Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

GATA Mikrocerrahi Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı'nda, yurt içi ve yurt dışından alanda uzman bilim insanları tarafından, dünyanın birçok yerinden gelen hekimlere eğitim veriliyor.

 

gata_mikrocerrahiTürkiye'nin tek, Avrupa'nın birkaç merkezinden biri olan GATA MikrocerrahiUygulama ve Araştırma Laboratuvarı'nda, yurt içi ve yurt dışından alanda uzman bilim insanları tarafından, dünyanın birçok yerinden gelen hekimlere eğitim veriliyor. Dünyaca ünlü eğitmen Rosmarie Frick'in yanı sıra GATA El Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı Doç. Tabip Albay Mustafa Kürklü ve plastik ve el cerrahisi uzmanı Doç. Tabip Albay Yalçın Külahçı, Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Ortopedi ve Travmatoloji-El Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürsel Leblebicioğlu başkanlığında gerçekleştirilen mikrocerrahi eğitimlerinde, iki saç kılı kalınlığındaki damarlar, son teknolojiye sahip mikroskop altında dikilerek, kol, bacak ve parmak nakli gibi kritik operasyonları yapabilecek uzmanlar yetiştiriliyor. GATA Dekanı ve Eğitim Hastanesi Baştabibi Tümamiral Hayati Bilgiç, cerrahide yapılabilecek bir yanlışın dönüşü olmayan sorunlara yol açabildiğini belirterek, özellikle küçük damarların tamirinde deneyim ve eğitimin şart olduğunu söyledi.

 

"Amacımız damarıyla, siniriyle, donanımlı el ve yüz naklini gerçekleştirmektir"

 

GATA'daki mikrocerrahi laboratuvarında, deney hayvanları üzerinde mikrocerrahi uygulamalarının yapıldığını aktaran Bilgiç, burada yapılan çalışmaların kompozit doku nakli operasyonların başarısı için çok önemli olduğunu dile getirdi.  GATA'daki mikrocerrahi laboratuvarında, deney hayvanları üzerinde mikrocerrahi uygulamalarının yapıldığını aktaran Bilgiç, burada yapılan çalışmaların kompozit doku nakli operasyonların başarısı için çok önemli olduğunu dile getirdi. Bilgiç, "Amacımız, bilerek, damarıyla, siniriyle, kasıyla, dokusuyla çok iyi bilen, donanımlı bilgi ile kompozit doku naklini, yani el ve yüz naklini gerçekleştirmektir" diye konuştu.


> Dünyanın mikrocerrahları GATA'da yetişiyor

GATA Mikrocerrahi Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı'nda, yurt içi ve yurt dışından alanda uzman bilim insanları tarafından, dünyanın birçok yerinden gelen hekimlere eğitim veriliyor.

 

gata_mikrocerrahiTürkiye'nin tek, Avrupa'nın birkaç merkezinden biri olan GATA MikrocerrahiUygulama ve Araştırma Laboratuvarı'nda, yurt içi ve yurt dışından alanda uzman bilim insanları tarafından, dünyanın birçok yerinden gelen hekimlere eğitim veriliyor. Dünyaca ünlü eğitmen Rosmarie Frick'in yanı sıra GATA El Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı Doç. Tabip Albay Mustafa Kürklü ve plastik ve el cerrahisi uzmanı Doç. Tabip Albay Yalçın Külahçı, Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Ortopedi ve Travmatoloji-El Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürsel Leblebicioğlu başkanlığında gerçekleştirilen mikrocerrahi eğitimlerinde, iki saç kılı kalınlığındaki damarlar, son teknolojiye sahip mikroskop altında dikilerek, kol, bacak ve parmak nakli gibi kritik operasyonları yapabilecek uzmanlar yetiştiriliyor. GATA Dekanı ve Eğitim Hastanesi Baştabibi Tümamiral Hayati Bilgiç, cerrahide yapılabilecek bir yanlışın dönüşü olmayan sorunlara yol açabildiğini belirterek, özellikle küçük damarların tamirinde deneyim ve eğitimin şart olduğunu söyledi.

 

"Amacımız damarıyla, siniriyle, donanımlı el ve yüz naklini gerçekleştirmektir"

 

GATA'daki mikrocerrahi laboratuvarında, deney hayvanları üzerinde mikrocerrahi uygulamalarının yapıldığını aktaran Bilgiç, burada yapılan çalışmaların kompozit doku nakli operasyonların başarısı için çok önemli olduğunu dile getirdi.  GATA'daki mikrocerrahi laboratuvarında, deney hayvanları üzerinde mikrocerrahi uygulamalarının yapıldığını aktaran Bilgiç, burada yapılan çalışmaların kompozit doku nakli operasyonların başarısı için çok önemli olduğunu dile getirdi. Bilgiç, "Amacımız, bilerek, damarıyla, siniriyle, kasıyla, dokusuyla çok iyi bilen, donanımlı bilgi ile kompozit doku naklini, yani el ve yüz naklini gerçekleştirmektir" diye konuştu.


