Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Fatih Üniversitesi Mezunlar ve Kariyer Merkezi bu yıl 12. si düzenlenen ‘Kariyer ve Sektör Fuarı’nda öğrenci ile şirketleri buluşturuyor. 20-21 Mart 2012 tarihleri arasında Fatih Üniversitesi’nin Büyükçekmece kampüsünde düzenlenecek fuarda 30 farklı marka da bir araya gelecek.
Kariyer ve Sektör Fuarı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın
Fatih Üniversitesi Mezunlar ve Kariyer Merkezi, öğrencilerin iş yaşamını tanımalarını sağlamak ve iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla farklı iş kollarından lider şirketlerin bir araya getirildiği bir Kariyer Fuarı düzenliyor. Fuara katılan firmalar bir yandan öğrenci profilini yakından tanıma fırsatı yakalarken, diğer yandan ise staj ve işe alım süreçleri ile ilgili bilgileri öğrencilerle paylaşıyor. Fuarda, şirketlerle öğrenciler buluşturularak etkili iletişim içinde olmaları hedefleniyor.
Türk Telekom sponsorluğunda gerçekleşecek
Türk Telekom Ana Sponsorluğunda gerçekleştirilen Kariyer ve Sektör Fuarının önemine değinen Mezunlar ve Kariyer Merkezi Koordinatörü Abdülkadir Şengül; “Öğrencilerin mezuniyetten sonraki hedefleri için şimdiden zaman ve fırsat planlaması yapmaları gerekiyor. Bu fuar, Türkiye’nin büyük şirketleri ile öğrencileri buluşturacak. Böylelikle öğrenciler kendi kariyer planlamalarını okulları bitmeden yapabilme şansına sahip olacaklardır.” dedi.
İshak Alaton ve Kenan Işık da fuara katılıyor
Fuar her yıl mesleğinde başarılı birçok kişiyi de katılımcılarla buluşturuyor. 12.’si düzenlenen Kariyer ve Sektör Fuarı’nın bu yılki konukları ise başarılı işlere imza atan sanatçı Kenan Işık ve iş adamı İshak Alaton olacak. İshak Alaton 20 Mart Salı günü 11.00’da, Kenan Işık ise 22 Mart Perşembe günü 14.00’da meslek yaşamlarında edindikleri deneyimleri ve mesleki başarının sırlarını öğrencilerle paylaşacak.
Firmaların üst düzey yöneticileri ve alanında uzman konuşmacıların da seminerler verecekleri fuarda öğrenciler; staj, yarı ve tam zamanlı iş olanakları konusunda da firmalar ile birebir iletişime geçmelerini sağlanacak.
Fuar uluslararası çalışma fırsatları sunuyor
Uluslararası iş imkânları ve eğitimler hakkında öğrencileri katılımcı firmalarla buluşturacak olan fuar, Fatih Üniversitesi öğrencilerine ve misafir öğrencilere kişisel gelişimleriyle ilgili konularda daha bilinçli hareket etmelerine de katkıda bulunacak. Fuarda 20-29 Mart tarihleri arasında iş dünyasının önemli isimleriyle de söyleşiler yapılacak.
Fuar, 20-21 Mart 2012 tarihlerinde sabah 09.30 ile 16.00 saatleri arasında gezilebilecek. Detaylı bilgi için: http://kariyer.fatih.edu.tr adresi ziyaret edilebilir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Fatih Üniversitesi Mezunlar ve Kariyer Merkezi bu yıl 12. si düzenlenen ‘Kariyer ve Sektör Fuarı’nda öğrenci ile şirketleri buluşturuyor. 20-21 Mart 2012 tarihleri arasında Fatih Üniversitesi’nin Büyükçekmece kampüsünde düzenlenecek fuarda 30 farklı marka da bir araya gelecek.
Kariyer ve Sektör Fuarı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın
Fatih Üniversitesi Mezunlar ve Kariyer Merkezi, öğrencilerin iş yaşamını tanımalarını sağlamak ve iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla farklı iş kollarından lider şirketlerin bir araya getirildiği bir Kariyer Fuarı düzenliyor. Fuara katılan firmalar bir yandan öğrenci profilini yakından tanıma fırsatı yakalarken, diğer yandan ise staj ve işe alım süreçleri ile ilgili bilgileri öğrencilerle paylaşıyor. Fuarda, şirketlerle öğrenciler buluşturularak etkili iletişim içinde olmaları hedefleniyor.
