Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerin şikayet ettiği performans ödevlerinin kaldırılması için çalışma başlatıldığını açıkladı
Öğretmenlerin, öğrencilere verdiği performans ödevlerinin yol açtığı karışıklığa Milli Eğitim Bakanlığı el attı. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerden performans ödevleri konusunda çok ciddi şikâyetler geldiğini ifade etti. Velilerin 'Siz bu ödevlerle çocuklarımızı değil, bizi ölçüyorsunuz. Çünkü verdiğiniz performans ödevlerini çocuklarımız değil biz yapıyoruz” dediğini aktaran Avcı, hatta bu işin 'ticaretini' bile yapanların olduğunu söyledi. Konuyla ilgili tedbirler alacaklarını anlatan Avcı, “Yapacağımız düzenlemede öğretmelerimizi ve velilerimizi karşı karşıya getirmemeye dikkat etmemiz gerekiyor” dedi. Veliler, öğrencilerin ödevleri internetten indirdiğine de dikkat çekerken, bu şekilde hazırlanan ödevlerin öğrencilere hiçbir katkısının olmadığını vurguladı.
e-Okul'dan sonra e-Karne başlıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl ilk defa lise öğrencileri için e-Karne düzenledi. Öğrenciler, karnelerini, e-Okul sisteminde yapılan düzenlemeyle Veli Bilgilendirme Sisteminin “e-Karne” bölümünden görebilecek. Böylece öğrenci ve veliler, e-Okul sistemi üzerinden ders puanlarını ve öğrenciye ait diğer bilgileri karne formatında öğrenecek. Karnede başarı ve devamsızlık durumu, öğrencilere ilişkin sınıf rehber öğretmeninin öğrenciyle ilgili görüşü yer alacak. e-Karne'nin onaylı bir örneği isteyen öğrencilere verilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerin şikayet ettiği performans ödevlerinin kaldırılması için çalışma başlatıldığını açıkladı
Öğretmenlerin, öğrencilere verdiği performans ödevlerinin yol açtığı karışıklığa Milli Eğitim Bakanlığı el attı. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerden performans ödevleri konusunda çok ciddi şikâyetler geldiğini ifade etti. Velilerin 'Siz bu ödevlerle çocuklarımızı değil, bizi ölçüyorsunuz. Çünkü verdiğiniz performans ödevlerini çocuklarımız değil biz yapıyoruz” dediğini aktaran Avcı, hatta bu işin 'ticaretini' bile yapanların olduğunu söyledi. Konuyla ilgili tedbirler alacaklarını anlatan Avcı, “Yapacağımız düzenlemede öğretmelerimizi ve velilerimizi karşı karşıya getirmemeye dikkat etmemiz gerekiyor” dedi. Veliler, öğrencilerin ödevleri internetten indirdiğine de dikkat çekerken, bu şekilde hazırlanan ödevlerin öğrencilere hiçbir katkısının olmadığını vurguladı.
e-Okul'dan sonra e-Karne başlıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl ilk defa lise öğrencileri için e-Karne düzenledi. Öğrenciler, karnelerini, e-Okul sisteminde yapılan düzenlemeyle Veli Bilgilendirme Sisteminin “e-Karne” bölümünden görebilecek. Böylece öğrenci ve veliler, e-Okul sistemi üzerinden ders puanlarını ve öğrenciye ait diğer bilgileri karne formatında öğrenecek. Karnede başarı ve devamsızlık durumu, öğrencilere ilişkin sınıf rehber öğretmeninin öğrenciyle ilgili görüşü yer alacak. e-Karne'nin onaylı bir örneği isteyen öğrencilere verilecek.
Son Güncelleme: Cuma, 24 Ocak 2014 11:22
Gösterim: 2108
Ulusal Ajans (UA) Proje Uygulama Başkanı Özcan,"Son 10 yılda Erasmus Eğitim ve Staj Programı kapsamında ülkemizden 370 bin kişi Avrupa ülkelerine gitti" dedi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Türkiye Ulusal Ajans (UA) tarafından düzenlenen "Herkes İçin Erasmus +" bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantınını açılış konuşmasını yapan Ulusal Ajans (UA) Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan, "Erasmus +" projesi ile ilgili bilgi verdi. Erasmus Eğitim ve Staj Programı kapsamında son 10 yılda 370 bin kişinin Avrupa ülkelerinde eğitim gördüğünü söyleyen Özcan, sistemden daha fazla kişinin faydalanmasını amaçladıklarını ifade etti.
