Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

TÖDER '12 yıllık zorunlu eğitim çalıştayı raporu'nu yayınladı. Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) tarafından düzenlenen “12 Yıllık Zorunlu Eğitim” çalıştayına, TÖDER üyeleri, akademisyenler ve konuyla ilgili uzman eğitimciler katıldı.

Töder çalıştay raporu yayımlandıDünyanın gelişmiş bütün ülkelerine ve eğitim bilimcilerinin tartışmalarına bakıldığında; eğitim eskiden olduğu gibi tek tip değil elastikiyeti yüksek, farklı ve çoklu seçenekler sunan bir yapıya dönüşüyor. Dolayısıyla TÖDER olarak, bu yeni değişiklikte eğitim sistemimize farklılıkları tanıyan ve buna uygun çözümler sunan bir yapı kazandıracağı düşüncesindeyiz. Yapılan değişikliklerin ülkemizin geleceği olan öğrencilere faydalı olabilmesi açısından TÖDER olarak konuya, bilimsel bir çözümle ve ülkemizin alanında uzman eğitimcilerin de görüşleriyle yaklaşmak istedik. Bu bağlamda gerçekleştirdiğimiz 12 yıllık zorunlu eğitim ile ilgili çalıştay değerlendirmeleri

şöyledir;

2 yıllık kademeli eğitim sisteminin 1+4+1+4(3)+4 olarak düzenlenerek, öğrencilerin

72 ay tamamlanınca ilköğretim birinci sınıfa alınması ve 5 yaşın zorunlu okul öncesi

olarak yapılandırılması.

5 yaş okula başlamak için gerekli olgunluğu sağlamıyor. Bu sistem daha önce

de ülkemizde denenmiş ve başarılı olmamıştır. Bu nedenle 5 yaşı tamamlayan

öğrencilerin 1 sınıfa başlaması yerine bu çocuklar zorunlu okul öncesi eğitime

alınmalı.

İlköğretim 1. sınıfa 72 ayını tamamlayan öğrenciler alınmalı ve ilköğretim birinci

kademe 4 yıl ve sınıf öğretmeni ile yapılmalı.

İlköğretim birinci kademe ile ikinci kademe programları bir bütünlük içerisinde

devam etmelidir. Öğrencilerin, ilköğretim birinci kademeden sonra meslek eğitimine

yönlendirilmesi hiç uygun değildir.

İlköğretim ikinci kademede uygulanacak seçmeli derslerin müfredatı, sanayi

kurumlarıyla birlikte yapılmalı ve derslere profesyoneller girmeli. Birinci kademe

ile ikinci kademe öğrencileri gelişim dönemleri dikkate alınarak olabildiğince farklı

mekânlarda eğitim almalı.

İlköğretim birinci kademe sonunda yani öğrencilerin ikinci kademeye geçişinde sınav

yapılmamalı ancak yabancı özel okullar farklı statüde değerlendirilmeli.

Açıköğretim ve dışarıdan okul bitirme seçeneği ortaöğretimde de olmalı. Böylece 12

yıllık zorunlu eğitim sağlanmış olur.

Kademeli ilk 4 sınıfın ardından, ülkemizin en problemli eğitim sorunların birisi olan

yabancı dil eğitimine çözüm bulmak adına zorunlu hazırlık sınıfı eğitimi verilmeli.

Hazırlık sınıfının ardından ikinci kademe eğitimi dört yıl olarak düzenlenmeli ve

bu kademede öğrencilerinin kendini tanıma ve mesleki farkındalık seviyelerini

yükseltmek için seçmeli dersler konulmalı.

Ortaöğretime geçişte öğrencilerin ilgi yetenek ve sınav başarıları dikkate alınarak

yerleştirilmesi ve lise eğitiminin 3 yıl olarak yapılandırılmalı.

Ortaöğretimde öğrencilerin yükseköğretime geçişinin daha sağlıklı olması için YGS

ve LYS uygulaması devam etmeli. Ancak okul başarı puan uygulaması tamamen

kaldırılmalıdır.

Seçmeli dersler, bölgesel farklılıklar dikkate alınarak öğrenci ve veliler tarafından

seçilmeli.

Seçmeli derslerin sonuç raporları öğrenciye sertifika halinde verilmeli ve bu

sertifikalar meslek lisesine geçiş durumunda kullanılmalı.

Özel okulların eğitim kalitesini yansıtmak için işbirliği yapılmalı. Bu süreç

uygulanırsa uç boyut göz önünde tutulmalıdır ve öğretmen eğitimi, eğitim programları

ile eğitim ve fiziki mekânların yeterliliği göz önünde bulundurulmalı.

