Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Okullarda süt dağıtımı ile ilgili Sözcü gazetesi yeni bir iddia ortaya attı. Gazete Ankara İl Gıda Müdürlüğü'nün okullara gönderdiği uyarı yazısını ortaya çıkardı. Buna göre, bazı illerde dağıtılan sütlerin gerçekten bozuk olduğu ortaya çıktı.
2 Mayıs günü Türkiye'nin bütün ilköğretim okullarında dağıtılan sütlerden bazı illerde çocuklar hasta oldu.
Milli Eğitim ve Gıda ve Tarım Bakanlığı gerekli soruşturmaları yürütürken, program da devam etti.
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, "Zehirlenen yok" dedi ve programın doğru anlatılmasını istedi.
Sözcü gazetesindeki habere göre, Ankara İl Gıda ve Tarım Müdürlüğü bazı illere dağıtılan sütlerin bozuk olabileceği uyarısında bulunmuştu.
Habere göre, bu uyarı bazı ilçe milli eğitim müdürlüklerinin internet sitelerinde bile yer aldı. Ama dağıtım kararından vazgeçilmedi.
Denizli'de İl Tarım Bakanlığı'nın aldığı numunelerin sonuçları da geçen hafta netleşti. Sütler bozuk ve süresi geçmişti.
Okullar kapandı, süt krizi şimdilik aşıldı.
Yeni eğitim yılında nasıl dağıtım yapılacağına yine bakanlıklar karar verecek.
(cnntürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Okullarda süt dağıtımı ile ilgili Sözcü gazetesi yeni bir iddia ortaya attı. Gazete Ankara İl Gıda Müdürlüğü'nün okullara gönderdiği uyarı yazısını ortaya çıkardı. Buna göre, bazı illerde dağıtılan sütlerin gerçekten bozuk olduğu ortaya çıktı.
2 Mayıs günü Türkiye'nin bütün ilköğretim okullarında dağıtılan sütlerden bazı illerde çocuklar hasta oldu.
Milli Eğitim ve Gıda ve Tarım Bakanlığı gerekli soruşturmaları yürütürken, program da devam etti.
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, "Zehirlenen yok" dedi ve programın doğru anlatılmasını istedi.
Sözcü gazetesindeki habere göre, Ankara İl Gıda ve Tarım Müdürlüğü bazı illere dağıtılan sütlerin bozuk olabileceği uyarısında bulunmuştu.
Habere göre, bu uyarı bazı ilçe milli eğitim müdürlüklerinin internet sitelerinde bile yer aldı. Ama dağıtım kararından vazgeçilmedi.
Denizli'de İl Tarım Bakanlığı'nın aldığı numunelerin sonuçları da geçen hafta netleşti. Sütler bozuk ve süresi geçmişti.
Okullar kapandı, süt krizi şimdilik aşıldı.
Yeni eğitim yılında nasıl dağıtım yapılacağına yine bakanlıklar karar verecek.
(cnntürk)
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 10:13
Gösterim: 2210
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlemeye gideceklerini ve verimliliği teşvik edecek uygulamaların hayata geçirileceğini açıkladı. Bakan Faruk Çelik, “Sistemle çok üreten çok, üretmeyen düşük maaş alacak ” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 657 Sayılı Devlet Memurlar Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle ilgili bilgi verdi. Taslak halindeki çalışmaların devam ettiğini belirten Çelik, değişikliğin ilk aşamasında rotasyonların olduğunu ifade etti.
Atama yapamayacak mıyım? Bursa’da bir yerel televizyona konuşan Çelik, “Nitelikli memur hep İstanbul’da Ankara’da ve Bursa’da mı olsun? Mevcut yasa, bölgelerarası hizmet farklılıkları doğuruyor” dedi.
Diğer sorunun da üst düzey bürokraside olduğunu aktaran Çelik, “Mesela ben bakan olarak, istediğim genel müdür veya müsteşarla çalışamayacak mıyım? Ama yerini değiştirdiğimiz bürokrat mahkemeye gidip eski görevine dönebiliyor” diye konuştu.
Memurların performansına da dikkat çeken Çelik, ikinci en önemli sorunun ‘verimlilik’ olduğunu ifade etti.
Devlete kapağı attık anlayışı Çelik, şöyle devam etti: “Şimdi siz kamu çalışanısınız diyelim ve nasıl olsa devlete kapağı attık anlayışındasınız. Dünyanın neresinde üretmeyen bir insanı çalıştırırlar? Devlette çalıştıralım diyorlar. Oysa ki biz devleti batırmak için değil var etmek için varız.” Özel sektörde olduğu gibi kamuda da verimliliğin esas alınması gerektiğinin altını çizen Çelik, “Biz verimliliği esas alan bir sistemin çalışmasını yapıyoruz. 3 milyon memurdan daha fazla verim almanın yollarını arayacağız. Öyle bir sistem getireceğiz ki çok üretene çok maaş, üretmeyene de düşük maaş alsın istiyoruz” şeklinde konuştu.
