Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Okulların açılmasıyla birlikte uzmanlar, çocukların omurga sağlığına dikkat çekiyor. İnsan bedeninde yük dengesinin bozulması, zaman içerisinde omurgada dejenerasyona neden olduğunu söyleyen Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Önder Taylan Çifçi, “Ağır sırt çantası bir yana, küçük bir çanta bile omurga açısını değiştirebilir” dedi.

sirt cantasiOkulların açılmasıyla birlikte uzmanlar, çocukların omurga sağlığına dikkat çekiyor. Öğrencilerin ağır sırt çantası taşımasının, okul sıralarında eğilerek oturmalarının ve bilgisayar başında saatlerce; neredeyse iki büklüm vakit geçirmelerinin, omurgada dejenerasyona neden olduğu belirtiliyor. İleride telafisi güç omurga sorunlarına yol açan bu durum, kamburluğa kadar varan hastalıklara da sebep olabiliyor.

Ergenlik döneminde gelişen, her yüz gençten üçünde rastlanılan omurga eğriliği, özellikle kız çocuklarında daha sık görülüyor. Sırt çantalarının ağırlığının ve ders çalışma alışkanlıklarının, omurga sağlığını etkilediğine dikkat çeken Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Önder Taylan Çifçi, öğretmenlere ve ebeveynlere omurga sağlığı ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Önder Taylan Çifci “İnsan bedeninde yük dengesinin bozulması, zaman içerisinde omurgada dejenerasyona neden olur. Ağır sırt çantası bir yana, küçük bir çanta bile omurga açısını değiştirebilir” dedi. 

Okul Çantasının Kilosunun Yanı Sıra Şekli de Önemli!

Uzm. Dr. Önder Taylan Çifçi; çantanın kilosunun yanı sıra şeklinin de önemli olduğunu belirterek, askıları sert, dar bir okul çantasının; boyun, sırt ve bel bölgesindeki bağ dokularına zarar verdiğine dikkat çekti. Okul dönemindeki çocukların anne babalarına, askıları geniş, sert olmayan ve de omuz askılarının ayarı iyi dengelenmiş sırt çantaları almalarını tavsiye etti. Dr. Çifçi; çocukların okul çantalarındaki ağırlık dengesini sağlamada ve düzgün duruş konusunda öğretmelere ve ebeveynlere sorumluluklar düştüğünü belirterek, öğrencilere gerekli uyarılarda bulunmalarını tavsiye etti.

Çocukluk Dönemde de Uygulanabilen En Doğal Yöntem: Proloterapi

Çocuk yaşlardaki duruş bozukluğu, sürekli eğilerek ders çalışma ve ağır sırt çantası kullanımı gibi etkenlerle başlayan bel ve sırt ağrıları için en etkili ve doğal yöntemin, doğal bir enjeksiyon uygulaması olan Proloterapi tedavisi olduğunu söyleyen Dr. Önder Taylan Çifçi, çocukluk döneminde de uygulanabilen ve herhangi bir yan etkisi olmayan tedavi olduğunu söyledi. Dr. Çifçi; “Proloterapi, zayıflamış eski işlevselliğini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları güçlendirmek, tekrar eski haline getirmek için proliferan solüsyonların enjeksiyonu ile uygulanan bir tedavi şeklidir. Proloterapi iyileşmeyi uyaran bir enjeksiyon tekniğidir. Güçsüz ve hasarlanmış dokularda hücre oluşumu ve rejenerasyon ile bir nevi vücudun iyileşme sistemini uyaran bir zararsız bir iltihaplanma sağlanır. Özellikle omurga kaynaklı hastalıklarda ve genç hastalarda tedavide yüzde yüze varan başarı elde edilmektedir” diye konuştu.

> Okul döneminde çocukların omurga sağlığına dikkat

Okulların açılmasıyla birlikte uzmanlar, çocukların omurga sağlığına dikkat çekiyor. İnsan bedeninde yük dengesinin bozulması, zaman içerisinde omurgada dejenerasyona neden olduğunu söyleyen Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Önder Taylan Çifçi, “Ağır sırt çantası bir yana, küçük bir çanta bile omurga açısını değiştirebilir” dedi.

sirt cantasiOkulların açılmasıyla birlikte uzmanlar, çocukların omurga sağlığına dikkat çekiyor. Öğrencilerin ağır sırt çantası taşımasının, okul sıralarında eğilerek oturmalarının ve bilgisayar başında saatlerce; neredeyse iki büklüm vakit geçirmelerinin, omurgada dejenerasyona neden olduğu belirtiliyor. İleride telafisi güç omurga sorunlarına yol açan bu durum, kamburluğa kadar varan hastalıklara da sebep olabiliyor.