RAPORU HAZIRLAYANLAR

Prof. Dr. Ali Baykal

Prof. Dr. Hasan Şimşek

Prof. Dr. Yusuf Avcı

Yard. Doç. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu

Yard. Doç. Dr. Tamer Ergin

İbrahim Taşel

Mehmet Güneş

Batuhan Aydagül

Nurşen Kayatürk

Celil Vardar

Hakan Koçoğlu

Ferhan Öz

Kayhan Karlı

Turgay Polat

Ali Akdoğan

Demet Köklü

Mehmet Büge

Necdet Özcan

Oktay Aydın

Alparslan Dartan

Selman Behmuaras

Nurdan Şener

Yasin Beşer

Gülseren Aslan

Filiz Peynircioğlu

Feyza Doyuran

Fatih Karadağlğ

Gülden Erden

Yücel Sağlam

> TÖDER'den 1+4+1+4(3)+4 eğitim modeli

TÖDER '12 yıllık zorunlu eğitim çalıştayı raporu'nu yayınladı. Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) tarafından düzenlenen “12 Yıllık Zorunlu Eğitim” çalıştayına, TÖDER üyeleri, akademisyenler ve konuyla ilgili uzman eğitimciler katıldı.

Töder çalıştay raporu yayımlandıDünyanın gelişmiş bütün ülkelerine ve eğitim bilimcilerinin tartışmalarına bakıldığında; eğitim eskiden olduğu gibi tek tip değil elastikiyeti yüksek, farklı ve çoklu seçenekler sunan bir yapıya dönüşüyor. Dolayısıyla TÖDER olarak, bu yeni değişiklikte eğitim sistemimize farklılıkları tanıyan ve buna uygun çözümler sunan bir yapı kazandıracağı düşüncesindeyiz. Yapılan değişikliklerin ülkemizin geleceği olan öğrencilere faydalı olabilmesi açısından TÖDER olarak konuya, bilimsel bir çözümle ve ülkemizin alanında uzman eğitimcilerin de görüşleriyle yaklaşmak istedik. Bu bağlamda gerçekleştirdiğimiz 12 yıllık zorunlu eğitim ile ilgili çalıştay değerlendirmeleri

şöyledir;

2 yıllık kademeli eğitim sisteminin 1+4+1+4(3)+4 olarak düzenlenerek, öğrencilerin

72 ay tamamlanınca ilköğretim birinci sınıfa alınması ve 5 yaşın zorunlu okul öncesi

olarak yapılandırılması.

5 yaş okula başlamak için gerekli olgunluğu sağlamıyor. Bu sistem daha önce

de ülkemizde denenmiş ve başarılı olmamıştır. Bu nedenle 5 yaşı tamamlayan

öğrencilerin 1 sınıfa başlaması yerine bu çocuklar zorunlu okul öncesi eğitime

alınmalı.

İlköğretim 1. sınıfa 72 ayını tamamlayan öğrenciler alınmalı ve ilköğretim birinci

kademe 4 yıl ve sınıf öğretmeni ile yapılmalı.

İlköğretim birinci kademe ile ikinci kademe programları bir bütünlük içerisinde

devam etmelidir. Öğrencilerin, ilköğretim birinci kademeden sonra meslek eğitimine

yönlendirilmesi hiç uygun değildir.

İlköğretim ikinci kademede uygulanacak seçmeli derslerin müfredatı, sanayi

kurumlarıyla birlikte yapılmalı ve derslere profesyoneller girmeli. Birinci kademe

ile ikinci kademe öğrencileri gelişim dönemleri dikkate alınarak olabildiğince farklı

mekânlarda eğitim almalı.

İlköğretim birinci kademe sonunda yani öğrencilerin ikinci kademeye geçişinde sınav

yapılmamalı ancak yabancı özel okullar farklı statüde değerlendirilmeli.

Açıköğretim ve dışarıdan okul bitirme seçeneği ortaöğretimde de olmalı. Böylece 12

yıllık zorunlu eğitim sağlanmış olur.

Kademeli ilk 4 sınıfın ardından, ülkemizin en problemli eğitim sorunların birisi olan

yabancı dil eğitimine çözüm bulmak adına zorunlu hazırlık sınıfı eğitimi verilmeli.

Hazırlık sınıfının ardından ikinci kademe eğitimi dört yıl olarak düzenlenmeli ve

bu kademede öğrencilerinin kendini tanıma ve mesleki farkındalık seviyelerini

yükseltmek için seçmeli dersler konulmalı.

Ortaöğretime geçişte öğrencilerin ilgi yetenek ve sınav başarıları dikkate alınarak

yerleştirilmesi ve lise eğitiminin 3 yıl olarak yapılandırılmalı.

Ortaöğretimde öğrencilerin yükseköğretime geçişinin daha sağlıklı olması için YGS

ve LYS uygulaması devam etmeli. Ancak okul başarı puan uygulaması tamamen

kaldırılmalıdır.

Seçmeli dersler, bölgesel farklılıklar dikkate alınarak öğrenci ve veliler tarafından

seçilmeli.

Seçmeli derslerin sonuç raporları öğrenciye sertifika halinde verilmeli ve bu

sertifikalar meslek lisesine geçiş durumunda kullanılmalı.

