Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) hazırladığı taslak haftalık ders çizelgesine göre, gelecek yıldan itibaren ilkokul ve ortaokullarda okutulan haftalık ders saatlerinde artış olacak.
Bazı sınıflarda zorunlu derslerden Türkçe ders saati azalırken, Matematik ders saati ise 1 saat artırılacak. Yabancı dil eğitimine ilkokul 2'den başlanacak.
Fen ve Teknoloji dersinin adı ''Fen Bilimleri'' olacak ve bu ders bir yıl erkene çekilerek ilkokul 3'ten itibaren verilecek.
Vatandaşlık ve Demokrasi dersinin adı değiştirildi
Vatandaşlık ve Demokrasi dersinin adı ise ''İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi'' olarak değiştirildi. Daha önce seçmeli olan ders, zorunlu dersler kapsamına alındı.
MEB'in hazırladığı taslak çizelgeye göre, ortaokul 5. sınıftan 8. sınıfa kadar öğrenciler haftalık 8 saat ilgi ve tercihlerine göre ders seçebilecek, böylece de öğrencilere her öğretim yılı en az 4 farklı ders seçme hakkı sağlanacak.
Seçmeli dersler, ''Din, Ahlak ve Değerler'', ''Dil ve Anlatım'', ''Yabancı Dil'', ''Fen Bilimleri ve Matematik'', ''Sanat ve Spor'', ''Sosyal Bilimler'' olmak üzere altı grupta yapılandırıldı.
Dil ve Anlatım grubunda ''Yaşayan Diller ve Lehçeler'' dersi yer alacak. Yerel dil ve lehçelerin seçmeli ders olarak okutulmasına imkan sağlayacak bu ders, haftada 2 saat verilecek, bu kapsamda yeterli öğrencinin seçmesi halinde Kürtçe de seçmeli ders olabilecek.
Din, Ahlak ve Değerler grubunda yer alan ''Temel Dini Bilgiler'' dersi kapsamında ise isteğe bağlı olarak İslam Dini, Hristiyanlık, Musevilik dinleri ile Alevilik inancına ait bilgiler verilebilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) hazırladığı taslak haftalık ders çizelgesine göre, gelecek yıldan itibaren ilkokul ve ortaokullarda okutulan haftalık ders saatlerinde artış olacak.
Bazı sınıflarda zorunlu derslerden Türkçe ders saati azalırken, Matematik ders saati ise 1 saat artırılacak. Yabancı dil eğitimine ilkokul 2'den başlanacak.
Fen ve Teknoloji dersinin adı ''Fen Bilimleri'' olacak ve bu ders bir yıl erkene çekilerek ilkokul 3'ten itibaren verilecek.
Vatandaşlık ve Demokrasi dersinin adı değiştirildi
Vatandaşlık ve Demokrasi dersinin adı ise ''İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi'' olarak değiştirildi. Daha önce seçmeli olan ders, zorunlu dersler kapsamına alındı.
MEB'in hazırladığı taslak çizelgeye göre, ortaokul 5. sınıftan 8. sınıfa kadar öğrenciler haftalık 8 saat ilgi ve tercihlerine göre ders seçebilecek, böylece de öğrencilere her öğretim yılı en az 4 farklı ders seçme hakkı sağlanacak.
Seçmeli dersler, ''Din, Ahlak ve Değerler'', ''Dil ve Anlatım'', ''Yabancı Dil'', ''Fen Bilimleri ve Matematik'', ''Sanat ve Spor'', ''Sosyal Bilimler'' olmak üzere altı grupta yapılandırıldı.
Dil ve Anlatım grubunda ''Yaşayan Diller ve Lehçeler'' dersi yer alacak. Yerel dil ve lehçelerin seçmeli ders olarak okutulmasına imkan sağlayacak bu ders, haftada 2 saat verilecek, bu kapsamda yeterli öğrencinin seçmesi halinde Kürtçe de seçmeli ders olabilecek.