Ergenlik döneminde gelişen, her yüz gençten üçünde rastlanılan omurga eğriliği, özellikle kız çocuklarında daha sık görülüyor. Sırt çantalarının ağırlığının ve ders çalışma alışkanlıklarının, omurga sağlığını etkilediğine dikkat çeken Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Önder Taylan Çifçi, öğretmenlere ve ebeveynlere omurga sağlığı ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Önder Taylan Çifci “İnsan bedeninde yük dengesinin bozulması, zaman içerisinde omurgada dejenerasyona neden olur. Ağır sırt çantası bir yana, küçük bir çanta bile omurga açısını değiştirebilir” dedi. 

Okul Çantasının Kilosunun Yanı Sıra Şekli de Önemli!

Uzm. Dr. Önder Taylan Çifçi; çantanın kilosunun yanı sıra şeklinin de önemli olduğunu belirterek, askıları sert, dar bir okul çantasının; boyun, sırt ve bel bölgesindeki bağ dokularına zarar verdiğine dikkat çekti. Okul dönemindeki çocukların anne babalarına, askıları geniş, sert olmayan ve de omuz askılarının ayarı iyi dengelenmiş sırt çantaları almalarını tavsiye etti. Dr. Çifçi; çocukların okul çantalarındaki ağırlık dengesini sağlamada ve düzgün duruş konusunda öğretmelere ve ebeveynlere sorumluluklar düştüğünü belirterek, öğrencilere gerekli uyarılarda bulunmalarını tavsiye etti.

Çocukluk Dönemde de Uygulanabilen En Doğal Yöntem: Proloterapi

Çocuk yaşlardaki duruş bozukluğu, sürekli eğilerek ders çalışma ve ağır sırt çantası kullanımı gibi etkenlerle başlayan bel ve sırt ağrıları için en etkili ve doğal yöntemin, doğal bir enjeksiyon uygulaması olan Proloterapi tedavisi olduğunu söyleyen Dr. Önder Taylan Çifçi, çocukluk döneminde de uygulanabilen ve herhangi bir yan etkisi olmayan tedavi olduğunu söyledi. Dr. Çifçi; “Proloterapi, zayıflamış eski işlevselliğini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları güçlendirmek, tekrar eski haline getirmek için proliferan solüsyonların enjeksiyonu ile uygulanan bir tedavi şeklidir. Proloterapi iyileşmeyi uyaran bir enjeksiyon tekniğidir. Güçsüz ve hasarlanmış dokularda hücre oluşumu ve rejenerasyon ile bir nevi vücudun iyileşme sistemini uyaran bir zararsız bir iltihaplanma sağlanır. Özellikle omurga kaynaklı hastalıklarda ve genç hastalarda tedavide yüzde yüze varan başarı elde edilmektedir” diye konuştu.

Son Güncelleme: Cuma, 02 Ekim 2015 11:38

Gösterim: 1207

Yaz tatili bitmesine sayılı günler kala çocuklar ve anne babalar için yeni dönem öncesi okul heyecanı başlıyor. Okullar 28 Eylül’de açılacak. Çocukların hem duygusal hem de zihinsel olarak hazır olması önem taşıyor.

Yaz tatilinin sona ermesine sayılı günler kala çocuklar ve anne babalar için yeni dönem öncesi okul heyecanı başlıyor. Son derece telaşlı geçen bu süreçte çocukların okula duygusal ve zihinsel olarak hazır olması için bazı kurallara uymak büyük önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Pedagog Dr. Melda Alantar, çocukların okula sağlıklı bir başlangıç yapmaları için önerilerde bulundu. 

