Film, yurtdışı pazarında da en yüksek hasılat yapan bollywood filmidir.[kaynak belirtilmeli] Filmin başrol oyuncuları: Aamir Khan, Kareena Kapoor, Sharman Joshi, Boman Irani ve Madhavan'dır.

> Her eğitimcinin izlemesi gereken 13 film

Her öğretmenin ve eğitimcinin izlemesi gereken unutulmayacak 13 muhteşem film

Öğretmenlerin ve eğitimcilerin mutlaka izlemesi gereken 13 muhteşem sinema filmini sizler için seçtik. 








Koro / Les Choristes

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Koro, izlenebilecek en etkileyici filmlerden birisi. 2004 Fransa yapımı bir dram. Bir müzik öğretmeninin, sorunlu çocukların hayatını müzikle değiştirmesini anlatıyor. Film, Fransa’nın Oscar’ı sayılan César Ödülleri’ni kazandı.

Yerdeki Yıldızlar / Taare Zameen Par

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eğitime, öğretmenliğe dair izlenebilecek bir süper film daha. Filmde yaramaz (!), tembel (!), kavgacı (!) bir çocuk var; Ishaan. Sınıfta kalmış, kafası hiçbir şeye basmıyor, herkes tarafından dışlanıyor. Tek derdi var; bir türlü çıkamadığı hayal dünyası. Bir de “Ya bu çocukta bir şeyler var ama ne?” diyen bir resim öğretmeni. İzleyin, izletin…

Elveda Cocuklar / Au Revoir, Les Enfants (Goodbye, Children)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

II. Dünya Savaşı yılları… Naziler gözetiminde bir okul ve sıkı dost iki öğrenci… Naziler’e rağmen üç Yahudi öğrenciyi okulda saklamayı başaran okul yönetimi… Üzücü fakat izlenesi bir film.

Kara Tahta / Takhte siah (Blackboards)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dram bombardımanına tutan bir İran filmi. Sırtlarına bağladıkları kara tahta ile öğrenci arayan gezici öğretmenleri ve yaşadıkları zorlukları anlatıyor. Sırtlarındaki o tahta, bombaların, kurşunların eksik olmadığı o coğrafyada, sadece bir tahta değil ama. Gösterime girdiği yıl Cannes Film Festivali’nde jüri özel ödülü aldı.

Ölü Ozanlar Derneği / Dead Poets Society

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sanırım bilmeyen yoktur, bilmiyorsa da ayıp (şaka lan şaka). 1959 yılında geçen filmde, Welton Akademisi’nin saçma kurallarıyla baskı altında eğitim gören öğrenciler ve onları şiirle, edebiyatla tanıştıran bir öğretmen anlatılıyor. Şiirle tanışan insan iflah olur mu! Olmaz… Bu filmde de hepsinin hayatı ters yüz oluyor zaten. İzleyin demiyoruz, zaten izlemişsinizdir.

Sınıf / Entre Les Murs (The Class)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğrencileriyle iyi ilişkiler kuran, onların her şeyi sorgulamalarına izin veren, söylediklerini yadırgamayan, yargılamayan, yeri geldiğinde öfkelenmelerine bile izin veren François’nın filmi bu. Ağır ilerleyen bir film, “beni kasmaz” derseniz izleyin, iyi film.

Tepetaklak Nelson / Half Nelson

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sakın beyazların siyahlara hayatı öğrettiği diğer filmlerle aynı kefeye koymayın, haksızlık etmiş olursunuz. Bir kere güzel bir bağımsız sinema örneği bu. Filmde, öğrencilerine diyalektikten, varoluştan, özgür düşünceden bahseden, öğrencileriyle sıkı bir ilişkisi olan bir öğretmen anlatılıyor. İzleyin işte, filmi anlattırmayın şimdi bize.