Türk Telekom sponsorluğunda gerçekleşecek
Türk Telekom Ana Sponsorluğunda gerçekleştirilen Kariyer ve Sektör Fuarının önemine değinen Mezunlar ve Kariyer Merkezi Koordinatörü Abdülkadir Şengül; “Öğrencilerin mezuniyetten sonraki hedefleri için şimdiden zaman ve fırsat planlaması yapmaları gerekiyor. Bu fuar, Türkiye’nin büyük şirketleri ile öğrencileri buluşturacak. Böylelikle öğrenciler kendi kariyer planlamalarını okulları bitmeden yapabilme şansına sahip olacaklardır.” dedi.
İshak Alaton ve Kenan Işık da fuara katılıyor
Fuar her yıl mesleğinde başarılı birçok kişiyi de katılımcılarla buluşturuyor. 12.’si düzenlenen Kariyer ve Sektör Fuarı’nın bu yılki konukları ise başarılı işlere imza atan sanatçı Kenan Işık ve iş adamı İshak Alaton olacak. İshak Alaton 20 Mart Salı günü 11.00’da, Kenan Işık ise 22 Mart Perşembe günü 14.00’da meslek yaşamlarında edindikleri deneyimleri ve mesleki başarının sırlarını öğrencilerle paylaşacak.
Firmaların üst düzey yöneticileri ve alanında uzman konuşmacıların da seminerler verecekleri fuarda öğrenciler; staj, yarı ve tam zamanlı iş olanakları konusunda da firmalar ile birebir iletişime geçmelerini sağlanacak.
Fuar uluslararası çalışma fırsatları sunuyor
Uluslararası iş imkânları ve eğitimler hakkında öğrencileri katılımcı firmalarla buluşturacak olan fuar, Fatih Üniversitesi öğrencilerine ve misafir öğrencilere kişisel gelişimleriyle ilgili konularda daha bilinçli hareket etmelerine de katkıda bulunacak. Fuarda 20-29 Mart tarihleri arasında iş dünyasının önemli isimleriyle de söyleşiler yapılacak.
Fuar, 20-21 Mart 2012 tarihlerinde sabah 09.30 ile 16.00 saatleri arasında gezilebilecek. Detaylı bilgi için: http://kariyer.fatih.edu.tr adresi ziyaret edilebilir.
Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 17:43
Gösterim: 3008
“YÖK olarak Suriye' de okuyan gençlerimize yatay geçişte özel kolaylıklar sağlamalıyız, Türkiye' ye dönmek isteyen epeyce öğrencimiz var.”

Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
“YÖK olarak Suriye' de okuyan gençlerimize yatay geçişte özel kolaylıklar sağlamalıyız, Türkiye' ye dönmek isteyen epeyce öğrencimiz var.”

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Mart 2012 14:44
Gösterim: 3510
Milliyet gazetesi yazarı Çetin Altan'ın Hukuk ve yargı konulu yazısı...
Hukuk fakültelerinden mezun olanların sayısı gitgide artıyormuş.
Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın, çok değişik bir gözlemiyle önerisine göre; Hukuk fakültelerinden en iyi dereceyle mezun olanlar, orta dereceyle mezun olanlar, en düşük dereceyle mezun olanlar saptanmalı ve “hukukçuluk”larını nerelerde değerlendirdiklerinin bir tablosu çıkartılmalı...
* * *
En iyi dereceyle mezun olanlar, büyük holdinglerde “hukuk danışmanı” olmayı yeğliyorlarmış genellikle; orta dereceyle mezun olanların çoğu da “avukat” olmayı, en düşük dereceyle mezun olanlar ise, “devletin yargı erki”ne kapılanmayı...
* * *
“Türk Ceza Kanunu” ile, “Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası”ndaki aynı maddelerin; bazı yargıçlar tarafından, neden birbirine taban tabana zıt olarak değerlendirilip yorumlandığı da, böylece daha iyi anlaşılıyor.
* * *
Yargı erkinin iddianameleriyle kararlarının da, sürekli tartışılmakta olması; zaten gösteriyor ortada “dandik” bir durum olduğunu.
* * *
Dandik durum, mandik durum...
2 gün sonra, geceyle gündüzün uzunluğu eşitleniyor; milyonlarca yıldan bu yana, yasalardan bağımsız olarak...
* * *
Avuçta sallayıp sallayıp atıvermek; neyi mi?
Tavla zarlarını, yahut sadece zarları “barbut”ta...
