Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının "en umut verici ve yenilikçi" 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.
Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.
Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.
Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.
Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.
3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacak
Uzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, "hassas genetik mühendisliği" teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.
Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren "üç boyutlu yazıcılar" ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.
"Yeni yapay zeka teknoloji" ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.
Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak "dağıtım üretimi" sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.
İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecek
Son yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.
"Nöromorfik teknolojisi" ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.
"Dijital gen teknolojisi" ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının "en umut verici ve yenilikçi" 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.
Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.
Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.
Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.
Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.
3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacak
Uzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, "hassas genetik mühendisliği" teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.
Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren "üç boyutlu yazıcılar" ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.
"Yeni yapay zeka teknoloji" ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.
Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak "dağıtım üretimi" sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.
İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecek
Son yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.
"Nöromorfik teknolojisi" ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.
"Dijital gen teknolojisi" ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.
Son Güncelleme: Salı, 31 Mart 2015 18:15
Gösterim: 2202
FATİH Projesi kapsamında, mayıstan itibaren öğrenciler ile öğretmenlere kalemli ve kameralı tablet bilgisayar dağıtılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile TELPA şirketi temsilcileri, FATİH Projesi kapsamında, 700 bin Tablet Bilgisayar Seti Dağıtımı ihalesi sözleşmesini törenle imzaladı.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, FATİH Projesi'nin teknolojinin eğitimde etkili şekilde yürütülmesi için geliştirilen en önemli projelerden olduğunu belirterek, sözleşmeyle mayısta dağıtılacak, 700 bin tablet için önemli bir aşamanın geride bırakıldığını söyledi.
Tabletlerin teknik kapasite açısından bugüne kadar alınan en iyi ve en uygun fiyatlı ürün olduğunu vurgulayan Kurt, bir tablete 550 lira ödeyeceklerini kaydetti. Kurt, "FATİH Projesi'ni en etkin şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Bütün öğrenci ve öğretmenlerimize, en kısa zamanda tablet bilgisayarları ulaştıracağız" diye konuştu.
Altyapı çalışmalarının devam ettiğini ve 17 bin 30 okulun çalışmalarının bitirildiğini bildiren Kurt, 10 bin okulun altyapı ihalelerinin de başladığını anlattı. Böylece tabletlerin okullarda işlevsel hale geleceğini belirten Kurt, 437 bin etkileşimli tahtanın 170 bininin dağıtıldığını, geri kalan kısmının ise yıl sonuna kadar dağıtılacağını kaydetti.
Okullarda kalitenin artırılması için EBA üzerinden 150 bin içeriğin yayımlandığını söyleyen Kurt, dershanelerin dönüşümü sürecinde, okullardaki kurslara destek amacıyla 8. sınıfın öğrencileri için tüm içeriklerin hazırlandığını belirtti. Kurt, "Öğrenciler 20 Mayıs'tan itibaren dağıtılacak tabletlerle bu bilişim ağına rahatça ulaşabilecek" dedi.
MEB'in sitesinde 8. sınıflara ilişkin kazanım temelli testlerin de yayımlandığını bildiren Kurt, "Avrupa Birliği projelerinden yaklaşık 15 milyon avro aktarılarak, inşallah 2015 sonuna kadar liselerdeki içerikleri tamamlamak için de gayret sarfediyorlar. Özellikle 12. sınıftan başlamak üzere EBA'da tüm ders içeriklerini tamamlayacağız" diye konuştu.
Tabletlerin, 10,1 ekran boyutu, 8 çekirdekli işlemciye sahip olduğunu, 2 megapiksel ön, 5 megapiksel arka kamerası bulunduğunu anlatan Kurtu, "Ayrıca, kalemin gücüne inanan bir toplum olarak tablette de kalem olmazsa eksik olabileceğini düşündük. Onun aktif EMR kalem dediğimiz, öğrencilerimizin tablet üzerine yazı yazabileceği bir kalem koyduk. İleriye dönük alacağımız tabletlerde de bu kalem hassasiyetimizi sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.
"Tabletler yüzde 100 Türk mühendislerin dizaynı"
TELPA Komünikasyon Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman da dünyada kalitesiyle kanıtlanmış ama fiyatta da rekabetçi mükemmel bir ürün geliştirdiklerini belirterek, "Tabletler, yüzde 100 Türk mühendislerin dizaynıdır. Çocuklarımızın ve bizim rahatlıkla kullanabileceği bir ürün üretmeye çalıştık" diye konuştu.
Öğrencilerin bu tabletleri severek taşıması için dizayna önem verdiklerini de vurgulayan Yaman, ürünlere 4 yıl garanti verdiklerini bildirdi.
Yaman, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 675 bin, 2014-2015 eğitim öğretim yılı için de 700 bin tablet ürettiklerini kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
FATİH Projesi kapsamında, mayıstan itibaren öğrenciler ile öğretmenlere kalemli ve kameralı tablet bilgisayar dağıtılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile TELPA şirketi temsilcileri, FATİH Projesi kapsamında, 700 bin Tablet Bilgisayar Seti Dağıtımı ihalesi sözleşmesini törenle imzaladı.
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, FATİH Projesi'nin teknolojinin eğitimde etkili şekilde yürütülmesi için geliştirilen en önemli projelerden olduğunu belirterek, sözleşmeyle mayısta dağıtılacak, 700 bin tablet için önemli bir aşamanın geride bırakıldığını söyledi.
Tabletlerin teknik kapasite açısından bugüne kadar alınan en iyi ve en uygun fiyatlı ürün olduğunu vurgulayan Kurt, bir tablete 550 lira ödeyeceklerini kaydetti. Kurt, "FATİH Projesi'ni en etkin şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Bütün öğrenci ve öğretmenlerimize, en kısa zamanda tablet bilgisayarları ulaştıracağız" diye konuştu.
