Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni mali haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. İşte akademisyenleri alçağı zamlı maaşlar ve teşvik ücretleri

Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa madde eklenerek, yüksek öğretim tazminatı uygulamasını düzenleniyor.

Buna göre Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuru, ek gösterge dahil brüt aylık tutarının profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları  kadrosunda bulunanlara yüzde 115'i oranında her ay yükseköğretim tazminatı ödenecek. Bu tazminata hak kazanılması ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanacak.

Bu maddeye göre ödenecek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak. 

İşte akademisyenlerin alacağı zamlı maaşlar

Yasaya göre, devlet üniversitelerinde görev yapan yaklaşık 120 bin akademik personele “Yüksek Öğretim Tazminatı” altında yeni bir ödeme usulü getirilerek, maaşlarında yüzde 35,5’e varan artış sağlandı. Yasayla 4 bin 281 ile 4 bin 932 lira arasında olan profesör maaşları 5 bin 7 ile 5 bin 656 liraya, 2 bin 931-3 bin 539 lira arasındaki doçent maaşı 3 bin 657- 4 bin 265 liraya, 2 bin 85-2 bin 845 lira arasında olan yardımcı doçent maaşı 3 bin 551-3 bin 571 liraya çıkacak. 2 bin 365 ile 2 bin 451 lira arasında olan araştırma görevlisi maaşı 3 bin 200-3 bin 256 liraya, 2 bin 285-2 bin 590 lira arasında olan öğretim görevlisi ve okutman maaşı da 3 bin 20-3 bin 425 liraya yükselecek.

Akademik Teşvik Ödeneği 

Kanuna göre bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırdıkları proje, yaptıkları araştırma, yayın ve sergi, aldıkları patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim danışma kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sundukları ve almış oldukları akademik ödüller esas alınarak, öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutmanlar için yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacak, aldıkları puanlarla orantılı olarak da akademik teşvik ödeneği adı altında yeni bir ödeme yapılacak.

Akademik teşvik ödeneğinden Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanları da yararlanacak. 

Buna göre her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent  ile çalışmalara yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki  toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için  yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacak. 

Akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde bulunanlara, Devlet Memurları Kanunu'na tabi ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru brüt aylık tutarının, profesör kadrosunda bulunanlar için yüzde 100'üne, doçent kadrosunda bulunanlar için yüzde 90'ına, yardımcı doçent kadrosunda bulunanlar için yüzde 80'ine, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacısı  kadrosunda bulunanlar için yüzde 70'ine aldıkları akademik teşvik puanının yüze bölünmesi suretiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda akademik teşvik ödeneği verilecek.

Ödeme, aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından Şubat ayının onbeşinden itibaren oniki ay süreyle her ayın 15'inde yapılacak. Damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak. 

Bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanına göre, akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında  esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri, bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının yüzde 30'unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanın hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu'nun önerisi, Maliye Bakanlığı'nın görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek. 

İşte akademisyenlerin alacağı teşvikler

Buna göre profesörlere 726, doçentlere 653, yardımcı doçentlere 581, araştırma görevlilerine 508, öğretim görevlilerine de 436 liraya varan akademik teşvik ödeneği verilecek. Teşvik ödülü araştırma, yayın, sergi, patent, atıflar, bilim danışma kuruluna sunulan akademik ödüller esas alınmak suretiyle yıllık akademik teşvik puanına göre verilecek. Yasaya son anda bir önergeyle eklenen düzenlemeyle akademik teşvikten TSK kadrolarındaki öğretim elemanlarının da yararlanması sağlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, üniversite genel sekreter yardımcılarının ek göstergesinin de düzeltileceğini, bu yönde çalışma yaptıklarını da söyledi.

Söz konusu yönetmelik 4 ay içinde yürürlüğe konulacak, ilk defa akademik teşvik puanı hesaplanması, 2015 yılında yapılan faaliyetler esas alınmak suretiyle, 2016 yılı için yapılacak.

> Akademik personele zam Kim ne kadar maaş alacak?

Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni mali haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. İşte akademisyenleri alçağı zamlı maaşlar ve teşvik ücretleri

Kanun, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa madde eklenerek, yüksek öğretim tazminatı uygulamasını düzenleniyor.

Buna göre Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuru, ek gösterge dahil brüt aylık tutarının profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları  kadrosunda bulunanlara yüzde 115'i oranında her ay yükseköğretim tazminatı ödenecek. Bu tazminata hak kazanılması ve ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanacak.

Bu maddeye göre ödenecek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak. 

İşte akademisyenlerin alacağı zamlı maaşlar

Yasaya göre, devlet üniversitelerinde görev yapan yaklaşık 120 bin akademik personele “Yüksek Öğretim Tazminatı” altında yeni bir ödeme usulü getirilerek, maaşlarında yüzde 35,5’e varan artış sağlandı. Yasayla 4 bin 281 ile 4 bin 932 lira arasında olan profesör maaşları 5 bin 7 ile 5 bin 656 liraya, 2 bin 931-3 bin 539 lira arasındaki doçent maaşı 3 bin 657- 4 bin 265 liraya, 2 bin 85-2 bin 845 lira arasında olan yardımcı doçent maaşı 3 bin 551-3 bin 571 liraya çıkacak. 2 bin 365 ile 2 bin 451 lira arasında olan araştırma görevlisi maaşı 3 bin 200-3 bin 256 liraya, 2 bin 285-2 bin 590 lira arasında olan öğretim görevlisi ve okutman maaşı da 3 bin 20-3 bin 425 liraya yükselecek.

Akademik Teşvik Ödeneği 

Kanuna göre bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırdıkları proje, yaptıkları araştırma, yayın ve sergi, aldıkları patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim danışma kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda sundukları ve almış oldukları akademik ödüller esas alınarak, öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve okutmanlar için yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacak, aldıkları puanlarla orantılı olarak da akademik teşvik ödeneği adı altında yeni bir ödeme yapılacak.

Akademik teşvik ödeneğinden Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanları da yararlanacak. 

Buna göre her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent  ile çalışmalara yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki  toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için  yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacak. 

Akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde bulunanlara, Devlet Memurları Kanunu'na tabi ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru brüt aylık tutarının, profesör kadrosunda bulunanlar için yüzde 100'üne, doçent kadrosunda bulunanlar için yüzde 90'ına, yardımcı doçent kadrosunda bulunanlar için yüzde 80'ine, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacısı  kadrosunda bulunanlar için yüzde 70'ine aldıkları akademik teşvik puanının yüze bölünmesi suretiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda akademik teşvik ödeneği verilecek.

Ödeme, aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından Şubat ayının onbeşinden itibaren oniki ay süreyle her ayın 15'inde yapılacak. Damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak. 

Bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanına göre, akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında  esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri, bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının yüzde 30'unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanın hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu'nun önerisi, Maliye Bakanlığı'nın görüşü ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek. 

İşte akademisyenlerin alacağı teşvikler

Buna göre profesörlere 726, doçentlere 653, yardımcı doçentlere 581, araştırma görevlilerine 508, öğretim görevlilerine de 436 liraya varan akademik teşvik ödeneği verilecek. Teşvik ödülü araştırma, yayın, sergi, patent, atıflar, bilim danışma kuruluna sunulan akademik ödüller esas alınmak suretiyle yıllık akademik teşvik puanına göre verilecek. Yasaya son anda bir önergeyle eklenen düzenlemeyle akademik teşvikten TSK kadrolarındaki öğretim elemanlarının da yararlanması sağlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, üniversite genel sekreter yardımcılarının ek göstergesinin de düzeltileceğini, bu yönde çalışma yaptıklarını da söyledi.

