Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Bakanlığın tespitlerine göre, katsayı kararından önce öğrencilerinin yüzde 75'ini 4 yıllık fakültelere yerleştiren Anadolu İmam Hatip liseleri, katsayı kararının uygulandığı dönemde bu oranı yüzde 25'e düşürdü.
Katsayı kararının kaldırılması ve devamında 4+4+4 sisteminin devreye girmesiyle birlikte bakanlığın yaptığı analiz çalışmalarına göre, katsayı kararı öncesinde öğrencilerinin yüzde 75'ini 4 yıllık fakültelere yerleştirmeyi başaran Anadolu İmam Hatip liseleri, katsayı kararıyla bu oranı yüzde 25'e düşürdü.
Katsayının kaldırıldığı yeni dönemde lisans bölümlerine yerleşen öğrencilerin oranı yeniden arttı ve yüzde 70'lere ulaştı.
İmam Hatip okullarına ilişkin 3 kırılma noktası
Anadolu İmam Hatip okullarının ilk dönemi, katsayı kararının öncesi, 1990-1998 yılları arası dönemde bu okuldan mezun olanların yüzde 75'i 4 yıllık fakültelere yerleşirken, sadece yüzde 25'i açıköğretim ve meslek yüksekokullarına geçiyordu. Öğrencilerin yüzde 22'si İktisadi ve İdari Bilimler, yüzde 11'i Fen-Edebiyat, yüzde 7'si ise İlahiyat ve Mühendislik bölümlerini kazanıyordu. Hukuk fakültelerini kazananların oranıysa yüzde 6'ydı.
Ardından 1999-2008 yılları arasında uygulanan katsayı kararı alındı. O dönemde Anadolu İmam Hatip liselerinin başarı oranı düştü. Öğrencilerinin sadece yüzde 25'i 4 yıllık fakültelere yerleşebildi. Geriye kalan yüzde 75'i ise açıköğretim veya meslek yüksekokullarına geçti.
2009-2011 yılları arasında katsayı kararının kaldırılmasıyla birllikte Anadolu İmam Hatip okulları bir kez daha yükselişe geçti. Öğrencilerinin yüzde 34'ü İlahiyat Fakültelerine, yüzde 35'i ise 4 yıllık fakültelere yerleşti. Açıköğretim ve meslek yüksekokullarına yerleşenlerin oranı da yüzde 30'lara geriledi.
Bakanlığın analizine göre, sınavsız girilen İmam Hatip Liseleri ise Yükseköğretime geçişte hiçbir zaman ciddi bir başarı gösteremedi. Ne katsayı öncesinde ne de sonrasında 4 yıllık fakültelere girenlerin oranı yüzde 50'lere bile ulaşamadı.
(cnntürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bakanlığın tespitlerine göre, katsayı kararından önce öğrencilerinin yüzde 75'ini 4 yıllık fakültelere yerleştiren Anadolu İmam Hatip liseleri, katsayı kararının uygulandığı dönemde bu oranı yüzde 25'e düşürdü.
Katsayı kararının kaldırılması ve devamında 4+4+4 sisteminin devreye girmesiyle birlikte bakanlığın yaptığı analiz çalışmalarına göre, katsayı kararı öncesinde öğrencilerinin yüzde 75'ini 4 yıllık fakültelere yerleştirmeyi başaran Anadolu İmam Hatip liseleri, katsayı kararıyla bu oranı yüzde 25'e düşürdü.
Katsayının kaldırıldığı yeni dönemde lisans bölümlerine yerleşen öğrencilerin oranı yeniden arttı ve yüzde 70'lere ulaştı.
İmam Hatip okullarına ilişkin 3 kırılma noktası
Anadolu İmam Hatip okullarının ilk dönemi, katsayı kararının öncesi, 1990-1998 yılları arası dönemde bu okuldan mezun olanların yüzde 75'i 4 yıllık fakültelere yerleşirken, sadece yüzde 25'i açıköğretim ve meslek yüksekokullarına geçiyordu. Öğrencilerin yüzde 22'si İktisadi ve İdari Bilimler, yüzde 11'i Fen-Edebiyat, yüzde 7'si ise İlahiyat ve Mühendislik bölümlerini kazanıyordu. Hukuk fakültelerini kazananların oranıysa yüzde 6'ydı.
Ardından 1999-2008 yılları arasında uygulanan katsayı kararı alındı. O dönemde Anadolu İmam Hatip liselerinin başarı oranı düştü. Öğrencilerinin sadece yüzde 25'i 4 yıllık fakültelere yerleşebildi. Geriye kalan yüzde 75'i ise açıköğretim veya meslek yüksekokullarına geçti.