* * *
Siyasetçi demeçleriyle nutukları ve yargı kararları da, bazen akla “sallayıp sallayıp atıverme”yi getiriyor; tıpkı “tavla”da, yahut “barbut”ta olduğu gibi...
* * *
Kadının biri, kocasını “arsenik”le zehirlemekten suçlanıyormuş mahkemede; ama kocası ölmemiş.
* * *
Kadının avukatı:
-Efendim, diyormuş; elde hiçbir kanıt yok, üstelik hiçbir “arsenik” kalıntısı da bulunmadı kocada...
* * *
O sırada suçlanan kadın, oturduğu yerden bağırmaya başlamış:
-Ben tam tersine, kocamın vücudunda hala daha “arsenik” bulunduğuna eminim; o nedenle de, kendisine “otopsi” yapılmasını istiyorum...
* * *
Siyasetçilerle yorumculardan kimi, demokrasimizin gelişmekte olduğunu söylüyor; kimi de artık tümden öldüğünü...
Hangisine inanalım bilmem ki?
* * *
İyi ki bazıları, ölüp ölmediğini anlamak için, “otopsi” yapılmasını istemiyor.
* * *
Yargıç tanığa soruyordu:
-Peki siz bir şey gördünüz mü?
* * *
Tanık da:
-Evet sayın yargıç, diyordu; ben binaların dışını boyayan bir işçi, bir boyacıyım. Bir rastlantı olarak iskelenin üstünde, 1’inci katın penceresi önündeyken, tecavüzcü kapıyı omuzlayarak açtı, ben de pencereden gördüm olup biten her şeyi...
* * *
Yargıç soruyordu:
-Neyi gördünüz?
-Tecavüzcü, odaya girer girmez genç kızın üstüne atladı, onu yere yatırdı, entarisini yırtarak yukarı doğru kaldırdı...
-Ee sonra?
-Sonra da donunu aşağı doğru çekti...
-Ee sonra?
-Sonra da kızın üstüne kapandı...
-Ee sonra?
-Sonra ne olduğunu bilemiyorum, o sırada çenem kırıldı...
-Çeneniz mi kırıldı, nasıl kırıldı?
-Çünkü iskelenin üstünde tam 9 boyacıydık...
* * *
17 yıl, 20 yıl süren bazı siyasal cinayet davalarının sonunda, “zamanaşımı” kararı verilince; yorumcular, “hukuk”un ırzına geçilip geçilmediğini tartışmaya başlıyorlar.
* * *
Bazen de caddelerdeki protesto gösterilerinde, polisle çatışmalar çıkıyor ve çenesi kırılanlar oluyor.
* * *
Ama çenesi kırılanlardan hiçbiri:
-Çenem kırıldığı için, hukukun ırzına geçilip geçilmediğini tam göremedim, demiyor.
Demokrasimizin de, iyi tarafları var böyle...
* * *
Başı bağlı genç bir kız, camide vaaz dinlemeye gittikten sonra, eve dönünce babası:
-Vaaz iyi miydi, diye sormuş.
Kız da:
-Hocaefendi, demiş; günahlardan bahsetti...
-Neler söyledi?
-Daha çok, kendisinin bunlara karşı olduğunu...
* * *
10’uncu yüzyıl Japon şairlerinden Mibu No Tadamine’den, Rahşan Ecevit çevirisi bir şiirle bitirelim yazıyı:
Uzun düşünceleri
Bahar günlerinin
Unutulmayacaktır
Gün gelip gönüllere
Güz çökse bile
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Milliyet gazetesi yazarı Çetin Altan'ın Hukuk ve yargı konulu yazısı...
Hukuk fakültelerinden mezun olanların sayısı gitgide artıyormuş.
Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın, çok değişik bir gözlemiyle önerisine göre; Hukuk fakültelerinden en iyi dereceyle mezun olanlar, orta dereceyle mezun olanlar, en düşük dereceyle mezun olanlar saptanmalı ve “hukukçuluk”larını nerelerde değerlendirdiklerinin bir tablosu çıkartılmalı...
* * *
En iyi dereceyle mezun olanlar, büyük holdinglerde “hukuk danışmanı” olmayı yeğliyorlarmış genellikle; orta dereceyle mezun olanların çoğu da “avukat” olmayı, en düşük dereceyle mezun olanlar ise, “devletin yargı erki”ne kapılanmayı...
* * *
“Türk Ceza Kanunu” ile, “Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası”ndaki aynı maddelerin; bazı yargıçlar tarafından, neden birbirine taban tabana zıt olarak değerlendirilip yorumlandığı da, böylece daha iyi anlaşılıyor.