Özgürlük Yazarları / Freedom Writers

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


23 yaşında genç bir öğretmen, iyi yönetilemeyen bir okul, şimdiye kadar “Ya bu çocuklardan bi .ok olmaz.” diyen öğretmenlerle muhatap olmuş farklı kültürlerden bir sürü belalı öğrenci barındıran bir sınıf. Çocuk kendi hayatına kast eden bir çeteyle mücadele ederken, matematiği ne yapsın! Hah işte öğretmen de bunu fark ediyor bir anda; iletişim sonra geliyor.

İmparatorlar Kulübü / The Emperor’s Club

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Prensiplerine bağlı, klasik bir öğretmen ile sınıfına sonradan gelen şımarık bir zengin çocuğunun hikayesi. Klasik bir film gibi görünse de izleyin, eğitime bakış açınıza mutlaka renk katacaktır.

Sevgili Öğretmenim / To Sir, with Love

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Mesleğiyle ilgili iş bulamayınca öğretmenlik yapmaya başlayan siyahi bir adamın hikayesi bu film. Sınıfındaki itaatsiz öğrenciler karşısında önce pes edecek gibi olsa da, mücadeleyi sürdürmeye karar verir bu öğretmen.

Canım Öğretmenim / Monsieur Lazhar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okuldaki bir öğretmenin intiharından sonra apar topar işe alınan Cezayir asıllı bir öğretmenin hikayesini anlatıyor filmimiz. Filmde bir yandan kendi dertleriyle uğraşan, bir yandan da öğrencilerine kendini sevdirmeye çalışan ve iyimserliği her zorluğa rağmen koruyan Beşir Lazhar anlatılıyor.

Sevgili Öğretmenim / Mr. Holland’s Opus

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Film, bir büyük müzisyen ve bestecinin, geçici olarak müzik öğretmenliği yapmasını, öğrencilerinden aldığı ilhamı anlatıyor. Richard Dreyfuss bu filmiyle, en iyi erkek oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı.

3 idiots

2009 yapımı bir Bollywood filmidir. Film Hindistan'ın en iyi mühendislik okulundaki üç arkadaşın dostluklarını ve hayatını anlatırken eğitim sistemini eleştirmektedir. Hindistan'da tüm zamanların en yüksek gişe rekoru ve hasılat yapan filmidir. Daha önce yine bir Aamir Khan filmi olan Ghajini tarafından elde edilen en yüksek gişe rekoru, bu film ile kırılmıştır. Film, yurtdışı pazarında da en yüksek hasılat yapan bollywood filmidir.[kaynak belirtilmeli] Filmin başrol oyuncuları: Aamir Khan, Kareena Kapoor, Sharman Joshi, Boman Irani ve Madhavan'dır.

Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Kasım 2014 11:35

Gösterim: 54484

Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları için Görevde Yükselme Sınavı sonuçları açıklandı.

Sınav sonucunuzu öğrenmek için Tıklayın

13 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen MEB Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları için Görevde Yükselme Sınavı sonuçları akşam saatlerinde açıklandı. Bakanlıktan yapılan duyuruya göre, 13 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları İçin Görevde Yükselme Sınavı sonuçları 10 Ekim 2014 Cuma günü MEB’in http://www.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerinden öğrenilebilecek.

> MEB görevde yükselme sınavı sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları için Görevde Yükselme Sınavı sonuçları açıklandı.

Sınav sonucunuzu öğrenmek için Tıklayın

13 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen MEB Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları için Görevde Yükselme Sınavı sonuçları akşam saatlerinde açıklandı. Bakanlıktan yapılan duyuruya göre, 13 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen Merkez ve Taşra Teşkilatı Şef ve Memur Kadroları İçin Görevde Yükselme Sınavı sonuçları 10 Ekim 2014 Cuma günü MEB’in http://www.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerinden öğrenilebilecek.

Son Güncelleme: Cuma, 10 Ekim 2014 20:32

Gösterim: 6634

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Ataması yapılan öğretmenler göreve başladığı yerde 4 yıl görevini sürdürecek" dedi.

Bakan Avcı, Mardin'deki bir otelde 23 ilden milli eğitim müdürlerinin katılımıyla yapılan "Bölge Değerlendirme Toplantısı"nın ardından Vali Mustafa Taşkesen'i makamında ziyaret etti.