Altyapı çalışmalarının devam ettiğini ve 17 bin 30 okulun çalışmalarının bitirildiğini bildiren Kurt, 10 bin okulun altyapı ihalelerinin de başladığını anlattı. Böylece tabletlerin okullarda işlevsel hale geleceğini belirten Kurt, 437 bin etkileşimli tahtanın 170 bininin dağıtıldığını, geri kalan kısmının ise yıl sonuna kadar dağıtılacağını kaydetti.
Okullarda kalitenin artırılması için EBA üzerinden 150 bin içeriğin yayımlandığını söyleyen Kurt, dershanelerin dönüşümü sürecinde, okullardaki kurslara destek amacıyla 8. sınıfın öğrencileri için tüm içeriklerin hazırlandığını belirtti. Kurt, "Öğrenciler 20 Mayıs'tan itibaren dağıtılacak tabletlerle bu bilişim ağına rahatça ulaşabilecek" dedi.
MEB'in sitesinde 8. sınıflara ilişkin kazanım temelli testlerin de yayımlandığını bildiren Kurt, "Avrupa Birliği projelerinden yaklaşık 15 milyon avro aktarılarak, inşallah 2015 sonuna kadar liselerdeki içerikleri tamamlamak için de gayret sarfediyorlar. Özellikle 12. sınıftan başlamak üzere EBA'da tüm ders içeriklerini tamamlayacağız" diye konuştu.
Tabletlerin, 10,1 ekran boyutu, 8 çekirdekli işlemciye sahip olduğunu, 2 megapiksel ön, 5 megapiksel arka kamerası bulunduğunu anlatan Kurtu, "Ayrıca, kalemin gücüne inanan bir toplum olarak tablette de kalem olmazsa eksik olabileceğini düşündük. Onun aktif EMR kalem dediğimiz, öğrencilerimizin tablet üzerine yazı yazabileceği bir kalem koyduk. İleriye dönük alacağımız tabletlerde de bu kalem hassasiyetimizi sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.
"Tabletler yüzde 100 Türk mühendislerin dizaynı"
TELPA Komünikasyon Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman da dünyada kalitesiyle kanıtlanmış ama fiyatta da rekabetçi mükemmel bir ürün geliştirdiklerini belirterek, "Tabletler, yüzde 100 Türk mühendislerin dizaynıdır. Çocuklarımızın ve bizim rahatlıkla kullanabileceği bir ürün üretmeye çalıştık" diye konuştu.
Öğrencilerin bu tabletleri severek taşıması için dizayna önem verdiklerini de vurgulayan Yaman, ürünlere 4 yıl garanti verdiklerini bildirdi.
Yaman, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 675 bin, 2014-2015 eğitim öğretim yılı için de 700 bin tablet ürettiklerini kaydetti.
Son Güncelleme: Cumartesi, 14 Mart 2015 16:28
Gösterim: 3527
Fatih Projesi kapsamında, ihalesi tamamlanan 9 bin 52 okulun genişbant hızlı internet erişim altyapısının kurulmasına ilişkin imzalar atıldı.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş ve NETAŞ Genel Müdürü Kamil Orman, FATİH Projesi kapsamında gerçekleştirilecek 2. faz yerel alan ağı kurulumu ihalesi sözleşmesini, bir otelde düzenlenen törenle imzaladı.
Dinçer Ateş, buradaki konuşmasında, imzalanan sözleşmeyle FATİH Projesi'nde önemli bir adımın daha atıldığını ifade etti.
Ateş, 2013’de 3 bin 362 okulun internet altyapısının tamamlandığını, 2014’de ihalesi yapılan 4 bin 462 okulun internet kurulum sürecinin bu yılın sonunda tamamlanacağını bildirdi.
NETAŞ ile imzalanan sözleşme ile 9 bin 52 okulun daha internet altyapısına ve kablolama hizmetine kavuşacağını belirten Ateş, "Bu ihaleyle beraber toplamda 17 bin 30 okulumuzun geniş bant internet altyapı kablolama işini bitirmiş olacağız" dedi.
Altyapısı tamamlanan 3 bin 362 okulun genişbant hızlı internet erişiminin ise 1 Mayıs'a kadar tamamlanacağını anlatan Ateş, "Bu alt yapılar, artık internetle de beslenen, damarlarına kan pompaladığımız altyapılar olmaya başlayacak" ifadesini kullandı.
FATİH Projesi'nde gelinen aşamada ortaya çıkan bu rakamların dışarıdan duyulduğunda "oldukça şaşırtıcı" olarak nitelendirildiğini aktaran Ateş, "Ama biz Türkiye olarak böyle büyük rakamları duymaya alışığız. Geçtiğimiz ay UNESCO'da 17 bin okuldan bahsettiğimde, bu rakamın sınıf mı okul mu olduğunu sordular. Bunlar okul... Böylece FATİH Projesi'nde altyapı çalışmaları kapsamında, çok ciddi bir mesafe geride bırakılmış olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Ateş, bu yıl içinde 10 bin okulun daha internet alt yapısının kurulumu için ihaleye çıkmayı planladıklarını, ayrıca FATİH Projesi'nde 700 bin tablet bilgisayar alımı ihale sürecinin yakında tamamlanacağını ve bu tabletlerin bu yıl içinde öğrencilere dağıtılacağını söyledi.
300 bin etkileşimli tahta
Sınıflardaki etkileşimli tahta sayılarına ilişkin de bilgi veren Ateş, 2012'de 84 bin etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlandığını, bu rakama daha sonra 30 bin daha eklendiğini bildirdi. Ateş, bu yıl sonuna kadar da 300 bin etkileşimli tahtanın kurulumunu hedeflediklerini kaydetti.
Dinçer Ateş, 9 bin 52 okulu kapsayan internet altyapısı işi için 11 firmanın şartname aldığını, 7 firmanın ihaleye katıldığını belirterek, "Açık ihale usulüyle şeffaf ve rekabetçi bir ihale gerçekleştirildiğini ve ortaya çıkan sonuçtan karşılıklı olarak memnun olduğumuzu belirtmek isterim" diye konuştu.
"İhaleye en iyi teklifi sunduk"
NETAŞ Genel Müdürü Orman ise MEB'in açtığı ihaleye 4 paket şeklinde toplam 249 milyon 939 bin 377 lira bedelle en iyi teklifi sunduklarını bildirdi.
