Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Işık Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü üyeleri, "Batıdan Doğuya Işık Projesi" kapsamında Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan bir ilkokulu tamir etti, eksiklerini giderdi, öğrencilere de çeşitli hediyeler verdi.
Işık Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü üyeleri, Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan bir ilkokulu baştan aşağıya yeniledi.
Kulüp üyesi 20 öğrenci, "Batıdan Doğuya Işık" adlı hazırladıkları proje kapsamında sponsor bağışları ve hazırladıkları ürünleri satarak elde ettikleri gelirle aldıkları malzemeleri Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan Porsuk Mahallesi'ndeki Göçmenler İlkokulu'na getirdi.
Okulun Atatürk büstünden sınıflara, tuvaletlerine kadar sıvası ve boyasını da yenileyen öğrenciler, kalan zamanlarda da öğrencilerle vakit geçirdi. Öğrencilere yönelik çeşitli etkinlikler de yapan üniversiteliler, birlikte fidan dikti, müzik dinletisi sundu. Okuldaki eksikleri gideren, tamirat yapan öğrenciler, çocuklara da çeşitli hediyeler verdi.
Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü Başkanı Enis Güreşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeyi tamamen kendi çabaları ile hazırladıklarını söyledi.
Proje çalışmalarına 5-6 ay önce başladıklarını, gerekli parayı karşılayabilmek için hazırladıkları ürünleri okulda sattıklarını anlatan Güreşoğlu, "Elde ettiğimiz para ile tadilat için gerekli malzemeleri aldık. Projenin amacı, yardıma ihtiyacı olan bir okulu yenilemek, aynı zamanda da çocuklarla vakit geçirmekti" dedi.
Çocuklara eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştıklarını dile getiren Güreşoğlu, "Burada boya badana, çatıda tadilat yaptık, tuvaletleri yeniledik. Kısaca gerekli her şeyi yapmaya çalıştık. Okulun eksikleri vardı, onları karşıladık. Kütüphane oluşturduk, projeksiyon cihazı hediye ettik. Çocuklara da hediyeler getirdik, anasınıfı için oyun alanı oluşturduk. Sınıfları yeniledik" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Işık Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü üyeleri, "Batıdan Doğuya Işık Projesi" kapsamında Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan bir ilkokulu tamir etti, eksiklerini giderdi, öğrencilere de çeşitli hediyeler verdi.
Işık Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü üyeleri, Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan bir ilkokulu baştan aşağıya yeniledi.
Kulüp üyesi 20 öğrenci, "Batıdan Doğuya Işık" adlı hazırladıkları proje kapsamında sponsor bağışları ve hazırladıkları ürünleri satarak elde ettikleri gelirle aldıkları malzemeleri Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan Porsuk Mahallesi'ndeki Göçmenler İlkokulu'na getirdi.
Okulun Atatürk büstünden sınıflara, tuvaletlerine kadar sıvası ve boyasını da yenileyen öğrenciler, kalan zamanlarda da öğrencilerle vakit geçirdi. Öğrencilere yönelik çeşitli etkinlikler de yapan üniversiteliler, birlikte fidan dikti, müzik dinletisi sundu. Okuldaki eksikleri gideren, tamirat yapan öğrenciler, çocuklara da çeşitli hediyeler verdi.
Sosyal Sorumluluk Projeleri Kulübü Başkanı Enis Güreşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeyi tamamen kendi çabaları ile hazırladıklarını söyledi.
Proje çalışmalarına 5-6 ay önce başladıklarını, gerekli parayı karşılayabilmek için hazırladıkları ürünleri okulda sattıklarını anlatan Güreşoğlu, "Elde ettiğimiz para ile tadilat için gerekli malzemeleri aldık. Projenin amacı, yardıma ihtiyacı olan bir okulu yenilemek, aynı zamanda da çocuklarla vakit geçirmekti" dedi.
Çocuklara eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştıklarını dile getiren Güreşoğlu, "Burada boya badana, çatıda tadilat yaptık, tuvaletleri yeniledik. Kısaca gerekli her şeyi yapmaya çalıştık. Okulun eksikleri vardı, onları karşıladık. Kütüphane oluşturduk, projeksiyon cihazı hediye ettik. Çocuklara da hediyeler getirdik, anasınıfı için oyun alanı oluşturduk. Sınıfları yeniledik" diye konuştu.
Son Güncelleme: Salı, 01 Aralık 2015 12:25
Gösterim: 2235
Berlin’de düzenlenen International Consultants for Education and Fairs’ta İzmir Üniversitesi hakkında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Mütevelli Heyet Başkanı Ali Rıza Doğanata, Türkiye’nin yabancı öğrenci potansiyelinin çok yüksek olduğunu söyledi.
Yabancı öğrencileri arasında pek çok Alman öğrenci bulunan İzmir Üniversitesi, Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenen International Consultants for Education and Fairs’ta (ICEF) tanıtıldı.
Fuarda öğrenciler ile bir araya gelen İzmir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Rıza Doğanata, sınırların belirsizleştiği dünyada öğrencilerin istediği eğitimi, hayal ettiği ülkede alma şansına sahip olduğu belirtti ve “Akademik, sosyal, kültürel ve sportif zenginlikleri ile Türkiye daha çok yabancı öğrenci için çekim merkezi olmalı. Bu durum, Türkiye’nin gelecekteki ekonomik, bilimsel ve sosyal alanda daha başarılı olması için de elzemdir” değerlendirmesinde bulundu.