Burada gazetecilere açıklama yapan Avcı, Bakanlık olarak zaman zaman bölgelerde milli eğitim müdürleri ve yerel yöneticilerle bir araya getirerek, sorunlarını yerinde konuşup, çözüm önerilerini tartıştıklarını söyledi.

Bakanlıktan müsteşar yardımcıları, genel müdürler ve daire başkanlarının bölgedeki 23 ilde incelemelerde bulunduğunu ifade eden Avcı, bugün de bir değerlendirme toplantısı yapıldığını dile getirdi.

Çok sayıda okul ve eğitim kurumunun izinsiz gösterilerde saldırıya uğradığını, bunun halk düşmanlığı olduğunu söyleyen Avcı, "Hasar gören eğitim kurumlarımızı, okullarımızı tekrar öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli kurumlar haline getirmek için alınması gereken tedbirleri ve yapılacak olanları gözden geçirdik" şeklinde konuştu.

Avcı, bu yıl 40 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını anımsatarak, 40 bin yeni öğretmenin yüzde 72'sinin bölgedeki 23 ilde görevlendirildiğini kaydetti.

"40 bin öğretmenden 29 bin 84'ü bölgedeki 23 ilde görevlendirildi. Son 3 yılda sadece bu bölgedeki 23 ilde 100 bin yeni öğretmen görevlendirdik" diyen Avcı, şöyle devam etti:

"Türkiye genelinde ortalama öğretmen doluluk oranı yüzde 88'dir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde bu oran yüzde 91, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise yüzde 89'dur. Son 3 yıldaki rakamlar çok açık bir biçimde gösteriyor ki eğitim hizmetleri konusunda zaten Bakanlığımız en büyük payı alıyor. Bunun da en büyük bölümü bu bölgedeki illerimizde değerlendiriliyor."

Memurlara  3, öğretmenlere 4 yıl zorunluluğu

Avcı, hazırlanmakta olan yasal düzenlemeyle bütün kamu kuruluşlarında yeni göreve başlayanlara atandıkları yeni görev yerlerinde en az 3 yıl görev yapma zorunluluğu getirileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"(Öğretmenler) Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye genelinde atandıkları yerde en az 4 yıl görevlerini tamamlamaları konusunda kararlıyız. Özellikle ilkokullarda öğretmen değişiklikleri öğrenciler üzerinde ciddi travmatik etkilere neden olabiliyor. İlkokulda özellikle öğretmenlerle öğrenciler arasında çok güçlü duygusal bağ oluşuyor. Öğrencilerimizin alıştıkları öğretmenlerinden ayrılmaları doğru değil. Öğretmenlerimiz de bundan zaten şikayetçi. Ataması yapılan öğretmenler göreve başladığı yerde 4 yıl görevini sürdürecek."

Avcı, bu kapsamda öğretmenlerin öğrencilerini en azından ilkokuldan mezun etmesi amacıyla süreyi 4 yıl olarak uygulayacaklarını ifade ederek, "Bununla ilgili yasal düzenleme yapılıyor. Bunu daha da netleştiren yönetmeliklerle uygulayacağız. Sağlık nedeni gibi insani gerekçelerle yapılan talepleri zaten dikkate alıyoruz" dedi.

"Bölge halkı bu saldırıları tasvip etmiyor"

 Bakan Avcı, eğitime bu kadar önem verilen bir dönemde eğitim kurumlarına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu kaydetti.

 Eğitim kurumlarına yönelik saldırıları bazen fiili bazen de sözlü protesto eden vatandaşlara teşekkür eden Avcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bütün tespitler de gösteriyor ki bölge halkı bu saldırıları kesinlikle tasvip etmiyor. Sessiz bir nefretle karşıladığını gösterecek söylemler söz konusudur. Eğitim kurumlarımıza sahip çıkan yöneticilerimize, öğretmenlerimize özellikle teşekkür ediyorum. Bölgedeki öğretmenlerimiz, okul yöneticilerimiz eğitimciye yakışan bir davranış içerisinde okullarına dirayetle sahip çıktılar. Bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceklerinden hiç kuşkum yok."