1. Okul başlamadan sağlık kontrollerini yaptırın

Okul zamanı gelmeden tatilin son günlerinde çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının yerinde olduğundan emin olunmalıdır. Bunun için diş, göz gibi genel sağlık kontrolleri yaptırılmalıdır. Çocuğun duygusal veya psikolojik gelişimiyle ilgili endişeler varsa uzmanlarla paylaşılmalıdır. Uzmanlar kaygıların yaşa uygun konulardan mı ya da ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereken gelişmelerden mi kaynaklandığını belirlemeye yardımcı olacaktır. Okul başlamadan önce var olan sorunu saptayarak çözüm aramak çocuğa önemli yarar sağlar.

2. Okullar açılmadan 1 hafta önce uyku ve kahvaltı saatlerini düzenleyin

Okul açılmadan en az bir hafta önce uyku ve yemek düzeni, özellikle de kahvaltı saatleri yeniden planlanmalıdır. Değişikliklere çocuğu hazırlamak, ödev ve etkinlikler nedeniyle aşırı yorgunluk hissetmemesi için düzen oluşturmanın yararları üzerine çocukla konuşulmalıdır. Çocuklar sabah kalkabilmek için çalar saatlerini kendileri kurabilirler. Sabah okul için hazırlanmak ve kahvaltı etmek için çocuğa yeterli zaman tanınmalıdır. Düzene uyum sağladıkları, servise yetiştikleri zaman çocukları takdir etmek önemlidir. Eve döndüğünde sizi bulamadığı zaman neler yapması gerektiği de çocukla ayrıca konuşulmalıdır. 

3. Okula hazırlık bilgilerini önceden gözden geçirin ve alışverişi birlikte yapın

Okul alışverişine çocukla birlikte çıkmak ve onun tercihlerine öncelik vermek önemli bir adımdır. Yıl içinde öğreneceği bilgiler hakkında konuşulmalı, ders programını kavrama yeteneğine olan güvenin tam olduğu aileler tarafından çocuğa anlatılmalıdır. Öğrenme becerilerinin gelişmesi zaman alır, sık tekrar gereklidir. Çocuk sabırlı, dikkatli ve olumlu olması konusunda yüreklendirilmelidir. Okul açılmadan önce çocuğun sınıf arkadaşlarıyla buluşarak olumlu sosyal ilişkiler kurması için de desteklenmesi önemlidir. 

4. Okulların açılacağı hafta iş programınızı hafifletin

Aileler okulların açıldığı hafta iş programını sadeleştirmelidir. İş seyahatleri, gönüllü çalışmalar ve projeler mümkün olduğu ölçüde ertelenmelidir. Yeni okul döneminde çocuğun hissedebileceği endişeyi yenmesi ve okul düzenine alışmasına yardımcı olabilmek için serbest zamana ihtiyaç duyulabilir. Aynı zamanda aileler de okulu daha iyi tanımak adına öğretmenlerle tanışmalı ve onlarla iletişim içinde olmak istediğini belirtmelidir. Ayrıca okul yönetimi, psikolojik danışman, serbest zaman etkinlikleri koordinatörleriyle de tanışılmalıdır.

5. İlk gün okula birlikte gidin, çantasına özel notlar bırakın

İlk kez okula başlayacak ya da anaokuluna gidecek bir çocuğun yanında mutlaka annesi ve babası da olmalıdır. Aile ile olan ayrılık sahnesi olabildiğince kısa tutulmalıdır. Anne ve baba mümkünse çocuğuna onu sevdiğini söylemeli, okulda mutlu ve güvende olacağını, gün sonunda okula gelip onu alacaklarını anlatmalıdır. Ayrıca beslenme veya okul çantasına onu yüreklendirecek özel notlar yazmak; yeni bir durumda insanların endişe duymalarının doğal olduğunu ve öğretmen, akranlarını tanıyıp okul düzenine uyum sağladıktan sonra her şeyin düzeleceğini anlatmak çocuğunuzun daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

6. Okul çantasını düzenleme sorumluluğunu çocuğunuza verin

İlköğretim çağındaki çocuklar, kendi odalarında veya evin sessiz bir köşesinde derslerine  çalışabilirler. Okula yeni başlayan çocuklar için ise oturma odası ya da mutfak gibi ortak kullanım alanlarında erişkinlerin denetim ve gözetimlerine olanak sağlayan bir çalışma köşesi oluşturulabilir. Okul eşyaları ve eve gönderilen yazılı belgeleri koymak için bir yer belirlenmelidir. Her akşam okul çantasının düzenlenmesinin çocuğun sorumluluğu olduğu hatırlatılmalıdır.

