Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İstanbul Üniversitesi, 1994 yılından bu yana 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nı yayınlayan Quacquarelli Symonds (QS) tarafından, “İletişim ve Medya Çalışmaları” alanında, dünya genelinde en iyi ilk 150 üniversite içinde gösterildi.
Merkezi İngiltere’de bulunan dünyanın en saygın sıralama kuruluşlarından biri olan QS World University Rankings (topuniversities.com) 2012 yılı dünya üniversiteleri sıralama sonuçlarını açıkladı. QS, Haziran 2012'de yayımladığı 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nda, üniversiteleri, 5 temel alanda gruplanan 29 farklı bilim alanında değerlendirdi. Her bir alan için en iyi 200 üniversitenin ilan edildiği sıralamada QS, değerlendirmeyi akademik saygınlık (Bilim adamlarının görüşlerine dayalı anket), işveren görüşü (işverenlerin görüşlerine dayalı anket) ve yayın başına düşen atıf sayısına göre yaptı. Araştırma kapsamında, dünya genelinde binlerce akademisyen, işveren, öğrenci ve idari kadroya gönderilen anket formlarının sonuçlarına göre sıralama yapıldı.
Sıralamada araştırma, eğitim-öğretim, uluslararası görünüm ve iş alanı yaratma kriterleri göz önünde bulunduruldu. Üniversitenin uluslararası görünürlüğü (%40), çalışanların değerlendirilmesi (%10), uluslararası (yabancı) öğretim üyesi sayısı (%5), uluslararası öğrenci (yabancı) öğrenci sayısı (%5), öğretim üyesinin öğrenciye oranı (%20), bilimsel atıf sayısının öğretim üyesine oranı (20%), değerlendirmeye alındı. Haziran 2012'de yayımladığı 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nda, Türk üniversiteleri, 29 bilim alanı için yapılan listelerin 15'inde yer aldı. İngiltere'de QS (Quacquarelli Symonds) firması tarafından 29 farklı bilim alanında yapılan sıralamada İstanbul, ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi ve Bilkent Üniversiteleri, çeşitli bilim alanlarında ilk 200 listelerine girme başarısını gösterdi. İstanbul Üniversitesi, ilk kez, “İletişim ve Medya Çalışmaları” bilim alanında, dünyanın en iyi ilk 150 üniversitesi içinde gösterildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydemir Okay, bu başarının tesadüfi olmadığını belirterek, iletişim sektörü ve eğitimi konusunda yapılan çalışmaların kazanımlarına ulaşmaya başladıklarını söyledi. Okay, “İÜ İletişim Fakültesi’nin uluslararası akreditasyon süreci ve kadromuzun uluslararası akademik yeterliliğe ilişkin özverili çalışmaları uzun süredir göz ardı edilmeyecek boyutlardaydı. Fakültemizin temsil ettiği ‘İletişim ve medya Çalışmaları’ alanında, üniversitemizin uluslararası görünümü, öğretim üyesi öğrenci oranı ve akademisyen başına düşen bilimsel atıf sayısında dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alması ülkemiz adına gurur verici. Hedefimiz, marka kentin marka Üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nin en saygın fakültelerinden biri olan İletişim Fakültesi’nin, başarılarının artarak sürmesidir” dedi.
Okay ayrıca, İletişim Fakültesi öğretim üyelerinin, İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi desteğiyle, uluslararası çalışmalarını oldukça arttırdıklarını; uluslararası bilimsel toplantı ve yayınlara yönelik katılımlarıyla, hem fakültenin hem de İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası tanıtımına katkı sağladıklarını belirterek, özverili çalışmaları için tüm personeline teşekkür etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul Üniversitesi, 1994 yılından bu yana 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nı yayınlayan Quacquarelli Symonds (QS) tarafından, “İletişim ve Medya Çalışmaları” alanında, dünya genelinde en iyi ilk 150 üniversite içinde gösterildi.
