Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
15 bin öğretmen ataması başvuruları ne zaman başlayacak? Öğretmen tama tarihi ne zaman? Hangi branşlarda öğretmen atanacak? Kontenjanlar ne zaman açıklanacak? 15 bin öğretmen ataması için başvuru ve atama tarihi belli oldu. İşte ayrıntılar:
15 bin öğretmen atamasının, 6 Şubat Cuma günü yapılacağı bildirildi.
19 Eylül 2014 öğretmen atama sonuçlarına göre alan bazlı minimum puanlar için Tıklayın
2013 Ağustos öğretmen ataması minimum puanları için Tıklayın
MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nce, Sakıp Sabancı Basın Merkezi'nde düzenlenen "Basın Merkezi Toplantıları"na MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu katılarak, gazetecilere yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Gazetecilerin soruları üzerine Aydoğdu, 15 bin öğretmen atamasıyla ilgili çalışmaların hazır olduğunu belirterek, konuyla ilgili yeni yönetmeliğin çıkmasını beklediklerini söyledi.
Yeni yönetmeliğin yayımının ardından ilana çıkacaklarını kaydeden Aydoğdu, okullar açılmadan önceki 6 Şubat Cuma atamaların yapılacağını bildirdi.
Atama bekleyen öğretmenler konusunun çok önemli olduğunu vurgulayan Aydoğdu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın talimatı doğrultusunda, kendilerinden randevu isteyen bu durumdaki öğretmenlerle görüştüklerini anlattı.
Şu anda 114 bin öğretmene ihtiyaç bulunduğunu, atama bekleyen öğretmen sayısının da son atamaların ardından 278 bine düştüğünü kaydeden Aydoğdu, "Bu realiteyi herkesin görmesi gerekiyor. Burada bütün öğretmenlerimizle iletişim halindeyiz. Bu dönemde bütün öğretmenlere, MEB'in kapısı ardına kadar açılmıştır. Fakat elimizdeki imkanlarla atamaları yapmamız gerekiyor" dedi.
Talim Terbiye Kurulunun ilgili kararıyla 118 alanın tespit edildiğini bildiren Aydoğdu, bölümler kapandığı için 10 alana kontenjan verilmediğini, bu nedenle 15 bin öğretmen atamasının, 108 alana yapılacağını kaydetti.
"Bekleyenlere göre değil ihtiyaca göre kontenjan"
Hamza Aydoğdu, "108 alana atama yaptığımız zaman öncelikle ihtiyaca göre atama yapmamız gerekiyor. Mesela tarih öğretmenleri '14 bin bekleyen var. Buna göre bize kontenjan verin' diyorlar. Bekleyenlere göre değil ihtiyaca göre kontenjanı belirlememiz gerekiyor" diye konuştu.
Tarih branşından örnek veren Aydoğdu, bu branşta 14 bin 288 adayın beklediğini ancak ihtiyacın bin kişi olduğunu söyledi. Kontenjanın da ihtiyaca göre belirlendiğini kaydeden Aydoğdu, "Yüzde yüz kontenjan da ayırsanız bu arkadaşlarımız tatmin olmayabilir" dedi.
Aydoğdu, Türkçe, matematik, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, fen ve sosyal bilimler derslerinden TEOG ile edebiyat, tarih, coğrafya, felsefe, matematik, fizik, kimya ve biyoloji derslerinden LYS'ye yönelik branşlara kontenjanın yüzde 58'ini ayırdıklarını bildirdi.
Kontenjanlar, bu hafta açıklanacak
Branşlar arasında kadro dağılımında çok uçurum olmamasına dikkat ettiklerini söyleyen Aydoğdu, mesleki ve teknik eğitim alanları ile küçük alanlara çok önem verdiklerini dile getirdi.
Önceki yıllarda az kontenjan ayrılan, 15-17 yıldır beklenen alanlardakileri mağdur etmemek için buralara fazlalık verdiklerini anlatan Aydoğdu, "Her eşit dağılım, adaletli dağılım değildir. Arkadaşlarımızın talepleri, istekleri çok uç noktada. Biz 15 bin dağılım yapacağız. Fakat arkadaşların taleplerine baktığınız zaman 150 bin çıkıyor. Kontenjanlar açıklandığı zaman mutlu olanlar, mutsuz olanlar olacaktır. Biz elimizden geldiği kadar, gece gündüz çalışarak, iyi bir dağılım yapmaya çalıştık. Bunları da en geç salı veya çarşamba günü kamuoyuna duyururuz" diye konuştu.
Aydoğdu, kontenjanının yüzde 73'ünü, geri kalmış bölgelere dağıttıklarını da bildirdi.
Artan nüfus ve okullaşma oranına rağmen öğretmen başına düşen öğrenci sayısının son 12 yılda azaldığını anlatan Aydoğdu, "2002 yılında ilkokul ve ortaokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 28 iken, 2014'te bu sayı ilkokul ve ortaokulda 19 ve 18'e düştü. Ortaöğretimde de 18'den 15'e geriledi" dedi.
