Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, hakim ve savcı adaylığı sınavlarının, protokoller uyarınca 1998'den bu yana ÖSYM tarafından gerçekleştirildiği, avukatlık mesleğinden adli yargı hakim ve savcı adaylığına geçmek isteyenler için düzenlenecek yazılı yarışma sınavını da ÖSYM'nin 6 Mayıs 2012'de yapmasına ilişkin protokolün 21 Şubat'ta imzalandığı belirtildi.
Bu protokole göre, sınavın organizasyonu ve uygulamasıyla güvenliğinin tamamen ÖSYM'nin sorumluluğunda bulunduğu, test ve cevap kağıdının hazırlanması ve basımının da ÖSYM tarafından yapıldığı kaydedilen açıklamada, ''Bakanlığımızın yazılı yarışma sınavının yapılmasında, kanundan kaynaklanan protokol yapma yetkisi dışında soruların hazırlanması ve sorulması da dahil hiçbir yetkisi bulunmamaktadır'' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, ÖSYM'nin sınavı tekrar etmeye karar verdiği hatırlatılarak, ''Sürecin aktarılan biçimde işlemesine ve ileri sürülen iddiaların üzerine titizlikle gidilmesine rağmen ısrarlı ve maksatlı şekilde yazılı sınavın Adalet Bakanlığı tarafından yapıldığı ve şaibe karıştırıldığı yönündeki gerçek dışı beyanlar, ciddiyetten uzak ve üzüntü verici bulunmuştur'' ifadelerine yer verildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, hakim ve savcı adaylığı sınavlarının, protokoller uyarınca 1998'den bu yana ÖSYM tarafından gerçekleştirildiği, avukatlık mesleğinden adli yargı hakim ve savcı adaylığına geçmek isteyenler için düzenlenecek yazılı yarışma sınavını da ÖSYM'nin 6 Mayıs 2012'de yapmasına ilişkin protokolün 21 Şubat'ta imzalandığı belirtildi.
Bu protokole göre, sınavın organizasyonu ve uygulamasıyla güvenliğinin tamamen ÖSYM'nin sorumluluğunda bulunduğu, test ve cevap kağıdının hazırlanması ve basımının da ÖSYM tarafından yapıldığı kaydedilen açıklamada, ''Bakanlığımızın yazılı yarışma sınavının yapılmasında, kanundan kaynaklanan protokol yapma yetkisi dışında soruların hazırlanması ve sorulması da dahil hiçbir yetkisi bulunmamaktadır'' ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, ÖSYM'nin sınavı tekrar etmeye karar verdiği hatırlatılarak, ''Sürecin aktarılan biçimde işlemesine ve ileri sürülen iddiaların üzerine titizlikle gidilmesine rağmen ısrarlı ve maksatlı şekilde yazılı sınavın Adalet Bakanlığı tarafından yapıldığı ve şaibe karıştırıldığı yönündeki gerçek dışı beyanlar, ciddiyetten uzak ve üzüntü verici bulunmuştur'' ifadelerine yer verildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 06 Eylül 2012 15:44
Gösterim: 1569
10 Eylül'de başlayacak ana okulları ile ilköğretim 1. sınıf öğrencileri için okul alışverişleri başladı. Okula yeni başlayacak bir ilköğretim okulu öğrencisi için geçen yıl en düşük yaklaşık 70 liraya tamamlanan giyim harcaması, bu yıl 80-100 TL'yi lirayı buluyor.
Okula yeni başlayacak çocukların aileleri için en önemli harcama kalemlerinden biri olan önlük ise 30 liradan satılıyor.
Okul ürünleri içinde en az artış bu yıl okul harcamalarının en büyük kalemlerinden biri olan etek ve pantolon da yaşanıyor. Geçen yıl 15 lira olan en düşük pantolon fiyatı bu yıl 17 liraya, 20 liradan satışa sunulan etek ise 22 liradan satılıyor.
En ucuz ürünler seçilerek yapılan kırtasiye alışverişinde ise okula yeni başlayacak bir öğrenci için toplam harcama tutarı 80 lirayı bulurken, pahalı ürünler seçilerek yapılan alışverişte bu rakam 250 liraya kadar çıkabiliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
10 Eylül'de başlayacak ana okulları ile ilköğretim 1. sınıf öğrencileri için okul alışverişleri başladı. Okula yeni başlayacak bir ilköğretim okulu öğrencisi için geçen yıl en düşük yaklaşık 70 liraya tamamlanan giyim harcaması, bu yıl 80-100 TL'yi lirayı buluyor.