Özel okulların eğitim kalitesini yansıtmak için işbirliği yapılmalı. Bu süreç

uygulanırsa uç boyut göz önünde tutulmalıdır ve öğretmen eğitimi, eğitim programları

ile eğitim ve fiziki mekânların yeterliliği göz önünde bulundurulmalı.

RAPORU HAZIRLAYANLAR

Prof. Dr. Ali Baykal

Prof. Dr. Hasan Şimşek

Prof. Dr. Yusuf Avcı

Yard. Doç. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu

Yard. Doç. Dr. Tamer Ergin

İbrahim Taşel

Mehmet Güneş

Batuhan Aydagül

Nurşen Kayatürk

Celil Vardar

Hakan Koçoğlu

Ferhan Öz

Kayhan Karlı

Turgay Polat

Ali Akdoğan

Demet Köklü

Mehmet Büge

Necdet Özcan

Oktay Aydın

Alparslan Dartan

Selman Behmuaras

Nurdan Şener

Yasin Beşer

Gülseren Aslan

Filiz Peynircioğlu

Feyza Doyuran

Fatih Karadağlğ

Gülden Erden

Yücel Sağlam

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 11:34

Gösterim: 3053

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, ''Müslüman çocuklarının bütün okullarda Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınmalıdır'' dedi.

kuran ders olarak okutulsunKamalak, partisi tarafından Kapadokya Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Saadet Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ı anmak ve anlamak'' adlı anma programı ile partisinin olağan kongresine katıldı. Anma programı ve kongrede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kamalak, zorunlu eğitimin 4 4 4 olarak yeniden düzenlenmesinin asıl itibariyle ''milli görüş''ün söylemi olduğunu kaydetti.

İçeriğinin belli olmadığını ancak içeriği ne olursa olsun, Müslüman çocuklarının Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınması gerektiğini belirten Kamalak, şöyle konuştu:  ''Milli eğitimdeki 4 4 4 söylemi, asıl itibariyle milli görüşün söylemidir. Seçim meydanlarında biz sürekli olarak 4 4 3 demiştik. Bunlar son 3'ü 4 yaptılar. Fazla mal göz çıkarmaz derler ya biz de olsun dedik. Ama içerik belli değil. Biz 4 4 3 derken içerik gayet netti. Biz burada 4 4 4'ün içeriği ne olursa olsun, her şeyden önce bu ülkenin milli bütünlüğü bakımından Çanakkale şehitleri ile buluşturma açısından, geleceğimizin teminatı yönünden Müslüman çocuklarının bütün okullarda Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınmalıdır.''

Başbakan Erdoğan'ın ''Dindar nesil'' sözlerini anımsatan Kamalak, Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olması gerektiğini kaydetti. Kamalak, kürsüdeki konuşmasında da Saadet Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yaşamını anlatarak, onun sevmenin, onun gösterdiği yolda ilerlemek olacağını ifade etti. Erbakan'ın iktidarı döneminde açılan imam hatip liseleri, İslam enstitüleri ve Kur'an kurslarına dikkati çeken Kamalak, ''Hükümet kaç tane açtı'' dedi.

Avrupa Birliği'ne (AB) girebilmek için uygulanan politikaları eleştiren Kamalak, Avrupa Birliği'nin Haçlılar olduğunu, Müslümanlar için İslam birliğini kurmaktan başka kurtuluş yolu olmadığını söyledi. Çok sayıda partilinin katıldığı programda Kamalak, salona girerken ''Mücahit Erbakan'' sloganları ile karşılandı. Programda Kur'an-ı Kerim okundu, sema gösterisi yapıldı, ilahi ve tasavvuf müziğine yer verildi. Kamalak'ın konuşması ise sık sık ''Başbakan Kamalak'' sloganları ile kesildi.

(haber7)

> 4+4+4’e Kur'an-ı Kerim önerisi

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, ''Müslüman çocuklarının bütün okullarda Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınmalıdır'' dedi.

kuran ders olarak okutulsunKamalak, partisi tarafından Kapadokya Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Saadet Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ı anmak ve anlamak'' adlı anma programı ile partisinin olağan kongresine katıldı. Anma programı ve kongrede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kamalak, zorunlu eğitimin 4 4 4 olarak yeniden düzenlenmesinin asıl itibariyle ''milli görüş''ün söylemi olduğunu kaydetti.

İçeriğinin belli olmadığını ancak içeriği ne olursa olsun, Müslüman çocuklarının Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınması gerektiğini belirten Kamalak, şöyle konuştu:  ''Milli eğitimdeki 4 4 4 söylemi, asıl itibariyle milli görüşün söylemidir. Seçim meydanlarında biz sürekli olarak 4 4 3 demiştik. Bunlar son 3'ü 4 yaptılar. Fazla mal göz çıkarmaz derler ya biz de olsun dedik. Ama içerik belli değil. Biz 4 4 3 derken içerik gayet netti. Biz burada 4 4 4'ün içeriği ne olursa olsun, her şeyden önce bu ülkenin milli bütünlüğü bakımından Çanakkale şehitleri ile buluşturma açısından, geleceğimizin teminatı yönünden Müslüman çocuklarının bütün okullarda Kur'an-ı Kerim dersi almalarına imkan tanınmalıdır.''

