Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından üçüncü kez gerçekleştirilen teknoparkların “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) 2014 Performans Endeksi”ne göre ODTÜ TEKNOKENT üst üste dördüncü kez birinci oldu.

odtu teknokent birinciBilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilk kez 2011 yılında gerçekleştirilen “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi” sıralamasında birinci olan ODTÜ TEKNOKENT, 2014 yılı verilerinin kıyaslandığı son endekse göre de birinci oldu. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’ne katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın açıkladığı sonuçlara göre, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri 2014 Performans Endeksi Sonuçları”na göre ODTÜ TEKNOKENT 67,21 puanla birinci oldu.

Törende yaptığı konuşmasında teknokentlerin performanslarına ilişkin bilgi veren Bakan Işık, “Bugün 41 farklı şehrimizde teknoloji geliştirme bölgeleri kurulmuş durumdadır. Bir başka deyişle, her iki şehrimizden birinde teknopark kurulmuş durumdadır. Bu rakamı, yüksek teknolojili üretim arzusunun tabana yayıldığını, ülkemizin tamamını kapsadığını göstermesi açısından çok önemsiyoruz" dedi. Performans Endeksi sonuçları Bakanlık bünyesinde müstakil bir daire başkanlığı kurduklarını anlatan Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin her yıl ekonomik büyüklükleri, teknolojik tabanlı yeni firma oluşumuna ve istihdama katkıları, üniversite-sanayi işbirliğine destekleri, fikri mülkiyet hakları ve ihracatları gibi değişkenler yönünden inceleyerek, performanslarını ölçtüklerini söyledi.

Bakan Işık, konuşmasının ardından birincilik plaketini ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’a verdi. Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri 2014 yılı Endeks Sonuçlarına göre başta ODTÜ TEKNOKENT olmak üzere en iyi performansı gösteren teknokent yetkililerine de plaket vererek hatıra fotoğrafı çektirdi.

ODTÜ TEKNOKENT kurulduğu günden beri sürekli gelişti

Ödülü alan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Türkiye’nin ilk teknoloji geliştirme bölgesi olmalarının ODTÜ TEKNOKENT’e büyük bir deneyim kazandırdığını belirterek, “Deneyim, başarı için elbette önemli bir faktör. Ancak, biz sürekli olarak daha iyisini yapmak, yenilikler getirmek için çaba gösteriyoruz. Amacımız, ülkemizin özgün yüksek-teknoloji üretmesine ve yenilikçilik temelinde rekabet etmesine katkıda bulunmak. ODTÜ TEKNOKENT, kurulduğu günden beri sürekli olarak gelişti. Diğer pek çok teknokentin kuruluşuna da destek verdi, deneyimlerini paylaştı. Bu açıdan sadece ODTÜ TEKNOKENT’in değil, aynı zamanda diğer teknokentlerin de gelişmesi ve ilerlemesi, Türkiye için kazanım olduğu kadar bizi de mutlu eden bir durum” diye konuştu.

Üst üste dördüncü birincilik

Aldıkları ödülü değerlendiren ODTÜ TEKNOKENT Yönetim Kurulu Başkanı ve ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Atalay ise şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TGB Performans Endeksi sıralamasında bir kez daha en üstte yer aldık. Üst üste dört kez birinci olmak bizim için gurur verici oldu. 37 Teknoloji Geliştirme Bölgesinin değerlendirildiği 2014 yılı verileriyle oluşturulan 6 kategoride 18 parametre için veri toplandı. Endeks oluşturulurken Ar-Ge projeleri, ihracat verileri, patent, faydalı model ve marka başvuru ve tescilleri, kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri, üniversite-sanayi işbirliği, firmalar arası işbirlikleri ve uluslararası işbirlikleri gibi temel özellikler dikkate alındı. Bu kapsamda, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinde her zaman başarılı ve örnek bir teknokent olmak için elimizden geleni yapacağız.”

> ODTÜ TEKNOKENT üst üste dördüncü kez 1. oldu

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından üçüncü kez gerçekleştirilen teknoparkların “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) 2014 Performans Endeksi”ne göre ODTÜ TEKNOKENT üst üste dördüncü kez birinci oldu.

odtu teknokent birinciBilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ilk kez 2011 yılında gerçekleştirilen “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi” sıralamasında birinci olan ODTÜ TEKNOKENT, 2014 yılı verilerinin kıyaslandığı son endekse göre de birinci oldu. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’ne katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın açıkladığı sonuçlara göre, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri 2014 Performans Endeksi Sonuçları”na göre ODTÜ TEKNOKENT 67,21 puanla birinci oldu.

Törende yaptığı konuşmasında teknokentlerin performanslarına ilişkin bilgi veren Bakan Işık, “Bugün 41 farklı şehrimizde teknoloji geliştirme bölgeleri kurulmuş durumdadır. Bir başka deyişle, her iki şehrimizden birinde teknopark kurulmuş durumdadır. Bu rakamı, yüksek teknolojili üretim arzusunun tabana yayıldığını, ülkemizin tamamını kapsadığını göstermesi açısından çok önemsiyoruz" dedi. Performans Endeksi sonuçları Bakanlık bünyesinde müstakil bir daire başkanlığı kurduklarını anlatan Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin her yıl ekonomik büyüklükleri, teknolojik tabanlı yeni firma oluşumuna ve istihdama katkıları, üniversite-sanayi işbirliğine destekleri, fikri mülkiyet hakları ve ihracatları gibi değişkenler yönünden inceleyerek, performanslarını ölçtüklerini söyledi.

