Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Kısa filmcilerin merakla beklediği Kristal Klaket Kısa Film Yarışmasında finalistler belli oldu. Kurmaca, Belgesel ve Animasyon kategorilerinde 382 filmin katıldığı yarışmada 37 film ön elemeyi geçerek finale kaldı. Fatih Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışmanın kazananları 9 Nisan’da CRR Konser Salonu’nda yapılacak ödül töreninde açıklanacak.

5. Kristal Klaket'te finalistler belli oldu5. Kristal Klaket Kısa Film Yarışması’nda sona yaklaşıldı. Yarışmaya katılan 382 film arasından ön eleme jürisinin değerlendirmeleri sonucu toplam 37 film finale kaldı. Kurmaca kategorisinde 20, Belgeselde 10, Animasyonda ise 7 film birinci olabilmek için yarışacaklar. Finale kalan filmlerin belirlenmesinde, ‘Özgünlük’,  ‘Yenilik’ ve ‘Sanatsallık’ gibi niteliklerle birlikte ‘Teknik’ özellikler de belirleyici oldu. Kristal Klaket Tertip Heyeti Başkanı Kenan IŞIK, Türk Sinemasının her geçen gün dünyanın daha fazla dikkatini çektiğini vurgularken kısa filmlere verilen önemin artmasının da bunda etken olduğunu ifade etti. Işık, “Bu bağlamda Kristal Klaket Kısa Film Yarışması önemli bir misyon yükleniyor. Kazananların Amerika’da sinema eğitimi hakkı kazanmaları çok önemli. Yarışmanın her geçen yıl geliştiğini, sanat ve sinema dünyamıza katkılarının arttığını görmek bizleri çok mutlu ediyor.”dedi.

 

Jüriler dev isimlerden oluşuyor

Yarışmanın jüri üyeleri arasında Kurmaca dalında Derviş Zaim, Hamdi Alkan, Ali Sürmeli, İpek Tuzcuoğlu, Aydan Şener, M. Nedim Hazar, Hüseyin Sorgun yer alıyor. Belgesel dalında Avni Özgürel, Mithat Bereket, Fikret Hakan, Nebil Özgentürk, Savaş Karakaş ve Prof. Dr. Sadık Kara yer alırken; Animasyon dalında ise Hüseyin Yıldız, Esin Orhon, Selman Gülen, Dr. Mustafa Mencütekin ve Rayif Sevimli yer alıyor.
 

Kazananlara New York Film Akademisi’nde iki aylık sinema eğitimi

9 Nisan 2012 Pazartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek ödül töreninde birinciler, hem para ödülü hem dünyanın en prestijli sinema okulu olan ‘New York Film Akademisi’nde toplam 8 haftalık sinema eğitimi almaya hak kazanacak.

İşte Finale Kalan Filmler;