7. Endişeli çocuklar için okul psikoloğu ve öğretmeninden yardım alın

Okulda başarısız olmaktan korkan ve sosyal ilişkiler konusunda sorunlar yaşayan çocuklar okula gitmek istemeyebilir. Ebeveynler bu konuda sabırlı davranmalı, anlayış göstererek çocukla konuşmalı ve okula gitmeyi neden reddettiğini iyice araştırmalıdır. Başarısızlık endişesi yaşayan ve arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlanan bir çocuk için aile, öğretmen ve okul psikoloğu uygun bir plan geliştirmeli ve sorunu birlikte çözmelidir.

8. Güçlü yönlerini keşfetmesi için çocuğunuza yol gösterin

Son yıllarda okullarda giderek yaygınlaşan bullying yani akranların dışlama ve zorbalıklarına maruz kalan çocuklar için de okul dönemleri oldukça zorlu olmaktadır. Eğer çocuk okulda bir baskı gördüğünü dile getiriyorsa öğretmen ve okul yönetimi ile birlikte sorunun çözümü için çalışmak gerekmektedir. Bu süreçte, çocuğun okuldaki olumsuzluklardan etkilenmemesi için güçlü yönlerini fark etmesi ve bu özelliklerini kullanması için destek olunmalıdır. Gerekirse öğretmeninden yardım alması konusunda yönlendirilmelidir. Anne babanın en önemli görevlerinden biri de, çocuklarına bağımsızlığa ulaşmalarında yardımcı ve yol gösterici olmaktır.

9. Evden ayrılmak istemeyen çocuğunuza okulun daha eğlenceli olduğunu anlatın

Çocuklar şimdiden sabah saatlerinde televizyon izlemek yerine yap-bozla uğraşma, boyama, kitap okuma gibi etkinliklere yönlendirilmelidir. Bu faaliyetler çocuğun öğrenme sürecine ve okul düzenine alışmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca okula gitmenin evde kalmaktan daha eğlenceli olduğu da anlatılmalıdır.

10. Okul fobisine doğru zamanda müdahale edin

Okul olgunluğu; çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazır olması anlamına gelmektedir. Kimi çocuk bu olgunluğa 6 yaşında kimisi ise 8 yaşında ulaşmaktadır. Okula gitmek istemeyen ve okul fobisi olan çocuğa doğru zamanda müdahale edilmez ise iyice okuldan uzaklaşacak ve okulu reddetme sorunu kronik hale dönüşecektir. Bu sorun aile içinde huzursuzluğa, akademik başarısızlığa, okulda uyumsuzluğa, çocuklarda asosyal bir eğilime neden olmaktır. İlerleyen süreçte ise üniversite ya da iş ortamına uyum sağlayamama ve panik atak gibi psikolojik ya da psikiyatrik sorunlara yol açabilir.  

> Çocuğunuz psikolojik olarak okula hazır mı?

Yaz tatili bitmesine sayılı günler kala çocuklar ve anne babalar için yeni dönem öncesi okul heyecanı başlıyor. Okullar 28 Eylül’de açılacak. Çocukların hem duygusal hem de zihinsel olarak hazır olması önem taşıyor.

Yaz tatilinin sona ermesine sayılı günler kala çocuklar ve anne babalar için yeni dönem öncesi okul heyecanı başlıyor. Son derece telaşlı geçen bu süreçte çocukların okula duygusal ve zihinsel olarak hazır olması için bazı kurallara uymak büyük önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Pedagog Dr. Melda Alantar, çocukların okula sağlıklı bir başlangıç yapmaları için önerilerde bulundu. 

1. Okul başlamadan sağlık kontrollerini yaptırın

Okul zamanı gelmeden tatilin son günlerinde çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının yerinde olduğundan emin olunmalıdır. Bunun için diş, göz gibi genel sağlık kontrolleri yaptırılmalıdır. Çocuğun duygusal veya psikolojik gelişimiyle ilgili endişeler varsa uzmanlarla paylaşılmalıdır. Uzmanlar kaygıların yaşa uygun konulardan mı ya da ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereken gelişmelerden mi kaynaklandığını belirlemeye yardımcı olacaktır. Okul başlamadan önce var olan sorunu saptayarak çözüm aramak çocuğa önemli yarar sağlar.