Bakan Işık, konuşmasının ardından birincilik plaketini ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’a verdi. Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri 2014 yılı Endeks Sonuçlarına göre başta ODTÜ TEKNOKENT olmak üzere en iyi performansı gösteren teknokent yetkililerine de plaket vererek hatıra fotoğrafı çektirdi.

ODTÜ TEKNOKENT kurulduğu günden beri sürekli gelişti

Ödülü alan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Türkiye’nin ilk teknoloji geliştirme bölgesi olmalarının ODTÜ TEKNOKENT’e büyük bir deneyim kazandırdığını belirterek, “Deneyim, başarı için elbette önemli bir faktör. Ancak, biz sürekli olarak daha iyisini yapmak, yenilikler getirmek için çaba gösteriyoruz. Amacımız, ülkemizin özgün yüksek-teknoloji üretmesine ve yenilikçilik temelinde rekabet etmesine katkıda bulunmak. ODTÜ TEKNOKENT, kurulduğu günden beri sürekli olarak gelişti. Diğer pek çok teknokentin kuruluşuna da destek verdi, deneyimlerini paylaştı. Bu açıdan sadece ODTÜ TEKNOKENT’in değil, aynı zamanda diğer teknokentlerin de gelişmesi ve ilerlemesi, Türkiye için kazanım olduğu kadar bizi de mutlu eden bir durum” diye konuştu.

Üst üste dördüncü birincilik

Aldıkları ödülü değerlendiren ODTÜ TEKNOKENT Yönetim Kurulu Başkanı ve ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Atalay ise şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TGB Performans Endeksi sıralamasında bir kez daha en üstte yer aldık. Üst üste dört kez birinci olmak bizim için gurur verici oldu. 37 Teknoloji Geliştirme Bölgesinin değerlendirildiği 2014 yılı verileriyle oluşturulan 6 kategoride 18 parametre için veri toplandı. Endeks oluşturulurken Ar-Ge projeleri, ihracat verileri, patent, faydalı model ve marka başvuru ve tescilleri, kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri, üniversite-sanayi işbirliği, firmalar arası işbirlikleri ve uluslararası işbirlikleri gibi temel özellikler dikkate alındı. Bu kapsamda, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinde her zaman başarılı ve örnek bir teknokent olmak için elimizden geleni yapacağız.”

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 15:12

Gösterim: 1062

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, gelecek yıl İtalya'da düzenlenecek "Formula SAE"ye katılmak için tek kişilik araç yapacak. KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Asım Güven, "Formula aracı tamamen öğrenciler tarafından tasarlandı. Araçta motor ve aktarma organları dışındaki her şey yerli olacak" dedi.

kocaeli uniKocaeli Üniversitesi (KOÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, gelecek yıl İtalya'da düzenlenecek "Formula SAE" yarışlarına katılmak için tek kişilik formula aracı üretecek.

Fakülteden 16 öğrenci, "Formula SAE" yarışlarında Türkiye'yi temsil etmek için martta bir araya gelerek çalışmalara başladı. Tasarımı büyük ölçüde tamamlayan öğrenciler, gelecek yıl hazirana kadar formula aracının üretimini gerçekleştirip, eylülde İtalya'daki yarışlarda piste çıkmayı planlıyor.

Projenin danışmanlığını yapan KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Asım Güven, "Formula SAE"nin, Avrupa'nın en köklü, eğitici motor sporları yarışması olduğunu söyledi.

Dünya çapındaki bu organizasyonun, zorlu rekabet ortamında öğrencilerin becerilerini geliştirmesine fırsat sunduğunu belirten Güven, "Dünyanın pek çok ülkesinden üniversite öğrencileri, formula tipi tek kişilik yarış araçları tasarlayıp üreterek yarışmaya katılır ve takım çalışması, bütçe yönetimi, üretim ile tasarım konularında tecrübe kazanır" diye konuştu. 

Tamamen öğrenciler tarafından tasarlandı

Güven, yarışmaya katılmak isteyen KOÜ öğrencilerinin kurduğu ekibin, şu ana kadar şasinin büyük bölümünü bitirdiğini, dış kaporta analizlerinin de devam ettiğini bildirdi.

Tek kişilik formula aracının tamamen öğrenciler tarafından tasarlandığına dikkati çeken Güven, "Araçta motor ve aktarma organları dışındaki her şey yerli olacak. Maliyeti 100 bin lirayı buluyor" dedi.

Dereceler elde etmek istiyoruz

KOÜ Formula Student Takımı lideri Akif Bayraktar ise yüzde 90 tamamladıkları tasarım çalışmalarını kasım sonuna kadar bitireceklerini ifade etti.

Haziranın ilk haftasına kadar üretimi tamamlamayı hedeflediklerini vurgulayan Bayraktar, "Aracın teknik adı 'KOUFS01' olacak. 3,5 saniyede 100 kilometre hıza çıkacak. Yaklaşık 85 beygir gücünde ve maksimum hızı 120 kilometre olacak. Ayrıca Türkiye'deki ilk kanatlı formula aracını üreteceğiz" diye konuştu.

Yarışmaya 2010'dan beri Türkiye'den takımların katıldığına işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti:

"Sadece İstanbul Teknik Üniversitesi piste çıkabilme başarısı göstermiş. Yarışabilmek için bazı değerlendirmelerden geçiyorsunuz. Statik etaplar var, burada sunum yapıyorsunuz. Daha sonrasında aracınıza birtakım teknik uygulamalar yapılıyor. Şu ana kadar Türkiye'den katılan takımlar o uygulamaları geçip piste çıkamadı. Biz piste çıkmayı hedefliyoruz. Ülkemiz ve okulumuza mühendislik anlamında değer katmak amacıyla yola çıktık. Uzun soluklu olarak, arkadan gelen öğrencilerin bunu sürdürmesini ve dereceler elde etmesini istiyoruz."

