Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu" dedi.

 

erdogan_cumhurbaskaniCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arena Spor Salonu'nda, 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada,akademisyenlerin bildirisine ilişkin, "Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu. Bu barajların en büyük düşmanı hangi güruhtur biliyor musunuz, bölücü terör örgütüdür ve onu destekleyen siyasetçilerdir ve onu destekleyen akademisyenlerdir" dedi.

 

"Vatanın birliğine karşı olan herkes bizim karşımızdadır"

 

"Her ne kadar bu bildiriyi ülkemizdeki 151 bin akademisyenden sadece bin 200'ü imzalamış da olsa ortaya çıkan durum çok düşündürücüdür" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Kendilerine 'akademisyen' diyen bu kitlenin tamamı yalandan, saptırmadan, propagandadan oluşan terör örgütünün dilini, üslubunu kamuoyuna dayatmasıdır. Terör örgütü adına elinize silah alıp kurşun sıkmanızla, onun propagandasını yapmanız arasında hiçbir fark yoktur. Bunun düşünce ve ifade özgürlüğüyle bir ilgisi kesinlikle bulunmuyor. Bu ülkenin, bu vatanın birliğine baraberliğine karşı olan herkes bilsin ki bizim karşımızdadır."

 

"Vatanı bin 100 sözde aydından izin alarak mı yöneteceğiz?"

 

Çınar saldırısının tek başına terörün ve terör karşısında haysiyetli bir duruş sergilemeyenlerin alçak, ahlaksız, karanlık yüzünü göstermeye yeterli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz, 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarını, 78 milyon vatandaşımızı, bu bin 100 tane sözde aydından izin alarak, icazet alarak mı yöneteceğiz? Biz, izni ve görevi milletten aldık. Şimdi de milletin bize verdiği yetkiyi kullanıyoruz, bunu sonuna kadar da kullanacağız" ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bu tablo karşısında terör örgütünün yanında yer almak için ancak o bildiriye imza atan sözde akademisyenler gibi ruhunuzun kirlenmesi, kararması, her türlü insani hasleti yitirmiş olmanız lazımdır. Bu mümkün mü? Milletimizin bu mandacı artıklarına hak ettikleri cevabı vereceğinden ben şüphe duymuyorum" değerlendirmesinde bulundu.

 

"Anayasal gerekler yerine getirilmeli"

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik, "Ana muhalefet partisinin genel başkanı çıkıyor, terör örgütünün propagandasına alet olmasından duyduğu pişmanlığı dile getiren bir televizyon programcısını 'dik duramadın' diye eleştiriyor" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Bu genel başkana göre o televizyon programcısı bu durumdan üzüntü duymak bir yana, aynı tavrını sürdürmeli, yani terör örgütünün propagandasına devam etmeliymiş, öyle diyor genel başkan. Biliyorsunuz aynı zat daha önce hendekçi teröristleri de arkadaşı olarak ilan etmişti. Beyefendi bir kazma kürek de sen eline al, sen de git orada hendek açıver" diye konuştu.

 

Erdoğan, "Şimdi buradan ben ilgili kurumlarımıza sesleniyorum. Dün seslendim, bugün de sesleniyorum. İlgili kurumlarımızın da anayasamıza ve yasalarımıza göre açık suç teşkil eden bu ihanet karşısında, anayasal ve yasal gereklerini yapacaklarına inanıyorum. Buradan asla taviz verilemez" dedi.


> Erdoğan'dan akademisyenlere ihanet suçlaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu" dedi.

 

erdogan_cumhurbaskaniCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arena Spor Salonu'nda, 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada,akademisyenlerin bildirisine ilişkin, "Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu. Bu barajların en büyük düşmanı hangi güruhtur biliyor musunuz, bölücü terör örgütüdür ve onu destekleyen siyasetçilerdir ve onu destekleyen akademisyenlerdir" dedi.