2. Okullar açılmadan 1 hafta önce uyku ve kahvaltı saatlerini düzenleyin

Okul açılmadan en az bir hafta önce uyku ve yemek düzeni, özellikle de kahvaltı saatleri yeniden planlanmalıdır. Değişikliklere çocuğu hazırlamak, ödev ve etkinlikler nedeniyle aşırı yorgunluk hissetmemesi için düzen oluşturmanın yararları üzerine çocukla konuşulmalıdır. Çocuklar sabah kalkabilmek için çalar saatlerini kendileri kurabilirler. Sabah okul için hazırlanmak ve kahvaltı etmek için çocuğa yeterli zaman tanınmalıdır. Düzene uyum sağladıkları, servise yetiştikleri zaman çocukları takdir etmek önemlidir. Eve döndüğünde sizi bulamadığı zaman neler yapması gerektiği de çocukla ayrıca konuşulmalıdır. 

3. Okula hazırlık bilgilerini önceden gözden geçirin ve alışverişi birlikte yapın

Okul alışverişine çocukla birlikte çıkmak ve onun tercihlerine öncelik vermek önemli bir adımdır. Yıl içinde öğreneceği bilgiler hakkında konuşulmalı, ders programını kavrama yeteneğine olan güvenin tam olduğu aileler tarafından çocuğa anlatılmalıdır. Öğrenme becerilerinin gelişmesi zaman alır, sık tekrar gereklidir. Çocuk sabırlı, dikkatli ve olumlu olması konusunda yüreklendirilmelidir. Okul açılmadan önce çocuğun sınıf arkadaşlarıyla buluşarak olumlu sosyal ilişkiler kurması için de desteklenmesi önemlidir. 

4. Okulların açılacağı hafta iş programınızı hafifletin

Aileler okulların açıldığı hafta iş programını sadeleştirmelidir. İş seyahatleri, gönüllü çalışmalar ve projeler mümkün olduğu ölçüde ertelenmelidir. Yeni okul döneminde çocuğun hissedebileceği endişeyi yenmesi ve okul düzenine alışmasına yardımcı olabilmek için serbest zamana ihtiyaç duyulabilir. Aynı zamanda aileler de okulu daha iyi tanımak adına öğretmenlerle tanışmalı ve onlarla iletişim içinde olmak istediğini belirtmelidir. Ayrıca okul yönetimi, psikolojik danışman, serbest zaman etkinlikleri koordinatörleriyle de tanışılmalıdır.

5. İlk gün okula birlikte gidin, çantasına özel notlar bırakın

İlk kez okula başlayacak ya da anaokuluna gidecek bir çocuğun yanında mutlaka annesi ve babası da olmalıdır. Aile ile olan ayrılık sahnesi olabildiğince kısa tutulmalıdır. Anne ve baba mümkünse çocuğuna onu sevdiğini söylemeli, okulda mutlu ve güvende olacağını, gün sonunda okula gelip onu alacaklarını anlatmalıdır. Ayrıca beslenme veya okul çantasına onu yüreklendirecek özel notlar yazmak; yeni bir durumda insanların endişe duymalarının doğal olduğunu ve öğretmen, akranlarını tanıyıp okul düzenine uyum sağladıktan sonra her şeyin düzeleceğini anlatmak çocuğunuzun daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

6. Okul çantasını düzenleme sorumluluğunu çocuğunuza verin

İlköğretim çağındaki çocuklar, kendi odalarında veya evin sessiz bir köşesinde derslerine  çalışabilirler. Okula yeni başlayan çocuklar için ise oturma odası ya da mutfak gibi ortak kullanım alanlarında erişkinlerin denetim ve gözetimlerine olanak sağlayan bir çalışma köşesi oluşturulabilir. Okul eşyaları ve eve gönderilen yazılı belgeleri koymak için bir yer belirlenmelidir. Her akşam okul çantasının düzenlenmesinin çocuğun sorumluluğu olduğu hatırlatılmalıdır.