Din, Ahlak ve Değerler grubunda yer alan ''Temel Dini Bilgiler'' dersi kapsamında ise isteğe bağlı olarak İslam Dini, Hristiyanlık, Musevilik dinleri ile Alevilik inancına ait bilgiler verilebilecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 14 Haziran 2012 14:21
Gösterim: 9882
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İl Başkanları Toplantısı'nda Sağlık Meslek Lisesi mezunlarına müjde verdi.
İl Başkanları toplantısında göreve geldikleri 2002 yılından bugüne kadar yapılanlar ile ilgili bilgi veren Başbakan Erdoğan, sağlık alanında çalışan personel sayısına ilave olarak Sağlık Meslek Liseleri ile ilgili bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
2002 yılındaki 6 bin olan nitelikli yatak sayısının 39 bine yükseldiğini söyleyen Erdoğan, ''Sağlıkta 2002'de toplam ambulans sayısı 248 adetti, şimdi 2 bin 248 adete ulaştı. Paletli ambulanslar ile helikopter ve uçak ambulansları da hizmet için bakanlığın bünyesine kattık. 2002 yılında 58 adet olan Emar cihazı şimdi 708 adete yükseldi. 4 bin 891 adet olan diyaliz cihazı sayısını 10 bin 364 adete yükselttik. Eczane karmaşasına son verdik. Her hastanden ilaç alınabiliyor. Hastane kapısında bekleme artık yok, rehin alınma diye birşey kalmadı arttık.'' dedi.
Kamuda çalılşan sağlık çalışanı sayısının 256 binden 2011 yılı sonu itibari ile 482 bine yükselttiğini ifade eden Erdoğan, '' Burdan müjdesini vereyim...Bakanlığımız bir çalışma yürtüyor. İnşallah Sağlık Meslek Lisesi mezunlarını hastanelerimizde değerlendireceğiz. Onları istihdam edeceğiz.'' dedi.
(haber7)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İl Başkanları Toplantısı'nda Sağlık Meslek Lisesi mezunlarına müjde verdi.
İl Başkanları toplantısında göreve geldikleri 2002 yılından bugüne kadar yapılanlar ile ilgili bilgi veren Başbakan Erdoğan, sağlık alanında çalışan personel sayısına ilave olarak Sağlık Meslek Liseleri ile ilgili bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
2002 yılındaki 6 bin olan nitelikli yatak sayısının 39 bine yükseldiğini söyleyen Erdoğan, ''Sağlıkta 2002'de toplam ambulans sayısı 248 adetti, şimdi 2 bin 248 adete ulaştı. Paletli ambulanslar ile helikopter ve uçak ambulansları da hizmet için bakanlığın bünyesine kattık. 2002 yılında 58 adet olan Emar cihazı şimdi 708 adete yükseldi. 4 bin 891 adet olan diyaliz cihazı sayısını 10 bin 364 adete yükselttik. Eczane karmaşasına son verdik. Her hastanden ilaç alınabiliyor. Hastane kapısında bekleme artık yok, rehin alınma diye birşey kalmadı arttık.'' dedi.
Kamuda çalılşan sağlık çalışanı sayısının 256 binden 2011 yılı sonu itibari ile 482 bine yükselttiğini ifade eden Erdoğan, '' Burdan müjdesini vereyim...Bakanlığımız bir çalışma yürtüyor. İnşallah Sağlık Meslek Lisesi mezunlarını hastanelerimizde değerlendireceğiz. Onları istihdam edeceğiz.'' dedi.
(haber7)
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Haziran 2012 14:44
Gösterim: 6561
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim 1’inci sınıf öğrencilerini karne stresinden kurtarmak için, notla değerlendirme yapılmamasına yönelik çalışma başlattı.