KURMACA

1.         ALİ ATA BAK - ORHAN İNCE

2.         ASKER -  MURAT ÇETİNKAYA

3.         BAŞLANGIÇ - YİĞİT EVGAR

4.         BAYDARA "EDRA'NIN KADERİ - CAN EREN

5.         EKMEK - KORAY SEVİNDİ

6.         ERİK ZAMANI - SEZEN KAYHAN

7.         ETKİ - OZAN SİHAY

8.         FİRAR - ŞENOL ÇÖM

9.         GÜNEŞLİ BİR GÜN - SELCEN ERGUN

10.       İKİ TERS BİR DÜZ - SERHAT ORHAN

11.       KIYAMET ZAMANLARI - MELİH BİLİCİ

12.       KORKULUK - ÂDEM DEMİRCİ

13.       MAHREM - SİNAN SERTEL

14.       POSTAL - KERİM LETİFOĞLU

15.       SESSİZ – L. REZAN YEŞİLBAŞ

16.       SÜT - AYŞEGÜL ŞAHİNBOZKIR

17.       TOPRAK'IN GÜNLÜĞÜ - NESLİ ÖZALP/HANDE ZERKİN

18.       UÇ - SAİM GÜVELOĞLU

19.       YOL - BURAK TÜRTEN

20.       ZAMANADAM - TUNCA YILDIZ

BELGESEL

1.         AYASOFYA - İBRAHİM AYNEKİN

2.         BEN GELDİM GİDİYORUM - METİN AKDEMİR

3.         BİR BONCUK HİKÂYESİ - BURAK YEDEKÇİ

4.         BİR ŞATONUN İNTİBALARI - GÖKHAN BULUT /REŞAT FUAT ÇAM

5.         IN / OUT - ZEYNEP MERVE UYGUN

6.         KUMA - EMİNE ALTAŞ

7.         MUSA DAĞINDA 40 GÜNDEN SONRA - VEDAT ÇOŞKUN

8.         RESİM AŞKI - ÂDEM GİLİZ

9.         ŞAHMARAN'IN SÖZÜ - KENAN ÖZER

10.       TOKAT - VEDAT SAMUR

ANİMASYON

1.         BARIŞ'IN OYUNCAKLARI - .SERCAN TUNALI

2.         ELMA SUYU - DEMET ÖZTÜRK

3.         KIZ ÇOCUĞU - HAKAN BERBER

4.         KUMSAATİ - GÜVEN ŞAHİNKANAT

5.         KURU DERYA - OZAN SOYDAN

6.         MAGNUS NOTTINGHAM - AYCE KARTAL

7.         TOHUM - OZAN ÖZGÜR ARICAN

> 5. Kristal Klaket'te finalistler belli oldu

Kısa filmcilerin merakla beklediği Kristal Klaket Kısa Film Yarışmasında finalistler belli oldu. Kurmaca, Belgesel ve Animasyon kategorilerinde 382 filmin katıldığı yarışmada 37 film ön elemeyi geçerek finale kaldı. Fatih Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışmanın kazananları 9 Nisan’da CRR Konser Salonu’nda yapılacak ödül töreninde açıklanacak.

5. Kristal Klaket'te finalistler belli oldu5. Kristal Klaket Kısa Film Yarışması’nda sona yaklaşıldı. Yarışmaya katılan 382 film arasından ön eleme jürisinin değerlendirmeleri sonucu toplam 37 film finale kaldı. Kurmaca kategorisinde 20, Belgeselde 10, Animasyonda ise 7 film birinci olabilmek için yarışacaklar. Finale kalan filmlerin belirlenmesinde, ‘Özgünlük’,  ‘Yenilik’ ve ‘Sanatsallık’ gibi niteliklerle birlikte ‘Teknik’ özellikler de belirleyici oldu. Kristal Klaket Tertip Heyeti Başkanı Kenan IŞIK, Türk Sinemasının her geçen gün dünyanın daha fazla dikkatini çektiğini vurgularken kısa filmlere verilen önemin artmasının da bunda etken olduğunu ifade etti. Işık, “Bu bağlamda Kristal Klaket Kısa Film Yarışması önemli bir misyon yükleniyor. Kazananların Amerika’da sinema eğitimi hakkı kazanmaları çok önemli. Yarışmanın her geçen yıl geliştiğini, sanat ve sinema dünyamıza katkılarının arttığını görmek bizleri çok mutlu ediyor.”dedi.

 

Jüriler dev isimlerden oluşuyor

Yarışmanın jüri üyeleri arasında Kurmaca dalında Derviş Zaim, Hamdi Alkan, Ali Sürmeli, İpek Tuzcuoğlu, Aydan Şener, M. Nedim Hazar, Hüseyin Sorgun yer alıyor. Belgesel dalında Avni Özgürel, Mithat Bereket, Fikret Hakan, Nebil Özgentürk, Savaş Karakaş ve Prof. Dr. Sadık Kara yer alırken; Animasyon dalında ise Hüseyin Yıldız, Esin Orhon, Selman Gülen, Dr. Mustafa Mencütekin ve Rayif Sevimli yer alıyor.
 

Kazananlara New York Film Akademisi’nde iki aylık sinema eğitimi

9 Nisan 2012 Pazartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek ödül töreninde birinciler, hem para ödülü hem dünyanın en prestijli sinema okulu olan ‘New York Film Akademisi’nde toplam 8 haftalık sinema eğitimi almaya hak kazanacak.