> Kocaeli Üniversitesi formula aracı üretecek

Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, gelecek yıl İtalya'da düzenlenecek "Formula SAE"ye katılmak için tek kişilik araç yapacak. KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Asım Güven, "Formula aracı tamamen öğrenciler tarafından tasarlandı. Araçta motor ve aktarma organları dışındaki her şey yerli olacak" dedi.

kocaeli uniKocaeli Üniversitesi (KOÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, gelecek yıl İtalya'da düzenlenecek "Formula SAE" yarışlarına katılmak için tek kişilik formula aracı üretecek.

Fakülteden 16 öğrenci, "Formula SAE" yarışlarında Türkiye'yi temsil etmek için martta bir araya gelerek çalışmalara başladı. Tasarımı büyük ölçüde tamamlayan öğrenciler, gelecek yıl hazirana kadar formula aracının üretimini gerçekleştirip, eylülde İtalya'daki yarışlarda piste çıkmayı planlıyor.

Projenin danışmanlığını yapan KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Asım Güven, "Formula SAE"nin, Avrupa'nın en köklü, eğitici motor sporları yarışması olduğunu söyledi.

Dünya çapındaki bu organizasyonun, zorlu rekabet ortamında öğrencilerin becerilerini geliştirmesine fırsat sunduğunu belirten Güven, "Dünyanın pek çok ülkesinden üniversite öğrencileri, formula tipi tek kişilik yarış araçları tasarlayıp üreterek yarışmaya katılır ve takım çalışması, bütçe yönetimi, üretim ile tasarım konularında tecrübe kazanır" diye konuştu. 

Tamamen öğrenciler tarafından tasarlandı

Güven, yarışmaya katılmak isteyen KOÜ öğrencilerinin kurduğu ekibin, şu ana kadar şasinin büyük bölümünü bitirdiğini, dış kaporta analizlerinin de devam ettiğini bildirdi.

Tek kişilik formula aracının tamamen öğrenciler tarafından tasarlandığına dikkati çeken Güven, "Araçta motor ve aktarma organları dışındaki her şey yerli olacak. Maliyeti 100 bin lirayı buluyor" dedi.

Dereceler elde etmek istiyoruz

KOÜ Formula Student Takımı lideri Akif Bayraktar ise yüzde 90 tamamladıkları tasarım çalışmalarını kasım sonuna kadar bitireceklerini ifade etti.

Haziranın ilk haftasına kadar üretimi tamamlamayı hedeflediklerini vurgulayan Bayraktar, "Aracın teknik adı 'KOUFS01' olacak. 3,5 saniyede 100 kilometre hıza çıkacak. Yaklaşık 85 beygir gücünde ve maksimum hızı 120 kilometre olacak. Ayrıca Türkiye'deki ilk kanatlı formula aracını üreteceğiz" diye konuştu.

Yarışmaya 2010'dan beri Türkiye'den takımların katıldığına işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti:

"Sadece İstanbul Teknik Üniversitesi piste çıkabilme başarısı göstermiş. Yarışabilmek için bazı değerlendirmelerden geçiyorsunuz. Statik etaplar var, burada sunum yapıyorsunuz. Daha sonrasında aracınıza birtakım teknik uygulamalar yapılıyor. Şu ana kadar Türkiye'den katılan takımlar o uygulamaları geçip piste çıkamadı. Biz piste çıkmayı hedefliyoruz. Ülkemiz ve okulumuza mühendislik anlamında değer katmak amacıyla yola çıktık. Uzun soluklu olarak, arkadan gelen öğrencilerin bunu sürdürmesini ve dereceler elde etmesini istiyoruz."

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 14:43

Gösterim: 2179

Bahçeşehir Üniversitesi Washington DC ilk mezunlarını verdi. 14 öğrencinin mezun olduğu BAU Washington DC’de, MBA eğitiminin yanı sıra küresel ilişkiler ve ekonomi hukuku alanında da bölümlerin yer aldığı üniversitede halihazırda 75 öğrenci ise eğitimine devam ediyor.

bau washington mezunBahçeşehir Eğitim Kurumları’nın geçtiğimiz yıl Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington DC’de açtığı Amerikan üniversitesi “BAU International University Washington DC” ilk mezunlarını verdi. Mezuniyet Töreni siyaset, akademi ve iş dünyasıni bir araya getirdi.

Washington’da gerçekleşen mezuniyet törenine Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ve Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel’in yanı sıra BAU Mütevelli Heyeti Üyeleri, iş adamları  ve gazeteciler katıldı. 2014 yılında işletme yüksek lisans MBA programıyla ilk öğrencilerini kabul eden BAU International University Washington DC, 14 öğrenciyi mezun etti. MBA eğitiminin yanı sıra küresel ilişkiler ve ekonomi hukuku alanında da bölümlerin yer aldığı üniversitede halihazırda 75 öğrenci eğitimine devam ediyor.

Öğrencilerimize ciddi oranda burs sağladık

BAU International University Washington DC Rektörü Sinem Vatanartıran, ilk mezuniyetin yaşattığı heyecana değinerek “2014 yılında kabul ettiğimiz öğrencilerimiz Washington’daki ilk grubumuz olduğu için ciddi oranda burs sağladık” dedi.

Geçtiğimiz yıl öğrencilere yaklaşık 1 milyon dolar burs imkanı sağlandığını belirten Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel 2015-2016 dönemi için burs bütçesinin 1.8 milyon dolara çıkarıldığı bilgisini verdi. Hedef ise hukuk, psikoloji, siber güvenlik, finansal teknoloji gibi alanlarda yüksek lisans ve lisans bölümleri açmak.