Hamza Aydoğdu, 2003-2014 arasında 459 bin 314 öğretmenin bakanlık kadrolarına dahil edildiğini belirterek, şu anda hiçbir ilde öğretmen doluluk oranının yüzde 80'in altında olmadığını kaydetti. Hamza Aydoğdu, "459 bin 314 öğretmen atamamızla Türkiye genelindeki öğretmen doluluk oranı yüzde 86,35'e ulaşmıştır. Son 3 yılda 150 bin öğretmen ataması yaptık" diye konuştu.
En çok ve en az ihtiyaç duyulan 10 alanı belirlediklerini kaydeden Aydoğdu, en çok İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, özel eğitim ve rehberlik, ilköğretim matematik, sınıf öğretmenliği, Türkçe, okul öncesi, beden eğitimi ve fen bilimleri branşlarına ihtiyaç bulunduğunu bildirdi. Aydoğdu, felsefe, tarih, konaklama seyahat hizmetleri, halıcılık kursu gibi alanlarda ise fazlalık bulunduğunu ifade etti.
Öğretmenlerin yaş gruplarına göre dağılımı hakkında da bilgi veren Aydoğdu, öğretmenlerin yaklaşık yüzde 70'inin 21-40 yaş arasında olduğunu, 51-60 yaş arası 70 bin 910 öğretmenin hizmet verdiğini kaydetti. Aydoğdu, öğretmenler arasındaki yaş ortalamasının gittikçe düştüğünü ifade etti.
Aydoğdu, geçen yıl 5 kez ilk atama gerçekleştirdiklerini, öğretmen yer değiştirmeleri için yapılan 505 bin başvurudan 175 bin 414'ünü gerçekleştirdiklerini anlattı.
Okul yöneticileriyle ilgili yapılan yasa değişikliğini hatırlatan Aydoğdu, 4 yılını tamamlayan okul yöneticilerinin görevlerinin sona erdiğini kaydetti. Bu yöneticilere uzatma süresi getirdiklerini söyleyen Aydoğdu, değerlendirmede 75 puan alanların atamalarının yapıldığını, 75 puan ve üzeri alamayanları da mülakat sonucu atadıklarını belirtti.
Aydoğdu, bugün 27 bin 404 okul müdürü, 4 bin 390 müdür başyardımcısı, 41 bin 463 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 73 bin 257 eğitim kurumu yöneticisinin görev yaptığını bildirdi.
286 davanın 134'ü lehimize
Şube müdürlüğü için yapılan sınavda başarılı olan 5 bin 913 adaydan 3 bin 287'sinin mülakatı geçtiğini anlatan Aydoğdu, bu kişilerden bin 709 kişinin şube müdürlüğü kadrolarına atandığını belirtti. Aydoğdu, bununla ilgili 286 dava açıldığını, 134'ünün MEB lehine sonuçlandığını, 86 davanın hala devam ettiğini kaydetti.
Hamza Aydoğdu, şehit yakını, korumaya muhtaç çocuklar ve engelli ataması da yaptıklarını ifade ederek, geçen yıl öğretmen dışında 5 bin 831 kişiyi atadıklarını söyledi.
Aydoğdu, öğretmen atama-yer değiştirme yönetmeliğinin şu an Başbakanlıkta olduğunu, kısa sürede yayınlanacağını bildirdi.
Sorular
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Genel Müdür Aydoğdu, bir soru üzerine, il içinde değişiklik için 21 bin 900 kişinin müracaat ettiğini, 6 bin 46 kişinin il içi eş özrü atamasının yapıldığını kaydetti.
İl dışında da 8 bin 715 müracaattan 7 bin 742'sinin iller arası eş ataması kapsamında yapıldığını dile getiren Aydoğdu, iller arasında eş ataması yapılmayan 973 kişi bulunduğunu kaydetti.
Eş atamaları konusunda hassas olduklarını, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın da mutlaka eşlerin birleştirilmesi yönünde talimat verdiğini vurgulayan Aydoğdu, bu konuda yeni düzenlemeler yaptıklarını hatırlattı.
İstek yapılan ilde yer yoksa bu ile en yakın yerde eşlerin birleştirilmesine olanak tanıdıklarını anlatan Aydoğdu, Bakan Avcı'nın il içinde de bunun uygulanması talimatını verdiğini söyledi. Aydoğdu, "İl içinde de mesela Şereflikoçhisar'dan Çankaya'ya gelmek istiyor. Burada yer yok. İkisi de öğretmense, 'Keçiören'de, Gölbaşı'nda, Yenimahalle'de yer var, gelin sizi burada birleştirelim' diyoruz. Bu da bir yeniliktir" dedi.
Genel Müdür Aydoğdu, şöyle konuştu:
"Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği çıktı. Buna göre eşi özel sektörde çalışanlar 1 yılı doldurunca eş özründen müracaat edebiliyorlardı. Öğretmenleri birleştirmek adına şubat atamasında bunu görmedik, yönetmeliği çıkaramadık. Bununla ilgili diğer bakanlıklardan çok tepki aldık. Çünkü diğer bakanlıklar uydular. Fakat yeni yönetmeliğimiz çıktığı zaman mecburen çerçeve yönetmeliğine uyacağız. O zaman orada 3 yıl şartı mutlaka olacak. Ağustos ayında eşi özel sektörde çalışan arkadaşlarımıza 3 yıl şartı gelecek."
