Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Demir "2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecek" dedi.

omer demirÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, ÖSYM yönetimi olarak kurumun tarihinde bir ilke daha imza attıklarını belirterek, "2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecek" dedi.

Ömer Demir, ÖSYM yönetimi olarak ilk kez, 2016 yılına ait ÖSYM Sınav Takvimi'ni ve takvimde yer alan sınavların hangi tarihlerde ve kaç gün içerisinde açıklanacağını gösteren 2016 Sonuç Açıklama Takvimi’ni kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

Prof. Dr. Ömer Demir, bu uygulamayla adayların sınav sonuçlarının önceden hangi tarihte açıklanacağı hakkında bilgi sahibi olacaklarını, kişi ve kurumların planlamalarını bu zaman çizelgesine göre belirleyebileceklerini ifade etti.

Sonuç açıklama sisteminde de gerekli iyileştirmeleri sağladık

ÖSYM olarak her türlü teknolojik gelişmenin, sınav uygulamalarına başarılı bir şekilde entegre edilmesine ek olarak, sonuç açıklama sisteminde de gerekli iyileştirmeyi sağladıklarını kaydeden ÖSYM Başkanı Ömer Demir, şöyle konuştu:

"ÖSYM yönetimi olarak, kurumun tarihinde bir ilke daha imza atıyoruz. 2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecektir. Sınav sonuçlarının ne zaman açıklanacağının önceden belli olması, sınav yürütme sürecine ve sınav organizasyonuna önemli oranda katkı sağlayacaktır."

Sonuç açıklama takvimi nasıl işleyecek?

Sonuç açıklama takvimi hazırlığı sürecinde göz önünde bulundurmaya çalıştıkları bazı hususlar olduğuna işaret eden Demir, şunları kaydetti:

"Bunları sıralamak gerekirse, sınav sonrası açıkladığımız sorulara dair adayların yargı hakkını kullanabilmelerine olanak sağlayacak olan gerekli süreyi tanımaktır. Bu uygulama ile çalışmalar Sonuç Açıklama Takvimi çerçevesinde daha planlı bir şekilde yürütülmüş olacak ve sınav değerlendirmesi sürecinde iç kontrol de sağlayacaktır. Sonuçların hangi tarihlerde açıklanacağına yer veren ÖSYM Sonuç Açıklama Takvimi, aynı zamanda kamu sektörlerinin planlamalarına da katkıda bulunacaktır. Resmi tatillerin göz önünde bulundurularak hazırlandığı Sonuç Takvimi, turizm ve diğer sektörlerin ve adaylar dışında, velilerin planlamalarını daha öngörülü olarak yapabilmesine imkan tanıyacak, ilgili kamu kurumları arasında da takvimsel bir bütünleşme sağlanmış olunacaktır.

Sonuç Açıklama Takvimi ile bir hedefimiz de adaylarımızın zaman planlaması yapabilmelerini sağlayarak sınavlar sonrasında sonuç açıklanma dönemine kadar adaylarımızın yaşamak zorunda kaldığı beklenti kaygısı stres faktörünü ortadan kaldırmak.

Durumun tek istisnası ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre açılabilen dava süreci olur. Adaylarımız, Anayasal hakları olan dava açma haklarını kullandıklarında, hukukun eşitlik ilkesi gereği yönetim olarak, yargı sonucu kurumumuza tebliğ edilmeksizin sonuçları açıklamamız mümkün olmayacaktır ve bu durumda ilgili sınavın sonuç açıklanma tarihinde erteleme yapılması söz konusu olabilecektir. Sonuçların açıklanmasında, takvimde öngörülemeyen bir durum ortaya çıktığında ise kamuoyuna gerekli açıklamalar önceden yapılacaktır."

> ÖSYM'den 'sonuç açıklama' müjdesi

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Demir "2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecek" dedi.

omer demirÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir, ÖSYM yönetimi olarak kurumun tarihinde bir ilke daha imza attıklarını belirterek, "2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecek" dedi.

