Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
AK Parti’nin Meclis’e verdiği önerge kabul edilirse, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversiteler, hastanelerinin yüz milyonlarca liralık borçlarını ödemek için şehrin en kıymetli yerlerindeki arazileri satışa çıkarılacak.
Hacettepe, Gazi, Cerrahpaşa gibi üniversitelerde, 'kupon arazini sat, borcunu öde' dönemi açılıyor. Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre, AK Parti'nin verdiği önerge kabul edilirse, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversiteler, hastanelerinin yüz milyonlarca liralık borçlarını ödemek için şehrin en kıymetli yerlerindeki arazilerini satacak.
Üniversite yöneticileri, "Bu bir çözüm değildir. Arsayı bir kere satar, bir kerelik borcu ödersiniz. Ama yeni borç oluşumunu önleyemezsiniz. Arsanızı sattığınızla kalırsınız. Bunun için ya üniversite hastanelerinde hizmet bedelini artıracaksınız ya da vakıf ve özel hastanelere tanınan yüzde 200'e kadar fark alma hakkını, üniversite hastanelerine de vereceksiniz. Aksi halde üniversiteler, en kıymetli arsalarını sattıklarıyla kalacaklar" uyarısı yaptılar. Türkiye'nin en önemli tıp fakülteleri, son yıllarda sağlık sistemindeki uygulamalar nedeniyle 'borç batağına' saplanması, hem medikal firmalarını hem de ilaç firmalarını sıkıntıya soktu. Aldıkları malzeme ve ilaçların paralarını ödeyemeyen tıp fakültelerinin tedarikçisi firmalarda da mali kriz yaşandığına dikkat çekildi. İstanbul'da Çapa ve Cerrahpaşa Hastanelerinin borcu 322 milyona, Hacettepe'nin borcu ise 250 milyona yükseldi.
Öneri Ak Parti’den
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda vergi ve SGK prim affı ile maden işçilerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı torba yasa tasarısına eklenmek üzere AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş bir önerge verdi. Muş'un önergesi kabul edilirse, üniversiteler öz gelirlerini, tıp fakülteleri döner sermaye birimine aktararak ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz borçlarının ödenmesinde kullanabilecekler. Oysa mevcut mevzuat, üniversite gelirlerinin tıp fakülteleri döner sermayesine aktarılmasına izin vermiyor.
Kupon araziler satışta!
Özellikle Türkiye'nin en köklü tıp fakültelerine sahip olan İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitelerinin ellerinde şehrin en değerli yerlerinde çok arsaları bulunduğuna dikkat çekilirken, Hacettepe Üniversitesi bu konuda satışlara başladı bile.
Hacettepe, önce Ankara'nın en değerli yerlerinin başında gelen Bilkent'te 350 dönümlük imarsız arazisini 800 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkardı. Üç kez yapılan ihalede alıcı çıkmazken, arsanın imar geçmesi durumunda değerinin 3 milyar lirayı bulacağı tahminleri yapılıyor.
Diğer taraftan Hacettepe yine 15 Mayıs'ta bir başka ilana çıkarak, yine çok değerli bir bölge olan Beytepe Lodumlu'da 8 kalem arsasını satışa çıkardı. Toplam 74 dönümlük yine imarsız olan arazinin, sadece 40 milyon liraya Güzelevler Konut Yapı Kooperatifi'ne satıldığı öğrenildi. Oysa arazinin imarlı olması durumunda değerinin milyar liraya ulaşacağı iddia edildi.