İlginin İzmir Üniversitesi’nin özellikle İngilizce eğitim veren bölümlerinde toplandığı ifade eden Uluslararası İlişkiler Ofisi Sorumlusu Asli Tanrıöğen ise yaklaşık 100 ajans ile bir araya geldiklerini ve 48’i ile anlaşma imzaladıklarını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Berlin’de düzenlenen International Consultants for Education and Fairs’ta İzmir Üniversitesi hakkında öğrencilerin sorularını yanıtlayan Mütevelli Heyet Başkanı Ali Rıza Doğanata, Türkiye’nin yabancı öğrenci potansiyelinin çok yüksek olduğunu söyledi.
Yabancı öğrencileri arasında pek çok Alman öğrenci bulunan İzmir Üniversitesi, Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenen International Consultants for Education and Fairs’ta (ICEF) tanıtıldı.
Fuarda öğrenciler ile bir araya gelen İzmir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Rıza Doğanata, sınırların belirsizleştiği dünyada öğrencilerin istediği eğitimi, hayal ettiği ülkede alma şansına sahip olduğu belirtti ve “Akademik, sosyal, kültürel ve sportif zenginlikleri ile Türkiye daha çok yabancı öğrenci için çekim merkezi olmalı. Bu durum, Türkiye’nin gelecekteki ekonomik, bilimsel ve sosyal alanda daha başarılı olması için de elzemdir” değerlendirmesinde bulundu.
İlginin İzmir Üniversitesi’nin özellikle İngilizce eğitim veren bölümlerinde toplandığı ifade eden Uluslararası İlişkiler Ofisi Sorumlusu Asli Tanrıöğen ise yaklaşık 100 ajans ile bir araya geldiklerini ve 48’i ile anlaşma imzaladıklarını söyledi.
Son Güncelleme: Salı, 01 Aralık 2015 11:10
Gösterim: 1564
İTÜ Çekirdek, UBI Global endeksi tarafından Avrupa’nın en iyi 8., dünyanın ise en iyi 18. kuluçka merkezi seçildi. İTÜ Çekirdek, böylece Türkiye’den endekse girmeye hak kazanan ilk kuluçka merkezi oldu.
İTÜ Çekirdek, dünyadaki lider üniversitelerin girişimcilik kuluçka merkezlerini karşılaştıran ve sıralayan uluslararası UBI Global endeksi tarafından Avrupa’nın en iyi 8., dünyanın ise en iyi 18. kuluçka merkezi seçildi. Endeksin üst sıralarında yer alan İTÜ Çekirdek, Avrupa’dan 117, dünyadan 220 kuluçka merkezinin bağımsız uzmanlarca değerlendirilmesi sonucunda Türkiye’den endekse girmeye hak kazanan ilk kuluçka merkezi oldu.
İTU ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan, İTÜ Çekirdek’in artık bir kuluçka merkezi olmanın da ötesine işler yaptığının altını çizerken, elde edilen başarıyla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: “İTÜ ARI Teknokent bünyesinde 2012 yılında faaliyete geçen İTÜ Çekirdek, üç yılda girişimcilere 7 milyon TL’yi aşkın katkı sağladı. İTÜ Çekirdek ticarileştirilebilir bir teknoloji fikri ya da girişim projesi olan her yaştan girişimcilere açık. Öte yandan otomotiv, bulut bilişim gibi büyük potansiyele sahip sektörlere yönelik özel kategoriler açarak da genç zihinlerin katkılarını öncelikli sektörlere yönlendiriyoruz. İstanbul Sanayi Odası, Otomotiv İhracatçıları Birliği, IBM, Microsoft ve Elginkan Vakfı gibi 40’ı aşkın ulusal ve uluslararası stratejik paydaşımızla, İstanbul’u ‘dünya girişimcilik haritasına’ koymaya çalışıyoruz. İTÜ Çekirdek’in UBI Global tarafından hem Avrupa’nın hem de dünyanın en iyi kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterilmesi, doğru yola olduğumuzun en güzel kanıtı.”
İTU ARI Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Doç.Dr. Deniz Tunçalp ise İTÜ Çekirdek sürecinde girişimcilerin 11 hafta ve 150 saati kapsayan iş modeli geliştirme kampına girdiğini ve 150’yi aşkın gönüllü mentordan günlerce teke tek danışmanlık aldığını belirterek, uluslararası arenada bu büyük başarıya imza atmalarına yol açan sistem hakkında şu bilgileri verdi: “Dünyanın lider üniversitelerinde ve girişimcilik merkezlerinde kullanılan iş modeli yöntem ve içeriklerinin yerel koşul ve ihtiyaçlara uyumlandırdığımız bize özel bir şeklini kullanıyor ve bunu sürekli geliştiriyoruz. İTÜ Çekirdek’e kabul edilen girişimciler ön kuluçka merkezimizde ortak ofis ve laboratuvar imkanlarından faydalanırken eşzamanlı olarak Hızlandırma Programı kapsamındaki eğitim ve mentorluklarla projelerini geliştiriyor. Böylelikle ticari hayata uygulanabilir teknoloji tabanlı projeler İTÜ Çekirdek’te büyüme imkanı buluyor. Bu yılın sadece ilk 9 ayında tüm Türkiye’den 3.900’den fazla başvuruyu değerlendirip, en iyi 260’ını belirli aşamalara kadar eğitip destekleme imkanımız oldu. Bunların en iyi 20’si de 14 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü'nde düzenlediğimiz Big Bang etkinliğinde yatırımcılarla ve diğer girişimcilerle buluşarak geleceğin çığır açıcı şirketleri olma adına ilk adımı attı.”