İşte Finale Kalan Filmler;

KURMACA

1.         ALİ ATA BAK - ORHAN İNCE

2.         ASKER -  MURAT ÇETİNKAYA

3.         BAŞLANGIÇ - YİĞİT EVGAR

4.         BAYDARA "EDRA'NIN KADERİ - CAN EREN

5.         EKMEK - KORAY SEVİNDİ

6.         ERİK ZAMANI - SEZEN KAYHAN

7.         ETKİ - OZAN SİHAY

8.         FİRAR - ŞENOL ÇÖM

9.         GÜNEŞLİ BİR GÜN - SELCEN ERGUN

10.       İKİ TERS BİR DÜZ - SERHAT ORHAN

11.       KIYAMET ZAMANLARI - MELİH BİLİCİ

12.       KORKULUK - ÂDEM DEMİRCİ

13.       MAHREM - SİNAN SERTEL

14.       POSTAL - KERİM LETİFOĞLU

15.       SESSİZ – L. REZAN YEŞİLBAŞ

16.       SÜT - AYŞEGÜL ŞAHİNBOZKIR

17.       TOPRAK'IN GÜNLÜĞÜ - NESLİ ÖZALP/HANDE ZERKİN

18.       UÇ - SAİM GÜVELOĞLU

19.       YOL - BURAK TÜRTEN

20.       ZAMANADAM - TUNCA YILDIZ

BELGESEL

1.         AYASOFYA - İBRAHİM AYNEKİN

2.         BEN GELDİM GİDİYORUM - METİN AKDEMİR

3.         BİR BONCUK HİKÂYESİ - BURAK YEDEKÇİ

4.         BİR ŞATONUN İNTİBALARI - GÖKHAN BULUT /REŞAT FUAT ÇAM

5.         IN / OUT - ZEYNEP MERVE UYGUN

6.         KUMA - EMİNE ALTAŞ

7.         MUSA DAĞINDA 40 GÜNDEN SONRA - VEDAT ÇOŞKUN

8.         RESİM AŞKI - ÂDEM GİLİZ

9.         ŞAHMARAN'IN SÖZÜ - KENAN ÖZER

10.       TOKAT - VEDAT SAMUR

ANİMASYON

1.         BARIŞ'IN OYUNCAKLARI - .SERCAN TUNALI

2.         ELMA SUYU - DEMET ÖZTÜRK

3.         KIZ ÇOCUĞU - HAKAN BERBER

4.         KUMSAATİ - GÜVEN ŞAHİNKANAT

5.         KURU DERYA - OZAN SOYDAN

6.         MAGNUS NOTTINGHAM - AYCE KARTAL

7.         TOHUM - OZAN ÖZGÜR ARICAN

Son Güncelleme: Salı, 06 Mart 2012 12:14

Gösterim: 1962

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Cemal Reşit Rey’de “Kadına şiddete hayır” temasıyla tasarlanan ayakkabılar büyük ilgi gördü.

Ayakkabı tasarımında ‘kadına şiddet’ temasıİstanbul Aydın Üniversitesi Ayakkabı Tasarım ve Üretimi Programı birinci sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan “Kadına Şiddete Hayır Ayakkabı Tasarım Projesi”, 1 - 10 Mart 2012 tarihleri arasında Cemal Reşit Rey Konser Salonu Fuaye alanında sergileniyor. Projenin bu dördüncü sergisinde 36 çalışma yer alıyor.
 

Ünlü modacı Cemil İpekçi de sergiye katıldı

Sergi açılışına İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli, ünlü modacı Cemil İpekçi, İSTESOB Başkan vekilleri İsmail Taşkın ve Mustafa Nuhoğlu ile bazı oda başkanları, İSTESOB Kadın Kurulu üyeleri, üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Öğrenciler projelerinde; tüm kültürlerde, her yaştan kadının şiddete maruz kaldığını, kadına uygulanan şiddet türlerini, şiddetin kadın üzerindeki olumsuz etkilerini çarpıcı tasarımlarla gösteriliyor. Hikâye panolarından yola çıkılarak hazırlanan ayakkabı tasarımları, kadının çektiği acıları, sıkıntıları sembolize ediyor.

> Ayakkabı tasarımında ‘kadına şiddet’ teması

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Cemal Reşit Rey’de “Kadına şiddete hayır” temasıyla tasarlanan ayakkabılar büyük ilgi gördü.