Arsa satmak çözüm değil
Üniversiteler bünyesindeki tıp fakültelerinin borç sorununu çözmek için ellerindeki kıymetli arazileri satmanın bir çözüm olmadığını belirten üniversite yetkilileri, "Bu sorun son yıllarda uygulanan yanlış sağlık politikalarının bir sonucudur. Yaklaşık 8 yıldır SGK, giderlerini artırmamak için tedavi ücretlerinde artış yapmıyor. Örneğin bir hastanın tıp fakültesine maliyeti 130 lirayken, SGK'nın ödediği bedel 100 lira. Bu fiyatlarla üniversite hastanelerinin ayakta kalması mümkün değil. SGK ya hizmet bedellerini artırsın ya da özel hastaneler ve vakıf hastanelerine tanıdığı yüzde 200'e varan fark bedeli alma hakkını devlet üniversitelerine bağlı tıp fakültelerine de versin. Yoksa üniversitelerin ellerindeki bu arsaları satmak çözüm değil. Varlıklarınızı satarak borçları bitiremezsiniz. Arsayı satar, borcu kapatırsınız her hasta geldiğinde yeni borç oluşur" uyarısı yaptılar.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
AK Parti’nin Meclis’e verdiği önerge kabul edilirse, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversiteler, hastanelerinin yüz milyonlarca liralık borçlarını ödemek için şehrin en kıymetli yerlerindeki arazileri satışa çıkarılacak.
Hacettepe, Gazi, Cerrahpaşa gibi üniversitelerde, 'kupon arazini sat, borcunu öde' dönemi açılıyor. Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre, AK Parti'nin verdiği önerge kabul edilirse, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversiteler, hastanelerinin yüz milyonlarca liralık borçlarını ödemek için şehrin en kıymetli yerlerindeki arazilerini satacak.
Üniversite yöneticileri, "Bu bir çözüm değildir. Arsayı bir kere satar, bir kerelik borcu ödersiniz. Ama yeni borç oluşumunu önleyemezsiniz. Arsanızı sattığınızla kalırsınız. Bunun için ya üniversite hastanelerinde hizmet bedelini artıracaksınız ya da vakıf ve özel hastanelere tanınan yüzde 200'e kadar fark alma hakkını, üniversite hastanelerine de vereceksiniz. Aksi halde üniversiteler, en kıymetli arsalarını sattıklarıyla kalacaklar" uyarısı yaptılar. Türkiye'nin en önemli tıp fakülteleri, son yıllarda sağlık sistemindeki uygulamalar nedeniyle 'borç batağına' saplanması, hem medikal firmalarını hem de ilaç firmalarını sıkıntıya soktu. Aldıkları malzeme ve ilaçların paralarını ödeyemeyen tıp fakültelerinin tedarikçisi firmalarda da mali kriz yaşandığına dikkat çekildi. İstanbul'da Çapa ve Cerrahpaşa Hastanelerinin borcu 322 milyona, Hacettepe'nin borcu ise 250 milyona yükseldi.
Öneri Ak Parti’den
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda vergi ve SGK prim affı ile maden işçilerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı torba yasa tasarısına eklenmek üzere AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş bir önerge verdi. Muş'un önergesi kabul edilirse, üniversiteler öz gelirlerini, tıp fakülteleri döner sermaye birimine aktararak ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz borçlarının ödenmesinde kullanabilecekler. Oysa mevcut mevzuat, üniversite gelirlerinin tıp fakülteleri döner sermayesine aktarılmasına izin vermiyor.
Kupon araziler satışta!
Özellikle Türkiye'nin en köklü tıp fakültelerine sahip olan İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitelerinin ellerinde şehrin en değerli yerlerinde çok arsaları bulunduğuna dikkat çekilirken, Hacettepe Üniversitesi bu konuda satışlara başladı bile.
Hacettepe, önce Ankara'nın en değerli yerlerinin başında gelen Bilkent'te 350 dönümlük imarsız arazisini 800 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkardı. Üç kez yapılan ihalede alıcı çıkmazken, arsanın imar geçmesi durumunda değerinin 3 milyar lirayı bulacağı tahminleri yapılıyor.
Diğer taraftan Hacettepe yine 15 Mayıs'ta bir başka ilana çıkarak, yine çok değerli bir bölge olan Beytepe Lodumlu'da 8 kalem arsasını satışa çıkardı. Toplam 74 dönümlük yine imarsız olan arazinin, sadece 40 milyon liraya Güzelevler Konut Yapı Kooperatifi'ne satıldığı öğrenildi. Oysa arazinin imarlı olması durumunda değerinin milyar liraya ulaşacağı iddia edildi.