Son Güncelleme: Pazartesi, 07 Mart 2016 13:27

Gösterim: 1113

Yükseköğretim Kurulu ve Türk Hava Yolları arasında imzalanan protokolle, öğrencilerin uçak bileti alımında yüzde 25'lik indirimden faydalanması için artık öğrenci belgesi ibraz etmesi gerekmeyecek.

 

thy_yokYükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türk Hava Yolları arasında imzalanan protokolle, öğrencilerin uçak bileti alımında yüzde 25'lik indirimden faydalanması için artık öğrenci belgesi ibraz etmesi gerekmeyecek. Öğrencilerin bilet alımlarını kolaylaştırmak amacıyla YÖK ve THY arasında imzalanan protokole göre THYYÖK veri tabanına kayıtlı öğrencilerin bilgilerini doğrulama sistemi üzerinden kontrol edebilecek. Bu sayede, öğrenciler herhangi bir belge ibraz etmeden indirimli bilet alabilecek.

 

YÖK yetkilerinden alınan bilgiye göre THY, yüksek öğretim kaydı bulunan 24 yaşını geçmemiş öğrencilere, belge ibraz etmeleri karşılığında uçak bileti bedellerinde yüzde 25 indirim sağlıyordu. THY yetkilerinden alınan bilgiye göre 2014'te 500 bini aşkın öğrenci bu indirimden faydalandı.


> YÖK ile THY anlaştı

Yükseköğretim Kurulu ve Türk Hava Yolları arasında imzalanan protokolle, öğrencilerin uçak bileti alımında yüzde 25'lik indirimden faydalanması için artık öğrenci belgesi ibraz etmesi gerekmeyecek.

 

thy_yokYükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türk Hava Yolları arasında imzalanan protokolle, öğrencilerin uçak bileti alımında yüzde 25'lik indirimden faydalanması için artık öğrenci belgesi ibraz etmesi gerekmeyecek. Öğrencilerin bilet alımlarını kolaylaştırmak amacıyla YÖK ve THY arasında imzalanan protokole göre THYYÖK veri tabanına kayıtlı öğrencilerin bilgilerini doğrulama sistemi üzerinden kontrol edebilecek. Bu sayede, öğrenciler herhangi bir belge ibraz etmeden indirimli bilet alabilecek.

 

YÖK yetkilerinden alınan bilgiye göre THY, yüksek öğretim kaydı bulunan 24 yaşını geçmemiş öğrencilere, belge ibraz etmeleri karşılığında uçak bileti bedellerinde yüzde 25 indirim sağlıyordu. THY yetkilerinden alınan bilgiye göre 2014'te 500 bini aşkın öğrenci bu indirimden faydalandı.


Son Güncelleme: Pazar, 06 Mart 2016 11:36

Gösterim: 2081

YÖK Başkanvekili Kapıcıoğlu, "Tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz" dedi.

 

sefa_kapicioglu_yokYüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanvekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu, "Tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz" dedi.

 

Sinop Üniversitesince Ahmet Muhip Dranas Uygulama Otelinde düzenlenen söyleşiye katılan Kapıcıoğlu,YÖK'ün çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. Bir öğrencinin tıp fakültelerine öğrenci alımına ilişkin sorusu üzerine Kapıcıoğlu, üniversitelerdeki tüm programların meslek edinme programları olmadığını söyledi. Tıp doktoru olduğunu anımsatan Kapıcıoğlu, planlama yapılırken kişi başına düşen doktor, hemşire ve tekniker sayılarının hesaplandığını vurguladı.

 

Prof. Dr. Kapıcıoğlu, mezun kişinin yeterlilik durumunun planlama aşamasında önemli olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunlar yapılırken kontenjanlar da buna göre belirleniyor. Örneğin tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz. Yapılan planlamalar çerçevesinde ve ülkemizin 2023 yılı hedefleri doğrultusunda bu sayının dondurulması, yıllar içerisinde belki azaltılması söz konusu olacak. YÖK Başkanımız da bahsetti, özellikle tıp fakültelerinin kontenjanları dondurulacak bu sene. Azaltılmayacak ama artırılmayacak da. Bunun gibi planlamalar mutlaka yapılıyor."


> Tıp fakültelerinin kontenjanları artırılmayacak

YÖK Başkanvekili Kapıcıoğlu, "Tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz" dedi.

 

sefa_kapicioglu_yokYüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanvekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu, "Tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz" dedi.

