Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Şubat'ta öğretmen ataması yapılacak mı sorusuna şu cevabı verdi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Şubat'ta atama bekleyen öğretmen adaylarına "Atama tarihlerini ve miktarlarını bizim bu konuda karar vermesi gereken Başbakan, Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı'dır. Bütçe dengelerinin hesaba katılması gereken kararlar. Başbakanımızın, Milli Eğitim Bakanın, Maliye Bakanının, Çalışma Bakanının böyle bir açıklaması yok" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bir televizyon programında soruları yanıtladı. Bakan Avcı Şubat'ta atama bekleyen öğretmen adayları için sevindirici bir haber vermezken, "Atama tarihlerini ve miktarlarını bizim bu konuda karar vermesi gereken Başbakan, Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı'dır. Bütçe dengelerinin hesaba katılması gereken kararlar. Başbakanımızın, Milli Eğitim Bakanın, Maliye Bakanının, Çalışma Bakanının böyle bir açıklaması yok" dedi.
Öğretmenlere başörtüsü serbest mi?
Bakan Avcı, başörtülü öğretmenlik yapmak isteyenlerin önünde yasal bir engel olup olmadığı sorusuna "Öğretmenlerimiz kendilerine ne yakıştırıyorsa onu giysin" cevabı verdi.
"Başörtüsü serbest mi?" sorusu üzerine de Avcı, "Öğretmenlerimiz kendilerine neyin yakışacağını bilirler. Öğretmenlerimiz kendilerinin karar vereceği konusunda birbirlerini rencide edecek şeyler söylemesinler" ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Şubat'ta öğretmen ataması yapılacak mı sorusuna şu cevabı verdi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Şubat'ta atama bekleyen öğretmen adaylarına "Atama tarihlerini ve miktarlarını bizim bu konuda karar vermesi gereken Başbakan, Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı'dır. Bütçe dengelerinin hesaba katılması gereken kararlar. Başbakanımızın, Milli Eğitim Bakanın, Maliye Bakanının, Çalışma Bakanının böyle bir açıklaması yok" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bir televizyon programında soruları yanıtladı. Bakan Avcı Şubat'ta atama bekleyen öğretmen adayları için sevindirici bir haber vermezken, "Atama tarihlerini ve miktarlarını bizim bu konuda karar vermesi gereken Başbakan, Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı'dır. Bütçe dengelerinin hesaba katılması gereken kararlar. Başbakanımızın, Milli Eğitim Bakanın, Maliye Bakanının, Çalışma Bakanının böyle bir açıklaması yok" dedi.
Öğretmenlere başörtüsü serbest mi?
Bakan Avcı, başörtülü öğretmenlik yapmak isteyenlerin önünde yasal bir engel olup olmadığı sorusuna "Öğretmenlerimiz kendilerine ne yakıştırıyorsa onu giysin" cevabı verdi.
"Başörtüsü serbest mi?" sorusu üzerine de Avcı, "Öğretmenlerimiz kendilerine neyin yakışacağını bilirler. Öğretmenlerimiz kendilerinin karar vereceği konusunda birbirlerini rencide edecek şeyler söylemesinler" ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Eylül 2013 09:17
Gösterim: 1643
Türkiye’nin önemli vakıf üniversiteleri arasında yer alan Doğuş Üniversitesi, Beykent Üniversitesi’ne devredildi.
Eğitimtercihi- Türkiye’nin önemli vakıf üniversiteleri arasında yer alan Doğuş Üniversitesi’nin Beykent Üniversitesi Kurucusu Adem Çelik’e devri için işlemler tamamlandı.
Daha önce Doğuş Okulları’nı Doğa Grubu’na devreden Doğuş Eğitim Kurumları Kurucusu Doğu Gözaçan, Doğuş Üniversitesi için de Beykent Üniversitesi Kurucusu Adem Çelik ile el sıkıştı. Doğu Gözaçan’ın Üniversitenin mütevelli heyetinde onursal başkan olarak yer alacağı, mütevelli heyeti başkanlığını ise Beykent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Adem Çelik’in oğlu Alkan Çelik’e devredeceği belirlendi. Tüm bu süreçlerin YÖK tarafından da onaylandığı öğrenildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye’nin önemli vakıf üniversiteleri arasında yer alan Doğuş Üniversitesi, Beykent Üniversitesi’ne devredildi.
Eğitimtercihi- Türkiye’nin önemli vakıf üniversiteleri arasında yer alan Doğuş Üniversitesi’nin Beykent Üniversitesi Kurucusu Adem Çelik’e devri için işlemler tamamlandı.
