Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde çalışan bir grup araştırma görevlisi, yeni düzenleme ile özlük haklarının ellerinden alınacağını öne sürdü ve protesto gösterisi düzenledi.

Taksim'de toplanan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) araştırma görevlileri, kamuoyunda "Torba yasa" olarak bilinen düzenlemeyi gerekçe göstererek 50-d maddesinden istihdam edilen araştırma görevlileri, görev süreleri ve özlük haklarında yapılmak istenen değişiklikleri düzenledikleri bir yürüyüşle protesto etti.

SLOGANLARLA FAKÜLTEYE YÜRÜDÜLER

Öğrenciler ve İTÜ'li araştırma görevlilerininde aralarında bulunduğu yaklaşık 300 kişilik grup, Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya geldi. Grup, "Bu üniversitede iş güvencesi yoktur", "Asistan kıyımına son", "AKP kaybedecek,Üniversite kazanacak, Hocama dokunma" yazılı pankartlar ve "Eşit işe eşit güvence", "Doktoralı işsiz olmayacağız", "Biz kalıyoruz YÖK gitsin", "Ferman YÖK'ün üniversiteler bizimdir" şeklinde dövizler açtı. Grup daha sonra "YÖK gitsin biz kalıyoruz", "YÖK'e hayır", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz" şeklinde sloganlar atarak İTÜ Gümüşsuyu Yerleşkesi Makine Fakültesi önüne doğru yürüdü. Üniversite önüne yürüyen grubu başka bir grup alkışlarla karşıladı. Bu sırada bir grup öğrenci pencereden, "Kürsü ile ticarethaneyi birbirine karıştırmayın olurmu çocuklar" Oğuz Atay'ın 'Mustafa İnan: Bir bilim adamının romanından alıntı sözünün yazılı olduğu pankartı açtı.

İTÜ REKTÖRLÜĞÜ BU HUKUKSUZLUĞA ORTAK OLUYOR

Burada grup adına basın açıklamasını İTÜ Makine Mühendisliği Araştırma Görevlisi Özgür Günelsu okudu. Yüksek Öğretim Kanunu'nun Üniversiteleri dönüştürme idealinin bir tatbikatı bugün İTÜ'de yaşandığını belirten Günelsu, "Azami süre tanımından hareketle 6111 sayılı torba yasada yer alan bir kanun kullanılarak, Araştırma Görevlilerinin işlerine son veriliyor. Yüksek lisansta 3, doktorada 6 yılı tamamlamış ve mezun olmamış 50-D'li araştırma görevlilerinin ilişikleri kesiliyor. Bir önceki basın açıklamasından bu yana geçen bir ay sonunda 8 Araştırma Görevlisinin ilişiği kesildi ve 90'a yakın araştırma görevlisinin de önümüzdeki günlerde aynı kapsamda işten atılması söz konusu. Diğer yandan bu belirsizlik içinde azami doktora süresini aşmadan tezlerini tamamlamış araştırma görevlilerinin de atama işlemleri bekletiliyor. Yükseköğretim kanunu öğrenimi devam ettiği sürece lisansüstü öğrencilerinin 50-d kadrosundan istihdam edilebileceğini açıkça belirtiyor. Buna rağmen YÖK, yasayla yapamadığını dayatmayla yapıyor ve Araştırma Görevlilerinin işten çıkarılmasına sebep oluyor. İTÜ Rektörlüğü de bu hukuksuzluğa ortak oluyor" dedi.

YÖK GİTSİN BİZ KALIYORUZ

Bu mağduriyete maruz kalan Araştırma Görevlilerinin durumunu tartışmak üzere Rektörlük tarafından oluşturulan komisyonun işlevini yerine getirmediğini söyleyen Günelsu, "Mağduriyetimizi ve taleplerimizi her fırsatta İTÜ'nün tüm organlarına ulaştırmaya çalıştık. Araştırma Görevlilerinin Üniversitenin asli bir parçası olduğunu, Araştırma Görevlilerini hedef alan bu uygulamaların İTÜ'yü geri dönülmez bir şekilde dönüştüreceğini yineledik. Bu süreçte basın açıklaması yaptık ve İTÜ'de bu duruma sessiz kalmayan Araştırma Görevlisi, Öğretim Üyesi, İdari Personel, Sözleşmeli Çalışan ve öğrencilerin 1000'e yakın imzasını İTÜ Rektörlüğüne ilettik. Fakat İTÜ rektörlüğü bu tepkilere seyirci kaldı. Bugün bizler burada bir adım daha atıyor ve taleplerimiz gerçekleşene kadar üniversitemizi terketmiyoruz" dedi.