 

"Vatanın birliğine karşı olan herkes bizim karşımızdadır"

 

"Her ne kadar bu bildiriyi ülkemizdeki 151 bin akademisyenden sadece bin 200'ü imzalamış da olsa ortaya çıkan durum çok düşündürücüdür" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Kendilerine 'akademisyen' diyen bu kitlenin tamamı yalandan, saptırmadan, propagandadan oluşan terör örgütünün dilini, üslubunu kamuoyuna dayatmasıdır. Terör örgütü adına elinize silah alıp kurşun sıkmanızla, onun propagandasını yapmanız arasında hiçbir fark yoktur. Bunun düşünce ve ifade özgürlüğüyle bir ilgisi kesinlikle bulunmuyor. Bu ülkenin, bu vatanın birliğine baraberliğine karşı olan herkes bilsin ki bizim karşımızdadır."

 

"Vatanı bin 100 sözde aydından izin alarak mı yöneteceğiz?"

 

Çınar saldırısının tek başına terörün ve terör karşısında haysiyetli bir duruş sergilemeyenlerin alçak, ahlaksız, karanlık yüzünü göstermeye yeterli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz, 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarını, 78 milyon vatandaşımızı, bu bin 100 tane sözde aydından izin alarak, icazet alarak mı yöneteceğiz? Biz, izni ve görevi milletten aldık. Şimdi de milletin bize verdiği yetkiyi kullanıyoruz, bunu sonuna kadar da kullanacağız" ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bu tablo karşısında terör örgütünün yanında yer almak için ancak o bildiriye imza atan sözde akademisyenler gibi ruhunuzun kirlenmesi, kararması, her türlü insani hasleti yitirmiş olmanız lazımdır. Bu mümkün mü? Milletimizin bu mandacı artıklarına hak ettikleri cevabı vereceğinden ben şüphe duymuyorum" değerlendirmesinde bulundu.

 

"Anayasal gerekler yerine getirilmeli"

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik, "Ana muhalefet partisinin genel başkanı çıkıyor, terör örgütünün propagandasına alet olmasından duyduğu pişmanlığı dile getiren bir televizyon programcısını 'dik duramadın' diye eleştiriyor" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Bu genel başkana göre o televizyon programcısı bu durumdan üzüntü duymak bir yana, aynı tavrını sürdürmeli, yani terör örgütünün propagandasına devam etmeliymiş, öyle diyor genel başkan. Biliyorsunuz aynı zat daha önce hendekçi teröristleri de arkadaşı olarak ilan etmişti. Beyefendi bir kazma kürek de sen eline al, sen de git orada hendek açıver" diye konuştu.

 

Erdoğan, "Şimdi buradan ben ilgili kurumlarımıza sesleniyorum. Dün seslendim, bugün de sesleniyorum. İlgili kurumlarımızın da anayasamıza ve yasalarımıza göre açık suç teşkil eden bu ihanet karşısında, anayasal ve yasal gereklerini yapacaklarına inanıyorum. Buradan asla taviz verilemez" dedi.


Son Güncelleme: Perşembe, 14 Ocak 2016 13:14

Gösterim: 1624

Biri tıp fakültesinde diğeri ise lisede okuyan 2 çocuğunun eğitim masraflarını karşılayabilmek için açtığı ekmek fırınında gece gündüz çalışan Zekiye Keşre, çevresindekilerin takdirini topluyor.

 

zekiye_kesreHatay'da baba mesleği fırıncılığı ustalıkla yapan 44 yaşındaki Zekiye Keşre, açtığı iş yerinin kazancıyla hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de biri Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde diğeri ise lisede okuyan 2 çocuğunun eğitim masraflarını karşılıyor.

 

Yurt dışında çalışan eşinin işlerinin bozulması üzerine evinde dikiş yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışan Keşre, çocuklarının büyüyüp eğitim masraflarının artması üzerine 5 yıl önce kiraladığı bir dükkanda ekmek fırını açtı. Keşre, bir süre sonra yurda dönen eşiyle ekmek üretmeye devam ediyor.