Ayakkabı tasarımında ‘kadına şiddet’ temasıİstanbul Aydın Üniversitesi Ayakkabı Tasarım ve Üretimi Programı birinci sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan “Kadına Şiddete Hayır Ayakkabı Tasarım Projesi”, 1 - 10 Mart 2012 tarihleri arasında Cemal Reşit Rey Konser Salonu Fuaye alanında sergileniyor. Projenin bu dördüncü sergisinde 36 çalışma yer alıyor.
 

Ünlü modacı Cemil İpekçi de sergiye katıldı

Sergi açılışına İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli, ünlü modacı Cemil İpekçi, İSTESOB Başkan vekilleri İsmail Taşkın ve Mustafa Nuhoğlu ile bazı oda başkanları, İSTESOB Kadın Kurulu üyeleri, üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Öğrenciler projelerinde; tüm kültürlerde, her yaştan kadının şiddete maruz kaldığını, kadına uygulanan şiddet türlerini, şiddetin kadın üzerindeki olumsuz etkilerini çarpıcı tasarımlarla gösteriliyor. Hikâye panolarından yola çıkılarak hazırlanan ayakkabı tasarımları, kadının çektiği acıları, sıkıntıları sembolize ediyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 10:38

Gösterim: 4606

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bütün öğrencilerin aldıkları burs miktarlarını belli oranlarda arttıracaklarını belirterek, "Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerimize verilen burs miktarlarını arttırıyoruz. Oranlar, ilgili makamların görüş ve onaylarına sunuldu" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ankara Ticaret Odası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen 'Uluslararası Öğrenci Buluşması'na katıldı. Bozdağ, burada öğrenci burslarıyla ilgili yeni bir uygulama başlattıklarını belirterek, bursların 'Türkiye Bursları' adı altında birleştirildiğini ifade etti. Bütün öğrencilerin aldıkları burs miktarlarını belli oranlarda arttıracaklarını belirten söyleyen Bozdağ, "Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerimize verilen burs miktarlarını arttırıyoruz.

Artış oranları, ilgili makamların şu anda görüş ve onaylarına sunuldu. Bu aşamalar bittikten sonra da açıklayacağız. Miktarlar, bugünkü aldığınız miktarların üzerinde olacak. Memnun olacağınız rakamlar olduğunu düşünüyorum" dedi.

(İHA)

> Öğrencilere müjde, burslar artıyor!

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bütün öğrencilerin aldıkları burs miktarlarını belli oranlarda arttıracaklarını belirterek, "Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerimize verilen burs miktarlarını arttırıyoruz. Oranlar, ilgili makamların görüş ve onaylarına sunuldu" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ankara Ticaret Odası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen 'Uluslararası Öğrenci Buluşması'na katıldı. Bozdağ, burada öğrenci burslarıyla ilgili yeni bir uygulama başlattıklarını belirterek, bursların 'Türkiye Bursları' adı altında birleştirildiğini ifade etti. Bütün öğrencilerin aldıkları burs miktarlarını belli oranlarda arttıracaklarını belirten söyleyen Bozdağ, "Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerimize verilen burs miktarlarını arttırıyoruz.

Artış oranları, ilgili makamların şu anda görüş ve onaylarına sunuldu. Bu aşamalar bittikten sonra da açıklayacağız. Miktarlar, bugünkü aldığınız miktarların üzerinde olacak. Memnun olacağınız rakamlar olduğunu düşünüyorum" dedi.

(İHA)

Son Güncelleme: Pazartesi, 27 Şubat 2012 15:42

Gösterim: 2941

Hacettepe Üniversitesi'nin, Türkiye'nin ikinci yüz nakli yarışını kazanabilmek amacıyla gerçek dışı beyanla rapor düzenlediği iddia edildi. Sağlık Bakanlığı, Hacettepe'ye çift kol ve çift bacak takılan hastanın ölümüne yol açan nakilden sonra yüz nakli için de soruşturma açtı.
ameliyatHacettepe Üniversitesi'nin 10 kişilik Bilim Konseyi'nin altına imza atarak bekleme listesine aldığı ve Sağlık Bakanlığı'na sunduğu rapor ile operasyon yapılan Cengiz Gül'ün nakil için sağlık gerekçelerinin aynı olmadığı ortaya çıktı.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre; Hacettepe Üniversitesi'nin yüz nakli için Sağlık Bakanlığı'na gönderdiği listede yer alan Cengiz Gül'ün, göz, burun ve ağız bölgesinde deformasyon olduğu ve nakille fonksiyonel kazanımın amaçlanacağını bildirildi. Bu nedenle bakanlık Cengiz Gül'e nakil yapılmasına izin verdi ancak gerçek ameliyattan sonra ortaya çıktı. Cengiz Gül'ün, burun, göz ve ağız bölgesinde fonksiyonel kazanım ya da deformasyon olmadığı belirlendi.
 
