Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, eğitim fakültelerinin bölüm ve anabilim dalları yönünden yeniden yapılandırılmasına yönelik ilk çalışmanın tamamlandığını bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, eğitim fakültelerinin bölüm ve anabilim dalları yönünden yeniden yapılandırılmasına yönelik ilk çalışmanın tamamlandığını söyledi.
Bölüm yapılanmasında, kesintisiz 8 yıllık ilköğretim ve orta öğretim şeklindeki eğitim kademelerini esas alan ilköğretim ve ortaöğretim programları şeklinde yapılan ayırıma son verildiğine işaret eden Saraç, şöyle konuştu: "Birbirine yakın alanlar aynı bölüm çatısı altında toplandı ve ilköğretim ve ortaöğretim ifadeleri bölüm adlarından çıkarıldı. İlköğretim yerine 'temel eğitim' ifadesi tercih edildi. Böylece eğitim sisteminde 2012'de yapılmış olan değişiklikle öğretmen yetiştirme sistemi uyumlu hale getirildi. Sosyal bilgiler, fen bilgisi, matematik, okul öncesi eğitim gibi birbirinden farklı olan alanların kendilerine daha yakın alanlarla bir araya gelmesi hedeflendi." İlköğretim bölümünün, temel eğitim bölümü olarak yeniden yapılandırıldığını vurgulayan Saraç, Temel eğitim bölümü altındaki 5 anabilim dalı yerine, sadece okul öncesi eğitim ve sınıf eğitimi olmak üzere iki anabilim dalı ve bunlara bağlı lisans programları yer aldı." dedi.
Yeni anabilim dalları eklendi
Saraç, yeni yapılanmada eğitim bilimleri bölümündeki mevcut 4 temel anabilim dalı yanında, "öğretim teknolojileri", "eğitimin felsefi, sosyal ve tarihi temelleri", "hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi" olmak üzere 3 yeni anabilim dalının oluşturulduğunu açıkladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, eğitim fakültelerinin bölüm ve anabilim dalları yönünden yeniden yapılandırılmasına yönelik ilk çalışmanın tamamlandığını bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, eğitim fakültelerinin bölüm ve anabilim dalları yönünden yeniden yapılandırılmasına yönelik ilk çalışmanın tamamlandığını söyledi.
Bölüm yapılanmasında, kesintisiz 8 yıllık ilköğretim ve orta öğretim şeklindeki eğitim kademelerini esas alan ilköğretim ve ortaöğretim programları şeklinde yapılan ayırıma son verildiğine işaret eden Saraç, şöyle konuştu: "Birbirine yakın alanlar aynı bölüm çatısı altında toplandı ve ilköğretim ve ortaöğretim ifadeleri bölüm adlarından çıkarıldı. İlköğretim yerine 'temel eğitim' ifadesi tercih edildi. Böylece eğitim sisteminde 2012'de yapılmış olan değişiklikle öğretmen yetiştirme sistemi uyumlu hale getirildi. Sosyal bilgiler, fen bilgisi, matematik, okul öncesi eğitim gibi birbirinden farklı olan alanların kendilerine daha yakın alanlarla bir araya gelmesi hedeflendi." İlköğretim bölümünün, temel eğitim bölümü olarak yeniden yapılandırıldığını vurgulayan Saraç, Temel eğitim bölümü altındaki 5 anabilim dalı yerine, sadece okul öncesi eğitim ve sınıf eğitimi olmak üzere iki anabilim dalı ve bunlara bağlı lisans programları yer aldı." dedi.