Ömer Demir, ÖSYM yönetimi olarak ilk kez, 2016 yılına ait ÖSYM Sınav Takvimi'ni ve takvimde yer alan sınavların hangi tarihlerde ve kaç gün içerisinde açıklanacağını gösteren 2016 Sonuç Açıklama Takvimi’ni kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

Prof. Dr. Ömer Demir, bu uygulamayla adayların sınav sonuçlarının önceden hangi tarihte açıklanacağı hakkında bilgi sahibi olacaklarını, kişi ve kurumların planlamalarını bu zaman çizelgesine göre belirleyebileceklerini ifade etti.

Sonuç açıklama sisteminde de gerekli iyileştirmeleri sağladık

ÖSYM olarak her türlü teknolojik gelişmenin, sınav uygulamalarına başarılı bir şekilde entegre edilmesine ek olarak, sonuç açıklama sisteminde de gerekli iyileştirmeyi sağladıklarını kaydeden ÖSYM Başkanı Ömer Demir, şöyle konuştu:

"ÖSYM yönetimi olarak, kurumun tarihinde bir ilke daha imza atıyoruz. 2016 yılı itibarıyla ÖSYM tarihinde sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağı önceden belli olacak ve kamuoyu tarafından bilinecektir. Sınav sonuçlarının ne zaman açıklanacağının önceden belli olması, sınav yürütme sürecine ve sınav organizasyonuna önemli oranda katkı sağlayacaktır."

Sonuç açıklama takvimi nasıl işleyecek?

Sonuç açıklama takvimi hazırlığı sürecinde göz önünde bulundurmaya çalıştıkları bazı hususlar olduğuna işaret eden Demir, şunları kaydetti:

"Bunları sıralamak gerekirse, sınav sonrası açıkladığımız sorulara dair adayların yargı hakkını kullanabilmelerine olanak sağlayacak olan gerekli süreyi tanımaktır. Bu uygulama ile çalışmalar Sonuç Açıklama Takvimi çerçevesinde daha planlı bir şekilde yürütülmüş olacak ve sınav değerlendirmesi sürecinde iç kontrol de sağlayacaktır. Sonuçların hangi tarihlerde açıklanacağına yer veren ÖSYM Sonuç Açıklama Takvimi, aynı zamanda kamu sektörlerinin planlamalarına da katkıda bulunacaktır. Resmi tatillerin göz önünde bulundurularak hazırlandığı Sonuç Takvimi, turizm ve diğer sektörlerin ve adaylar dışında, velilerin planlamalarını daha öngörülü olarak yapabilmesine imkan tanıyacak, ilgili kamu kurumları arasında da takvimsel bir bütünleşme sağlanmış olunacaktır.

Sonuç Açıklama Takvimi ile bir hedefimiz de adaylarımızın zaman planlaması yapabilmelerini sağlayarak sınavlar sonrasında sonuç açıklanma dönemine kadar adaylarımızın yaşamak zorunda kaldığı beklenti kaygısı stres faktörünü ortadan kaldırmak.

Durumun tek istisnası ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre açılabilen dava süreci olur. Adaylarımız, Anayasal hakları olan dava açma haklarını kullandıklarında, hukukun eşitlik ilkesi gereği yönetim olarak, yargı sonucu kurumumuza tebliğ edilmeksizin sonuçları açıklamamız mümkün olmayacaktır ve bu durumda ilgili sınavın sonuç açıklanma tarihinde erteleme yapılması söz konusu olabilecektir. Sonuçların açıklanmasında, takvimde öngörülemeyen bir durum ortaya çıktığında ise kamuoyuna gerekli açıklamalar önceden yapılacaktır."

Son Güncelleme: Cuma, 09 Ekim 2015 12:27

Gösterim: 1165

Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç oldu.

aleksiyevicNobel Edebiyat Ödülü'nün bu yılki sahibi Belaruslu kadın yazar Svetlana Aleksiyeviç oldu.

İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, düzenlediği basın toplantısında, 67 yaşındaki Aleksiyeviç'in "Çağımızın acıları ve cesaretini anıtlaştıran çok sesli eserleriyle" Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldüğünü açıkladı.

Aleksiyeviç,  8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon lira) tutarındaki ödülün de sahibi oldu.

İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, yarın Barış Ödülü'nü kazanan ismi açıklayacak. Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahibi ise 12 Ekim'de belli olacak.

Bilim dünyasının en prestijli ödülü için adaylar, her bir alan için oluşturulan komite üyeleri tarafından belirleniyor. Akademi üyelerinin yaptığı oylamada da oyların çoğunu alan aday, ödülün sahibi oluyor. 

> Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Aleksiyeviç oldu

Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç oldu.

aleksiyevicNobel Edebiyat Ödülü'nün bu yılki sahibi Belaruslu kadın yazar Svetlana Aleksiyeviç oldu.

İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, düzenlediği basın toplantısında, 67 yaşındaki Aleksiyeviç'in "Çağımızın acıları ve cesaretini anıtlaştıran çok sesli eserleriyle" Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldüğünü açıkladı.

Aleksiyeviç,  8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon lira) tutarındaki ödülün de sahibi oldu.

İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, yarın Barış Ödülü'nü kazanan ismi açıklayacak. Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahibi ise 12 Ekim'de belli olacak.

Bilim dünyasının en prestijli ödülü için adaylar, her bir alan için oluşturulan komite üyeleri tarafından belirleniyor. Akademi üyelerinin yaptığı oylamada da oyların çoğunu alan aday, ödülün sahibi oluyor. 

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 15:59

Gösterim: 924

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar Orhan Pamuk ve Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen 3 kişi arasında yer alan Prof. Dr. Aziz Sancar'ın ardından, birkaç yıl sonra Türkiye'de Nobel ödülü alacak bilim insanı sayısının artacağına inandığını söyledi.

Bakan Fikri Işık, TGRT Haber kanalında katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen 3 kişi arasında yer alan Prof. Dr. Aziz Sancar'ı kutlayan Işık, durumun Türkiye için çok sevindirici olduğunu dile getirdi. Işık, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar Pamuk ve Sancar'ın ardından, bir kaç yıl sonra Türkiye'de Nobel ödülü alacak bilim insanı sayısının artacağına inandığını ifade etti.

Temel bilimler tercih eden öğrenci sayısı 3'e katladı

Işık, son yıllarda desteklerin temel bilimleri çok ciddi bir cazibe noktası haline getirdiğini belirtti.

Temel bilimlerin, Türkiye'deki bütün bilimlerde gerçekleşen sıçramanın temeli olduğuna işaret eden Işık, temel bilimlerde kalıcı başarı elde edilmediğinde diğer alanlarda da kalıcı başarı sağlanamadığını vurguladı.

Son 15-20 yıldır temel bilimler mezunlarının iş bulmakta zorlanması nedeniyle temel bilimlere ilginin giderek azaldığını bildiren Işık, "Biz ilk defa 2014 yılında temel bilimlere doğrudan destek verelim dedik ve TÜBİTAK'ta ilk 5 bine giren temel bilimler öğrencisine 2 bin lira maaş gibi burs verdik. İkinci 5 bine girenlere de ayda bin lira, temel bilimleri tercih edenlere. Bu son derece olumlu bir etki yaptı, temel bilimler tercih eden öğrenci sayısı 3'e katladı. Bu yıl bu desteği biraz daha genişlettik. İlk 5 bine 2 bin lira, ikinci 5 bine bin 500 lira, 10 bin ile 20 bin arasına bin lira, 20 bin ile 25 bin arasına da 750 lira maaş burs veriyoruz" diye konuştu.