Daha önce Doğuş Okulları’nı Doğa Grubu’na devreden Doğuş Eğitim Kurumları Kurucusu Doğu Gözaçan, Doğuş Üniversitesi için de Beykent Üniversitesi Kurucusu Adem Çelik ile el sıkıştı. Doğu Gözaçan’ın Üniversitenin mütevelli heyetinde onursal başkan olarak yer alacağı, mütevelli heyeti başkanlığını ise Beykent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Adem Çelik’in oğlu Alkan Çelik’e devredeceği belirlendi. Tüm bu süreçlerin YÖK tarafından da onaylandığı öğrenildi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Eylül 2013 14:59
Gösterim: 10896
Fatih Projesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı'nda müsteşar yardımcısı konumundaki sorumlusu Birol Ekici'nin görevine son verildi.
Fatih Projesi’nde deprem sürüyor. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın Fatih Projesi’nin en tepesinde yer alan Birol Ekici'nin görevine son verdiği belirtildi.
MEB ’de FATİH ’den kaynaklı görevden alma şeklinde yaşanan deprem devam ediyor. Kısa bir süre önce MEB’de projeyi yürütmekle sorumlu Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nde (YEĞİTEK) grup başkanı olan Mesut Küçükiba’nın görevine son verilmişti. Küçükiba’nın görevine son verilmesine, kamuoyuna da yansıyan projeye ilişkin çeşitli usulsüzlük iddialarının neden olduğu ifade edilmişti. Söz konusu usulsüzlük iddiaları şöyleydi:
- Bakanlığa bağlı Hukuk Müşavirliğinde 21 avukat varken 2013 yılının ilk 6 ayında FATİH Projesi kapsamında kurum dışından tutulan 4 avukata 955 bin TL ödeme yapılmıştır.
- 2013 yılının ilk altı ayında FATİH Projesi’nin tanıtımı için yapılan fuar organizasyonları ve diğer alımlar dahil toplam 33.572.489,16 TL harcama yapılmıştır.
- Genel Müdürlük binası, FATİH Projesi kapsamında, akıllı binaya çevrilmekte ve çatısı uzay çatı şekline dönüştürülmektedir.
- 13.02.2013 tarihinde 142 öğretmenin Genel Müdürlükteki görevlerine son verildi. Kalan 147 öğretmenin görev süresi 30.06.2013 tarihinde doldu. Durumlarının ne olacağı belli değil. Gönderilen 142 öğretmenin yerine TÜRKSAT’tan 36, TÜBİTAK’tan 20 personel görevlendirildi. Öğretmenlere 2000-2500 TL ücret ödenirken kurum dışı görevlendirilen personellere 4000-6000 TL ücret ödenmeye başlandı.
- Genel Müdürlükte 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapılmıştır.
- Genel Müdürlük bünyesinde stüdyolara küçük birkaç değişiklik yapılarak yeniymiş gibi lanse edilmektedir. Bu stüdyolar, uzman kadroların görevlerine son verilmesi nedeniyle atıl vaziyette bulunmaktadır.
Tepedeki isim de gitti
Ortaya çıkan iddialar üzerine Bakan Avcı, Bakanlık denetçilerine talimat vererek soruşturma başlatmıştı. Soruşturma evresi sürerken görevden alma şeklinde bir gelişme daha yaşandı. MEB’e Ömer Dinçer’in bakanlığı sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelerek müsteşar yardımcılığı görevini üstlenen ve FATİH’in birinci dereceden sorumlusu olan Birol Ekici’nin görevine son verildiği öğrenildi. Bakan Avcı, Ekici’yi odasına çağırarak ‘artık beraber çalışmayacaklarını’ iletirken, Ekici de MEB personeliyle vedalaşarak asıl kadrosunun bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na döndü.
Adeta ‘bürokrat öğüten’ FATİH Projesi’ne ilişkin yürütülen soruşturmanın, projenin yürütüldüğü genel müdürlükte başka değişikliklere de neden olacağı MEB kulislerinde konuşuluyor. Özellikle YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa Koç’un da gelişmelerden etkilenebileceği gündemde.
Kaynak Radikal
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Fatih Projesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı'nda müsteşar yardımcısı konumundaki sorumlusu Birol Ekici'nin görevine son verildi.
Fatih Projesi’nde deprem sürüyor. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın Fatih Projesi’nin en tepesinde yer alan Birol Ekici'nin görevine son verdiği belirtildi.