Yeni anabilim dalları eklendi
Saraç, yeni yapılanmada eğitim bilimleri bölümündeki mevcut 4 temel anabilim dalı yanında, "öğretim teknolojileri", "eğitimin felsefi, sosyal ve tarihi temelleri", "hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi" olmak üzere 3 yeni anabilim dalının oluşturulduğunu açıkladı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 18 Haziran 2016 11:40
Gösterim: 1739
Yenilikçi eğitim anlayışı ve uluslararası gücüyle global bir eğitim kurumu olma yolunda hızla ilerleyen Bahçeşehir Üniversitesi, bu yıl 16’ıncısını gerçekleştirdiği mezuniyet töreninde öğrencilerin görkemli vedasıyla 2015-2016 eğitim yılını kapattı. Sinan Erdem Arena’da gerçekleştirilen törende mezuniyet sevinci ve son günlerde yaşanılan terör olaylarının ardında bıraktığı üzüntü bir arada yaşandı.
Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın’ın buruk konuşmasıyla başlayan törende Yalçın, “Bu mutlu günümüzde, yurdumuzun çevresinin adeta bir ateş çemberi içinde olduğu gerçeğini görmekten derin üzüntü duymaktayız. Ülkemizin bütünlüğü uğruna şehit olan vatan evlatlarının ve terörün hayattan kopardığı yurttaşlarımızın acıları kalplerimizi kanatıyor. Aziz şehitlerimize ve kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve Türkiye’mize baş sağlığı diliyorum. İnanıyoruz ki insan haklarına ve düşünce özgürlüğüne saygı duyan; farklı kültür, inanç ve düşüncelerin dünyayı güzelleştirdiği bilinciyle en zor dönemlerde bile birlik ve dirlik içinde kalmayı başaran Türkiye’miz, hangi düşmanlıklarla karşılaşırsa karşılaşsın daima güçlü ve etkin kalacak; sonsuza kadar daima mağrur, mutlu ve başı dik olacaktır” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
Bölümlerin geçiti ardından mikrofonu devralan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “23 bin mezunumuz sizlerle birlikte 30 binlere yaklaşıyor. 30 bin mezun üniversite yaşamında belki çok büyük rakam değildir ama 18 yıllık genç bir üniversite için büyük bir rakamdır. Rakamın 300 binler 3 milyonlar olması büyük bir şey ifade eder ama eğer birliktelik ve beraberlik yoksa oradan bir güç elde edemiyorsak o bir şey değildir. Biz mutlaka birlikte olacağız, beraber olacağız” diyerek birlik mesajı verdi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Dünyanın temelinde üç sorun var. Türkiye’nin sorunları gibi dünyanın sorunlarıyla da ilgilenin. Dünyada yoksulluk var, gelir adaletsizliği var. Bunun çözümü sizin çok çalışmanız ve girişimci olmanızla mümkündür. Dünyanın büyük ikinci problemi, çevre etik ve ahlak değerleridir. Bunlara mutlaka duyarlı olun. Hiçbir zaman ilgi ve alakanızı bunlardan esirgemeyin. Üçüncüsü ise bugünkü dünyada yaşadığımız en önemli sorunların da başında gelen birlikte yaşam kültürüdür. Birlikte yaşayamıyoruz. Bölgenize bakın, dünyaya bakın. Birlikte yaşam kültürünü bu dünyada egemen kılmamız lazım. Bu dünyada adil ve eşit olmamız lazım. Nereden kaynaklanacağız? Medeniyetimizden, kültürümüzden, coğrafyamızdan. Geçmişimizden aldığımız değerler sizlere yeter artar bile. Bakın geçmişimize, dünyada büyük bir imparatorluk olduğumuz zaman hiçbir yerde emperyal kültürü egemen yapmak istemedik herkes diliyle diniyle herşeyiyle özgürdü. İşte biz yarının dünyasını böyle algılıyoruz ve böyle olmasını istiyoruz. Bu çalışmalarla birlikte Bahçeşehir Üniversitesi dünyada büyüyor. Emin adımlarla gidiyoruz uğraşıyoruz çünkü Türkiye’mizin ve dünyanın yapılacak çok işi olduğuna inanıyoruz. Bizler bu uğurda gecesini gündüzüne katan akademisyen arkadaşlarla özgürlüklere dokunulmaksızın uğraş veriyoruz ve mütevelli heyetiyle birlikte can-ı gönülden çalışıyoruz. Üniversitemizi büyütüyoruz daha da kaliteli olması için gayret ediyoruz. Ben şununla bitirmek istiyorum ülkemizde bu sorunlar aşılacaktır. Bu sorunlar için elimizden gayreti gösteriyoruz ve yapacağız”. Mustafa Kemal’in gençliğe hitabının ilk cümlesiyle konuşmasını sonlandıran Yücel, salondakilerden büyük alkış aldı.