Okula yeni başlayacak çocukların aileleri için en önemli harcama kalemlerinden biri olan önlük ise 30 liradan satılıyor.
Okul ürünleri içinde en az artış bu yıl okul harcamalarının en büyük kalemlerinden biri olan etek ve pantolon da yaşanıyor. Geçen yıl 15 lira olan en düşük pantolon fiyatı bu yıl 17 liraya, 20 liradan satışa sunulan etek ise 22 liradan satılıyor.
En ucuz ürünler seçilerek yapılan kırtasiye alışverişinde ise okula yeni başlayacak bir öğrenci için toplam harcama tutarı 80 lirayı bulurken, pahalı ürünler seçilerek yapılan alışverişte bu rakam 250 liraya kadar çıkabiliyor.
Son Güncelleme: Perşembe, 06 Eylül 2012 14:22
Gösterim: 1544
ÖSYM’nin hâkim ve savcılık sınavını iptal ettiğini açıklamasının ardından eğitim sendikaları ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’e istifa çağrısında bulundu.
Eğitimciler, Demir’in başkanlık koltuğuna oturduğu 2 yıllık süreçte şaibesiz sınav yapamadığını savunarak, Türk halkından özür dileyerek istifa etmesi gerektiğini söylediler. İşte görüşler:
ÖSYM artık kabak tadı verdi
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “ÖSYM’nin bu sınavı iptal etmesi yetmez, gerekçesini de tam açıklamalı” diyerek şunları söyledi: “Kopya açık ama kim çekti nasıl çekti, deşifre edilmeli. Artık gizlenmemeli, sorumlular cezalandırılmalı. ÖSYM artık kabak tadı verdi. Şaibesiz tek bir sınav yok. Onu (Demir) o koltuğa oturtanlar şapkayı artık önüne koysun. Türkiye nereye gidiyor. Sayın Başbakan daha ne kadar tahammül edecek. Kimsenin tahammülü kalmadı. Her sınavda kopya olacaksa, alın terinin, emeğin ne anlamı kaldı. Adayların psikolojisi bozuldu. ÖSYM’nin vurdumduymazlığına seyirci kalanlar suçludur.”
En istikrarlı ÖSYM Başkanı
Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir de Ali Demir’in göreve geldiği günden bu yana sağlıklı bir sınav yapamadığını belirterek, “İstikrarlı bir şekilde başarısızlık, usulsüzlük devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu anlamda en istikrarlı ÖSYM Başkanı. Demir, özür dileyerek hemen istifa etmeli. ÖSYM zaten çukurun dibinde. Daha fazla batmamalı. İnandırıcılığı da yok. Yandaşlara, cemaate sorular sızdırılıyor. Güven sarsıldı” dedi.
2 yılda 7 hata
- 2010 yılında dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağa’nın Kamu Personel Seçme Sınavı skandalının ardından istifa etmesiyle boşalan başkanlık koltuğuna vekaleten oturan Ali Demir, kısa süre sonra Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı’nın imzası sonucu üçlü kararnameyle ÖSYM Başkanı olarak atandı. 2 yıldır ÖSYM Başkanlığı görevini yürüten Demir, birçok skandala imza attı. Yarımağan’ı istifaya götürüp Demir’i başkanlık koltuğuna oturtan süreç ve Demir dönemindeki hatalar zinciri şöyle:
- 2010’da Ünal Yarımağan zamanında KPSS’de 500’ü aşkın aday Eğitim Bilimleri testinde 120’de 120 doğru yaptı. Açıköğretim Sınavı’nda bir astsubayın üzerinden sınavın soru ve cevapları çıktı. Yarımağan istifa etti.
- 2010 Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda 4 sorunun yanlış olduğu ileri sürüldü. Dava Danıştay’a kadar uzarken, ÖSYM 1.5 yıl sonra soruların yanlış olduğunu kabul etti.
- 29 Mart 2011’de ÖSYM Başkanlığı’na Ali Demir geldi ve YGS’de şifre skandalı patlak verdi. Demir önce reddetti, sonra “Şifre var kopya yok” dedi. Savcılık takipsizlik verdi. Bazı adayların puanları yanlış hesaplandı. Aynı sınavda Diyarbakır’da YGS’ye giren 4 öğrencinin cevap anahtarı kayboldu. Öğrenciler doğrudan ikinci sınav LYS’ye girmeye hak kazanmış sayıldı.