> BAU Washington DC ilk mezunlarını verdi

Bahçeşehir Üniversitesi Washington DC ilk mezunlarını verdi. 14 öğrencinin mezun olduğu BAU Washington DC’de, MBA eğitiminin yanı sıra küresel ilişkiler ve ekonomi hukuku alanında da bölümlerin yer aldığı üniversitede halihazırda 75 öğrenci ise eğitimine devam ediyor.

bau washington mezunBahçeşehir Eğitim Kurumları’nın geçtiğimiz yıl Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington DC’de açtığı Amerikan üniversitesi “BAU International University Washington DC” ilk mezunlarını verdi. Mezuniyet Töreni siyaset, akademi ve iş dünyasıni bir araya getirdi.

Washington’da gerçekleşen mezuniyet törenine Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ve Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel’in yanı sıra BAU Mütevelli Heyeti Üyeleri, iş adamları  ve gazeteciler katıldı. 2014 yılında işletme yüksek lisans MBA programıyla ilk öğrencilerini kabul eden BAU International University Washington DC, 14 öğrenciyi mezun etti. MBA eğitiminin yanı sıra küresel ilişkiler ve ekonomi hukuku alanında da bölümlerin yer aldığı üniversitede halihazırda 75 öğrenci eğitimine devam ediyor.

Öğrencilerimize ciddi oranda burs sağladık

BAU International University Washington DC Rektörü Sinem Vatanartıran, ilk mezuniyetin yaşattığı heyecana değinerek “2014 yılında kabul ettiğimiz öğrencilerimiz Washington’daki ilk grubumuz olduğu için ciddi oranda burs sağladık” dedi.

Geçtiğimiz yıl öğrencilere yaklaşık 1 milyon dolar burs imkanı sağlandığını belirten Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel 2015-2016 dönemi için burs bütçesinin 1.8 milyon dolara çıkarıldığı bilgisini verdi. Hedef ise hukuk, psikoloji, siber güvenlik, finansal teknoloji gibi alanlarda yüksek lisans ve lisans bölümleri açmak.

Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Ekim 2015 11:17

Gösterim: 1470

6 Türk üniversitesi, “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans ile Türkiye’deki araştırma üniversitelerinin yurtdışında daha başarılı olması için bir güç birliği oluşturdu. Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği, ülkemizde araştırma, inovasyon ve yükseköğretim sektöründe atılması gereken adımları belirlemek üzere çalışmalar yaparak, uluslararası platformlarda daha başarılı olmak için ortak girişimler başlatacak.

uni birlikTürk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki (ERA – European Research Area) etkinliğinin artırılması ve bu amaç doğrultusunda yükseköğretim sektöründe yapılması gereken değişiklikleri desteklemek üzere, Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı kapsamında en çok sayıda projesi olan altı Türk üniversitesi; Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans düzenledi.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits’in katılımıyla 8-9 Ekim tarihlerinde Ankara HiltonSA’da yapılan konferans Avrupa Komisyonu’nun ve TÜBİTAK’ın destekleriyle gerçekleşecek. Türk üniversitelerinin Avrupa’da daha etkin olması için Türkiye’de ilk kez bir güç birliği oluşturmak amacıyla düzenlenen konferans Türkiye’nin en önemli 6 üniversitesinin gerçekleştirdiği ilk ortak etkinlik olmasıyla da dikkat çekti.

En önemli eksiklerimizden biri işbirliği kültürü

Konferans açılış konuşmasını yapan T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Nobel Ödülü alması nedeniyle Prof. Aziz Sancar’ı tebrik ederken, “Benim rüyam, çalışmalarını Türkiye’de devam ettiren bilim adamlarımızın da Nobel Ödülü almasıdır” dedi. Konuşmasında “Her bir insanımızın sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak için gerekli iklimi hep birlikte oluşturacağız. Bugün bu iklimi gerçekleştirebilmek için bu konferans ile önemli bir adım atılacak” diyen Bakan Işık, Türkiye’deki en önemli eksiklerden birinin işbirliği kültürü olduğunu söyledi. TÜBİTAK tarafından açıklanan diğer endekslerde de bu konferansı düzenleyen 6 üniversite ilk sıralarda yer aldığını belirten Bakan Işık, “Dün açıkladığımız listede de bu üniversitelerde bulunan Teknoparklar yine ilk sıralarda yer alıyor. Bu 6 üniversitemizin rekabetin yanı sıra işbirliği içinde bulunmaları da ülkemize oldukça önemli şeyler katacak” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları 2 katına çıktı

Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits de konuşmasına Prof. Aziz Sancar’ı aldığı Nobel ödülü nedeniyle tebrik ederek başlarken, “Prof. Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü alması Türkiye akademik dünyası için de oldukça önemli ve ufuk açıcı. Türkiye’de de çok önemli araştırmalara imza atan akademisyenler ve üniversiteler mevcut” şeklinde konuştu. Türkiye ve AB’nin araştırma ve inovasyon alanında birlikte çalışma ihtiyacı olduğunu belirten Smits, “Horizon 2020 programı Türkiye’nin de dahil olduğu en büyük işbirliği çalışmalarından bir tanesi. Avrupa Araştırma Alanı (ERA) olarak araştırma fonlarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına çalışıyoruz” dedi. Bilimsel araştırmalarda da yaşanan küreselleşme ile birlikte Türkiye’de AB projelerinin önde gelen 6 üniversitesinin başlattığı bu çalışmanın mutluluk verici olduğunu belirten Robert-Jan Smits, böylece Türkiye ve AB olarak toplumsal sorunlara ortak çözüm bulabileceklerini söyledi. Türkiye’nin Ar-Ge’ye yaptığı yatırımda da gözle görülür önemli gelişmeler bulunduğunu aktaran Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Smits, “2005’ten bu yana Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları 2 katına çıktı. Bu oldukça umut verici. Bu noktada, araştırma ve inovasyon alanlarında Türkiye’de üniversiteler ile işbirliğimizi nasıl geliştirebiliriz buna bakmamız gerek. Bu konferansın da en önemli çıktısının bu olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İşbirliğinin ilk adımı olan konferansta Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG), Türk araştırma, inovasyon ve yükseköğretim sektöründe atılması gereken adımları belirlemek üzere çalışmalar yapılması ve ortak girişimler başlatılması hedefleniyor. Türkiye’deki benzer profile sahip araştırma ağırlıklı diğer üniversitelerin katılımıyla daha da güçleneceği öngörülen TAÜG’nin, ülkemizdeki ve Avrupa’daki ilgili kurumlar ile işbirliği içinde çalışarak Türk üniversitelerinin yurtdışında tanınırlığını ve rekabet avantajını artırıcı faaliyetler gerçekleştirmesi planlanıyor.

Konferansta Avrupa’daki ve Türkiye’deki araştırma ve yenilik alanında politika belirleyici kurumların üst düzey yöneticilerinin yanı sıra, Bakanlıklar, elçilikler, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarından temsilciler de katıldı.

6 üniversite ortak deklarasyon yayınladı

Konferansın ilk gününde Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi rektörlerinin katılımıyla ortak bir de deklarasyon yayınlandı. Deklarasyonda Türkiye Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG) kurulması sürecinde, söz konusu üniversitelerin çalışmalarının önemli bir kısmı Avrupa Araştırma Alanı’na odaklanacağı vurgulanırken, bu kapsamda  TAÜG’ün kısa vadeli planları şu şekilde sıralandı:

• Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin Türkiye’de uygulanabilmesi için rektörlerin liderliğinde Avrupa Araştırma Alanı Reform Gündem’inin şekillendirilmesi,

• Üniversiteler, Bakanlıklar, YÖK, TÜBİTAK ve sanayinin yakın işbirliği ile eylem planlarının hazırlanması, hedeflerin belirlenmesi, Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin uygulanması ve bu alanlardaki ilerlemelerin takibi,

• Mevcut deneyimlerinden yararlanılması ve en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için başta European Research Universities (LERU) ve European University Alliance (EUA) olmak üzere Avrupa’daki kurumlar ile daha yakın işbirliğinin sağlanması,

• Avrupa kurumları ve paydaşları ile işbirliğini geliştirmek, Avrupa Birliği programlarına katılımı artırmak (özellikle Horizon 2020 gibi araştırma ve yenilik programları), Avrupa’da politika geliştirme süreçlerine dahil olmak amacıyla Brüksel’de daha güçlü bir temsiliyet sağlanması.

> Türkiye'de ortak girişim için üniversite birliği oluşturuldu

6 Türk üniversitesi, “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans ile Türkiye’deki araştırma üniversitelerinin yurtdışında daha başarılı olması için bir güç birliği oluşturdu. Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği, ülkemizde araştırma, inovasyon ve yükseköğretim sektöründe atılması gereken adımları belirlemek üzere çalışmalar yaparak, uluslararası platformlarda daha başarılı olmak için ortak girişimler başlatacak.

uni birlikTürk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki (ERA – European Research Area) etkinliğinin artırılması ve bu amaç doğrultusunda yükseköğretim sektöründe yapılması gereken değişiklikleri desteklemek üzere, Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı kapsamında en çok sayıda projesi olan altı Türk üniversitesi; Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans düzenledi.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits’in katılımıyla 8-9 Ekim tarihlerinde Ankara HiltonSA’da yapılan konferans Avrupa Komisyonu’nun ve TÜBİTAK’ın destekleriyle gerçekleşecek. Türk üniversitelerinin Avrupa’da daha etkin olması için Türkiye’de ilk kez bir güç birliği oluşturmak amacıyla düzenlenen konferans Türkiye’nin en önemli 6 üniversitesinin gerçekleştirdiği ilk ortak etkinlik olmasıyla da dikkat çekti.

En önemli eksiklerimizden biri işbirliği kültürü

Konferans açılış konuşmasını yapan T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Nobel Ödülü alması nedeniyle Prof. Aziz Sancar’ı tebrik ederken, “Benim rüyam, çalışmalarını Türkiye’de devam ettiren bilim adamlarımızın da Nobel Ödülü almasıdır” dedi. Konuşmasında “Her bir insanımızın sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak için gerekli iklimi hep birlikte oluşturacağız. Bugün bu iklimi gerçekleştirebilmek için bu konferans ile önemli bir adım atılacak” diyen Bakan Işık, Türkiye’deki en önemli eksiklerden birinin işbirliği kültürü olduğunu söyledi. TÜBİTAK tarafından açıklanan diğer endekslerde de bu konferansı düzenleyen 6 üniversite ilk sıralarda yer aldığını belirten Bakan Işık, “Dün açıkladığımız listede de bu üniversitelerde bulunan Teknoparklar yine ilk sıralarda yer alıyor. Bu 6 üniversitemizin rekabetin yanı sıra işbirliği içinde bulunmaları da ülkemize oldukça önemli şeyler katacak” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları 2 katına çıktı

Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits de konuşmasına Prof. Aziz Sancar’ı aldığı Nobel ödülü nedeniyle tebrik ederek başlarken, “Prof. Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü alması Türkiye akademik dünyası için de oldukça önemli ve ufuk açıcı. Türkiye’de de çok önemli araştırmalara imza atan akademisyenler ve üniversiteler mevcut” şeklinde konuştu. Türkiye ve AB’nin araştırma ve inovasyon alanında birlikte çalışma ihtiyacı olduğunu belirten Smits, “Horizon 2020 programı Türkiye’nin de dahil olduğu en büyük işbirliği çalışmalarından bir tanesi. Avrupa Araştırma Alanı (ERA) olarak araştırma fonlarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına çalışıyoruz” dedi. Bilimsel araştırmalarda da yaşanan küreselleşme ile birlikte Türkiye’de AB projelerinin önde gelen 6 üniversitesinin başlattığı bu çalışmanın mutluluk verici olduğunu belirten Robert-Jan Smits, böylece Türkiye ve AB olarak toplumsal sorunlara ortak çözüm bulabileceklerini söyledi. Türkiye’nin Ar-Ge’ye yaptığı yatırımda da gözle görülür önemli gelişmeler bulunduğunu aktaran Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Smits, “2005’ten bu yana Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları 2 katına çıktı. Bu oldukça umut verici. Bu noktada, araştırma ve inovasyon alanlarında Türkiye’de üniversiteler ile işbirliğimizi nasıl geliştirebiliriz buna bakmamız gerek. Bu konferansın da en önemli çıktısının bu olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İşbirliğinin ilk adımı olan konferansta Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG), Türk araştırma, inovasyon ve yükseköğretim sektöründe atılması gereken adımları belirlemek üzere çalışmalar yapılması ve ortak girişimler başlatılması hedefleniyor. Türkiye’deki benzer profile sahip araştırma ağırlıklı diğer üniversitelerin katılımıyla daha da güçleneceği öngörülen TAÜG’nin, ülkemizdeki ve Avrupa’daki ilgili kurumlar ile işbirliği içinde çalışarak Türk üniversitelerinin yurtdışında tanınırlığını ve rekabet avantajını artırıcı faaliyetler gerçekleştirmesi planlanıyor.

Konferansta Avrupa’daki ve Türkiye’deki araştırma ve yenilik alanında politika belirleyici kurumların üst düzey yöneticilerinin yanı sıra, Bakanlıklar, elçilikler, üniversiteler ve sanayi kuruluşlarından temsilciler de katıldı.

6 üniversite ortak deklarasyon yayınladı

Konferansın ilk gününde Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi rektörlerinin katılımıyla ortak bir de deklarasyon yayınlandı. Deklarasyonda Türkiye Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG) kurulması sürecinde, söz konusu üniversitelerin çalışmalarının önemli bir kısmı Avrupa Araştırma Alanı’na odaklanacağı vurgulanırken, bu kapsamda  TAÜG’ün kısa vadeli planları şu şekilde sıralandı:

• Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin Türkiye’de uygulanabilmesi için rektörlerin liderliğinde Avrupa Araştırma Alanı Reform Gündem’inin şekillendirilmesi,

• Üniversiteler, Bakanlıklar, YÖK, TÜBİTAK ve sanayinin yakın işbirliği ile eylem planlarının hazırlanması, hedeflerin belirlenmesi, Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin uygulanması ve bu alanlardaki ilerlemelerin takibi,

• Mevcut deneyimlerinden yararlanılması ve en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için başta European Research Universities (LERU) ve European University Alliance (EUA) olmak üzere Avrupa’daki kurumlar ile daha yakın işbirliğinin sağlanması,

• Avrupa kurumları ve paydaşları ile işbirliğini geliştirmek, Avrupa Birliği programlarına katılımı artırmak (özellikle Horizon 2020 gibi araştırma ve yenilik programları), Avrupa’da politika geliştirme süreçlerine dahil olmak amacıyla Brüksel’de daha güçlü bir temsiliyet sağlanması.

Son Güncelleme: Perşembe, 08 Ekim 2015 14:02

Gösterim: 1019

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Üniversitelerimizin hepsinin aynı ve birbirinin kopyası olmasını tasvip etmiyoruz. Bütün üniversitelerimiz 'uluslararası üniversite' olmak istiyor. Halbuki üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmeli” dedi.

Prof. Dr. Yekta Saraç, Kırklareli Üniversitesi Kayalı Kampüsü'nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, üniversitelere başarı dileklerini iletti.

Üniversitelerin katılımıyla önemli gelişmelere imza attıklarını belirten Saraç, "Yeni YÖK olarak stratejik bir bakış açısıyla ve 193 üniversitenin katılımıyla yükseköğretimde gerçekleştirdiğimiz önemli çalışmalar ve gelişmeler konusunda bilgilendirmek ve bu önemli gelişmeleri sizlerle paylaşmak isterim. Bunlardan ilki, bu seneki yerleştirmelerdeki boş kontenjan sayılarındaki çok ciddi azalmadır.  2015 yılı yerleştirme sonuçlarına göre 832.739 kontenjanımızdan sadece 38.789 kontenjana yerleşme olmayarak boş kalan kontenjan oranı yüzde 4.7’ye inmiştir. Bu seneki doluluk ve boş kontenjanlara bakıldığında boş kontenjanlarda son yedi yılın en düşük boş kontenjanı olduğu görülecektir ki bu yeni YÖK yönetiminin ilk yılında kaydettiği büyük bir başarıdır. Bunun sebebi kalite odaklı bir yaklaşımla sistematik bir şekilde kontenjan politikasını değiştirmemiz ve rasyonel bir zemine oturtmamızdır" şeklinde konuştu.