Uzlaşı içinde hayata geçecek Bakan Çelik, yeni sistemle verimli kamu çalışanlarından oluşan bir yapı kuracaklarını aktardı. Çelik, “Verimli personelle verimsiz personel arasında bir fark getireceğiz. Bir personel, 8 saat boyunca nefes almadan çalışacak, bir diğeri de oturarak aynı maaşı alacak. Bu işten ne anladık biz” diye sordu.
Bakan Çelik, tüm bu konuları sosyal taraflarla masaya oturup uzlaşı içerisinde hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlemeye gideceklerini ve verimliliği teşvik edecek uygulamaların hayata geçirileceğini açıkladı. Bakan Faruk Çelik, “Sistemle çok üreten çok, üretmeyen düşük maaş alacak ” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 657 Sayılı Devlet Memurlar Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle ilgili bilgi verdi. Taslak halindeki çalışmaların devam ettiğini belirten Çelik, değişikliğin ilk aşamasında rotasyonların olduğunu ifade etti.
Atama yapamayacak mıyım? Bursa’da bir yerel televizyona konuşan Çelik, “Nitelikli memur hep İstanbul’da Ankara’da ve Bursa’da mı olsun? Mevcut yasa, bölgelerarası hizmet farklılıkları doğuruyor” dedi.
Diğer sorunun da üst düzey bürokraside olduğunu aktaran Çelik, “Mesela ben bakan olarak, istediğim genel müdür veya müsteşarla çalışamayacak mıyım? Ama yerini değiştirdiğimiz bürokrat mahkemeye gidip eski görevine dönebiliyor” diye konuştu.
Memurların performansına da dikkat çeken Çelik, ikinci en önemli sorunun ‘verimlilik’ olduğunu ifade etti.
Devlete kapağı attık anlayışı Çelik, şöyle devam etti: “Şimdi siz kamu çalışanısınız diyelim ve nasıl olsa devlete kapağı attık anlayışındasınız. Dünyanın neresinde üretmeyen bir insanı çalıştırırlar? Devlette çalıştıralım diyorlar. Oysa ki biz devleti batırmak için değil var etmek için varız.” Özel sektörde olduğu gibi kamuda da verimliliğin esas alınması gerektiğinin altını çizen Çelik, “Biz verimliliği esas alan bir sistemin çalışmasını yapıyoruz. 3 milyon memurdan daha fazla verim almanın yollarını arayacağız. Öyle bir sistem getireceğiz ki çok üretene çok maaş, üretmeyene de düşük maaş alsın istiyoruz” şeklinde konuştu.
Uzlaşı içinde hayata geçecek Bakan Çelik, yeni sistemle verimli kamu çalışanlarından oluşan bir yapı kuracaklarını aktardı. Çelik, “Verimli personelle verimsiz personel arasında bir fark getireceğiz. Bir personel, 8 saat boyunca nefes almadan çalışacak, bir diğeri de oturarak aynı maaşı alacak. Bu işten ne anladık biz” diye sordu.
Bakan Çelik, tüm bu konuları sosyal taraflarla masaya oturup uzlaşı içerisinde hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
(milliyet)
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 09:42
Gösterim: 1871
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen yasanın iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruya ilişkin olarak, ''Daha önceden mahkeme bunu reddettiği halde tekrar müracaat etmeyi ben samimiyetsizlik olarak görüyorum'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Daha önceden yine CHP bu konuyla (zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen yasa) ilgili olumlu mesajlar vermiş ve buna dair düzenlemeler yapılabileceğini beyan etmişti. Şimdi yaptığı davranış, önceki beyanlarından farklı bir davranış, onlarla çelişen, reddeden bir davranış. Ben CHP'yi Meclis'e ve mahkemeye saygı duymaya davet ediyorum'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen yasanın iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruya ilişkin olarak, ''Daha önceden mahkeme bunu reddettiği halde tekrar müracaat etmeyi ben samimiyetsizlik olarak görüyorum'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ''Daha önceden yine CHP bu konuyla (zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran ve kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen yasa) ilgili olumlu mesajlar vermiş ve buna dair düzenlemeler yapılabileceğini beyan etmişti. Şimdi yaptığı davranış, önceki beyanlarından farklı bir davranış, onlarla çelişen, reddeden bir davranış. Ben CHP'yi Meclis'e ve mahkemeye saygı duymaya davet ediyorum'' dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 09:14
Gösterim: 1781
ABD'nin Alabama eyaletinde Auburn Üniversitesi öğrencilerinin mezuniyet partisinde çıkan kavgada, 3 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı bildirildi.