Yapılan çalışmaya göre ilköğretim 1’inci sınıf öğrencileri mevcut sistemde olduğu gibi karne alacak, ama not verilmeyecek. Öğrenciler karnelerinde notla değil, davranış puanları ile değerlendirilecek. Yeni sistemle beraber öğrencilere; oyunla, resim ve müzik ağırlıklı derslerle okuma ve yazma öğretmeyi planlayan Bakanlık, minik öğrencilerin daha 5.5 yaşında not stresi yaşamalarının da önüne geçmeyi hedefliyor.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim 1’inci sınıf öğrencilerini karne stresinden kurtarmak için, notla değerlendirme yapılmamasına yönelik çalışma başlattı.
Yapılan çalışmaya göre ilköğretim 1’inci sınıf öğrencileri mevcut sistemde olduğu gibi karne alacak, ama not verilmeyecek. Öğrenciler karnelerinde notla değil, davranış puanları ile değerlendirilecek. Yeni sistemle beraber öğrencilere; oyunla, resim ve müzik ağırlıklı derslerle okuma ve yazma öğretmeyi planlayan Bakanlık, minik öğrencilerin daha 5.5 yaşında not stresi yaşamalarının da önüne geçmeyi hedefliyor.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Çarşamba, 23 May 2012 09:23
Gösterim: 4420
Adana'da açık lise 3. sınıf öğrencisi bir kişi devamsızlıktan sınıfta kalınca, tartıştığı müdür yardımcısını okulda bıçakladı. Yakalanan öğrenci "hak ettiği için bıçakladım" dedi.
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, açık lise 3. sınıf öğrencisi Ş.D. (17), öğleden sonra Çukurova Elektrik Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'ne giderek derse girdi. Bu arada Ş.D. devamsızlıktan sınıfta kaldığını öğrendi. Bu duruma sinirlenen Ş.D., Müdür Yardımcısı Osman Gürbüz'ün yanına giderek, "Hocam ben devamsızlıktan kalmışım, nasıl kalırım ben" diyerek müdür yardımcısına bağırdı. Bunun üzerine öğrenci ile müdür yardımcısı arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken araya giren öğretmenler kavganın büyümesini önledi.
Öğrenci okulun bahçesine çıkarak beklemeye başladı. Müdür yardımcısı da işi bitince okuldan ayrılmak üzere bahçeye çıktığı sırada öğrenci yanına gelerek üzerinde bulundurduğu bıçakla öğretmeni kolundan ve kalçasından bıçaklayarak kaçtı. Müdür yardımcısı Dr. Aşkım Tüfekçi Çukurova Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Müdür yardımcısının hayati tehlikesi olmadığı müdahalenin ardından taburcu olduğu öğrenildi. Bu arada polis de kaçak öğrenciyi kısa sürede bıçakla birlikte yakaladı.
Fatih Polis Merkezi'ne getirilen öğrenci yaşı küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edildi. Öğrenci teslim edilirken basın mensuplarının müdür yardımcısını neden bıçakladın sorusuna "Hak ettiği için bıçakladım" demesi dikkat çekti. Öğrenci sorgusunun ardından adliyeye sevk edilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Adana'da açık lise 3. sınıf öğrencisi bir kişi devamsızlıktan sınıfta kalınca, tartıştığı müdür yardımcısını okulda bıçakladı. Yakalanan öğrenci "hak ettiği için bıçakladım" dedi.
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, açık lise 3. sınıf öğrencisi Ş.D. (17), öğleden sonra Çukurova Elektrik Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'ne giderek derse girdi. Bu arada Ş.D. devamsızlıktan sınıfta kaldığını öğrendi. Bu duruma sinirlenen Ş.D., Müdür Yardımcısı Osman Gürbüz'ün yanına giderek, "Hocam ben devamsızlıktan kalmışım, nasıl kalırım ben" diyerek müdür yardımcısına bağırdı. Bunun üzerine öğrenci ile müdür yardımcısı arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken araya giren öğretmenler kavganın büyümesini önledi.
Öğrenci okulun bahçesine çıkarak beklemeye başladı. Müdür yardımcısı da işi bitince okuldan ayrılmak üzere bahçeye çıktığı sırada öğrenci yanına gelerek üzerinde bulundurduğu bıçakla öğretmeni kolundan ve kalçasından bıçaklayarak kaçtı. Müdür yardımcısı Dr. Aşkım Tüfekçi Çukurova Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Müdür yardımcısının hayati tehlikesi olmadığı müdahalenin ardından taburcu olduğu öğrenildi. Bu arada polis de kaçak öğrenciyi kısa sürede bıçakla birlikte yakaladı.