Hayata geçirilecek proje sayesinde, okul ortamında öğretmen ve öğrencilerin eğitim dokümanlarına ve sosyal bilgi ihtiyacına elektronik ortamda erişimin sağlanacağını ifade eden Orman, böylece okul ortamındaki elektronik paylaşımın kullanımına yönelik istatistik verinin de merkezde toplanabileceğini kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Fatih Projesi kapsamında, ihalesi tamamlanan 9 bin 52 okulun genişbant hızlı internet erişim altyapısının kurulmasına ilişkin imzalar atıldı.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş ve NETAŞ Genel Müdürü Kamil Orman, FATİH Projesi kapsamında gerçekleştirilecek 2. faz yerel alan ağı kurulumu ihalesi sözleşmesini, bir otelde düzenlenen törenle imzaladı.
Dinçer Ateş, buradaki konuşmasında, imzalanan sözleşmeyle FATİH Projesi'nde önemli bir adımın daha atıldığını ifade etti.
Ateş, 2013’de 3 bin 362 okulun internet altyapısının tamamlandığını, 2014’de ihalesi yapılan 4 bin 462 okulun internet kurulum sürecinin bu yılın sonunda tamamlanacağını bildirdi.
NETAŞ ile imzalanan sözleşme ile 9 bin 52 okulun daha internet altyapısına ve kablolama hizmetine kavuşacağını belirten Ateş, "Bu ihaleyle beraber toplamda 17 bin 30 okulumuzun geniş bant internet altyapı kablolama işini bitirmiş olacağız" dedi.
Altyapısı tamamlanan 3 bin 362 okulun genişbant hızlı internet erişiminin ise 1 Mayıs'a kadar tamamlanacağını anlatan Ateş, "Bu alt yapılar, artık internetle de beslenen, damarlarına kan pompaladığımız altyapılar olmaya başlayacak" ifadesini kullandı.
FATİH Projesi'nde gelinen aşamada ortaya çıkan bu rakamların dışarıdan duyulduğunda "oldukça şaşırtıcı" olarak nitelendirildiğini aktaran Ateş, "Ama biz Türkiye olarak böyle büyük rakamları duymaya alışığız. Geçtiğimiz ay UNESCO'da 17 bin okuldan bahsettiğimde, bu rakamın sınıf mı okul mu olduğunu sordular. Bunlar okul... Böylece FATİH Projesi'nde altyapı çalışmaları kapsamında, çok ciddi bir mesafe geride bırakılmış olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Ateş, bu yıl içinde 10 bin okulun daha internet alt yapısının kurulumu için ihaleye çıkmayı planladıklarını, ayrıca FATİH Projesi'nde 700 bin tablet bilgisayar alımı ihale sürecinin yakında tamamlanacağını ve bu tabletlerin bu yıl içinde öğrencilere dağıtılacağını söyledi.
300 bin etkileşimli tahta
Sınıflardaki etkileşimli tahta sayılarına ilişkin de bilgi veren Ateş, 2012'de 84 bin etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlandığını, bu rakama daha sonra 30 bin daha eklendiğini bildirdi. Ateş, bu yıl sonuna kadar da 300 bin etkileşimli tahtanın kurulumunu hedeflediklerini kaydetti.
Dinçer Ateş, 9 bin 52 okulu kapsayan internet altyapısı işi için 11 firmanın şartname aldığını, 7 firmanın ihaleye katıldığını belirterek, "Açık ihale usulüyle şeffaf ve rekabetçi bir ihale gerçekleştirildiğini ve ortaya çıkan sonuçtan karşılıklı olarak memnun olduğumuzu belirtmek isterim" diye konuştu.
"İhaleye en iyi teklifi sunduk"
NETAŞ Genel Müdürü Orman ise MEB'in açtığı ihaleye 4 paket şeklinde toplam 249 milyon 939 bin 377 lira bedelle en iyi teklifi sunduklarını bildirdi.
Hayata geçirilecek proje sayesinde, okul ortamında öğretmen ve öğrencilerin eğitim dokümanlarına ve sosyal bilgi ihtiyacına elektronik ortamda erişimin sağlanacağını ifade eden Orman, böylece okul ortamındaki elektronik paylaşımın kullanımına yönelik istatistik verinin de merkezde toplanabileceğini kaydetti.
Son Güncelleme: Salı, 03 Mart 2015 16:21
Gösterim: 2658
MEB, gelecek yıl öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretiminin yapılması için son hazırlıklarını yapıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), FATİH Projesi kapsamında gelecek yıl öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretiminin yapılması için son hazırlıklarını yapıyor.
Bakanlığın, öğrencilere dağıtımını planladığı ve yerli üretim şartı getireceği 10 milyon 600 bin tablet alımına ilişkin ihale sürecinde, 7 firma yarışıyor.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FATİH Projesi'nin eğitim ve donanım olmak üzere iki boyutunun bulunduğunu anlattı.
Ateş, projede, bir yandan dijital dünyanın olanaklarından yararlanarak derslerde verimliliği arttıracak içerik ve yazılım geliştirme çalışmaları yaptıklarını, öbür yandan da tablet bilgisayarlar, etkileşimli tahta, internet altyapısının sağlanmasına ilişkin faaliyetler sürdürdüklerini aktardı.
Hükümetin, öğrenciler için "dijital eğitim" çalışmalarında, bilişim sektörünü harekete geçirerek yerli üretim yaptıracak bir stratejiyi de beraberinde planladığını dile getiren Ateş, şöyle devam etti:
"Projenin hedeflerinden bir tanesi, Türkiye'de bilişim teknolojileri sektörünü güçlendirmek, yerli üretimi teşvik etmek ve ülke ekonomisine katma değer kazandırmak. FATİH Projesi, bütçesini kullanırken hizmet alımlarında, altyapı temininde ve donanımlarda her zaman yerliliği gözetiyoruz. Onun için yapacağımız 10 milyon 600 bin tablet ihalesini bu yıl bitireceğiz. Tabletler, 4 yıl süresince periyotlar halinde dağıtılacak. Birinci yıl, daha düşük bir yerlilik oranından başlanacak, bu oran kademeli olarak artacak, ancak 4. yılın sonunda yerli malı bir tableti öğrencilerimize vermiş olacağız."