Merkezi İngiltere’de bulunan dünyanın en saygın sıralama kuruluşlarından biri olan QS World University Rankings (topuniversities.com) 2012 yılı dünya üniversiteleri sıralama sonuçlarını açıkladı. QS, Haziran 2012'de yayımladığı 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nda, üniversiteleri, 5 temel alanda gruplanan 29 farklı bilim alanında değerlendirdi. Her bir alan için en iyi 200 üniversitenin ilan edildiği sıralamada QS, değerlendirmeyi akademik saygınlık (Bilim adamlarının görüşlerine dayalı anket), işveren görüşü (işverenlerin görüşlerine dayalı anket) ve yayın başına düşen atıf sayısına göre yaptı. Araştırma kapsamında, dünya genelinde binlerce akademisyen, işveren, öğrenci ve idari kadroya gönderilen anket formlarının sonuçlarına göre sıralama yapıldı.
Sıralamada araştırma, eğitim-öğretim, uluslararası görünüm ve iş alanı yaratma kriterleri göz önünde bulunduruldu. Üniversitenin uluslararası görünürlüğü (%40), çalışanların değerlendirilmesi (%10), uluslararası (yabancı) öğretim üyesi sayısı (%5), uluslararası öğrenci (yabancı) öğrenci sayısı (%5), öğretim üyesinin öğrenciye oranı (%20), bilimsel atıf sayısının öğretim üyesine oranı (20%), değerlendirmeye alındı. Haziran 2012'de yayımladığı 'Bilim Alanı Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması'nda, Türk üniversiteleri, 29 bilim alanı için yapılan listelerin 15'inde yer aldı. İngiltere'de QS (Quacquarelli Symonds) firması tarafından 29 farklı bilim alanında yapılan sıralamada İstanbul, ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi ve Bilkent Üniversiteleri, çeşitli bilim alanlarında ilk 200 listelerine girme başarısını gösterdi. İstanbul Üniversitesi, ilk kez, “İletişim ve Medya Çalışmaları” bilim alanında, dünyanın en iyi ilk 150 üniversitesi içinde gösterildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydemir Okay, bu başarının tesadüfi olmadığını belirterek, iletişim sektörü ve eğitimi konusunda yapılan çalışmaların kazanımlarına ulaşmaya başladıklarını söyledi. Okay, “İÜ İletişim Fakültesi’nin uluslararası akreditasyon süreci ve kadromuzun uluslararası akademik yeterliliğe ilişkin özverili çalışmaları uzun süredir göz ardı edilmeyecek boyutlardaydı. Fakültemizin temsil ettiği ‘İletişim ve medya Çalışmaları’ alanında, üniversitemizin uluslararası görünümü, öğretim üyesi öğrenci oranı ve akademisyen başına düşen bilimsel atıf sayısında dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alması ülkemiz adına gurur verici. Hedefimiz, marka kentin marka Üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nin en saygın fakültelerinden biri olan İletişim Fakültesi’nin, başarılarının artarak sürmesidir” dedi.
Okay ayrıca, İletişim Fakültesi öğretim üyelerinin, İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi desteğiyle, uluslararası çalışmalarını oldukça arttırdıklarını; uluslararası bilimsel toplantı ve yayınlara yönelik katılımlarıyla, hem fakültenin hem de İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası tanıtımına katkı sağladıklarını belirterek, özverili çalışmaları için tüm personeline teşekkür etti.