İyi kuluçka merkezlerinden uzun soluklu girişimciler çıkıyor
UBI Global’in değerlendirme süreci, dünyanın dört bir yanından kuluçka merkezlerini geliştirmeyi, en iyileri belirlemeyi ve aralarında iş ağını geliştirmeyi hedefliyor. Değerlendirme sonucunun açıklandığı etkinlikler kapsamında dünyanın dört bir yanından kuluçka merkezi yöneticileri sunumlar, örnek hikayeler ve analizlerle küresel girişimcilik ekosisteminin gelişimine destek oluyor.
UBI Global değerlendirmesi ayrıca ilginç verileri de içeriyor. Başvuruda bulunan kuluçka merkezler içerisinde önde gelen sektör yüzde 35 oranında bilişim teknolojileri olarak dikkat çekiyor. En başarılı kuluçka merkezilerinden çıkan girişimlerin “hayatta kalarak” işe devam etme oranı, ortalama kuluçka merkezlerinden çıkan girişimlere göre yaklaşık yüzde 20 daha fazla. En başarılı kuluçka merkezleri, bünyelerinde bulunan girişimcilerin en az yüzde 81’ine kaynak sağlayabiliyor. Ortalama kuluçka merkezlerinde ise bu oran ancak yüzde 48’te kalıyor.
İTÜ Çekirdek Süreci
İTÜ Çekirdek ön kuluçka aşamasına kabul edilen girişimciler İTÜ Çekirdek’in tüm imkanlarından bir sene boyunca ücretsiz yararlanabiliyor. Bu süre sonunda en başarılı projeler İTÜ Big Bang adı verilen ödül etkinliğinde jüri karşısında çıkıyor ve seçilen girişimciler ödül parasını paylaşıyor. Girişimcilere şu ana kadar 7 milyon TL’yi aşan katkı sağlayan İTÜ Çekirdek içerisinde 3 senede toplam 23 firma kuruldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İTÜ Çekirdek, UBI Global endeksi tarafından Avrupa’nın en iyi 8., dünyanın ise en iyi 18. kuluçka merkezi seçildi. İTÜ Çekirdek, böylece Türkiye’den endekse girmeye hak kazanan ilk kuluçka merkezi oldu.
İTÜ Çekirdek, dünyadaki lider üniversitelerin girişimcilik kuluçka merkezlerini karşılaştıran ve sıralayan uluslararası UBI Global endeksi tarafından Avrupa’nın en iyi 8., dünyanın ise en iyi 18. kuluçka merkezi seçildi. Endeksin üst sıralarında yer alan İTÜ Çekirdek, Avrupa’dan 117, dünyadan 220 kuluçka merkezinin bağımsız uzmanlarca değerlendirilmesi sonucunda Türkiye’den endekse girmeye hak kazanan ilk kuluçka merkezi oldu.
İTU ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan, İTÜ Çekirdek’in artık bir kuluçka merkezi olmanın da ötesine işler yaptığının altını çizerken, elde edilen başarıyla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: “İTÜ ARI Teknokent bünyesinde 2012 yılında faaliyete geçen İTÜ Çekirdek, üç yılda girişimcilere 7 milyon TL’yi aşkın katkı sağladı. İTÜ Çekirdek ticarileştirilebilir bir teknoloji fikri ya da girişim projesi olan her yaştan girişimcilere açık. Öte yandan otomotiv, bulut bilişim gibi büyük potansiyele sahip sektörlere yönelik özel kategoriler açarak da genç zihinlerin katkılarını öncelikli sektörlere yönlendiriyoruz. İstanbul Sanayi Odası, Otomotiv İhracatçıları Birliği, IBM, Microsoft ve Elginkan Vakfı gibi 40’ı aşkın ulusal ve uluslararası stratejik paydaşımızla, İstanbul’u ‘dünya girişimcilik haritasına’ koymaya çalışıyoruz. İTÜ Çekirdek’in UBI Global tarafından hem Avrupa’nın hem de dünyanın en iyi kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterilmesi, doğru yola olduğumuzun en güzel kanıtı.”