(ntv)

> 'Bu üniversitede iş güvencesi yoktur'

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde çalışan bir grup araştırma görevlisi, yeni düzenleme ile özlük haklarının ellerinden alınacağını öne sürdü ve protesto gösterisi düzenledi.

Taksim'de toplanan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) araştırma görevlileri, kamuoyunda "Torba yasa" olarak bilinen düzenlemeyi gerekçe göstererek 50-d maddesinden istihdam edilen araştırma görevlileri, görev süreleri ve özlük haklarında yapılmak istenen değişiklikleri düzenledikleri bir yürüyüşle protesto etti.

SLOGANLARLA FAKÜLTEYE YÜRÜDÜLER

Öğrenciler ve İTÜ'li araştırma görevlilerininde aralarında bulunduğu yaklaşık 300 kişilik grup, Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya geldi. Grup, "Bu üniversitede iş güvencesi yoktur", "Asistan kıyımına son", "AKP kaybedecek,Üniversite kazanacak, Hocama dokunma" yazılı pankartlar ve "Eşit işe eşit güvence", "Doktoralı işsiz olmayacağız", "Biz kalıyoruz YÖK gitsin", "Ferman YÖK'ün üniversiteler bizimdir" şeklinde dövizler açtı. Grup daha sonra "YÖK gitsin biz kalıyoruz", "YÖK'e hayır", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz" şeklinde sloganlar atarak İTÜ Gümüşsuyu Yerleşkesi Makine Fakültesi önüne doğru yürüdü. Üniversite önüne yürüyen grubu başka bir grup alkışlarla karşıladı. Bu sırada bir grup öğrenci pencereden, "Kürsü ile ticarethaneyi birbirine karıştırmayın olurmu çocuklar" Oğuz Atay'ın 'Mustafa İnan: Bir bilim adamının romanından alıntı sözünün yazılı olduğu pankartı açtı.

İTÜ REKTÖRLÜĞÜ BU HUKUKSUZLUĞA ORTAK OLUYOR

Burada grup adına basın açıklamasını İTÜ Makine Mühendisliği Araştırma Görevlisi Özgür Günelsu okudu. Yüksek Öğretim Kanunu'nun Üniversiteleri dönüştürme idealinin bir tatbikatı bugün İTÜ'de yaşandığını belirten Günelsu, "Azami süre tanımından hareketle 6111 sayılı torba yasada yer alan bir kanun kullanılarak, Araştırma Görevlilerinin işlerine son veriliyor. Yüksek lisansta 3, doktorada 6 yılı tamamlamış ve mezun olmamış 50-D'li araştırma görevlilerinin ilişikleri kesiliyor. Bir önceki basın açıklamasından bu yana geçen bir ay sonunda 8 Araştırma Görevlisinin ilişiği kesildi ve 90'a yakın araştırma görevlisinin de önümüzdeki günlerde aynı kapsamda işten atılması söz konusu. Diğer yandan bu belirsizlik içinde azami doktora süresini aşmadan tezlerini tamamlamış araştırma görevlilerinin de atama işlemleri bekletiliyor. Yükseköğretim kanunu öğrenimi devam ettiği sürece lisansüstü öğrencilerinin 50-d kadrosundan istihdam edilebileceğini açıkça belirtiyor. Buna rağmen YÖK, yasayla yapamadığını dayatmayla yapıyor ve Araştırma Görevlilerinin işten çıkarılmasına sebep oluyor. İTÜ Rektörlüğü de bu hukuksuzluğa ortak oluyor" dedi.