Etkileşimli tahtalardaki başarı tabletlere taşınacak
Ateş, ihale sonucunda Türkiye'ye " tablet üretim tesisi"nin kazandırılacağını bildirdi. Tesisin, Milli Eğitim Bakanlığının yanında Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya'ya üretim yapacağını belirten Ateş, "Dünyaya Türkiye'dentablet gönderecek bir tesisimiz olacak. Bu gelişme, ülkeyi bilişim teknolojilerinde başka bir yere taşıyacak. Dünya genelindeki tablet üreticilerinin sayısı düşünüldüğünde, Türkiye'de böyle bir tesisin olması başta bölge olmak üzere bütün dünyada ciddi bir etki uyandırabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'deki etkileşimli tahtaların yerli imkanlarla üretildiğine işaret eden Ateş, "Tabletler için amaçladığımız yerli üretimi etkileşimli tahtalarda sağladık. Dünyada etkileşimli tahta sektörünü tetikleyen ülke Türkiye, projenin adı da FATİH Projesi'dir. Bugün MEB'e etkileşimli tahta üretmek üzere ihale kazanan firmalar, bütün dünyaya etkileşimli tahta satmaya başladılar. Bu gelişmeyle dünyada etkileşimli tahtalar eğitimde çok daha ciddi kullanılmaya başlandı. FATİH Projesi'nin arkasında böyle bir başarı hikayesi var. Şimdi bunu tablete taşıyoruz" diye konuştu.
Yerlilik oranı kademeli arttırılacak
Yerli tablet üretim tesisi ihalesinde yarışacak şirketlerin belirlendiğini bildiren Ateş, bu şirketlerin yeterliliklerin kontrol edildiğini bildirdi.
Ateş, yerli tablet prototipi üretim aşamasına gelindiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Toplamda, 10 milyon 600 bin yerli tablet ihalesinde, 7 firma yer alıyor. Tamamı, Türkiye'de üretim yapmak üzere müracaat eden firmalar. İhale süreci başladı ve bu yıl içinde sonuçlanacak. Firmalar, bize üretebilecekleri tablet prototipini getiriyorlar, biz de onlara eğitim ve teknoloji açısından istediklerimizi aktarıyoruz. Birer prototip üzerinde anlaşıp daha sonra fiyat tekliflerini alarak ihaleyi sonuçlandıracağız. Yerlilik şartlarıyla üretimi yapılan ilk tabletleri, gelecek yılın ilk çeyreğinde dağıtmayı planlıyoruz. İlk yıl için alacağımız tabletlerin yerlilik oranı daha düşük olacak ancak daha sonra giderek artacak. Böylece sektöre de imkan ve zaman kazandırmış olacağız. Böyle devasa bir yatırımı, bir kaç ay içinde bir firmanın yapıp üretime geçmesi teknik olarak mümkün değil. Otomotiv sektöründe olduğu gibi tablette de yan sektörler olan yazılım, alt komponent, dağıtım, organizasyon sektörleri de gelişecek."
Tabletin hangi bölümünün hangi oranda yerli üretileceği konusunda, TÜBİTAK'la birlikte bir çalışma yaptıklarını da bildiren Ateş, buna göre, tabletlerin hangi parçalarının maksimum yerlilik oranına ulaşabileceği bilgisine sahip olduklarını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
MEB, gelecek yıl öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretiminin yapılması için son hazırlıklarını yapıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), FATİH Projesi kapsamında gelecek yıl öğrencilere dağıtılacak tablet bilgisayarların, Türkiye'de kurulacak bir tesiste yerli üretiminin yapılması için son hazırlıklarını yapıyor.
Bakanlığın, öğrencilere dağıtımını planladığı ve yerli üretim şartı getireceği 10 milyon 600 bin tablet alımına ilişkin ihale sürecinde, 7 firma yarışıyor.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Dinçer Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FATİH Projesi'nin eğitim ve donanım olmak üzere iki boyutunun bulunduğunu anlattı.
Ateş, projede, bir yandan dijital dünyanın olanaklarından yararlanarak derslerde verimliliği arttıracak içerik ve yazılım geliştirme çalışmaları yaptıklarını, öbür yandan da tablet bilgisayarlar, etkileşimli tahta, internet altyapısının sağlanmasına ilişkin faaliyetler sürdürdüklerini aktardı.
Hükümetin, öğrenciler için "dijital eğitim" çalışmalarında, bilişim sektörünü harekete geçirerek yerli üretim yaptıracak bir stratejiyi de beraberinde planladığını dile getiren Ateş, şöyle devam etti:
"Projenin hedeflerinden bir tanesi, Türkiye'de bilişim teknolojileri sektörünü güçlendirmek, yerli üretimi teşvik etmek ve ülke ekonomisine katma değer kazandırmak. FATİH Projesi, bütçesini kullanırken hizmet alımlarında, altyapı temininde ve donanımlarda her zaman yerliliği gözetiyoruz. Onun için yapacağımız 10 milyon 600 bin tablet ihalesini bu yıl bitireceğiz. Tabletler, 4 yıl süresince periyotlar halinde dağıtılacak. Birinci yıl, daha düşük bir yerlilik oranından başlanacak, bu oran kademeli olarak artacak, ancak 4. yılın sonunda yerli malı bir tableti öğrencilerimize vermiş olacağız."
