Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
CHP, öğrenim kredi borcunun, normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren dört yıl sonra başlamasını önerdi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, TBMM Başkanlığı’na, Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni sundu.
Teklifin gerekçesinde, Yüksek Öğrenim Ve Kredi Yurtlar Kurumu Kanununun 16. maddesine göre öğrencinin, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren iki yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde üç yıl ) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Kuruma ödemek zorunda olduğu ifade edildi.
Okulu bitirip iki sene içinde iş bulamayan birçok öğrenci için, bu durumun çeşitli sıkıntılara yol açtığı belirtilen gerekçede, “Öte yandan erkek öğrencilerin askerlik yükümlülüğü nedeniyle borcun geri ödenmesi konusunda da benzer sıkıntılar ortaya çıkmaktadır” denildi.
TEKLİF NE GETİRİYOR
Teklife göre, öğrenci kredi borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren dört yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde beş yıl) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Kuruma ödeyecek. Kredi borcunun geri ödenmesi sırasında yükümlü askere alınırsa ödeme, askerlik sonuna kadar ertelenecek.(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP, öğrenim kredi borcunun, normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren dört yıl sonra başlamasını önerdi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, TBMM Başkanlığı’na, Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni sundu.
Teklifin gerekçesinde, Yüksek Öğrenim Ve Kredi Yurtlar Kurumu Kanununun 16. maddesine göre öğrencinin, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren iki yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde üç yıl ) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Kuruma ödemek zorunda olduğu ifade edildi.
Okulu bitirip iki sene içinde iş bulamayan birçok öğrenci için, bu durumun çeşitli sıkıntılara yol açtığı belirtilen gerekçede, “Öte yandan erkek öğrencilerin askerlik yükümlülüğü nedeniyle borcun geri ödenmesi konusunda da benzer sıkıntılar ortaya çıkmaktadır” denildi.
TEKLİF NE GETİRİYOR
Teklife göre, öğrenci kredi borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren dört yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde beş yıl) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürenin yarısı kadar sürede ve aylık dönemler halinde Kuruma ödeyecek. Kredi borcunun geri ödenmesi sırasında yükümlü askere alınırsa ödeme, askerlik sonuna kadar ertelenecek.(radikal)
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2012 14:22
Gösterim: 2354
Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki 5 adasına vizesiz geçişlerin startı verildi. İlk olarak bugün Rodos’a giden Türklere limanda vize verilmeye başlandı. Kısa süre içinde uygulamanın diğer adalara yayılacağı belirtildi.
Yunanistan’ın, Ege’deki adalarına vizesiz girişler için bir süredir Avrupa Birliği nezdinde sürdürdüğü çalışmalar olumlu sonuç verdi. İlk olarak bugünden itibaren Rodos’a giden Türkler’e adada vize verilmeye başlandı.
Yeşil Marmaris Turizm ve Seyahat Acentesi Limited Şirketi yöneticisi İpek Tugay şu bilgileri verdi:
"Bugün Rodos’a giden Türklere tek girişlik ve 15 günlük vizeler adada verilmeye başlandı. Türkiye, Rusya, Ukrayna, Belarus, Ürdün ve İran vatandaşlarının Rodos’ta zor durumda kalmamaları için, seyahatten iki gün önce bize pasaportun fotoğraflı sayfasının fotokopisi, gidiş- dönüş gemi bileti, iki vesikalık fotoğraf, Yunan vizesi başvuru formu, otel rezervasyonu ve vize parasının yatırılması gerekiyor. Rodos’ta başlayan uygulama kısa zamanda Midilli, Sisam, Sakız ve İstanköy (Kos) adalarında da başlamasını bekliyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren Bodrum’dan Rodos seferlerimizde başlayacak."
İpek Tugay, Marmaris’ten Rodos’a halen sabah 09.00 ve 17.45’te deniz otobüsleriyle seferlerin devam ettiğini ve yolculuğun bir saat sürdüğünü de belirtti.
