Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Nobel ödüllü romancı Orhan Pamuk ve İtalyan filozof-romancı Umberto Eco düzenlenen söyleşide neden romancı olduklarını anlattı. Pamuk, “Hayal gücü olan bir insanın yalnız hayatını yaşamak istedim” derken, Eco, "Bazı insanlar pedofildir, bazıları banka soyar, bazırları Mont Blanc'a tırmanır, ben de roman yazıyorum. İnsanların kişisel tercihlerini tartışamayız" dedi.
Boğaziçi Üniversitesi'nin kuruluşunun 150. yılı etkinlikleri kapsamında Moderatörlüğünü İtalyan göstergebilim uzmanı Prof. Patrizia Violi'nin yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen "A Dialogue on Facts, Fiction, History" (Gerçek, Kurgu, Tarih Üzerine Bir Diyalog) konulu söyleşiye Nobel ödüllü romancı Orhan Pamuk ve İtalyan filozof- romancı Umberto Eco katıldı.
Söyleşide konuşan Pamuk, 7 yaşından 22 yaşına kadar ressam olmayı istediğini, mühendis ağırlıklı ailesinin isteği üzerine bir kararla İstanbul Teknik Üniversitesi'ne ama resimle de bağlantılı olduğu için mimarlık bölümüne kaydolduğunu anlattı. Pamuk, "Ama sonunda yalnız bir hayat yaşamak istediğimi anladım. Üstlerimden emir aldığım, astlarıma emir verdiğim bir hayatım olsun istemedim. Hayal gücü olan bir insanın yalnız hayatını yaşamak istedim. Bir nedenle, ressam olamayacağımı fark ettim. 'Niçin romancı olmayayım öyleyse?' diye sordum kendime. Dürüst olmak gerekirse, benim söylemek istediğim şeyler sonradan geldi. Yazar olmak istedim, çünkü yalnız bir hayat yaşamak istiyordum. Bunu da başarabildiğim için çok mutluyum" dedi.
Neden yazar olduğu sorusuna yanıt veren Eco espirili bir dille, "Bazı insanlar pedofildir, bazıları banka soyar, bazırları Mont Blanc'a tırmanır, ben de roman yazıyorum. İnsanların kişisel tercihlerini tartışamayız" dedi.
Doktora tezini savunduğu sırada, bilimsel jürideki bir hocasının tezin yazılma biçimine itiraz ettiğini söyleyen Eco, "Bilimsel araştırmada sadece sonuçlar yer alır, sen bu sonuçlara nasıl ulaştığını da bir dedektif romanındaki gibi anlatmışsın" dediğini söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Nobel ödüllü romancı Orhan Pamuk ve İtalyan filozof-romancı Umberto Eco düzenlenen söyleşide neden romancı olduklarını anlattı. Pamuk, “Hayal gücü olan bir insanın yalnız hayatını yaşamak istedim” derken, Eco, "Bazı insanlar pedofildir, bazıları banka soyar, bazırları Mont Blanc'a tırmanır, ben de roman yazıyorum. İnsanların kişisel tercihlerini tartışamayız" dedi.
Boğaziçi Üniversitesi'nin kuruluşunun 150. yılı etkinlikleri kapsamında Moderatörlüğünü İtalyan göstergebilim uzmanı Prof. Patrizia Violi'nin yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen "A Dialogue on Facts, Fiction, History" (Gerçek, Kurgu, Tarih Üzerine Bir Diyalog) konulu söyleşiye Nobel ödüllü romancı Orhan Pamuk ve İtalyan filozof- romancı Umberto Eco katıldı.