2009-2011 yılları arasında katsayı kararının kaldırılmasıyla birllikte Anadolu İmam Hatip okulları bir kez daha yükselişe geçti. Öğrencilerinin yüzde 34'ü İlahiyat Fakültelerine, yüzde 35'i ise 4 yıllık fakültelere yerleşti. Açıköğretim ve meslek yüksekokullarına yerleşenlerin oranı da yüzde 30'lara geriledi.
Bakanlığın analizine göre, sınavsız girilen İmam Hatip Liseleri ise Yükseköğretime geçişte hiçbir zaman ciddi bir başarı gösteremedi. Ne katsayı öncesinde ne de sonrasında 4 yıllık fakültelere girenlerin oranı yüzde 50'lere bile ulaşamadı.
(cnntürk)
Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Ağustos 2012 12:18
Gösterim: 1678
Lise öğrencilerine ek sınav hakkı yeni bir tartışmanın önünü açtı. Uzmanlar, bu tür uygulamaların “öğrenci lehine görünse de eğitimin niteliğine ciddi bir darbe vurduğu” uyarısında bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin başarısız oldukları en fazla 4 dersten sınava girebilmelerine imkan tanıması tartışmaları beraberinde getirdi. Zira mevcut durumda iki dönem boyunca birden çok dersten başarısız olan öğrenciler için ‘tekders affı’, ‘ikinci sınavhakkı’, ‘ortalamayükseltme sınavı’ gibi uygulamalar getirerek sınıf geçmesi kolaylaşıyor. Bugün'ün haberine göre, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri BölümüÖğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Özdemir, öğrenciye sınıf geçmesi için sınav hakkı verilmesinin başta öğrenci lehine görünse de sonuçta hem öğrenciye hem eğitim sistemine zarar verdiğini ifade etti. Veli ve öğrencinin ‘Nasılsa Bakanlık bir sınav hakkı verecek’ deyip dersine yeteri kadar çalışmadığını belirten Özdemir, “Öğrencinin liseyi bitirmiş olması aldığı dersleri başarıyla geçtiği ve bu konuda ehil olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
Öğrenci kontrol edilemiyor
Prof.Dr. Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Öğretmenler de bu durumdan dert yanıyor.Öğretmen bir öğrenci hakkında kanaatini verdikten sonra onamüdahale etmemek lazım. Bu hem öğrenci hem öğretmenin motivasyonunu yok ediyor.Öğretmen sınıfta öğrenciyi kontrol edemiyor. ”
Sınıf geçmek zorlaştırılmalı
Sınıf geçme ve sınav yönetmeliğinin ilgili maddelerinin değişmesi gerektiğine işaret eden Eğitim Uzmanı Adil Türk “Bununla da yetinilmemeli, sınıf geçmek zorlaştırılmalı ve derslerin akademik değeri artırılmalı. Akademik başarı gösteremeyen öğrenciler açık liseye yönlendirilmek suretiyle örgün eğitim dışına çıkarılmalı” diye konuştu. Sınav yönetmeliğinin tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Türk, “Birçok sınavın kaldırılması lazım. Ayrıca öğretmenin itibarının ve sınıftaki ağırlığının artırılması gerekiyor. Aksi halde lise diploması kağıt parçası olmaktan öte gitmez” dedi.