İTU ARI Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Doç.Dr. Deniz Tunçalp ise İTÜ Çekirdek sürecinde girişimcilerin 11 hafta ve 150 saati kapsayan iş modeli geliştirme kampına girdiğini ve 150’yi aşkın gönüllü mentordan günlerce teke tek danışmanlık aldığını belirterek, uluslararası arenada bu büyük başarıya imza atmalarına yol açan sistem hakkında şu bilgileri verdi: “Dünyanın lider üniversitelerinde ve girişimcilik merkezlerinde kullanılan iş modeli yöntem ve içeriklerinin yerel koşul ve ihtiyaçlara uyumlandırdığımız bize özel bir şeklini kullanıyor ve bunu sürekli geliştiriyoruz. İTÜ Çekirdek’e kabul edilen girişimciler ön kuluçka merkezimizde ortak ofis ve laboratuvar imkanlarından faydalanırken eşzamanlı olarak Hızlandırma Programı kapsamındaki eğitim ve mentorluklarla projelerini geliştiriyor. Böylelikle ticari hayata uygulanabilir teknoloji tabanlı projeler İTÜ Çekirdek’te büyüme imkanı buluyor. Bu yılın sadece ilk 9 ayında tüm Türkiye’den 3.900’den fazla başvuruyu değerlendirip, en iyi 260’ını belirli aşamalara kadar eğitip destekleme imkanımız oldu. Bunların en iyi 20’si de 14 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü'nde düzenlediğimiz Big Bang etkinliğinde yatırımcılarla ve diğer girişimcilerle buluşarak geleceğin çığır açıcı şirketleri olma adına ilk adımı attı.”
İyi kuluçka merkezlerinden uzun soluklu girişimciler çıkıyor
UBI Global’in değerlendirme süreci, dünyanın dört bir yanından kuluçka merkezlerini geliştirmeyi, en iyileri belirlemeyi ve aralarında iş ağını geliştirmeyi hedefliyor. Değerlendirme sonucunun açıklandığı etkinlikler kapsamında dünyanın dört bir yanından kuluçka merkezi yöneticileri sunumlar, örnek hikayeler ve analizlerle küresel girişimcilik ekosisteminin gelişimine destek oluyor.
UBI Global değerlendirmesi ayrıca ilginç verileri de içeriyor. Başvuruda bulunan kuluçka merkezler içerisinde önde gelen sektör yüzde 35 oranında bilişim teknolojileri olarak dikkat çekiyor. En başarılı kuluçka merkezilerinden çıkan girişimlerin “hayatta kalarak” işe devam etme oranı, ortalama kuluçka merkezlerinden çıkan girişimlere göre yaklaşık yüzde 20 daha fazla. En başarılı kuluçka merkezleri, bünyelerinde bulunan girişimcilerin en az yüzde 81’ine kaynak sağlayabiliyor. Ortalama kuluçka merkezlerinde ise bu oran ancak yüzde 48’te kalıyor.
İTÜ Çekirdek Süreci
İTÜ Çekirdek ön kuluçka aşamasına kabul edilen girişimciler İTÜ Çekirdek’in tüm imkanlarından bir sene boyunca ücretsiz yararlanabiliyor. Bu süre sonunda en başarılı projeler İTÜ Big Bang adı verilen ödül etkinliğinde jüri karşısında çıkıyor ve seçilen girişimciler ödül parasını paylaşıyor. Girişimcilere şu ana kadar 7 milyon TL’yi aşan katkı sağlayan İTÜ Çekirdek içerisinde 3 senede toplam 23 firma kuruldu.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Kasım 2015 12:38
Gösterim: 1791
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Hatiboğlu, denetimlerde bazı vakıf üniversitelerinde usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişikliğe gidildiğini bildirdi.
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Komisyonu Yürütücüsü Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu, Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 11. Maddesi'nde, 19 Kasım 2014'te Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile bazı düzenlemeler gerçekleştirildiğini belirtti.
Az sayıda olsa da bazı vakıf üniversitelerinde, mali suç sayılabilecek, açıklanamayan hesap hareketlerinin tespit edildiğine dikkati çeken Hatiboğlu, uygunsuz birçok kaynak aktarımı örneğinin ortaya çıkarıldığı halde mevzuatta tanımı ve karşılığı bulunmadığı için müeyyidesiz kaldığını bildirdi.
Bazı vakıf üniversitelerinin, kurucu vakfın mütevelli heyetinin değiştirilmesiyle kolayca alınıp satılmaya başlandığının görüldüğüne işaret eden Hatiboğlu, "Bu durumdan bilim hayatımıza katkı sağlayan ve işini doğru ve düzgün yapan pek çok vakıf üniversitemiz de bizler kadar şikayetçi idi. YÖK’e bu gidişattan duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlardı. Biz bunun üzerine yönetmelik taslağını hazırladık ve askıya çıkararak başta vakıf yükseköğretim kurumları olmak üzere tüm akademik camianın görüşlerine sunduk" dedi.
Hatipoğlu, taslağa ilişkin başta vakıf yükseköğretim kurumları olmak üzere, öğretim üyeleri, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarının eleştiri ve önerilerinin tek tek değerlendirildiğini ve taslak üzerinde pek çok değişiklik yapıldığını belirterek, "Bu yönetmelik değişikliğimiz, bazı çevrelerce iddia edildiği üzere herhangi bir senaryoya dayanmamaktadır" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Hatiboğlu, denetimlerde bazı vakıf üniversitelerinde usulsüzlükler tespit edilmesi üzerine Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişikliğe gidildiğini bildirdi.
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Komisyonu Yürütücüsü Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu, Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 11. Maddesi'nde, 19 Kasım 2014'te Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile bazı düzenlemeler gerçekleştirildiğini belirtti.