* * *
Yargı erkinin iddianameleriyle kararlarının da, sürekli tartışılmakta olması; zaten gösteriyor ortada “dandik” bir durum olduğunu.
* * *
Dandik durum, mandik durum...
2 gün sonra, geceyle gündüzün uzunluğu eşitleniyor; milyonlarca yıldan bu yana, yasalardan bağımsız olarak...
* * *
Avuçta sallayıp sallayıp atıvermek; neyi mi?
Tavla zarlarını, yahut sadece zarları “barbut”ta...
* * *
Siyasetçi demeçleriyle nutukları ve yargı kararları da, bazen akla “sallayıp sallayıp atıverme”yi getiriyor; tıpkı “tavla”da, yahut “barbut”ta olduğu gibi...
* * *
Kadının biri, kocasını “arsenik”le zehirlemekten suçlanıyormuş mahkemede; ama kocası ölmemiş.
* * *
Kadının avukatı:
-Efendim, diyormuş; elde hiçbir kanıt yok, üstelik hiçbir “arsenik” kalıntısı da bulunmadı kocada...
* * *
O sırada suçlanan kadın, oturduğu yerden bağırmaya başlamış:
-Ben tam tersine, kocamın vücudunda hala daha “arsenik” bulunduğuna eminim; o nedenle de, kendisine “otopsi” yapılmasını istiyorum...
* * *
Siyasetçilerle yorumculardan kimi, demokrasimizin gelişmekte olduğunu söylüyor; kimi de artık tümden öldüğünü...
Hangisine inanalım bilmem ki?
* * *
İyi ki bazıları, ölüp ölmediğini anlamak için, “otopsi” yapılmasını istemiyor.
* * *
Yargıç tanığa soruyordu:
-Peki siz bir şey gördünüz mü?
* * *
Tanık da:
-Evet sayın yargıç, diyordu; ben binaların dışını boyayan bir işçi, bir boyacıyım. Bir rastlantı olarak iskelenin üstünde, 1’inci katın penceresi önündeyken, tecavüzcü kapıyı omuzlayarak açtı, ben de pencereden gördüm olup biten her şeyi...
* * *
Yargıç soruyordu:
-Neyi gördünüz?
-Tecavüzcü, odaya girer girmez genç kızın üstüne atladı, onu yere yatırdı, entarisini yırtarak yukarı doğru kaldırdı...
-Ee sonra?
-Sonra da donunu aşağı doğru çekti...
-Ee sonra?
-Sonra da kızın üstüne kapandı...
-Ee sonra?
-Sonra ne olduğunu bilemiyorum, o sırada çenem kırıldı...
-Çeneniz mi kırıldı, nasıl kırıldı?
-Çünkü iskelenin üstünde tam 9 boyacıydık...
* * *
17 yıl, 20 yıl süren bazı siyasal cinayet davalarının sonunda, “zamanaşımı” kararı verilince; yorumcular, “hukuk”un ırzına geçilip geçilmediğini tartışmaya başlıyorlar.
* * *
Bazen de caddelerdeki protesto gösterilerinde, polisle çatışmalar çıkıyor ve çenesi kırılanlar oluyor.
* * *
Ama çenesi kırılanlardan hiçbiri:
-Çenem kırıldığı için, hukukun ırzına geçilip geçilmediğini tam göremedim, demiyor.
Demokrasimizin de, iyi tarafları var böyle...
* * *
Başı bağlı genç bir kız, camide vaaz dinlemeye gittikten sonra, eve dönünce babası:
-Vaaz iyi miydi, diye sormuş.
Kız da:
-Hocaefendi, demiş; günahlardan bahsetti...
-Neler söyledi?
-Daha çok, kendisinin bunlara karşı olduğunu...
* * *
10’uncu yüzyıl Japon şairlerinden Mibu No Tadamine’den, Rahşan Ecevit çevirisi bir şiirle bitirelim yazıyı:
Uzun düşünceleri
Bahar günlerinin
Unutulmayacaktır
Gün gelip gönüllere
Güz çökse bile
Son Güncelleme: Pazar, 18 Mart 2012 10:20
Gösterim: 2107
Shrek, Kayıp Balık Nemo ve Arabalar filmlerinde çalışan ilk Türk animasyon uzmanı Erdem Taylan Işık Üniversitesi’nde geleceğin animasyon mühendisleriyle buluştu.