YÖK GİTSİN BİZ KALIYORUZ

Bu mağduriyete maruz kalan Araştırma Görevlilerinin durumunu tartışmak üzere Rektörlük tarafından oluşturulan komisyonun işlevini yerine getirmediğini söyleyen Günelsu, "Mağduriyetimizi ve taleplerimizi her fırsatta İTÜ'nün tüm organlarına ulaştırmaya çalıştık. Araştırma Görevlilerinin Üniversitenin asli bir parçası olduğunu, Araştırma Görevlilerini hedef alan bu uygulamaların İTÜ'yü geri dönülmez bir şekilde dönüştüreceğini yineledik. Bu süreçte basın açıklaması yaptık ve İTÜ'de bu duruma sessiz kalmayan Araştırma Görevlisi, Öğretim Üyesi, İdari Personel, Sözleşmeli Çalışan ve öğrencilerin 1000'e yakın imzasını İTÜ Rektörlüğüne ilettik. Fakat İTÜ rektörlüğü bu tepkilere seyirci kaldı. Bugün bizler burada bir adım daha atıyor ve taleplerimiz gerçekleşene kadar üniversitemizi terketmiyoruz" dedi.

(ntv)

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ekim 2012 17:29

Gösterim: 2617

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir dönem okuduğu Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’nun adı Başbakan Erdoğan’ın annesinin ismi de olan ’Tenzile Ana’ olarak değiştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, konuyu TBMM’ye taşıyarak bu isim değişikliği kararını kimin verdiğinin açıklanmasını istedi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi, Erciş’te Atatürk İlköğretim Okulu’nun adının Başbakan’ın annesinin ismi olan ’Tenzile Ana’ile değiştirilen okulda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da bir dönem okuduğunu ortaya çıkardı.

Oran’ın, Milli Eğitim Bakanı Dinçer’e yönelttiği sorular şöyle:

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bir süre eğitim gördüğü Erciş Atatürk İlköğretim Okulu, Van’da 23 Ekim 2011’de yaşanan depremde zarar gördü mü? Atatürk İlköğretim Okulu binası yıkılarak yeniden inşa edildi mi? Söz konusu şirketin adı ’Atatürk’ olan okul adının ’Tenzile Ana’ olarak değiştirilmesini önerdiği ve bu talebin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce kabul edildiği bilgisi doğru mudur? Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’ndaki öğrencilerin velilerinden bana yapılan başvurularda yer alan, ’Bu değişiklik öğrenciler, veliler ve halkımız tarafından Atatürk’ün manevi şahsiyetine ve ilçemize yapılmış hakaret olarak algılanmaktadır’ görüşünün gerçeklik payı nedir? Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’nun adının değiştirilmesi kararını kim ne zaman verdi, hangi yönetim organında söz konusu değişiklik kararı alındı, bu kararın bir örneği nedir?"(vatan)

Atatürk ve Cumhuriyet tabelaları indi yerlerine ise…

> Adı değiştirilen okulda bakın kim okumuş?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir dönem okuduğu Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’nun adı Başbakan Erdoğan’ın annesinin ismi de olan ’Tenzile Ana’ olarak değiştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, konuyu TBMM’ye taşıyarak bu isim değişikliği kararını kimin verdiğinin açıklanmasını istedi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi, Erciş’te Atatürk İlköğretim Okulu’nun adının Başbakan’ın annesinin ismi olan ’Tenzile Ana’ile değiştirilen okulda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da bir dönem okuduğunu ortaya çıkardı.