Arsa satmak çözüm değil
Üniversiteler bünyesindeki tıp fakültelerinin borç sorununu çözmek için ellerindeki kıymetli arazileri satmanın bir çözüm olmadığını belirten üniversite yetkilileri, "Bu sorun son yıllarda uygulanan yanlış sağlık politikalarının bir sonucudur. Yaklaşık 8 yıldır SGK, giderlerini artırmamak için tedavi ücretlerinde artış yapmıyor. Örneğin bir hastanın tıp fakültesine maliyeti 130 lirayken, SGK'nın ödediği bedel 100 lira. Bu fiyatlarla üniversite hastanelerinin ayakta kalması mümkün değil. SGK ya hizmet bedellerini artırsın ya da özel hastaneler ve vakıf hastanelerine tanıdığı yüzde 200'e varan fark bedeli alma hakkını devlet üniversitelerine bağlı tıp fakültelerine de versin. Yoksa üniversitelerin ellerindeki bu arsaları satmak çözüm değil. Varlıklarınızı satarak borçları bitiremezsiniz. Arsayı satar, borcu kapatırsınız her hasta geldiğinde yeni borç oluşur" uyarısı yaptılar.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Haziran 2014 16:54
Gösterim: 1303
İstanbul'da Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla yeni bir devlet üniversitesi kurulacak.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB; Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak; Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
Yeni devlet üniversitesi
İstanbul'da kurulacak Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Enstitüsü olacak.
Üniversitenin yönetim organları, Yükseköğretim Kanunu'nda öngörülen organlar ile mütevelli heyetinden oluşacak. Mütevelli heyeti, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, rektör, bakanın seçeceği bir üye ile Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye olmak üzere, toplam 5 üyeden oluşacak.
Marmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Kampüsü, Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne tahsis edilecek.
Aile sağlığı merkezlerinde nöbet
Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde, çalışma saatleri dışında acil başvuran hastalara hizmet vermek üzere, aile hekimleri, aile sağlığı elemanları, gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebilecek.
14 ilde Büyükşehir Belediyesi ve 27 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılan belde ve köylerde istihdam edilen ebe ve hemşireler, haIen görev yaptıkları yerlerde çalışmaya ve mevzuatta kendileri için öngörülen haklardan aynı şekilde yararlanmaya devam edecek.
Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılmasına dair kanun hükümleri çerçevesinde sözleşmeli olarak çalışan tabipler, ihtiyaç halinde, istihdam edildikleri hizmet biriminde olmak kaydıyla, Kamu Hastane Birliklerinde hastane yöneticisi, başhekim ve başhekim yardımcısı pozisyonlarında görevlendirilebilecek. Bu görevlendirilmeden dolayı herhangi bir ödeme yapılmayacak.
Tasarıyla, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü kaldırılacak.
Türkiye Kanser Enstitüsü ile Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü 6 ay içinde faaliyete geçirilecek.
TÜSEB
Tasarıya göre, verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB; Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak; Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul'da Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla yeni bir devlet üniversitesi kurulacak.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB; Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak; Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
Yeni devlet üniversitesi
İstanbul'da kurulacak Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Enstitüsü olacak.
Üniversitenin yönetim organları, Yükseköğretim Kanunu'nda öngörülen organlar ile mütevelli heyetinden oluşacak. Mütevelli heyeti, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, rektör, bakanın seçeceği bir üye ile Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye olmak üzere, toplam 5 üyeden oluşacak.
Marmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Kampüsü, Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne tahsis edilecek.
Aile sağlığı merkezlerinde nöbet
Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde, çalışma saatleri dışında acil başvuran hastalara hizmet vermek üzere, aile hekimleri, aile sağlığı elemanları, gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebilecek.
14 ilde Büyükşehir Belediyesi ve 27 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılan belde ve köylerde istihdam edilen ebe ve hemşireler, haIen görev yaptıkları yerlerde çalışmaya ve mevzuatta kendileri için öngörülen haklardan aynı şekilde yararlanmaya devam edecek.
Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılmasına dair kanun hükümleri çerçevesinde sözleşmeli olarak çalışan tabipler, ihtiyaç halinde, istihdam edildikleri hizmet biriminde olmak kaydıyla, Kamu Hastane Birliklerinde hastane yöneticisi, başhekim ve başhekim yardımcısı pozisyonlarında görevlendirilebilecek. Bu görevlendirilmeden dolayı herhangi bir ödeme yapılmayacak.