'TURİZME CANLILIK GETİRİR'
Öte yandan, vizesiz geçiş uygulamasının İstanköy’de de başlaması için bu sabah turizmcilerle, Atina’dan gelen Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek üzere adaya giden Turkish Sea Lines Feribot İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Güven şunları söyledi:
"Vizesiz geçişlerin zaten büyük bir ekonomik kriz içerisinde olan Yunanistan ve bize yakın adaların turizmine büyük bir canlılık getireceğini söylüyorduk. Yunan işadamları ve politikacılarla bulunduğumuz her platformda vize kolaylığının getirilmesinin komşu iki ülkenin bölgedeki ekonomisine ciddi hareketlilik getireceğini anlatıyorduk. Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapacağımız toplantıda gümrük alanında vize kuyrukları oluşmaması, günübirlik geliş gidişlerde zaman kaybedilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve bir an önce Rodos’taki uygulamanın İstanköy’de başlamasını isteyeceğiz. Bodrum’a kadar tatile gelenlerin büyük bir çoğunluğu, Yunan adalarına günübirlik de olsa geçmek istiyor."
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki 5 adasına vizesiz geçişlerin startı verildi. İlk olarak bugün Rodos’a giden Türklere limanda vize verilmeye başlandı. Kısa süre içinde uygulamanın diğer adalara yayılacağı belirtildi.
Yunanistan’ın, Ege’deki adalarına vizesiz girişler için bir süredir Avrupa Birliği nezdinde sürdürdüğü çalışmalar olumlu sonuç verdi. İlk olarak bugünden itibaren Rodos’a giden Türkler’e adada vize verilmeye başlandı.
Yeşil Marmaris Turizm ve Seyahat Acentesi Limited Şirketi yöneticisi İpek Tugay şu bilgileri verdi:
"Bugün Rodos’a giden Türklere tek girişlik ve 15 günlük vizeler adada verilmeye başlandı. Türkiye, Rusya, Ukrayna, Belarus, Ürdün ve İran vatandaşlarının Rodos’ta zor durumda kalmamaları için, seyahatten iki gün önce bize pasaportun fotoğraflı sayfasının fotokopisi, gidiş- dönüş gemi bileti, iki vesikalık fotoğraf, Yunan vizesi başvuru formu, otel rezervasyonu ve vize parasının yatırılması gerekiyor. Rodos’ta başlayan uygulama kısa zamanda Midilli, Sisam, Sakız ve İstanköy (Kos) adalarında da başlamasını bekliyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren Bodrum’dan Rodos seferlerimizde başlayacak."
İpek Tugay, Marmaris’ten Rodos’a halen sabah 09.00 ve 17.45’te deniz otobüsleriyle seferlerin devam ettiğini ve yolculuğun bir saat sürdüğünü de belirtti.
'TURİZME CANLILIK GETİRİR'
Öte yandan, vizesiz geçiş uygulamasının İstanköy’de de başlaması için bu sabah turizmcilerle, Atina’dan gelen Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek üzere adaya giden Turkish Sea Lines Feribot İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Güven şunları söyledi:
"Vizesiz geçişlerin zaten büyük bir ekonomik kriz içerisinde olan Yunanistan ve bize yakın adaların turizmine büyük bir canlılık getireceğini söylüyorduk. Yunan işadamları ve politikacılarla bulunduğumuz her platformda vize kolaylığının getirilmesinin komşu iki ülkenin bölgedeki ekonomisine ciddi hareketlilik getireceğini anlatıyorduk. Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapacağımız toplantıda gümrük alanında vize kuyrukları oluşmaması, günübirlik geliş gidişlerde zaman kaybedilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve bir an önce Rodos’taki uygulamanın İstanköy’de başlamasını isteyeceğiz. Bodrum’a kadar tatile gelenlerin büyük bir çoğunluğu, Yunan adalarına günübirlik de olsa geçmek istiyor."
(hürriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2012 12:31
Gösterim: 2046
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 4+4+4 ile ilgili merak edilen birçok soruya yanıt verdi. Birinci sınıfa başlama yaşından seçmeli derslere, müfredattan öğretmen eğitimine kadar yeni sistemle ilgili bilinmeyen birçok soruyu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer cevapladı.
Bu yıl ilköğretimden mezun olanlara diploma veriliyor mu?
- Hayır, onlar 12.sınıftan mezun olunca diploma alacak.
Ya 4.sınıfı bitirenler?
- Evet. Onlar da sertifika alacaklar.
Veli çocuğunu okula göndermezse, ertelerse ne olacak?