Işık Üniversitesi bir ilki gerçekleştirerek, Türkiye’nin 2003-2023 Strateji Belgesi’ndeki sekiz öncelikli alandan biri olan bilgi ve iletişim teknolojileri kapsamına giren “Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği” lisans ve yüksek lisans programlarını 2012 güz yarıyılında öğretime açmaya kapsamlı etkinliklerle hazırlanıyor.
Işık Üniversitesi, bilgisayarlı grafik ve animasyon alanındaki bu atılımının tanıtımına yönelik ilk etkinliğini de 16 Mart’ta Maslak Kampüsü’nde Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Karaman önderliğinde gerçekleştirdi. Shrek, Kayıp Balık Nemo ve Arabalar gibi animasyon filmlerin yapımında çalışan ilk Türk Animasyon ve Görsel Efekt Sanatçısı Erdem TAYLAN ve ekibi öğrencilerle buluştu. Seminerde Organikos adlı yeni bir animasyon filminin üretim aşamaları geleceğin animasyon mühendisleriyle paylaşıldı.
IŞIK ÜNİVERSİTESİ ‘MEYVELER’İ AĞIRLADI
Işık Üniversitesi Maslak Kampüsü farklı dalda konuklarını ağırladı. ‘Meyveler’. Günlük hayatımızda büyük bir öneme sahip olan meyveler bu sefer animasyon karakter olarak karşımıza çıktı. Karakterlerin fikir babaları Erdem Taylan ve Mustafa Gündem geleceğin mühendislerine animasyon mühendisliğinin inceliklerini, karakterleri nasıl yarattıklarını anlattı. Erdem Taylan; “Düşündüm de, benim her an aklımda olan meyveler çocukların en az tükettiği yiyecekler arasında. Buna ancak onlar gibi düşünerek çare buluruz! Muz, biber ve patlıcandan esinlenerek karşımıza yepyeni karakterler çıkardık” dedi. Onların animasyonda nasıl bir hayata sahip olduklarını ve bu hayatta uygun olarak tasarlanan evleri, günlük yaşam uğraşları, giyimleri, saçları, ışıklarına kadar nasıl yol kat ettiklerini öğrencilere iki saatlik sürede anlatmaya çalıştı.
ERDEM TAYLAN: “SONUÇTA HERŞEY FİZİK!”
Kendi ekibinizi kendinizin oluşturması gerek diyen Erdem Taylan, kurduğu ekibiyle birlikte hayata geçirecekleri proje olan ‘Organikos’ta her meyvenin farklı ülkelerden geldiğini, en sonunda ortak nokta Türkiye ‘de karşılaştıklarını ve hikayenin ordan başladığını söyledi. Taylan, “Animasyonda kullanılan mekan ve gereçler oldukça önemli. İnsanlar izlerken tanıdık bir şeyler gördüklerinde gerçekle ilinti kurabiliyorlar. Her karakterin hikayedeki konumuna göre araştırmalar yapılıp, o şekilde oluşturulur. Her şey reel değil. Ona göre düzenlemek gerekiyor. Sonuçta her şey fizik!” diyerek mühendisliğin önemine dikkat çekti.
“ANİMASYON MÜHENDİSLİĞİ İÇİN ÇOK HEYECANLIYIM”
Işık Üniversitesi‘nde açılması planlanan bölümlerin kendisini çok heyecanlandırdığından bahseden Taylan, bu işe gönül vermiş insanların azlığından bahsetti. Üniversitelerde böyle bölümler açılmasının Türkiyede Animasyon sektörü için büyük bir fayda sağlayacağını söyledi . ”Bizim amacımız dünya çapında projelere imza atmak” diyen Erdem Taylan , ekiplerin başarılı olmasının farklı görüşlere açık olmasından geldiğini söyledi.
Taylan ve ekibine öğrencilerin ilgisi büyüktü. Geleceğin mühendisleri seminer bittikten sonra da Taylan ve ekibinin etrafını sardı, merak ettikleri soruları tek tek sordu.
Bilişim sektörünün çığ gibi büyüyen bilgisayarlı grafik ve animasyon alanındaki akademik gereksinimi Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği programları ile karşılamayı öngören Işık Üniversitesi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, eğitim ve öğretimin lisans ve yüksek lisans programları düzeyinde olacağı belirtildi.