Aydoğdu, Türkiye genelinde 851 bin öğretmenden, 630 bin 270'inin eş durumu mazereti bulunduğunu ifade etti.
Açılan davalar
Şube müdürlerinin açtığı davalarla ilgili soruları da yanıtlayan Aydoğdu, "Son olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, bizim lehimize karar verdiği için bu konu kapanmış oldu. Tüm yargı kararlarını yerine getiriyoruz. Sayın Bakanımın bize verdiği ilk talimat şudur, 'Yargı kararlarını uygulamada mutlak surette hassasiyet göstereceksiniz'. Haklarımızı savunmamız, yani itiraz etmemiz nedeniyle 'yargı kararlarını uygulamıyorlar' diye algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu taraflı bir algıdır" dedi.
Hamza Aydoğdu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine giden öğretmenlerin büyük çoğunluğunun dönmek istediğini, bu bölgelerde öğretmenlerin kalma oranının 1,7 olduğunu dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Avcı'nın, öğretmenleri bu bölgelerde tutmak için bir çalışma yapmaları talimatı verdiğini de aktaran Aydoğdu, bu konuda çalışma yaptıklarını, olgunlaştığında kamuoyuna açıklanacağını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
15 bin öğretmen ataması başvuruları ne zaman başlayacak? Öğretmen tama tarihi ne zaman? Hangi branşlarda öğretmen atanacak? Kontenjanlar ne zaman açıklanacak? 15 bin öğretmen ataması için başvuru ve atama tarihi belli oldu. İşte ayrıntılar:
15 bin öğretmen atamasının, 6 Şubat Cuma günü yapılacağı bildirildi.
19 Eylül 2014 öğretmen atama sonuçlarına göre alan bazlı minimum puanlar için Tıklayın
2013 Ağustos öğretmen ataması minimum puanları için Tıklayın
MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nce, Sakıp Sabancı Basın Merkezi'nde düzenlenen "Basın Merkezi Toplantıları"na MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu katılarak, gazetecilere yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Gazetecilerin soruları üzerine Aydoğdu, 15 bin öğretmen atamasıyla ilgili çalışmaların hazır olduğunu belirterek, konuyla ilgili yeni yönetmeliğin çıkmasını beklediklerini söyledi.
Yeni yönetmeliğin yayımının ardından ilana çıkacaklarını kaydeden Aydoğdu, okullar açılmadan önceki 6 Şubat Cuma atamaların yapılacağını bildirdi.
Atama bekleyen öğretmenler konusunun çok önemli olduğunu vurgulayan Aydoğdu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın talimatı doğrultusunda, kendilerinden randevu isteyen bu durumdaki öğretmenlerle görüştüklerini anlattı.
Şu anda 114 bin öğretmene ihtiyaç bulunduğunu, atama bekleyen öğretmen sayısının da son atamaların ardından 278 bine düştüğünü kaydeden Aydoğdu, "Bu realiteyi herkesin görmesi gerekiyor. Burada bütün öğretmenlerimizle iletişim halindeyiz. Bu dönemde bütün öğretmenlere, MEB'in kapısı ardına kadar açılmıştır. Fakat elimizdeki imkanlarla atamaları yapmamız gerekiyor" dedi.
Talim Terbiye Kurulunun ilgili kararıyla 118 alanın tespit edildiğini bildiren Aydoğdu, bölümler kapandığı için 10 alana kontenjan verilmediğini, bu nedenle 15 bin öğretmen atamasının, 108 alana yapılacağını kaydetti.
"Bekleyenlere göre değil ihtiyaca göre kontenjan"
Hamza Aydoğdu, "108 alana atama yaptığımız zaman öncelikle ihtiyaca göre atama yapmamız gerekiyor. Mesela tarih öğretmenleri '14 bin bekleyen var. Buna göre bize kontenjan verin' diyorlar. Bekleyenlere göre değil ihtiyaca göre kontenjanı belirlememiz gerekiyor" diye konuştu.
Tarih branşından örnek veren Aydoğdu, bu branşta 14 bin 288 adayın beklediğini ancak ihtiyacın bin kişi olduğunu söyledi. Kontenjanın da ihtiyaca göre belirlendiğini kaydeden Aydoğdu, "Yüzde yüz kontenjan da ayırsanız bu arkadaşlarımız tatmin olmayabilir" dedi.
Aydoğdu, Türkçe, matematik, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, fen ve sosyal bilimler derslerinden TEOG ile edebiyat, tarih, coğrafya, felsefe, matematik, fizik, kimya ve biyoloji derslerinden LYS'ye yönelik branşlara kontenjanın yüzde 58'ini ayırdıklarını bildirdi.