 

Sinop Üniversitesince Ahmet Muhip Dranas Uygulama Otelinde düzenlenen söyleşiye katılan Kapıcıoğlu,YÖK'ün çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. Bir öğrencinin tıp fakültelerine öğrenci alımına ilişkin sorusu üzerine Kapıcıoğlu, üniversitelerdeki tüm programların meslek edinme programları olmadığını söyledi. Tıp doktoru olduğunu anımsatan Kapıcıoğlu, planlama yapılırken kişi başına düşen doktor, hemşire ve tekniker sayılarının hesaplandığını vurguladı.

 

Prof. Dr. Kapıcıoğlu, mezun kişinin yeterlilik durumunun planlama aşamasında önemli olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunlar yapılırken kontenjanlar da buna göre belirleniyor. Örneğin tıp fakültelerinin kontenjanları 2008 yılında 4 bin 500 civarında iken, bugün 12 binlere ulaşmış durumda ancak bundan sonra artırmayı düşünmüyoruz. Yapılan planlamalar çerçevesinde ve ülkemizin 2023 yılı hedefleri doğrultusunda bu sayının dondurulması, yıllar içerisinde belki azaltılması söz konusu olacak. YÖK Başkanımız da bahsetti, özellikle tıp fakültelerinin kontenjanları dondurulacak bu sene. Azaltılmayacak ama artırılmayacak da. Bunun gibi planlamalar mutlaka yapılıyor."


Son Güncelleme: Cumartesi, 05 Mart 2016 10:58

Gösterim: 1620

Bor mineralini fareler üzerinde uygulayan Yüzüncü Yıl Üniversitesindeki bilim adamları, borun öğrenme ve davranış üzerine olumlu etkisini tespit etti.

 

bor_beyinYYÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim görevlilerinin, "borun uzamsal öğrenme, hafızayı pekiştirme ve anksiyete" üzerindeki etkisine yönelik çalışmaları olumlu sonuçlandı. Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Özdemir,  borun öğrenme, hafıza pekiştirme ve endişe giderme özelliklerini test ettiklerini belirtti. Özdemir, "Boru, borikasit olarak, yemlere kattık ve hayvanlara birkaç hafta boyunca bunları yedirdik. Asıl hedefimiz borun hayvan belleğine olumlu etkisinin olup olmadığını test etmekti. Dolayısıyla bu da uzamsal öğrenme ve hafızayı pekiştirmeyi test etmekti. Sonra çalışma yaptığımız grupları iki teste tabi tuttuk. Birincisi su dolu havuzda yüzdürme testiydi. Bu sistemde sıçanların sudaki platformu bulup oraya çıkma zamanı hesaplandı. Yani öğrenme belleği test edildi. İlk başta uzun süre dolaşan hayvanlar, sonraki günlerde en kısa yoldan platforma ulaştı" dedi.

 

"Bor, farelerde endişe ve korkuyu da azalttı"

 

Uyguladıkları testlerle borun endişe ve korku oranını da azalttığını tespit ettiklerini belirten Özdemir, bor alan deneklerin kapalı alanda daha çok kalabildiğini ifade etti. Özdemir, "Bunu da tezimizde vurguladık. Tezimiz, bundan sonraki çalışmalara da ışık tutacak" dedi.

 

Borun hafıza ve uzamsal öğrenmeye katkısının, insanlar üzerinde de denenebileceğine dikkati çeken Özdemir, şöyle konuştu: "Bu içinde bor minerali bulunan turunçgiller, badem, ceviz gibi kuru yemişlerle denenebilir. Ayrıca bor ilaç olarak yiyeceklere katılarak da tüketilebilir. Bundan sonra daha ileri testlere ihtiyaç var. Hayvanlarda denenen dozların insanlarda da denenmesi gerekiyor. O da ayrı bir çalışmanın konusu olur. Bor 2 yaşına kadar olan çocukların gelişimini olumlu etkiliyor ve belleklerini güçlendiriyor. Günümüzde yaygın olan, alzaymır ve unutkanlık yapan benzeri hastalıkların önlenmesinde de insanların bor mineraline ihtiyaç duyduğunu tespit ettik."


> Zihin gelişiminde 'bor' mucizesi

Bor mineralini fareler üzerinde uygulayan Yüzüncü Yıl Üniversitesindeki bilim adamları, borun öğrenme ve davranış üzerine olumlu etkisini tespit etti.