- Bunu velinin tercihine bırakmayacağız. 66 aydan önce tercihe bıraktık zaten. 60 ile 66 ay arasında velinin tercihi var demişsek öbürü için tercihi olmayacağını ifade etmiş sayılırız.
İstisnalar olamaz mı?
- İstisna velinin, öğretmenin, okul müdürünün vereceği bir kararla oluşmayacak. İstisna konunun uzmanlarının vereceği kararla oluşturacak. Velinin keyfince “Benim çocuğum eğitime müsait değil veya çocuğumu bu yaşta göndermek istemiyorum” diyeceği bir husus değil. Biz çocuklarımızı 66 aydan sonra adrese dayalı kayıt sistemine göre 66. ayını dolduran çocuklarımızın kayıtlarını otomatik yapacağız.
Çocuk hazır değilse ya da fiziken uygun değilse?
- İstisnai durumlar varsa bunu doktor raporuyla veya psikolog raporuyla konunun uzmanlarıyla belgelendirmeleri halinde istisnai olarak değerlendirilir. Bunu sadece 66 aylıklar için de düşünmenin gereği yok. 66 aylık, 72 aylık, 84 aylık fark etmez. Bu çocuğun özel bir durumudur ve biz de çocuğun özel durumunu şimdiye kadar hesap etmiştik zaten. Göz önüne alıyorduk, şimdiden sonra da göz önüne almaya devam edeceğiz. Okulların fiziki donanımı bu yeni sisteme ayak uyduracak mı? 1 milyon 200 bin yerine 1 milyon 800 bine yakın çocuk birinci sınıfa başlayacak.
Fiziki imkanlarınız, sınıflarınız yeterli mi?
- Ben merak ediyorum okul ve derslik bu işe yetmeyecek diyenler hangi bilgiyle bunu söylüyorlar. Tahmin ediyorum ki bunu söyleyenlerin küçük bir dünyası var. Muhtemelen kendi tecrübesiz olduğu okulla, çocuğunu gönderdiği veya yakınının gittiği okulla bir tecrübeden bahsediyor olabilir. Bu derslik sayısıyla ilgili tüm bilgileri her rakamıyla paylaşıyoruz aslında. Okulla ilgili derslik başına düşen öğrencilerle ilgili bilgileri biz biliyoruz.
Sabahçı-öğlenci yaparak mı sorun çözülecek?
- Eğer öyle yapacak olursak hiç yaşanmayacak zaten de. Şimdi çok basit bir mantıkla bile şöyle bir sonuca ulaşabilirsiniz. Bu sene 9 bin derslik devreye soktuk. Müdür odaları da dersliğe çevrildi. Biz okullardaki müdür odalarını dersliğe çevirmiyoruz. Projemizde olmadığı halde müdürlerin derslikleri kendilerine makam odası yapmış olmasından hareketle herkesi kendi yerine gönderiyoruz. Müdür odasını küçük gördüğü için dersliği makam odası yapmıştı ve kendi odasını da müdür yardımcılarına vermişti. Biz bunları değiştiriyor, projeye uygun hale getiriyoruz. 8 bin 900 civarında da yine derslik kazanmış olacağız.
Sorun olan il yok mu?
- Zaten büyük illerimizde, aşağı yukarı 10 ilde bu sorunumuz var ve devam edecek. İstanbul’da bu sorun var zaten.(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 4+4+4 ile ilgili merak edilen birçok soruya yanıt verdi. Birinci sınıfa başlama yaşından seçmeli derslere, müfredattan öğretmen eğitimine kadar yeni sistemle ilgili bilinmeyen birçok soruyu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer cevapladı.
Bu yıl ilköğretimden mezun olanlara diploma veriliyor mu?
- Hayır, onlar 12.sınıftan mezun olunca diploma alacak.
Ya 4.sınıfı bitirenler?
- Evet. Onlar da sertifika alacaklar.
Veli çocuğunu okula göndermezse, ertelerse ne olacak?
- Bunu velinin tercihine bırakmayacağız. 66 aydan önce tercihe bıraktık zaten. 60 ile 66 ay arasında velinin tercihi var demişsek öbürü için tercihi olmayacağını ifade etmiş sayılırız.
İstisnalar olamaz mı?