Türkiye'nin Erasmus fonunu kullanan Avrupa ülkeleri arasında Almanya ve Fransa'dan sonra üçün sırada yer aldığını kaydeden Özcan, "Erasmus eğitim ve staj programlarından artık herkes faydalanabilir. Program kapsamında daha fazla kişiyi Avrupa ülkelerine göndermeyi amaçlıyoruz. Son on yılda 102 bin proje başvurusu oldu, 25 bin projeye yaklaşık 26 milyon avro mali destek sağlandı" dedi.
Uşak Valisi Mehmet Ufuk Erden ise Erasmus Eğitim ve Staj programlarının önemine değinerek, "UA ülkemizin kültürel zenginliklerini tanıtımına önemli katkı sağlıyor. İlimizde daha fazla kişinin bu programlardan faydalanmasını istiyoruz" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ulusal Ajans (UA) Proje Uygulama Başkanı Özcan,"Son 10 yılda Erasmus Eğitim ve Staj Programı kapsamında ülkemizden 370 bin kişi Avrupa ülkelerine gitti" dedi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı Türkiye Ulusal Ajans (UA) tarafından düzenlenen "Herkes İçin Erasmus +" bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantınını açılış konuşmasını yapan Ulusal Ajans (UA) Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan, "Erasmus +" projesi ile ilgili bilgi verdi. Erasmus Eğitim ve Staj Programı kapsamında son 10 yılda 370 bin kişinin Avrupa ülkelerinde eğitim gördüğünü söyleyen Özcan, sistemden daha fazla kişinin faydalanmasını amaçladıklarını ifade etti.
Türkiye'nin Erasmus fonunu kullanan Avrupa ülkeleri arasında Almanya ve Fransa'dan sonra üçün sırada yer aldığını kaydeden Özcan, "Erasmus eğitim ve staj programlarından artık herkes faydalanabilir. Program kapsamında daha fazla kişiyi Avrupa ülkelerine göndermeyi amaçlıyoruz. Son on yılda 102 bin proje başvurusu oldu, 25 bin projeye yaklaşık 26 milyon avro mali destek sağlandı" dedi.
Uşak Valisi Mehmet Ufuk Erden ise Erasmus Eğitim ve Staj programlarının önemine değinerek, "UA ülkemizin kültürel zenginliklerini tanıtımına önemli katkı sağlıyor. İlimizde daha fazla kişinin bu programlardan faydalanmasını istiyoruz" diye konuştu.
Son Güncelleme: Perşembe, 23 Ocak 2014 16:01
Gösterim: 1656
İlköğretimde 2012-2013 eğitim öğretim yılında, kız çocuklarının okullaşma oranı erkek çocuklarının okullaşma oranını geçerek yüzde 101,76 oranına ulaştı.
MEB verilerine göre, ortaöğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark geçen eğitim-öğretim yılında 5,83’e düşürüldü.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, kız çocuk brüt okullaşma oranının erkek çocuk brüt okullaşma oranına olan göreceli büyüklüğünü gösteren cinsiyet oranları, ilköğretimde 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 85,63 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında yüzde 91,10’a çıktı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında yüzde 101,76’ya ulaştı.
Türkiye'de dezavantajlı grupların, engelli çocuklarla kız çocukların toplumsal hayata katılımını sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalarla birlikte, ilköğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 1997-1998 eğitim öğretim yılında 13,83 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında 8,9 olarak gerçekleştı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 1,87 oranında kız çocuklarının lehine artış oldu.
Ortaöğretimde kız ve erkek çocuk arasındaki cinsiyet oranları 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 74,70 iken, 2002-2003’de yüzde 72,32’ye düştü ve 2012-2013 döneminde ise yüzde 94,15’e ulaştı.
Ortaöğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 2002-2003’te 25,84 iken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 5,83’e düşürüldü.