Son Güncelleme: Pazar, 08 Temmuz 2012 12:05
Gösterim: 2864
Cumhurbaşkanı Gül, Yükseköğretim Kurulu'nun önerdiği adaylar arasından, 19 üniversite rektörünün atamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün atadığı rektörler şunlar:
''Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe (yeniden),
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş,
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet KOÇAK (yeniden),
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu,
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık,
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar,
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç,
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (yeniden),
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Fahrettin Keleştemur (yeniden),
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ,
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber,
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun (yeniden),
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik (yeniden),
İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca,
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan (yeniden),
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar (yeniden),
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük,
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek (yeniden).''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Cumhurbaşkanı Gül, Yükseköğretim Kurulu'nun önerdiği adaylar arasından, 19 üniversite rektörünün atamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün atadığı rektörler şunlar:
''Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe (yeniden),
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş,
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet KOÇAK (yeniden),
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu,
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık,
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar,
Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç,
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (yeniden),
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Fahrettin Keleştemur (yeniden),
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ,
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber,
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun (yeniden),
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik (yeniden),
İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca,
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan (yeniden),
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar (yeniden),
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük,
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek (yeniden).''
Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Temmuz 2012 13:32
Gösterim: 1788
Çetinsaya, "Üniversitelerden ilişiği kesilen öğrenciler kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması sonrası başvurmaları halinde öğrenimlerine tekrar başlayabilecekler" dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Torba Yasa'da yer alan öğrenci affına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Çetinsaya, üniversitelerden ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilen öğrencilerin kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması sonrasında başvurmaları halinde, takip eden eğitim öğretim yılında öğrenimlerine tekrar başlayabileceklerini ifade etti.
Gökhan Çetinsaya, ''Öğrencilere yeni bir şans daha verilmesini sağlayan düzenlemeye destek olan milletvekillerimize teşekkür ediyorum'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Çetinsaya, "Üniversitelerden ilişiği kesilen öğrenciler kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması sonrası başvurmaları halinde öğrenimlerine tekrar başlayabilecekler" dedi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Torba Yasa'da yer alan öğrenci affına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Çetinsaya, üniversitelerden ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilen öğrencilerin kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması sonrasında başvurmaları halinde, takip eden eğitim öğretim yılında öğrenimlerine tekrar başlayabileceklerini ifade etti.
Gökhan Çetinsaya, ''Öğrencilere yeni bir şans daha verilmesini sağlayan düzenlemeye destek olan milletvekillerimize teşekkür ediyorum'' dedi.
Son Güncelleme: Cuma, 06 Temmuz 2012 09:15
Gösterim: 1932
YÖK'ün Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nın (ÖYP) esaslarında yaptığı değişiklikle, programa yerleştirmede dikkate alınan puan hesaplamasında ALES'in etkisi artırılırken, lisans genel not ortalamasının etkisi azaltıldı.
YÖK, üniversitelere ÖYP kapsamında atanan araştırma görevlilerine, lisansüstü eğitim yaptırmak suretiyle öğretim üyesi yetiştirilmesine ilişkin hazırlanan mevzuatta değişiklik yaptı.
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Çetinsaya, ÖYP'nin akademik kariyer planlayan, bilim insanı olmak için yola çıkan gençlere istedikleri yerlerde olma ve yarışa eşit şekilde katılma imkanı sağlayan bir proje olduğunu ifade etti.
Belirlenen objektif kurallara göre herkesin şeffaf bir şekilde yarışın içinde yer alabildiğini belirten Çetinsaya, bununla birlikte ÖYP'nin özellikle yeni kurulan üniversitelerin nitelikli akademisyen ihtiyacını da karşılamaya dönük bir proje olduğunu söyledi.
Anadolu üniversitelerinde öğretim üyesi olarak görevlendirilmek üzere ÖYP'ye alınan gençlere seçkin üniversitelerde yüksek lisans ve doktora yapma imkanı sunduklarını belirten Çetinsaya, proje kapsamında öğrencinin lisansüstü eğitimini alırken hem araştırma görevlisi maaşını almakta hem de yurtdışında araştırma yapmak, dil kursuna gitmek gibi ek olanaklara da sahip olduğunu söyledi.