Etkileşimli tahtalardaki başarı tabletlere taşınacak
Ateş, ihale sonucunda Türkiye'ye " tablet üretim tesisi"nin kazandırılacağını bildirdi. Tesisin, Milli Eğitim Bakanlığının yanında Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya'ya üretim yapacağını belirten Ateş, "Dünyaya Türkiye'dentablet gönderecek bir tesisimiz olacak. Bu gelişme, ülkeyi bilişim teknolojilerinde başka bir yere taşıyacak. Dünya genelindeki tablet üreticilerinin sayısı düşünüldüğünde, Türkiye'de böyle bir tesisin olması başta bölge olmak üzere bütün dünyada ciddi bir etki uyandırabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'deki etkileşimli tahtaların yerli imkanlarla üretildiğine işaret eden Ateş, "Tabletler için amaçladığımız yerli üretimi etkileşimli tahtalarda sağladık. Dünyada etkileşimli tahta sektörünü tetikleyen ülke Türkiye, projenin adı da FATİH Projesi'dir. Bugün MEB'e etkileşimli tahta üretmek üzere ihale kazanan firmalar, bütün dünyaya etkileşimli tahta satmaya başladılar. Bu gelişmeyle dünyada etkileşimli tahtalar eğitimde çok daha ciddi kullanılmaya başlandı. FATİH Projesi'nin arkasında böyle bir başarı hikayesi var. Şimdi bunu tablete taşıyoruz" diye konuştu.
Yerlilik oranı kademeli arttırılacak
Yerli tablet üretim tesisi ihalesinde yarışacak şirketlerin belirlendiğini bildiren Ateş, bu şirketlerin yeterliliklerin kontrol edildiğini bildirdi.
Ateş, yerli tablet prototipi üretim aşamasına gelindiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Toplamda, 10 milyon 600 bin yerli tablet ihalesinde, 7 firma yer alıyor. Tamamı, Türkiye'de üretim yapmak üzere müracaat eden firmalar. İhale süreci başladı ve bu yıl içinde sonuçlanacak. Firmalar, bize üretebilecekleri tablet prototipini getiriyorlar, biz de onlara eğitim ve teknoloji açısından istediklerimizi aktarıyoruz. Birer prototip üzerinde anlaşıp daha sonra fiyat tekliflerini alarak ihaleyi sonuçlandıracağız. Yerlilik şartlarıyla üretimi yapılan ilk tabletleri, gelecek yılın ilk çeyreğinde dağıtmayı planlıyoruz. İlk yıl için alacağımız tabletlerin yerlilik oranı daha düşük olacak ancak daha sonra giderek artacak. Böylece sektöre de imkan ve zaman kazandırmış olacağız. Böyle devasa bir yatırımı, bir kaç ay içinde bir firmanın yapıp üretime geçmesi teknik olarak mümkün değil. Otomotiv sektöründe olduğu gibi tablette de yan sektörler olan yazılım, alt komponent, dağıtım, organizasyon sektörleri de gelişecek."
Tabletin hangi bölümünün hangi oranda yerli üretileceği konusunda, TÜBİTAK'la birlikte bir çalışma yaptıklarını da bildiren Ateş, buna göre, tabletlerin hangi parçalarının maksimum yerlilik oranına ulaşabileceği bilgisine sahip olduklarını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Cuma, 06 Mart 2015 15:04
Gösterim: 2740
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, okulların yüksek hızlı internet altyapısına kavuşması ve etkileşimli tahta kurulumlarının tamamlanması sonrası tüm içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız olarak okul içinde ve dışında öğrencilerin kullanımına sunulmasını hedeflediklerini böylece e-öğrenmede öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceğini belirtiyor.
Eğitim Bilişim Ağı’nın önümüzdeki süreçte okulların yüksek hızlı internet altyapısı ve erişim sağlamayı, etkileşimli tahta kurulumlarının tamamlanması amaçlanıyor. Bu sayede EBA üzerinden hazırlanmış olan kullanıma açık tüm içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız olarak okul içinde ve dışında erişiminin artırılmasını hedeflediklerini söyleyen MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, “Böylece e-öğrenmede öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceği bir ortam kurabileceğiz” diyor.
Eğitim artık geleneksel okul anlayışındaki gibi durağan, dört duvar arasında ve hayattan kopuk değil, aksine hayatın içinde, toplumla bütünleşmiş, değişim ve gelişime açık bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu açıdan bakıldığında etkileşimin teknoloji ile arttığı bir süreçte, teknoloji sayesinde eskiden zahmetli çabalar sonucunda ulaşılabilen bilgiye, bugün tek bir dokunuşla ulaşılabiliyor. Dolayısıyla bugünün yaşam koşulları, bilişim teknolojilerine dayalı ve daha çok bilgisayar becerisine sahip olmayı gerektiriyor. Bu koşulların sağlanması için en temel şartın kaliteli bir eğitim olduğunu vurgulayan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, yenilikçi yaklaşımıyla ekonomi başta olmak üzere birçok sektörü olumlu yönde etkileyecek olan FATİH Projesi’nin sadece bir eğitim projesi değil, aynı zamanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan kaynağı adına da iş dünyasına büyük katkılar sağlayacak bir proje olduğunu söylüyor.
Eğitimde FATİH Projesiyle, 21. yy. becerileri olarak tarif edilen; teknoloji kullanımı, medya okur-yazarlığı, etkili iletişim, analitik düşünme, problem çözme, işbirlikli öğrenme, vatandaşlık sorumluluğu, küresel farkındalık ile öğrencilerimizin edilgen olmaktan çıkarılmasının hedeflendiğini dile getiren Dinçer Ateş, “Proje kapsamında son durum itibari ile meslek liseleri hariç tüm liselere 84.921 sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirildi ve 737.800 adet tablet bilgisayar dağıtımı tamamlandı. Bununla birlikte, 16.612 adet çok fonksiyonlu yazıcı ile 101.644 adet etkileşimli tahtanın birkaç ay içinde dağıtım ve kurulumu planlanıyor” dedi. Dinçer, proje kapsamında yaptığı çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı:
- Okullardaki içerik ve uygulamaların üzerinde barındırılacağı ortamın hizmet verebilir hale getirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması amacı ile veri merkezi oluşturuldu. Bu çerçevede, Kimlik Yönetim Sistemi’nin kurulması ve yönetilmesi hedefleniyor ve entegrasyon süreci devam ediyor.
- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla, FATİH Projesi kapsamında öğrenciler arasında fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla Nisan 2014’ten itibaren öncelikli olarak 8. sınıf öğrencilerine yönelik “e-Ders” projesi hayata geçirildi. Bu kapsamda 8. sınıflar için kazanım bazlı e-Ders videoları çekildi ve EBA’da yayınlandı.
- Önümüzdeki süreçte okullarımızda yüksek hızlı internet altyapısı ve erişim sağlamayı, etkileşimli tahta kurulumlarını tamamlamayı amaçlıyoruz. Bu sayede EBA üzerinden hazırlanmış olan kullanıma açık tüm içeriklerin zaman ve mekândan bağımsız olarak okul içinde ve dışında erişiminin artırılmasını sağlayacağız. Böylece e-öğrenme sürecinde öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceği bir ortam kurabileceğiz.
EBA AÇIĞIMIZI KAPATIYOR
Dinçer Ateş, MEB’in FATİH Projesi kapsamında birçok yeniliğe imza attığını anımsatarak, bunlardan birinin Eğitim Bilişim Ağı (EBA)’nın olduğunu belirtiyor. EBA’nın tüm öğrenci ve öğretmenlerin kullanabileceği bir paylaşım platformu sunduğunu söyleyen Ateş, EBA’nın dijital ortamda eğitime katkıda bulunacak tüm öğeleri bir arada toplayan bir dijital çatı görevini üstlendiğini dile getiriyor. Her geçen gün içeriği genişleyen bir öğretim nesneleri havuzu olan EBA’nın eğitim sistemimizde ihtiyaç duyulan önemli bir açığı kapattığının altını çizen YEGİTEK Genel Müdürü Ateş, EBA dijital platformunun özelliklerinden bahsediyor:
“EBA, yurt ve dünya çapında öğrencilerin kullanımına uygun eğitim teknolojilerini bir araya getiriyor. Burada hem devlet yayınlarına hem de özel kuruluşların hazırladığı yayınlara erişim sağlanıyor. EBA sadece dijital materyal sunan bir site değil, bünyesinde yer verdiği içerik geliştirme editörleriyle öğretmenlerin kendi eğitsel içeriklerini kolayca oluşturup paylaşabileceği bir sosyal eğitim platformudur.
İçeriklerin hazırlanmasında 3 kriter grubu dikkate alınıyor
Anayasa, kanun ve yönetmeliklere aykırı olmaması; bilime, öğretim programlarına uygun olması ve Türkçe’nin doğru ve etkili bir şekilde kullanılması. Ayrıca kolay, anlaşılır, ilgi çekici olması gibi tasarım kriterleri de göz önüne alınıyor. Eğitimde FATİH projesi kapsamında içerik geliştirilmesi amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşları, üniversitelerin yanı sıra özel sektör ile de içerik geliştirilmesi ve üretimi amacı ile işbirliğine gidiliyor.”
Ayrıca İzmir, İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kayseri, Antalya, Mersin, Şanlıurfa, Samsun, Erzurum ve Van illerinde öğretmenlerin içerik üretebilecekleri stüdyoların kurulacağını ve bu içeriklerin seçilen proje okullarında pilot uygulamaları yapılacağı bilgisini veren Dinçer Ateş, “Pilot okullardaki alan öğretmenleri aracılığı ile bölgelerindeki bütün öğretmenler alan eğitimine alınacaktır. İçerik geliştirme süreci daha da hızlandırılacak, tüm sınıf düzeylerindeki e-Ders videoları tamamlanacak, engelli öğrenciler için Engelsiz EBA modülü oluşturulacaktır. Ödevleri, projeleri, duyuruları içinde barındıran EBA Sosyal Paylaşım Ağı, öğrencilerin tabletleri de etkili olarak kullanmalarına yardımcı olacaktır. Sistem üzerinde tutulan öğrenci portfolyo dosyaları ve aynı zamanda öğrencinin hangi öğrenme basamağında olduğunu gösteren öğretim yönetim sistemi ve merkezi eş zamanlı sınavlar yoluyla geleceğin ölçme-değerlendirme sistemi de kurgulanmıştır” diyerek EBA ile ilgili gelecekte yapılacak çalışmalardan bahsediyor.
EBA YARIŞMALARI YAPIYORUZ
Eğitimde teknolojinin sadece donanım ve altyapı yatırımı anlamına gelmediğini, sağlanan teknolojik yatırımların eğitimin daha etkin hale gelmesini sağladığını dile getiren Dinçer Ateş, bu yatırımın dışında eğitim sisteminin önemli bir ihtiyacına cevap vereceğini düşündüğümüz EBA’nın etkinliğini ve sürekliliğini sağlamak için yeniliklerle desteklenmesi, bilimsel verilerin uygulanması ve güncellenmesinin hedefleri arasında olduğunu bir kez daha belirtiyor. Ateş, bu kapsamda zenginleştirilmiş eğitim içerikleri, etkileşimli animasyonlar, video dersler ve benzeri içeriklerle eğitim içeriklerinin zenginleşmesi ve çeşitliliğinin artırılması amacıyla projenin sürdürülebilirliği sağlanacak, pedagojik anlamda, yeni dijital eğitim yaklaşımının benimsenmesine yardımcı olacağını sözlerine ekliyor.
EBA’nın yol haritasını belirleyecek Ar-Ge faaliyetleri için akademik işbirliklerinin sağlanması gerektiğini söyleyen Dinçer Ateş, “Buna dayalı olarak sahadan gelecek araştırma verilerine göre EBA’yı canlı tutacak bir sistem kurulması, öğrenci, öğretmen, veli ve yöneticilerin EBA ile ilgili görüşlerinin bilimsel yöntemlerle toplanması amaçlanıyor. EBA’nın sosyal ve sanatsal yönünü ön plana çıkarmak; öğrenci ve öğretmenleri bilgisayar başına hapsolmaktan kurtarmak ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyebilmek adına bir dizi EBA Yarışmaları yapıyoruz. Bu yarışmalarla hem EBA’nın tanıtımını yapmak hem EBA’ya içerik sağlamak hem de öğrenci ve öğretmenleri sosyal-sanatsal anlamda motive etmeye çalışıyoruz” diye konuşuyor.