Az sayıda olsa da bazı vakıf üniversitelerinde, mali suç sayılabilecek, açıklanamayan hesap hareketlerinin tespit edildiğine dikkati çeken Hatiboğlu, uygunsuz birçok kaynak aktarımı örneğinin ortaya çıkarıldığı halde mevzuatta tanımı ve karşılığı bulunmadığı için müeyyidesiz kaldığını bildirdi.
Bazı vakıf üniversitelerinin, kurucu vakfın mütevelli heyetinin değiştirilmesiyle kolayca alınıp satılmaya başlandığının görüldüğüne işaret eden Hatiboğlu, "Bu durumdan bilim hayatımıza katkı sağlayan ve işini doğru ve düzgün yapan pek çok vakıf üniversitemiz de bizler kadar şikayetçi idi. YÖK’e bu gidişattan duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlardı. Biz bunun üzerine yönetmelik taslağını hazırladık ve askıya çıkararak başta vakıf yükseköğretim kurumları olmak üzere tüm akademik camianın görüşlerine sunduk" dedi.
Hatipoğlu, taslağa ilişkin başta vakıf yükseköğretim kurumları olmak üzere, öğretim üyeleri, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarının eleştiri ve önerilerinin tek tek değerlendirildiğini ve taslak üzerinde pek çok değişiklik yapıldığını belirterek, "Bu yönetmelik değişikliğimiz, bazı çevrelerce iddia edildiği üzere herhangi bir senaryoya dayanmamaktadır" dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Kasım 2015 10:03
Gösterim: 1579
Türk Eğitim Derneği’nin eğitim alanındaki 87 yıllık birikimlerini örnek almış bir üniversite olarak ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda var olan eksikliklerin bilincinde olduklarını belirten TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Olkun, bu bilinç ile toplumun gelişimi ve değişiminde bireysel sorumluluk alan ve farklılık yaratma kültürüne sahip örnek öğretmenler yetiştirmeyi hedeflediklerini söylüyor.
TEDÜ Eğitim Fakültesi, öğrencilerinin daha olgun ve daha bilgili bir seçim yapabilmeleri için ortak programa öğrenci alıyor ve öğrenciler hazırlık sınıfı ile birlikte 2 yıl sonra meslek seçimi yapma olanağına kavuşuyor. Maliyeti göze alarak bir sınıfta en fazla 30 öğrencinin bulunmasını sağladıklarını söyleyen Prof. Dr. Sinan Olkun, “Böylece azaltılmış sınıf mevcutları ile hem öğrencilerin aktif öğrenme yapabilme şansını hem de öğretim üyesi öğrenci diyaloğu şansını artırıyoruz. TEDÜ Eğitim Fakültesi mesleğini seven, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş, özgüveni yüksek aynı zamanda donanımlı öğretmen adayları yetiştirmektedir. Bu konuda ileri ülkelerle yarıştığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz” diyor.
TEDÜ Eğitim Fakültesi hakkında bilgi alabilir miyiz? Fakültenizdeki öğrenci ve öğretim üyesi sayısı ne kadar?
TED Üniversitesi, 7 Temmuz, 2009 tarihinde Türk Eğitim Derneği tarafından kurulan, Türk Eğitim Derneği Yükseköğrenim Vakfı’na (TEDYÜV) bağlı bir üniversitedir. 2012-2013 akademik yılında alınan 320 öğrencisi ile eğitime başlamıştır. TED Üniversitesi’nde eğitim dili İngilizce’dir. Eğitim Fakültesi 2015 Ekim ayı itibariyle 12’si tam zamanlı, 12’si yarım zamanlı olmak üzere toplam 24 öğretim üyesiyle ve 4 programda okuyan toplam 355 öğrenci ile eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir.
Fakülteniz bünyesinde hangi bölümler yer alıyor ve bu bölümler içinde en çok hangi bölümünüz rağbet görüyor?
Eğitim Fakültemizde 3 bölüm ve bunlara bağlı 4 lisans programı bulunmaktadır. İlköğretim Bölümü’nde Okul Öncesi Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği programları, Eğitim Bilimleri Bölümü’nde Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı, Yabancı Dilleri Eğitimi Bölümü’nde ise İngiliz Dili Eğitimi lisans programı bulunmaktadır. Bütün programlarımıza ait kontenjanlar her yıl dolmaktadır.
TED Üniversitesi olarak eğitim fakültenizi nasıl yapılandırıyorsunuz?
Üniversitemiz genelinde olduğu gibi Eğitim Fakültesi’nde de öğrenciler ilk yıl ortak programa kayıt olurlar. İlk yıl genel kültür ve sanat derslerinin yanı sıra seçecekleri program ile ilgili meslek alanlarını tanımaları için mesleki giriş dersleri alırlar https://edmedicom.com. Eğitim alanına giriş derslerinde çeşitli eğitim kurumlarına yapılan gezi ve gözlem ziyaretleri ile seçecekleri meslekleri doğal koşullarında tanıma olanağı bulurlar. Hazırlık ve bir yıllık ortak eğitimden sonra istedikleri lisans programında öğrenimlerine devam ederler. Başka hiç bir eğitim fakültesinde olmayan bu olanak sayesinde öğrenciler meslek seçimlerini daha olgun ve bilinçli bir şekilde yapma olanağı bulurlar.