Kontenjanlar, bu hafta açıklanacak
Branşlar arasında kadro dağılımında çok uçurum olmamasına dikkat ettiklerini söyleyen Aydoğdu, mesleki ve teknik eğitim alanları ile küçük alanlara çok önem verdiklerini dile getirdi.
Önceki yıllarda az kontenjan ayrılan, 15-17 yıldır beklenen alanlardakileri mağdur etmemek için buralara fazlalık verdiklerini anlatan Aydoğdu, "Her eşit dağılım, adaletli dağılım değildir. Arkadaşlarımızın talepleri, istekleri çok uç noktada. Biz 15 bin dağılım yapacağız. Fakat arkadaşların taleplerine baktığınız zaman 150 bin çıkıyor. Kontenjanlar açıklandığı zaman mutlu olanlar, mutsuz olanlar olacaktır. Biz elimizden geldiği kadar, gece gündüz çalışarak, iyi bir dağılım yapmaya çalıştık. Bunları da en geç salı veya çarşamba günü kamuoyuna duyururuz" diye konuştu.
Aydoğdu, kontenjanının yüzde 73'ünü, geri kalmış bölgelere dağıttıklarını da bildirdi.
Artan nüfus ve okullaşma oranına rağmen öğretmen başına düşen öğrenci sayısının son 12 yılda azaldığını anlatan Aydoğdu, "2002 yılında ilkokul ve ortaokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 28 iken, 2014'te bu sayı ilkokul ve ortaokulda 19 ve 18'e düştü. Ortaöğretimde de 18'den 15'e geriledi" dedi.
Hamza Aydoğdu, 2003-2014 arasında 459 bin 314 öğretmenin bakanlık kadrolarına dahil edildiğini belirterek, şu anda hiçbir ilde öğretmen doluluk oranının yüzde 80'in altında olmadığını kaydetti. Hamza Aydoğdu, "459 bin 314 öğretmen atamamızla Türkiye genelindeki öğretmen doluluk oranı yüzde 86,35'e ulaşmıştır. Son 3 yılda 150 bin öğretmen ataması yaptık" diye konuştu.
En çok ve en az ihtiyaç duyulan 10 alanı belirlediklerini kaydeden Aydoğdu, en çok İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, özel eğitim ve rehberlik, ilköğretim matematik, sınıf öğretmenliği, Türkçe, okul öncesi, beden eğitimi ve fen bilimleri branşlarına ihtiyaç bulunduğunu bildirdi. Aydoğdu, felsefe, tarih, konaklama seyahat hizmetleri, halıcılık kursu gibi alanlarda ise fazlalık bulunduğunu ifade etti.
Öğretmenlerin yaş gruplarına göre dağılımı hakkında da bilgi veren Aydoğdu, öğretmenlerin yaklaşık yüzde 70'inin 21-40 yaş arasında olduğunu, 51-60 yaş arası 70 bin 910 öğretmenin hizmet verdiğini kaydetti. Aydoğdu, öğretmenler arasındaki yaş ortalamasının gittikçe düştüğünü ifade etti.
Aydoğdu, geçen yıl 5 kez ilk atama gerçekleştirdiklerini, öğretmen yer değiştirmeleri için yapılan 505 bin başvurudan 175 bin 414'ünü gerçekleştirdiklerini anlattı.
Okul yöneticileriyle ilgili yapılan yasa değişikliğini hatırlatan Aydoğdu, 4 yılını tamamlayan okul yöneticilerinin görevlerinin sona erdiğini kaydetti. Bu yöneticilere uzatma süresi getirdiklerini söyleyen Aydoğdu, değerlendirmede 75 puan alanların atamalarının yapıldığını, 75 puan ve üzeri alamayanları da mülakat sonucu atadıklarını belirtti.
Aydoğdu, bugün 27 bin 404 okul müdürü, 4 bin 390 müdür başyardımcısı, 41 bin 463 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 73 bin 257 eğitim kurumu yöneticisinin görev yaptığını bildirdi.
286 davanın 134'ü lehimize
Şube müdürlüğü için yapılan sınavda başarılı olan 5 bin 913 adaydan 3 bin 287'sinin mülakatı geçtiğini anlatan Aydoğdu, bu kişilerden bin 709 kişinin şube müdürlüğü kadrolarına atandığını belirtti. Aydoğdu, bununla ilgili 286 dava açıldığını, 134'ünün MEB lehine sonuçlandığını, 86 davanın hala devam ettiğini kaydetti.
Hamza Aydoğdu, şehit yakını, korumaya muhtaç çocuklar ve engelli ataması da yaptıklarını ifade ederek, geçen yıl öğretmen dışında 5 bin 831 kişiyi atadıklarını söyledi.
Aydoğdu, öğretmen atama-yer değiştirme yönetmeliğinin şu an Başbakanlıkta olduğunu, kısa sürede yayınlanacağını bildirdi.
Sorular
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Genel Müdür Aydoğdu, bir soru üzerine, il içinde değişiklik için 21 bin 900 kişinin müracaat ettiğini, 6 bin 46 kişinin il içi eş özrü atamasının yapıldığını kaydetti.