Oran’ın, Milli Eğitim Bakanı Dinçer’e yönelttiği sorular şöyle:

"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bir süre eğitim gördüğü Erciş Atatürk İlköğretim Okulu, Van’da 23 Ekim 2011’de yaşanan depremde zarar gördü mü? Atatürk İlköğretim Okulu binası yıkılarak yeniden inşa edildi mi? Söz konusu şirketin adı ’Atatürk’ olan okul adının ’Tenzile Ana’ olarak değiştirilmesini önerdiği ve bu talebin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce kabul edildiği bilgisi doğru mudur? Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’ndaki öğrencilerin velilerinden bana yapılan başvurularda yer alan, ’Bu değişiklik öğrenciler, veliler ve halkımız tarafından Atatürk’ün manevi şahsiyetine ve ilçemize yapılmış hakaret olarak algılanmaktadır’ görüşünün gerçeklik payı nedir? Erciş Atatürk İlköğretim Okulu’nun adının değiştirilmesi kararını kim ne zaman verdi, hangi yönetim organında söz konusu değişiklik kararı alındı, bu kararın bir örneği nedir?"(vatan)

Atatürk ve Cumhuriyet tabelaları indi yerlerine ise…

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ekim 2012 17:00

Gösterim: 2867

Üçü dekan 17 öğretim üyesinin görevine bir mütevelli heyeti üyesinin imzasıyla son verilen Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nde öğrenciler, hocalarına destek oluyor.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nde üçü dekan 17 öğretim üyesinin görevine mütevelli heyetinden bir kişinin imzasıyla son verildi. Öğrenciler dilekçe verdi, öğretim üyeleri dava açtı. Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) yetkilileri iki kez denetime geldi; ama henüz sonuç çıkmadı. Herkes YÖK'ten gelecek kararı bekliyor.

Üniversitedeki gerilim iki ay önce başladı. Mütevelli Heyeti Başkan Vekili eski gazeteci Ekrem Çalkılıç'ın imzasıyla 17 öğretim üyesine mektup gönderilerek işlerine son verildi. Mektupta tek imza vardı ve üstelik rektörün de onayı yoktu.

Öğretim üyeleri uygulamanın hukukdışı olduğunu savunarak konuyu İdare Mahkemesine taşıdı. 2547 sayılı YÖK kanununa göre, mütevelli heyetinin rektör onayı olmadan işten çıkarma ve işe alma yetkisi yok.

YÖK'ten karar bekleniyor

Öğrenciler de bu eyleme destek verdi. Okulda okuyan toplam 1930 öğrenciden 1040'ı YÖK'e dilekçe yazdı. Rektörün de şikayetleri buna eklenince, YÖK üniversiteye iki kez denetime geldi. Okulda herkes YÖK'ten gelecek kararı bekliyor.

Öğrenciler, YÖK'ün denetime geldiği gün dahi ders vermek için gelen iki öğretim üyesinin güvenlik görevlilerince okula alınmadığını hatta bu sırada zor kullandıklarını söylüyor.

Öğretim üyelerinin avukatı Mehmet Demir, bianet'e yaptığı açıklamada tek bir mütevelli heyeti üyesinin imzası ile işten çıkarmanın mümkün olmadığını, kaldı ki; rektörün onayı alınmış olsaydı dahi mutlaka hukuki bir gerekçe sunulması gerektiğini söyledi.

İşten çıkarılan öğretim üyelerinden biri, rektörün de üniversiteden gönderilmek istendiğini işten çıkarmaların da buna zemin hazırlamak için yapıldığı iddiasını dile getirdi.

"İşten çıkarılanlar demokrat hocalardı"

İsmini vermek istemeyen bir öğrenci ise yönetimin kendi ideolojisine yakın kişileri almak için "demokrat" öğretim üyelerinin işten çıkarıldığı görüşünde. Konuştuğumuz öğrenci, konuyu gündeme getirmeye çalışan öğrencilere de "bursunuz kesilir" tehdidi yapıldığını öne sürdü.

"Okuldan atılan hocalarımızın hepsi demokrat ve bizim sevdiğimiz kendimize yakın hocalardı. Yönetim hükümetin yanında yer aldığı ve kendine yakın görüşte kişiler istediği için bu hocaları gönderdi. Atılan hocalarımızın yerine başka üniversitelerden getirilen sözleşmeli öğretim üyeleri de yönetimin görüşlerine yakın kişiler. Okulumuzun girişine de Başbakan ile Cumhurbaşkanı'nın büstünü koymaları bunun göstergesi."