TÜM DERSLER %100 İNGİLİZCE SUNULUYOR
Geleceğin öğretmenlerini hazırlarken hangi modelleri uyguluyorsunuz ve onlara hangi olanakları sunuyorsunuz?
TED Üniversitesi öğrencilerini bir dünya vatandaşı olarak yetiştirmek istemektedir. Bu nedenle yoğun ve oldukça kaliteli bir İngilizce hazırlık programından sonra 4 yıllık programdaki tüm dersleri %100 İngilizce sunar. Öğrencilerinin bir yandan güncel ve nitelikli kaynaklardan yararlanarak eğitim almasını sağlarken diğer yandan onlara İngilizce mesleki-bilimsel terminolojiyi de öğrenme olanağı sunmaktadır. Böylece mesleğini dünyanın her yerinde yapabilecek eğitimciler yetiştirmeyi hedeflemektedir.
İngilizce hazırlık okunması ve derslerin İngilizce yapılması sayesinde öğrencilerin ERASMUS değişim programlarında daha çok ve daha nitelikli seçenekler bulabilmesi söz konusu olmaktadır. Böylece mezunlarımız, akademik patikayı takip etmeleri durumunda gerek yabancı dilleri gerekse bilimsel-kuramsal altyapıları açısından başkalarından daha avantajlı durumda olacaklardır. TED Üniversitesi genel olarak bir programda okuyan öğrencilerin başka programlardan da ders alabilmelerini ve kendilerini çok yönlü geliştirebilmelerini önemsemektedir. Bu nedenle çift anadal, yandal ve ekdal gibi diplomaya dönük olanakların yanında serbest seçmeli dersler yoluyla öğrencinin farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini kullanarak kendilerini geliştirebilmeleri olanağını sunmaktadır.
Öğrencilerinize sunduğunuz staj imkanlarından bahsedebilir misiniz?
TEDÜ Eğitim Fakültesi, eğitimin hem bilim hem de sanat olduğu inancıyla öğrencilerinin kuram ve uygulamayı bir arada alarak yetişmelerini hedeflemektedir. Beceriye dayalı mesleklerin yaparak, yaşayarak öğrenilebilindiğinin bilinciyle öğrencilerine birbirinden çok farklı ortamları olan kamu ve özel okullarda uygulama yapma olanağı sunmaktadır. Ayrıca bu uygulamaların saatleri de artırılmış olup öğrencinin meslek yaşamına diğerlerinden birkaç adım önde başlaması hedeflenmiştir.
EĞİTİMDE TEKNOLOJİDEN FAYDALANIYORUZ
Öğrencilerinizin teknoloji konusundaki gelişimlerine katkı sağlamak için hangi çalışmaları gerçekleştiriyorsunuz?
TED Üniversitesi genel olarak derslerin sınıf-laboratuvar kullanılarak yapılmasını hedeflemektedir. Örneğin; öğrencilerimiz matematiği sadece tahtada ders anlatan bir öğretmenden değil, somut araçları, videoları, resimleri, çizimleri ve bilgisayar yazılımlarını kullanarak da öğrenmektedirler. Böylece öğrenciler, anlamayı kolaylaştıran, anlamı zenginleştiren ders araç ve gereçleri ile güncel teknolojileri de kullanma olanağı bulmaktadırlar.
Ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştiremediğimiz şeklinde eleştiriler var. Nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda sizin yaptığınız çalışmalar nelerdir?
Türk Eğitim Derneği’nin eğitim alanındaki 87 yıllık birikimini örnek almış bir üniversite olarak ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda var olan eksikliklerin bilincindeyiz. Bu bilinç ile TEDÜ Eğitim Fakültesi’nde toplumun gelişimi ve değişiminde bireysel sorumluluk alan ve farklılık yaratma kültürüne sahip örnek öğretmenler yetiştirmeyi hedeflemektedir. TEDÜ Eğitim Fakültesi, öncelikle öğrencilerinin daha olgun ve daha bilgili bir seçim yapabilmeleri için ortak programa öğrenci almakta ve öğrenciler hazırlık sınıfı ile birlikte 2 yıl sonra meslek seçimi yapma olanağına kavuşmaktadır. Maliyeti göze alarak bir sınıfta en fazla 30 öğrenci bulunmasını sağlanmaktadır. Böylece azaltılmış sınıf mevcutları ile hem öğrencilerin aktif öğrenme yapabilme şansını hem de öğretim üyesi öğrenci diyaloğu şansını arttırıyoruz. TEDÜ Eğitim Fakültesi mesleğini seven, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş, özgüveni yüksek aynı zamanda donanımlı öğretmen adayları yetiştirmektedir. Bu konuda ileri ülkelerle yarıştığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.