Hocalarımıza 'Türkiye ile işbirliği yapın' diyoruz

Işık, başarılı öğrencilerin temel bilimleri tercih etmesini istediklerini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şuna yürekten inanıyorum, Aziz Sancar hocamızın Türkiye'ye olan gönül bağı gibi gerçekten yurt dışında çalışan hocamızın Türkiye'ye gönül bağı var. TÜBİTAK'ın bir takım destekleriyle şu ana kadar 600'ün üzerinde bilim insanımız geri döndü. Biz burada iki yol tercih ediyoruz, dönmek isteyen tüm hocalarımıza kapıyı açıyoruz, Türkiye'ye adaptasyonla ilgili her türlü imkanı sunuyoruz. Fakat bilim ve teknolojinin kalbi konumunda olan Amerika, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde kalıp o ülkelerin gerçekten çok gelişmiş imkanlarıyla bilime devam eden insanlarımızın da Türkiye ile işbirliği yapmasını istiyoruz."

Bu noktada ikili politika izlediklerini anlatan Işık, "Bu Amerika'da genel bir gelenek. Eğer hoca Çinli ise daha çok Çinli asistanlar ve öğrenciler alıyor. Türk ise Türk, Hintli ise Hintli... Dolayısıyla biz Amerika'daki bütün hocalarımıza 'Türkiye'ye gelin' demek yerine 'nerede olursanız olun, Türkiye ile işbirliği yapın' diyoruz. Burada önemli olan Türkiye'ye dönmeleri değil, orada Türkiye ile birlikte çalışmaları" ifadelerini kullandı.

> Bakan Işık: “Nobel ödülü alacak bilim insanımız artacak”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar Orhan Pamuk ve Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen 3 kişi arasında yer alan Prof. Dr. Aziz Sancar'ın ardından, birkaç yıl sonra Türkiye'de Nobel ödülü alacak bilim insanı sayısının artacağına inandığını söyledi.

Bakan Fikri Işık, TGRT Haber kanalında katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülen 3 kişi arasında yer alan Prof. Dr. Aziz Sancar'ı kutlayan Işık, durumun Türkiye için çok sevindirici olduğunu dile getirdi. Işık, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar Pamuk ve Sancar'ın ardından, bir kaç yıl sonra Türkiye'de Nobel ödülü alacak bilim insanı sayısının artacağına inandığını ifade etti.

Temel bilimler tercih eden öğrenci sayısı 3'e katladı

Işık, son yıllarda desteklerin temel bilimleri çok ciddi bir cazibe noktası haline getirdiğini belirtti.

Temel bilimlerin, Türkiye'deki bütün bilimlerde gerçekleşen sıçramanın temeli olduğuna işaret eden Işık, temel bilimlerde kalıcı başarı elde edilmediğinde diğer alanlarda da kalıcı başarı sağlanamadığını vurguladı.

Son 15-20 yıldır temel bilimler mezunlarının iş bulmakta zorlanması nedeniyle temel bilimlere ilginin giderek azaldığını bildiren Işık, "Biz ilk defa 2014 yılında temel bilimlere doğrudan destek verelim dedik ve TÜBİTAK'ta ilk 5 bine giren temel bilimler öğrencisine 2 bin lira maaş gibi burs verdik. İkinci 5 bine girenlere de ayda bin lira, temel bilimleri tercih edenlere. Bu son derece olumlu bir etki yaptı, temel bilimler tercih eden öğrenci sayısı 3'e katladı. Bu yıl bu desteği biraz daha genişlettik. İlk 5 bine 2 bin lira, ikinci 5 bine bin 500 lira, 10 bin ile 20 bin arasına bin lira, 20 bin ile 25 bin arasına da 750 lira maaş burs veriyoruz" diye konuştu.

Hocalarımıza 'Türkiye ile işbirliği yapın' diyoruz

Işık, başarılı öğrencilerin temel bilimleri tercih etmesini istediklerini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şuna yürekten inanıyorum, Aziz Sancar hocamızın Türkiye'ye olan gönül bağı gibi gerçekten yurt dışında çalışan hocamızın Türkiye'ye gönül bağı var. TÜBİTAK'ın bir takım destekleriyle şu ana kadar 600'ün üzerinde bilim insanımız geri döndü. Biz burada iki yol tercih ediyoruz, dönmek isteyen tüm hocalarımıza kapıyı açıyoruz, Türkiye'ye adaptasyonla ilgili her türlü imkanı sunuyoruz. Fakat bilim ve teknolojinin kalbi konumunda olan Amerika, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde kalıp o ülkelerin gerçekten çok gelişmiş imkanlarıyla bilime devam eden insanlarımızın da Türkiye ile işbirliği yapmasını istiyoruz."