Kız çocukların üniversiteye gitme oranı düşük
Yükseköğretimde kız ve erkek çocuk arasındaki cinsiyet oranları 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 69,58 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında yüzde 74,33’e çıktı, 2012-2013 döneminde ise yüzde 88,05’e ulaştı.
Yükseköğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 1997-1998 eğitim öğretim yılında 6,97 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında 7,96 olarak gerçekleşirken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 9,5 oldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İlköğretimde 2012-2013 eğitim öğretim yılında, kız çocuklarının okullaşma oranı erkek çocuklarının okullaşma oranını geçerek yüzde 101,76 oranına ulaştı.
MEB verilerine göre, ortaöğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark geçen eğitim-öğretim yılında 5,83’e düşürüldü.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, kız çocuk brüt okullaşma oranının erkek çocuk brüt okullaşma oranına olan göreceli büyüklüğünü gösteren cinsiyet oranları, ilköğretimde 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 85,63 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında yüzde 91,10’a çıktı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında yüzde 101,76’ya ulaştı.
Türkiye'de dezavantajlı grupların, engelli çocuklarla kız çocukların toplumsal hayata katılımını sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalarla birlikte, ilköğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 1997-1998 eğitim öğretim yılında 13,83 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında 8,9 olarak gerçekleştı, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 1,87 oranında kız çocuklarının lehine artış oldu.
Ortaöğretimde kız ve erkek çocuk arasındaki cinsiyet oranları 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 74,70 iken, 2002-2003’de yüzde 72,32’ye düştü ve 2012-2013 döneminde ise yüzde 94,15’e ulaştı.
Ortaöğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 2002-2003’te 25,84 iken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 5,83’e düşürüldü.
Kız çocukların üniversiteye gitme oranı düşük
Yükseköğretimde kız ve erkek çocuk arasındaki cinsiyet oranları 1997-1998 eğitim öğretim yılında yüzde 69,58 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında yüzde 74,33’e çıktı, 2012-2013 döneminde ise yüzde 88,05’e ulaştı.
Yükseköğretimde kız ve erkek çocukların brüt okullaşma oranları arasındaki fark 1997-1998 eğitim öğretim yılında 6,97 iken, 2002-2003 eğitim öğretim yılında 7,96 olarak gerçekleşirken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise 9,5 oldu.
Son Güncelleme: Perşembe, 23 Ocak 2014 11:53
Gösterim: 2075
Milli Eğitim Bakanlığı, 2013 SBS ile ilgili Ankara 18. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararına itiraz etti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ankara 18. İdare Mahkemesinin, geçen yıl 8. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan SBS sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararına itiraz etti
Geçen hafta Ankara 18. İdare Mahkemesi; CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın'ın, açtığı dava sonucu 8 Haziran 2013'te yapılan Seviye Belirleme Sınav ()SBS) sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı almıştı.
Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, MEB Hukuk Müşavirliği, yürütmeyi durdurma kararına Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, 2013 SBS ile ilgili Ankara 18. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararına itiraz etti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ankara 18. İdare Mahkemesinin, geçen yıl 8. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan SBS sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararına itiraz etti
Geçen hafta Ankara 18. İdare Mahkemesi; CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın'ın, açtığı dava sonucu 8 Haziran 2013'te yapılan Seviye Belirleme Sınav ()SBS) sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı almıştı.
Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, MEB Hukuk Müşavirliği, yürütmeyi durdurma kararına Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nde itiraz etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 23 Ocak 2014 12:21
Gösterim: 1335
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan ve ekibince keşfedilen yeni balık türlerine ilişkin haberin, bazı basın yayın organlarında çarpıtıldığı belirtildi.