MESLEĞİNİ HEM BİLEN HEM DE SEVEN ÖĞRETMENLER İSTENİYOR
TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi bireyin ilgi ve ihtiyaçları ile toplumun beklentileri arasında bir denge kurmayı hedeflemektedir. Bu anlamda, eğitim kurumlarının beklentilerini karşılamak toplumsal yararın artırılması amacına hizmet etmektedir. Eğitim kurumlarının öncelikle mesleğini hem bilen hem de seven öğretmenler istediklerini biliyoruz. Bu nedenle bir yandan öğrencilerimizin eğitimci niteliklerini geliştirirken aynı zamanda onların meslek motivasyonlarını da artırmaya çalışıyoruz. Bilinçli bir meslek seçimi yapabilmenin bunda çok büyük bir payı olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerimizin hiçbir kısıtlama olmadan ve sadece kendi ilgi, ihtiyaç, yetenek ve beklentileri ile mesleğin güncel gerçeklerini dikkate alarak kendileri için en uygun tercihi yapabilmelerini sağlıyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Türk Eğitim Derneği’nin eğitim alanındaki 87 yıllık birikimlerini örnek almış bir üniversite olarak ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda var olan eksikliklerin bilincinde olduklarını belirten TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Olkun, bu bilinç ile toplumun gelişimi ve değişiminde bireysel sorumluluk alan ve farklılık yaratma kültürüne sahip örnek öğretmenler yetiştirmeyi hedeflediklerini söylüyor.
TEDÜ Eğitim Fakültesi, öğrencilerinin daha olgun ve daha bilgili bir seçim yapabilmeleri için ortak programa öğrenci alıyor ve öğrenciler hazırlık sınıfı ile birlikte 2 yıl sonra meslek seçimi yapma olanağına kavuşuyor. Maliyeti göze alarak bir sınıfta en fazla 30 öğrencinin bulunmasını sağladıklarını söyleyen Prof. Dr. Sinan Olkun, “Böylece azaltılmış sınıf mevcutları ile hem öğrencilerin aktif öğrenme yapabilme şansını hem de öğretim üyesi öğrenci diyaloğu şansını artırıyoruz. TEDÜ Eğitim Fakültesi mesleğini seven, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş, özgüveni yüksek aynı zamanda donanımlı öğretmen adayları yetiştirmektedir. Bu konuda ileri ülkelerle yarıştığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz” diyor.
TEDÜ Eğitim Fakültesi hakkında bilgi alabilir miyiz? Fakültenizdeki öğrenci ve öğretim üyesi sayısı ne kadar?
TED Üniversitesi, 7 Temmuz, 2009 tarihinde Türk Eğitim Derneği tarafından kurulan, Türk Eğitim Derneği Yükseköğrenim Vakfı’na (TEDYÜV) bağlı bir üniversitedir. 2012-2013 akademik yılında alınan 320 öğrencisi ile eğitime başlamıştır. TED Üniversitesi’nde eğitim dili İngilizce’dir. Eğitim Fakültesi 2015 Ekim ayı itibariyle 12’si tam zamanlı, 12’si yarım zamanlı olmak üzere toplam 24 öğretim üyesiyle ve 4 programda okuyan toplam 355 öğrenci ile eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir.
Fakülteniz bünyesinde hangi bölümler yer alıyor ve bu bölümler içinde en çok hangi bölümünüz rağbet görüyor?
Eğitim Fakültemizde 3 bölüm ve bunlara bağlı 4 lisans programı bulunmaktadır. İlköğretim Bölümü’nde Okul Öncesi Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği programları, Eğitim Bilimleri Bölümü’nde Psikolojik Danışma ve Rehberlik programı, Yabancı Dilleri Eğitimi Bölümü’nde ise İngiliz Dili Eğitimi lisans programı bulunmaktadır. Bütün programlarımıza ait kontenjanlar her yıl dolmaktadır.
TED Üniversitesi olarak eğitim fakültenizi nasıl yapılandırıyorsunuz?
Üniversitemiz genelinde olduğu gibi Eğitim Fakültesi’nde de öğrenciler ilk yıl ortak programa kayıt olurlar. İlk yıl genel kültür ve sanat derslerinin yanı sıra seçecekleri program ile ilgili meslek alanlarını tanımaları için mesleki giriş dersleri alırlar https://edmedicom.com. Eğitim alanına giriş derslerinde çeşitli eğitim kurumlarına yapılan gezi ve gözlem ziyaretleri ile seçecekleri meslekleri doğal koşullarında tanıma olanağı bulurlar. Hazırlık ve bir yıllık ortak eğitimden sonra istedikleri lisans programında öğrenimlerine devam ederler. Başka hiç bir eğitim fakültesinde olmayan bu olanak sayesinde öğrenciler meslek seçimlerini daha olgun ve bilinçli bir şekilde yapma olanağı bulurlar.
TÜM DERSLER %100 İNGİLİZCE SUNULUYOR
Geleceğin öğretmenlerini hazırlarken hangi modelleri uyguluyorsunuz ve onlara hangi olanakları sunuyorsunuz?
TED Üniversitesi öğrencilerini bir dünya vatandaşı olarak yetiştirmek istemektedir. Bu nedenle yoğun ve oldukça kaliteli bir İngilizce hazırlık programından sonra 4 yıllık programdaki tüm dersleri %100 İngilizce sunar. Öğrencilerinin bir yandan güncel ve nitelikli kaynaklardan yararlanarak eğitim almasını sağlarken diğer yandan onlara İngilizce mesleki-bilimsel terminolojiyi de öğrenme olanağı sunmaktadır. Böylece mesleğini dünyanın her yerinde yapabilecek eğitimciler yetiştirmeyi hedeflemektedir.