MEB ’de FATİH ’den kaynaklı görevden alma şeklinde yaşanan deprem devam ediyor. Kısa bir süre önce MEB’de projeyi yürütmekle sorumlu Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nde (YEĞİTEK) grup başkanı olan Mesut Küçükiba’nın görevine son verilmişti. Küçükiba’nın görevine son verilmesine, kamuoyuna da yansıyan projeye ilişkin çeşitli usulsüzlük iddialarının neden olduğu ifade edilmişti. Söz konusu usulsüzlük iddiaları şöyleydi:
- Bakanlığa bağlı Hukuk Müşavirliğinde 21 avukat varken 2013 yılının ilk 6 ayında FATİH Projesi kapsamında kurum dışından tutulan 4 avukata 955 bin TL ödeme yapılmıştır.
- 2013 yılının ilk altı ayında FATİH Projesi’nin tanıtımı için yapılan fuar organizasyonları ve diğer alımlar dahil toplam 33.572.489,16 TL harcama yapılmıştır.
- Genel Müdürlük binası, FATİH Projesi kapsamında, akıllı binaya çevrilmekte ve çatısı uzay çatı şekline dönüştürülmektedir.
- 13.02.2013 tarihinde 142 öğretmenin Genel Müdürlükteki görevlerine son verildi. Kalan 147 öğretmenin görev süresi 30.06.2013 tarihinde doldu. Durumlarının ne olacağı belli değil. Gönderilen 142 öğretmenin yerine TÜRKSAT’tan 36, TÜBİTAK’tan 20 personel görevlendirildi. Öğretmenlere 2000-2500 TL ücret ödenirken kurum dışı görevlendirilen personellere 4000-6000 TL ücret ödenmeye başlandı.
- Genel Müdürlükte 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapılmıştır.
- Genel Müdürlük bünyesinde stüdyolara küçük birkaç değişiklik yapılarak yeniymiş gibi lanse edilmektedir. Bu stüdyolar, uzman kadroların görevlerine son verilmesi nedeniyle atıl vaziyette bulunmaktadır.
Tepedeki isim de gitti
Ortaya çıkan iddialar üzerine Bakan Avcı, Bakanlık denetçilerine talimat vererek soruşturma başlatmıştı. Soruşturma evresi sürerken görevden alma şeklinde bir gelişme daha yaşandı. MEB’e Ömer Dinçer’in bakanlığı sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan gelerek müsteşar yardımcılığı görevini üstlenen ve FATİH’in birinci dereceden sorumlusu olan Birol Ekici’nin görevine son verildiği öğrenildi. Bakan Avcı, Ekici’yi odasına çağırarak ‘artık beraber çalışmayacaklarını’ iletirken, Ekici de MEB personeliyle vedalaşarak asıl kadrosunun bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na döndü.
Adeta ‘bürokrat öğüten’ FATİH Projesi’ne ilişkin yürütülen soruşturmanın, projenin yürütüldüğü genel müdürlükte başka değişikliklere de neden olacağı MEB kulislerinde konuşuluyor. Özellikle YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa Koç’un da gelişmelerden etkilenebileceği gündemde.
Kaynak Radikal
Son Güncelleme: Salı, 24 Eylül 2013 17:08
Gösterim: 2580
Üniversitelerin ek kontenjan sayıları açıklandı
Ek yerleştirme başvuruları 25-30 Eylül tarihleri arasında alınacak. Ek yerleştirmeler için açıköğretim dahil üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi. Bu yıl Ek Yerleştirme Kılavuzu'ndaki yeni kontenjan sayısı ise 16 bin 604 oldu.
Üniversiteye yerleşemeyen adayların, şanslarını yeniden deneyebileceği "ek yerleştirme"ler için açıköğretim fakülteleri dahil üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi.
Yükseköğretim programlarının kontenjanlarına, 2013-ÖSYS (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi) sonuçlarına göre Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından ek yerleştirme yapılacak. Üniversiteye yerleşemeyen adaylar, merkezi yerleştirmede ve yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boş kalan ve 2013-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu yayımlandıktan sonra açılan yükseköğretim programları için ayrılan kontenjanlar ile üniversite için şanslarını yeniden deneyecek.
AA muhabirinin YÖK yetkililerinden aldığı bilgiye göre, açıköğretim programları dahil bu yıl ek yerleştirme yapılacak yükseköğretim programları için kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi. Bu kontenjanların 144 bin 292'sini önlisans, 93 bin 925'ini ise lisans programları oluşturuyor.
Merkezi yerleştirmeden ve kayıtlardan sonra örgün yükseköğretim programlarında 183 bin 156, açık öğretim programlarında ise 38 bin 457 program boş kaldı.