(kamudanhaber)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Lise öğrencilerine ek sınav hakkı yeni bir tartışmanın önünü açtı. Uzmanlar, bu tür uygulamaların “öğrenci lehine görünse de eğitimin niteliğine ciddi bir darbe vurduğu” uyarısında bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin başarısız oldukları en fazla 4 dersten sınava girebilmelerine imkan tanıması tartışmaları beraberinde getirdi. Zira mevcut durumda iki dönem boyunca birden çok dersten başarısız olan öğrenciler için ‘tekders affı’, ‘ikinci sınavhakkı’, ‘ortalamayükseltme sınavı’ gibi uygulamalar getirerek sınıf geçmesi kolaylaşıyor. Bugün'ün haberine göre, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri BölümüÖğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Özdemir, öğrenciye sınıf geçmesi için sınav hakkı verilmesinin başta öğrenci lehine görünse de sonuçta hem öğrenciye hem eğitim sistemine zarar verdiğini ifade etti. Veli ve öğrencinin ‘Nasılsa Bakanlık bir sınav hakkı verecek’ deyip dersine yeteri kadar çalışmadığını belirten Özdemir, “Öğrencinin liseyi bitirmiş olması aldığı dersleri başarıyla geçtiği ve bu konuda ehil olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
Öğrenci kontrol edilemiyor
Prof.Dr. Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Öğretmenler de bu durumdan dert yanıyor.Öğretmen bir öğrenci hakkında kanaatini verdikten sonra onamüdahale etmemek lazım. Bu hem öğrenci hem öğretmenin motivasyonunu yok ediyor.Öğretmen sınıfta öğrenciyi kontrol edemiyor. ”
Sınıf geçmek zorlaştırılmalı
Sınıf geçme ve sınav yönetmeliğinin ilgili maddelerinin değişmesi gerektiğine işaret eden Eğitim Uzmanı Adil Türk “Bununla da yetinilmemeli, sınıf geçmek zorlaştırılmalı ve derslerin akademik değeri artırılmalı. Akademik başarı gösteremeyen öğrenciler açık liseye yönlendirilmek suretiyle örgün eğitim dışına çıkarılmalı” diye konuştu. Sınav yönetmeliğinin tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Türk, “Birçok sınavın kaldırılması lazım. Ayrıca öğretmenin itibarının ve sınıftaki ağırlığının artırılması gerekiyor. Aksi halde lise diploması kağıt parçası olmaktan öte gitmez” dedi.
(kamudanhaber)
Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Ağustos 2012 12:06
Gösterim: 1575
2012 Londra Olimpiyat Oyunları kadınlar1500 metrefinalinde iki Türk atletimiz Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut yarıştı.
Londra Olimpiyatları'nda atletizm kadınlar1500 metrefinalinde Türk atletler Aslı Çakır Alptekin altın, Gamze Bulut ise gümüş madalya kazandı.
Olimpiyat Stadı'nda yapılan kadınlar1500 metrefinalinde Aslı Çakır Alptekin 4:10.23'lük derecesiyle birinci olurken, Gamze Bulut da 4:10.40 ile ikinci sırayı elde etti.
Yarışın başlamasıyla birlikte Gamze Bulut ve Aslı Çakır Alptekin, öndeki grupta yer aldılar. Gamze Bulut, ilk 400 metreyi lider geçerken, Aslı Çakır Alptekin de ilk 5 içinde koştu.
Son tura da Gamze lider girdi. Son 300 metrede atağa kalkan Aslı Çakır Alptekin, liderliği ele geçirdi. Son düzlüğe de lider giren Aslı Çakır Alptekin, yarışın sonuna kadar liderliğini korudu. Gamze de ikinci sırada yarışı bitirince Türkiye olimpiyat oyunlarında 1500 metreyi iki madalyayla kapadı.
Yarışta üçüncülüğü Bahreynli Jamal Maryam Yusuf 4:10.74 ile elde etti.
Son Avrupa Şampiyonası'nda da Aslı Çakır Alptekin altın, Gamze Bulut da gümüş madalya kazanmıştı. İki atlet, Avrupa Şampiyonası'ndaki başarılarını olimpiyatlarda da tekrarladı.
İlk altın madalya
Aslı Çakır Alptekin'in aldığı altın madalya Türkiye'nin olimpiyat oyunlarında atletizm dalındaki ilk altın madalyası oldu.
Atletizmde Türkiye daha önce 1948 Londra Olimpiyatları'nda 3 adım atlamada Ruhpi Sarıalp ve 2004 Atina Olimpiyatları'nda çekiç atmada Eşref Apak ile bronz, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda da 5 bin ve 10 bin metrede Elvan Abeylegesse ile 2 gümüş madalya kazanmıştı.
''ALLAH RAZI OLSUN''
Londra Olimpiyatları'nda kadınlar 1500 metrede altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin ile gümüş madalyaya uzanan Gamze Bulut çok mutlu olduklarını söylediler.
Aslı Çakır Alptekin, yarış sonrası yaptığı açıklamada, herkesin kendileri için dua ettiğini bildiklerini belirterek, ''Bu madalyaları tüm Türkiye'ye armağan ediyoruz. Biliyoruz ki herkes bize dua etti. Onların dualarıyla son turdu Gamze ile iyi koşup ilk iki sırayı aldık'' diye konuştu.
Atletizm dalında Türkiye'ye olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyayı kazandıran Aslı Çakır Alptekin, ''Burada İstiklal Marşı'nı tüm dünyaya okutacağımız için onurlu gururluyuz. Bu Türklerin gücü. Bize emeği geçen herkesten Allah razı olsun'' dedi.