"Çözüm süreci dirayetle yürüyor"

Bakan Avcı, bundan sonra da kurumlara, öğretmenlere ve yöneticilerine her zamankinden daha güçlü bir biçimde sahip çıkmaya devam edeceklerini kaydederek, "Eğitim kurumlarımız Türkiye'de barışın, kalkınmanın, refahın ve kardeşliğin en büyük teminatıdır. Bölge halkının bunun bilincinde olduğunu görmek hepimizi sevindiriyor. Çözüm süreci dirayetle yürüyor" diye konuştu.

Bir gazetecinin, toplantıda kendilerine iletilen somut talepler olup olmadığına ilişkin sorusuna, Avcı, bölgede en büyük sorunlardan birinin görev yapan öğretmenlerin hizmet süresiyle ilgili olduğunu belirtti.

> Ataması yapılan öğretmenlere 4 yıl zorunluluğu

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Ataması yapılan öğretmenler göreve başladığı yerde 4 yıl görevini sürdürecek" dedi.

Bakan Avcı, Mardin'deki bir otelde 23 ilden milli eğitim müdürlerinin katılımıyla yapılan "Bölge Değerlendirme Toplantısı"nın ardından Vali Mustafa Taşkesen'i makamında ziyaret etti.

Burada gazetecilere açıklama yapan Avcı, Bakanlık olarak zaman zaman bölgelerde milli eğitim müdürleri ve yerel yöneticilerle bir araya getirerek, sorunlarını yerinde konuşup, çözüm önerilerini tartıştıklarını söyledi.

Bakanlıktan müsteşar yardımcıları, genel müdürler ve daire başkanlarının bölgedeki 23 ilde incelemelerde bulunduğunu ifade eden Avcı, bugün de bir değerlendirme toplantısı yapıldığını dile getirdi.

Çok sayıda okul ve eğitim kurumunun izinsiz gösterilerde saldırıya uğradığını, bunun halk düşmanlığı olduğunu söyleyen Avcı, "Hasar gören eğitim kurumlarımızı, okullarımızı tekrar öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli kurumlar haline getirmek için alınması gereken tedbirleri ve yapılacak olanları gözden geçirdik" şeklinde konuştu.

Avcı, bu yıl 40 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını anımsatarak, 40 bin yeni öğretmenin yüzde 72'sinin bölgedeki 23 ilde görevlendirildiğini kaydetti.

"40 bin öğretmenden 29 bin 84'ü bölgedeki 23 ilde görevlendirildi. Son 3 yılda sadece bu bölgedeki 23 ilde 100 bin yeni öğretmen görevlendirdik" diyen Avcı, şöyle devam etti:

"Türkiye genelinde ortalama öğretmen doluluk oranı yüzde 88'dir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde bu oran yüzde 91, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise yüzde 89'dur. Son 3 yıldaki rakamlar çok açık bir biçimde gösteriyor ki eğitim hizmetleri konusunda zaten Bakanlığımız en büyük payı alıyor. Bunun da en büyük bölümü bu bölgedeki illerimizde değerlendiriliyor."

Memurlara  3, öğretmenlere 4 yıl zorunluluğu

Avcı, hazırlanmakta olan yasal düzenlemeyle bütün kamu kuruluşlarında yeni göreve başlayanlara atandıkları yeni görev yerlerinde en az 3 yıl görev yapma zorunluluğu getirileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"(Öğretmenler) Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye genelinde atandıkları yerde en az 4 yıl görevlerini tamamlamaları konusunda kararlıyız. Özellikle ilkokullarda öğretmen değişiklikleri öğrenciler üzerinde ciddi travmatik etkilere neden olabiliyor. İlkokulda özellikle öğretmenlerle öğrenciler arasında çok güçlü duygusal bağ oluşuyor. Öğrencilerimizin alıştıkları öğretmenlerinden ayrılmaları doğru değil. Öğretmenlerimiz de bundan zaten şikayetçi. Ataması yapılan öğretmenler göreve başladığı yerde 4 yıl görevini sürdürecek."