Üniversitede bu yıl, 404 ön lisans, 2180 lisans, 1857 yüksek lisans öğrenci mezuniyete hak kazandı. 6 öğrenci ise doktora ünvanını alarak akademisyenlerin arasına davet edildi.
2016-2017 öğretim yılına yeni kampüsler ve bölümlerle başlayacak Bahçeşehir Üniversitesi, 12 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında aday öğrenci ve velilere, tercih ve tanıtım desteği verecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Yenilikçi eğitim anlayışı ve uluslararası gücüyle global bir eğitim kurumu olma yolunda hızla ilerleyen Bahçeşehir Üniversitesi, bu yıl 16’ıncısını gerçekleştirdiği mezuniyet töreninde öğrencilerin görkemli vedasıyla 2015-2016 eğitim yılını kapattı. Sinan Erdem Arena’da gerçekleştirilen törende mezuniyet sevinci ve son günlerde yaşanılan terör olaylarının ardında bıraktığı üzüntü bir arada yaşandı.
Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın’ın buruk konuşmasıyla başlayan törende Yalçın, “Bu mutlu günümüzde, yurdumuzun çevresinin adeta bir ateş çemberi içinde olduğu gerçeğini görmekten derin üzüntü duymaktayız. Ülkemizin bütünlüğü uğruna şehit olan vatan evlatlarının ve terörün hayattan kopardığı yurttaşlarımızın acıları kalplerimizi kanatıyor. Aziz şehitlerimize ve kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve Türkiye’mize baş sağlığı diliyorum. İnanıyoruz ki insan haklarına ve düşünce özgürlüğüne saygı duyan; farklı kültür, inanç ve düşüncelerin dünyayı güzelleştirdiği bilinciyle en zor dönemlerde bile birlik ve dirlik içinde kalmayı başaran Türkiye’miz, hangi düşmanlıklarla karşılaşırsa karşılaşsın daima güçlü ve etkin kalacak; sonsuza kadar daima mağrur, mutlu ve başı dik olacaktır” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.
Bölümlerin geçiti ardından mikrofonu devralan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “23 bin mezunumuz sizlerle birlikte 30 binlere yaklaşıyor. 30 bin mezun üniversite yaşamında belki çok büyük rakam değildir ama 18 yıllık genç bir üniversite için büyük bir rakamdır. Rakamın 300 binler 3 milyonlar olması büyük bir şey ifade eder ama eğer birliktelik ve beraberlik yoksa oradan bir güç elde edemiyorsak o bir şey değildir. Biz mutlaka birlikte olacağız, beraber olacağız” diyerek birlik mesajı verdi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Dünyanın temelinde üç sorun var. Türkiye’nin sorunları gibi dünyanın sorunlarıyla da ilgilenin. Dünyada yoksulluk var, gelir adaletsizliği var. Bunun çözümü sizin çok çalışmanız ve girişimci olmanızla mümkündür. Dünyanın büyük ikinci problemi, çevre etik ve ahlak değerleridir. Bunlara mutlaka duyarlı olun. Hiçbir zaman ilgi ve alakanızı bunlardan esirgemeyin. Üçüncüsü ise bugünkü dünyada yaşadığımız en önemli sorunların da başında gelen birlikte yaşam kültürüdür. Birlikte yaşayamıyoruz. Bölgenize bakın, dünyaya bakın. Birlikte yaşam kültürünü bu dünyada egemen kılmamız lazım. Bu dünyada adil ve eşit olmamız lazım. Nereden kaynaklanacağız? Medeniyetimizden, kültürümüzden, coğrafyamızdan. Geçmişimizden aldığımız değerler sizlere yeter artar bile. Bakın geçmişimize, dünyada büyük bir imparatorluk olduğumuz zaman hiçbir yerde emperyal kültürü egemen yapmak istemedik herkes diliyle diniyle herşeyiyle