- İstisna velinin, öğretmenin, okul müdürünün vereceği bir kararla oluşmayacak. İstisna konunun uzmanlarının vereceği kararla oluşturacak. Velinin keyfince “Benim çocuğum eğitime müsait değil veya çocuğumu bu yaşta göndermek istemiyorum” diyeceği bir husus değil. Biz çocuklarımızı 66 aydan sonra adrese dayalı kayıt sistemine göre 66. ayını dolduran çocuklarımızın kayıtlarını otomatik yapacağız.
Çocuk hazır değilse ya da fiziken uygun değilse?
- İstisnai durumlar varsa bunu doktor raporuyla veya psikolog raporuyla konunun uzmanlarıyla belgelendirmeleri halinde istisnai olarak değerlendirilir. Bunu sadece 66 aylıklar için de düşünmenin gereği yok. 66 aylık, 72 aylık, 84 aylık fark etmez. Bu çocuğun özel bir durumudur ve biz de çocuğun özel durumunu şimdiye kadar hesap etmiştik zaten. Göz önüne alıyorduk, şimdiden sonra da göz önüne almaya devam edeceğiz. Okulların fiziki donanımı bu yeni sisteme ayak uyduracak mı? 1 milyon 200 bin yerine 1 milyon 800 bine yakın çocuk birinci sınıfa başlayacak.
Fiziki imkanlarınız, sınıflarınız yeterli mi?
- Ben merak ediyorum okul ve derslik bu işe yetmeyecek diyenler hangi bilgiyle bunu söylüyorlar. Tahmin ediyorum ki bunu söyleyenlerin küçük bir dünyası var. Muhtemelen kendi tecrübesiz olduğu okulla, çocuğunu gönderdiği veya yakınının gittiği okulla bir tecrübeden bahsediyor olabilir. Bu derslik sayısıyla ilgili tüm bilgileri her rakamıyla paylaşıyoruz aslında. Okulla ilgili derslik başına düşen öğrencilerle ilgili bilgileri biz biliyoruz.
Sabahçı-öğlenci yaparak mı sorun çözülecek?
- Eğer öyle yapacak olursak hiç yaşanmayacak zaten de. Şimdi çok basit bir mantıkla bile şöyle bir sonuca ulaşabilirsiniz. Bu sene 9 bin derslik devreye soktuk. Müdür odaları da dersliğe çevrildi. Biz okullardaki müdür odalarını dersliğe çevirmiyoruz. Projemizde olmadığı halde müdürlerin derslikleri kendilerine makam odası yapmış olmasından hareketle herkesi kendi yerine gönderiyoruz. Müdür odasını küçük gördüğü için dersliği makam odası yapmıştı ve kendi odasını da müdür yardımcılarına vermişti. Biz bunları değiştiriyor, projeye uygun hale getiriyoruz. 8 bin 900 civarında da yine derslik kazanmış olacağız.
Sorun olan il yok mu?
- Zaten büyük illerimizde, aşağı yukarı 10 ilde bu sorunumuz var ve devam edecek. İstanbul’da bu sorun var zaten.(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2012 10:53
Gösterim: 2141
Milli Eğitim Bakanlığı hürriyeteğitim’in 2012-2013 eğitim öğretim döneminin nasıl olacağına dair sorduğu soruları cevapladı.
4’
- İlkokul birinci sınıflar ile ortaokul 5. sınıflar e-okul sistemi ile e-kayıt olacak.
Yabancı dil dersi olacak? Kaçıncı sınıftan itibaren verilecek?
- İlkokul 2. sınıftan itibaren başlamasına yönelik hazırlıklarımız devam ediyor.
İlçelerde ilköğretim okullarının ilkokul ve ortaokul yapılıp ayrılması durumunda hangi okulun ne olacağı nasıl belirleniyor? Ne zaman açıklanacak?
- Bu konudaki yetki tamamen il yönetimlerine bırakıldı. 2011-2012 eğitim öğretim yılında 1, 2 ve 3. sınıfta olup, 2012 Eylül Ayı itibariyle 2, 3 ve 4. sınıfı okuyacak öğrenciler bulundukları okullarda öğrenim görmeye devam edecekler. 20112012 eğitim öğretim yılında 5, 6 ve 7. sınıfta olup, 2012 Eylül ayı itibariyle 6, 7 ve 8. sınıfta okuyacak öğrenciler okullarında öğrenim görmeye devam edecekler.