Söz konusu yönetmelik 4 ay içinde yürürlüğe konulacak, ilk defa akademik teşvik puanı hesaplanması, 2015 yılında yapılan faaliyetler esas alınmak suretiyle, 2016 yılı için yapılacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 06 Kasım 2014 01:43

Gösterim: 4493

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 8. sınıflar için yapılan merkezi ortak sınavlarda (TEOG) din kültürü sorularından hangi statüdeki öğrencilerin sorumlu olduğu konusuna açıklık getirdi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, hazırlanan ders konu ve kazanımları göz önünde bulundurularak bu yıl yapılacak merkezi ortak sınavlarda, yalnızca Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu öğrencilerinin yanıtlayacağı 20 din kültürü ve ahlak bilgisi sorusunun hazırlandığını, diğer okullarda öğrenim gören musevi öğrencilerin ise din kültürü ve ahlak bilgisi testinden, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacağını belirtti.

Bakan Avcı, Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulunun isteği üzerine hazırlanan din kültürü ve ahlak bilgisi sorularını yalnızca bu okulun 8. sınıf öğrencilerinin yanıtlayacağını, diğer okullardaki Musevi öğrencilerin ise bu sorulardan geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacağını ifade etti. 

Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki tüm azınlık okullarına bir yazı gönderdiklerini ve öğrencilerinin merkezi ortak sınavlardaki din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muafiyetlerinin kaldırılmasını isteyip istemediklerini sorduklarını belirtti. 

Bakanlığının bu yazısına Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulundan cevap geldiğini ifade eden Avcı, okul yöneticilerinin, okullarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bulunduğunu ve bu dersten sınıf içi sınavların yapıldığını, merkezi ortak sınavlarda da bu dersten öğrencilerine soru yöneltilmesi yönündeki taleplerini bakanlığa ilettiklerini aktardı. 

Bu talep üzerine, "2014-2015  eğitim-öğretim yılı Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu 8. sınıfı din kültürü ve ahlak bilgisi dersi konu ve kazanımlarına ilişkin çalışma takvimi ve dağılım çizelgesi" hazırlandığını kaydeden Avcı, şu bilgileri verdi:

"Hazırlanan ders konu ve kazanımları göz önünde bulundurularak bu yıl yapılacak merkezi ortak sınavlarda, yalnızca Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu öğrencilerinin yanıtlayacağı 20 din kültürü ve ahlak bilgisi sorusu hazırlandı. Diğer okullarda öğrenim gören musevi öğrenciler ise din kültürü ve ahlak bilgisi testinden, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacak."

> TEOG’da din kültürü testinden hangi öğrenciler sorumlu?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 8. sınıflar için yapılan merkezi ortak sınavlarda (TEOG) din kültürü sorularından hangi statüdeki öğrencilerin sorumlu olduğu konusuna açıklık getirdi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, hazırlanan ders konu ve kazanımları göz önünde bulundurularak bu yıl yapılacak merkezi ortak sınavlarda, yalnızca Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu öğrencilerinin yanıtlayacağı 20 din kültürü ve ahlak bilgisi sorusunun hazırlandığını, diğer okullarda öğrenim gören musevi öğrencilerin ise din kültürü ve ahlak bilgisi testinden, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacağını belirtti.

Bakan Avcı, Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulunun isteği üzerine hazırlanan din kültürü ve ahlak bilgisi sorularını yalnızca bu okulun 8. sınıf öğrencilerinin yanıtlayacağını, diğer okullardaki Musevi öğrencilerin ise bu sorulardan geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacağını ifade etti. 

Avcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki tüm azınlık okullarına bir yazı gönderdiklerini ve öğrencilerinin merkezi ortak sınavlardaki din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muafiyetlerinin kaldırılmasını isteyip istemediklerini sorduklarını belirtti. 

Bakanlığının bu yazısına Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulundan cevap geldiğini ifade eden Avcı, okul yöneticilerinin, okullarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bulunduğunu ve bu dersten sınıf içi sınavların yapıldığını, merkezi ortak sınavlarda da bu dersten öğrencilerine soru yöneltilmesi yönündeki taleplerini bakanlığa ilettiklerini aktardı. 