İl dışında da 8 bin 715 müracaattan 7 bin 742'sinin iller arası eş ataması kapsamında yapıldığını dile getiren Aydoğdu, iller arasında eş ataması yapılmayan 973 kişi bulunduğunu kaydetti.
Eş atamaları konusunda hassas olduklarını, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın da mutlaka eşlerin birleştirilmesi yönünde talimat verdiğini vurgulayan Aydoğdu, bu konuda yeni düzenlemeler yaptıklarını hatırlattı.
İstek yapılan ilde yer yoksa bu ile en yakın yerde eşlerin birleştirilmesine olanak tanıdıklarını anlatan Aydoğdu, Bakan Avcı'nın il içinde de bunun uygulanması talimatını verdiğini söyledi. Aydoğdu, "İl içinde de mesela Şereflikoçhisar'dan Çankaya'ya gelmek istiyor. Burada yer yok. İkisi de öğretmense, 'Keçiören'de, Gölbaşı'nda, Yenimahalle'de yer var, gelin sizi burada birleştirelim' diyoruz. Bu da bir yeniliktir" dedi.
Genel Müdür Aydoğdu, şöyle konuştu:
"Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliği çıktı. Buna göre eşi özel sektörde çalışanlar 1 yılı doldurunca eş özründen müracaat edebiliyorlardı. Öğretmenleri birleştirmek adına şubat atamasında bunu görmedik, yönetmeliği çıkaramadık. Bununla ilgili diğer bakanlıklardan çok tepki aldık. Çünkü diğer bakanlıklar uydular. Fakat yeni yönetmeliğimiz çıktığı zaman mecburen çerçeve yönetmeliğine uyacağız. O zaman orada 3 yıl şartı mutlaka olacak. Ağustos ayında eşi özel sektörde çalışan arkadaşlarımıza 3 yıl şartı gelecek."
Aydoğdu, Türkiye genelinde 851 bin öğretmenden, 630 bin 270'inin eş durumu mazereti bulunduğunu ifade etti.
Açılan davalar
Şube müdürlerinin açtığı davalarla ilgili soruları da yanıtlayan Aydoğdu, "Son olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, bizim lehimize karar verdiği için bu konu kapanmış oldu. Tüm yargı kararlarını yerine getiriyoruz. Sayın Bakanımın bize verdiği ilk talimat şudur, 'Yargı kararlarını uygulamada mutlak surette hassasiyet göstereceksiniz'. Haklarımızı savunmamız, yani itiraz etmemiz nedeniyle 'yargı kararlarını uygulamıyorlar' diye algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu taraflı bir algıdır" dedi.
Hamza Aydoğdu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine giden öğretmenlerin büyük çoğunluğunun dönmek istediğini, bu bölgelerde öğretmenlerin kalma oranının 1,7 olduğunu dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Avcı'nın, öğretmenleri bu bölgelerde tutmak için bir çalışma yapmaları talimatı verdiğini de aktaran Aydoğdu, bu konuda çalışma yaptıklarını, olgunlaştığında kamuoyuna açıklanacağını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Ocak 2015 16:38
Gösterim: 2877
Türk Eğitim-Sen, 2014-2015 öğretim yılı ikinci döneminden itibaren Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı tüm okul ve kurumlarda her ayın ilk haftasında "nöbet tutmama" eylemi yapacak.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, meslek gruplarının hemen hepsinin nöbet görevinin karşılığı olarak ek ücret aldığını belirtti.
Bu durumun istisnası olan öğretmenlerin tuttukları nöbet için ek ücret alamadığını kaydeden Koncuk, "Öğretmenlerin tuttukları nöbet karşılığı ek ücret alamaması anayasamızda yer alan angarya yasağına aykırılık arz ettiği gibi İLO sözleşmelerine de aykırı bir durum mevcuttur" ifadesini kullandı.
Koncuk, hakka ve hakkaniyete aykırı problemin çözümü için konuyu her türlü platforma taşıdıklarını ve ülke genelinde nöbet görevinin ücretli hale gelerek angaryanın önlenmesi hususunda dilekçe kampanyası başlattıklarını anımsattı.
Konuyu, 19. Milli Eğitim Şurası'na da taşıdıklarını hatırlatan Koncuk, şu ifadelere yer verdi:
"Böylece şurada nöbet görevinin ücretlendirilmesinin kabul edilmesine katkı sağladık. Ancak bugüne kadar konuyla ilgili MEB tarafından bir çalışma başlatılmamıştır. Bu nedenle Türk Eğitim Sen Yönetim Kurulunca sorunun daha hızlı çözüme kavuşabilmesi adına 2014-2015 öğretim yılı ikinci döneminden itibaren MEB'e bağlı tüm okul ve kurumlarda her ayın ilk haftasında (9-10-11-12-13 Şubat, 2-3-4-5-6 Mart, 6-7-8-9-10 Nisan, 4-5-6-7-8 Mayıs, 1-2-3-4-5 Haziran) 'nöbet tutmama' eylemi yapılmasına karar verilmiştir. Angarya nöbete hayır. Her nöbet gününe 6 saat ek ders ücreti ödenmelidir."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türk Eğitim-Sen, 2014-2015 öğretim yılı ikinci döneminden itibaren Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı tüm okul ve kurumlarda her ayın ilk haftasında "nöbet tutmama" eylemi yapacak.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, meslek gruplarının hemen hepsinin nöbet görevinin karşılığı olarak ek ücret aldığını belirtti.
