banner
banner
banner

Vatan’da okul öncesi eğitim dünya standartlarında veriliyor




Okulöncesi programının çocuğun gelişimini bütünleşmiş bir yaklaşımla ele alacak şekilde tasarlandığını belirten Vatan Anaokulları Koordinatörü / Ataköy Vatan Anaokulu Müdürü Özlem Azargün, “Okullarımızda uygulanan okul öncesi eğitim programımızı “Amerika ve Avrupa’nın seçkin anaokulu ve okul öncesi kurumlarında uygulanmakta olan okul öncesi anaokulu eğitim programları” oluşturulmaktadır.” diye konuştu.

ozlem_azargun_vatanOkul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorsunuz?

Vatan Anaokulları sınıflarımızda çocuklarımızın tüm gelişimsel alanlarını destekleyen (bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal, özbakım) proje ve oyun temelli, mizaç özelliklerine uygun karma bir eğitim programı uygulanmaktadır (High/Scope, Montessori, Reggio Emillia, Waldorf ). Bu programları destekleyici GEMS ve Math Their Way eğitim programlarına da okul öncesi eğitim programımızın içeriğinde fazlaca yer verilmektedir. Okulöncesi programımız, çocuğun gelişimini bütünleşmiş bir yaklaşımla ele alacak şekilde tasarlanmıştır.
Anaokullarımızda etkin öğrenme yöntemlerini temel alarak 21. yy becerileri gelişimini hedefleyen nitelikli bir eğitim programı sunmaktayız. “Atatürk İlkeleri” ışığında, akademik standartlara sahip, alanlarında uzmanlaşmış, nitelikli eğitim kadromuzun rehberliğinde çocuklarımızda; yaşlarını, ihtiyaçlarını ve bireysel farklılıklarını dikkate alarak uyguladığımız eğitim sistemi ve 'Yaparak-Yaşayarak Öğrenme' eğitim modeliyle çocuklarımızın; yaratıcılıklarını, problem çözme yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor, seçim yapma, karar verme, sorumluluk alma, deneme-uygulama, işbirliği geliştirme ve yaşıtlarıyla ilişki kurma olanaklarını sağlamayı amaçlıyoruz. Öğrenme ortamlarımızda öğretmen/çocuk oranının ideal sayılarda olması, çocukların öğretmenleri ile etkin etkileşimler içinde olarak insiyatiflerinin desteklenmelerine fırsat vermektedir. Bu yolla, çocuklar yaşadıkları olumlu etkileşimleri sonunda geleceğe güvenle bakan, amaçlarını belirleyen, karar veren ve problem çözen bağımsız bireyler olabileceklerdir. Okullarımızda uygulanan okul öncesi eğitim programımızı “Amerika ve Avrupa’nın seçkin anaokulu ve okul öncesi kurumlarında uygulanmakta olan okul öncesi anaokulu eğitim programları” oluşturulmaktadır.

OYUN ÇOCUĞUN KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME DİLİDİR

Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır? Bu konuda uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Oyun; çocuğun fikir ve karakterini güçlendiren, ona neşe ve haz veren, gelişiminde önemli rol oynayan içgüdüsel hareketlerdir. Oyun; gönüllü ve özgürce yapılan, mutluluk kaynağı olan, çocuğun tüm gelişimini uyaran, yetenekleri kadar duyuları ve duyguları geliştiren etkinliklerin tümüdür. Çocukların oyunlarını ciddiye almalıyız, oyunlarına değer vermeliyiz. Çocukların en önemli işi “oyundur”. Onların oyununu anlamak, çocuğa ve çocukluğa değer vermekle eş değerdir. Çocuklarımızı tanımak ve anlamak için onları oyunlarında gözlemlemeliyiz. Çocukların oyunlarının bir öyküsü vardır ve çocuklar oyunlarında olduğu gibilerdir. Çocuklar için oyun oynama, henüz sosyalleşme sürecini tamamlamadan, çok öncesinde içgüdüsel olarak eğilim gösterdikleri ve öğrenmenin başladığı bir durumdur. Değişen, gelişen sadece oynanan oyun tipleri, oyunların içerikleri ve oynanan oyun materyalleri olur. Çocukların bireysel farklılıkları onların oyun tercihlerinde belirleyici ve ayırt edicidir. Ancak, oyuna olan ilgi ve oyun oynama eğilimi evrenseldir. Bu nedenle, çocukların oyuna olan bu doğal ve evrensel ilgisini, onları tanımak, onlarla daha etkili bir iletişim ortamı sunabilmek için kullanmak gerekir. Oyun çocuğun kendini gerçekleştirme dilidir. Çocuk oynarken birçok yeni kavramı öğrenir ve bunları sınar.

Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?

Vatan Okullarında öğrencilerimiz yabancı dil eğitimlerine okulöncesi seviyesinde başlıyor, yabancı dili de etkin öğrenme yöntemleri ve oyunlarla doğal ortamda ediniyorlar. 3 yaş gruplarımızda haftada 10 ders saati, 4 – 5 yaş gruplarımızda yarım gün Türkçe yarım gün yabancı dil eğitimi programı uyguluyoruz. Öğrenmenin bebeklikten itibaren başladığı ve çocukluk döneminde de devam ettiği bilinen bir gerçektir. Bu nedenle, başarılı bir öğrenme süreci için yabancı bir dilin mümkün olduğu kadar erken verilmesi gerekmektedir. Dil edinme ve öğrenmede en merkezî ve önemli rol beyne verilmiştir. Beynin sol yarımküresinde dil edinmeyle ilgili bir bölge vardır. Bu bölge doğuştan itibaren çok aktiftir. Bu aktiflik, derecesi giderek azalarak ergenliğin başlangıcı olan 10–14 yaşlarına kadar devam eder. Sağ ve sol beyin yarımkürelerinin gelişmesinin ergenlik döneminde sona ermesiyle, dil edinme artık zorlaşır. Yapılan araştırmalar, yabancı dilin küçük yaşta ana dili ile birlikte kazandırılmasının en uygun yol olduğunu göstermektedir.

Okul öncesi çocukların eğitiminde en çok hangi sorunlarla karşılaşılıyor? Bu sorunların çözümünde nelere dikkat edilmeli?

Okul öncesi yıllarda edinilen davranışlar ileriki hayatta değiştirilmesi zor olabilen kişilik özelliklerine dönüşmektedir. Bu nedenle de okul öncesi dönemde çocuğa verilen eğitimin nitelikli olması gerekmektedir. Bununla birlikte okul öncesi yıllarda verilen eğitimin niteliği temel eğitime zemin oluşturması açısında da önemlidir. Bütün bunların yanı sıra toplumun her kesiminden gelen çocuklar için daha iyi bir gelişim ortamı sağlanması, farklı sosyoekonomik düzeyden gelen çocuklar arasındaki eğitim farklılıklarının en aza indirgenmesi açısından da okul öncesi dönem büyük önem taşımaktadır.

Okul öncesi eğitime verilen önemin, ülkemizde giderek yaygınlaşması ile okul öncesi eğitim kurumların fiziksel yapıları, sahip oldukları olanaklar, öğrenci sayıları, öğretmen niteliği, okul öncesi eğitim programı, bu kurumlarda öğrencilere kazandırılmak istenen bilgi ve beceriler, veliler ve onların davranışlarının uygulamalara yansımaları, toplumun okul öncesi eğitime bakışı gibi noktalar dikkat çekmeye başlamıştır.

Değişik araştırmalarda ortaya konulan bulgular, Türkiye’de okul öncesi eğitim alanında hem nitelik, hem de niceliksel birtakım sorunların var olduğunu göstermektedir. İlgili araştırmalarda vurgulanan sorunlar ise şöyle özetlenebilir: 4-6 yaş grubuna ağırlık verilen eğitim modeli, eğitime erişimde hedef kitleye ulaşılamaması, bölgesel farklılıkların olması, eğitim kurumlarında standartların eksik oluşu ve denetim yetersizliği, velilerin okul ile, okulun veliler ile kurduğu işbirliği ve iletişimin yeterliliği, mevcut eğitim programının, ülkenin farklı yerlerinde ve farklı koşullardaki çocukların ihtiyaçlarına tam olarak cevap verememesi ve nitelikli öğretmen yetiştirmedeki yetersizlikler olarak sıralanabilir.