Söyleşide konuşan Pamuk, 7 yaşından 22 yaşına kadar ressam olmayı istediğini, mühendis ağırlıklı ailesinin isteği üzerine bir kararla İstanbul Teknik Üniversitesi'ne ama resimle de bağlantılı olduğu için mimarlık bölümüne kaydolduğunu anlattı. Pamuk, "Ama sonunda yalnız bir hayat yaşamak istediğimi anladım. Üstlerimden emir aldığım, astlarıma emir verdiğim bir hayatım olsun istemedim. Hayal gücü olan bir insanın yalnız hayatını yaşamak istedim. Bir nedenle, ressam olamayacağımı fark ettim. 'Niçin romancı olmayayım öyleyse?' diye sordum kendime. Dürüst olmak gerekirse, benim söylemek istediğim şeyler sonradan geldi. Yazar olmak istedim, çünkü yalnız bir hayat yaşamak istiyordum. Bunu da başarabildiğim için çok mutluyum" dedi.
Neden yazar olduğu sorusuna yanıt veren Eco espirili bir dille, "Bazı insanlar pedofildir, bazıları banka soyar, bazırları Mont Blanc'a tırmanır, ben de roman yazıyorum. İnsanların kişisel tercihlerini tartışamayız" dedi.
Doktora tezini savunduğu sırada, bilimsel jürideki bir hocasının tezin yazılma biçimine itiraz ettiğini söyleyen Eco, "Bilimsel araştırmada sadece sonuçlar yer alır, sen bu sonuçlara nasıl ulaştığını da bir dedektif romanındaki gibi anlatmışsın" dediğini söyledi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 10 Nisan 2013 10:00
Gösterim: 1042
Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, “Atatürk’ü Atatürk yapan onun entelektüel kişiliğidir. Okuduğu kitaplar, dinlediği müziklerdir. Devrimlerinin temelinde entelektüel birikimi yatar” dedi.
Okan Üniversitesi’nde “Atatürk’ün entelektüel yönü ve daha fazlası…” konulu konferans veren Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, “Atatürk’ü Atatürk yapan onun entelektüel kişiliğidir. Okuduğu kitaplar, dinlediği müziklerdir. Devrimlerinin temelinde entelektüel birikimi yatar” dedi. Atatürk’ün otoriter rejimlerin çok olduğu dönemde diğer liderlerden çok farklı olduğunu belirten Civaoğlu, “Hitler, Stalin o dönemde yetişti. Hitler intihar etti kendini yaktı. Külleri bile yok. Stalin bir duvar köşesinde yatıyor. Kimse itibar etmiyor. Ama Atatürk’e geçmişte ve günümüzde büyük bir sevgi ve saygı var. Atatürk, Türkiye’nin çimentosudur” diye konuştu.
Okan Üniversitesi’nin Tuzla Kampüsü’nde öğrencilerle bir araya gelen Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, Atatürk’ün entelektüel yönünü anlatıp soruları yanıtladı. Atatürk’ün “kültür antropoloğu” sıfatı verilebilen tek lider olduğunu belirten Civaoğlu, “Bir gün Ahlatlıbel’e arkeoloji çalışmalarına gider, ertesi gün bir ağacı kurtarabilmek için mühendislik hesapları yaparak koca bir evi yerinden oynatır daha sonra Ankara’nın sokaklarının genişliğini olması gereken genişliğe getirir, sinema filmi için senaryo yazar. Müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi” dedi. Atatürk’ün, Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi olduğunu belirten Civaoğlu, “ Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Dönemin eserlerini Fransızca asıllarından okuyup pasajlarından notlar alırdı dk-apotek.com. Okumak onun için bir tutkuydu” diye konuştu.
Atatürk 1800 cilt kitap okudu
Sunduğu televizyon programına katılan isimlerin Atatürk hakkında yaptıkları araştırmaları ve sözlerini de anlatan Güneri Civaoğlu, “Bir 29 Ekim’de düzenlediğim programıma katılan Gürbüz Tüfekçi, bir araştırma hakkında konuşmuştu. Araştırmanın konusu ‘Atatürk’ün okuduğu kitaplar, altını çizdiği satırlar, yazdığı kenar notları ve dipnotları.’ Atatürk 1800 cilt dolaylarında kitap okumuş. 200 bin dolaylarında satıraltı çizmiş. Binlerce kenar notu ve dipnot yazmış. Yüzbinlerce çarpı işareti koymuş. Bir o kadar da tek kelimelik not düşmüş. Notları genellikle şöyle; ehemmiyetli. Yani önemli.”