7. Endişeli çocuklar için okul psikoloğu ve öğretmeninden yardım alın

Okulda başarısız olmaktan korkan ve sosyal ilişkiler konusunda sorunlar yaşayan çocuklar okula gitmek istemeyebilir. Ebeveynler bu konuda sabırlı davranmalı, anlayış göstererek çocukla konuşmalı ve okula gitmeyi neden reddettiğini iyice araştırmalıdır. Başarısızlık endişesi yaşayan ve arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlanan bir çocuk için aile, öğretmen ve okul psikoloğu uygun bir plan geliştirmeli ve sorunu birlikte çözmelidir.

8. Güçlü yönlerini keşfetmesi için çocuğunuza yol gösterin

Son yıllarda okullarda giderek yaygınlaşan bullying yani akranların dışlama ve zorbalıklarına maruz kalan çocuklar için de okul dönemleri oldukça zorlu olmaktadır. Eğer çocuk okulda bir baskı gördüğünü dile getiriyorsa öğretmen ve okul yönetimi ile birlikte sorunun çözümü için çalışmak gerekmektedir. Bu süreçte, çocuğun okuldaki olumsuzluklardan etkilenmemesi için güçlü yönlerini fark etmesi ve bu özelliklerini kullanması için destek olunmalıdır. Gerekirse öğretmeninden yardım alması konusunda yönlendirilmelidir. Anne babanın en önemli görevlerinden biri de, çocuklarına bağımsızlığa ulaşmalarında yardımcı ve yol gösterici olmaktır.

9. Evden ayrılmak istemeyen çocuğunuza okulun daha eğlenceli olduğunu anlatın

Çocuklar şimdiden sabah saatlerinde televizyon izlemek yerine yap-bozla uğraşma, boyama, kitap okuma gibi etkinliklere yönlendirilmelidir. Bu faaliyetler çocuğun öğrenme sürecine ve okul düzenine alışmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca okula gitmenin evde kalmaktan daha eğlenceli olduğu da anlatılmalıdır.

10. Okul fobisine doğru zamanda müdahale edin

Okul olgunluğu; çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazır olması anlamına gelmektedir. Kimi çocuk bu olgunluğa 6 yaşında kimisi ise 8 yaşında ulaşmaktadır. Okula gitmek istemeyen ve okul fobisi olan çocuğa doğru zamanda müdahale edilmez ise iyice okuldan uzaklaşacak ve okulu reddetme sorunu kronik hale dönüşecektir. Bu sorun aile içinde huzursuzluğa, akademik başarısızlığa, okulda uyumsuzluğa, çocuklarda asosyal bir eğilime neden olmaktır. İlerleyen süreçte ise üniversite ya da iş ortamına uyum sağlayamama ve panik atak gibi psikolojik ya da psikiyatrik sorunlara yol açabilir.  

Son Güncelleme: Salı, 22 Eylül 2015 11:18

Gösterim: 1515

10 Ağustos - 2 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılmış olan eğitim öğretim desteği başvurularının sonuçları 3 Eylül’de açıklandı. 4 -10 Eylül tarihleri arasında tercihler yapılacak. Eğitim öğretim desteğinden toplam 230 bin öğrenci yararlanabilecek. Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, 15 okuldan oluşan tercih listesini oluştururken dikkatli olmak gerektiğini vurgulayıp, önemli uyarılarda bulundu.

Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğine sadece devlet okullarında öğrenim gören öğrencilerin başvurabildiğini bu yıl ise özel okulların kendi öğrencilerinin de eğitim öğretim desteği başvurusunda bulunduğunun altını çizdi.

Ayrıca geçtiğimiz yıl tercih desteği vermeye hak kazanan özel okullar için herhangi bir kontenjan sınırlaması olmadığını, bu yıl ise okulların (İlk-orta-lise) güncel bina kontenjanlarının yüzde 50’sine kadar, okul öncesi kurumların ise bina kontenjanının yüzde 40’ına kadar eğitim ve öğretim destekli öğrenci nakli alabileceklerinin açıklandığını belirten Yılmaz, “Geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğinden yararlanmak isteyen yeterince öğrenci olmadığından velilere ikinci bir başvuru şansı daha verilmişti. Bu yıl özel okulların kendi öğrencilerine de başvuru hakkı verildiğinden eğitim öğretim desteğinden yararlanmak isteyen öğrenci sayısının 230 binden daha fazla olduğunu düşünüyorum” dedi.