 

Sabahın erken saatlerinde açtığı fırında, kızı ve oğlunu okutabilmek için "kürek sallayan" Keşre, çalışkanlığıyla da çevresindekilerin takdirini topluyor.

 

Mahalledeki müşterilerinin "Zekiye abla" olarak seslendiği Keşre, AA muhabirine, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için açtığı fırında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi.

 

"Çocuklarım için çabalıyorum"

 

Tek amacının çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak olduğunun altını çizen Keşre, "Çocuklarım için çabalıyorum. Bir kadın olarak zaman zaman zorlanıyorum ama işimi de çok seviyorum.  Ata mesleği olduğu için fırıncılığın her türlü püf noktasını da çözdüm" dedi.


> 'Fırıncı annenin' ekmekleri çocuklarının eğitimi için

Biri tıp fakültesinde diğeri ise lisede okuyan 2 çocuğunun eğitim masraflarını karşılayabilmek için açtığı ekmek fırınında gece gündüz çalışan Zekiye Keşre, çevresindekilerin takdirini topluyor.

 

zekiye_kesreHatay'da baba mesleği fırıncılığı ustalıkla yapan 44 yaşındaki Zekiye Keşre, açtığı iş yerinin kazancıyla hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de biri Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde diğeri ise lisede okuyan 2 çocuğunun eğitim masraflarını karşılıyor.

 

Yurt dışında çalışan eşinin işlerinin bozulması üzerine evinde dikiş yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışan Keşre, çocuklarının büyüyüp eğitim masraflarının artması üzerine 5 yıl önce kiraladığı bir dükkanda ekmek fırını açtı. Keşre, bir süre sonra yurda dönen eşiyle ekmek üretmeye devam ediyor.

 

Sabahın erken saatlerinde açtığı fırında, kızı ve oğlunu okutabilmek için "kürek sallayan" Keşre, çalışkanlığıyla da çevresindekilerin takdirini topluyor.

 

Mahalledeki müşterilerinin "Zekiye abla" olarak seslendiği Keşre, AA muhabirine, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için açtığı fırında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi.

 

"Çocuklarım için çabalıyorum"

 

Tek amacının çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak olduğunun altını çizen Keşre, "Çocuklarım için çabalıyorum. Bir kadın olarak zaman zaman zorlanıyorum ama işimi de çok seviyorum.  Ata mesleği olduğu için fırıncılığın her türlü püf noktasını da çözdüm" dedi.


Son Güncelleme: Perşembe, 14 Ocak 2016 13:06

Gösterim: 1138

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ODTÜ yerleşkesindeki gerginlikle ilgili Prof. Dr. Acar hakkındaki suç duyurusuna ilişkin görevsizlik kararı verip, dosyayı YÖK'e gönderdi.

 

ahmet_acarAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, ODTÜ yerleşkesindeki mescit gerginliği üzerine Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar hakkında bulunulan suç duyurusuna ilişkin görevsizlik kararı vererek, dosyayı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığına gönderdi.

 

Memur Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Hamza Yokuş tarafından verilen görevsizlik kararında, Acar'ın idari görevli olduğu belirtilerek, "Bu suçlar idari görev kapsamında işlendiği iddia edildiğinden 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesi gereğince YÖK Başkanlığınca soruşturma yapılması gerekmektedir" denildi.

 

Yükseköğretim Kanunu'na göre, Acar hakkında ilk soruşturma YÖK Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılacak. Son soruşturmanın açılıp açılmamasına ise Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul karar verecek. Hakkında lüzum-u muhakeme kararı çıkması halinde Acar'ın buna Danıştay 2. Dairesinde itiraz hakkı bulunuyor. Acar hakkında men-i muhakeme kararı çıkması durumunda ise bu kendiliğinden Danıştay 2. Dairesince incelenerek, karara bağlanacak.