özgürdü. İşte biz yarının dünyasını böyle algılıyoruz ve böyle olmasını istiyoruz. Bu çalışmalarla birlikte Bahçeşehir Üniversitesi dünyada büyüyor. Emin adımlarla gidiyoruz uğraşıyoruz çünkü Türkiye’mizin ve dünyanın yapılacak çok işi olduğuna inanıyoruz. Bizler bu uğurda gecesini gündüzüne katan akademisyen arkadaşlarla özgürlüklere dokunulmaksızın uğraş veriyoruz ve mütevelli heyetiyle birlikte can-ı gönülden çalışıyoruz. Üniversitemizi büyütüyoruz daha da kaliteli olması için gayret ediyoruz. Ben şununla bitirmek istiyorum ülkemizde bu sorunlar aşılacaktır. Bu sorunlar için elimizden gayreti gösteriyoruz ve yapacağız”. Mustafa Kemal’in gençliğe hitabının ilk cümlesiyle konuşmasını sonlandıran Yücel, salondakilerden büyük alkış aldı.
Üniversitede bu yıl, 404 ön lisans, 2180 lisans, 1857 yüksek lisans öğrenci mezuniyete hak kazandı. 6 öğrenci ise doktora ünvanını alarak akademisyenlerin arasına davet edildi.
2016-2017 öğretim yılına yeni kampüsler ve bölümlerle başlayacak Bahçeşehir Üniversitesi, 12 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında aday öğrenci ve velilere, tercih ve tanıtım desteği verecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 16 Haziran 2016 11:52
Gösterim: 1978
Çankırı'da çocuklarıyla aynı üniversitede öğrenim gören 42 yaşındaki Durmuş Işıklı, tarlada çalışarak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de çocuklarını okutuyor.
Çocuklarıyla farklı zamanlarda aynı ilkokulu, ortaokulu ve liseyi bitiren baba Durmuş Işıklı, şimdi de oğlu Hüseyin (22) ve kızı Fatma Işıklı (20) ile aynı üniversitede öğrenim görüyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Kızılırmak Meslek Yüksekokulu Organik Tarım Programı'nda öğrenim gören Durmuş Işıklı'nın oğlu ve kızı ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğrencisi.
Baba Işıklı, gündüzleri çeltik ve hububat ekili tarlada çalışıp okula giderken, gece de geç saatlere kadar ders çalışarak 2 yıllık okulunu bitirmek için çaba sarf ediyor.
Oğlu Hüseyin ile bu yıl okulu bitireceklerini belirten Işıklı, "Kızım 2. sınıfta, oğlum ise 4. sınıfta. Ben de 2. sınıfta okuyorum. Bu yıl oğlumla birlikte mezun olacağız." dedi.
Gündüz tarlada geceleri ise ders başında
Işıklı, liseden sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle çiftçilik yapmaya başladığını dile getirerek, "Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapıyorum. Az arazim var. Bu nedenle bazen kendi arazimde bazen de yevmiyeyle çalışarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Hayatının koşuşturma içerisinde yoğun geçiyor. Geceleri 04.00'e kadar ders çalışarak okulumu bitirmek için mücadele ediyorum. Gündüzleri tarlada çalışarak hem ailemin geçimini sağlıyorum hem de kendimi ve çocuklarımı okutuyorum." diye konuştu.
Yıllar sonra çocukları ile birlikte okumaktan mutlu olduğunu dile getiren Işıklı, "Okulum bittikten sonra ne yapacağımı bilmiyorum. Kendi bölümümle alakalı bir iş yapmak istiyorum. İnşallah bu alanda bir iş bulurum." ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Çankırı'da çocuklarıyla aynı üniversitede öğrenim gören 42 yaşındaki Durmuş Işıklı, tarlada çalışarak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de çocuklarını okutuyor.