Bu noktada ikili politika izlediklerini anlatan Işık, "Bu Amerika'da genel bir gelenek. Eğer hoca Çinli ise daha çok Çinli asistanlar ve öğrenciler alıyor. Türk ise Türk, Hintli ise Hintli... Dolayısıyla biz Amerika'daki bütün hocalarımıza 'Türkiye'ye gelin' demek yerine 'nerede olursanız olun, Türkiye ile işbirliği yapın' diyoruz. Burada önemli olan Türkiye'ye dönmeleri değil, orada Türkiye ile birlikte çalışmaları" ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 14:52

Gösterim: 1005

Bakan Avcı, Türk coğrafyasındaki yaklaşık 30 mimari eserin minyatürlerinin bulunduğu açık hava müzesinde öğrencilerle bir araya geldi. Öğrenciler, ayrıca bugün 62 yaşına giren Milli Eğitim Bakanı Avcı´nın doğum gününü kutladı.

meb minyaturÖğrencilerle fotoğraf çektiren Bakan Avcı, müzenin son durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Bakan Avcı, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, müzenin isminin öğrenciler tarafından verilmesi konusunda karar aldıklarını söyledi.

Burada Türk dünyasından çok seçkin eserlerin minyatür örneklerinin bulunduğunu belirten Bakan Avcı, "Burası aynı zamanda geniş bir açık hava eğitim alanı. Buraya gelen bir öğrenci, Türk dünyasının pek çok köşesindeki medeniyet mirasımız hakkında en azından bir ilgi, bir merak duyması sağlanacak şekilde burası tasarlandı. Aynı zamanda çocuklarımızın buraya ilgilerini daha da pekiştirmek için buraya öğrencilerin isim vermesini istedik. Şimdi öğrencilerimiz belli bir program dahilinde buraya gelip bilgi alıyorlar" dedi.

Müzenin ismini çocuklar belirleyecek

Bakan Avcı, öğrencilere, müzenin isminin belirlenmesi için kartpostal şeklinde oy pusulası verildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Oy pusulasının arkasında benim bir mesajım var. Diyorum ki ´Değerli öğretmenlerim, sevgili öğrencilerim, Türk Dünyası Vakfı tarafından yaptırılarak, başta öğrencilerimiz olmak üzere Eskişehir halkına ve bütün milletimize armağan edilen bu parkın adı öğrencilerimiz tarafından belirlenecektir. Hayırlı olmasını diliyorum.´ Sonra öğrencilerimiz oradaki boşluklara parkın adı konusunda isim önerisi yazacak. Daha sonra öğretmenlerden oluşan jüri, ismi belirleyecek. Böylece bütün çocuklarımızın burayı ne olarak gördüğünü anlamış olacağız. Her isim önerisi öğrencilerimizin zihninde burasının ne uyandırdığını gösteriyor. Önerilen isimler o açıdan bizim için çok önemli. İsimlerden yola çıkarak öğrencilerimizin beklentileri hakkında bir fikir sahibi olacağız."

Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı´nın Eskişehir´e birçok eser kazandırdığını kaydeden Bakan Avcı, “Burası da o eserlerden biri. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

Öğrenciler, ayrıca bugün 62 yaşına giren Milli Eğitim Bakanı Avcı´nın doğum gününü kutladı.