Çetinsaya, şunları kaydetti:
''Biz bundan 6 ay kadar önce ÖYP programına katılan genç arkadaşlarımızın projeyle ilgili düşüncelerini, istek, şikayet ve yorumlarını alabileceğimiz bir forum sayfası oluşturduk. Forum yoluyla konunun muhataplarından taleplerini aldık. Yine forum üyelerinden rastgele seçtiğimiz bir grupla ÖYP konu başlığında 'Başkanla Yüz Yüze' toplantısını gerçekleştirdik. ÖYP sürecinin içinde olan arkadaşlarımızla oturduk ve süreci konuştuk. Ayrıca, rektörlüklerden konuya ilişkin görüş istedik ve üniversitelerin ÖYP temsilcileri ile üç çalıştay düzenledik. Sonuç olarak paydaşlarımızın katkı ve katılımlarıyla çalışmamızı tamamladık ve yeni usul ve esasları buna göre belirledik.''
ÖYP başvurularındaki kriterlerde değişikliğe gittiklerini belirten Çetinsaya, araştırma görevlilerinin yurt dışında dil eğitimi almalarına ilişkin şartları düzenlediklerini söyledi. Yeni usul ve esaslara göre yabancı dil sınav sonucu 65 ve üzeri puan olan ÖYP araştırma görevlilerinin, istekleri halinde yabancı dil eğitimi için 6 ay süreyle yurtdışına gidebileceklerini belirten Çetinsaya, bu sürenin eskiden 3 ay olduğunu anımsattı.
Yeni düzenlemede öğrencilerin eğitim hakkını da koruduklarını vurgulayan Çetinsaya, ''Gerekli şartları sağlayamayanlar ÖYP'den çıkarılsalar bile lisansüstü programlarla ilişikleri kesilmeyecek. Yani ÖYP kadrosu ile ilişik kesilmesi lisansüstü eğitimle de ilişik kesilmesi neticesini doğurmayacak. Önceden ÖYP için belirlenmiş normal öğrenim süreleri içinde eğitimlerini tamamlayamayan ya da başarısız olan ÖYP araştırma görevlilerinin kadrolarıyla ilişikleri kesilmekteydi. Ancak yeni usul ve esaslarda kişinin kadrosu ile ilişiği kesilse bile lisansüstü eğitimine devam edebilmesini sağladık'' diye konuştu.
ALES'in etkisini arttırırken, lisans genel not ortalamasının etkisini azalttıklarını da kaydeden Çetinsaya, bunu da üniversitelerin not ortalamalarındaki farklılıkların oluşturabileceği adaletsizlikleri gidermek için yaptıklarını belirtti.
Çetinsaya, yeni yönetmeliği dün yayımladıklarını bildirerek, yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte hem sosyal medyadaki yorumlardan hem de forum sayfamıza gelen görüşlerden beklentileri karşıladığını anladığını söyledi.
ÖYP puanının hesaplanmasında yeni düzenleme
Yeni mevzuata göre, her yıl Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına bu program çerçevesinde atama yapılacak kadro izin sayıları belirlenecek. Atama yapılacak araştırma görevlisi kadro izinlerinin yükseköğretim kurumlarına dağılımını YÖK yapacak.
Yükseköğretim kurumları da ÖYP kapsamında atamak istedikleri araştırma görevlisi kadrolarıyla başvuracak adaylarda aranacak lisans veya lisansüstü mezuniyet alanlarına ilişkin özel şartları belirleyip YÖK'e bildirecek. YÖK, atama yapılacak ÖYP araştırma görevlisi kadrolarını kendi resmi internet sitesinde ilan edecek.
ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurular, söz konusu internet sitesi üzerinden beyan usulüne göre yapılacak. ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına yerleştirmeler ise YÖK tarafından ÖYP puanı esas alınarak merkezi sistemle yapılacak.
ÖYP araştırma görevlilerinin atanmaları, yabancı dil puanı 50'nin altında olanlar için 1 yıl, yabancı dil puanı 50-64 puan olanlar için ise 2 yıl süreyle yapılacak.