 

bor_beyinYYÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim görevlilerinin, "borun uzamsal öğrenme, hafızayı pekiştirme ve anksiyete" üzerindeki etkisine yönelik çalışmaları olumlu sonuçlandı. Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Özdemir,  borun öğrenme, hafıza pekiştirme ve endişe giderme özelliklerini test ettiklerini belirtti. Özdemir, "Boru, borikasit olarak, yemlere kattık ve hayvanlara birkaç hafta boyunca bunları yedirdik. Asıl hedefimiz borun hayvan belleğine olumlu etkisinin olup olmadığını test etmekti. Dolayısıyla bu da uzamsal öğrenme ve hafızayı pekiştirmeyi test etmekti. Sonra çalışma yaptığımız grupları iki teste tabi tuttuk. Birincisi su dolu havuzda yüzdürme testiydi. Bu sistemde sıçanların sudaki platformu bulup oraya çıkma zamanı hesaplandı. Yani öğrenme belleği test edildi. İlk başta uzun süre dolaşan hayvanlar, sonraki günlerde en kısa yoldan platforma ulaştı" dedi.

 

"Bor, farelerde endişe ve korkuyu da azalttı"

 

Uyguladıkları testlerle borun endişe ve korku oranını da azalttığını tespit ettiklerini belirten Özdemir, bor alan deneklerin kapalı alanda daha çok kalabildiğini ifade etti. Özdemir, "Bunu da tezimizde vurguladık. Tezimiz, bundan sonraki çalışmalara da ışık tutacak" dedi.

 

Borun hafıza ve uzamsal öğrenmeye katkısının, insanlar üzerinde de denenebileceğine dikkati çeken Özdemir, şöyle konuştu: "Bu içinde bor minerali bulunan turunçgiller, badem, ceviz gibi kuru yemişlerle denenebilir. Ayrıca bor ilaç olarak yiyeceklere katılarak da tüketilebilir. Bundan sonra daha ileri testlere ihtiyaç var. Hayvanlarda denenen dozların insanlarda da denenmesi gerekiyor. O da ayrı bir çalışmanın konusu olur. Bor 2 yaşına kadar olan çocukların gelişimini olumlu etkiliyor ve belleklerini güçlendiriyor. Günümüzde yaygın olan, alzaymır ve unutkanlık yapan benzeri hastalıkların önlenmesinde de insanların bor mineraline ihtiyaç duyduğunu tespit ettik."


Son Güncelleme: Cumartesi, 05 Mart 2016 18:56

Gösterim: 1245

İspanya'da 2014 yılında kabul edilen ve "Lomce" olarak adlandırılan eğitim kalitesini yükseltme kanununa karşı çıkan üniversite öğrencileri dersleri boykot etti.

ders_boykot"El Frente de Estudiantes" (FeD) adlı öğrenci sendikasının çağrısıyla düzenlenen eylem sonucunda ülkedeki üniversitelerin çoğunda ders yapılmadı. Üniversitelere 4+1 (4 yıl yüksek öğrenim+ 1 yıl yüksek lisans) yerine 3+2'lik sistemin getirilmesine olanak sağlayan kanuna karşı çıkan FeD, yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğü protestolara her seferinde daha fazla kişinin katıldığını savundu.

Üniversite öğrencileri, bu kanunla kamusal eğitimin kısıtlandığını, eğitimin daha da özelleştirilip pahalı hale getirildiğini öne sürüyor. Valencia, Barcelona, Leon, Valladolid, Granada, Salamanca, Malaga ve Burgos gibi kentlerde meydanlara çıkan üniversite öğrencileri, seslerini duyurmaya çalıştı.

Öğrencilerin başkent Madrid'de de gün içerisinde Eğitim Bakanlığı binası önünde toplanacağı duyuruldu.

> Üniversite öğrencileri dersleri boykot etti

İspanya'da 2014 yılında kabul edilen ve "Lomce" olarak adlandırılan eğitim kalitesini yükseltme kanununa karşı çıkan üniversite öğrencileri dersleri boykot etti.

ders_boykot"El Frente de Estudiantes" (FeD) adlı öğrenci sendikasının çağrısıyla düzenlenen eylem sonucunda ülkedeki üniversitelerin çoğunda ders yapılmadı. Üniversitelere 4+1 (4 yıl yüksek öğrenim+ 1 yıl yüksek lisans) yerine 3+2'lik sistemin getirilmesine olanak sağlayan kanuna karşı çıkan FeD, yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğü protestolara her seferinde daha fazla kişinin katıldığını savundu.

Üniversite öğrencileri, bu kanunla kamusal eğitimin kısıtlandığını, eğitimin daha da özelleştirilip pahalı hale getirildiğini öne sürüyor. Valencia, Barcelona, Leon, Valladolid, Granada, Salamanca, Malaga ve Burgos gibi kentlerde meydanlara çıkan üniversite öğrencileri, seslerini duyurmaya çalıştı.

Öğrencilerin başkent Madrid'de de gün içerisinde Eğitim Bakanlığı binası önünde toplanacağı duyuruldu.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Mart 2016 14:31

Gösterim: 1462


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.