> Bakan Avcı doğum gününü öğrencilerle geçirdi

Bakan Avcı, Türk coğrafyasındaki yaklaşık 30 mimari eserin minyatürlerinin bulunduğu açık hava müzesinde öğrencilerle bir araya geldi. Öğrenciler, ayrıca bugün 62 yaşına giren Milli Eğitim Bakanı Avcı´nın doğum gününü kutladı.

meb minyaturÖğrencilerle fotoğraf çektiren Bakan Avcı, müzenin son durumu hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Bakan Avcı, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, müzenin isminin öğrenciler tarafından verilmesi konusunda karar aldıklarını söyledi.

Burada Türk dünyasından çok seçkin eserlerin minyatür örneklerinin bulunduğunu belirten Bakan Avcı, "Burası aynı zamanda geniş bir açık hava eğitim alanı. Buraya gelen bir öğrenci, Türk dünyasının pek çok köşesindeki medeniyet mirasımız hakkında en azından bir ilgi, bir merak duyması sağlanacak şekilde burası tasarlandı. Aynı zamanda çocuklarımızın buraya ilgilerini daha da pekiştirmek için buraya öğrencilerin isim vermesini istedik. Şimdi öğrencilerimiz belli bir program dahilinde buraya gelip bilgi alıyorlar" dedi.

Müzenin ismini çocuklar belirleyecek

Bakan Avcı, öğrencilere, müzenin isminin belirlenmesi için kartpostal şeklinde oy pusulası verildiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Oy pusulasının arkasında benim bir mesajım var. Diyorum ki ´Değerli öğretmenlerim, sevgili öğrencilerim, Türk Dünyası Vakfı tarafından yaptırılarak, başta öğrencilerimiz olmak üzere Eskişehir halkına ve bütün milletimize armağan edilen bu parkın adı öğrencilerimiz tarafından belirlenecektir. Hayırlı olmasını diliyorum.´ Sonra öğrencilerimiz oradaki boşluklara parkın adı konusunda isim önerisi yazacak. Daha sonra öğretmenlerden oluşan jüri, ismi belirleyecek. Böylece bütün çocuklarımızın burayı ne olarak gördüğünü anlamış olacağız. Her isim önerisi öğrencilerimizin zihninde burasının ne uyandırdığını gösteriyor. Önerilen isimler o açıdan bizim için çok önemli. İsimlerden yola çıkarak öğrencilerimizin beklentileri hakkında bir fikir sahibi olacağız."

Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı´nın Eskişehir´e birçok eser kazandırdığını kaydeden Bakan Avcı, “Burası da o eserlerden biri. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

Öğrenciler, ayrıca bugün 62 yaşına giren Milli Eğitim Bakanı Avcı´nın doğum gününü kutladı.

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 15:24

Gösterim: 946

Milli Eğitim Bakanlığı, bütün eğitim kademelerinde sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerin takibi için izleme sistemi kuracak. Çalışmalarla, bir eğitim öğretim yılında, sanat, bilim, kültür ve spor alanlarında en az bir faaliyete katılan öğrenci oranı yüzde 100'e çıkarılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bütün eğitim kademelerinde öğrencilerin sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerinin takip edilebilmesi için izleme sistemi geliştirecek.

Bakanlık, öğrencilerin bedensel, ruhsal ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla yerel ve ulusal düzeyde gerçekleştirilen sportif, sanatsal, kültürel faaliyetlere ilişkin çalışmalarını artıracak.

MEB'in 2015-2019 stratejik planına göre, bütün eğitim kademelerinde sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerin sayısı, çeşidi ve öğrencilerin bu faaliyetlere erişim imkanları ile katılım oranlarının artması sağlanacak.

Öğrenciler mutlaka bir faaliyete katılacak

Bu kapsamda, 2019 sonuna kadar öğrencilerin katılacakları bu faaliyetlerin takibine imkan tanıyan bir izleme sistemi geliştirilecek. Böylece bir eğitim ve öğretim yılında, sanat, bilim, kültür ve spor alanlarında en az bir faaliyete katılan öğrenci oranı yüzde 100'e çıkarılacak.