Boş kontenjan bulunan örgün yükseköğretim programlarının 126 bin 731'i önlisans, 56 bin 425'i lisans; açıköğretim programlarının 9 bini önlisans, 29 bin 457'si lisans programları oluşturuyor.
Ek yerleştirmede 16 bin yeni kontenjan
Bu yıl Ek Yerleştirme Kılavuzu'ndaki yeni kontenjan sayısı ise 16 bin 604 oldu. Yeni açılan programlarda 8 bin 561 önlisans ve 8 bin 43 lisans olmak üzere 16 bin 604 kontenjan yer alıyor.
Tercihler nasıl yapılacak
Üniversitelerdeki boş kontenjanlara yapılacak ek yerleştirme için bugünden itibaren 30 Eylül'e kadar başvuru alınacak.
Adaylar tercih yapma hakları bulunan tablolardan toplam 30'u geçmemek üzere istedikleri sayıda tercih yapabilecek. Ek yerleştirmede tercih için 2013 ÖSYS merkezi yerleştirmede hiçbir yere yerleştirilememiş veya açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş olmak gerekiyor.
Adaylar tercihlerini ÖSYM'nin "www.osym.gov.tr" internet adresi üzerinden veya başvuru merkezi aracılığıyla yapabilecek.
2013-ÖSYS Ek Yerleştirmede tercih yapma hakkı olan ve tercih yapmak isteyen adaylar Ek Yerleştirme Kılavuzunu ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinden inceleyebilecek, kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Üniversitelerin ek kontenjan sayıları açıklandı
Ek yerleştirme başvuruları 25-30 Eylül tarihleri arasında alınacak. Ek yerleştirmeler için açıköğretim dahil üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi. Bu yıl Ek Yerleştirme Kılavuzu'ndaki yeni kontenjan sayısı ise 16 bin 604 oldu.
Üniversiteye yerleşemeyen adayların, şanslarını yeniden deneyebileceği "ek yerleştirme"ler için açıköğretim fakülteleri dahil üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarında kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi.
Yükseköğretim programlarının kontenjanlarına, 2013-ÖSYS (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi) sonuçlarına göre Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından ek yerleştirme yapılacak. Üniversiteye yerleşemeyen adaylar, merkezi yerleştirmede ve yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boş kalan ve 2013-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu yayımlandıktan sonra açılan yükseköğretim programları için ayrılan kontenjanlar ile üniversite için şanslarını yeniden deneyecek.
AA muhabirinin YÖK yetkililerinden aldığı bilgiye göre, açıköğretim programları dahil bu yıl ek yerleştirme yapılacak yükseköğretim programları için kontenjan sayısı 238 bin 217 olarak belirlendi. Bu kontenjanların 144 bin 292'sini önlisans, 93 bin 925'ini ise lisans programları oluşturuyor.
Merkezi yerleştirmeden ve kayıtlardan sonra örgün yükseköğretim programlarında 183 bin 156, açık öğretim programlarında ise 38 bin 457 program boş kaldı.
Boş kontenjan bulunan örgün yükseköğretim programlarının 126 bin 731'i önlisans, 56 bin 425'i lisans; açıköğretim programlarının 9 bini önlisans, 29 bin 457'si lisans programları oluşturuyor.
Ek yerleştirmede 16 bin yeni kontenjan
Bu yıl Ek Yerleştirme Kılavuzu'ndaki yeni kontenjan sayısı ise 16 bin 604 oldu. Yeni açılan programlarda 8 bin 561 önlisans ve 8 bin 43 lisans olmak üzere 16 bin 604 kontenjan yer alıyor.
Tercihler nasıl yapılacak
Üniversitelerdeki boş kontenjanlara yapılacak ek yerleştirme için bugünden itibaren 30 Eylül'e kadar başvuru alınacak.
Adaylar tercih yapma hakları bulunan tablolardan toplam 30'u geçmemek üzere istedikleri sayıda tercih yapabilecek. Ek yerleştirmede tercih için 2013 ÖSYS merkezi yerleştirmede hiçbir yere yerleştirilememiş veya açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş olmak gerekiyor.
Adaylar tercihlerini ÖSYM'nin "www.osym.gov.tr" internet adresi üzerinden veya başvuru merkezi aracılığıyla yapabilecek.
2013-ÖSYS Ek Yerleştirmede tercih yapma hakkı olan ve tercih yapmak isteyen adaylar Ek Yerleştirme Kılavuzunu ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinden inceleyebilecek, kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacak.
Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Eylül 2013 12:15
Gösterim: 2225
Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi toplantısında katılan Milli Eğitim Bakanı Avcı mesleki eğitimle ilgili önemli açıklamalarda bulundu
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, mesleki ve teknik eğitim alanındaki çalışmaların, bu konuda toplumdaki olumsuz algının düzelmesine katkıda bulunmasını ümit ederek, "Çünkü bu olumsuz algı, başarılı gençlerin mesleki eğitimi tercih etmesinin önündeki en önemli engellerden birini oluşturuyor. Ancak mesleki eğitimde kaliteyi yükselttiğimizde bu olumsuz bakışın da büyük oranda kırılmaya uğrayacağını söyleyebilirim'' dedi.
Avcı, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında ''Kaliteli Meslek Eğitim Nitelikli İşgücü'' konulu toplantının açılışında, Türkiye'nin en temel güncel maddelerinden birinin nitelikli işgücü ihtiyacı olduğunu söyledi.
Bu ihtiyacın hızla değişen üretim yöntemleri, teknolojik bilgi ve mesleklerdeki değişimlerle birlikte artarak devam ettiğini vurgulayan Avcı, mesleki eğitim sürecinin dinamik olması ve sürekli yenilenmesi gerektiğini, özel sektörün aktif olarak dahil olmasıyla sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğini ifade etti.
Avcı, ''Aslında mesleki eğitimde kaliteyle ilgili kaygıların giderilmesine yönelik son 10 yılda çok önemli adımlar atıldı, önemli projeler hayata geçirildi. Ancak öncelikli meselemiz fiziki altyapının güçlendirilmesi ve okullaşmanın yaygınlaştırılmasıydı'' diye konuştu.
Yasal düzenlemeler, altyapı yatırımları ve mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması çalışmalarının, eğitimin kalitesine odaklanma ve bu alana yatırım yapabilme imkanını sağladığını kaydeden Bakan Avcı, bu projeyle mesleki eğitimde kaliteyi yüksetme yönündeki adımlara güçlü adımların eklendiğine dikkati çekti.
''Mesleki eğitim, çoğu ülkede istihdam politikalarının merkezinde''
Projenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Koordinasyon Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortaklaşa yürütüldüğünü bildiren Avcı, projeyle iş piyasası ile eğitim arasındaki bağın güçlendirilmesinin amaçlandığına işaret etti.
Kişilerin gelişmişlik ve gerekli yeterliliklere sahip olmasının da hedeflendiğini aktaran Avcı, nitelikli mesleki ve teknik eğitim sistemi sürdürülebilir ekonomide rekabet gücünün artırılmasına, insan kaynaklarının geliştirilmesine, gelişmişlik farklarının azaltılmasına önemli katkıda bulunduğuna ilişkin görüş birliği olduğunu kaydetti.
Bu nedenle mesleki eğitimin çoğu ülkede yoksullukla mücadele, ekonomik büyüme ve istihdam politikalarının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Avcı, ''Bugüne kadar bölgeler arası farklılıkların azaltılmasına yönelik çalışmalara paralel olarak mesleki ve teknik eğitim sisteminde eğitim veren okullar arasındaki farklılıkların giderilmesine yönelik yürütülen çalışmalar da tüm hızıyla devam etmektedir'' diye konuştu.
''Standartlaştırılmış bir sisteme ihtiyaç var''
Öğrenim sürecinin şeffaflığı, güvenilirliği, istihdam ihtiyaçlarına uygunluğu için öğrenci performansının ulusal seviyede ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin standartlaştırılmış bir sisteme ihtiyaç olduğunu vurgulayan Avcı, şunlar kaydetti:
''Nitekim ortaöğretime geçiş sürecinde yaptığımız son düzenlemeler de, işte bu standartlaştırma çabalarının doğal bir uzantısıdır. Bu düzenlemeyle okul okul, sınıf sınıf öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve bütün bir eğitim kitlesinin performans değerlendirmesini yapmak için alınması gereken tedbirleri konuşabilmek, görebilmek imkanına sahip olacağız.''