- 2011 ALES’te İzmir’deki bir okulda kitapçıktaki sorular eksik çıktı. Manisa’dan yedek kitapçık getirtildi.
- 2011 Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği için Seviye Tespit Sınavı’nda tıp doktorluğu ikinci aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75’i önceki yılın sorularıyla aynı çıktı, sınav iptal oldu.
- 2012 KPSS’de 2’nci oturum devam ederken sabah sorulan sorular internete düştü. ÖSYM sızdırmayı reddetti, savcılık soruşturuyor.
- 2012 LYS puanların yanlış hesaplandığı iddia edildi. ÖSYM yine reddetti.
- Son olarak da hâkim ve savcılık sınavları ÖSYM tarafından yapılan açıklamayla iptal edildi.
Sınavda kopya çekildiği iddia edildi, ÖSYM inceleme başlattı.(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
ÖSYM’nin hâkim ve savcılık sınavını iptal ettiğini açıklamasının ardından eğitim sendikaları ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’e istifa çağrısında bulundu.
Eğitimciler, Demir’in başkanlık koltuğuna oturduğu 2 yıllık süreçte şaibesiz sınav yapamadığını savunarak, Türk halkından özür dileyerek istifa etmesi gerektiğini söylediler. İşte görüşler:
ÖSYM artık kabak tadı verdi
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “ÖSYM’nin bu sınavı iptal etmesi yetmez, gerekçesini de tam açıklamalı” diyerek şunları söyledi: “Kopya açık ama kim çekti nasıl çekti, deşifre edilmeli. Artık gizlenmemeli, sorumlular cezalandırılmalı. ÖSYM artık kabak tadı verdi. Şaibesiz tek bir sınav yok. Onu (Demir) o koltuğa oturtanlar şapkayı artık önüne koysun. Türkiye nereye gidiyor. Sayın Başbakan daha ne kadar tahammül edecek. Kimsenin tahammülü kalmadı. Her sınavda kopya olacaksa, alın terinin, emeğin ne anlamı kaldı. Adayların psikolojisi bozuldu. ÖSYM’nin vurdumduymazlığına seyirci kalanlar suçludur.”
En istikrarlı ÖSYM Başkanı
Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir de Ali Demir’in göreve geldiği günden bu yana sağlıklı bir sınav yapamadığını belirterek, “İstikrarlı bir şekilde başarısızlık, usulsüzlük devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu anlamda en istikrarlı ÖSYM Başkanı. Demir, özür dileyerek hemen istifa etmeli. ÖSYM zaten çukurun dibinde. Daha fazla batmamalı. İnandırıcılığı da yok. Yandaşlara, cemaate sorular sızdırılıyor. Güven sarsıldı” dedi.
2 yılda 7 hata
- 2010 yılında dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağa’nın Kamu Personel Seçme Sınavı skandalının ardından istifa etmesiyle boşalan başkanlık koltuğuna vekaleten oturan Ali Demir, kısa süre sonra Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı’nın imzası sonucu üçlü kararnameyle ÖSYM Başkanı olarak atandı. 2 yıldır ÖSYM Başkanlığı görevini yürüten Demir, birçok skandala imza attı. Yarımağan’ı istifaya götürüp Demir’i başkanlık koltuğuna oturtan süreç ve Demir dönemindeki hatalar zinciri şöyle:
- 2010’da Ünal Yarımağan zamanında KPSS’de 500’ü aşkın aday Eğitim Bilimleri testinde 120’de 120 doğru yaptı. Açıköğretim Sınavı’nda bir astsubayın üzerinden sınavın soru ve cevapları çıktı. Yarımağan istifa etti.
- 2010 Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda 4 sorunun yanlış olduğu ileri sürüldü. Dava Danıştay’a kadar uzarken, ÖSYM 1.5 yıl sonra soruların yanlış olduğunu kabul etti.
- 29 Mart 2011’de ÖSYM Başkanlığı’na Ali Demir geldi ve YGS’de şifre skandalı patlak verdi. Demir önce reddetti, sonra “Şifre var kopya yok” dedi. Savcılık takipsizlik verdi. Bazı adayların puanları yanlış hesaplandı. Aynı sınavda Diyarbakır’da YGS’ye giren 4 öğrencinin cevap anahtarı kayboldu. Öğrenciler doğrudan ikinci sınav LYS’ye girmeye hak kazanmış sayıldı.
- 2011 ALES’te İzmir’deki bir okulda kitapçıktaki sorular eksik çıktı. Manisa’dan yedek kitapçık getirtildi.