Çocuklarıyla farklı zamanlarda aynı ilkokulu, ortaokulu ve liseyi bitiren baba Durmuş Işıklı, şimdi de oğlu Hüseyin (22) ve kızı Fatma Işıklı (20) ile aynı üniversitede öğrenim görüyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Kızılırmak Meslek Yüksekokulu Organik Tarım Programı'nda öğrenim gören Durmuş Işıklı'nın oğlu ve kızı ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğrencisi.
Baba Işıklı, gündüzleri çeltik ve hububat ekili tarlada çalışıp okula giderken, gece de geç saatlere kadar ders çalışarak 2 yıllık okulunu bitirmek için çaba sarf ediyor.
Oğlu Hüseyin ile bu yıl okulu bitireceklerini belirten Işıklı, "Kızım 2. sınıfta, oğlum ise 4. sınıfta. Ben de 2. sınıfta okuyorum. Bu yıl oğlumla birlikte mezun olacağız." dedi.
Gündüz tarlada geceleri ise ders başında
Işıklı, liseden sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle çiftçilik yapmaya başladığını dile getirerek, "Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapıyorum. Az arazim var. Bu nedenle bazen kendi arazimde bazen de yevmiyeyle çalışarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Hayatının koşuşturma içerisinde yoğun geçiyor. Geceleri 04.00'e kadar ders çalışarak okulumu bitirmek için mücadele ediyorum. Gündüzleri tarlada çalışarak hem ailemin geçimini sağlıyorum hem de kendimi ve çocuklarımı okutuyorum." diye konuştu.
Yıllar sonra çocukları ile birlikte okumaktan mutlu olduğunu dile getiren Işıklı, "Okulum bittikten sonra ne yapacağımı bilmiyorum. Kendi bölümümle alakalı bir iş yapmak istiyorum. İnşallah bu alanda bir iş bulurum." ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 13 Haziran 2016 14:59
Gösterim: 3212
Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal ve ünlü siyaset bilimci Prof. Dr. Üstün Ergüder, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne katıldı.
Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne her biri kendi alanında uzman olan yeni isimler katıldı. Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Boğaziçi Üniversitesi tarihinin ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Ayşe Sönmez ve ünlü siyaset bilimci Prof. Dr. Üstün Ergüder, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne katıldı.
BÜLENT HİÇSÖNMEZ KİMDİR?
1969 Ankara doğumlu Bülent Hiçsönmez, Tevfik Fikret Lisesi ardından ODTÜ Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. ABD’de elektrik mühendisliği ve İngiltere’de işletme yükseklisansları sonrasında Digital Equipment ve Sun Microsystems’da görev yaptı. Mısır, Levant ve Kuzey Afrika Bölgesi Genel Müdürü olduğu Sun Microsystems’dan Google’a transfer olan Hiçsönmez, 2007 yılından bu yana Google Türkiye Ülke Direktörü olarak görevini sürdürüyor.
PROF. DR. AYŞE SOYSAL KİMDİR?
1976 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak göreve başlayan Prof. Dr. Ayşe Soysal, 1981’de doçent, 1991’de profesör oldu. Fakülte yönetim kurulu üyeliği, dekan yardımcılığı, araştırma fonu yönetim kurulu üyeliği, matematik bölüm başkanlığı ve üniversitelerarası kurul temsilciliği gibi birçok idari görevde bulunan Prof. Dr. Soysal, 1992’de Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nin ilk kadın dekanı oldu. 1993-2000 yılları arasında UNESCES Türkiye Milli Komisyonu yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk kadın Rektörü olan yapan Prof. Dr. Soysal, 2009-2013 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliği yaptı.
PROF. DR. ÜSTÜN ERGÜDER KİMDİR?