İyi eğitim almış öğretmenlerin mesleki eğitimin kalitesini yükseltilmesinde en önemli aktör olduğunu vurgulayan Bakan Avcı, mesleki ve teknik eğitiminde kalite kültürünü teşvik etmek, istihdam edilebirliği güçlendirmek, eğitimle iş piyasasını uyumlu hale getirmek için kazanılan yeterlilikleri gösteren belgelerin karşılıklı tanınmasını sağlayan adil, şeffaf, güvenilir, erişilebilir bir mesleki ve teknik eğitim sisteminin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
''Proje, 21 ilde pilot uygulanacak''
Avcı, bu proje kapsamında 21 ilde yapılacak pilot uygulamalarla mesleki ve teknik eğitim sistemi içinde yer alan aktörlerin ve iş dünyasından temsilcilerin bulunduğu üst düzey ulusal bir kalite güvence komisyonunun oluşturulacağını söyledi.
Komisyonun aldığı kararların uygulanmasında ulusal kalite güvence merkezinin kurulacağını açıklayan Avcı, bu merkezin kalite güvencenin tüm fonksiyonlarının mesleki ve teknik eğitim okullarında uygulanmasında destek sağlayacağını dile getirdi.
Bakan Avcı, şöyle devam etti:
''Ümit ediyorum ki bu çalışmalar aynı zamanda mesleki ve teknik eğitime ilişkin toplumdaki olumsuz algının düzelmesine de katkıda bulunur. Çünkü bu olumsuz algı başarılı gençlerin mesleki eğitimi tercih etmesinin önündeki en önemli engellerden birini oluşturuyor. Ne yazık ki algılar birkez oluştuktan sonra bu algıların yıkılması bugünden yarına gerçekleşmiyor. Ancak mesleki eğitimde kaliteyi yükselttiğimizde bu olumsuz bakışın da büyük oranda kırılmaya uğrayacağını söyleyebilirim. Dolayısıyla önümüzde hepimizin ortak çabası ve işbirliğini gerektiren uzun bir süreç bulunuyor. Bu sürece ne kadar katkı sağlarsak, elimizi ne kadar taşın altına koyarsak arzu ettiğimiz sonuçlara da o oranda çabuk ulaşacağız.''
''Türkiye ciddi adımlar atıyor''
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Büyükelçi Jean Maurice Ripert de mesleki eğitimdeki amaçların ortak olduğunu bildirdi. Türkiye'nin genç nüfusunun yoğun olduğunu hatırlatan Ripert, bu nedenle Türkiye'nin Avrupa toplumuna entegre olmasının fayda sağlayacağını kaydetti.
Mesleki eğitime ilişkin Türkiye'nin ciddi adımlar attığını söyleyen Ripert, AB'nin de politikaları doğrultusunda bu konuda ciddi adımlar attığını ifade etti. Türkiye'de meslek standartları doğrultusunda iş piyasasına cevap verebilecek çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Ripert, bu şekilde milli eğitim sisteminde güvenilir eğitim verildiğinin de ortaya konulduğunu kaydetti.
''Temel sorun mesleksizlik''
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Fatih Acar da Bakanlığınca yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Meslek lisesi mezunları arasındaki işsizlik oranının yüzde 13.2, genel liselerde yüzde 15,9; meslek lisesi mezunlarının istihdam oranının yüzde 57.1, diğer lise mezunlarının ise yüzde 43 olduğu bilgisini paylaşan Acar, İŞKUR Genel Müdürlüğünce yapılan bir başka araştırmanın sonuçlarını da duyurdu.
Bazı iş yerlerinde yapılan araştırmaya göre, son 1,5 ayda 258 bin açık işin tespit edildiğini ifade eden Acar, bu açık işin temel nedeninin yüzde 68 mesleki yetersizlik, yüzde 15 ücretin beğenilmemesi, yüzde 15 çalışma şartlarının yetersizliği olarak tespit edildiğini kaydetti.
Acar, ''Türkiye'nin temel sorunu mesleksizlik sorunudur. Bu mesleksizlik sorunu Milli Eğitim Bakanlığımız ile bu proje kapsamında çözmeyi hedefliyoruz'' dedi.
''Mesleki eğitime ilgiyi artıracak''
MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, mesleki ve teknik eğitime yönelik projeyle nitelikli insan gücünün sağlanacağını, istihdamın artırılacağını, mesleki eğitime ilginin yükseltileceğini savundu.
Çelik, mesleki ve teknik eğitim programların da standartlara göre hazırlandığını, proje sayesinde meslek ve teknik eğitimde görev yapan öğretmenlerin yeterliliklerin de tanımlanacağını dile getirdi.
MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ömer Açıkgöz de eğitim sistemindeki kalite kriterlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğinin önemine işaret ederek, Türkiye'de 2002 yılından bu yana mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Açıkgöz, projenin mesleki eğitimin cazibesinin artırılmasına da katkı sağlayacağını bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi toplantısında katılan Milli Eğitim Bakanı Avcı mesleki eğitimle ilgili önemli açıklamalarda bulundu
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, mesleki ve teknik eğitim alanındaki çalışmaların, bu konuda toplumdaki olumsuz algının düzelmesine katkıda bulunmasını ümit ederek, "Çünkü bu olumsuz algı, başarılı gençlerin mesleki eğitimi tercih etmesinin önündeki en önemli engellerden birini oluşturuyor. Ancak mesleki eğitimde kaliteyi yükselttiğimizde bu olumsuz bakışın da büyük oranda kırılmaya uğrayacağını söyleyebilirim'' dedi.
Avcı, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında ''Kaliteli Meslek Eğitim Nitelikli İşgücü'' konulu toplantının açılışında, Türkiye'nin en temel güncel maddelerinden birinin nitelikli işgücü ihtiyacı olduğunu söyledi.
Bu ihtiyacın hızla değişen üretim yöntemleri, teknolojik bilgi ve mesleklerdeki değişimlerle birlikte artarak devam ettiğini vurgulayan Avcı, mesleki eğitim sürecinin dinamik olması ve sürekli yenilenmesi gerektiğini, özel sektörün aktif olarak dahil olmasıyla sağlıklı bir şekilde ilerleyeceğini ifade etti.
Avcı, ''Aslında mesleki eğitimde kaliteyle ilgili kaygıların giderilmesine yönelik son 10 yılda çok önemli adımlar atıldı, önemli projeler hayata geçirildi. Ancak öncelikli meselemiz fiziki altyapının güçlendirilmesi ve okullaşmanın yaygınlaştırılmasıydı'' diye konuştu.
Yasal düzenlemeler, altyapı yatırımları ve mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması çalışmalarının, eğitimin kalitesine odaklanma ve bu alana yatırım yapabilme imkanını sağladığını kaydeden Bakan Avcı, bu projeyle mesleki eğitimde kaliteyi yüksetme yönündeki adımlara güçlü adımların eklendiğine dikkati çekti.
''Mesleki eğitim, çoğu ülkede istihdam politikalarının merkezinde''
Projenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Koordinasyon Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortaklaşa yürütüldüğünü bildiren Avcı, projeyle iş piyasası ile eğitim arasındaki bağın güçlendirilmesinin amaçlandığına işaret etti.
Kişilerin gelişmişlik ve gerekli yeterliliklere sahip olmasının da hedeflendiğini aktaran Avcı, nitelikli mesleki ve teknik eğitim sistemi sürdürülebilir ekonomide rekabet gücünün artırılmasına, insan kaynaklarının geliştirilmesine, gelişmişlik farklarının azaltılmasına önemli katkıda bulunduğuna ilişkin görüş birliği olduğunu kaydetti.
Bu nedenle mesleki eğitimin çoğu ülkede yoksullukla mücadele, ekonomik büyüme ve istihdam politikalarının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Avcı, ''Bugüne kadar bölgeler arası farklılıkların azaltılmasına yönelik çalışmalara paralel olarak mesleki ve teknik eğitim sisteminde eğitim veren okullar arasındaki farklılıkların giderilmesine yönelik yürütülen çalışmalar da tüm hızıyla devam etmektedir'' diye konuştu.
''Standartlaştırılmış bir sisteme ihtiyaç var''
Öğrenim sürecinin şeffaflığı, güvenilirliği, istihdam ihtiyaçlarına uygunluğu için öğrenci performansının ulusal seviyede ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin standartlaştırılmış bir sisteme ihtiyaç olduğunu vurgulayan Avcı, şunlar kaydetti:
''Nitekim ortaöğretime geçiş sürecinde yaptığımız son düzenlemeler de, işte bu standartlaştırma çabalarının doğal bir uzantısıdır. Bu düzenlemeyle okul okul, sınıf sınıf öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve bütün bir eğitim kitlesinin performans değerlendirmesini yapmak için alınması gereken tedbirleri konuşabilmek, görebilmek imkanına sahip olacağız.''
İyi eğitim almış öğretmenlerin mesleki eğitimin kalitesini yükseltilmesinde en önemli aktör olduğunu vurgulayan Bakan Avcı, mesleki ve teknik eğitiminde kalite kültürünü teşvik etmek, istihdam edilebirliği güçlendirmek, eğitimle iş piyasasını uyumlu hale getirmek için kazanılan yeterlilikleri gösteren belgelerin karşılıklı tanınmasını sağlayan adil, şeffaf, güvenilir, erişilebilir bir mesleki ve teknik eğitim sisteminin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
''Proje, 21 ilde pilot uygulanacak''
Avcı, bu proje kapsamında 21 ilde yapılacak pilot uygulamalarla mesleki ve teknik eğitim sistemi içinde yer alan aktörlerin ve iş dünyasından temsilcilerin bulunduğu üst düzey ulusal bir kalite güvence komisyonunun oluşturulacağını söyledi.