ÖYP puanı, araştırma görevlisi olarak atanmak üzere başvuran adayların ya da program gereğince bir ÖYP yükseköğretim kurumuna lisansüstü eğitim-öğretim görmek amacıyla başvuran ÖYP araştırma görevlilerinin lisans genel not ortalamasının yüzde 25'i ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavında (ALES) ilgili alanda alınan puanın yüzde 60'ı ve varsa yabancı dil puanının yüzde 15'i alınarak hesaplanacak.
Araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyan vererek ataması yapılmayanlar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları 1 yıl süreyle yüzde 10 oranında düşürülecek.
Özel yetenek sınavının yüzde 25'i alınacak
Yabancı dil puanı 65'in altında olan ÖYP araştırma görevlileri ÖYP puanları ve tercihleri esas alınarak merkezi yerleştirme sistemiyle YÖK'ün belirlediği yurtiçindeki yükseköğretim kurumlarına 6 ay süreyle dil eğitimi almak üzere yerleştirilecek.
Yurtiçindeki 6 aylık yabancı dil eğitimini tamamlayan ÖYP araştırma görevlileri, kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarına dönecek. Ancak ÖYP araştırma görevlisi olarak atandığı tarihten itibaren; yabancı dil puanı halen 50'nin altında olan araştırma görevlilerinin 1 yılın sonunda, yabancı dil puanı 65'in altında olan araştırma görevlilerinin ise 2 yılın sonunda kadrolarıyla ilişikleri kesilecek.
Yabancı Dil Sınav sonucu 65 ve üzeri puan olan ÖYP araştırma görevlileri, istekleri halinde yabancı dil eğitimi için en fazla 6 ay süreyle yurtdışına gönderilecek.
Lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirmeler de adayların ÖYP puanı esas alınarak YÖK tarafından merkezi sistemle gerçekleştirilecek.
Özel yetenek sınavıyla lisansüstü eğitime öğrenci kabul eden anabilim dalları için ilgili üniversiteler özel yetenek sınavı yapacak. Değerlendirme ve yerleştirme adayların ÖYP puanının yüzde 75'i ve özel yetenek sınavının yüzde 25'i hesaplanarak yapılacak.
Öğretim üyesi yetersizliği nedeniyle açılamayan lisansüstü eğitim programlarında ÖYP kapsamında araştırma görevlisi yetiştirilmesine YÖK Yürütme Kurulu karar verecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK'ün Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı'nın (ÖYP) esaslarında yaptığı değişiklikle, programa yerleştirmede dikkate alınan puan hesaplamasında ALES'in etkisi artırılırken, lisans genel not ortalamasının etkisi azaltıldı.
YÖK, üniversitelere ÖYP kapsamında atanan araştırma görevlilerine, lisansüstü eğitim yaptırmak suretiyle öğretim üyesi yetiştirilmesine ilişkin hazırlanan mevzuatta değişiklik yaptı.
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Çetinsaya, ÖYP'nin akademik kariyer planlayan, bilim insanı olmak için yola çıkan gençlere istedikleri yerlerde olma ve yarışa eşit şekilde katılma imkanı sağlayan bir proje olduğunu ifade etti.
Belirlenen objektif kurallara göre herkesin şeffaf bir şekilde yarışın içinde yer alabildiğini belirten Çetinsaya, bununla birlikte ÖYP'nin özellikle yeni kurulan üniversitelerin nitelikli akademisyen ihtiyacını da karşılamaya dönük bir proje olduğunu söyledi.
Anadolu üniversitelerinde öğretim üyesi olarak görevlendirilmek üzere ÖYP'ye alınan gençlere seçkin üniversitelerde yüksek lisans ve doktora yapma imkanı sunduklarını belirten Çetinsaya, proje kapsamında öğrencinin lisansüstü eğitimini alırken hem araştırma görevlisi maaşını almakta hem de yurtdışında araştırma yapmak, dil kursuna gitmek gibi ek olanaklara da sahip olduğunu söyledi.