Civaoğlu’ndan Gastronomi Bölümü öğrencilerine tam not
Okan Üniversitesi’nin Tuzla Kampüsü’nde geçtiğimiz Şubat ayında açılan 1000 metrekare alan üzerine kurulu Türkiye’nin en büyük gastronomi mutfağı O’Mutfak’ı da ziyaret eden Güneri Civaoğlu, Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan, Rektör Prof. Dr. Şule Kut, Okan Koleji Kurucu Temsilcisi Işıl Okan Gülen ve Mutfak Sanatları Merkezi Direktörü Begüm Başar ile bir araya gelerek mutfakta incelemelerde bulundu. Şef kıyafeti giyip öğrencilerle bir süre sohbet eden Civaoğlu, aynı anda 100 öğrencinin eğitim alabildiği Türkiye’nin en büyük Gastronomi uygulama mutfağı O’Mutfak’ı çok beğendiğini söyledi. Civaoğlu, O’Mutfak’taki incelemelerinin ardından 60 kişilik restoran bölümünde onuruna verilen öğle yemeğine katıldı. Okan Üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencilerinin hazırladığı özel menüdeki yemeklere tam not veren Civaoğlu, geleceğin şef aşçılarını yetiştiren Okan Üniversitesi’ne teşekkür etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, “Atatürk’ü Atatürk yapan onun entelektüel kişiliğidir. Okuduğu kitaplar, dinlediği müziklerdir. Devrimlerinin temelinde entelektüel birikimi yatar” dedi.
Okan Üniversitesi’nde “Atatürk’ün entelektüel yönü ve daha fazlası…” konulu konferans veren Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, “Atatürk’ü Atatürk yapan onun entelektüel kişiliğidir. Okuduğu kitaplar, dinlediği müziklerdir. Devrimlerinin temelinde entelektüel birikimi yatar” dedi. Atatürk’ün otoriter rejimlerin çok olduğu dönemde diğer liderlerden çok farklı olduğunu belirten Civaoğlu, “Hitler, Stalin o dönemde yetişti. Hitler intihar etti kendini yaktı. Külleri bile yok. Stalin bir duvar köşesinde yatıyor. Kimse itibar etmiyor. Ama Atatürk’e geçmişte ve günümüzde büyük bir sevgi ve saygı var. Atatürk, Türkiye’nin çimentosudur” diye konuştu.
Okan Üniversitesi’nin Tuzla Kampüsü’nde öğrencilerle bir araya gelen Milliyet Gazetesi’nin Başyazarı Güneri Civaoğlu, Atatürk’ün entelektüel yönünü anlatıp soruları yanıtladı. Atatürk’ün “kültür antropoloğu” sıfatı verilebilen tek lider olduğunu belirten Civaoğlu, “Bir gün Ahlatlıbel’e arkeoloji çalışmalarına gider, ertesi gün bir ağacı kurtarabilmek için mühendislik hesapları yaparak koca bir evi yerinden oynatır daha sonra Ankara’nın sokaklarının genişliğini olması gereken genişliğe getirir, sinema filmi için senaryo yazar. Müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi” dedi. Atatürk’ün, Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi olduğunu belirten Civaoğlu, “ Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Dönemin eserlerini Fransızca asıllarından okuyup pasajlarından notlar alırdı dk-apotek.com. Okumak onun için bir tutkuydu” diye konuştu.