Avcı, bu kapsamda öğretmenlerin öğrencilerini en azından ilkokuldan mezun etmesi amacıyla süreyi 4 yıl olarak uygulayacaklarını ifade ederek, "Bununla ilgili yasal düzenleme yapılıyor. Bunu daha da netleştiren yönetmeliklerle uygulayacağız. Sağlık nedeni gibi insani gerekçelerle yapılan talepleri zaten dikkate alıyoruz" dedi.

"Bölge halkı bu saldırıları tasvip etmiyor"

 Bakan Avcı, eğitime bu kadar önem verilen bir dönemde eğitim kurumlarına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu kaydetti.

 Eğitim kurumlarına yönelik saldırıları bazen fiili bazen de sözlü protesto eden vatandaşlara teşekkür eden Avcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bütün tespitler de gösteriyor ki bölge halkı bu saldırıları kesinlikle tasvip etmiyor. Sessiz bir nefretle karşıladığını gösterecek söylemler söz konusudur. Eğitim kurumlarımıza sahip çıkan yöneticilerimize, öğretmenlerimize özellikle teşekkür ediyorum. Bölgedeki öğretmenlerimiz, okul yöneticilerimiz eğitimciye yakışan bir davranış içerisinde okullarına dirayetle sahip çıktılar. Bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceklerinden hiç kuşkum yok."

"Çözüm süreci dirayetle yürüyor"

Bakan Avcı, bundan sonra da kurumlara, öğretmenlere ve yöneticilerine her zamankinden daha güçlü bir biçimde sahip çıkmaya devam edeceklerini kaydederek, "Eğitim kurumlarımız Türkiye'de barışın, kalkınmanın, refahın ve kardeşliğin en büyük teminatıdır. Bölge halkının bunun bilincinde olduğunu görmek hepimizi sevindiriyor. Çözüm süreci dirayetle yürüyor" diye konuştu.

Bir gazetecinin, toplantıda kendilerine iletilen somut talepler olup olmadığına ilişkin sorusuna, Avcı, bölgede en büyük sorunlardan birinin görev yapan öğretmenlerin hizmet süresiyle ilgili olduğunu belirtti.

Son Güncelleme: Perşembe, 23 Ekim 2014 09:36

Gösterim: 2417

Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Öğretmen Strateji Belgesi"ni ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra, yılbaşında kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceklerini bildirdi.
nabi_avci_strateji.Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Hükümet Programı'nda bulunan "Öğretmen Strateji Belgesi"ni ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra, yılbaşında kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceklerini bildirdi.
AA Editör Masası'na konuk olan Bakan Avcı, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk ile editörler, bölge müdürleri ve dünyanın çeşitli merkezlerindeki muhabirlerin, eğitim gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Hükümet Programı'nda yer alan Öğretmen Strateji Belgesi'ne ilişkin bir soru üzerine Avcı, strateji belgesinin daha önceden başlatılan bir çalışma olduğunu anımsattı.
Avcı, belgenin nüfus artışı, demografik özellikler, göçlerin göz önüne alınarak ne kadar öğretmene ihtiyaç olduğunun ve eğitim fakültesinin kontenjanlarının tespitinde önemli olacağını ifade etti.
Teknolojinin çok ilerlediğine işaret eden Avcı, "Arkadaşlarımızın önünde laptoplar var. Ben üniversitede okurken 'Karayollarında bilgisayar var' diye duyardık, öyle bir rivayet vardı. Bir de Ortadoğu'da bilgisayar vardı. Şimdi 'bilgisayar buydu' diye gençlere göstersen 'Hayır bu bir fabrika' derler. Çünkü bu oda büyüklüğünde devasa bir şey. O zaman ona elektronik beyin diyorlardı" şeklinde konuştu.
Avcı, teknolojiyle birlikte yeni meslek ve uzmanlık alanlarının oluştuğu, bundan sonra da oluşacağını vurguladı.
Öğretmen Strateji Belgesi'nin hazırlanmasında sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu ifade eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama belge tüm paydaşlarla hazırlandık. Hazır aslında belgemiz. Niye bugüne kadar açıklamadık? Şunun için: Yasamıza göre 4 yılda bir toplanması gereken Mili Eğitim Şurası var. Temel politika kararları, tavsiye kararları orada alınıyor. Aralık ayında 19. Milli Eğitim Şurası'nı toplayacağız ve bu şuranın 4 ana teması var. Şura 1 hafta sürüyor. Diyelim yabancı dil, dil eğitimiyle, öğretmen yetiştirme, okul bütçeleri gibi milli eğitimi ilgilendiren her konuyla ilgili alt komisyon oluşturulabiliyor.
Bu seneki şura 4 temel konuyu derinlemesine incelesin istedik. Bunlardan biri öğretmen yetiştirme, okul yöneticilerinin yetiştirilmesi, okul güvenliği ve müfredat. Şurada bu Öğretmen Strateji Belgemizi ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra yılbaşında -yani Aralık'ta şura olacağı için- yılbaşında inşallah kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceğiz."