Tasarıyla, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü kaldırılacak.
Türkiye Kanser Enstitüsü ile Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü 6 ay içinde faaliyete geçirilecek.
TÜSEB
Tasarıya göre, verilen görevleri yerine getirmek amacıyla, kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB; Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak; Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Haziran 2014 08:03
Gösterim: 1244
Beşiktaş Kulübü, bünyelerinde kurulacak üniversiteye yönelik çalışmaları organize etmek üzere bir komite oluşturulduğunu açıkladı.
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, Yıllık Olağan İdari ve Mali Genel Kurul Toplantısı'nda, Beşiktaş Üniversitesi kurulması konusunda genel kuruldan yetki alan yönetim kurulunun, çalışmaları yürütmek ve organize etmek amaçlı bir komite oluşturduğu bildirildi.
Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Metin Albayrak, Voleybol, Hentbol, Bedensel Engelliler, Jimnastik, Atletizm, Satranç, Briç şubeleri ile BJK Eğitim Kurumlarından sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Karacan ve Tesislerden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Berkan Gocay'dan oluşan komitenin, hazırlık çalışmalarının organize edilmesini sağlamak üzere yetkilendirildiği kaydedildi.
Genel kurul üyeleri ve taraftarların Beşiktaş Üniversitesi projesine katkı sağlayabilmesi, düşüncelerini ve önerilerini iletebilmesi amacıyla " Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. " mail adresinin oluşturulduğu da belirtildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Beşiktaş Kulübü, bünyelerinde kurulacak üniversiteye yönelik çalışmaları organize etmek üzere bir komite oluşturulduğunu açıkladı.
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, Yıllık Olağan İdari ve Mali Genel Kurul Toplantısı'nda, Beşiktaş Üniversitesi kurulması konusunda genel kuruldan yetki alan yönetim kurulunun, çalışmaları yürütmek ve organize etmek amaçlı bir komite oluşturduğu bildirildi.
Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Metin Albayrak, Voleybol, Hentbol, Bedensel Engelliler, Jimnastik, Atletizm, Satranç, Briç şubeleri ile BJK Eğitim Kurumlarından sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Karacan ve Tesislerden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Berkan Gocay'dan oluşan komitenin, hazırlık çalışmalarının organize edilmesini sağlamak üzere yetkilendirildiği kaydedildi.
Genel kurul üyeleri ve taraftarların Beşiktaş Üniversitesi projesine katkı sağlayabilmesi, düşüncelerini ve önerilerini iletebilmesi amacıyla " Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. " mail adresinin oluşturulduğu da belirtildi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Haziran 2014 09:41
Gösterim: 1433
Boğaziçi Üniversitesi’nin (BÜ) kuruluşunun 150. yılı etkinlikleri kapsamında, rektörlük binasının önündeki bahçeye "zaman kapsülü" gömüldü.
Üniversitenin 150. yılı kutlama etkinlikleri, Bebek'teki Güney yerleşkesinde bulunan rektörlük binasının önüne zaman kapsülü gömülmesiyle sona erdi.
Etkinlikte konuşan BÜ Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, üniversitenin tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken gelecek planlarına da değindi.
Barbarosoğlu, "Bugün 50 yıl sonra da 200. yılını ihtişamla kutlayacağına emin olduğumuz Türkiye'nin en köklü üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesinin bahçesine, 2063 yılında açılmak üzere zaman kapsülünü gömüyoruz. 150 yıl önce bu kampüste kurulduk, 200. yılımızda da burada olanlar, bu kurumun kültürünü ve gücünü hatırlasınlar istiyoruz. Bu zaman kapsülü ile amacımız kurumsal hafıza köprüsü kurmak, 200. yılında Boğaziçi Üniversitesinin ülkemize ve dünyaya yön vermesini diliyorum" diye konuştu.
Üniversitenin 200. yılında açılacak kapsülde yer alan eşyalar, öğrenci ve akademisyenlerin önerisiyle seçildi. Zaman kapsülü, 50 yıl dayanacak şekilde oluşturulurken, materyaler 150 yıl dayanacak kağıtlara basıldı.