Başbakan Erdoğan'ın ''Dindar nesil'' sözlerini anımsatan Kamalak, Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olması gerektiğini kaydetti. Kamalak, kürsüdeki konuşmasında da Saadet Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yaşamını anlatarak, onun sevmenin, onun gösterdiği yolda ilerlemek olacağını ifade etti. Erbakan'ın iktidarı döneminde açılan imam hatip liseleri, İslam enstitüleri ve Kur'an kurslarına dikkati çeken Kamalak, ''Hükümet kaç tane açtı'' dedi.

Avrupa Birliği'ne (AB) girebilmek için uygulanan politikaları eleştiren Kamalak, Avrupa Birliği'nin Haçlılar olduğunu, Müslümanlar için İslam birliğini kurmaktan başka kurtuluş yolu olmadığını söyledi. Çok sayıda partilinin katıldığı programda Kamalak, salona girerken ''Mücahit Erbakan'' sloganları ile karşılandı. Programda Kur'an-ı Kerim okundu, sema gösterisi yapıldı, ilahi ve tasavvuf müziğine yer verildi. Kamalak'ın konuşması ise sık sık ''Başbakan Kamalak'' sloganları ile kesildi.

(haber7)

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 10:07

Gösterim: 2432

Toplu sözleşmeye ilişkin kanun çıkmadığı için geciken memur ve emekli maaşı zamları mayıs ayına yetiştirilecek.

memura zam mayısta2,5 milyon memur ile 1,8 milyon memur emeklisinin dört gözle beklediği zamlı maaşların ödeneceği tarih netleşti. Ödemeler 15 Mayıs'ta yapılacak. Normalde 15 Ocak'ta yapılan zamlar, toplu sözleşme kanunu çıkmadığı için gecikmişti. Memur-Sen yetkilileri, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı ziyaretlerinde yaşanan gecikmeden yakındı. Başbakan da Çalışma Bakanı Faruk Çelik'e yasanın hızlandırılması talimatını verdi. Tasarı bu hafta alt komisyondan Plan ve Bütçe Komisyonu'na, oradan da genel kurula gelecek. Nisanda toplu sözleşme süreci başlayacak. Zamlı maaşlarla birlikte geriye dönük 5,5 aylık zam farkı da toplu ödenecek.

Zaman'ın haberine göre 12 Eylül Anayasa referandumu ile toplu sözleşmenin yerini toplu görüşmenin alması, memurun ve emeklinin zamlı maaşında belirsizliğe yol açtı. Referandumun ardından toplu sözleşmeye imkân veren yasal düzenleme yapılmadığı için zam miktarı belirlenemedi. Bu sebeple her yıl 15 Ocak'ta zamlı maaş alan memur ve emekli, yeni yıla zamsız girdi. Ancak yasanın hızla Meclis'ten geçirilerek zamlı maaşların şubata yetiştirilmesi bekleniyordu. Araya giren şike yasası, milletvekillerinin emekli maaşına zam ve MİT yasası gibi düzenlemeler sebebiyle memurun yasası gecikti. Bu gecikmeye rağmen zamlı maaşların en geç nisana yetiştirileceği beklentisi hakimdi. Hükümet yetkilileri de yaptıkları açıklamalarda, zamlı maaşların gelecek aya yetişeceğini vurgulamıştı.

Fakat yasanın Meclis süreci bir kere daha gecikti. Şubat ayında çıkması beklenen kanun, bir türlü Genel Kurul'a gelmedi. Sendikalar gecikmeden duydukları rahatsızlığı her platformda dile getiriyor. Memur-Sen geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ederek konuyu gündeme getirdi. Başbakan Erdoğan, toplu sözleşme yasasının bir an önce çıkması gerektiğini ifade ederek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sürecin hızlandırılması talimatını verdi. Başbakan, Bakan Çelik'ten sendikaların diğer talepleriyle ilgili olarak da çalışma yapılmasını istedi. Gelinen süreçte tasarının bu hafta alt komisyonda görüşülmesi bekleniyor.

Mart ayı içerisinde de kanunlaşması yönünde beklenti hakim. Konu Meclis'te de sık sık gündeme geliyor. Özellikle muhalefet milletvekilleri, Çalışma Bakanı Faruk Çelik'e yasanın neden geciktiği yönünde soru yöneltiyorlar. Bakan Çelik, geçtiğimiz hafta bu sorulara verdiği cevapta, "Maalesef bugüne kadar bunu gerçekleştirmedik. Memurlarla ilgili toplu sözleşme düzenlemesi, önümüzdeki hafta alt komisyonda, büyük ihtimalle de ana komisyonda görüşülüp hızlı şekilde Genel Kurul'a gelecek." ifadelerini kullandı.
 