"Zaten üç yıldır okulda teknik odalar yapılamadığı için uygulama derslerine giremiyoruz. Geçen yıl İngilizce hocalarının maaşlar ödenmediği için derslerimiz boş geçti. Bize 'telafi edilecek' dendi ancak hiçbir şey yapılmadı."

Alman Hastanesi sahibi ve Vatan Sağlık ve Eğitim Vakfı (VASEV) Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu'nun Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu Yeni Yüzyıl Üniversitesi üç yıl önce kuruldu. Üniversitede tıptan, iletişime, güzel sanatlardan mimarlığa kadar 10 fakülte var.

Bianet

> Bu Üniversiteler 17 öğretim üyesini işten çıkardı

Üçü dekan 17 öğretim üyesinin görevine bir mütevelli heyeti üyesinin imzasıyla son verilen Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nde öğrenciler, hocalarına destek oluyor.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nde üçü dekan 17 öğretim üyesinin görevine mütevelli heyetinden bir kişinin imzasıyla son verildi. Öğrenciler dilekçe verdi, öğretim üyeleri dava açtı. Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) yetkilileri iki kez denetime geldi; ama henüz sonuç çıkmadı. Herkes YÖK'ten gelecek kararı bekliyor.

Üniversitedeki gerilim iki ay önce başladı. Mütevelli Heyeti Başkan Vekili eski gazeteci Ekrem Çalkılıç'ın imzasıyla 17 öğretim üyesine mektup gönderilerek işlerine son verildi. Mektupta tek imza vardı ve üstelik rektörün de onayı yoktu.

Öğretim üyeleri uygulamanın hukukdışı olduğunu savunarak konuyu İdare Mahkemesine taşıdı. 2547 sayılı YÖK kanununa göre, mütevelli heyetinin rektör onayı olmadan işten çıkarma ve işe alma yetkisi yok.

YÖK'ten karar bekleniyor

Öğrenciler de bu eyleme destek verdi. Okulda okuyan toplam 1930 öğrenciden 1040'ı YÖK'e dilekçe yazdı. Rektörün de şikayetleri buna eklenince, YÖK üniversiteye iki kez denetime geldi. Okulda herkes YÖK'ten gelecek kararı bekliyor.

Öğrenciler, YÖK'ün denetime geldiği gün dahi ders vermek için gelen iki öğretim üyesinin güvenlik görevlilerince okula alınmadığını hatta bu sırada zor kullandıklarını söylüyor.

Öğretim üyelerinin avukatı Mehmet Demir, bianet'e yaptığı açıklamada tek bir mütevelli heyeti üyesinin imzası ile işten çıkarmanın mümkün olmadığını, kaldı ki; rektörün onayı alınmış olsaydı dahi mutlaka hukuki bir gerekçe sunulması gerektiğini söyledi.

İşten çıkarılan öğretim üyelerinden biri, rektörün de üniversiteden gönderilmek istendiğini işten çıkarmaların da buna zemin hazırlamak için yapıldığı iddiasını dile getirdi.

"İşten çıkarılanlar demokrat hocalardı"

İsmini vermek istemeyen bir öğrenci ise yönetimin kendi ideolojisine yakın kişileri almak için "demokrat" öğretim üyelerinin işten çıkarıldığı görüşünde. Konuştuğumuz öğrenci, konuyu gündeme getirmeye çalışan öğrencilere de "bursunuz kesilir" tehdidi yapıldığını öne sürdü.

"Okuldan atılan hocalarımızın hepsi demokrat ve bizim sevdiğimiz kendimize yakın hocalardı. Yönetim hükümetin yanında yer aldığı ve kendine yakın görüşte kişiler istediği için bu hocaları gönderdi. Atılan hocalarımızın yerine başka üniversitelerden getirilen sözleşmeli öğretim üyeleri de yönetimin görüşlerine yakın kişiler. Okulumuzun girişine de Başbakan ile Cumhurbaşkanı'nın büstünü koymaları bunun göstergesi."

"Zaten üç yıldır okulda teknik odalar yapılamadığı için uygulama derslerine giremiyoruz. Geçen yıl İngilizce hocalarının maaşlar ödenmediği için derslerimiz boş geçti. Bize 'telafi edilecek' dendi ancak hiçbir şey yapılmadı."