1500 metrede gümüş madalya kazanan Gamze Bulut ise, ''Aslı ablayla inandık ve başardık'' diye konuştu.
Şokta olduğunu ifade eden Gamze Bulut, ''Herşey bana rüya gibi geliyor. Güzel koştuk, hala inanamıyorum. Olimpiyat ikincisiyim, çok mutluyum. Çizgiyi geçerken inandık ve başardık'' dedi.
Başbakan Erdoğan kutladı
Yarış sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut'u telefonla arayarak kutladığı öğrenildi. Bu arada Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da iki atleti tebrik etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
2012 Londra Olimpiyat Oyunları kadınlar1500 metrefinalinde iki Türk atletimiz Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut yarıştı.
Londra Olimpiyatları'nda atletizm kadınlar1500 metrefinalinde Türk atletler Aslı Çakır Alptekin altın, Gamze Bulut ise gümüş madalya kazandı.
Olimpiyat Stadı'nda yapılan kadınlar1500 metrefinalinde Aslı Çakır Alptekin 4:10.23'lük derecesiyle birinci olurken, Gamze Bulut da 4:10.40 ile ikinci sırayı elde etti.
Yarışın başlamasıyla birlikte Gamze Bulut ve Aslı Çakır Alptekin, öndeki grupta yer aldılar. Gamze Bulut, ilk 400 metreyi lider geçerken, Aslı Çakır Alptekin de ilk 5 içinde koştu.
Son tura da Gamze lider girdi. Son 300 metrede atağa kalkan Aslı Çakır Alptekin, liderliği ele geçirdi. Son düzlüğe de lider giren Aslı Çakır Alptekin, yarışın sonuna kadar liderliğini korudu. Gamze de ikinci sırada yarışı bitirince Türkiye olimpiyat oyunlarında 1500 metreyi iki madalyayla kapadı.
Yarışta üçüncülüğü Bahreynli Jamal Maryam Yusuf 4:10.74 ile elde etti.
Son Avrupa Şampiyonası'nda da Aslı Çakır Alptekin altın, Gamze Bulut da gümüş madalya kazanmıştı. İki atlet, Avrupa Şampiyonası'ndaki başarılarını olimpiyatlarda da tekrarladı.
İlk altın madalya
Aslı Çakır Alptekin'in aldığı altın madalya Türkiye'nin olimpiyat oyunlarında atletizm dalındaki ilk altın madalyası oldu.
Atletizmde Türkiye daha önce 1948 Londra Olimpiyatları'nda 3 adım atlamada Ruhpi Sarıalp ve 2004 Atina Olimpiyatları'nda çekiç atmada Eşref Apak ile bronz, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda da 5 bin ve 10 bin metrede Elvan Abeylegesse ile 2 gümüş madalya kazanmıştı.
''ALLAH RAZI OLSUN''
Londra Olimpiyatları'nda kadınlar 1500 metrede altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin ile gümüş madalyaya uzanan Gamze Bulut çok mutlu olduklarını söylediler.
Aslı Çakır Alptekin, yarış sonrası yaptığı açıklamada, herkesin kendileri için dua ettiğini bildiklerini belirterek, ''Bu madalyaları tüm Türkiye'ye armağan ediyoruz. Biliyoruz ki herkes bize dua etti. Onların dualarıyla son turdu Gamze ile iyi koşup ilk iki sırayı aldık'' diye konuştu.
Atletizm dalında Türkiye'ye olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyayı kazandıran Aslı Çakır Alptekin, ''Burada İstiklal Marşı'nı tüm dünyaya okutacağımız için onurlu gururluyuz. Bu Türklerin gücü. Bize emeği geçen herkesten Allah razı olsun'' dedi.
1500 metrede gümüş madalya kazanan Gamze Bulut ise, ''Aslı ablayla inandık ve başardık'' diye konuştu.
Şokta olduğunu ifade eden Gamze Bulut, ''Herşey bana rüya gibi geliyor. Güzel koştuk, hala inanamıyorum. Olimpiyat ikincisiyim, çok mutluyum. Çizgiyi geçerken inandık ve başardık'' dedi.
Başbakan Erdoğan kutladı
Yarış sonrasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut'u telefonla arayarak kutladığı öğrenildi. Bu arada Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da iki atleti tebrik etti.
Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Ağustos 2012 10:35
Gösterim: 2561
Ordu Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu'nca yürütülen proje kapsamında, geçici fındık işçilerinin çocukları bir yandan eğitim alırken, bir yandan da müzik öğretmenlerinin çaldığı enstrümanlarla şarkı söylüyor, halay ve zılgıt çekiyor.
Fındık hasat dönemiyle birlikte Ordu'ya gelen geçici fındık işçilerinin kaldığı Uzunisa köyündeki konaklama alanında bulunan Kültür ve Sanat Evi'nde çocuklar eğitime başladı. İşçiler, fındık toplamak üzere bahçeye giderken, anasınıfıyla 16 yaş arasındaki çocuklar, Halk Eğitim Merkezi'nce görevlendirilen eğitmenler tarafından resim, müzik, beden eğitimi, halk oyunları gibi alanlarda eğitim alıyor. Hayata geçirilen projeyle 6-16 yaş grubundaki 360 çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Üç farklı kampın olduğu Ünye, Fatsa ve Uzunisa'da 700 civarında işçinin yanı sıra 360 da çocuk ikamet ediyor.
Ordu Vali Yardımcısı Ömer Adar, 16 yaşından küçük çocukların fındıkta çalıştırılmamasına dikkat ettiklerini belirterek, "Okul çağındaki çocukların eksik derslerini telafi için, küçük çocuklarımız için de anasınıfını açtık. Kurslarımız var. Talep olduğu takdirde yüzme kursu açmayı düşünüyoruz. Bunun yanında izcilik grupları oluşturmaya çalışacağız. Futbol ve voleybol gibi spor faaliyetleri gerçekleştiriliyor.'' dedi. Çocuklar için kıyafet ve oyuncak dağıtımında bulunulacağını dile getiren Adar, alanda kalan tüm fındık işçilerinin ailelerine yiyecek yardımları yapacaklarını aktardı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ordu Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu'nca yürütülen proje kapsamında, geçici fındık işçilerinin çocukları bir yandan eğitim alırken, bir yandan da müzik öğretmenlerinin çaldığı enstrümanlarla şarkı söylüyor, halay ve zılgıt çekiyor.
Fındık hasat dönemiyle birlikte Ordu'ya gelen geçici fındık işçilerinin kaldığı Uzunisa köyündeki konaklama alanında bulunan Kültür ve Sanat Evi'nde çocuklar eğitime başladı. İşçiler, fındık toplamak üzere bahçeye giderken, anasınıfıyla 16 yaş arasındaki çocuklar, Halk Eğitim Merkezi'nce görevlendirilen eğitmenler tarafından resim, müzik, beden eğitimi, halk oyunları gibi alanlarda eğitim alıyor. Hayata geçirilen projeyle 6-16 yaş grubundaki 360 çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Üç farklı kampın olduğu Ünye, Fatsa ve Uzunisa'da 700 civarında işçinin yanı sıra 360 da çocuk ikamet ediyor.
Ordu Vali Yardımcısı Ömer Adar, 16 yaşından küçük çocukların fındıkta çalıştırılmamasına dikkat ettiklerini belirterek, "Okul çağındaki çocukların eksik derslerini telafi için, küçük çocuklarımız için de anasınıfını açtık. Kurslarımız var. Talep olduğu takdirde yüzme kursu açmayı düşünüyoruz. Bunun yanında izcilik grupları oluşturmaya çalışacağız. Futbol ve voleybol gibi spor faaliyetleri gerçekleştiriliyor.'' dedi. Çocuklar için kıyafet ve oyuncak dağıtımında bulunulacağını dile getiren Adar, alanda kalan tüm fındık işçilerinin ailelerine yiyecek yardımları yapacaklarını aktardı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Ağustos 2012 11:07
Gösterim: 1560
Bugün İstanbul’un en işlek yeri olan İstiklal Caddesi’nde görenleri hayrete ve şaşkınlığa düşüren bir olay yaşandı. Kimliği belli olmayan bir kadının jimnastik hareketlerine benzer hareketler yaparak cadde boyunca ilerlediği gözlendi. Etrafa toplanan insanlar ne olduğunu anlayamadı.

Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bugün İstanbul’un en işlek yeri olan İstiklal Caddesi’nde görenleri hayrete ve şaşkınlığa düşüren bir olay yaşandı. Kimliği belli olmayan bir kadının jimnastik hareketlerine benzer hareketler yaparak cadde boyunca ilerlediği gözlendi. Etrafa toplanan insanlar ne olduğunu anlayamadı.

Son Güncelleme: Cuma, 10 Ağustos 2012 13:38
Gösterim: 1531