Çetinsaya, şunları kaydetti:
''Biz bundan 6 ay kadar önce ÖYP programına katılan genç arkadaşlarımızın projeyle ilgili düşüncelerini, istek, şikayet ve yorumlarını alabileceğimiz bir forum sayfası oluşturduk. Forum yoluyla konunun muhataplarından taleplerini aldık. Yine forum üyelerinden rastgele seçtiğimiz bir grupla ÖYP konu başlığında 'Başkanla Yüz Yüze' toplantısını gerçekleştirdik. ÖYP sürecinin içinde olan arkadaşlarımızla oturduk ve süreci konuştuk. Ayrıca, rektörlüklerden konuya ilişkin görüş istedik ve üniversitelerin ÖYP temsilcileri ile üç çalıştay düzenledik. Sonuç olarak paydaşlarımızın katkı ve katılımlarıyla çalışmamızı tamamladık ve yeni usul ve esasları buna göre belirledik.''
ÖYP başvurularındaki kriterlerde değişikliğe gittiklerini belirten Çetinsaya, araştırma görevlilerinin yurt dışında dil eğitimi almalarına ilişkin şartları düzenlediklerini söyledi. Yeni usul ve esaslara göre yabancı dil sınav sonucu 65 ve üzeri puan olan ÖYP araştırma görevlilerinin, istekleri halinde yabancı dil eğitimi için 6 ay süreyle yurtdışına gidebileceklerini belirten Çetinsaya, bu sürenin eskiden 3 ay olduğunu anımsattı.
Yeni düzenlemede öğrencilerin eğitim hakkını da koruduklarını vurgulayan Çetinsaya, ''Gerekli şartları sağlayamayanlar ÖYP'den çıkarılsalar bile lisansüstü programlarla ilişikleri kesilmeyecek. Yani ÖYP kadrosu ile ilişik kesilmesi lisansüstü eğitimle de ilişik kesilmesi neticesini doğurmayacak. Önceden ÖYP için belirlenmiş normal öğrenim süreleri içinde eğitimlerini tamamlayamayan ya da başarısız olan ÖYP araştırma görevlilerinin kadrolarıyla ilişikleri kesilmekteydi. Ancak yeni usul ve esaslarda kişinin kadrosu ile ilişiği kesilse bile lisansüstü eğitimine devam edebilmesini sağladık'' diye konuştu.
ALES'in etkisini arttırırken, lisans genel not ortalamasının etkisini azalttıklarını da kaydeden Çetinsaya, bunu da üniversitelerin not ortalamalarındaki farklılıkların oluşturabileceği adaletsizlikleri gidermek için yaptıklarını belirtti.
Çetinsaya, yeni yönetmeliği dün yayımladıklarını bildirerek, yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte hem sosyal medyadaki yorumlardan hem de forum sayfamıza gelen görüşlerden beklentileri karşıladığını anladığını söyledi.
ÖYP puanının hesaplanmasında yeni düzenleme
Yeni mevzuata göre, her yıl Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına bu program çerçevesinde atama yapılacak kadro izin sayıları belirlenecek. Atama yapılacak araştırma görevlisi kadro izinlerinin yükseköğretim kurumlarına dağılımını YÖK yapacak.
Yükseköğretim kurumları da ÖYP kapsamında atamak istedikleri araştırma görevlisi kadrolarıyla başvuracak adaylarda aranacak lisans veya lisansüstü mezuniyet alanlarına ilişkin özel şartları belirleyip YÖK'e bildirecek. YÖK, atama yapılacak ÖYP araştırma görevlisi kadrolarını kendi resmi internet sitesinde ilan edecek.
ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurular, söz konusu internet sitesi üzerinden beyan usulüne göre yapılacak. ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına yerleştirmeler ise YÖK tarafından ÖYP puanı esas alınarak merkezi sistemle yapılacak.
ÖYP araştırma görevlilerinin atanmaları, yabancı dil puanı 50'nin altında olanlar için 1 yıl, yabancı dil puanı 50-64 puan olanlar için ise 2 yıl süreyle yapılacak.