Kapsülde, BÜ mezuniyet törenlerinde kullanılan kep, 1993-2001-2005 BÜ Telefon Rehberleri, bilgisayar faresi, BÜ diploması, Rektör Barbarosoğlu'nun randevu defteri ve ajandası, BÜ ders kataloğu, Yüksek Öğretim Mevzuatı, öğrencilerin yoğun olarak kullandığı pet su şişesi, kotası dolan dersler için öğrencilerin öğretim üyelerine ikna amaçlı yazdıkları metinlerden örnekler gibi nesneler yer aldı.
Etkinliğe, çok sayıda akademisyen, öğrenci ve çalışanlar katıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Boğaziçi Üniversitesi’nin (BÜ) kuruluşunun 150. yılı etkinlikleri kapsamında, rektörlük binasının önündeki bahçeye "zaman kapsülü" gömüldü.
Üniversitenin 150. yılı kutlama etkinlikleri, Bebek'teki Güney yerleşkesinde bulunan rektörlük binasının önüne zaman kapsülü gömülmesiyle sona erdi.
Etkinlikte konuşan BÜ Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, üniversitenin tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken gelecek planlarına da değindi.
Barbarosoğlu, "Bugün 50 yıl sonra da 200. yılını ihtişamla kutlayacağına emin olduğumuz Türkiye'nin en köklü üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesinin bahçesine, 2063 yılında açılmak üzere zaman kapsülünü gömüyoruz. 150 yıl önce bu kampüste kurulduk, 200. yılımızda da burada olanlar, bu kurumun kültürünü ve gücünü hatırlasınlar istiyoruz. Bu zaman kapsülü ile amacımız kurumsal hafıza köprüsü kurmak, 200. yılında Boğaziçi Üniversitesinin ülkemize ve dünyaya yön vermesini diliyorum" diye konuştu.
Üniversitenin 200. yılında açılacak kapsülde yer alan eşyalar, öğrenci ve akademisyenlerin önerisiyle seçildi. Zaman kapsülü, 50 yıl dayanacak şekilde oluşturulurken, materyaler 150 yıl dayanacak kağıtlara basıldı.
Kapsülde, BÜ mezuniyet törenlerinde kullanılan kep, 1993-2001-2005 BÜ Telefon Rehberleri, bilgisayar faresi, BÜ diploması, Rektör Barbarosoğlu'nun randevu defteri ve ajandası, BÜ ders kataloğu, Yüksek Öğretim Mevzuatı, öğrencilerin yoğun olarak kullandığı pet su şişesi, kotası dolan dersler için öğrencilerin öğretim üyelerine ikna amaçlı yazdıkları metinlerden örnekler gibi nesneler yer aldı.
Etkinliğe, çok sayıda akademisyen, öğrenci ve çalışanlar katıldı.
Son Güncelleme: Salı, 10 Haziran 2014 09:52
Gösterim: 1308
Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, üniversitede hazırlık sınıfı olmayacağını belirterek, "Hazırlık sınıfının tüm programını, 950 saat İngilizce'yi birinci sınıfa koyuyoruz. Birinci sınıftaki 3 dersin ikisini ikinci sınıfa, birini de üçüncü sınıfa koyuyoruz. Öğrencilerimiz 4 yılda mezun olacak" dedi.
Yüksel, üniversitenin tanıtım toplantısını, bitme aşamasına gelen inşaatın teras katında gerçekleştirdi.
Türkiye'nin en kapsamlı sağlık üniversitesi olarak kurulan Biruni'nin, tamamı sağlık bölümlerinden oluşan 6 fakülte, 3 enstitü ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu bulunacağını belirten Yüksel, mühendislik fakültesinde bu sene moleküler genetik bölümü açtıklarını, gelecek sene de mekatronik ve biyomedikal bölümlerinin olacağını ifade etti.