SAYILARLA EĞİTİMDE TEKNOLOJİ
- FATİH Projesi kapsamında meslek liseleri hariç tüm liselere 84.921 sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirildi ve 737.800 adet tablet bilgisayar dağıtımı tamamlandı. Bununla birlikte, 16.612 adet çok fonksiyonlu yazıcı ile 101.644 adet etkileşimli tahtanın birkaç ay içinde dağıtımı ve kurulumu yapılacak.
- Etkileşimli tahta yerleştirilen okullarda görev yapan öğretmenlerden, Eğitim ve Teknoloji Kullanımı Kursu’na 113.325’inin, Bilgilendirme Semineri’ne 114.018’inin, Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı Kursu’na 60.229’unun katılımı sağlandı.
- Öğrencilerin güvenli içeriklere ulaşmasını ve derslere etkin katılımını sağlamak amacı ile geliştirilen Eğitim Bilişim Ağı’nda; 7.576 adet video, 85.046 görsel, 1.674 adet e-kitap ve 1.381 e-dergi, 4.276 sesli içerik, 1.233 doküman yayınlandı, 84 e-içerik portalı ile işbirliği yapılarak yayına alındı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, okulların yüksek hızlı internet altyapısına kavuşması ve etkileşimli tahta kurulumlarının tamamlanması sonrası tüm içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız olarak okul içinde ve dışında öğrencilerin kullanımına sunulmasını hedeflediklerini böylece e-öğrenmede öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceğini belirtiyor.
Eğitim Bilişim Ağı’nın önümüzdeki süreçte okulların yüksek hızlı internet altyapısı ve erişim sağlamayı, etkileşimli tahta kurulumlarının tamamlanması amaçlanıyor. Bu sayede EBA üzerinden hazırlanmış olan kullanıma açık tüm içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız olarak okul içinde ve dışında erişiminin artırılmasını hedeflediklerini söyleyen MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, “Böylece e-öğrenmede öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceği bir ortam kurabileceğiz” diyor.
Eğitim artık geleneksel okul anlayışındaki gibi durağan, dört duvar arasında ve hayattan kopuk değil, aksine hayatın içinde, toplumla bütünleşmiş, değişim ve gelişime açık bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu açıdan bakıldığında etkileşimin teknoloji ile arttığı bir süreçte, teknoloji sayesinde eskiden zahmetli çabalar sonucunda ulaşılabilen bilgiye, bugün tek bir dokunuşla ulaşılabiliyor. Dolayısıyla bugünün yaşam koşulları, bilişim teknolojilerine dayalı ve daha çok bilgisayar becerisine sahip olmayı gerektiriyor. Bu koşulların sağlanması için en temel şartın kaliteli bir eğitim olduğunu vurgulayan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Dinçer Ateş, yenilikçi yaklaşımıyla ekonomi başta olmak üzere birçok sektörü olumlu yönde etkileyecek olan FATİH Projesi’nin sadece bir eğitim projesi değil, aynı zamanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan kaynağı adına da iş dünyasına büyük katkılar sağlayacak bir proje olduğunu söylüyor.
Eğitimde FATİH Projesiyle, 21. yy. becerileri olarak tarif edilen; teknoloji kullanımı, medya okur-yazarlığı, etkili iletişim, analitik düşünme, problem çözme, işbirlikli öğrenme, vatandaşlık sorumluluğu, küresel farkındalık ile öğrencilerimizin edilgen olmaktan çıkarılmasının hedeflendiğini dile getiren Dinçer Ateş, “Proje kapsamında son durum itibari ile meslek liseleri hariç tüm liselere 84.921 sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirildi ve 737.800 adet tablet bilgisayar dağıtımı tamamlandı. Bununla birlikte, 16.612 adet çok fonksiyonlu yazıcı ile 101.644 adet etkileşimli tahtanın birkaç ay içinde dağıtım ve kurulumu planlanıyor” dedi. Dinçer, proje kapsamında yaptığı çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı:
- Okullardaki içerik ve uygulamaların üzerinde barındırılacağı ortamın hizmet verebilir hale getirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması amacı ile veri merkezi oluşturuldu. Bu çerçevede, Kimlik Yönetim Sistemi’nin kurulması ve yönetilmesi hedefleniyor ve entegrasyon süreci devam ediyor.
- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla, FATİH Projesi kapsamında öğrenciler arasında fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla Nisan 2014’ten itibaren öncelikli olarak 8. sınıf öğrencilerine yönelik “e-Ders” projesi hayata geçirildi. Bu kapsamda 8. sınıflar için kazanım bazlı e-Ders videoları çekildi ve EBA’da yayınlandı.
- Önümüzdeki süreçte okullarımızda yüksek hızlı internet altyapısı ve erişim sağlamayı, etkileşimli tahta kurulumlarını tamamlamayı amaçlıyoruz. Bu sayede EBA üzerinden hazırlanmış olan kullanıma açık tüm içeriklerin zaman ve mekândan bağımsız olarak okul içinde ve dışında erişiminin artırılmasını sağlayacağız. Böylece e-öğrenme sürecinde öğrencinin kendi öğrenme sürecini yönetebileceği bir ortam kurabileceğiz.