1969’da öğretim üyesi olarak göreve başladığı Robert Kolej’in Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşmesiyle 1988 yılında Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Üstün Ergüder, 1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rektörü oldu. Daha sonra çeşitli özel üniversitelerde öğretim üyeliği ve mütevelli heyeti üyeliği görevlerinden bulunan Prof. Dr. Ergüder, Bologna Magna Carta Akademik özgürlük ve kurumsal Özerklik Gözlemcilik Konseyi, AIESEC Türkiye Danışmanlar Yüksek Kurulu, Eğitim Reformu Girişimi Yönetim Kurulu ve Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüten Prof. Dr. Ergüder, aynı zamanda Aydın Doğan Vakfı ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi’dir.
Kadir Has Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti'nde yer alan isimler: Nuri Has, Can Has, Prof. Dr. Mustafa Aydın, Mehmet Germirli, Dr. Levent Bıçakcı, Prof. Dr. Yücel Yılmaz, Prof. Dr. M. Şükrü Hanioğlu, Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil, Londra Eski Büyükelçisi Ünal Çeviköz, Borusan Holding CEO'su Agah Uğur, Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Prof. Dr. Ayşe Soysal ve Prof. Dr. Üstün Ergüder olmak üzere 13 kişiden oluşuyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal ve ünlü siyaset bilimci Prof. Dr. Üstün Ergüder, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne katıldı.
Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne her biri kendi alanında uzman olan yeni isimler katıldı. Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Boğaziçi Üniversitesi tarihinin ilk kadın Rektörü Prof. Dr. Ayşe Sönmez ve ünlü siyaset bilimci Prof. Dr. Üstün Ergüder, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne katıldı.
BÜLENT HİÇSÖNMEZ KİMDİR?
1969 Ankara doğumlu Bülent Hiçsönmez, Tevfik Fikret Lisesi ardından ODTÜ Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. ABD’de elektrik mühendisliği ve İngiltere’de işletme yükseklisansları sonrasında Digital Equipment ve Sun Microsystems’da görev yaptı. Mısır, Levant ve Kuzey Afrika Bölgesi Genel Müdürü olduğu Sun Microsystems’dan Google’a transfer olan Hiçsönmez, 2007 yılından bu yana Google Türkiye Ülke Direktörü olarak görevini sürdürüyor.
PROF. DR. AYŞE SOYSAL KİMDİR?
1976 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak göreve başlayan Prof. Dr. Ayşe Soysal, 1981’de doçent, 1991’de profesör oldu. Fakülte yönetim kurulu üyeliği, dekan yardımcılığı, araştırma fonu yönetim kurulu üyeliği, matematik bölüm başkanlığı ve üniversitelerarası kurul temsilciliği gibi birçok idari görevde bulunan Prof. Dr. Soysal, 1992’de Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nin ilk kadın dekanı oldu. 1993-2000 yılları arasında UNESCES Türkiye Milli Komisyonu yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk kadın Rektörü olan yapan Prof. Dr. Soysal, 2009-2013 yılları arasında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliği yaptı.
PROF. DR. ÜSTÜN ERGÜDER KİMDİR?
1969’da öğretim üyesi olarak göreve başladığı Robert Kolej’in Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşmesiyle 1988 yılında Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Üstün Ergüder, 1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi Rektörü oldu. Daha sonra çeşitli özel üniversitelerde öğretim üyeliği ve mütevelli heyeti üyeliği görevlerinden bulunan Prof. Dr. Ergüder, Bologna Magna Carta Akademik özgürlük ve kurumsal Özerklik Gözlemcilik Konseyi, AIESEC Türkiye Danışmanlar Yüksek Kurulu, Eğitim Reformu Girişimi Yönetim Kurulu ve Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüten Prof. Dr. Ergüder, aynı zamanda Aydın Doğan Vakfı ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi’dir.