Hatice Yılmaz, 15 okuldan oluşan tercih listesini oluştururken dikkatli olmak gerektiğini vurgulayıp, önemli uyarılarda bulundu:

15 Okuldan Oluşan Tercih Listenizi Oluştururken Bu 9 Maddeye Dikkat!

1. Herhangi bir özel okula kayıtlıysanız ve okulunuz teşvik listesinde ise sadece kayıtlı olduğunuz okulu tercih edebilirsiniz. Ancak tercih listenizde daha farklı okullara da yer vermeyi düşünüyorsanız, düşündüğünüz okullarla mutlaka görüşünüz. Aksi halde size bu okullardan biri çıkması durumunda okulun şartları size uymuyorsa teşvik hakkınız yanabilir.

2. Eğitim öğretim desteği başvurunuzu kayıtlı olduğunuz resmi okul aracılığı ile yapmış iseniz, tercih listenize almayı düşündüğünüz her özel okulla görüşerek sıralama yapınız.

3. Eğitim ve öğretim desteği kapsamında destekten faydalanan öğrenciler, Eylül ayı içerisinde başka bir okula nakil olmaları halinde eğitim ve öğretim desteği hakkını kaybeder. Bu nedenle eğitim öğretim desteği almaya hak kazanmış iseniz nakil için tercih yerleştirme ve kayıt takvimine uygun hareket ediniz.

4. Eğitim ve öğretim desteği alan öğrencinin, destek kapsamı dışındaki başka bir özel okula, resmi okula veya destek kontenjanı dolmuş bir özel okula gitmesi halinde desteği kesilecektir. Bu nedenle teşvik hakkınızın yanmaması için öncelikle nakil gitmek istediğiniz okulla görüşerek okulun teşvik kapsamında olup olmadığını ve teşvik kontenjanında yer olup olmadığını öğreniniz.

5. Destek başvurunuzu resmi bir okuldan yapmış iseniz, tercih listenize almayı düşündüğünüz okullarla görüşerek size uygun sınıfta yer olup olmadığını ve teşvik kontenjanının müsaitlik durumunu öğreniniz.

6. Eğitim ve öğretim desteği almaya hak kazanmış öğrencilerin velilerinin süresi içinde tercih ve kayıt işlemlerini gerçekleştirmemeleri durumunda öğrenci eğitim öğretim desteği hakkını kaybedecektir.

7. Yerleştirme sonuçları 11 Eylül 2015 tarihinde ilan edilecektir.

8. Nakil ve kesin kayıt işlemleri 14-21 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacaktır.

9. 22 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak ek yerleştirme için yeni bir tercih alınmayacak olup, tercihleri sonucu herhangi bir özel okula yerleşemeyen öğrenciler ilan edilecektir. Bu öğrenciler merkezi sistem tarafından yerleştirilecektir.

Eğitim Öğretim Desteği Tercih ve Yerleştirme Takvimi

3 Eylül 2015                        : Tercih desteğinden yararlanacak özel okulların ilanı.

3 Eylül 2015                        : Tercih işlemi yapacak öğrencilerin ilanı.

4 - 10 Eylül 2015                : Öğrencilerin tercih işlemi.

11 Eylül 2015                      : Yerleştirme sonuçlarının ilanı.

14 - 21 Eylül 2015             : Nakil ve kesin kayıt işlemleri.

22 Eylül 2015                      : Ek yerleştirme sonuçlarının ilanı.

22 - 30 Eylül 2015             : Ek yerleştirme kayıt işlemleri. 

> Özel okul teşvik tercihinde dikkat edilmesi gerekenler

10 Ağustos - 2 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılmış olan eğitim öğretim desteği başvurularının sonuçları 3 Eylül’de açıklandı. 4 -10 Eylül tarihleri arasında tercihler yapılacak. Eğitim öğretim desteğinden toplam 230 bin öğrenci yararlanabilecek. Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, 15 okuldan oluşan tercih listesini oluştururken dikkatli olmak gerektiğini vurgulayıp, önemli uyarılarda bulundu.

Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğine sadece devlet okullarında öğrenim gören öğrencilerin başvurabildiğini bu yıl ise özel okulların kendi öğrencilerinin de eğitim öğretim desteği başvurusunda bulunduğunun altını çizdi.