Atatürk 1800 cilt kitap okudu
Sunduğu televizyon programına katılan isimlerin Atatürk hakkında yaptıkları araştırmaları ve sözlerini de anlatan Güneri Civaoğlu, “Bir 29 Ekim’de düzenlediğim programıma katılan Gürbüz Tüfekçi, bir araştırma hakkında konuşmuştu. Araştırmanın konusu ‘Atatürk’ün okuduğu kitaplar, altını çizdiği satırlar, yazdığı kenar notları ve dipnotları.’ Atatürk 1800 cilt dolaylarında kitap okumuş. 200 bin dolaylarında satıraltı çizmiş. Binlerce kenar notu ve dipnot yazmış. Yüzbinlerce çarpı işareti koymuş. Bir o kadar da tek kelimelik not düşmüş. Notları genellikle şöyle; ehemmiyetli. Yani önemli.”
Civaoğlu’ndan Gastronomi Bölümü öğrencilerine tam not
Okan Üniversitesi’nin Tuzla Kampüsü’nde geçtiğimiz Şubat ayında açılan 1000 metrekare alan üzerine kurulu Türkiye’nin en büyük gastronomi mutfağı O’Mutfak’ı da ziyaret eden Güneri Civaoğlu, Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan, Rektör Prof. Dr. Şule Kut, Okan Koleji Kurucu Temsilcisi Işıl Okan Gülen ve Mutfak Sanatları Merkezi Direktörü Begüm Başar ile bir araya gelerek mutfakta incelemelerde bulundu. Şef kıyafeti giyip öğrencilerle bir süre sohbet eden Civaoğlu, aynı anda 100 öğrencinin eğitim alabildiği Türkiye’nin en büyük Gastronomi uygulama mutfağı O’Mutfak’ı çok beğendiğini söyledi. Civaoğlu, O’Mutfak’taki incelemelerinin ardından 60 kişilik restoran bölümünde onuruna verilen öğle yemeğine katıldı. Okan Üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencilerinin hazırladığı özel menüdeki yemeklere tam not veren Civaoğlu, geleceğin şef aşçılarını yetiştiren Okan Üniversitesi’ne teşekkür etti.
Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Nisan 2013 12:01
Gösterim: 1568
Lise öğrencisinin birincilik getiren "Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü" projesi ona milyarlar kazandıracak
Lise öğrencisi Saliha Beyza Ülker "Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü" projesi ile TÜBİTAK'ın 44'ncü Orta Öğretim Öğrencileri Arası Araştırma Proje bölge yarışmasında, Temel Fizik alanında birinci oldu.
Özel Otlukbeli Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi 11'nci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Saliha Beyza Ülker evinin mutfağında boşa yanan ocaktan etkilenerek, Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü projesi yaptı. Mutfaklarda gaz israfını önleyen ve bunu büyük işletme ve otellerin mutfaklarında da gerçekleştirmeyi hedefleyen Ülker, yaptığı proje ile Erzurum'da düzenlenen "TÜBİTAK 44'ncü Orta Öğretim Öğrencileri Arası Araştırma Proje Bölge Yarışmasında" bin 61 proje arasında Temel Fizik alanında birinci oldu. Yetkililer öğrencinin bu projenin patentini alması durumunda çok para kazanacağını belirtti
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Lise öğrencisinin birincilik getiren "Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü" projesi ona milyarlar kazandıracak
Lise öğrencisi Saliha Beyza Ülker "Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü" projesi ile TÜBİTAK'ın 44'ncü Orta Öğretim Öğrencileri Arası Araştırma Proje bölge yarışmasında, Temel Fizik alanında birinci oldu.