> Savcılık ODTÜ Rektörü dosyasını YÖK'e iade etti

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ODTÜ yerleşkesindeki gerginlikle ilgili Prof. Dr. Acar hakkındaki suç duyurusuna ilişkin görevsizlik kararı verip, dosyayı YÖK'e gönderdi.

 

ahmet_acarAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, ODTÜ yerleşkesindeki mescit gerginliği üzerine Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar hakkında bulunulan suç duyurusuna ilişkin görevsizlik kararı vererek, dosyayı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığına gönderdi.

 

Memur Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Hamza Yokuş tarafından verilen görevsizlik kararında, Acar'ın idari görevli olduğu belirtilerek, "Bu suçlar idari görev kapsamında işlendiği iddia edildiğinden 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesi gereğince YÖK Başkanlığınca soruşturma yapılması gerekmektedir" denildi.

 

Yükseköğretim Kanunu'na göre, Acar hakkında ilk soruşturma YÖK Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılacak. Son soruşturmanın açılıp açılmamasına ise Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul karar verecek. Hakkında lüzum-u muhakeme kararı çıkması halinde Acar'ın buna Danıştay 2. Dairesinde itiraz hakkı bulunuyor. Acar hakkında men-i muhakeme kararı çıkması durumunda ise bu kendiliğinden Danıştay 2. Dairesince incelenerek, karara bağlanacak.


Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Ocak 2016 14:20

Gösterim: 1927

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim faaliyetleri aksatılmadan isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele cuma namazı saatlerinde gerekli kolaylığın sağlanması için illere yazı gönderdi.

 

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), Başbakanlık tarafından cuma namazı için hazırlanan genelgenin yürürlüğe girmesinin ardından, isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele cuma namazı saatlerinde gerekli kolaylığın sağlanması için illere yazı gönderdi.

 

Bakanlık tarafından 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, cuma namazına ilişkin Başbakanlık genelgesinin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatıldı.

 

Yazıda, Bakanlığa bağlı her tür ve seviyedeki resmi ve özel öğretim kurumlarında, cuma namaz saatinin mesai ve ders saatleri ile çakışması halinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde herhangi bir aksaklığa meydan vermeden gerekli tedbirler alınarak, isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele gerekli kolaylığın sağlanması, mesai saatleri veya ders çizelgelerinin bu doğrultuda düzenlenmesi talep edildi.


> MEB'den cuma namazı genelgesi

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim faaliyetleri aksatılmadan isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele cuma namazı saatlerinde gerekli kolaylığın sağlanması için illere yazı gönderdi.

 

mebMilli Eğitim Bakanlığı (MEB), Başbakanlık tarafından cuma namazı için hazırlanan genelgenin yürürlüğe girmesinin ardından, isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele cuma namazı saatlerinde gerekli kolaylığın sağlanması için illere yazı gönderdi.

 

Bakanlık tarafından 81 ilin milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, cuma namazına ilişkin Başbakanlık genelgesinin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatıldı.

 

Yazıda, Bakanlığa bağlı her tür ve seviyedeki resmi ve özel öğretim kurumlarında, cuma namaz saatinin mesai ve ders saatleri ile çakışması halinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde herhangi bir aksaklığa meydan vermeden gerekli tedbirler alınarak, isteyen yönetici, öğretmen ve diğer personele gerekli kolaylığın sağlanması, mesai saatleri veya ders çizelgelerinin bu doğrultuda düzenlenmesi talep edildi.


Son Güncelleme: Perşembe, 14 Ocak 2016 10:47

Gösterim: 1583

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Varga, "Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz çünkü Macaristan'da ilk defa Macar devletinin yönetimi altındaki bir okulda Türkçe seçmeli ders oldu" dedi.

 

tika_turkce

 

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Mihaly Varga, Macaristan'da Türkçe'ninseçmeli ders olarak okutulmasının "tarihi bir an" olduğunu söyledi. Bakan Varga, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Obuda Lisesi'ne hediye edilen dil laboratuvarının teslim törenine katıldı.