Alman Hastanesi sahibi ve Vatan Sağlık ve Eğitim Vakfı (VASEV) Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu'nun Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu Yeni Yüzyıl Üniversitesi üç yıl önce kuruldu. Üniversitede tıptan, iletişime, güzel sanatlardan mimarlığa kadar 10 fakülte var.

Bianet

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ekim 2012 11:01

Gösterim: 2343

Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Bulakbaşı Köyüne gelen silahlı iki terörist, ilköğretim okulunda görev yapan 19 öğretmenden 6'sını kaçırdı.Teröristler, Ağrı Dağı’nın Korhan Yaylası’na doğru götürdüğü öğretmenleri yaklaşık 1 saat sonra serbest bıraktı.

Bugün saat 12.00 sıralarında Iğdır’a 21 kilometre uzaklıktaki Bulakbaşı Köyü’ne gelen PKK’lı 2 terörist, ellerindeki uzun namlulu tüfeklerle silahlarla köye giren 2 PKK’lı terörist, ilköğretim okulunun öğretmenler odasını bastı. Öğlen arası için odada toplanan okulda görevli 19 öğretmen, karşılarında elleri silahlı teröristleri görünce büyük korku yaşadı. Teröristler, öğretmenlerden Umut Görkem Sevinç, Ersin Karakaya, Soner Er, Mehmet Koçubaba, Lütfü Atılmış ve Abdulllah Enes Er’i silah zoruyla okuldan çıkardı.

Teröristlerin okula girdiğini gören köylüler ise Muhtar Mehmet Gültekin’e haber verdi. Jandarmaya haber verdikten sonra hemen köylülerle birlikte okula gelen Muhtar Gültekin, teröristlere "Öğretmenlerimizi götürmeyin" dedi. Bu sırada teröristler silahlarını köylülerin üzerine doğrultarak, "Uzak durun" diye tehditte bulundu. Bu sırada büyük panik yaşayan öğrenciler de gözyaşı döktü.

Ardından 2 terörist öldürmekle tehdit ettikleri 6 öğretmeni Ağrı Dağı’nın Korhan Yaylası’na doğru götürdü. Meslektaşları, öğrenciler ve köylüler, öğretmenlerin Ağrı Dağı’na götürülüşlerini gözyaşları arasında izledi.

1 SAAT SONRA BIRAKTILAR

PKK’lı teröristler, kaçırdıkları 6 erkek öğretmeni, 1 saat sonra ise serbest bıraktı. Ağrı Dağı’ndaki Korhan Yaylası’ndan inip köy yakınlarında otomobiliyle bekleyen Bulakbaşı Köyü Muhtarı Mehmet Gültekin’i gören öğretmenler, ardından köye döndü. 1 saat boyunca teröristlerin propagandalarına maruz kaldıklarını ve çok korktuklarını söyleyen öğretmenler okulda diğer öğretmenlerle ve öğrencileriyle kucaklaştı. Öğretmen ve öğrenciler gözyaşı dökerken, güvenlik güçleri, bölgede, eylemi gerçekleştiren teröristleri etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı.

(hürriyet)

> Kaçırılan öğretmenlerin arkasından böyle koştular

Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Bulakbaşı Köyüne gelen silahlı iki terörist, ilköğretim okulunda görev yapan 19 öğretmenden 6'sını kaçırdı.Teröristler, Ağrı Dağı’nın Korhan Yaylası’na doğru götürdüğü öğretmenleri yaklaşık 1 saat sonra serbest bıraktı.

Bugün saat 12.00 sıralarında Iğdır’a 21 kilometre uzaklıktaki Bulakbaşı Köyü’ne gelen PKK’lı 2 terörist, ellerindeki uzun namlulu tüfeklerle silahlarla köye giren 2 PKK’lı terörist, ilköğretim okulunun öğretmenler odasını bastı. Öğlen arası için odada toplanan okulda görevli 19 öğretmen, karşılarında elleri silahlı teröristleri görünce büyük korku yaşadı. Teröristler, öğretmenlerden Umut Görkem Sevinç, Ersin Karakaya, Soner Er, Mehmet Koçubaba, Lütfü Atılmış ve Abdulllah Enes Er’i silah zoruyla okuldan çıkardı.