Özel Otlukbeli Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi 11'nci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Saliha Beyza Ülker evinin mutfağında boşa yanan ocaktan etkilenerek, Ocaklarda Pilot Alevi ve Ağırlık Sensörü projesi yaptı. Mutfaklarda gaz israfını önleyen ve bunu büyük işletme ve otellerin mutfaklarında da gerçekleştirmeyi hedefleyen Ülker, yaptığı proje ile Erzurum'da düzenlenen "TÜBİTAK 44'ncü Orta Öğretim Öğrencileri Arası Araştırma Proje Bölge Yarışmasında" bin 61 proje arasında Temel Fizik alanında birinci oldu. Yetkililer öğrencinin bu projenin patentini alması durumunda çok para kazanacağını belirtti
Son Güncelleme: Çarşamba, 03 Nisan 2013 15:45
Gösterim: 2159
Lise öğrencilerinin yiyeceklerin raf ömrünü uzatan ‘Yenilebilir Ambalaj’ buluşu 102 proje arasından birinci oldu
Liselilerin bu buluşu sayesinde artık yiyecekler uzun süre muhafaza edilebilecek.
Rize Şahika Kopuzlar Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK'ın düzenlediği yarışmada, sebze ve meyvelerin raf ömrünü uzatan ve yiyeceklerle birlikte tüketilebilen ambalaj üretti. Meyve ve sebzelerin oluşturulan 'Yenilebilir Ambalaj' solüsyonuna batırıldıktan sonra raf ömrünün iki katına kadar uzadığını ifade eden Hande Yeni, 'Kaşar peyniri üzerinde 30 günlük inceleme yaptık. Hiçbir bozulmanın ortaya çıkmadığını gözlemledik. Solüsyona batırdığımız sebze ve meyvelerin doğallığını koruduğunu gördük. İçinde hiçbir katkı maddesi bulunmadan ürünlerin ömrünü uzatabilmek mevcut teknolojide önemli bir adım' dedi. Proje bölge yarışmasında 102 proje arasından birinci oldu. Konuşmaların ardından öğrenciler 'Yeni Nesil Yenilebilir Ambalaj' hazırlayarak meyve ve peynir kapladı. Öğrenciler ve öğretmenler önceden hazırlanan bu tür ambalajları yedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Lise öğrencilerinin yiyeceklerin raf ömrünü uzatan ‘Yenilebilir Ambalaj’ buluşu 102 proje arasından birinci oldu
Liselilerin bu buluşu sayesinde artık yiyecekler uzun süre muhafaza edilebilecek.
Rize Şahika Kopuzlar Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK'ın düzenlediği yarışmada, sebze ve meyvelerin raf ömrünü uzatan ve yiyeceklerle birlikte tüketilebilen ambalaj üretti. Meyve ve sebzelerin oluşturulan 'Yenilebilir Ambalaj' solüsyonuna batırıldıktan sonra raf ömrünün iki katına kadar uzadığını ifade eden Hande Yeni, 'Kaşar peyniri üzerinde 30 günlük inceleme yaptık. Hiçbir bozulmanın ortaya çıkmadığını gözlemledik. Solüsyona batırdığımız sebze ve meyvelerin doğallığını koruduğunu gördük. İçinde hiçbir katkı maddesi bulunmadan ürünlerin ömrünü uzatabilmek mevcut teknolojide önemli bir adım' dedi. Proje bölge yarışmasında 102 proje arasından birinci oldu. Konuşmaların ardından öğrenciler 'Yeni Nesil Yenilebilir Ambalaj' hazırlayarak meyve ve peynir kapladı. Öğrenciler ve öğretmenler önceden hazırlanan bu tür ambalajları yedi.
Son Güncelleme: Cuma, 05 Nisan 2013 09:05
Gösterim: 1876
15 yaşında lise öğrencisi, tarih sınavlarına hazırlanırken aklına gelen bir fikirle yaptığı cep telefonu uygulamasından milyonlarca dolar kazandı.
İngiltere'de yaşayan lise öğrencisi Nick D'Aloisio, 15 yaşında yazdığı cep telefonu uygulamasını internet devi Yahoo'ya milyonlarca dolara sattı.
Şu anda 17 yaşında olan D'Aloisio'nun Summly adlı uygulaması, popüler medya kuruluşlarının haberlerini cep kullanıcıları için özetliyor.