İngilizce hazırlık okunması ve derslerin İngilizce yapılması sayesinde öğrencilerin ERASMUS değişim programlarında daha çok ve daha nitelikli seçenekler bulabilmesi söz konusu olmaktadır. Böylece mezunlarımız, akademik patikayı takip etmeleri durumunda gerek yabancı dilleri gerekse bilimsel-kuramsal altyapıları açısından başkalarından daha avantajlı durumda olacaklardır. TED Üniversitesi genel olarak bir programda okuyan öğrencilerin başka programlardan da ders alabilmelerini ve kendilerini çok yönlü geliştirebilmelerini önemsemektedir. Bu nedenle çift anadal, yandal ve ekdal gibi diplomaya dönük olanakların yanında serbest seçmeli dersler yoluyla öğrencinin farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini kullanarak kendilerini geliştirebilmeleri olanağını sunmaktadır.
Öğrencilerinize sunduğunuz staj imkanlarından bahsedebilir misiniz?
TEDÜ Eğitim Fakültesi, eğitimin hem bilim hem de sanat olduğu inancıyla öğrencilerinin kuram ve uygulamayı bir arada alarak yetişmelerini hedeflemektedir. Beceriye dayalı mesleklerin yaparak, yaşayarak öğrenilebilindiğinin bilinciyle öğrencilerine birbirinden çok farklı ortamları olan kamu ve özel okullarda uygulama yapma olanağı sunmaktadır. Ayrıca bu uygulamaların saatleri de artırılmış olup öğrencinin meslek yaşamına diğerlerinden birkaç adım önde başlaması hedeflenmiştir.
EĞİTİMDE TEKNOLOJİDEN FAYDALANIYORUZ
Öğrencilerinizin teknoloji konusundaki gelişimlerine katkı sağlamak için hangi çalışmaları gerçekleştiriyorsunuz?
TED Üniversitesi genel olarak derslerin sınıf-laboratuvar kullanılarak yapılmasını hedeflemektedir. Örneğin; öğrencilerimiz matematiği sadece tahtada ders anlatan bir öğretmenden değil, somut araçları, videoları, resimleri, çizimleri ve bilgisayar yazılımlarını kullanarak da öğrenmektedirler. Böylece öğrenciler, anlamayı kolaylaştıran, anlamı zenginleştiren ders araç ve gereçleri ile güncel teknolojileri de kullanma olanağı bulmaktadırlar.
Ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştiremediğimiz şeklinde eleştiriler var. Nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda sizin yaptığınız çalışmalar nelerdir?
Türk Eğitim Derneği’nin eğitim alanındaki 87 yıllık birikimini örnek almış bir üniversite olarak ülkemizde nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda var olan eksikliklerin bilincindeyiz. Bu bilinç ile TEDÜ Eğitim Fakültesi’nde toplumun gelişimi ve değişiminde bireysel sorumluluk alan ve farklılık yaratma kültürüne sahip örnek öğretmenler yetiştirmeyi hedeflemektedir. TEDÜ Eğitim Fakültesi, öncelikle öğrencilerinin daha olgun ve daha bilgili bir seçim yapabilmeleri için ortak programa öğrenci almakta ve öğrenciler hazırlık sınıfı ile birlikte 2 yıl sonra meslek seçimi yapma olanağına kavuşmaktadır. Maliyeti göze alarak bir sınıfta en fazla 30 öğrenci bulunmasını sağlanmaktadır. Böylece azaltılmış sınıf mevcutları ile hem öğrencilerin aktif öğrenme yapabilme şansını hem de öğretim üyesi öğrenci diyaloğu şansını arttırıyoruz. TEDÜ Eğitim Fakültesi mesleğini seven, yaşam boyu öğrenmeyi ilke edinmiş, özgüveni yüksek aynı zamanda donanımlı öğretmen adayları yetiştirmektedir. Bu konuda ileri ülkelerle yarıştığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.
MESLEĞİNİ HEM BİLEN HEM DE SEVEN ÖĞRETMENLER İSTENİYOR
TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi bireyin ilgi ve ihtiyaçları ile toplumun beklentileri arasında bir denge kurmayı hedeflemektedir. Bu anlamda, eğitim kurumlarının beklentilerini karşılamak toplumsal yararın artırılması amacına hizmet etmektedir. Eğitim kurumlarının öncelikle mesleğini hem bilen hem de seven öğretmenler istediklerini biliyoruz. Bu nedenle bir yandan öğrencilerimizin eğitimci niteliklerini geliştirirken aynı zamanda onların meslek motivasyonlarını da artırmaya çalışıyoruz. Bilinçli bir meslek seçimi yapabilmenin bunda çok büyük bir payı olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerimizin hiçbir kısıtlama olmadan ve sadece kendi ilgi, ihtiyaç, yetenek ve beklentileri ile mesleğin güncel gerçeklerini dikkate alarak kendileri için en uygun tercihi yapabilmelerini sağlıyoruz.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Kasım 2015 12:28
Gösterim: 2827