Fatih Polis Merkezi'ne getirilen öğrenci yaşı küçük olduğu için Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edildi. Öğrenci teslim edilirken basın mensuplarının müdür yardımcısını neden bıçakladın sorusuna "Hak ettiği için bıçakladım" demesi dikkat çekti. Öğrenci sorgusunun ardından adliyeye sevk edilecek.
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Haziran 2012 11:31
Gösterim: 4224
”Yeni eğitim sisteminde toplumsal talepler dikkate alınmalıdır, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır”
”4 4 4: Eğitim Sisteminin Yeniden Yapılandırılması” çalıştayı sonuç bildirisinde ailelerin ve öğretmenlerin yeni eğitim düzenlemesi hakkında ciddi endişeleri bulunduğu ve yeni sistem hakkında yeterli bilgilendirmenin yapılması gerektiği belirtilerek, ”Yeni eğitim sisteminde toplumsal talepler dikkate alınmalıdır, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır” denildi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Siyaset Ekonomi Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğiyle SAÜ’de düzenlenen ”4 4 4: Eğitim Sisteminin Yeniden Yapılandırılması” konulu çalıştay sona erdi.
Çalıştayın ardından açıklanan sonuç bildirisinde anasınıfına başlama yaşı için 48-66 ay yerine, 54-66 ayın esas alınması gerektiği belirtilerek, 60-66 aylık çocukların okula başlamasının sisteme bağlanması, veli, sınıf öğretmeni, rehber öğretmen ve müdürlerin de karar alma süreçlerinde yer almaları gerektiği ifade edildi.
Öğretmen yetiştirme programlarının yeni yasal düzenlemedeki yeterlilikleri sağlayacak şekilde gözden geçirilmesi gerektiği kaydedilen bildiride, şu görüşlere yer verildi: ”Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler belirlenirken), toplumsal talepler dikkate alınmalıdır. Örneğin, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, 1. sınıftan itibaren müfredatta yer alabilir. Ayrıca, farklı din ve mezheplere göre seçmeli dersler sunulmalıdır. Türkiye’de konuşulan dillerin öğretimi talepleri de dikkate alınmalıdır. Sınıf mevcutları azaltılmalı ve ihtiyaca binaen öğretmen ataması yapılmalıdır. Mevcut eğitim sisteminde ciddi eşitsizlikler bulunmaktadır. Eğitim sisteminin kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmelidir.
Eğitim sistemindeki yeniden düzenlemenin başarılı olması için öğretmenler sürece dahil edilmelidir. Özellikle, bu çerçevede okulda olumlu bir atmosfer oluşturulması, öğrenen okul mantığının yerleştirilmesi, idari kadronun liderlik özellikleriyle donatılması, öğretmenlerin haklarının düşünülmesi gereklidir.”
”Kapalı köy okulları, mümkün olduğunca aktif hale getirilmelidir”
Okula devamsızlık ve terk konusunun özellikle ortaöğretimde ciddi bir sorun teşkil ettiğine işaret edilen bildiride, sorunun çözümü için gerekli çalışmaların etkinleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Ortaokul ara sınıflardan imam hatip okullarına geçiş talebi bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda çalışma yapılması gerektiği belirtilen bildiri, şöyle devam etti:
”Bir mahalde imam-hatip ortaokulu veya lisesi için talep varsa, bu talep bakanlık tarafından karşılanmalıdır. Din eğitiminin doğuracağı personel ihtiyacı hususunda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görevli 13 bin ilahiyat mezunu personelden yararlanılabilir. Okul yılının uzamaması ve yabancı dil eğitiminin etkinleştirilmesi için isteyen okulların yabancı dil ağırlıklı 5. ve 9. sınıf açması sağlanmalıdır. dil eğitimi gibi gerekçelerle kademeler arası geçişlerde bir yıl ara verme tartışılmalıdır.