Okul öncesi eğitimde okul öncesi eğitim programları, eğitim politikaları, veliler, maddî konular, yönetim, denetim ve rehberlik, okul personeli, mevzuat, öğrenciler ve fiziksel koşullardan kaynaklanan değişik sorunlarla karşılaşıldığı ve okul öncesi eğitimde niteliğin sağlanabilmesinde bu sorunların çözümü okulöncesi eğitime önemli katkılar sağlayacaktır.

Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler? Okul öncesi seviyesinde çocukları olan ebeveynler, çocuklarıyla iletişim kurarken nelere dikkat etmeliler?

Çocuklarımızın iyi ve başarılı birer okul hayatı geçirmesi, hepimizin en büyük dileğidir, ancak, bunun için iyi bir okul seçmek veya ekonomik koşullarımızı zorlamaktan başka neler yapıyoruz? Daha doğrusu çocuklarımızı okullarında başarılı olmaları için yeteri kadar destekleyebiliyormuyuz?

Yetişkinlerin, çocukların içinde bulundukları gelişim sürecine, korkutmadan ve hatalı yaklaşımlarda bulunmadan destek vermeleri gerekiyor. Ve öğrenmeleri için de mutlaka zaman ayırmaları önem taşıyor. Çocuğun ihtiyaçlarının, yeteneklerinin, özelliklerinin keşfedilmesi ve bunlara destek verecek ortamların oluşturulması gerekiyor. Bunları sağlarken ve sağladıktan sonra da çocuklarımıza yaklaşımımızın; sorgulayan, kıyaslayan, eleştiren değil, ilgilenen ve destekleyen yönde olması çocuklarımızın çok yönlü gelişimine her zaman pozitif katkı sağlıyor. Çocuğumuzu yetiştirirken anne baba olarak çocuğumuza, tüm aile bireylerimize ve çevremize karşı tutarlı, kararlı, dürüst davranmak, çocuğumuza her koşulda, her zaman onu sevdiğimizi söylemek ve yanında olduğumuzun güvenini vermek büyük önem taşımaktadır. Nasıl bir çocuk, nasıl bir insan yetiştirmek istiyorsak, biz de aynen bu şekilde çocuklarımıza rol model olmalıyız.

TEKNOLOJİ ÖĞRENMEYİ DESTEKLEMELİ
Okul öncesi eğitiminde eğitici oyun ve araçlar ile teknolojiden nasıl yararlanılmalı?
Okul öncesi dönemde gelişime uygun teknolojik uygulamalar; çocukların bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve dil gelişim fırsatlarını destekleyecek ve öğrenmelerini sağlayacak şekilde teknolojik araçların bilinçli olarak kullanılmasıdır.
Günümüzde teknoloji çocuğun vazgeçilmez bir parçası olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Çocuklar çevrelerinde televizyon, akıllı telefon, dijital kamera, tablet, bilgisayar gibi pek çok teknolojik araçla karşılaşmakta ve kolayca bunları kullanmayı öğrenmektedirler. Bu araçlar çocukların günlük yaşamlarını derinden etkilemekte, çevreleriyle olan iletişimlerini, eğlence anlayışlarını ve öğrenmelerini şekillendirmektedirler. Bu nedenle çocukların teknolojik araçların kullanımını engellemektense kontrollü bir şekilde bu araçları gelişim ve öğrenmelerini destekleyici olarak kullanmalarını sağlamak gereklidir.
Okul öncesi eğitiminde kullanılan geleneksel diğer materyallerde olduğu gibi teknoloji çocukların oyunlarını zenginleştirmek, oynarken bilgi ve beceri kazanmak, keşfederek öğrenmek ve problem çözmek amacıyla kullanılmalıdır. Teknolojinin amacı geleneksel okul öncesi eğitimi materyallerinin yerini almak değil, geleneksel materyalleri desteklemek ve çocuklara zengin ve farklı öğrenme deneyimleri kazandırmak olmalıdır. Teknoloji çocukların öğrenmelerini ve gelişmelerini desteklemek için sadece bir araç olarak kullanılmalıdır. Aynı zamanda, okulda teknolojiyi kullanırken, çocuğun ekran karşısında geçirdiği zamanın yanı sıra bu zamanın niteliği de dikkat edilmesi gereken bir husustur. Özelikle televizyon veya video gibi çocuğun izlemenin dışında aktif katılımını gerektirmeyen yani interaktif olmayan medya kullanımı okul öncesi eğitimde önerilmemektedir.

Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesi sürecinde okul öncesi öğrencileriyle nasıl iletişim sağladınız? Bu konuda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Covid -19 salgını nedeni ile pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de yüz yüze eğitime ara verildi. Çocuklarımızın evde oldukları bu süreçte ebeveynleri ile birlikte keyifli vakit geçirmelerine ve devam eden gelişim / kazanımlarına yönelik biraz da olsa katkı sağlamak amacıyla uzaktan eğitim programımız ile her gün çocuklarımızın evlerine misafir olduk.

Okulöncesi öğrencilerimizin uzaktan eğitim programını kurgularken gelişimleri için çok önemli olan rutinlerinin devamlılığını sağlamaya özen gösterdik ve uzaktan eğitim programımızda da okulumuzda olduğu gibi okulöncesi öğrencilerimiz için en uygun ortamı yaratmayı amaçladık. Gelişim seviyelerine uygun, haftalık temalar çerçevesinde ve hedeflenen kazanımlar doğrultusunda bir eğitim programı hazırladık. Öğretmenlerimizin kendi ses kayıtları ile hazırladıkları masal dinletilerini her gün velilerimiz aracılığı ile çocuklarımıza ulaştırdık. Veli ve öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz sesli / görüntülü telefon görüşmelerimiz ile süreci olabildiğince keyifli ve canlı tuttuk.

Gerçekleştirdiğimiz online eğitim ile her gün yaş gruplarına paralel süre ve ders sayılarıyla “takvim hava durumu, güne merhaba, şiir, şarkı, tekerleme, parmak oyunları, sanat, matematik, dikkat ve akıl oyunlar, İngilizce ve bilim aktiviteleri” v.b. etkinliklerimiz ile uzaktan eğitim programımızı gerçekleştirdik. Çocuklarımızın merak ettikleri konular ya da temalarımız ile ilgili sorduğumuz sorularla “fırsat eğitimi, beyin fırtınası ve scamper” çalışmaları yaptık. 4 – 5 yaş grubumuzda her gün 2 öğrencimiz ile “göster anlat ve sayma zamanı” etkinliklerimizi yine canlı yayında gerçekleştirdik. Yapacağımız bu çalışmalar ile ilgili öğretmenlerimizin hazırlamış olduğu haftalık etkinlik takvimleri ve video çekimleri ile velilerimizi öncesinden bilgilendirdik

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMU SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Anne ve babalarımız öncelikle kendilerine şu soruları sormalıdırlar; “Çocuğum okula hazır mı?”, “Anne-baba olarak biz çocuğumuzu okula göndermeye hazır mıyız?” . Çocuğumuz için anaokulu araştırırken, okulların temel aldığı yaklaşımları gözden geçirmeliyiz. Bu yaklaşımların her biri farklı gelişim alanlarına odaklanır, farklı değerlere öncelik verirler ve bu amaçla bazı davranışları geliştirmeyi hedeflerler. Anaokulu seçimi hemen hemen her anne babanın, çocukları yaklaşık olarak 3 yaşına geldiğinde karar verilmesi gereken zor bir süreçtir. Çocuğunuzu belki de ilk defa bir kuruma teslim edecek olmanın verdiği hassasiyet ve tedirginlikle bu süreç daha da zor bir hale gelebilir. Hangi anaokulları iyi? Kurumlarla görüşürken neleri sormalıyım? Dikkat etmem ve gözlemlemem gereken yönler nelerdir? Okul öncesi eğitiminde anaokulu seçerken önemli olan; öncelikle çocuğunuzun mutlu olacağı, eğlenerek, oynayarak vakit geçireceği, öğreneceği, arkadaşlarıyla oyunlar oynayıp, etkinlikler yapacağı, sağlıklı ve dengeli besleneceği, sosyal kuralları öğrenip, sizin de gözünüz arkada kalmadan güvenerek bırakabileceğiniz, çocuğun zihinsel, fiziksel, sosyal, duygusal ve özbakım ihtiyaçlarını karşılayabilecek, sizin beklentilerinize de karşılık verebilecek bir kurum olmasıdır.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.