86 milyar dolarlık sektöre yönelik akademik açılım
Bu alanda yoğun insan gücüyle birçok sektöre katma değeri yüksek ürünlerin çıkarıldığı vurgulanan açıklamada: “Bilgisayarlı grafik, animasyon ve oyun teknolojilerinin pazar payı her yıl büyümektedir. Sadece dijital oyunların dünyadaki payının 2014 yılında 86 milyar doları aşacağı beklenmekte. Bu nedenlerle bilgisayarlı grafik ve animasyon internet, bilişim, kültür, eğlence, eğitim-öğretim ve görselleştirme gibi alanları önemli ölçüde ilgilendiren, birçok teknik ve sanatsal öğeyi birlikte barındıran, ileri teknolojiye dayanan, ülkeler için öncelikli yatırım alanı haline gelmiş ve dünya üzerinde en çok yatırım yapılan alanlardan biri olarak dikkati çekmektedir” sözleri yer alıyor.
Türkiye’nin 8 stratejik bilim ve teknoloji hedefinden biri
Bilgisiyarlı Grafik ve Animasyon’un görselleştirmeden analize, tasarımdan uygulamaya, filmlerden oyunlara, eğitimden üretime, internet teknolojilerinden bilişim araçlarına kadar birçok uygulamada her geçen gün daha yaygın bir şekilde kullanıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu sektörün ülkemizdeki durumuyla ilgili şu bilgilere yer verildi: “Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları 2003-2023 Strateji Belgesi’nde belirtilen ve Türkiye’nin sekiz öncelikli alanından biri olan bilgi ve iletişim teknolojileri kapsamındaki bilgisayarlı grafik ve animasyon teknolojisinin, aynı zamanda Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) - Bilim Ve Teknoloji Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda belirtilen ‘Ondört Öncelikli Teknoloji Faaliyet Konuları’nın birçoğuna katkıda bulunabilecek bir alan olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ülkemizde mimari, görselleştirme, mühendislik, simülasyon gibi alanları kattığımızda oldukça fazla sayıda orta ve küçük ölçekli şirketin bu alanda çalışma yürüttüğü görülmektedir. Hemen hemen bütün ulusal ve yerel televizyon kanallarının grafik-animasyon birimleri bulunmaktadır.”
Işık Üniversitesi, Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği lisans ve lisanüstü programlarının tanıtımı için Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından bahar döneminde bir dizi önemli etkinliğe imza atacak. Bu etkinlikler, bir animasyon filminin hayalden gerçeğe dönüşümünün sunulduğu bir seminer ile başladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Shrek, Kayıp Balık Nemo ve Arabalar filmlerinde çalışan ilk Türk animasyon uzmanı Erdem Taylan Işık Üniversitesi’nde geleceğin animasyon mühendisleriyle buluştu.
Işık Üniversitesi bir ilki gerçekleştirerek, Türkiye’nin 2003-2023 Strateji Belgesi’ndeki sekiz öncelikli alandan biri olan bilgi ve iletişim teknolojileri kapsamına giren “Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği” lisans ve yüksek lisans programlarını 2012 güz yarıyılında öğretime açmaya kapsamlı etkinliklerle hazırlanıyor.
Işık Üniversitesi, bilgisayarlı grafik ve animasyon alanındaki bu atılımının tanıtımına yönelik ilk etkinliğini de 16 Mart’ta Maslak Kampüsü’nde Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Karaman önderliğinde gerçekleştirdi. Shrek, Kayıp Balık Nemo ve Arabalar gibi animasyon filmlerin yapımında çalışan ilk Türk Animasyon ve Görsel Efekt Sanatçısı Erdem TAYLAN ve ekibi öğrencilerle buluştu. Seminerde Organikos adlı yeni bir animasyon filminin üretim aşamaları geleceğin animasyon mühendisleriyle paylaşıldı.
IŞIK ÜNİVERSİTESİ ‘MEYVELER’İ AĞIRLADI
Işık Üniversitesi Maslak Kampüsü farklı dalda konuklarını ağırladı. ‘Meyveler’. Günlük hayatımızda büyük bir öneme sahip olan meyveler bu sefer animasyon karakter olarak karşımıza çıktı. Karakterlerin fikir babaları Erdem Taylan ve Mustafa Gündem geleceğin mühendislerine animasyon mühendisliğinin inceliklerini, karakterleri nasıl yarattıklarını anlattı. Erdem Taylan; “Düşündüm de, benim her an aklımda olan meyveler çocukların en az tükettiği yiyecekler arasında. Buna ancak onlar gibi düşünerek çare buluruz! Muz, biber ve patlıcandan esinlenerek karşımıza yepyeni karakterler çıkardık” dedi. Onların animasyonda nasıl bir hayata sahip olduklarını ve bu hayatta uygun olarak tasarlanan evleri, günlük yaşam uğraşları, giyimleri, saçları, ışıklarına kadar nasıl yol kat ettiklerini öğrencilere iki saatlik sürede anlatmaya çalıştı.