Bu talep üzerine, "2014-2015  eğitim-öğretim yılı Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu 8. sınıfı din kültürü ve ahlak bilgisi dersi konu ve kazanımlarına ilişkin çalışma takvimi ve dağılım çizelgesi" hazırlandığını kaydeden Avcı, şu bilgileri verdi:

"Hazırlanan ders konu ve kazanımları göz önünde bulundurularak bu yıl yapılacak merkezi ortak sınavlarda, yalnızca Özel Ulus Musevi 1. Karma Ortaokulu öğrencilerinin yanıtlayacağı 20 din kültürü ve ahlak bilgisi sorusu hazırlandı. Diğer okullarda öğrenim gören musevi öğrenciler ise din kültürü ve ahlak bilgisi testinden, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da muaf tutulacak."

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Kasım 2014 11:34

Gösterim: 2531

Sanat hayatının 40'ıncı yılını kutlayan Kibariye, güzel sanatlar okulu açıyor.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile bir araya gelen Kibariye, yakında açmaya hazırlandığı Roman Güzel Sanatlar Okulu hakkında fikir alışverişinde bulundu.

Okuma yazmayı bile sonradan öğrenen ünlü şarkıcı açacağı okulda öğretmenlik de yapacak.

Kibariye, “Cumhuriyet'in 91'inci, sanat hayatımın 40'ıncı yılında böylesine önemli bir projede olmak benim için büyük mutluluk” dedi.

Kibariye, 21 Şubat'ta Bostancı Kültür Merkezi'nde vereceği konsere Bakan Avcı'yı da davet etti.

Kaynak Hürriyet.com.tr

> Kibariye, öğretmen oluyor

Sanat hayatının 40'ıncı yılını kutlayan Kibariye, güzel sanatlar okulu açıyor.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile bir araya gelen Kibariye, yakında açmaya hazırlandığı Roman Güzel Sanatlar Okulu hakkında fikir alışverişinde bulundu.

Okuma yazmayı bile sonradan öğrenen ünlü şarkıcı açacağı okulda öğretmenlik de yapacak.

Kibariye, “Cumhuriyet'in 91'inci, sanat hayatımın 40'ıncı yılında böylesine önemli bir projede olmak benim için büyük mutluluk” dedi.

Kibariye, 21 Şubat'ta Bostancı Kültür Merkezi'nde vereceği konsere Bakan Avcı'yı da davet etti.

Kaynak Hürriyet.com.tr

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Kasım 2014 10:16

Gösterim: 1284

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, okul müdürü atamalarına ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Avcı, müdürlerin görevden alınmaları ve müdür atamalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı;

Avcı, 4 yılını tamamlamış okul yöneticileriyle ilgili düzenleme yaptıklarını hatırlattı. Bu durumda olan okul müdürü sayısının Türkiye genelinde 16 bin olduğunu, bunlarla ilgili değerlendirme sürecinin komisyonlar marifetiyle yapılmadığını söyledi. Avcı, şunları kaydetti:

"Her okulda en tecrübeli, kıdemli öğretmen, en kıdemsiz öğretmen, öğrenci temsilcisi, okul aile birliği temsilcisi başkanı, bağlı olduğu ilçe müdürü ve şube müdürü bir komisyon halinde toplanarak değerlendirme yapmadılar. Bunların elektronik ortamda her birinin ayrı ayrı kendi bağımsız değerlendirmelerini yapmalarını istedik. Bu değerlendirmeleri de olabildiğince nesnel kriterlere bağlı kalmaları için 100'e yakın kriter belirledik. Bu değerlendirmeler sonucunda 16 bin müdürümüzün tam yarısı görevine devam etti. İlçe müdürleri haklarında bir değerlendirme yapacak kadar yakından tanımadıkları müdürler hakkında yanlış değerlendirmeler yapmış olabilirler mi? Olabilir. Nitekim bize ulaşan bazı şikayetler de verilen puanların ortalamaları ile ilçe müdürü ve şube müdürünün verdiği puanların ortalamalarını karşılaştırdığımızda arada çok dramatik bir fark varsa araştırıyoruz. Bunların telafisi için de çalışıyoruz."