5.5 aylık zam farkı da mayısta

Kanuna göre yasanın çıkmasını takip eden ay, toplu sözleşme masası kurulacak. Eğer yasa bu ay çıkarsa nisan ayı da pazarlıkla geçecek. Toplu sözleşme görüşmeleri bir ay içinde tamamlanacak. İlk 15 günde pazarlıklar anlaşmayla sonuçlanırsa alınan karar, zam olarak geçerli olacak. Masada anlaşma sağlanamaması halinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu devreye girecek. Hakem heyeti de en geç nisan sonuna kadar karar verecek. Hakem heyetinin vereceği karar kanun hükmünde olduğu için aynen uygulanacak. Bu sürecin ardından Mayıs 15'te memur ve emekliler, geciken zamlı maaşı alacak. 5,5 aylık zam farkı da aynı tarihte tek seferde ödenecek.

(thelira)

> Memura müjde! Zamlar mayısta

Toplu sözleşmeye ilişkin kanun çıkmadığı için geciken memur ve emekli maaşı zamları mayıs ayına yetiştirilecek.

memura zam mayısta2,5 milyon memur ile 1,8 milyon memur emeklisinin dört gözle beklediği zamlı maaşların ödeneceği tarih netleşti. Ödemeler 15 Mayıs'ta yapılacak. Normalde 15 Ocak'ta yapılan zamlar, toplu sözleşme kanunu çıkmadığı için gecikmişti. Memur-Sen yetkilileri, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı ziyaretlerinde yaşanan gecikmeden yakındı. Başbakan da Çalışma Bakanı Faruk Çelik'e yasanın hızlandırılması talimatını verdi. Tasarı bu hafta alt komisyondan Plan ve Bütçe Komisyonu'na, oradan da genel kurula gelecek. Nisanda toplu sözleşme süreci başlayacak. Zamlı maaşlarla birlikte geriye dönük 5,5 aylık zam farkı da toplu ödenecek.

Zaman'ın haberine göre 12 Eylül Anayasa referandumu ile toplu sözleşmenin yerini toplu görüşmenin alması, memurun ve emeklinin zamlı maaşında belirsizliğe yol açtı. Referandumun ardından toplu sözleşmeye imkân veren yasal düzenleme yapılmadığı için zam miktarı belirlenemedi. Bu sebeple her yıl 15 Ocak'ta zamlı maaş alan memur ve emekli, yeni yıla zamsız girdi. Ancak yasanın hızla Meclis'ten geçirilerek zamlı maaşların şubata yetiştirilmesi bekleniyordu. Araya giren şike yasası, milletvekillerinin emekli maaşına zam ve MİT yasası gibi düzenlemeler sebebiyle memurun yasası gecikti. Bu gecikmeye rağmen zamlı maaşların en geç nisana yetiştirileceği beklentisi hakimdi. Hükümet yetkilileri de yaptıkları açıklamalarda, zamlı maaşların gelecek aya yetişeceğini vurgulamıştı.

Fakat yasanın Meclis süreci bir kere daha gecikti. Şubat ayında çıkması beklenen kanun, bir türlü Genel Kurul'a gelmedi. Sendikalar gecikmeden duydukları rahatsızlığı her platformda dile getiriyor. Memur-Sen geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ederek konuyu gündeme getirdi. Başbakan Erdoğan, toplu sözleşme yasasının bir an önce çıkması gerektiğini ifade ederek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sürecin hızlandırılması talimatını verdi. Başbakan, Bakan Çelik'ten sendikaların diğer talepleriyle ilgili olarak da çalışma yapılmasını istedi. Gelinen süreçte tasarının bu hafta alt komisyonda görüşülmesi bekleniyor.

Mart ayı içerisinde de kanunlaşması yönünde beklenti hakim. Konu Meclis'te de sık sık gündeme geliyor. Özellikle muhalefet milletvekilleri, Çalışma Bakanı Faruk Çelik'e yasanın neden geciktiği yönünde soru yöneltiyorlar. Bakan Çelik, geçtiğimiz hafta bu sorulara verdiği cevapta, "Maalesef bugüne kadar bunu gerçekleştirmedik. Memurlarla ilgili toplu sözleşme düzenlemesi, önümüzdeki hafta alt komisyonda, büyük ihtimalle de ana komisyonda görüşülüp hızlı şekilde Genel Kurul'a gelecek." ifadelerini kullandı.
 

5.5 aylık zam farkı da mayısta

Kanuna göre yasanın çıkmasını takip eden ay, toplu sözleşme masası kurulacak. Eğer yasa bu ay çıkarsa nisan ayı da pazarlıkla geçecek. Toplu sözleşme görüşmeleri bir ay içinde tamamlanacak. İlk 15 günde pazarlıklar anlaşmayla sonuçlanırsa alınan karar, zam olarak geçerli olacak. Masada anlaşma sağlanamaması halinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu devreye girecek. Hakem heyeti de en geç nisan sonuna kadar karar verecek. Hakem heyetinin vereceği karar kanun hükmünde olduğu için aynen uygulanacak. Bu sürecin ardından Mayıs 15'te memur ve emekliler, geciken zamlı maaşı alacak. 5,5 aylık zam farkı da aynı tarihte tek seferde ödenecek.