"Üniversitelerimizin hepsinin aynı ve birbirinin kopyası olmasını tasvip etmiyoruz" diyen Saraç, şunları kaydetti:

"Bütün üniversitelerimiz 'uluslararası üniversite' olmak istiyor. Halbuki üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmeli. Yeni kurulan üniversitelerimizin Boğaziçi, ODTÜ, İstanbul gibi üniversitelerimizle yarışmaları, onlarla aynı misyona sahip olmaları doğru değil. Halbuki yeni kurulan üniversitelerimiz kendi bölgelerinde bu isimleri geçen, gelişmiş, kurumsallaşmasını tamamlamış üniversitelerimizin o bölge için üretemeyecekleri, başaramayacakları işleri başarabilirler, diğer üniversitelerimizin kazandıramayacakları değerleri o bölgeye kazandırabilirler. Bunun için üniversitelerimizin bir kısmının eğitimde bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamakta farklılaşmasını istiyoruz. Bu süreci üniversitelerimiz ile birlikte yürütmek istiyoruz."

Prof. Dr. Saraç, son yıllarda biyoloji, fizik ve kimya alanlarına bakıldığında, alt yapı, öğretim üyesi gibi aranan nitelikler mevcut olmasına rağmen öğrenci tercihlerinin 2010 yılından itibaren giderek düştüğünü kaydetti.

Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak

Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacağını açıklayan Saraç, şu bilgileri verdi:

"Yükseköğretim kurumlarımızda eğitim-öğretim, araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin iç ve dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini ve bu kapsamda tanımlanan görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin esasların düzenlendiği Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğimiz 23 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik Kalite Kurulunun kurulmasını öngörmektedir. Bu yönetmelik kapsamında çıktı süreçlerinin kontrolü ve bu süreçlerin yönetimi esas alınmıştır. Bunun için YÖK’ün bir birimi, dairesi olarak değil YÖK ile ilişkili ama ona bağımlı olmayan; alakadarların yani ilgili paydaşların üye olarak yer alacağı Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacaktır” ifadesini kullandı.

Değiştirici, belirleyici faktörlerin başında üniversiteler gelmektedir

Prof. Dr. Yekta Saraç, ülkelerin gelişme ve kalkınma odaklı stratejilerinde bölgesel gelişmenin en önemli gündem başlığı haline geldiğini dile getirerek, bu süreçte değiştirici, belirleyici faktörlerin başında üniversitelerin geldiğini vurguladı.

Türkiye'de 2004 yılından itibaren üniversite sayısının ve yükseköğretime olan erişimin arttığını ifade eden Saraç, üniversitelerin büyümeleri ve gelişmelerine önem verdiklerini bildirdi.

Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olma hedefi dikkate alındığında, bu hedefe ulaşabilmesinin ancak yüksek teknolojili ürünlere ve bununla ilgili süreçlere yönelmesi ile mümkün olabileceğine dikkati çeken Saraç, şöyle devam etti:

"YÖK bugüne kadar genel olarak eğitim süreçlerini gündeminde tutan bir kurum olmuştur. Ülkemizin öncelikli gündemi kapsamında biraz önce belirtmiş olduğum hedeflerine ulaşmasında yükseköğretim kurumlarının nitelikli insan kaynağının yanında, iş birliği odaklı bilgi üretmesi de beklenmektedir. Türkiye yükseköğretim sistemindeki öğrenci sayısı Avrupa yükseköğretim alanı ülkeleri arasında Rusya'dan sonra en yüksek ikinci ülkedir. Yıllar içindeki artışta ise en yüksek ülkedir. Bugün öğrenci sayımız 6 milyon 63 bine ulaşmıştır. Bu zengin beşeri sermayeyi ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına başarı ile sunmak istiyoruz. Mütevazi bir üslupla önümüze birtakım hedefler koyacağımızı ve bu hedeflere ulaştıkça hissedilebilir bir iyileşme gerçekleşeceğini söylemiştik. Hamdolsun bu yolda kısa zamanda mesafe katettik. Bu başarıda sizlerin büyük payı vardır. Bilinmesi isteriz ki bu yolda adım atmaya devam edeceğiz. Zira biliyoruz ki 2023 hedefleri ancak kalkınma ile kalkınma da ancak bilim hayatının yüksek bir seviyeye çıkması ile gerçekleşebilir.”

Törende Kırklareli Valisi Esengül Civelek ile Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Saraç, fakültelerine birincilikle yerleşen 7 öğrenciye kutlama mektubu verdi.

Prof. Dr. Saraç ayrıca, Kırklareli Valisi Civelek ile Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aykaç'ı makamlarında ziyaret etti.

> YÖK Başkanı: Üniversiteler farklı değerler üretmeli

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Üniversitelerimizin hepsinin aynı ve birbirinin kopyası olmasını tasvip etmiyoruz. Bütün üniversitelerimiz 'uluslararası üniversite' olmak istiyor. Halbuki üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmeli” dedi.

Prof. Dr. Yekta Saraç, Kırklareli Üniversitesi Kayalı Kampüsü'nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, üniversitelere başarı dileklerini iletti.