Okuldaki fiziki ortamlar, çocukların gelişimsel özelliklerine, derslerin mahiyetine uygun şekilde ve kademeler göz önüne alınarak tasarlanmalıdır. Kapalı köy okulları, mümkün olduğunca aktif hale getirilmelidir. Bu çerçevede, en az 10 öğrenci yerine 5 öğrencisi olan köylerde de okul-sınıf açılabilmelidir. Öğrenciyi taşımak yerine, öğretmeni taşıyan bir sistem değerlendirmeye ve tartışmaya açılmalıdır. Seçmeli derslerin verimli bir şekilde uygulanabilmesi için okul içinde derslerin mahiyetine uygun yeni mekanlar oluşturulmalıdır.”
”Öğrencilerin ikametleri ile okullar arasındaki mesafeler dikkate alınmalıdır”
Kademeler arası geçişler sonrası öğrencilerin uyum sorunlarının azaltılması için çalışma yapılması gerektiği ifade edilen bildiride, seçmeli derslerin esnek ve kur sistemi olarak kurgulanması, öğrencilerin sınıf ayrımı olmaksızın seçmeli derslere istediği zaman başlayabilmesi gerektiği kaydedildi.
Kazanılmış yeterliliklerin belgelendirilmesi ve derslerden muafiyetin sağlanması gerektiğine vurgu yapılan bildiri, şöyle sona erdi:
”İlk iki sınıf programları, özellikle ilk okuma ve yazma öğretimi çerçevesinde yeniden ele alınmalı ve programların daha etkin bir şekilde uygulanması için çalışmalar yapılmalıdır. İlköğretim okullarının kademelendirilmesiyle öğrencilerin ilk ve ortaokulları belirlenirken, öğrencilerin ikametleri ile okullar arasındaki mesafeler dikkate alınmalıdır.
Yeni eğitim düzenlemesinin uygulama süreci ilgili kurumlar ve bağımsız kuruluşlar tarafından izlenmeli, bu konuda yapılacak araştırmalar desteklenmeli ve sistemin geliştirilmesi için öneriler yetkililerle paylaşılmalıdır.”
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
”Yeni eğitim sisteminde toplumsal talepler dikkate alınmalıdır, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır”
”4 4 4: Eğitim Sisteminin Yeniden Yapılandırılması” çalıştayı sonuç bildirisinde ailelerin ve öğretmenlerin yeni eğitim düzenlemesi hakkında ciddi endişeleri bulunduğu ve yeni sistem hakkında yeterli bilgilendirmenin yapılması gerektiği belirtilerek, ”Yeni eğitim sisteminde toplumsal talepler dikkate alınmalıdır, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır” denildi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve Siyaset Ekonomi Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğiyle SAÜ’de düzenlenen ”4 4 4: Eğitim Sisteminin Yeniden Yapılandırılması” konulu çalıştay sona erdi.
Çalıştayın ardından açıklanan sonuç bildirisinde anasınıfına başlama yaşı için 48-66 ay yerine, 54-66 ayın esas alınması gerektiği belirtilerek, 60-66 aylık çocukların okula başlamasının sisteme bağlanması, veli, sınıf öğretmeni, rehber öğretmen ve müdürlerin de karar alma süreçlerinde yer almaları gerektiği ifade edildi.
Öğretmen yetiştirme programlarının yeni yasal düzenlemedeki yeterlilikleri sağlayacak şekilde gözden geçirilmesi gerektiği kaydedilen bildiride, şu görüşlere yer verildi: ”Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler belirlenirken), toplumsal talepler dikkate alınmalıdır. Örneğin, ilkokul öğrencilerine din eğitimi imkanı sağlanması hususu tartışılmalıdır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, 1. sınıftan itibaren müfredatta yer alabilir. Ayrıca, farklı din ve mezheplere göre seçmeli dersler sunulmalıdır. Türkiye’de konuşulan dillerin öğretimi talepleri de dikkate alınmalıdır. Sınıf mevcutları azaltılmalı ve ihtiyaca binaen öğretmen ataması yapılmalıdır. Mevcut eğitim sisteminde ciddi eşitsizlikler bulunmaktadır. Eğitim sisteminin kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmelidir.