Teröristlerin okula girdiğini gören köylüler ise Muhtar Mehmet Gültekin’e haber verdi. Jandarmaya haber verdikten sonra hemen köylülerle birlikte okula gelen Muhtar Gültekin, teröristlere "Öğretmenlerimizi götürmeyin" dedi. Bu sırada teröristler silahlarını köylülerin üzerine doğrultarak, "Uzak durun" diye tehditte bulundu. Bu sırada büyük panik yaşayan öğrenciler de gözyaşı döktü.

Ardından 2 terörist öldürmekle tehdit ettikleri 6 öğretmeni Ağrı Dağı’nın Korhan Yaylası’na doğru götürdü. Meslektaşları, öğrenciler ve köylüler, öğretmenlerin Ağrı Dağı’na götürülüşlerini gözyaşları arasında izledi.

1 SAAT SONRA BIRAKTILAR

PKK’lı teröristler, kaçırdıkları 6 erkek öğretmeni, 1 saat sonra ise serbest bıraktı. Ağrı Dağı’ndaki Korhan Yaylası’ndan inip köy yakınlarında otomobiliyle bekleyen Bulakbaşı Köyü Muhtarı Mehmet Gültekin’i gören öğretmenler, ardından köye döndü. 1 saat boyunca teröristlerin propagandalarına maruz kaldıklarını ve çok korktuklarını söyleyen öğretmenler okulda diğer öğretmenlerle ve öğrencileriyle kucaklaştı. Öğretmen ve öğrenciler gözyaşı dökerken, güvenlik güçleri, bölgede, eylemi gerçekleştiren teröristleri etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı.

(hürriyet)

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ekim 2012 15:52

Gösterim: 2242

Aydın Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığı açıklamada isteyen öğretmenlere E-İngilizce Eğitimi verileceğini belirtti.

Aydın Milli Eğitim Müdürü Pervin TÖRE tarafından diğer il milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, Bakanlıkla işbirliği halinde, internet üzerinden E-İngilizce Eğitimi verilmesinin planlandığı ve eğitime branşı ingilizce dışında olan öğretmenlerin başvurabileceği açıklandı.

Katılımcı sayısı 1200 olup, dağılımı Aydın il milli eğitim Müdürlüğü yapacak.

Eğitime başvurmak isteyen öğretmenler, http://aydin.meb.gov.tr/eingilizce.php adresinden 22 Ekim 2012 tarihine kadar başvurularını yapabilecek.

Eğitim, Bakanlığın adobe connect kullanan e-konferans sistemi üzerinden yapılacaktır, sistemin kılavuzu için tıklayınız.

Başlama Tarihi: 30 Ekim 2012 Salı 18:00

> Öğretmenlere e-İngilizce eğitimi

Aydın Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığı açıklamada isteyen öğretmenlere E-İngilizce Eğitimi verileceğini belirtti.

Aydın Milli Eğitim Müdürü Pervin TÖRE tarafından diğer il milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, Bakanlıkla işbirliği halinde, internet üzerinden E-İngilizce Eğitimi verilmesinin planlandığı ve eğitime branşı ingilizce dışında olan öğretmenlerin başvurabileceği açıklandı.

Katılımcı sayısı 1200 olup, dağılımı Aydın il milli eğitim Müdürlüğü yapacak.

Eğitime başvurmak isteyen öğretmenler, http://aydin.meb.gov.tr/eingilizce.php adresinden 22 Ekim 2012 tarihine kadar başvurularını yapabilecek.

Eğitim, Bakanlığın adobe connect kullanan e-konferans sistemi üzerinden yapılacaktır, sistemin kılavuzu için tıklayınız.

Başlama Tarihi: 30 Ekim 2012 Salı 18:00

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ekim 2012 10:53

Gösterim: 2283


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.