(thelira)

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 08:22

Gösterim: 2192

Hollanda'yı 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etmeye hak kazanan Türk asıllı Joan Franka, Türklerden destek beklediğini belirtti.

Video için tıklayın

Hollanda’nın Eurovision temsilcisi AdanalıAdanalı Ali Kalan'ın kızı olan fakat Türkçe konuşamayan Joan Franka, asıl adının Ayten Kalan olduğunu belirterek "21 yaşındayım. Yarı Türk ve yarı Hollandalıyım. Babam Türk ve ismi Ali Kalan; kendisi Mersinli. İki yaşında iken babam öldü. Akrabalarım Mersin'de yaşıyor. Türkiye'ye hiç gitmedim. İki milliyetten dolayı gurur duyuyorum. Hollanda'da büyüdüğüm için Türkçeyi fazla konuşamıyorum. Şu an Türkiye ve Türkçe hakkında bilgilenmek istiyorum. Türkiye'deki babamın akrabaları ile fazla kontağım yok.

Müzik alanında başarılar elde ettim. Türkiye'ye müzik yapmak anlamında gidebilirim. Babamın doğduğu toprakları memleketini görmeyi hayal ediyorum" dedi.

Küçüklüğünde Türkçe müzik kasetleri dinlediğini belirten Franka, "Aralarında sanatçılardan Bülent Ersoy bulunuyor. Türkçe müziği de çok seviyorum. Kız kardeşim Türkçeye çok yatkın. Bunun yanı sıra İngilizce müziği de seviyorum. Türkçe müzik duyduğum zaman Türk olduğum aklıma geliyor. Tarkan'ı çok seviyor ve onun müziklerini dinliyorum. Beni seçtikleri için çok mutlu ve gururluyum. Azerbaycan'da Hollanda'yı temsil edeceğim. Orada söyleyeceğim şarkı benim hatıralarım ile ilgili. Yarı Türk ve yarı Hollandalıyım. Bu bir futbol maçı gibi. Hollanda ve Türkiye karşılaştığı zaman ikisini de tutuyorum. Kim kazanırsa kazansın benim için fark etmiyor" şeklinde konuştu.

Franka, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yapılacak Eurovision şarkı yarışmasında "Love Me Back" adlı parçayla Türkiye'yi temsil edecek olan Can Bonomo'yu tanıdığını ifade ederek "Çok güzel şarkıları var. Ben kazanamazsam, Türkiye kazanırsa da mutlu olurum. 'You And Me' adlı şarkıyla Azerbaycan'da Hollanda adına finale kalıp derece almak istiyorum. Türk halkına çok teşekkür ediyorum. Beni desteklemelerini istiyorum" dedi.

> Hollanda’nın Eurovision temsilcisi Adanalı

Hollanda'yı 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil etmeye hak kazanan Türk asıllı Joan Franka, Türklerden destek beklediğini belirtti.

Video için tıklayın

Hollanda’nın Eurovision temsilcisi AdanalıAdanalı Ali Kalan'ın kızı olan fakat Türkçe konuşamayan Joan Franka, asıl adının Ayten Kalan olduğunu belirterek "21 yaşındayım. Yarı Türk ve yarı Hollandalıyım. Babam Türk ve ismi Ali Kalan; kendisi Mersinli. İki yaşında iken babam öldü. Akrabalarım Mersin'de yaşıyor. Türkiye'ye hiç gitmedim. İki milliyetten dolayı gurur duyuyorum. Hollanda'da büyüdüğüm için Türkçeyi fazla konuşamıyorum. Şu an Türkiye ve Türkçe hakkında bilgilenmek istiyorum. Türkiye'deki babamın akrabaları ile fazla kontağım yok.

Müzik alanında başarılar elde ettim. Türkiye'ye müzik yapmak anlamında gidebilirim. Babamın doğduğu toprakları memleketini görmeyi hayal ediyorum" dedi.

Küçüklüğünde Türkçe müzik kasetleri dinlediğini belirten Franka, "Aralarında sanatçılardan Bülent Ersoy bulunuyor. Türkçe müziği de çok seviyorum. Kız kardeşim Türkçeye çok yatkın. Bunun yanı sıra İngilizce müziği de seviyorum. Türkçe müzik duyduğum zaman Türk olduğum aklıma geliyor. Tarkan'ı çok seviyor ve onun müziklerini dinliyorum. Beni seçtikleri için çok mutlu ve gururluyum. Azerbaycan'da Hollanda'yı temsil edeceğim. Orada söyleyeceğim şarkı benim hatıralarım ile ilgili. Yarı Türk ve yarı Hollandalıyım. Bu bir futbol maçı gibi. Hollanda ve Türkiye karşılaştığı zaman ikisini de tutuyorum. Kim kazanırsa kazansın benim için fark etmiyor" şeklinde konuştu.