YANLIŞ BEYAN ORTAYA ÇIKTI
Hacettepe Üniversitesi'nde 24 Şubat'ta gerçekleşen yüz naklinin perde arkasından ilginç bir gerçeğe ulaştı. Üniversite yönetiminin, Cengiz Gül'ün nakil için gerekli şartları taşımadığı halde bakanlığı yanılttığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı, hem Şevket Çavdar'ın ölümüne neden olan nakil hem de Cengiz Gül'e yapılan yüz nakliyle ilgili Hacettepe Üniversitesi'nde soruşturma başlattı. Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda söz konusu yanlış beyan gündeme geldi. Hacettepe Üniversitesi'nin yüz nakli için Sağlık Bakanlığı'na gönderdiği listede yer alan Cengiz Gül'ün, göz, burun ve ağız bölgesinde deformasyon olduğu ve nakille fonksiyonel kazanımın amaçlanacağı bildirildi. Bu nedenle bakanlık Cengiz Gül'e nakil yapılmasına izin verdi ancak gerçek ameliyattan sonra ortaya çıktı.
 
"BEN OLSAM YAPMAZDIM"
Cengiz Gül'ün, burun, göz ve ağız bölgesinde fonksiyonel kazanım ya da deformasyon olmadığı belirlendi. Operasyon sonrası basın açıklaması yapan Doç. Dr. Serdar Nasır, hastasının göz, burun ve ağzında sorun olmadığını ancak tek kulağının yanık olduğunu bildirdi. Bakanlığın yayınladığı Kompozit Doku Nakli Endikasyon listesinde, yüz nakli için ancak hastanın göz, burun ve ağzında en az birinde fonksiyonel bir kazanımın amaçlanması şart olarak gösteriliyor. Operasyon gerçekleşirken medyaya Cengiz Gül'ün fotoğrafları yansıyınca, nakil ameliyatının gerekli olup olmadığı tartışmaları başladı. Nitekim Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Ömer Özkan "Ben o hastaya nakil yapmazdım. Devletin imkanlarını boşa harcanmış" diyerek, yüz naklini eleştirmişti. Operasyon sonrası medyadaki bilgiler ve Doç. Dr. Serdar Nasır'ın basın toplantısındaki açıklamalarından hastanın göz, burun ve ağız bölgesine herhangi bir düzeltme yapılmadığı da ortaya çıktı.
 
HASTA PROFİLİ YAPTI
Hacettepe'deki yüz nakli, Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda da gündeme getirildi. Prof. Dr. Ömer  Özkan'ın, Bilim Kurulu üyelerinden bazılarına yüz nakli için sırada bekleyen kendi hastasının fotoğrafını göstererek, "Bu ülkede yüz nakline ihtiyaç varsa o da işte bu çocuktur. Tüm yüzü yanık ve kafasının yarısı yok. Donörün verdiği yüz bu çocuk için çok uygundu. O gece biz bu çocuğu yola çıkardık. Ancak Hacettepe'nin bakanlığa verdiği yanlış beyandan dolayı, ihtiyacı olmayan, yasal olarak yüz nakli standartlarının dışında birine nakil yapıldı. Bunun hesabını kim verecek?" diye şikâyet ettiği öğrenildi. Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda, Hacettepe Üniversitesi'nde Şevket Çavdar'ın ölümüyle sonuçlanan çift kol ve çift bacak nakli gergin anların yaşanmasına neden oldu. Doç. Dr. Nasır, Çavdar'ın ameliyatı hastanın istediğini ve tüm olasılıkları kabul ettiğini belirterek, "Çavdar, 'kaybedecek bir şeyim yok' dedi. 30 sayfalık, tüm riskleri anlatan metni imzaladı. Hasta çok istediği için yaptım" savunması yaptı. Etik uzmanların da bulunduğu 17 kişilik Bilim Kurulu'nda Nasır'ın bu açıklamasına ağır eleştiriler geldi. Uzmanlardan birisi, "Hasta istiyor diye ötanazi de mi yapacaksınız? Ötenaziyi de hoş görelim mi? Hastanın her istediği yapılamaz" diye karşı çıktı. Ayrıca hastanın ameliyat şartları içerisinde imzaladığı metnin hukuki ve tıp etiği açısından hiçbir anlamı olmadığı belirtildi.
 