Rektörü profesör olmayan üniversite ile profesör olmayan dekan bulunmadığını belirten Avcı, "Yasa gereği olmuyor zaten" dedi.

Avcı, etkileşimli tahtaların 101 bininin yıl sonuna, 246 bininin de eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerleştirileceğini belirtti.

> ‘Okul müdürleri nasıl atandı?’ sorusunu cevapladı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, okul müdürü atamalarına ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Avcı, müdürlerin görevden alınmaları ve müdür atamalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı;

Avcı, 4 yılını tamamlamış okul yöneticileriyle ilgili düzenleme yaptıklarını hatırlattı. Bu durumda olan okul müdürü sayısının Türkiye genelinde 16 bin olduğunu, bunlarla ilgili değerlendirme sürecinin komisyonlar marifetiyle yapılmadığını söyledi. Avcı, şunları kaydetti:

"Her okulda en tecrübeli, kıdemli öğretmen, en kıdemsiz öğretmen, öğrenci temsilcisi, okul aile birliği temsilcisi başkanı, bağlı olduğu ilçe müdürü ve şube müdürü bir komisyon halinde toplanarak değerlendirme yapmadılar. Bunların elektronik ortamda her birinin ayrı ayrı kendi bağımsız değerlendirmelerini yapmalarını istedik. Bu değerlendirmeleri de olabildiğince nesnel kriterlere bağlı kalmaları için 100'e yakın kriter belirledik. Bu değerlendirmeler sonucunda 16 bin müdürümüzün tam yarısı görevine devam etti. İlçe müdürleri haklarında bir değerlendirme yapacak kadar yakından tanımadıkları müdürler hakkında yanlış değerlendirmeler yapmış olabilirler mi? Olabilir. Nitekim bize ulaşan bazı şikayetler de verilen puanların ortalamaları ile ilçe müdürü ve şube müdürünün verdiği puanların ortalamalarını karşılaştırdığımızda arada çok dramatik bir fark varsa araştırıyoruz. Bunların telafisi için de çalışıyoruz."

Rektörü profesör olmayan üniversite ile profesör olmayan dekan bulunmadığını belirten Avcı, "Yasa gereği olmuyor zaten" dedi.

Avcı, etkileşimli tahtaların 101 bininin yıl sonuna, 246 bininin de eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerleştirileceğini belirtti.

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Kasım 2014 11:18

Gösterim: 1734

Memur öğretmenlerden kurumlar arası geçişte ‘KPSS şartı’na tepki

Memur öğretmenler, kurumlar arası geçişte MEB’de öğretmen olabilmek için KPSS şartı getirilmesinin haksızlık olduğunu belirterek, öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

Memur öğretmen tarafında yayınlanan bildiride kurumlar arası geçişte 31 Ağustos 2012 tarihinde öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kamuda çalışan memur öğretmenlere KPSS şartı getirildiğini, kendilerinin bulundukları kadrolara KPSS'de yüksek puanlar alarak girdiklerini, dershane öğretmenlerine bile KPSS şartı aranmaksızın atanma hakkı verilirken memur öğretmenlere tekrar KPSS'ye girme şartının adil olmadığını belirterek, memur öğretmenler bu mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

İşte Memur öğretmenlerin talepleri;

Kamu hizmeti sürdüren memur öğretmenlerin şu anki kadrolarına zaten KPSS den yüksek puan alarak yerleştikleri unutulmuş ve tekrar KPSS şartı getirilmiştir. Ancak KPSS yönetmeliğinde bu sınavın kamu hizmeti kadrolarında ilk defa görev almak isteyenlerin sıralamaya sokmak için yapılan bir sınav olduğu belirtilmişken memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır.