Bu durumun istisnası olan öğretmenlerin tuttukları nöbet için ek ücret alamadığını kaydeden Koncuk, "Öğretmenlerin tuttukları nöbet karşılığı ek ücret alamaması anayasamızda yer alan angarya yasağına aykırılık arz ettiği gibi İLO sözleşmelerine de aykırı bir durum mevcuttur" ifadesini kullandı.
Koncuk, hakka ve hakkaniyete aykırı problemin çözümü için konuyu her türlü platforma taşıdıklarını ve ülke genelinde nöbet görevinin ücretli hale gelerek angaryanın önlenmesi hususunda dilekçe kampanyası başlattıklarını anımsattı.
Konuyu, 19. Milli Eğitim Şurası'na da taşıdıklarını hatırlatan Koncuk, şu ifadelere yer verdi:
"Böylece şurada nöbet görevinin ücretlendirilmesinin kabul edilmesine katkı sağladık. Ancak bugüne kadar konuyla ilgili MEB tarafından bir çalışma başlatılmamıştır. Bu nedenle Türk Eğitim Sen Yönetim Kurulunca sorunun daha hızlı çözüme kavuşabilmesi adına 2014-2015 öğretim yılı ikinci döneminden itibaren MEB'e bağlı tüm okul ve kurumlarda her ayın ilk haftasında (9-10-11-12-13 Şubat, 2-3-4-5-6 Mart, 6-7-8-9-10 Nisan, 4-5-6-7-8 Mayıs, 1-2-3-4-5 Haziran) 'nöbet tutmama' eylemi yapılmasına karar verilmiştir. Angarya nöbete hayır. Her nöbet gününe 6 saat ek ders ücreti ödenmelidir."
Son Güncelleme: Cumartesi, 24 Ocak 2015 16:46
Gösterim: 1942
YÖK Başkanı Saraç, 2014-2015 bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için, gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verildiğini bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için, gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verildiğini bildirdi.
YÖK'ten yapılan açıklamada, Saraç'ın konuyla ilgili Twitter üzerinden paylaşımda bulunduğu belirtildi.
Üniversitelerden ve öğrencilerden gelen yoğun taleplere bağlı olarak bahar döneminde pedagojik formasyon eğitimi için ek kontenjan verilmesi kararı alındığını ifade eden Saraç, şunları kaydetti:
"2014-2015 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verilmiştir ve üniversitelere bildirilmiştir. Üniversitelerin kontenjan talepleri, insan kaynakları ve fiziki kapasiteleri de göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Bundan önceki programlarda da olduğu gibi üniversitelerin, verilen toplam kontenjanın en az yüzde 25'ini mezunlara, kalanını son sınıftaki öğrencilere tahsis etmesi gerekmektedir. Ara sınıftaki öğrenci başvuruları kabul edilmeyecektir. Bildiğiniz üzere, Milli Eğitim Bakanlığı KPSS’de aldığınız puana göre, ihtiyaç duyduğu alanda, ihtiyaç duyduğu sayıda sizleri öğretmen olarak atayabilmektedir. Pedagojik formasyon eğitimi almak öğretmen olarak atanmanız için taşımanız gereken şartlardan sadece biridir. Üniversitelerimize geçen yıldan bu yana yaklaşık 200 bini aşkın formasyon programı için kontenjan tahsis edilmiştir."
Açıklamalarında YÖK olarak öğretmen adayı eğitimi konusunda önümüzdeki süreçte bazı köklü değişiklikler düşündüklerini de vurgulayan Saraç, alınan kararın öğretmen adayları için hayırlı olmasını diledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK Başkanı Saraç, 2014-2015 bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için, gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verildiğini bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için, gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verildiğini bildirdi.
YÖK'ten yapılan açıklamada, Saraç'ın konuyla ilgili Twitter üzerinden paylaşımda bulunduğu belirtildi.
Üniversitelerden ve öğrencilerden gelen yoğun taleplere bağlı olarak bahar döneminde pedagojik formasyon eğitimi için ek kontenjan verilmesi kararı alındığını ifade eden Saraç, şunları kaydetti:
"2014-2015 Eğitim Öğretim yılı bahar döneminde başlatılacak pedagojik formasyon eğitimi programları için gerekli şartları taşıyan üniversitelere toplam 40 bin dolayında ek kontenjan verilmiştir ve üniversitelere bildirilmiştir. Üniversitelerin kontenjan talepleri, insan kaynakları ve fiziki kapasiteleri de göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Bundan önceki programlarda da olduğu gibi üniversitelerin, verilen toplam kontenjanın en az yüzde 25'ini mezunlara, kalanını son sınıftaki öğrencilere tahsis etmesi gerekmektedir. Ara sınıftaki öğrenci başvuruları kabul edilmeyecektir. Bildiğiniz üzere, Milli Eğitim Bakanlığı KPSS’de aldığınız puana göre, ihtiyaç duyduğu alanda, ihtiyaç duyduğu sayıda sizleri öğretmen olarak atayabilmektedir. Pedagojik formasyon eğitimi almak öğretmen olarak atanmanız için taşımanız gereken şartlardan sadece biridir. Üniversitelerimize geçen yıldan bu yana yaklaşık 200 bini aşkın formasyon programı için kontenjan tahsis edilmiştir."