Taraflar uygulamaya biçilen fiyatı açıklamaktan kaçınsa da, Financial Times gazetesi ile Reuters haber ajansı 30 milyon dolardan söz ediyor.
Ayrıca D'Aloisio'ya Yahoo'da üst düzey bir iş verildiği de belirtiliyor.
Şirketin üst düzey yöneticilerinden Adam Cahan, Summly teknolojisinin, haberlere ilgiyi artırmak için yeni yöntemler ortaya koyduğunu ve bilgiye hareket halindeyken ulaşan yeni nesle hitap edebildiğini söyledi.
Uygulama, D'Aloisio henüz 15 yaşındayken piyasaya sürülmüş ve 1,5 milyon dolar kadar yatırım çekmişti.
Yahoo ile yaptığı anlaşma ise D'Aloisio'yu dünyanın en genç internet zenginleri arasına kattı.
Ancak henüz reşit olmadığı için şirketini annesi yönetiyor.
"Ayakkabıları seviyorum, muhtemelen yeni bir çift Nike ayakkabı alacağım"
London Evening Standard gazetesine konuşan D'Aloisio, "Ayakkabıları seviyorum. Muhtemelen yeni bir çift Nike ayakkabı alacağım. Fakat şu anda, sadece bu parayı biriktirmek ve bankaya yatırmak istiyorum." dedi.
D'Aloisio, uygulamasının bloguna yazdığı mesajda da "15 yaşımda Summly'yi kurduğumda, bu kadar süratle bu pozisyona geleceğimi hiç düşünmemiştim." diyor.
Tarih sınavlarına çalışırken aklına geldi
Avustralya doğumlu genç, böyle bir uygulama yaratma fikrinin aklına tarih sınavlarına çalışırken geldiğini söylüyor.
Google'daki arama sonuçlarına bakarken bunun çok zaman aldığı sonucuna varan D'Aloisio, "doğal dil tarama" adını verdiği bir yöntemle, haberleri tek bir cep telefonu ekranına sığdırmanın yolunu bulmuş.
Financial Times'daki habere göre D'Aloisio yazılım konusunda ders ya da yardım almamış, tamamen kendini geliştirmiş.
Henüz 9 yaşındayken kendi kendine animasyon yazılımı yapmayı öğrenmiş.
Bundan üç yıl sonra, Londra'ya taşındıktan bir süre sonra iPhone'un uygulama geliştirme paketini bilgisayarına yüklemiş ve Summly'yi yazmış.
Avukat annesi ile yatırım bankacısı olan babasının ne kadar yardımı oldu bilinmez, ama kısa sürede Hong Konglu milyarder Li Ka Shing, aktör Ashton Kutcher, sanatçı Yoko Ono ve teknoloji dünyasının çeşitli isimleri ona yüzbinlerce dolar yatırım yapmış.
Bunun üzerine okuluna devam etmeyip, uygulamayı geliştirmeye ağırlık veren D'Aloisio, diplomasını almaya "kararlı olduğu" söylüyor.
Ama o şimdi Yahoo yolcusu.
D'Aloisio, Guardian gazetesine verdiği demeçte uygulamayı satma sebebinin verilen yüksek fiyat değil, bu yolculuk olduğunu söylemiş:
"Beni cezbeden Yahoo'da zaman geçirme olanağıydı. Marissa Mayer bu şirketi baştan yaratmak istiyor. Cep telefonuna büyük önem veriyorlar ve gündelik alışkanlıkları alıp, cep telefonu için yeniden yaratmak istiyorlar. Onlara katılmak için sabırsızlanıyorum."
BBCTürkçe
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
15 yaşında lise öğrencisi, tarih sınavlarına hazırlanırken aklına gelen bir fikirle yaptığı cep telefonu uygulamasından milyonlarca dolar kazandı.
İngiltere'de yaşayan lise öğrencisi Nick D'Aloisio, 15 yaşında yazdığı cep telefonu uygulamasını internet devi Yahoo'ya milyonlarca dolara sattı.