Görgü tanıkları, üniversite yakınlarındaki apartman bloklarında düzenlenen havuz partisi sırasında öğrenciler arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü ve iki kişinin diğerlerine ateş açtığını söyledi.
Auburn polis şefi Tommy Dawson, üniversite futbol takımının eski oyuncularından 20 yaşındaki Edward Christian ile 20 yaşındaki Ladarious Phillips'in ölenler arasında bulunduğunu belirtti.
Polis, üçüncü kurbanın kimliğini ise Demario Pitts olarak açıkladı.
Olayda yaralananlar arasında futbol takımı oyuncularından Eric Mack de bulunuyor. Yaralananlardan John Robertson'un durumunun ağır olduğu ve ameliyata alındığı bildirildi.
Saldırganlardan birinin 22 yaşındaki Desmonte Leonard olduğu belirleyen polis, Leonard ile arkadaşının yakalanması için çalışma başlattı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
ABD'nin Alabama eyaletinde Auburn Üniversitesi öğrencilerinin mezuniyet partisinde çıkan kavgada, 3 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı bildirildi.
Görgü tanıkları, üniversite yakınlarındaki apartman bloklarında düzenlenen havuz partisi sırasında öğrenciler arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü ve iki kişinin diğerlerine ateş açtığını söyledi.
Auburn polis şefi Tommy Dawson, üniversite futbol takımının eski oyuncularından 20 yaşındaki Edward Christian ile 20 yaşındaki Ladarious Phillips'in ölenler arasında bulunduğunu belirtti.
Polis, üçüncü kurbanın kimliğini ise Demario Pitts olarak açıkladı.
Olayda yaralananlar arasında futbol takımı oyuncularından Eric Mack de bulunuyor. Yaralananlardan John Robertson'un durumunun ağır olduğu ve ameliyata alındığı bildirildi.
Saldırganlardan birinin 22 yaşındaki Desmonte Leonard olduğu belirleyen polis, Leonard ile arkadaşının yakalanması için çalışma başlattı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 09:08
Gösterim: 1956
Yurtdışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alanın geliştiği, Türkçe'nin de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıktığı belirtildi.
Yunus Emre Vakfı Genel Müdürü ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, ''Yurt dışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alan gelişiyor. Son 10 yıldır ülkemizin, siyasi, ekonomik, kültürel alandaki başarıları Türkiye'yi dünya ölçeğinde çok önemli bir yere taşıdığı gibi Türkçeyi de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıkardı'' dedi.
Türkçe'nin şu anda sadece insanların Türk dizilerini seyrederken anladıkları, Türk romanlarını okudukları bir dil olmadığını vurgulayan Bilkan, "Türkçe, aynı zamanda o dili öğrendiklerinde Türk yatırımcıların o ülkelerde kurdukları iş yerlerinde, fabrikalarda, bankalarda görev alabilme avantajı sağlayan önceliği sağlayan bir konuma getirdi" diye konuştu.
Bilkan, Türk kültür coğrafyası üzerindeki ülkelerde Türkçe el yazması eserlerin korunması için "Gezici Kitap Hastanesi" projesini uygulamaya koyduklarını belirterek, "Foynitsa'daki Fransiskan kilisesinde korunan Fatih Sultan Mehmet'in ahidname olarak bilinen o meşhur fermanının korunması için Hırvat makamlarla görüştük. O ahidnamenin korunması için gerekeni yapacağız" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yurtdışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alanın geliştiği, Türkçe'nin de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıktığı belirtildi.
Yunus Emre Vakfı Genel Müdürü ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, ''Yurt dışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alan gelişiyor. Son 10 yıldır ülkemizin, siyasi, ekonomik, kültürel alandaki başarıları Türkiye'yi dünya ölçeğinde çok önemli bir yere taşıdığı gibi Türkçeyi de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıkardı'' dedi.
Türkçe'nin şu anda sadece insanların Türk dizilerini seyrederken anladıkları, Türk romanlarını okudukları bir dil olmadığını vurgulayan Bilkan, "Türkçe, aynı zamanda o dili öğrendiklerinde Türk yatırımcıların o ülkelerde kurdukları iş yerlerinde, fabrikalarda, bankalarda görev alabilme avantajı sağlayan önceliği sağlayan bir konuma getirdi" diye konuştu.
Bilkan, Türk kültür coğrafyası üzerindeki ülkelerde Türkçe el yazması eserlerin korunması için "Gezici Kitap Hastanesi" projesini uygulamaya koyduklarını belirterek, "Foynitsa'daki Fransiskan kilisesinde korunan Fatih Sultan Mehmet'in ahidname olarak bilinen o meşhur fermanının korunması için Hırvat makamlarla görüştük. O ahidnamenin korunması için gerekeni yapacağız" dedi.
Son Güncelleme: Pazar, 10 Haziran 2012 13:15
Gösterim: 1921