MEB, bu tür faaliyetlerin artırılması için spor salonu bulunan okul oranını da yükseltecek. Geçen yıl yüzde 8,4 olan bu oran, 2019 sonuna kadar yüzde 10'a çıkarılacak. Çok amaçlı salon veya konferans salonunun yer aldığı okul oranının ise yüzde 35,9'dan 40'a yükseltilmesi sağlanacak.

Bakanlık, okuma kültürünün artırılması için geçen yıl yüzde 39,2 olan kütüphanesi bulunan okul oranını da yüzde 50'ye yükseltecek. Bu çerçevede, okuma kültürünün erken yaşlardan başlayarak yaygınlaştırılması amacıyla yayınlar çıkarılacak, okullara gönderilen kitap sayısı artırılacak. Ayrıca yayın arşivi elektronik ortama aktarılacak ve izleme çalışmaları yapılacak.

Okul bahçeleri düzenlenecek

Okul bahçeleri de öğrencilerin sosyal, kültürel gelişimlerini destekleyecek ve aktif yaşamı teşvik edecek şekilde düzenlenecek. Öğrencilerin sosyal, sanatsal, sportif ve kültürel etkinlikler yapabilecekleri alanlar artırılacak.

Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında çalışma alanlarının fiziki kapasitesi geliştirilecek. Personelin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere yönelik alanlar da oluşturulacak.

> MEB kültürel ve sportif faaliyetleri takip edecek

Milli Eğitim Bakanlığı, bütün eğitim kademelerinde sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerin takibi için izleme sistemi kuracak. Çalışmalarla, bir eğitim öğretim yılında, sanat, bilim, kültür ve spor alanlarında en az bir faaliyete katılan öğrenci oranı yüzde 100'e çıkarılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bütün eğitim kademelerinde öğrencilerin sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerinin takip edilebilmesi için izleme sistemi geliştirecek.

Bakanlık, öğrencilerin bedensel, ruhsal ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla yerel ve ulusal düzeyde gerçekleştirilen sportif, sanatsal, kültürel faaliyetlere ilişkin çalışmalarını artıracak.

MEB'in 2015-2019 stratejik planına göre, bütün eğitim kademelerinde sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlerin sayısı, çeşidi ve öğrencilerin bu faaliyetlere erişim imkanları ile katılım oranlarının artması sağlanacak.

Öğrenciler mutlaka bir faaliyete katılacak

Bu kapsamda, 2019 sonuna kadar öğrencilerin katılacakları bu faaliyetlerin takibine imkan tanıyan bir izleme sistemi geliştirilecek. Böylece bir eğitim ve öğretim yılında, sanat, bilim, kültür ve spor alanlarında en az bir faaliyete katılan öğrenci oranı yüzde 100'e çıkarılacak.

MEB, bu tür faaliyetlerin artırılması için spor salonu bulunan okul oranını da yükseltecek. Geçen yıl yüzde 8,4 olan bu oran, 2019 sonuna kadar yüzde 10'a çıkarılacak. Çok amaçlı salon veya konferans salonunun yer aldığı okul oranının ise yüzde 35,9'dan 40'a yükseltilmesi sağlanacak.

Bakanlık, okuma kültürünün artırılması için geçen yıl yüzde 39,2 olan kütüphanesi bulunan okul oranını da yüzde 50'ye yükseltecek. Bu çerçevede, okuma kültürünün erken yaşlardan başlayarak yaygınlaştırılması amacıyla yayınlar çıkarılacak, okullara gönderilen kitap sayısı artırılacak. Ayrıca yayın arşivi elektronik ortama aktarılacak ve izleme çalışmaları yapılacak.

Okul bahçeleri düzenlenecek

Okul bahçeleri de öğrencilerin sosyal, kültürel gelişimlerini destekleyecek ve aktif yaşamı teşvik edecek şekilde düzenlenecek. Öğrencilerin sosyal, sanatsal, sportif ve kültürel etkinlikler yapabilecekleri alanlar artırılacak.

Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında çalışma alanlarının fiziki kapasitesi geliştirilecek. Personelin ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere yönelik alanlar da oluşturulacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 11:58

Gösterim: 1692


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.