Franka, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yapılacak Eurovision şarkı yarışmasında "Love Me Back" adlı parçayla Türkiye'yi temsil edecek olan Can Bonomo'yu tanıdığını ifade ederek "Çok güzel şarkıları var. Ben kazanamazsam, Türkiye kazanırsa da mutlu olurum. 'You And Me' adlı şarkıyla Azerbaycan'da Hollanda adına finale kalıp derece almak istiyorum. Türk halkına çok teşekkür ediyorum. Beni desteklemelerini istiyorum" dedi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 09:34

Gösterim: 2157

Yoğun kar yağışı ve kötü hava koşulları nedeniyle Türkiye genelinde bazı merkezlerde eğitime bir gün ara verildi. Eğitime ara verilen İller ve İlçeler şunlar:

eğitime kar engeliMuş'ta il genelindeki köy okullarında eğitime bir gün ara verildi.Muş Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle çok sayıda köy yolunun kapatıldığı belirtildi. Olumsuz hava koşullarının devam ettiğinin beliritildiği açıklamada; "Bu nedenle İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından il genelindeki köy okullarında 05 Mart 2012 Pazartesi günü eğitime bir günlük ara verilmesine karar verildi" denildi.

Karabük'te Meteorolojinin kar yağışının akşam duracağını açıklamasının ardından Eflani ve Ovacık dışındaki yerlerde okulların tatilinin kaldırıldığı belirtildi. Karabük ve ilçelerini esaret altına alan kar yağışı nedeniyle ilk olarak il ve ilçe merkezlerindeki ilk ve orta öğretim okullarının yarın (5 Mart Pazartesi) tatil edildiği belirtilirken, meteorolojinin akşam saatlerinde kar yağışının kesileceğini söylemesi üzerine şimdilik sadece Eflani ve Ovacık ilçelerinde okulların tatil edildiği açıklandı. Karabük ve merkez ve diğer ilçelerin durumuna yarın sabahtan karar verileceği ifade edildi.

Tokat'ta kar yağışı sonucu merkeze bağlı köy, beldelerdeki okullar ile taşımalı eğitim-öğretime bir gün süre ile ara verildi. Tokat hafta sonu devam eden kar yağışı yüksek kesimlerde etkisini gösterdi. Yoğun kar yağışı sonucu yüzlerce köy yolu ulaşıma kapanırken, şehirlerarası yollarda ulaşımda aksamalar yaşandı. Devam eden kar yağışı sonucu ise Tokat Merkeze bağlı köy, beldeler ve taşımalı eğitim ve öğretime bir gün (pazartesi) ara verildi.

Erzurum’da kar ve tipi etkisini sürdürürken Tekman ilçesinde okullar yarın 1 gün süreyle tatil edildi. Dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklı olarak devam eden kar yağışı ve şiddetli tipi Erzurum’da hayatı adeta durma noktasına getirdi. Soğuk havanın da etkisiyle buzlanan yollar da araçlar ilerlemekte kaldırımlar da ise vatandaşlar yürümekte güçlük çekti.

Kar ve tipi nedeniyle Erzurum – Bingöl ve Erzurum – Bayburt Karayolunda ulaşım güçlükle sağlanırken, karayolları ekipleri aralıksız olarak güzergah ta bulunarak karla mücadele çalışmasını sürdürüyorlar. Kar yağışının yoğun şekilde görüldüğü Tekman ilçesinde Pazartesi günü okulların 1 gün tatil edilmesi kararı alındı.

Öte yandan Erzurum’da “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek attırır” sözünün her yıl Mart ayında yaşandığını belirten vatandaşlar, “Yetkililer Erzurum’u görmeli. Burası kış şartlarının çok ağır geçtiği bir memleket. Eskiden Erzurum’da hava koşulları nedeniyle vergi indirimi yapılıyormuş. Ancak günümüz de bu yok. Biz yakacak derdine düşüyoruz. Bunun için mevsimsel şartlara göre buraya gerekli hassasiyet gösterilmelidir” dediler.

Eksi 20 dereceye aldırış etmeden cadde ve sokaklar da mendil satan bir küçük çocuk ise “Dadaş üşümez” diyerek adeta soğuk havaya meydan okudu.

Küçük çocuk konuşmasıyla ilgi odağı olurken, “Biz Dadaşız. Dadaş üşümez. Soğuk havaya biz alışkınız. Buz donar Dadaş donmaz” dedi.

Van'da etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle köylerde taşımalı olarak eğitim gören öğrenciler için okullar bir gün tatil edildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, kar yağışı nedeniyle il merkezi ve ilçelerdeki köylerde taşımalı olarak eğitim öğretim gören ilk ve ortaöğretim öğrencileri için okuların pazartesi günü tatil olduğu bildirildi.

Bolu'da 2 günden bu yana aralıksız yağan kar yağışı sonrasında kent merkezi ve tüm ilçelerde okulların pazartesi günü tatil edildi.