Komisyonun aldığı kararların uygulanmasında ulusal kalite güvence merkezinin kurulacağını açıklayan Avcı, bu merkezin kalite güvencenin tüm fonksiyonlarının mesleki ve teknik eğitim okullarında uygulanmasında destek sağlayacağını dile getirdi.
Bakan Avcı, şöyle devam etti:
''Ümit ediyorum ki bu çalışmalar aynı zamanda mesleki ve teknik eğitime ilişkin toplumdaki olumsuz algının düzelmesine de katkıda bulunur. Çünkü bu olumsuz algı başarılı gençlerin mesleki eğitimi tercih etmesinin önündeki en önemli engellerden birini oluşturuyor. Ne yazık ki algılar birkez oluştuktan sonra bu algıların yıkılması bugünden yarına gerçekleşmiyor. Ancak mesleki eğitimde kaliteyi yükselttiğimizde bu olumsuz bakışın da büyük oranda kırılmaya uğrayacağını söyleyebilirim. Dolayısıyla önümüzde hepimizin ortak çabası ve işbirliğini gerektiren uzun bir süreç bulunuyor. Bu sürece ne kadar katkı sağlarsak, elimizi ne kadar taşın altına koyarsak arzu ettiğimiz sonuçlara da o oranda çabuk ulaşacağız.''
''Türkiye ciddi adımlar atıyor''
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Büyükelçi Jean Maurice Ripert de mesleki eğitimdeki amaçların ortak olduğunu bildirdi. Türkiye'nin genç nüfusunun yoğun olduğunu hatırlatan Ripert, bu nedenle Türkiye'nin Avrupa toplumuna entegre olmasının fayda sağlayacağını kaydetti.
Mesleki eğitime ilişkin Türkiye'nin ciddi adımlar attığını söyleyen Ripert, AB'nin de politikaları doğrultusunda bu konuda ciddi adımlar attığını ifade etti. Türkiye'de meslek standartları doğrultusunda iş piyasasına cevap verebilecek çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Ripert, bu şekilde milli eğitim sisteminde güvenilir eğitim verildiğinin de ortaya konulduğunu kaydetti.
''Temel sorun mesleksizlik''
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Fatih Acar da Bakanlığınca yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Meslek lisesi mezunları arasındaki işsizlik oranının yüzde 13.2, genel liselerde yüzde 15,9; meslek lisesi mezunlarının istihdam oranının yüzde 57.1, diğer lise mezunlarının ise yüzde 43 olduğu bilgisini paylaşan Acar, İŞKUR Genel Müdürlüğünce yapılan bir başka araştırmanın sonuçlarını da duyurdu.
Bazı iş yerlerinde yapılan araştırmaya göre, son 1,5 ayda 258 bin açık işin tespit edildiğini ifade eden Acar, bu açık işin temel nedeninin yüzde 68 mesleki yetersizlik, yüzde 15 ücretin beğenilmemesi, yüzde 15 çalışma şartlarının yetersizliği olarak tespit edildiğini kaydetti.
Acar, ''Türkiye'nin temel sorunu mesleksizlik sorunudur. Bu mesleksizlik sorunu Milli Eğitim Bakanlığımız ile bu proje kapsamında çözmeyi hedefliyoruz'' dedi.
''Mesleki eğitime ilgiyi artıracak''
MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, mesleki ve teknik eğitime yönelik projeyle nitelikli insan gücünün sağlanacağını, istihdamın artırılacağını, mesleki eğitime ilginin yükseltileceğini savundu.
Çelik, mesleki ve teknik eğitim programların da standartlara göre hazırlandığını, proje sayesinde meslek ve teknik eğitimde görev yapan öğretmenlerin yeterliliklerin de tanımlanacağını dile getirdi.
MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ömer Açıkgöz de eğitim sistemindeki kalite kriterlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğinin önemine işaret ederek, Türkiye'de 2002 yılından bu yana mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Açıkgöz, projenin mesleki eğitimin cazibesinin artırılmasına da katkı sağlayacağını bildirdi.
Son Güncelleme: Salı, 24 Eylül 2013 14:54
Gösterim: 1500