KALP NAKLİ ÖRNEĞİNE TEPKİ
Hastanın ölümünün ağır bir sonuç olduğunu bildiren bilim kurulu üyelerine Doç. Dr. Serdar Nasır, "Dünyada ilk kez kalp naklini gerçekleştiren Chirstian Barnard'ın da ilk naklinden 6 saat sonra hastası öldü. Kimse Barnard'ı yargılamadı" diyerek kendini savundu. Uzmanlar ise "O kalp nakli olan hasta nakil olmasaydı zaten çok kısa bir süre sonra ölecekti. Ancak kimse kol ve bacak nakli olamadığı için ölmez. Kaldı ki senin hastan 13 yıldır bu şekilde yaşıyor" karşılığını verdi.
(Hürriyet)

> Sağlık Bakanlığı'ndan Hacettepe Üniversitesi'ne şok

Hacettepe Üniversitesi'nin, Türkiye'nin ikinci yüz nakli yarışını kazanabilmek amacıyla gerçek dışı beyanla rapor düzenlediği iddia edildi. Sağlık Bakanlığı, Hacettepe'ye çift kol ve çift bacak takılan hastanın ölümüne yol açan nakilden sonra yüz nakli için de soruşturma açtı.
ameliyatHacettepe Üniversitesi'nin 10 kişilik Bilim Konseyi'nin altına imza atarak bekleme listesine aldığı ve Sağlık Bakanlığı'na sunduğu rapor ile operasyon yapılan Cengiz Gül'ün nakil için sağlık gerekçelerinin aynı olmadığı ortaya çıktı.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre; Hacettepe Üniversitesi'nin yüz nakli için Sağlık Bakanlığı'na gönderdiği listede yer alan Cengiz Gül'ün, göz, burun ve ağız bölgesinde deformasyon olduğu ve nakille fonksiyonel kazanımın amaçlanacağını bildirildi. Bu nedenle bakanlık Cengiz Gül'e nakil yapılmasına izin verdi ancak gerçek ameliyattan sonra ortaya çıktı. Cengiz Gül'ün, burun, göz ve ağız bölgesinde fonksiyonel kazanım ya da deformasyon olmadığı belirlendi.
 
YANLIŞ BEYAN ORTAYA ÇIKTI
Hacettepe Üniversitesi'nde 24 Şubat'ta gerçekleşen yüz naklinin perde arkasından ilginç bir gerçeğe ulaştı. Üniversite yönetiminin, Cengiz Gül'ün nakil için gerekli şartları taşımadığı halde bakanlığı yanılttığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı, hem Şevket Çavdar'ın ölümüne neden olan nakil hem de Cengiz Gül'e yapılan yüz nakliyle ilgili Hacettepe Üniversitesi'nde soruşturma başlattı. Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda söz konusu yanlış beyan gündeme geldi. Hacettepe Üniversitesi'nin yüz nakli için Sağlık Bakanlığı'na gönderdiği listede yer alan Cengiz Gül'ün, göz, burun ve ağız bölgesinde deformasyon olduğu ve nakille fonksiyonel kazanımın amaçlanacağı bildirildi. Bu nedenle bakanlık Cengiz Gül'e nakil yapılmasına izin verdi ancak gerçek ameliyattan sonra ortaya çıktı.
 