Rektörlükten yapılan yazılı açıklamada, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan, Prof. Dr. Güler Ekmekçi, Araştırma Görevlisi Cüneyt Kaya ile Esra Doğan’ın Fırat Nehri'nde uzun bir çalışma programı yaptıkları ve çalışma sonucunda üç yeni sazan türünün keşfedildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve internet sitelerinde dünya bilim literatürüne kazandırılmış olan üç yeni sazan türünün isimlendirilmesi ile ilgili olarak çarpıtma yapıldığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
"Basın yayın organlarında 'Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin sazanları' isimli haberler yer almıştır. Üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan ve araştırma ekibi tarafından Fırat Nehri’nde bu güne kadar dünya bilim literatürüne girmemiş olan üç yeni sazan türü keşfedilmiştir. Daha önce de 18 yeni türü dünya faunasına kazandırmış olan Prof. Dr. Davut Turan bu yeni türleri isimlendirirken birisine annesi Emine Turan dolayısıyla 'emineae', diğerine araştırmanın radyografik çekimlerine destek vermiş olan Rize Devlet Hastanesi yöneticisi Opr. Dr. Hasan Basri Velioğlu dolayısıyla 'velioglui', bir diğerine de arazi çalışmalarına beraber gittiği kayınbiraderi Recep Buyurucu dolayısıyla 'recepi' ismini vermiştir. İlim dünyasında yeni bulunan türlere isim verme geleneği var olan bir durumdur. Kaldı ki araştırmacı isimlendirmeyi hangi gerekçelerle yapmış olduğunu makalede belirtmiştir. Bu araştırma indeksler tarafından taranan Zootaxa 3754 (2): 1001-116 (wwwn. mapress.com/zootaxa) isimli bilimsel bir dergide yayınlanmıştır."
Basın yayın kuruluşlarının isimler üzerinden çarpıtma yaptığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Prof. Dr. Davut Turan'ın, dünya bilim literatürüne kazandırdığı türleri isimlendirirken vefa örneği göstermesi ve dünya faunasına üç yeni tür kazandırması dolayısıyla takdir edilmesi gerekirken, ilmi bir çalışmanın bazı basın yayın organlarında çarpıtarak farklı şekillerde haber yapılması yadırganmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan ve ekibince keşfedilen yeni balık türlerine ilişkin haberin, bazı basın yayın organlarında çarpıtıldığı belirtildi.
Rektörlükten yapılan yazılı açıklamada, Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan, Prof. Dr. Güler Ekmekçi, Araştırma Görevlisi Cüneyt Kaya ile Esra Doğan’ın Fırat Nehri'nde uzun bir çalışma programı yaptıkları ve çalışma sonucunda üç yeni sazan türünün keşfedildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, bazı basın yayın organlarında ve internet sitelerinde dünya bilim literatürüne kazandırılmış olan üç yeni sazan türünün isimlendirilmesi ile ilgili olarak çarpıtma yapıldığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
"Basın yayın organlarında 'Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin sazanları' isimli haberler yer almıştır. Üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Turan ve araştırma ekibi tarafından Fırat Nehri’nde bu güne kadar dünya bilim literatürüne girmemiş olan üç yeni sazan türü keşfedilmiştir. Daha önce de 18 yeni türü dünya faunasına kazandırmış olan Prof. Dr. Davut Turan bu yeni türleri isimlendirirken birisine annesi Emine Turan dolayısıyla 'emineae', diğerine araştırmanın radyografik çekimlerine destek vermiş olan Rize Devlet Hastanesi yöneticisi Opr. Dr. Hasan Basri Velioğlu dolayısıyla 'velioglui', bir diğerine de arazi çalışmalarına beraber gittiği kayınbiraderi Recep Buyurucu dolayısıyla 'recepi' ismini vermiştir. İlim dünyasında yeni bulunan türlere isim verme geleneği var olan bir durumdur. Kaldı ki araştırmacı isimlendirmeyi hangi gerekçelerle yapmış olduğunu makalede belirtmiştir. Bu araştırma indeksler tarafından taranan Zootaxa 3754 (2): 1001-116 (wwwn. mapress.com/zootaxa) isimli bilimsel bir dergide yayınlanmıştır."
Basın yayın kuruluşlarının isimler üzerinden çarpıtma yaptığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Prof. Dr. Davut Turan'ın, dünya bilim literatürüne kazandırdığı türleri isimlendirirken vefa örneği göstermesi ve dünya faunasına üç yeni tür kazandırması dolayısıyla takdir edilmesi gerekirken, ilmi bir çalışmanın bazı basın yayın organlarında çarpıtarak farklı şekillerde haber yapılması yadırganmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Son Güncelleme: Perşembe, 23 Ocak 2014 10:48
Gösterim: 1403