Milli Eğitim Bakanlığınca 06.05.2010 tarihinde çıkartına öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin atanma çeşitleri başlığı altında bulunan hizmet süresi esasına dayalı kurum içi ilk atama ve kurumlar arası ilk atama çeşidi 31.08.2012 tarihinde yönetmelikte yapılan değişiklik ile kaldırılmıştır. İlgili değişiklik 2012 KPSS içi başvurular alındıktan 4 ay, sınavdan ise 2 ay sonra yapılmıştır. Eski yönetmelik gereği belirtilen yılda hiçbir memur öğretmen KPSS ye girmemiş ve bir anda öğretmenlik başvurusu yapamayacak duruma düşmüşlerdir. Kamu hizmeti sürdüren memur öğretmenler şu anki kadrolarına zaten KPSS den yüksek puan alarak yerleştikleri unutulmuş ve tekrar KPSS şartı getirilmiştir. Ancak KPSS yönetmeliğinde bu sınavın kamu hizmeti kadrolarında ilk defa görev almak isteyenlerin sıralamaya sokmak için yapılan bir sınav olduğu belirtilmişken memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurların muvafakat taleplerinin tamamı mahkemelerce kamu hizmeti sunan bireylerin en üs öğrenimlerinden faydanılmasının kamu yararı sağladığı belirtilerek tüm memurlara öğrenimleri gereği atanacakları kadrolar için muvafakat verilmesi gerektiği yönünde açık hükümler bulunmaktadır. Ayrıca biz memur öğretmenlerin öğretmen kadrolarına atanmamız halinde kamu hazinesine maliyetimizde söz konusu değildir. Milli Eğitim Bakanlığı hakkında 14.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren yeni MEB yasasının 12. maddesinde 6 yıl dershanelerde görev yapmış bulunan dershane öğretmenlerinin KPSS şartı aranmaksızın kadrolu öğretmen unvanlarına atanmasının yolu açılmışken şu an kamu hizmetinde bulunan memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır. Ayrıca  atama dönemlerinde yaklaşık 110 alandan atama yapılırken yalnızca Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil (Almanca, İngilizce), Rehber Öğretmen ve Sınıf Öğretmenliği bölümlerine Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) uygulanmaktadır. Yine Milli Eğitim Bakanlığı  Kurumlararası geçişi kaldırılması adayların yeterlilik sınavına tabi tutulmaları gerektiğini öne sürerek kaldırmıştır. Oysa ki atama yapılan yaklaşık 44 bölümde atama puanları 50-70 puan arasında değişmekte, bazı bölümlerde ise 70-85 puan aralığında bile atama gerçekleşememektedir. Milli Eğitim Bakanlığı standart bir yeterlilik puanı belirlememektedir. Bu durum da bazı senelerde 30 puana bile atama yapılabilmektedir. Bu durumda yeterlilik iddiasında bulunan Milli Eğitim Bakanlığının iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Günümüz Türkiyesinde mağdur kesimlerin haklarının iade edildiği bir dönem yaşamaktayız. 28 Şubat mağdurlarının 15 yıl sonra mağduriyetlerinin giderildiği gibi, engelli öğretmen arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin giderildiği gibi, biz memur öğretmenlerinde mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Yeniden hazırlanma aşamasında olan öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde hizmet süresi esasına dayalı kurum içi ilk atama ve kurumlar arası ilk atama çeşidinin yeniden yer verilerek mağduriyetlerinizin giderilmesini talep ediyoruz.

> Kurumlar arası geçişte ‘KPSS şartı’na tepki

Memur öğretmenlerden kurumlar arası geçişte ‘KPSS şartı’na tepki

Memur öğretmenler, kurumlar arası geçişte MEB’de öğretmen olabilmek için KPSS şartı getirilmesinin haksızlık olduğunu belirterek, öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

Memur öğretmen tarafında yayınlanan bildiride kurumlar arası geçişte 31 Ağustos 2012 tarihinde öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kamuda çalışan memur öğretmenlere KPSS şartı getirildiğini, kendilerinin bulundukları kadrolara KPSS'de yüksek puanlar alarak girdiklerini, dershane öğretmenlerine bile KPSS şartı aranmaksızın atanma hakkı verilirken memur öğretmenlere tekrar KPSS'ye girme şartının adil olmadığını belirterek, memur öğretmenler bu mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.