"BEN OLSAM YAPMAZDIM"
Cengiz Gül'ün, burun, göz ve ağız bölgesinde fonksiyonel kazanım ya da deformasyon olmadığı belirlendi. Operasyon sonrası basın açıklaması yapan Doç. Dr. Serdar Nasır, hastasının göz, burun ve ağzında sorun olmadığını ancak tek kulağının yanık olduğunu bildirdi. Bakanlığın yayınladığı Kompozit Doku Nakli Endikasyon listesinde, yüz nakli için ancak hastanın göz, burun ve ağzında en az birinde fonksiyonel bir kazanımın amaçlanması şart olarak gösteriliyor. Operasyon gerçekleşirken medyaya Cengiz Gül'ün fotoğrafları yansıyınca, nakil ameliyatının gerekli olup olmadığı tartışmaları başladı. Nitekim Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Ömer Özkan "Ben o hastaya nakil yapmazdım. Devletin imkanlarını boşa harcanmış" diyerek, yüz naklini eleştirmişti. Operasyon sonrası medyadaki bilgiler ve Doç. Dr. Serdar Nasır'ın basın toplantısındaki açıklamalarından hastanın göz, burun ve ağız bölgesine herhangi bir düzeltme yapılmadığı da ortaya çıktı.
 
HASTA PROFİLİ YAPTI
Hacettepe'deki yüz nakli, Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda da gündeme getirildi. Prof. Dr. Ömer  Özkan'ın, Bilim Kurulu üyelerinden bazılarına yüz nakli için sırada bekleyen kendi hastasının fotoğrafını göstererek, "Bu ülkede yüz nakline ihtiyaç varsa o da işte bu çocuktur. Tüm yüzü yanık ve kafasının yarısı yok. Donörün verdiği yüz bu çocuk için çok uygundu. O gece biz bu çocuğu yola çıkardık. Ancak Hacettepe'nin bakanlığa verdiği yanlış beyandan dolayı, ihtiyacı olmayan, yasal olarak yüz nakli standartlarının dışında birine nakil yapıldı. Bunun hesabını kim verecek?" diye şikâyet ettiği öğrenildi. Kompozit Doku Nakli Bilim Kurulu'nda, Hacettepe Üniversitesi'nde Şevket Çavdar'ın ölümüyle sonuçlanan çift kol ve çift bacak nakli gergin anların yaşanmasına neden oldu. Doç. Dr. Nasır, Çavdar'ın ameliyatı hastanın istediğini ve tüm olasılıkları kabul ettiğini belirterek, "Çavdar, 'kaybedecek bir şeyim yok' dedi. 30 sayfalık, tüm riskleri anlatan metni imzaladı. Hasta çok istediği için yaptım" savunması yaptı. Etik uzmanların da bulunduğu 17 kişilik Bilim Kurulu'nda Nasır'ın bu açıklamasına ağır eleştiriler geldi. Uzmanlardan birisi, "Hasta istiyor diye ötanazi de mi yapacaksınız? Ötenaziyi de hoş görelim mi? Hastanın her istediği yapılamaz" diye karşı çıktı. Ayrıca hastanın ameliyat şartları içerisinde imzaladığı metnin hukuki ve tıp etiği açısından hiçbir anlamı olmadığı belirtildi.
 
KALP NAKLİ ÖRNEĞİNE TEPKİ
Hastanın ölümünün ağır bir sonuç olduğunu bildiren bilim kurulu üyelerine Doç. Dr. Serdar Nasır, "Dünyada ilk kez kalp naklini gerçekleştiren Chirstian Barnard'ın da ilk naklinden 6 saat sonra hastası öldü. Kimse Barnard'ı yargılamadı" diyerek kendini savundu. Uzmanlar ise "O kalp nakli olan hasta nakil olmasaydı zaten çok kısa bir süre sonra ölecekti. Ancak kimse kol ve bacak nakli olamadığı için ölmez. Kaldı ki senin hastan 13 yıldır bu şekilde yaşıyor" karşılığını verdi.
(Hürriyet)

Son Güncelleme: Pazar, 04 Mart 2012 11:42

Gösterim: 2480

Öğrencilerin başarı düzeyini artırmak için katkı payı sisteminden, alttan ders almaya ve ek sınavlara kadar çok sayıda önemli değişikliğe gidildi.