ÖYP puanı, araştırma görevlisi olarak atanmak üzere başvuran adayların ya da program gereğince bir ÖYP yükseköğretim kurumuna lisansüstü eğitim-öğretim görmek amacıyla başvuran ÖYP araştırma görevlilerinin lisans genel not ortalamasının yüzde 25'i ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavında (ALES) ilgili alanda alınan puanın yüzde 60'ı ve varsa yabancı dil puanının yüzde 15'i alınarak hesaplanacak.
Araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler, kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyan vererek ataması yapılmayanlar ile halen ÖYP araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları 1 yıl süreyle yüzde 10 oranında düşürülecek.
Özel yetenek sınavının yüzde 25'i alınacak
Yabancı dil puanı 65'in altında olan ÖYP araştırma görevlileri ÖYP puanları ve tercihleri esas alınarak merkezi yerleştirme sistemiyle YÖK'ün belirlediği yurtiçindeki yükseköğretim kurumlarına 6 ay süreyle dil eğitimi almak üzere yerleştirilecek.
Yurtiçindeki 6 aylık yabancı dil eğitimini tamamlayan ÖYP araştırma görevlileri, kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarına dönecek. Ancak ÖYP araştırma görevlisi olarak atandığı tarihten itibaren; yabancı dil puanı halen 50'nin altında olan araştırma görevlilerinin 1 yılın sonunda, yabancı dil puanı 65'in altında olan araştırma görevlilerinin ise 2 yılın sonunda kadrolarıyla ilişikleri kesilecek.
Yabancı Dil Sınav sonucu 65 ve üzeri puan olan ÖYP araştırma görevlileri, istekleri halinde yabancı dil eğitimi için en fazla 6 ay süreyle yurtdışına gönderilecek.
Lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirmeler de adayların ÖYP puanı esas alınarak YÖK tarafından merkezi sistemle gerçekleştirilecek.
Özel yetenek sınavıyla lisansüstü eğitime öğrenci kabul eden anabilim dalları için ilgili üniversiteler özel yetenek sınavı yapacak. Değerlendirme ve yerleştirme adayların ÖYP puanının yüzde 75'i ve özel yetenek sınavının yüzde 25'i hesaplanarak yapılacak.
Öğretim üyesi yetersizliği nedeniyle açılamayan lisansüstü eğitim programlarında ÖYP kapsamında araştırma görevlisi yetiştirilmesine YÖK Yürütme Kurulu karar verecek.
Son Güncelleme: Cuma, 06 Temmuz 2012 14:24
Gösterim: 2469
Hürriyeteğitim’in haberine göre, Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada işten çıkarılan akademisyen sayısının 16 olduğu belirttildi.
Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada işten çıkarılan akademisyen sayısının 16 olduğunu belirtti. İşten çıkarılan öğretim üyelerinin hangi bölümlerden olduğu konusunda bilgi vermeyen üniversite yönetimi açıklamada, "İşten çıkarılmasına karar verilen kişilere ilişkin nedenler hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır" ifadelerine yer verdi.
Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü, üniversitede yaşandığı ileri sürülen toplu işten çıkarmalarla ilgili hurriyetegitim.com'a açıklama yaptı. Çalışanların birden çok ölçüte göre değerlendirildiğinin belirtildiği açıklamada, Doğuş Üniversitesi ile ilişiği kesilen öğretim üyesi sayısının 16 olduğu bildirildi.
İşten çıkarmaların nedenleri ile ilgili, "Hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır" denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Akademik kaliteyi etkileyecek boyutta değil
"Birkaç gündür üniversitemizde toplu işten çıkarmanın yaşandığı sosyal medya aracılığıyla öne sürülmekte ve kurumumuz hakkında yıpratıcı bazı bilgilere yer verilmektedir. Her profesyonel kuruluşta olduğu gibi Doğuş Üniversitesi'nde de tüm çalışanlar birden çok ölçüte göre değerlendirilmekte, değerlendirmenin bütününde ortaya çıkan sonuca göre ise her yıl personel yapısında bazı güncellemeler yapılmaktadır. Gerek akademisyenlerimiz gerekse idari kadromuz, kurumumuzda değerli çalışmalar yapmış ve emeklerine her zaman saygı duyduğumuz, teşekkür ettiğimiz kişilerdir. Gerekli açıklamalar yapılarak, teşekkür edilerek ve tüm yasal hakları korunarak, üniversitemizin yeni akademik yılında aramızda olmayacakları bildirilmiştir. Her kurumun inisiyatifinde olan personel planlaması gerekli tüm hukuksal ve etik koşullara uyularak yapılmıştır.