Şu anda 17 yaşında olan D'Aloisio'nun Summly adlı uygulaması, popüler medya kuruluşlarının haberlerini cep kullanıcıları için özetliyor.
Taraflar uygulamaya biçilen fiyatı açıklamaktan kaçınsa da, Financial Times gazetesi ile Reuters haber ajansı 30 milyon dolardan söz ediyor.
Ayrıca D'Aloisio'ya Yahoo'da üst düzey bir iş verildiği de belirtiliyor.
Şirketin üst düzey yöneticilerinden Adam Cahan, Summly teknolojisinin, haberlere ilgiyi artırmak için yeni yöntemler ortaya koyduğunu ve bilgiye hareket halindeyken ulaşan yeni nesle hitap edebildiğini söyledi.
Uygulama, D'Aloisio henüz 15 yaşındayken piyasaya sürülmüş ve 1,5 milyon dolar kadar yatırım çekmişti.
Yahoo ile yaptığı anlaşma ise D'Aloisio'yu dünyanın en genç internet zenginleri arasına kattı.
Ancak henüz reşit olmadığı için şirketini annesi yönetiyor.
"Ayakkabıları seviyorum, muhtemelen yeni bir çift Nike ayakkabı alacağım"
London Evening Standard gazetesine konuşan D'Aloisio, "Ayakkabıları seviyorum. Muhtemelen yeni bir çift Nike ayakkabı alacağım. Fakat şu anda, sadece bu parayı biriktirmek ve bankaya yatırmak istiyorum." dedi.
D'Aloisio, uygulamasının bloguna yazdığı mesajda da "15 yaşımda Summly'yi kurduğumda, bu kadar süratle bu pozisyona geleceğimi hiç düşünmemiştim." diyor.
Tarih sınavlarına çalışırken aklına geldi
Avustralya doğumlu genç, böyle bir uygulama yaratma fikrinin aklına tarih sınavlarına çalışırken geldiğini söylüyor.
Google'daki arama sonuçlarına bakarken bunun çok zaman aldığı sonucuna varan D'Aloisio, "doğal dil tarama" adını verdiği bir yöntemle, haberleri tek bir cep telefonu ekranına sığdırmanın yolunu bulmuş.
Financial Times'daki habere göre D'Aloisio yazılım konusunda ders ya da yardım almamış, tamamen kendini geliştirmiş.
Henüz 9 yaşındayken kendi kendine animasyon yazılımı yapmayı öğrenmiş.
Bundan üç yıl sonra, Londra'ya taşındıktan bir süre sonra iPhone'un uygulama geliştirme paketini bilgisayarına yüklemiş ve Summly'yi yazmış.
Avukat annesi ile yatırım bankacısı olan babasının ne kadar yardımı oldu bilinmez, ama kısa sürede Hong Konglu milyarder Li Ka Shing, aktör Ashton Kutcher, sanatçı Yoko Ono ve teknoloji dünyasının çeşitli isimleri ona yüzbinlerce dolar yatırım yapmış.
Bunun üzerine okuluna devam etmeyip, uygulamayı geliştirmeye ağırlık veren D'Aloisio, diplomasını almaya "kararlı olduğu" söylüyor.
Ama o şimdi Yahoo yolcusu.
D'Aloisio, Guardian gazetesine verdiği demeçte uygulamayı satma sebebinin verilen yüksek fiyat değil, bu yolculuk olduğunu söylemiş:
"Beni cezbeden Yahoo'da zaman geçirme olanağıydı. Marissa Mayer bu şirketi baştan yaratmak istiyor. Cep telefonuna büyük önem veriyorlar ve gündelik alışkanlıkları alıp, cep telefonu için yeniden yaratmak istiyorlar. Onlara katılmak için sabırsızlanıyorum."
BBCTürkçe
Son Güncelleme: Salı, 26 Mart 2013 21:15
Gösterim: 1596