Her okulun ayrı yöneticisi mi olacak?
- Bina ayrı bile olsa ayrı kampüsteyse ayrı müdür gerekmez. Yani burada normal, basit bir akıl neyi gerektiriyorsa biz de onu yapacağız. Aynı binadaysa tek yönetici, aynı kampüsteyse yani bahçe içindeyse tek yönetici, ayrı ayrı yerlerdeyse de farklı yöneticiler.
Sınıf öğretmenleri 4’e kadar eğitim verecek. Bu durumda fazlalık olmayacak mı?
- Olmayacak. Bu sene 4 ve 5.ci sınıf öğretmenleri birinci sınıftan yeniden başlatacağız. İşin güzel tarafı öğrencimiz ne kadar artarsa artsın biz öğretmen başına çocuklarımızı paylaştırarak sınıflarımıza daha az öğrenci koyacağız. Daha önceden sınıf başına ortalama Türkiye’de 31 öğrenci varken bu öğrenci sayısı 22-24 e düşecek. Bundan da bir avantaj elde edeceğiz.
Dördüncü sınıfta mezun olan diploma değil, sertifika mı alıyor?
- Evet. Birinci sınıf aday öğrencilerin e-kayıtları ne zaman başlıyor? 8-15 Haziran 2012 tarihine kadar ilk-orta okullar belirlenecek ve kayıtlar yapılacak.
Okuma yazma öğretimi ikinci dönem sonuna doğru yapılacak
Birinci sınıfa başlayan öğrenciler artık eylül-mart ayı arası değil, marttan sonra okuma yazma öğrenecek. Bu yılın yeni kayıtları 8-15 Haziran’da başlıyor. Birinci sınıfa e-okul üzerinden kayıt olacak. 4’üncü sınıfı bitirip 5’e geçenler sadece ortaokul olarak belirlenen okullara e-okul üzerinden kayıt yapacak.
Sınıf öğretmenleri yeni sistem için 11-12 Haziran’dan itibaren 3 hafta süren eğitim alacak. Öğretmenler yeni müfredat eğitimlerine de Eylül’de de devam edecekler. Birinci sınıfı okuyup, 2 ve 3’üncü sınıfa geçen öğrencilerin programı da önümüzdeki yıl değişecek. Şu anda 2-3 ve 4’üncü sınıfta okuyanlar kendi müfredatlarını almaya devam edecekler . 6-7- 8.sınıf ile 10. 11.12’inci sınıf programları aynı şekilde devam edecek. Sadece 5 ve 9’uncu sınıf müfredatı değişecek. 4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili sorurarınızı Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri yanıtlamayı sürdürüyor.
Okulöncesi’nde anasınıfı yaşı 4866 olarak belirlendi. Bu çok geniş değil mi? 4 yaşında bir çocuğun ve 5 yaşındaki çocuğun ihtiyaç ve özellikle çok farklı olmaz mı?
- Okulöncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış çocuklar okulöncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusu. 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37- 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48-66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında okul öncesi eğitim almaları sağlanacak.
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı hürriyeteğitim’in 2012-2013 eğitim öğretim döneminin nasıl olacağına dair sorduğu soruları cevapladı.
4’
- İlkokul birinci sınıflar ile ortaokul 5. sınıflar e-okul sistemi ile e-kayıt olacak.
Yabancı dil dersi olacak? Kaçıncı sınıftan itibaren verilecek?
- İlkokul 2. sınıftan itibaren başlamasına yönelik hazırlıklarımız devam ediyor.
İlçelerde ilköğretim okullarının ilkokul ve ortaokul yapılıp ayrılması durumunda hangi okulun ne olacağı nasıl belirleniyor? Ne zaman açıklanacak?
- Bu konudaki yetki tamamen il yönetimlerine bırakıldı. 2011-2012 eğitim öğretim yılında 1, 2 ve 3. sınıfta olup, 2012 Eylül Ayı itibariyle 2, 3 ve 4. sınıfı okuyacak öğrenciler bulundukları okullarda öğrenim görmeye devam edecekler. 20112012 eğitim öğretim yılında 5, 6 ve 7. sınıfta olup, 2012 Eylül ayı itibariyle 6, 7 ve 8. sınıfta okuyacak öğrenciler okullarında öğrenim görmeye devam edecekler.