Eğitim fakültesinde de sağlığa ağırlık verdiklerini, burada da özel eğitim olacağını anlatan Yüksel, şöyle konuştu:
"Özel eğitimde üstün zekalılar, zeka engelliler, görme ve işitme engelli öğretmenliğimiz olacak. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenliğimiz olacak. Bu kapsamda bu Türkiye'de bir ilk. A'dan Z'ye sağlık diyoruz. Bizim farklılıklarımızın en önemlisi, Biruni'de bu sene Türkiye'de ilk defa hazırlık sınıfını kaldırıyoruz. Hazırlık sınıfının tüm programını, 950 saat İngilizce'yi birinci sınıfa koyuyoruz. Birinci sınıftaki 3 dersin ikisini ikinci sınıfa, birini de üçüncü sınıfa koyuyoruz. Öğrencilerimiz 4 yılda mezun olacak. Yabancı dil bilmek çok önemli ama biz bu sene yüzde yüz Türkçe program açtık. Gelecek seneden sonra da yüzde yüz İngilizce programlarımız olacak. Bizim tek amacımız; bilim insanı yetiştirmek. Türkiye ve dünyada yetişmiş en iyi hocalarla teknolojiyi birleştirerek, sağlık konusuna öncü bir üniversite olacağız."
"Heyecanımızdan dolayı kurulmamıza izin verildi"
Türkiye'de 20 üniversitenin açılmak için beklediğini ifade eden Yüksel, "Sırf bizim heyecanımızdan bilimsel aktivitemizden dolayı bize izin verildi, biz kurulduk. Son bir yıldan beri de yeni üniversite kurulmuyor. Başbakanımızın da bana söylediği, 'Hocam bu işlere biraz ara verelim çok oldu. Ama size müsaade edelim. Madem böyle bilimsel bir şey olacak' dedi. Farklılığımız bu oldu" bilgisini verdi.
Amerika'da üniversitelerin ekonomiye katkılarının yüzde 40 olduğunu söyleyen Yüksel, Türkiye'de bu sayının çok düşük olduğunu, Biruni'nun bu yönde de farklılık oluşturacağını bildirdi.
Üniversite olarak bir diğer farklılıklarının da öğrencilere birinci sınıftan sonra yatay geçiş imkanı sağladıklarını dile getiren Yüksel, "Örneğin öğrenci beslenme bölümünü sevmiyorsa dil bölümüne, ona ısınamamışsa sosyal hizmet veya bir başkasına geçebilir. Dolayısıyla 11 farklı branşa birinci sınıftan sonra yatay geçiş imkanı olacak" diye konuştu.
Şu anda yapım aşamasında olan Türkiye'nin en iyi genetik laboratuvarını kuracaklarını, burada bütün üniversitelere hizmet vereceklerini belirten Yüksel, gelecek yıl da üniversite hastanesinin faaliyete geçeceğini sözlerine ekledi.
Toplantıda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haydar Su'nun yönetimindeki öğretim üyelerinin yer aldığı koro, hüzzam makamı eserlerden oluşan mini konser verdi.
Biruni Üniversitesi hakkında
Adını 11. yüzyılda yaşamış büyük Türk bilgini Ebu Reyhan El Biruni'den alan Biruni Üniversitesi, Türkiye'nin sağlık alanında eğitim veren en kapsamlı tematik sağlık üniversitesi olacak.
Eğitime 2014 - 2015 öğretim yılında başlayacak olan Biruni Üniversitesi, İstanbul'da 30 bin metrekare kapalı alan, 17 bin metrekare yeşil alan, 5 bin metrekare kafeterya ve sosyal alan, 2 konferans salonu, spa, fitness center, kapalı ve açık basketbol sahalarıyla öğrencilerine geniş bir sosyal yaşam imkanı sağlayacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, üniversitede hazırlık sınıfı olmayacağını belirterek, "Hazırlık sınıfının tüm programını, 950 saat İngilizce'yi birinci sınıfa koyuyoruz. Birinci sınıftaki 3 dersin ikisini ikinci sınıfa, birini de üçüncü sınıfa koyuyoruz. Öğrencilerimiz 4 yılda mezun olacak" dedi.
Yüksel, üniversitenin tanıtım toplantısını, bitme aşamasına gelen inşaatın teras katında gerçekleştirdi.