Üniversitelerin katılımıyla önemli gelişmelere imza attıklarını belirten Saraç, "Yeni YÖK olarak stratejik bir bakış açısıyla ve 193 üniversitenin katılımıyla yükseköğretimde gerçekleştirdiğimiz önemli çalışmalar ve gelişmeler konusunda bilgilendirmek ve bu önemli gelişmeleri sizlerle paylaşmak isterim. Bunlardan ilki, bu seneki yerleştirmelerdeki boş kontenjan sayılarındaki çok ciddi azalmadır.  2015 yılı yerleştirme sonuçlarına göre 832.739 kontenjanımızdan sadece 38.789 kontenjana yerleşme olmayarak boş kalan kontenjan oranı yüzde 4.7’ye inmiştir. Bu seneki doluluk ve boş kontenjanlara bakıldığında boş kontenjanlarda son yedi yılın en düşük boş kontenjanı olduğu görülecektir ki bu yeni YÖK yönetiminin ilk yılında kaydettiği büyük bir başarıdır. Bunun sebebi kalite odaklı bir yaklaşımla sistematik bir şekilde kontenjan politikasını değiştirmemiz ve rasyonel bir zemine oturtmamızdır" şeklinde konuştu.

"Üniversitelerimizin hepsinin aynı ve birbirinin kopyası olmasını tasvip etmiyoruz" diyen Saraç, şunları kaydetti:

"Bütün üniversitelerimiz 'uluslararası üniversite' olmak istiyor. Halbuki üniversitelerimizin hepsi uluslararası nitelikleri gözetmeli fakat farklı değerler üretmeli. Yeni kurulan üniversitelerimizin Boğaziçi, ODTÜ, İstanbul gibi üniversitelerimizle yarışmaları, onlarla aynı misyona sahip olmaları doğru değil. Halbuki yeni kurulan üniversitelerimiz kendi bölgelerinde bu isimleri geçen, gelişmiş, kurumsallaşmasını tamamlamış üniversitelerimizin o bölge için üretemeyecekleri, başaramayacakları işleri başarabilirler, diğer üniversitelerimizin kazandıramayacakları değerleri o bölgeye kazandırabilirler. Bunun için üniversitelerimizin bir kısmının eğitimde bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamakta farklılaşmasını istiyoruz. Bu süreci üniversitelerimiz ile birlikte yürütmek istiyoruz."

Prof. Dr. Saraç, son yıllarda biyoloji, fizik ve kimya alanlarına bakıldığında, alt yapı, öğretim üyesi gibi aranan nitelikler mevcut olmasına rağmen öğrenci tercihlerinin 2010 yılından itibaren giderek düştüğünü kaydetti.

Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak

Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacağını açıklayan Saraç, şu bilgileri verdi:

"Yükseköğretim kurumlarımızda eğitim-öğretim, araştırma faaliyetleri ile idari hizmetlerinin iç ve dış kalite güvencesi, akreditasyon süreçleri ve bağımsız dış değerlendirme kurumlarının yetkilendirilmesi süreçlerini ve bu kapsamda tanımlanan görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin esasların düzenlendiği Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğimiz 23 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik Kalite Kurulunun kurulmasını öngörmektedir. Bu yönetmelik kapsamında çıktı süreçlerinin kontrolü ve bu süreçlerin yönetimi esas alınmıştır. Bunun için YÖK’ün bir birimi, dairesi olarak değil YÖK ile ilişkili ama ona bağımlı olmayan; alakadarların yani ilgili paydaşların üye olarak yer alacağı Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacaktır” ifadesini kullandı.

Değiştirici, belirleyici faktörlerin başında üniversiteler gelmektedir

Prof. Dr. Yekta Saraç, ülkelerin gelişme ve kalkınma odaklı stratejilerinde bölgesel gelişmenin en önemli gündem başlığı haline geldiğini dile getirerek, bu süreçte değiştirici, belirleyici faktörlerin başında üniversitelerin geldiğini vurguladı.

Türkiye'de 2004 yılından itibaren üniversite sayısının ve yükseköğretime olan erişimin arttığını ifade eden Saraç, üniversitelerin büyümeleri ve gelişmelerine önem verdiklerini bildirdi.

Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olma hedefi dikkate alındığında, bu hedefe ulaşabilmesinin ancak yüksek teknolojili ürünlere ve bununla ilgili süreçlere yönelmesi ile mümkün olabileceğine dikkati çeken Saraç, şöyle devam etti:

"YÖK bugüne kadar genel olarak eğitim süreçlerini gündeminde tutan bir kurum olmuştur. Ülkemizin öncelikli gündemi kapsamında biraz önce belirtmiş olduğum hedeflerine ulaşmasında yükseköğretim kurumlarının nitelikli insan kaynağının yanında, iş birliği odaklı bilgi üretmesi de beklenmektedir. Türkiye yükseköğretim sistemindeki öğrenci sayısı Avrupa yükseköğretim alanı ülkeleri arasında Rusya'dan sonra en yüksek ikinci ülkedir. Yıllar içindeki artışta ise en yüksek ülkedir. Bugün öğrenci sayımız 6 milyon 63 bine ulaşmıştır. Bu zengin beşeri sermayeyi ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına başarı ile sunmak istiyoruz. Mütevazi bir üslupla önümüze birtakım hedefler koyacağımızı ve bu hedeflere ulaştıkça hissedilebilir bir iyileşme gerçekleşeceğini söylemiştik. Hamdolsun bu yolda kısa zamanda mesafe katettik. Bu başarıda sizlerin büyük payı vardır. Bilinmesi isteriz ki bu yolda adım atmaya devam edeceğiz. Zira biliyoruz ki 2023 hedefleri ancak kalkınma ile kalkınma da ancak bilim hayatının yüksek bir seviyeye çıkması ile gerçekleşebilir.”

Törende Kırklareli Valisi Esengül Civelek ile Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Saraç, fakültelerine birincilikle yerleşen 7 öğrenciye kutlama mektubu verdi.

Prof. Dr. Saraç ayrıca, Kırklareli Valisi Civelek ile Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aykaç'ı makamlarında ziyaret etti.

Son Güncelleme: Perşembe, 01 Ekim 2015 17:46

Gösterim: 809


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.