ogrenci-zamAlttan dersi kalan öğrencilerin ödeyeceği katkı payı miktarı da arttı. Böylece aynı dersten üçüncü tekrarda ders başına alınacak katkı payı ve öğrenim ücreti oranına yüzde 50, dördüncü tekrarda yüzde 100, beşinci veya daha fazla tekrarda ise yüzde 300 zam geldi.
Bakanlar Kurulu Kararı'yla 2 Kasım 2011'de Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı başlamasıyla uygulanmaya konulan 6111 sayılı yasada yapılan değişikliklere uyum için üniversiteler eğitim öğretim yönetmeliğinde harç ücretlerinin hesaplanmasında yenilik getirildi. Her bir ders için kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti tutarları, her bir dersin kredisinin ilgili dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu bulunacak. Buna göre öğrencilerin dönemlik harç paralarının yanı sıra üçüncü veya daha fazla tekrar ettikleri dersler varsa bu dersler için kredi başına ek katkı payı ödemeleri zorunluluğu getirildi.
Derslerde üçüncü tekrarda ders başına alınacak katkı payı ve öğrenim ücreti oranına yüzde 50, dördüncü tekrarda yüzde 100, beşinci veya daha fazla tekrarda ise yüzde 300 zamlanarak ödeyecekler. Öte yandan 26 Ağustos 2011 yılında Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararın ertelenmesi sonucu üniversiteler bu paraları ilk dönem alamadıkları için ikinci dönem başlangıcında her iki dönemin parasını alan üniversiteler öğrencileri oldukça zor durumda bıraktı.
Birçok üniversitede bu ücretleri ödemeye zorlanan öğrenciler arasında en çok mağdur olan öğrenci grubu ikinci öğretimde okuyanlar oldu. Birinci öğretime göre 10 kat daha fazla harç ödeyen öğrenciler bu karar yüzünden alttan kalan dersleri içinde bin 500 lira ile 5 bin lira arasında değişen paralar ödemek zorunda bırakıldı. Birçok üniversite öğrencisi maddi durumu iyi olmadığı için üniversiteyi bırakma noktasına geldi.

(Sabah)

> Alttan dersi olanın CEBİ YANACAK !

Öğrencilerin başarı düzeyini artırmak için katkı payı sisteminden, alttan ders almaya ve ek sınavlara kadar çok sayıda önemli değişikliğe gidildi.

ogrenci-zamAlttan dersi kalan öğrencilerin ödeyeceği katkı payı miktarı da arttı. Böylece aynı dersten üçüncü tekrarda ders başına alınacak katkı payı ve öğrenim ücreti oranına yüzde 50, dördüncü tekrarda yüzde 100, beşinci veya daha fazla tekrarda ise yüzde 300 zam geldi.
Bakanlar Kurulu Kararı'yla 2 Kasım 2011'de Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı başlamasıyla uygulanmaya konulan 6111 sayılı yasada yapılan değişikliklere uyum için üniversiteler eğitim öğretim yönetmeliğinde harç ücretlerinin hesaplanmasında yenilik getirildi. Her bir ders için kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti tutarları, her bir dersin kredisinin ilgili dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu bulunacak. Buna göre öğrencilerin dönemlik harç paralarının yanı sıra üçüncü veya daha fazla tekrar ettikleri dersler varsa bu dersler için kredi başına ek katkı payı ödemeleri zorunluluğu getirildi.
Derslerde üçüncü tekrarda ders başına alınacak katkı payı ve öğrenim ücreti oranına yüzde 50, dördüncü tekrarda yüzde 100, beşinci veya daha fazla tekrarda ise yüzde 300 zamlanarak ödeyecekler. Öte yandan 26 Ağustos 2011 yılında Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararın ertelenmesi sonucu üniversiteler bu paraları ilk dönem alamadıkları için ikinci dönem başlangıcında her iki dönemin parasını alan üniversiteler öğrencileri oldukça zor durumda bıraktı.
Birçok üniversitede bu ücretleri ödemeye zorlanan öğrenciler arasında en çok mağdur olan öğrenci grubu ikinci öğretimde okuyanlar oldu. Birinci öğretime göre 10 kat daha fazla harç ödeyen öğrenciler bu karar yüzünden alttan kalan dersleri içinde bin 500 lira ile 5 bin lira arasında değişen paralar ödemek zorunda bırakıldı. Birçok üniversite öğrencisi maddi durumu iyi olmadığı için üniversiteyi bırakma noktasına geldi.

(Sabah)

Son Güncelleme: Cumartesi, 25 Şubat 2012 21:39

Gösterim: 2838


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.