Tüm çalışmalarımız da zaten YÖK ve ilgili kuruluşların denetimi altındadır. Ancak bu kriterler ve işten çıkarılmasına karar verilen kişilere ilişkin nedenler hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır. Performans kriterleri genel olarak, profesyonellik, verimlilik, etkinlik ana başlıklarında birçok alt başlığı içermektedir.
Üniversitemizle ilişiği kesileceği bildirilen öğretim üyesi sayısı 16 olup, üniversitemizin genel akademik kalitesini etkileyecek boyutta yorumlanması yanlıştır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Hürriyeteğitim’in haberine göre, Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada işten çıkarılan akademisyen sayısının 16 olduğu belirttildi.
Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada işten çıkarılan akademisyen sayısının 16 olduğunu belirtti. İşten çıkarılan öğretim üyelerinin hangi bölümlerden olduğu konusunda bilgi vermeyen üniversite yönetimi açıklamada, "İşten çıkarılmasına karar verilen kişilere ilişkin nedenler hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır" ifadelerine yer verdi.
Doğuş Üniversitesi Rektörlüğü, üniversitede yaşandığı ileri sürülen toplu işten çıkarmalarla ilgili hurriyetegitim.com'a açıklama yaptı. Çalışanların birden çok ölçüte göre değerlendirildiğinin belirtildiği açıklamada, Doğuş Üniversitesi ile ilişiği kesilen öğretim üyesi sayısının 16 olduğu bildirildi.
İşten çıkarmaların nedenleri ile ilgili, "Hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır" denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Akademik kaliteyi etkileyecek boyutta değil
"Birkaç gündür üniversitemizde toplu işten çıkarmanın yaşandığı sosyal medya aracılığıyla öne sürülmekte ve kurumumuz hakkında yıpratıcı bazı bilgilere yer verilmektedir. Her profesyonel kuruluşta olduğu gibi Doğuş Üniversitesi'nde de tüm çalışanlar birden çok ölçüte göre değerlendirilmekte, değerlendirmenin bütününde ortaya çıkan sonuca göre ise her yıl personel yapısında bazı güncellemeler yapılmaktadır. Gerek akademisyenlerimiz gerekse idari kadromuz, kurumumuzda değerli çalışmalar yapmış ve emeklerine her zaman saygı duyduğumuz, teşekkür ettiğimiz kişilerdir. Gerekli açıklamalar yapılarak, teşekkür edilerek ve tüm yasal hakları korunarak, üniversitemizin yeni akademik yılında aramızda olmayacakları bildirilmiştir. Her kurumun inisiyatifinde olan personel planlaması gerekli tüm hukuksal ve etik koşullara uyularak yapılmıştır.
Tüm çalışmalarımız da zaten YÖK ve ilgili kuruluşların denetimi altındadır. Ancak bu kriterler ve işten çıkarılmasına karar verilen kişilere ilişkin nedenler hem kurumun hem kişilerin mahremiyetini kapsamaktadır. Performans kriterleri genel olarak, profesyonellik, verimlilik, etkinlik ana başlıklarında birçok alt başlığı içermektedir.
Üniversitemizle ilişiği kesileceği bildirilen öğretim üyesi sayısı 16 olup, üniversitemizin genel akademik kalitesini etkileyecek boyutta yorumlanması yanlıştır."
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Temmuz 2012 08:54
Gösterim: 3177