Bolu Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yoğun kar yağışı sonrasında okulların pazartesi günü tüm il genelinde tatil edildiği ifade edildi. Kar yağışının yarında devam etmesi beklenen Bolu'da kar kalınlığı 50 santimetreyi geçti.

> Eğitime bir kez daha kar engeli

Yoğun kar yağışı ve kötü hava koşulları nedeniyle Türkiye genelinde bazı merkezlerde eğitime bir gün ara verildi. Eğitime ara verilen İller ve İlçeler şunlar:

eğitime kar engeliMuş'ta il genelindeki köy okullarında eğitime bir gün ara verildi.Muş Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle çok sayıda köy yolunun kapatıldığı belirtildi. Olumsuz hava koşullarının devam ettiğinin beliritildiği açıklamada; "Bu nedenle İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından il genelindeki köy okullarında 05 Mart 2012 Pazartesi günü eğitime bir günlük ara verilmesine karar verildi" denildi.

Karabük'te Meteorolojinin kar yağışının akşam duracağını açıklamasının ardından Eflani ve Ovacık dışındaki yerlerde okulların tatilinin kaldırıldığı belirtildi. Karabük ve ilçelerini esaret altına alan kar yağışı nedeniyle ilk olarak il ve ilçe merkezlerindeki ilk ve orta öğretim okullarının yarın (5 Mart Pazartesi) tatil edildiği belirtilirken, meteorolojinin akşam saatlerinde kar yağışının kesileceğini söylemesi üzerine şimdilik sadece Eflani ve Ovacık ilçelerinde okulların tatil edildiği açıklandı. Karabük ve merkez ve diğer ilçelerin durumuna yarın sabahtan karar verileceği ifade edildi.

Tokat'ta kar yağışı sonucu merkeze bağlı köy, beldelerdeki okullar ile taşımalı eğitim-öğretime bir gün süre ile ara verildi. Tokat hafta sonu devam eden kar yağışı yüksek kesimlerde etkisini gösterdi. Yoğun kar yağışı sonucu yüzlerce köy yolu ulaşıma kapanırken, şehirlerarası yollarda ulaşımda aksamalar yaşandı. Devam eden kar yağışı sonucu ise Tokat Merkeze bağlı köy, beldeler ve taşımalı eğitim ve öğretime bir gün (pazartesi) ara verildi.

Erzurum’da kar ve tipi etkisini sürdürürken Tekman ilçesinde okullar yarın 1 gün süreyle tatil edildi. Dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklı olarak devam eden kar yağışı ve şiddetli tipi Erzurum’da hayatı adeta durma noktasına getirdi. Soğuk havanın da etkisiyle buzlanan yollar da araçlar ilerlemekte kaldırımlar da ise vatandaşlar yürümekte güçlük çekti.

Kar ve tipi nedeniyle Erzurum – Bingöl ve Erzurum – Bayburt Karayolunda ulaşım güçlükle sağlanırken, karayolları ekipleri aralıksız olarak güzergah ta bulunarak karla mücadele çalışmasını sürdürüyorlar. Kar yağışının yoğun şekilde görüldüğü Tekman ilçesinde Pazartesi günü okulların 1 gün tatil edilmesi kararı alındı.

Öte yandan Erzurum’da “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek attırır” sözünün her yıl Mart ayında yaşandığını belirten vatandaşlar, “Yetkililer Erzurum’u görmeli. Burası kış şartlarının çok ağır geçtiği bir memleket. Eskiden Erzurum’da hava koşulları nedeniyle vergi indirimi yapılıyormuş. Ancak günümüz de bu yok. Biz yakacak derdine düşüyoruz. Bunun için mevsimsel şartlara göre buraya gerekli hassasiyet gösterilmelidir” dediler.

Eksi 20 dereceye aldırış etmeden cadde ve sokaklar da mendil satan bir küçük çocuk ise “Dadaş üşümez” diyerek adeta soğuk havaya meydan okudu.

Küçük çocuk konuşmasıyla ilgi odağı olurken, “Biz Dadaşız. Dadaş üşümez. Soğuk havaya biz alışkınız. Buz donar Dadaş donmaz” dedi.

Van'da etkili olan olumsuz hava şartları nedeniyle köylerde taşımalı olarak eğitim gören öğrenciler için okullar bir gün tatil edildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, kar yağışı nedeniyle il merkezi ve ilçelerdeki köylerde taşımalı olarak eğitim öğretim gören ilk ve ortaöğretim öğrencileri için okuların pazartesi günü tatil olduğu bildirildi.

Bolu'da 2 günden bu yana aralıksız yağan kar yağışı sonrasında kent merkezi ve tüm ilçelerde okulların pazartesi günü tatil edildi.

Bolu Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yoğun kar yağışı sonrasında okulların pazartesi günü tüm il genelinde tatil edildiği ifade edildi. Kar yağışının yarında devam etmesi beklenen Bolu'da kar kalınlığı 50 santimetreyi geçti.

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 08:02

Gösterim: 1675


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.