Açıklamalarında YÖK olarak öğretmen adayı eğitimi konusunda önümüzdeki süreçte bazı köklü değişiklikler düşündüklerini de vurgulayan Saraç, alınan kararın öğretmen adayları için hayırlı olmasını diledi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 24 Ocak 2015 01:14
Gösterim: 2499
Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına naklen veya açıktan yapılacak atamalarda uygulanacak sınavlarda puanı 65 altı olanlar başarısız sayılacak.
Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen yapılacak atamalarda, değerlendirme puanı 65 altı olanlar başarısız sayılacak.
Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen yapılacak atamalarıda, sınav jürisi değerlendirmesinde puanı, 65'in altında olanlar sınavlarda başarısız sayılacak.
Yönetmelik kapsamında 24 Ocak 2015 öncesi ilan edilip ön değerlendirme ve giriş sınavı aşamaları tamamlanan öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına atamalarda bu şart aranmayacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına naklen veya açıktan yapılacak atamalarda uygulanacak sınavlarda puanı 65 altı olanlar başarısız sayılacak.
Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen yapılacak atamalarda, değerlendirme puanı 65 altı olanlar başarısız sayılacak.
Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen yapılacak atamalarıda, sınav jürisi değerlendirmesinde puanı, 65'in altında olanlar sınavlarda başarısız sayılacak.
Yönetmelik kapsamında 24 Ocak 2015 öncesi ilan edilip ön değerlendirme ve giriş sınavı aşamaları tamamlanan öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına atamalarda bu şart aranmayacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 24 Ocak 2015 16:41
Gösterim: 1805
Bakan Avcı, TEOG sınavlarında çok fazla öğrencinin birinci olmasına ilişkin haberlerin sorulmasında karşılık; “1 milyon 300 bin öğrencinin içinden bütün soruları doğru yapan öğrenci sayısının bu kadar olması çok şaşırtıcı değil. Bu başarıya birtakım soru işaretleriyle gölge düşürmek yerine daha çok sayıda öğrencimizin aynı başarıyı göstermesini dilememiz lazım.” açıklamasında bulundu.
Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kızılcahamam Çağatay İlkokulu'nda gerçekleştirilen karne töreni sonrası basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışındaki Türk okullarının kapatılmasına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Bu konuyla ilgili açıklamayı önümüzdeki hafta içinde yaparız. Hazırlıklarımız gerçekten son aşamada. İnşallah önümüzdeki hafta içerisinde ayrıntılı açıklamalarımızı yaparız" dedi.
“Yükselen bayrak inmez”
Okulların kapatılmasından sonra gerçekleştirilecek çalışmalara yönelik bir soru üzerine ise Bakan Avcı, "Hepsiyle ilgili çalışmamız var. Onlarla ilgili pazartesi günü Bakanlar Kurulu´nda muhtemelen bir sunumumuz olur, bundan sonrasında açıklarız" ifadesini kullandı. Bakan Avcı, "Bu okullarla ilgili olarak da yükselen bayrak inmez. Türk devletinin gücü de her yerde bu bayrağı dalgalandırmaya hamdolsun yeter. Devlet, hükümet ve millet olarak biz üzerimize düşeni her yerde hakkıyla yerine getiririz. Buna da gücümüz yeter" dedi.
“Çocuklarımızın bu başarısıyla sevinmemiz lazım”
Bir gazetecinin TEOG sınavlarında çok fazla öğrencinin birinci olmasına ilişkin haberleri hatırlatarak, burada anormal bir durumun olup olmadığını sorması üzerine de Bakan Avcı, TEOG sınavlarının okullarda yapılan normal yazılı sınavlar olduğunu ve bu sınavların denetimi, sorularının gönderilmesi ve sınav değerlendirmelerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapıldığını anımsattı.
Bu sınava 1 milyon 300 bine yakın öğrencinin girdiğini hatırlatan Bakan Avcı, şöyle devam etti: “Dolayısıyla 1 milyon 300 bin öğrencinin içinden bütün soruları doğru yapan öğrenci sayısının bu kadar olması çok şaşırtıcı değil. Belki soruların çok mu kolay olduğu sorulabilir, aksi de her zaman tartışma konusu olur. Zaman zaman tersinden de eleştirilir yani soruların çok zor olduğu eleştirileri de gelir. O bakımdan sınavların güvenliği, sağlıklı yapılıp yapılmadığı konusunda bizim bir endişemiz yok. Sınav güvenliği sağlanmış, sorular soru sorma tekniklerine uygun olarak hazırlanmış, cevaplar da uygun bir şekilde değerlendirilmiş, hiçbir sorun yok. Ancak çocuklarımızın bu başarısıyla sevinmemiz lazım. Buna birtakım soru işaretleriyle gölge düşürmek yerine daha çok sayıda öğrencimizin aynı başarıyı göstermesini dilememiz lazım."