Her okulun ayrı yöneticisi mi olacak?
- Bina ayrı bile olsa ayrı kampüsteyse ayrı müdür gerekmez. Yani burada normal, basit bir akıl neyi gerektiriyorsa biz de onu yapacağız. Aynı binadaysa tek yönetici, aynı kampüsteyse yani bahçe içindeyse tek yönetici, ayrı ayrı yerlerdeyse de farklı yöneticiler.
Sınıf öğretmenleri 4’e kadar eğitim verecek. Bu durumda fazlalık olmayacak mı?
- Olmayacak. Bu sene 4 ve 5.ci sınıf öğretmenleri birinci sınıftan yeniden başlatacağız. İşin güzel tarafı öğrencimiz ne kadar artarsa artsın biz öğretmen başına çocuklarımızı paylaştırarak sınıflarımıza daha az öğrenci koyacağız. Daha önceden sınıf başına ortalama Türkiye’de 31 öğrenci varken bu öğrenci sayısı 22-24 e düşecek. Bundan da bir avantaj elde edeceğiz.
Dördüncü sınıfta mezun olan diploma değil, sertifika mı alıyor?
- Evet. Birinci sınıf aday öğrencilerin e-kayıtları ne zaman başlıyor? 8-15 Haziran 2012 tarihine kadar ilk-orta okullar belirlenecek ve kayıtlar yapılacak.
Okuma yazma öğretimi ikinci dönem sonuna doğru yapılacak
Birinci sınıfa başlayan öğrenciler artık eylül-mart ayı arası değil, marttan sonra okuma yazma öğrenecek. Bu yılın yeni kayıtları 8-15 Haziran’da başlıyor. Birinci sınıfa e-okul üzerinden kayıt olacak. 4’üncü sınıfı bitirip 5’e geçenler sadece ortaokul olarak belirlenen okullara e-okul üzerinden kayıt yapacak.
Sınıf öğretmenleri yeni sistem için 11-12 Haziran’dan itibaren 3 hafta süren eğitim alacak. Öğretmenler yeni müfredat eğitimlerine de Eylül’de de devam edecekler. Birinci sınıfı okuyup, 2 ve 3’üncü sınıfa geçen öğrencilerin programı da önümüzdeki yıl değişecek. Şu anda 2-3 ve 4’üncü sınıfta okuyanlar kendi müfredatlarını almaya devam edecekler . 6-7- 8.sınıf ile 10. 11.12’inci sınıf programları aynı şekilde devam edecek. Sadece 5 ve 9’uncu sınıf müfredatı değişecek. 4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili sorurarınızı Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri yanıtlamayı sürdürüyor.
Okulöncesi’nde anasınıfı yaşı 4866 olarak belirlendi. Bu çok geniş değil mi? 4 yaşında bir çocuğun ve 5 yaşındaki çocuğun ihtiyaç ve özellikle çok farklı olmaz mı?
- Okulöncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış çocuklar okulöncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusu. 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37- 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48-66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında okul öncesi eğitim almaları sağlanacak.
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2012 11:39
Gösterim: 2585
Bakan Dinçer, “Eğitimde kalite için takım ruhu gerekli ama maalesef ülkemizde farklı partilerde, farklı ideolojilerde, farklı etnik yapıda, farklı mezhep yapısında, farklı sendikalara üye olmamız bir engel” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitim sisteminde kaliteyi artırmak için “takım ruhu” fikrinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Ama maalesef ülkemizde takım ruhu oluşturmanın önünde pek çok engel var.
Farklı siyasi partilerde, farklı ideolojilerde, farklı etnik yapıda, farklı mezhep yapısında olmamız, farklı sendikalara üye olmamız bir engel. Aslında hepimizin amacı ortaksa bunların hangisi o kadar önemli olabilir ki?” dedi.