 

Burada konuşan Varga, Macaristan'da bir lisede Türkçe'nin seçmeli ders olarak verilmesini "tarihi bir an" şeklinde nitelendirerek, ''Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz çünkü Macaristan'da ilk defa Macar devletinin yönetimi altındaki bir okulda Türkçe seçmeli ders oldu. Bu adımın atılmasında TİKA başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum'' diye konuştu.

 

İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler tarihi bir seviyede

 

Macaristan ve Türkiye arasında siyasi ilişkilerin "mükemmel" olduğunu belirten Varga, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler tarihi bir seviyede. İkili ilişkilerin daha da gelişmesi için siyasiler olarak tüm olanaklarımızı kullanıyoruz. Bu ilişkilerin ekonomi alanına da sirayet ettiğini görüyoruz. İki ülke arasında tarihi mekanların korunması konusunda örnek gösterebilecek derecede işbirliği mevcut. Budapeşte'deki Gül Baba türbesi başta olmak üzere, Zigetvar, Eğri ve Pecs şehirlerindeki Türk dönemi tarihi eserlerin korunması konusunda da çalışmalar devam ediyor.''

 

TİKA'nın Budapeşte Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş da Macarların yabancı dile büyük önem verdiklerine dikkati çekerek, ''Tarih boyunca Macaristan'da çok önemli Türkologlar yetişti. Bu okulda da gördüğümüz gibi Macaristan yabancı dil eğitimine büyük önem veriyor. Biz de bugün Macar dostlarımıza verdiğimiz destek ile çalışmalarına yardımcı olmayı hedefledik. Dil laboratuvarımız hem öğretmenlerimize hem de öğrencilerimize hayırlı olsun'' diye konuştu.


> Türkçe Macaristan'da seçmeli ders oldu

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Varga, "Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz çünkü Macaristan'da ilk defa Macar devletinin yönetimi altındaki bir okulda Türkçe seçmeli ders oldu" dedi.

 

tika_turkce

 

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Mihaly Varga, Macaristan'da Türkçe'ninseçmeli ders olarak okutulmasının "tarihi bir an" olduğunu söyledi. Bakan Varga, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Obuda Lisesi'ne hediye edilen dil laboratuvarının teslim törenine katıldı.

 

Burada konuşan Varga, Macaristan'da bir lisede Türkçe'nin seçmeli ders olarak verilmesini "tarihi bir an" şeklinde nitelendirerek, ''Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz çünkü Macaristan'da ilk defa Macar devletinin yönetimi altındaki bir okulda Türkçe seçmeli ders oldu. Bu adımın atılmasında TİKA başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum'' diye konuştu.

 

İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler tarihi bir seviyede

 

Macaristan ve Türkiye arasında siyasi ilişkilerin "mükemmel" olduğunu belirten Varga, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler tarihi bir seviyede. İkili ilişkilerin daha da gelişmesi için siyasiler olarak tüm olanaklarımızı kullanıyoruz. Bu ilişkilerin ekonomi alanına da sirayet ettiğini görüyoruz. İki ülke arasında tarihi mekanların korunması konusunda örnek gösterebilecek derecede işbirliği mevcut. Budapeşte'deki Gül Baba türbesi başta olmak üzere, Zigetvar, Eğri ve Pecs şehirlerindeki Türk dönemi tarihi eserlerin korunması konusunda da çalışmalar devam ediyor.''

 

TİKA'nın Budapeşte Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş da Macarların yabancı dile büyük önem verdiklerine dikkati çekerek, ''Tarih boyunca Macaristan'da çok önemli Türkologlar yetişti. Bu okulda da gördüğümüz gibi Macaristan yabancı dil eğitimine büyük önem veriyor. Biz de bugün Macar dostlarımıza verdiğimiz destek ile çalışmalarına yardımcı olmayı hedefledik. Dil laboratuvarımız hem öğretmenlerimize hem de öğrencilerimize hayırlı olsun'' diye konuştu.


Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Ocak 2016 11:03

Gösterim: 1291


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.