EBA AÇIĞIMIZI KAPATIYOR
Dinçer Ateş, MEB’in FATİH Projesi kapsamında birçok yeniliğe imza attığını anımsatarak, bunlardan birinin Eğitim Bilişim Ağı (EBA)’nın olduğunu belirtiyor. EBA’nın tüm öğrenci ve öğretmenlerin kullanabileceği bir paylaşım platformu sunduğunu söyleyen Ateş, EBA’nın dijital ortamda eğitime katkıda bulunacak tüm öğeleri bir arada toplayan bir dijital çatı görevini üstlendiğini dile getiriyor. Her geçen gün içeriği genişleyen bir öğretim nesneleri havuzu olan EBA’nın eğitim sistemimizde ihtiyaç duyulan önemli bir açığı kapattığının altını çizen YEGİTEK Genel Müdürü Ateş, EBA dijital platformunun özelliklerinden bahsediyor:
“EBA, yurt ve dünya çapında öğrencilerin kullanımına uygun eğitim teknolojilerini bir araya getiriyor. Burada hem devlet yayınlarına hem de özel kuruluşların hazırladığı yayınlara erişim sağlanıyor. EBA sadece dijital materyal sunan bir site değil, bünyesinde yer verdiği içerik geliştirme editörleriyle öğretmenlerin kendi eğitsel içeriklerini kolayca oluşturup paylaşabileceği bir sosyal eğitim platformudur.
İçeriklerin hazırlanmasında 3 kriter grubu dikkate alınıyor
Anayasa, kanun ve yönetmeliklere aykırı olmaması; bilime, öğretim programlarına uygun olması ve Türkçe’nin doğru ve etkili bir şekilde kullanılması. Ayrıca kolay, anlaşılır, ilgi çekici olması gibi tasarım kriterleri de göz önüne alınıyor. Eğitimde FATİH projesi kapsamında içerik geliştirilmesi amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşları, üniversitelerin yanı sıra özel sektör ile de içerik geliştirilmesi ve üretimi amacı ile işbirliğine gidiliyor.”
Ayrıca İzmir, İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kayseri, Antalya, Mersin, Şanlıurfa, Samsun, Erzurum ve Van illerinde öğretmenlerin içerik üretebilecekleri stüdyoların kurulacağını ve bu içeriklerin seçilen proje okullarında pilot uygulamaları yapılacağı bilgisini veren Dinçer Ateş, “Pilot okullardaki alan öğretmenleri aracılığı ile bölgelerindeki bütün öğretmenler alan eğitimine alınacaktır. İçerik geliştirme süreci daha da hızlandırılacak, tüm sınıf düzeylerindeki e-Ders videoları tamamlanacak, engelli öğrenciler için Engelsiz EBA modülü oluşturulacaktır. Ödevleri, projeleri, duyuruları içinde barındıran EBA Sosyal Paylaşım Ağı, öğrencilerin tabletleri de etkili olarak kullanmalarına yardımcı olacaktır. Sistem üzerinde tutulan öğrenci portfolyo dosyaları ve aynı zamanda öğrencinin hangi öğrenme basamağında olduğunu gösteren öğretim yönetim sistemi ve merkezi eş zamanlı sınavlar yoluyla geleceğin ölçme-değerlendirme sistemi de kurgulanmıştır” diyerek EBA ile ilgili gelecekte yapılacak çalışmalardan bahsediyor.
EBA YARIŞMALARI YAPIYORUZ
Eğitimde teknolojinin sadece donanım ve altyapı yatırımı anlamına gelmediğini, sağlanan teknolojik yatırımların eğitimin daha etkin hale gelmesini sağladığını dile getiren Dinçer Ateş, bu yatırımın dışında eğitim sisteminin önemli bir ihtiyacına cevap vereceğini düşündüğümüz EBA’nın etkinliğini ve sürekliliğini sağlamak için yeniliklerle desteklenmesi, bilimsel verilerin uygulanması ve güncellenmesinin hedefleri arasında olduğunu bir kez daha belirtiyor. Ateş, bu kapsamda zenginleştirilmiş eğitim içerikleri, etkileşimli animasyonlar, video dersler ve benzeri içeriklerle eğitim içeriklerinin zenginleşmesi ve çeşitliliğinin artırılması amacıyla projenin sürdürülebilirliği sağlanacak, pedagojik anlamda, yeni dijital eğitim yaklaşımının benimsenmesine yardımcı olacağını sözlerine ekliyor.
EBA’nın yol haritasını belirleyecek Ar-Ge faaliyetleri için akademik işbirliklerinin sağlanması gerektiğini söyleyen Dinçer Ateş, “Buna dayalı olarak sahadan gelecek araştırma verilerine göre EBA’yı canlı tutacak bir sistem kurulması, öğrenci, öğretmen, veli ve yöneticilerin EBA ile ilgili görüşlerinin bilimsel yöntemlerle toplanması amaçlanıyor. EBA’nın sosyal ve sanatsal yönünü ön plana çıkarmak; öğrenci ve öğretmenleri bilgisayar başına hapsolmaktan kurtarmak ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyebilmek adına bir dizi EBA Yarışmaları yapıyoruz. Bu yarışmalarla hem EBA’nın tanıtımını yapmak hem EBA’ya içerik sağlamak hem de öğrenci ve öğretmenleri sosyal-sanatsal anlamda motive etmeye çalışıyoruz” diye konuşuyor.
SAYILARLA EĞİTİMDE TEKNOLOJİ
- FATİH Projesi kapsamında meslek liseleri hariç tüm liselere 84.921 sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirildi ve 737.800 adet tablet bilgisayar dağıtımı tamamlandı. Bununla birlikte, 16.612 adet çok fonksiyonlu yazıcı ile 101.644 adet etkileşimli tahtanın birkaç ay içinde dağıtımı ve kurulumu yapılacak.
- Etkileşimli tahta yerleştirilen okullarda görev yapan öğretmenlerden, Eğitim ve Teknoloji Kullanımı Kursu’na 113.325’inin, Bilgilendirme Semineri’ne 114.018’inin, Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı Kursu’na 60.229’unun katılımı sağlandı.
- Öğrencilerin güvenli içeriklere ulaşmasını ve derslere etkin katılımını sağlamak amacı ile geliştirilen Eğitim Bilişim Ağı’nda; 7.576 adet video, 85.046 görsel, 1.674 adet e-kitap ve 1.381 e-dergi, 4.276 sesli içerik, 1.233 doküman yayınlandı, 84 e-içerik portalı ile işbirliği yapılarak yayına alındı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Şubat 2015 12:21
Gösterim: 2198