Tek tip eğitim tasarlandı
Dinçer, Milli Eğitimde Kalite Yönetimi Uygulamaları 8. Paylaşım Toplantısı ve Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugüne kadar Milli Eğitim camiasının tek tip bir eğitim tasarladığını söyledi. Dinçer, “Bu yaklaşım tarzı içinde yönetimde kaliteden bahsetmek pek mümkün olmaz” dedi. Hükümetin eğitim sisteminde yaptığı değişikliklere dikkati çeken Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Devletin tasarladığı ve tek tip bir eğitim sisteminden, giderek çeşitlendirilmiş, insanlarımızın ihtiyaçlarına uygun ve onların birey olarak kendilerini daha fazla gerçekleştirebileceği bir eğitim sistemini kurgulamaya çalışıyoruz” diye konuştu. Bakan Ömer Dinçer yönetimde kalite unsurlarından birinin “takım ruhu” fikri olduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kalite konusunda şunları söyledi:
Tarih, millet şuuru verilmeli
“Ama maalesef ülkemizde takım ruhu oluşturmanın önünde pek çok engel var. Farklı siyasi partilerden, farklı ideolojilerden, farklı etnik yapıdan, farklı mezhep yapısında olmamız, farklı sendikalara üye olmamız bir engel. Aslında hepimizin amacı ortaksa bunların hangisi o kadar önemli olabilir ki? Eğer, biz Türk eğitiminin kalitesini geliştirmek istiyorsak, çocuklarımızın küresel düzeydeki rekabet gücünü artırmak, ulusal düzeyde piyasaya uyumlu eğitim yapmak, toplumumuzun beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap vermek istiyorsak, çocuklarımıza toplumsal ve ahlaki değerleri kazandırmak, tarih şuuru, millet şuuru vermeye çalışıyorsak, geriye kalanların ne anlamı olabilir ki?”
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bakan Dinçer, “Eğitimde kalite için takım ruhu gerekli ama maalesef ülkemizde farklı partilerde, farklı ideolojilerde, farklı etnik yapıda, farklı mezhep yapısında, farklı sendikalara üye olmamız bir engel” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, eğitim sisteminde kaliteyi artırmak için “takım ruhu” fikrinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Ama maalesef ülkemizde takım ruhu oluşturmanın önünde pek çok engel var.
Farklı siyasi partilerde, farklı ideolojilerde, farklı etnik yapıda, farklı mezhep yapısında olmamız, farklı sendikalara üye olmamız bir engel. Aslında hepimizin amacı ortaksa bunların hangisi o kadar önemli olabilir ki?” dedi.
Tek tip eğitim tasarlandı
Dinçer, Milli Eğitimde Kalite Yönetimi Uygulamaları 8. Paylaşım Toplantısı ve Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugüne kadar Milli Eğitim camiasının tek tip bir eğitim tasarladığını söyledi. Dinçer, “Bu yaklaşım tarzı içinde yönetimde kaliteden bahsetmek pek mümkün olmaz” dedi. Hükümetin eğitim sisteminde yaptığı değişikliklere dikkati çeken Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Devletin tasarladığı ve tek tip bir eğitim sisteminden, giderek çeşitlendirilmiş, insanlarımızın ihtiyaçlarına uygun ve onların birey olarak kendilerini daha fazla gerçekleştirebileceği bir eğitim sistemini kurgulamaya çalışıyoruz” diye konuştu. Bakan Ömer Dinçer yönetimde kalite unsurlarından birinin “takım ruhu” fikri olduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kalite konusunda şunları söyledi:
Tarih, millet şuuru verilmeli
“Ama maalesef ülkemizde takım ruhu oluşturmanın önünde pek çok engel var. Farklı siyasi partilerden, farklı ideolojilerden, farklı etnik yapıdan, farklı mezhep yapısında olmamız, farklı sendikalara üye olmamız bir engel. Aslında hepimizin amacı ortaksa bunların hangisi o kadar önemli olabilir ki? Eğer, biz Türk eğitiminin kalitesini geliştirmek istiyorsak, çocuklarımızın küresel düzeydeki rekabet gücünü artırmak, ulusal düzeyde piyasaya uyumlu eğitim yapmak, toplumumuzun beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap vermek istiyorsak, çocuklarımıza toplumsal ve ahlaki değerleri kazandırmak, tarih şuuru, millet şuuru vermeye çalışıyorsak, geriye kalanların ne anlamı olabilir ki?”
(milliyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Haziran 2012 10:37
Gösterim: 1826