Türkiye'nin en kapsamlı sağlık üniversitesi olarak kurulan Biruni'nin, tamamı sağlık bölümlerinden oluşan 6 fakülte, 3 enstitü ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu bulunacağını belirten Yüksel, mühendislik fakültesinde bu sene moleküler genetik bölümü açtıklarını, gelecek sene de mekatronik ve biyomedikal bölümlerinin olacağını ifade etti.
Eğitim fakültesinde de sağlığa ağırlık verdiklerini, burada da özel eğitim olacağını anlatan Yüksel, şöyle konuştu:
"Özel eğitimde üstün zekalılar, zeka engelliler, görme ve işitme engelli öğretmenliğimiz olacak. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenliğimiz olacak. Bu kapsamda bu Türkiye'de bir ilk. A'dan Z'ye sağlık diyoruz. Bizim farklılıklarımızın en önemlisi, Biruni'de bu sene Türkiye'de ilk defa hazırlık sınıfını kaldırıyoruz. Hazırlık sınıfının tüm programını, 950 saat İngilizce'yi birinci sınıfa koyuyoruz. Birinci sınıftaki 3 dersin ikisini ikinci sınıfa, birini de üçüncü sınıfa koyuyoruz. Öğrencilerimiz 4 yılda mezun olacak. Yabancı dil bilmek çok önemli ama biz bu sene yüzde yüz Türkçe program açtık. Gelecek seneden sonra da yüzde yüz İngilizce programlarımız olacak. Bizim tek amacımız; bilim insanı yetiştirmek. Türkiye ve dünyada yetişmiş en iyi hocalarla teknolojiyi birleştirerek, sağlık konusuna öncü bir üniversite olacağız."
"Heyecanımızdan dolayı kurulmamıza izin verildi"
Türkiye'de 20 üniversitenin açılmak için beklediğini ifade eden Yüksel, "Sırf bizim heyecanımızdan bilimsel aktivitemizden dolayı bize izin verildi, biz kurulduk. Son bir yıldan beri de yeni üniversite kurulmuyor. Başbakanımızın da bana söylediği, 'Hocam bu işlere biraz ara verelim çok oldu. Ama size müsaade edelim. Madem böyle bilimsel bir şey olacak' dedi. Farklılığımız bu oldu" bilgisini verdi.
Amerika'da üniversitelerin ekonomiye katkılarının yüzde 40 olduğunu söyleyen Yüksel, Türkiye'de bu sayının çok düşük olduğunu, Biruni'nun bu yönde de farklılık oluşturacağını bildirdi.
Üniversite olarak bir diğer farklılıklarının da öğrencilere birinci sınıftan sonra yatay geçiş imkanı sağladıklarını dile getiren Yüksel, "Örneğin öğrenci beslenme bölümünü sevmiyorsa dil bölümüne, ona ısınamamışsa sosyal hizmet veya bir başkasına geçebilir. Dolayısıyla 11 farklı branşa birinci sınıftan sonra yatay geçiş imkanı olacak" diye konuştu.
Şu anda yapım aşamasında olan Türkiye'nin en iyi genetik laboratuvarını kuracaklarını, burada bütün üniversitelere hizmet vereceklerini belirten Yüksel, gelecek yıl da üniversite hastanesinin faaliyete geçeceğini sözlerine ekledi.
Toplantıda, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haydar Su'nun yönetimindeki öğretim üyelerinin yer aldığı koro, hüzzam makamı eserlerden oluşan mini konser verdi.
Biruni Üniversitesi hakkında
Adını 11. yüzyılda yaşamış büyük Türk bilgini Ebu Reyhan El Biruni'den alan Biruni Üniversitesi, Türkiye'nin sağlık alanında eğitim veren en kapsamlı tematik sağlık üniversitesi olacak.
Eğitime 2014 - 2015 öğretim yılında başlayacak olan Biruni Üniversitesi, İstanbul'da 30 bin metrekare kapalı alan, 17 bin metrekare yeşil alan, 5 bin metrekare kafeterya ve sosyal alan, 2 konferans salonu, spa, fitness center, kapalı ve açık basketbol sahalarıyla öğrencilerine geniş bir sosyal yaşam imkanı sağlayacak.
Son Güncelleme: Çarşamba, 28 May 2014 15:34
Gösterim: 3704