> Öğretmen stratejisi ne zaman açıklanacak?

Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Öğretmen Strateji Belgesi"ni ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra, yılbaşında kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceklerini bildirdi.
nabi_avci_strateji.Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Hükümet Programı'nda bulunan "Öğretmen Strateji Belgesi"ni ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra, yılbaşında kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceklerini bildirdi.
AA Editör Masası'na konuk olan Bakan Avcı, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk ile editörler, bölge müdürleri ve dünyanın çeşitli merkezlerindeki muhabirlerin, eğitim gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Hükümet Programı'nda yer alan Öğretmen Strateji Belgesi'ne ilişkin bir soru üzerine Avcı, strateji belgesinin daha önceden başlatılan bir çalışma olduğunu anımsattı.
Avcı, belgenin nüfus artışı, demografik özellikler, göçlerin göz önüne alınarak ne kadar öğretmene ihtiyaç olduğunun ve eğitim fakültesinin kontenjanlarının tespitinde önemli olacağını ifade etti.
Teknolojinin çok ilerlediğine işaret eden Avcı, "Arkadaşlarımızın önünde laptoplar var. Ben üniversitede okurken 'Karayollarında bilgisayar var' diye duyardık, öyle bir rivayet vardı. Bir de Ortadoğu'da bilgisayar vardı. Şimdi 'bilgisayar buydu' diye gençlere göstersen 'Hayır bu bir fabrika' derler. Çünkü bu oda büyüklüğünde devasa bir şey. O zaman ona elektronik beyin diyorlardı" şeklinde konuştu.
Avcı, teknolojiyle birlikte yeni meslek ve uzmanlık alanlarının oluştuğu, bundan sonra da oluşacağını vurguladı.
Öğretmen Strateji Belgesi'nin hazırlanmasında sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu ifade eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama belge tüm paydaşlarla hazırlandık. Hazır aslında belgemiz. Niye bugüne kadar açıklamadık? Şunun için: Yasamıza göre 4 yılda bir toplanması gereken Mili Eğitim Şurası var. Temel politika kararları, tavsiye kararları orada alınıyor. Aralık ayında 19. Milli Eğitim Şurası'nı toplayacağız ve bu şuranın 4 ana teması var. Şura 1 hafta sürüyor. Diyelim yabancı dil, dil eğitimiyle, öğretmen yetiştirme, okul bütçeleri gibi milli eğitimi ilgilendiren her konuyla ilgili alt komisyon oluşturulabiliyor.
Bu seneki şura 4 temel konuyu derinlemesine incelesin istedik. Bunlardan biri öğretmen yetiştirme, okul yöneticilerinin yetiştirilmesi, okul güvenliği ve müfredat. Şurada bu Öğretmen Strateji Belgemizi ilgili paydaşlarla son bir tartışmasını yaptıktan sonra yılbaşında -yani Aralık'ta şura olacağı için- yılbaşında inşallah kamuoyuyla paylaşacak duruma geleceğiz."

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Eylül 2014 11:14

Gösterim: 1711


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.