Eğitim sistemindeki yeniden düzenlemenin başarılı olması için öğretmenler sürece dahil edilmelidir. Özellikle, bu çerçevede okulda olumlu bir atmosfer oluşturulması, öğrenen okul mantığının yerleştirilmesi, idari kadronun liderlik özellikleriyle donatılması, öğretmenlerin haklarının düşünülmesi gereklidir.”
”Kapalı köy okulları, mümkün olduğunca aktif hale getirilmelidir”
Okula devamsızlık ve terk konusunun özellikle ortaöğretimde ciddi bir sorun teşkil ettiğine işaret edilen bildiride, sorunun çözümü için gerekli çalışmaların etkinleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Ortaokul ara sınıflardan imam hatip okullarına geçiş talebi bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda çalışma yapılması gerektiği belirtilen bildiri, şöyle devam etti:
”Bir mahalde imam-hatip ortaokulu veya lisesi için talep varsa, bu talep bakanlık tarafından karşılanmalıdır. Din eğitiminin doğuracağı personel ihtiyacı hususunda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görevli 13 bin ilahiyat mezunu personelden yararlanılabilir. Okul yılının uzamaması ve yabancı dil eğitiminin etkinleştirilmesi için isteyen okulların yabancı dil ağırlıklı 5. ve 9. sınıf açması sağlanmalıdır. dil eğitimi gibi gerekçelerle kademeler arası geçişlerde bir yıl ara verme tartışılmalıdır.
Okuldaki fiziki ortamlar, çocukların gelişimsel özelliklerine, derslerin mahiyetine uygun şekilde ve kademeler göz önüne alınarak tasarlanmalıdır. Kapalı köy okulları, mümkün olduğunca aktif hale getirilmelidir. Bu çerçevede, en az 10 öğrenci yerine 5 öğrencisi olan köylerde de okul-sınıf açılabilmelidir. Öğrenciyi taşımak yerine, öğretmeni taşıyan bir sistem değerlendirmeye ve tartışmaya açılmalıdır. Seçmeli derslerin verimli bir şekilde uygulanabilmesi için okul içinde derslerin mahiyetine uygun yeni mekanlar oluşturulmalıdır.”
”Öğrencilerin ikametleri ile okullar arasındaki mesafeler dikkate alınmalıdır”
Kademeler arası geçişler sonrası öğrencilerin uyum sorunlarının azaltılması için çalışma yapılması gerektiği ifade edilen bildiride, seçmeli derslerin esnek ve kur sistemi olarak kurgulanması, öğrencilerin sınıf ayrımı olmaksızın seçmeli derslere istediği zaman başlayabilmesi gerektiği kaydedildi.
Kazanılmış yeterliliklerin belgelendirilmesi ve derslerden muafiyetin sağlanması gerektiğine vurgu yapılan bildiri, şöyle sona erdi:
”İlk iki sınıf programları, özellikle ilk okuma ve yazma öğretimi çerçevesinde yeniden ele alınmalı ve programların daha etkin bir şekilde uygulanması için çalışmalar yapılmalıdır. İlköğretim okullarının kademelendirilmesiyle öğrencilerin ilk ve ortaokulları belirlenirken, öğrencilerin ikametleri ile okullar arasındaki mesafeler dikkate alınmalıdır.
Yeni eğitim düzenlemesinin uygulama süreci ilgili kurumlar ve bağımsız kuruluşlar tarafından izlenmeli, bu konuda yapılacak araştırmalar desteklenmeli ve sistemin geliştirilmesi için öneriler yetkililerle paylaşılmalıdır.”
(milliyet)
Son Güncelleme: Salı, 22 May 2012 15:31
Gösterim: 2792