Kadir Has Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti'nde yer alan isimler: Nuri Has, Can Has, Prof. Dr. Mustafa Aydın, Mehmet Germirli, Dr. Levent Bıçakcı, Prof. Dr. Yücel Yılmaz, Prof. Dr. M. Şükrü Hanioğlu, Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil, Londra Eski Büyükelçisi Ünal Çeviköz, Borusan Holding CEO'su Agah Uğur, Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Prof. Dr. Ayşe Soysal ve Prof. Dr. Üstün Ergüder olmak üzere 13 kişiden oluşuyor.
Son Güncelleme: Salı, 14 Haziran 2016 12:21
Gösterim: 1434
KTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden 3 öğrenci, geliştirdikleri "Seralarda toprağın nem ve sıcaklık bilgilerinin uzaktan takibi ile akıllı sulama sistemi" ile üreticilere sera içinde birçok işlemi bir arada sunuyor.
Proje danışmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Kahveci gözetiminde, son sınıf öğrencileri Mert Kolukırık, Ertuğrul Ustaömer ve Bilge Nur Taşdelen tarafından bitirme tezi olarak hazırlanan sistem, üreticilere adeta seraya sadece ekim ve hasat dönemlerinde girme imkanı tanıyarak, ürün verimliliğinin artırılmasına ve tarım ilacının kullanılmamasına da katkı sağlıyor. Proje yürütücüsü Mert Kolukırık, yaptığı açıklamada, seralarda bitkilerin büyümesi ve gelişmesi için uygun iklimin oluşmasının, sera içinde sıcaklık, bağıl nem, güneş ışınımı gibi değişkenlerin kontrol altına alınmasıyla sağlanacağını söyledi.
Sera içinde olması istenen iklimsel verilerin, sera dışındaki güneş, sıcaklık, yağmur gibi etkilerden dolayı sürekli değiştiğini de dile getiren Kolukırık, bu kapsamda oluşturdukları sistemin tam otomatik olarak çalıştığını belirtti.
Kolukırık, oluşturdukları sistemle sulama ve iklimlendirme yaptıklarına işaret ederek, "Akıllı sulamayı toprağın nem bilgilerine göre yapıyoruz. Toprak nemi istediğimiz seviyenin altındaysa sulama sistemimiz çalışıyor ve toprağa ozonlu su veriyoruz. Toprağa ozanlı su vermedeki amacımız toprağın minerallerini ve azotla olan ilişkisini maksimum düzeyde tutarak, çok daha verimli halde ürün yetiştirmek. Ayrıca iklimlendirme yapıyoruz. Onu da eğer sera ortamı çok sıcaksa ve istediğimiz değerin çok üzerindeyse, havalandırma sistemimiz çalışıyor. Havalandırma sistemimiz devreden çıktıktan sonra da sistemin yenilik unsuru olarak ozon jeneratörüyle ortama ozon veriyoruz."şeklinde konuştu
"Her bölgede her ürünü yetiştirmek için böyle bir sistem geliştirdik"
Ortama ozon vermedeki amaçlarının da zararlı parazitleri, mikroorganizmaları, haşereleri, tarım ilacı kullanmadan yok etmek olduğunu vurgulayan Kolukırık,"Bu şekilde tarım ilacı kullanmamış oluyoruz ve ürünler ve bitkiler için çok daha elverişli ortam hazırlıyoruz. Ayrıca ısıtma sistemimiz eğer sera ortamı çok soğuksa ki belli bir derecenin altındaysa bunu 10 derece olarak belirledik, ısıtma sistemimiz çalışıyor. Bunun dışında aydınlatma sistemimiz var. Bu aydınlatma sistemimiz karanlık havalarda bitkinin fotosentez yavaşlatma durumu olabiliyor, bu durumu engellemek ve bitkinin büyümesini hızlandırmak için aydınlatma sistemi ile mavi led döşedik."dedi.