ERDEM TAYLAN: “SONUÇTA HERŞEY FİZİK!”
Kendi ekibinizi kendinizin oluşturması gerek diyen Erdem Taylan, kurduğu ekibiyle birlikte hayata geçirecekleri proje olan ‘Organikos’ta her meyvenin farklı ülkelerden geldiğini, en sonunda ortak nokta Türkiye ‘de karşılaştıklarını ve hikayenin ordan başladığını söyledi. Taylan, “Animasyonda kullanılan mekan ve gereçler oldukça önemli. İnsanlar izlerken tanıdık bir şeyler gördüklerinde gerçekle ilinti kurabiliyorlar. Her karakterin hikayedeki konumuna göre araştırmalar yapılıp, o şekilde oluşturulur. Her şey reel değil. Ona göre düzenlemek gerekiyor. Sonuçta her şey fizik!” diyerek mühendisliğin önemine dikkat çekti.
“ANİMASYON MÜHENDİSLİĞİ İÇİN ÇOK HEYECANLIYIM”
Işık Üniversitesi‘nde açılması planlanan bölümlerin kendisini çok heyecanlandırdığından bahseden Taylan, bu işe gönül vermiş insanların azlığından bahsetti. Üniversitelerde böyle bölümler açılmasının Türkiyede Animasyon sektörü için büyük bir fayda sağlayacağını söyledi . ”Bizim amacımız dünya çapında projelere imza atmak” diyen Erdem Taylan , ekiplerin başarılı olmasının farklı görüşlere açık olmasından geldiğini söyledi.
Taylan ve ekibine öğrencilerin ilgisi büyüktü. Geleceğin mühendisleri seminer bittikten sonra da Taylan ve ekibinin etrafını sardı, merak ettikleri soruları tek tek sordu.
Bilişim sektörünün çığ gibi büyüyen bilgisayarlı grafik ve animasyon alanındaki akademik gereksinimi Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği programları ile karşılamayı öngören Işık Üniversitesi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, eğitim ve öğretimin lisans ve yüksek lisans programları düzeyinde olacağı belirtildi.
86 milyar dolarlık sektöre yönelik akademik açılım
Bu alanda yoğun insan gücüyle birçok sektöre katma değeri yüksek ürünlerin çıkarıldığı vurgulanan açıklamada: “Bilgisayarlı grafik, animasyon ve oyun teknolojilerinin pazar payı her yıl büyümektedir. Sadece dijital oyunların dünyadaki payının 2014 yılında 86 milyar doları aşacağı beklenmekte. Bu nedenlerle bilgisayarlı grafik ve animasyon internet, bilişim, kültür, eğlence, eğitim-öğretim ve görselleştirme gibi alanları önemli ölçüde ilgilendiren, birçok teknik ve sanatsal öğeyi birlikte barındıran, ileri teknolojiye dayanan, ülkeler için öncelikli yatırım alanı haline gelmiş ve dünya üzerinde en çok yatırım yapılan alanlardan biri olarak dikkati çekmektedir” sözleri yer alıyor.
Türkiye’nin 8 stratejik bilim ve teknoloji hedefinden biri
Bilgisiyarlı Grafik ve Animasyon’un görselleştirmeden analize, tasarımdan uygulamaya, filmlerden oyunlara, eğitimden üretime, internet teknolojilerinden bilişim araçlarına kadar birçok uygulamada her geçen gün daha yaygın bir şekilde kullanıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu sektörün ülkemizdeki durumuyla ilgili şu bilgilere yer verildi: “Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları 2003-2023 Strateji Belgesi’nde belirtilen ve Türkiye’nin sekiz öncelikli alanından biri olan bilgi ve iletişim teknolojileri kapsamındaki bilgisayarlı grafik ve animasyon teknolojisinin, aynı zamanda Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) - Bilim Ve Teknoloji Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda belirtilen ‘Ondört Öncelikli Teknoloji Faaliyet Konuları’nın birçoğuna katkıda bulunabilecek bir alan olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ülkemizde mimari, görselleştirme, mühendislik, simülasyon gibi alanları kattığımızda oldukça fazla sayıda orta ve küçük ölçekli şirketin bu alanda çalışma yürüttüğü görülmektedir. Hemen hemen bütün ulusal ve yerel televizyon kanallarının grafik-animasyon birimleri bulunmaktadır.”