Öğrencileri ve özellikle öğretmenleri tebrik eden Bakan Avcı, "Bu karneler sadece çocuklarımızın karneleri değil, başta Millî Eğitim Bakanı olmak üzere hepimizin karneleri. Medyanın da karnesi bunlar, sizin de eğitim konularına gösterdiğiniz duyarlılığın bu karnelerde payı var. Dolayısıyla hepimiz bir şekilde eğitimdeki durumumuzu görüyoruz. Bu sonuçlar, daha iyiye gitmekte olduğumuzun göstergeleridir. O bakımdan eleştirilecek değil sevinilecek bir durum" ifadesini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bakan Avcı, TEOG sınavlarında çok fazla öğrencinin birinci olmasına ilişkin haberlerin sorulmasında karşılık; “1 milyon 300 bin öğrencinin içinden bütün soruları doğru yapan öğrenci sayısının bu kadar olması çok şaşırtıcı değil. Bu başarıya birtakım soru işaretleriyle gölge düşürmek yerine daha çok sayıda öğrencimizin aynı başarıyı göstermesini dilememiz lazım.” açıklamasında bulundu.
Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kızılcahamam Çağatay İlkokulu'nda gerçekleştirilen karne töreni sonrası basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışındaki Türk okullarının kapatılmasına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Bu konuyla ilgili açıklamayı önümüzdeki hafta içinde yaparız. Hazırlıklarımız gerçekten son aşamada. İnşallah önümüzdeki hafta içerisinde ayrıntılı açıklamalarımızı yaparız" dedi.
“Yükselen bayrak inmez”
Okulların kapatılmasından sonra gerçekleştirilecek çalışmalara yönelik bir soru üzerine ise Bakan Avcı, "Hepsiyle ilgili çalışmamız var. Onlarla ilgili pazartesi günü Bakanlar Kurulu´nda muhtemelen bir sunumumuz olur, bundan sonrasında açıklarız" ifadesini kullandı. Bakan Avcı, "Bu okullarla ilgili olarak da yükselen bayrak inmez. Türk devletinin gücü de her yerde bu bayrağı dalgalandırmaya hamdolsun yeter. Devlet, hükümet ve millet olarak biz üzerimize düşeni her yerde hakkıyla yerine getiririz. Buna da gücümüz yeter" dedi.
“Çocuklarımızın bu başarısıyla sevinmemiz lazım”
Bir gazetecinin TEOG sınavlarında çok fazla öğrencinin birinci olmasına ilişkin haberleri hatırlatarak, burada anormal bir durumun olup olmadığını sorması üzerine de Bakan Avcı, TEOG sınavlarının okullarda yapılan normal yazılı sınavlar olduğunu ve bu sınavların denetimi, sorularının gönderilmesi ve sınav değerlendirmelerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapıldığını anımsattı.
Bu sınava 1 milyon 300 bine yakın öğrencinin girdiğini hatırlatan Bakan Avcı, şöyle devam etti: “Dolayısıyla 1 milyon 300 bin öğrencinin içinden bütün soruları doğru yapan öğrenci sayısının bu kadar olması çok şaşırtıcı değil. Belki soruların çok mu kolay olduğu sorulabilir, aksi de her zaman tartışma konusu olur. Zaman zaman tersinden de eleştirilir yani soruların çok zor olduğu eleştirileri de gelir. O bakımdan sınavların güvenliği, sağlıklı yapılıp yapılmadığı konusunda bizim bir endişemiz yok. Sınav güvenliği sağlanmış, sorular soru sorma tekniklerine uygun olarak hazırlanmış, cevaplar da uygun bir şekilde değerlendirilmiş, hiçbir sorun yok. Ancak çocuklarımızın bu başarısıyla sevinmemiz lazım. Buna birtakım soru işaretleriyle gölge düşürmek yerine daha çok sayıda öğrencimizin aynı başarıyı göstermesini dilememiz lazım."
Öğrencileri ve özellikle öğretmenleri tebrik eden Bakan Avcı, "Bu karneler sadece çocuklarımızın karneleri değil, başta Millî Eğitim Bakanı olmak üzere hepimizin karneleri. Medyanın da karnesi bunlar, sizin de eğitim konularına gösterdiğiniz duyarlılığın bu karnelerde payı var. Dolayısıyla hepimiz bir şekilde eğitimdeki durumumuzu görüyoruz. Bu sonuçlar, daha iyiye gitmekte olduğumuzun göstergeleridir. O bakımdan eleştirilecek değil sevinilecek bir durum" ifadesini kullandı.
Son Güncelleme: Cuma, 23 Ocak 2015 21:22
Gösterim: 1783