Kolukırık, aydınlatma sisteminin mavi ledlerle çalıştığını belirterek, "Yaz aylarında da öğlen 12 ile 4 arasında güneş ışınlarının çok dik geldiği açılarda, seranın aşırı ısınması önlemek için gölgelendirme sistemimiz var. Bu sistemle perdeyi kapatarak güneş ışınlarının olumsuz etkilerini de önlemiş oluyoruz. Seranın bu şekilde aşırı ısınmasının da önüne geçmiş oluyoruz." dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
KTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden 3 öğrenci, geliştirdikleri "Seralarda toprağın nem ve sıcaklık bilgilerinin uzaktan takibi ile akıllı sulama sistemi" ile üreticilere sera içinde birçok işlemi bir arada sunuyor.
Proje danışmanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Kahveci gözetiminde, son sınıf öğrencileri Mert Kolukırık, Ertuğrul Ustaömer ve Bilge Nur Taşdelen tarafından bitirme tezi olarak hazırlanan sistem, üreticilere adeta seraya sadece ekim ve hasat dönemlerinde girme imkanı tanıyarak, ürün verimliliğinin artırılmasına ve tarım ilacının kullanılmamasına da katkı sağlıyor. Proje yürütücüsü Mert Kolukırık, yaptığı açıklamada, seralarda bitkilerin büyümesi ve gelişmesi için uygun iklimin oluşmasının, sera içinde sıcaklık, bağıl nem, güneş ışınımı gibi değişkenlerin kontrol altına alınmasıyla sağlanacağını söyledi.
Sera içinde olması istenen iklimsel verilerin, sera dışındaki güneş, sıcaklık, yağmur gibi etkilerden dolayı sürekli değiştiğini de dile getiren Kolukırık, bu kapsamda oluşturdukları sistemin tam otomatik olarak çalıştığını belirtti.
Kolukırık, oluşturdukları sistemle sulama ve iklimlendirme yaptıklarına işaret ederek, "Akıllı sulamayı toprağın nem bilgilerine göre yapıyoruz. Toprak nemi istediğimiz seviyenin altındaysa sulama sistemimiz çalışıyor ve toprağa ozonlu su veriyoruz. Toprağa ozanlı su vermedeki amacımız toprağın minerallerini ve azotla olan ilişkisini maksimum düzeyde tutarak, çok daha verimli halde ürün yetiştirmek. Ayrıca iklimlendirme yapıyoruz. Onu da eğer sera ortamı çok sıcaksa ve istediğimiz değerin çok üzerindeyse, havalandırma sistemimiz çalışıyor. Havalandırma sistemimiz devreden çıktıktan sonra da sistemin yenilik unsuru olarak ozon jeneratörüyle ortama ozon veriyoruz."şeklinde konuştu
"Her bölgede her ürünü yetiştirmek için böyle bir sistem geliştirdik"
Ortama ozon vermedeki amaçlarının da zararlı parazitleri, mikroorganizmaları, haşereleri, tarım ilacı kullanmadan yok etmek olduğunu vurgulayan Kolukırık,"Bu şekilde tarım ilacı kullanmamış oluyoruz ve ürünler ve bitkiler için çok daha elverişli ortam hazırlıyoruz. Ayrıca ısıtma sistemimiz eğer sera ortamı çok soğuksa ki belli bir derecenin altındaysa bunu 10 derece olarak belirledik, ısıtma sistemimiz çalışıyor. Bunun dışında aydınlatma sistemimiz var. Bu aydınlatma sistemimiz karanlık havalarda bitkinin fotosentez yavaşlatma durumu olabiliyor, bu durumu engellemek ve bitkinin büyümesini hızlandırmak için aydınlatma sistemi ile mavi led döşedik."dedi.
Kolukırık, aydınlatma sisteminin mavi ledlerle çalıştığını belirterek, "Yaz aylarında da öğlen 12 ile 4 arasında güneş ışınlarının çok dik geldiği açılarda, seranın aşırı ısınması önlemek için gölgelendirme sistemimiz var. Bu sistemle perdeyi kapatarak güneş ışınlarının olumsuz etkilerini de önlemiş oluyoruz. Seranın bu şekilde aşırı ısınmasının da önüne geçmiş oluyoruz." dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 13 Haziran 2016 11:30
Gösterim: 2113