- 2011 Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği için Seviye Tespit Sınavı’nda tıp doktorluğu ikinci aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75’i önceki yılın sorularıyla aynı çıktı, sınav iptal oldu.
- 2012 KPSS’de 2’nci oturum devam ederken sabah sorulan sorular internete düştü. ÖSYM sızdırmayı reddetti, savcılık soruşturuyor.
- 2012 LYS puanların yanlış hesaplandığı iddia edildi. ÖSYM yine reddetti.
- Son olarak da hâkim ve savcılık sınavları ÖSYM tarafından yapılan açıklamayla iptal edildi.
Sınavda kopya çekildiği iddia edildi, ÖSYM inceleme başlattı.(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Perşembe, 06 Eylül 2012 09:27
Gösterim: 1738
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, okullar açılmadan giysi ve kırtasiye malzemelerine yönelik denetimleri sıklaştırdıklarını belirtti.
Bakan Yazıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşların gönül rahatlığı içinde okul alışverişlerini yapabileceklerini ifade ederek, ''Denetimlerdeki ilk izlenimlerimiz üreticilerimiz ve satıcılarımızda geçen yıla oranla ürün güvenliği konusundaki farkındalığın arttığı yönünde'' dedi.
Yazıcı, denetlenecek ürünleri seçerken direkt cilt ile temas eden ve küçük çocuklar tarafından yoğun olarak kullanılan ürünlere öncelik verdiklerini vurguladı.
Bu yıl ilk olarak çocuk giysilerine yönelik denetimler gerçekleştirdiklerini anlatan Yazıcı, 57 firmanın incelenen 2 bin 316 ürününden 201'ine düzeltme süresi verdiklerini belirtti.
Kırtasiye ve okul kıyafetleriyle ilgili 6 büyük ilde denetimlerin devam ettiğini ifade eden Yazıcı, bu denetimlerin sonuçlarını da çok yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, okullar açılmadan giysi ve kırtasiye malzemelerine yönelik denetimleri sıklaştırdıklarını belirtti.
Bakan Yazıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşların gönül rahatlığı içinde okul alışverişlerini yapabileceklerini ifade ederek, ''Denetimlerdeki ilk izlenimlerimiz üreticilerimiz ve satıcılarımızda geçen yıla oranla ürün güvenliği konusundaki farkındalığın arttığı yönünde'' dedi.
Yazıcı, denetlenecek ürünleri seçerken direkt cilt ile temas eden ve küçük çocuklar tarafından yoğun olarak kullanılan ürünlere öncelik verdiklerini vurguladı.
Bu yıl ilk olarak çocuk giysilerine yönelik denetimler gerçekleştirdiklerini anlatan Yazıcı, 57 firmanın incelenen 2 bin 316 ürününden 201'ine düzeltme süresi verdiklerini belirtti.
Kırtasiye ve okul kıyafetleriyle ilgili 6 büyük ilde denetimlerin devam ettiğini ifade eden Yazıcı, bu denetimlerin sonuçlarını da çok yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını kaydetti.
Son Güncelleme: Perşembe, 06 Eylül 2012 12:00
Gösterim: 2000
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, okul öncesi eğitimi teşvik etmek amacıyla çocuğunu kreşe yollayan ailelere 30 lira maddi destek kararı aldı. Uygulama, 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçirilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, okul öncesi eğitimi teşvik için yeni bir uygulama başlattı.
Alınan karara göre, okul öncesi eğitim için çocuğunu kreşe veya anaokuluna gönderen ailelere her bir çocuk için 30 lira maddi destek verilecek.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu aracılığıyla yapılacak olan ödeme ile kreş ve anaokulları için yapılacak harcamların ailelere getireceği yükün azaltılması hedefleniyor.
Teşvik sistemi 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren uygulanacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, okul öncesi eğitimi teşvik etmek amacıyla çocuğunu kreşe yollayan ailelere 30 lira maddi destek kararı aldı. Uygulama, 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçirilecek.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, okul öncesi eğitimi teşvik için yeni bir uygulama başlattı.
Alınan karara göre, okul öncesi eğitim için çocuğunu kreşe veya anaokuluna gönderen ailelere her bir çocuk için 30 lira maddi destek verilecek.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu aracılığıyla yapılacak olan ödeme ile kreş ve anaokulları için yapılacak harcamların ailelere getireceği yükün azaltılması hedefleniyor.
Teşvik sistemi 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından itibaren uygulanacak.
Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Eylül 2012 15:04
Gösterim: 2552