Işık Üniversitesi, Bilgisayarlı Grafik ve Animasyon Mühendisliği lisans ve lisanüstü programlarının tanıtımı için Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından bahar döneminde bir dizi önemli etkinliğe imza atacak. Bu etkinlikler, bir animasyon filminin hayalden gerçeğe dönüşümünün sunulduğu bir seminer ile başladı.
Son Güncelleme: Pazar, 18 Mart 2012 16:31
Gösterim: 2656
6 yılda 1 asıl 4 vekil rektör değiştiren Giresun Üniversitesi’nde rektör krizinde sona yaklaşılıyor.
Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin Giresun Üniversitesi rektör adaylarını belirleme seçiminin yenilenmesiyle ilgili olarak kesin kararını vermesinden sonra YÖK Genel Kurulu, 16 Mart 2011 tarihli toplantısında 2 oy alarak istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine 1 oy alarak seçimde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday listeye dahil ettiği öğrenildi.
YÖK Genel Kurulu’nun bu kararı almasındaki süreç şöyle gelişti. Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk’ün 1 Haziran 2010 tarihinde emekliye ayrılması sebebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Prof. Halil İbrahim Bahar’ı Rektör Vekili olarak görevlendirilmişti. Ardından ise YÖK 18 Haziran 2010 tarihinde Rektörlük seçimi kararı almış ve yapılan seçim sonucunda Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy almıştı.
Yapılan oylama sonucunda 24 Haziran 2010 tarihinde yapılması gereken YÖK Genel Kurulu 2 üyenin eksikliği gerekçesiyle 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmişti. Bu tarihte yapılan YÖK Genel Kurulu’nda Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Prof. Dr. Yılmaz Can ise üçüncü sıraya getirilen liste hazırlanmış fakat Prof. Dr. Yılmaz Can’ın daha sonra istifası nedeniyle liste Cumhurbaşkanlığı’na sunulamamıştı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar görevinden alınırken, yerine Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu atanmıştı. Bir süre sonra ise Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da görevinden alınarak yerine Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak isim listesinden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can Rektör Vekili olarak atandı.
YÖK ise son açıkladığı kararda Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine seçimlerde 1 oy alarak seçimlerde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday olarak Cumhurbaşkanlığı’na sunmaya karar verdiği öğrenildi.
YÖK tarafından belirlenen son listenin ise önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı’na sunulması beklenirken, listede Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker de 3. aday olarak yer alacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
6 yılda 1 asıl 4 vekil rektör değiştiren Giresun Üniversitesi’nde rektör krizinde sona yaklaşılıyor.
Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin Giresun Üniversitesi rektör adaylarını belirleme seçiminin yenilenmesiyle ilgili olarak kesin kararını vermesinden sonra YÖK Genel Kurulu, 16 Mart 2011 tarihli toplantısında 2 oy alarak istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine 1 oy alarak seçimde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday listeye dahil ettiği öğrenildi.
YÖK Genel Kurulu’nun bu kararı almasındaki süreç şöyle gelişti. Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk’ün 1 Haziran 2010 tarihinde emekliye ayrılması sebebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Prof. Halil İbrahim Bahar’ı Rektör Vekili olarak görevlendirilmişti. Ardından ise YÖK 18 Haziran 2010 tarihinde Rektörlük seçimi kararı almış ve yapılan seçim sonucunda Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy almıştı.
Yapılan oylama sonucunda 24 Haziran 2010 tarihinde yapılması gereken YÖK Genel Kurulu 2 üyenin eksikliği gerekçesiyle 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmişti. Bu tarihte yapılan YÖK Genel Kurulu’nda Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Prof. Dr. Yılmaz Can ise üçüncü sıraya getirilen liste hazırlanmış fakat Prof. Dr. Yılmaz Can’ın daha sonra istifası nedeniyle liste Cumhurbaşkanlığı’na sunulamamıştı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar görevinden alınırken, yerine Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu atanmıştı. Bir süre sonra ise Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da görevinden alınarak yerine Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak isim listesinden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can Rektör Vekili olarak atandı.
YÖK ise son açıkladığı kararda Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine seçimlerde 1 oy alarak seçimlerde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday olarak Cumhurbaşkanlığı’na sunmaya karar verdiği öğrenildi.
YÖK tarafından belirlenen son listenin ise önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı’na sunulması beklenirken, listede Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker de 3. aday olarak yer alacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 18:06
Gösterim: 3088