İşte Memur öğretmenlerin talepleri;

Kamu hizmeti sürdüren memur öğretmenlerin şu anki kadrolarına zaten KPSS den yüksek puan alarak yerleştikleri unutulmuş ve tekrar KPSS şartı getirilmiştir. Ancak KPSS yönetmeliğinde bu sınavın kamu hizmeti kadrolarında ilk defa görev almak isteyenlerin sıralamaya sokmak için yapılan bir sınav olduğu belirtilmişken memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır.

Milli Eğitim Bakanlığınca 06.05.2010 tarihinde çıkartına öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin atanma çeşitleri başlığı altında bulunan hizmet süresi esasına dayalı kurum içi ilk atama ve kurumlar arası ilk atama çeşidi 31.08.2012 tarihinde yönetmelikte yapılan değişiklik ile kaldırılmıştır. İlgili değişiklik 2012 KPSS içi başvurular alındıktan 4 ay, sınavdan ise 2 ay sonra yapılmıştır. Eski yönetmelik gereği belirtilen yılda hiçbir memur öğretmen KPSS ye girmemiş ve bir anda öğretmenlik başvurusu yapamayacak duruma düşmüşlerdir. Kamu hizmeti sürdüren memur öğretmenler şu anki kadrolarına zaten KPSS den yüksek puan alarak yerleştikleri unutulmuş ve tekrar KPSS şartı getirilmiştir. Ancak KPSS yönetmeliğinde bu sınavın kamu hizmeti kadrolarında ilk defa görev almak isteyenlerin sıralamaya sokmak için yapılan bir sınav olduğu belirtilmişken memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurların muvafakat taleplerinin tamamı mahkemelerce kamu hizmeti sunan bireylerin en üs öğrenimlerinden faydanılmasının kamu yararı sağladığı belirtilerek tüm memurlara öğrenimleri gereği atanacakları kadrolar için muvafakat verilmesi gerektiği yönünde açık hükümler bulunmaktadır. Ayrıca biz memur öğretmenlerin öğretmen kadrolarına atanmamız halinde kamu hazinesine maliyetimizde söz konusu değildir. Milli Eğitim Bakanlığı hakkında 14.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren yeni MEB yasasının 12. maddesinde 6 yıl dershanelerde görev yapmış bulunan dershane öğretmenlerinin KPSS şartı aranmaksızın kadrolu öğretmen unvanlarına atanmasının yolu açılmışken şu an kamu hizmetinde bulunan memur öğretmenlerin tekrar KPSS şartı aranması haksızlıktır. Ayrıca  atama dönemlerinde yaklaşık 110 alandan atama yapılırken yalnızca Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil (Almanca, İngilizce), Rehber Öğretmen ve Sınıf Öğretmenliği bölümlerine Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) uygulanmaktadır. Yine Milli Eğitim Bakanlığı  Kurumlararası geçişi kaldırılması adayların yeterlilik sınavına tabi tutulmaları gerektiğini öne sürerek kaldırmıştır. Oysa ki atama yapılan yaklaşık 44 bölümde atama puanları 50-70 puan arasında değişmekte, bazı bölümlerde ise 70-85 puan aralığında bile atama gerçekleşememektedir. Milli Eğitim Bakanlığı standart bir yeterlilik puanı belirlememektedir. Bu durum da bazı senelerde 30 puana bile atama yapılabilmektedir. Bu durumda yeterlilik iddiasında bulunan Milli Eğitim Bakanlığının iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Günümüz Türkiyesinde mağdur kesimlerin haklarının iade edildiği bir dönem yaşamaktayız. 28 Şubat mağdurlarının 15 yıl sonra mağduriyetlerinin giderildiği gibi, engelli öğretmen arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin giderildiği gibi, biz memur öğretmenlerinde mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz. Yeniden hazırlanma aşamasında olan öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde hizmet süresi esasına dayalı kurum içi ilk atama ve kurumlar arası ilk atama çeşidinin yeniden yer verilerek mağduriyetlerinizin giderilmesini talep ediyoruz.

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Kasım 2014 09:48

Gösterim: 4704


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.