Ayrıca geçtiğimiz yıl tercih desteği vermeye hak kazanan özel okullar için herhangi bir kontenjan sınırlaması olmadığını, bu yıl ise okulların (İlk-orta-lise) güncel bina kontenjanlarının yüzde 50’sine kadar, okul öncesi kurumların ise bina kontenjanının yüzde 40’ına kadar eğitim ve öğretim destekli öğrenci nakli alabileceklerinin açıklandığını belirten Yılmaz, “Geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğinden yararlanmak isteyen yeterince öğrenci olmadığından velilere ikinci bir başvuru şansı daha verilmişti. Bu yıl özel okulların kendi öğrencilerine de başvuru hakkı verildiğinden eğitim öğretim desteğinden yararlanmak isteyen öğrenci sayısının 230 binden daha fazla olduğunu düşünüyorum” dedi.

Hatice Yılmaz, 15 okuldan oluşan tercih listesini oluştururken dikkatli olmak gerektiğini vurgulayıp, önemli uyarılarda bulundu:

15 Okuldan Oluşan Tercih Listenizi Oluştururken Bu 9 Maddeye Dikkat!

1. Herhangi bir özel okula kayıtlıysanız ve okulunuz teşvik listesinde ise sadece kayıtlı olduğunuz okulu tercih edebilirsiniz. Ancak tercih listenizde daha farklı okullara da yer vermeyi düşünüyorsanız, düşündüğünüz okullarla mutlaka görüşünüz. Aksi halde size bu okullardan biri çıkması durumunda okulun şartları size uymuyorsa teşvik hakkınız yanabilir.

2. Eğitim öğretim desteği başvurunuzu kayıtlı olduğunuz resmi okul aracılığı ile yapmış iseniz, tercih listenize almayı düşündüğünüz her özel okulla görüşerek sıralama yapınız.

3. Eğitim ve öğretim desteği kapsamında destekten faydalanan öğrenciler, Eylül ayı içerisinde başka bir okula nakil olmaları halinde eğitim ve öğretim desteği hakkını kaybeder. Bu nedenle eğitim öğretim desteği almaya hak kazanmış iseniz nakil için tercih yerleştirme ve kayıt takvimine uygun hareket ediniz.

4. Eğitim ve öğretim desteği alan öğrencinin, destek kapsamı dışındaki başka bir özel okula, resmi okula veya destek kontenjanı dolmuş bir özel okula gitmesi halinde desteği kesilecektir. Bu nedenle teşvik hakkınızın yanmaması için öncelikle nakil gitmek istediğiniz okulla görüşerek okulun teşvik kapsamında olup olmadığını ve teşvik kontenjanında yer olup olmadığını öğreniniz.

5. Destek başvurunuzu resmi bir okuldan yapmış iseniz, tercih listenize almayı düşündüğünüz okullarla görüşerek size uygun sınıfta yer olup olmadığını ve teşvik kontenjanının müsaitlik durumunu öğreniniz.

6. Eğitim ve öğretim desteği almaya hak kazanmış öğrencilerin velilerinin süresi içinde tercih ve kayıt işlemlerini gerçekleştirmemeleri durumunda öğrenci eğitim öğretim desteği hakkını kaybedecektir.

7. Yerleştirme sonuçları 11 Eylül 2015 tarihinde ilan edilecektir.

8. Nakil ve kesin kayıt işlemleri 14-21 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacaktır.

9. 22 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak ek yerleştirme için yeni bir tercih alınmayacak olup, tercihleri sonucu herhangi bir özel okula yerleşemeyen öğrenciler ilan edilecektir. Bu öğrenciler merkezi sistem tarafından yerleştirilecektir.

Eğitim Öğretim Desteği Tercih ve Yerleştirme Takvimi

3 Eylül 2015                        : Tercih desteğinden yararlanacak özel okulların ilanı.

3 Eylül 2015                        : Tercih işlemi yapacak öğrencilerin ilanı.

4 - 10 Eylül 2015                : Öğrencilerin tercih işlemi.

11 Eylül 2015                      : Yerleştirme sonuçlarının ilanı.

14 - 21 Eylül 2015             : Nakil ve kesin kayıt işlemleri.

22 Eylül 2015                      : Ek yerleştirme sonuçlarının ilanı.

22 - 30 Eylül 2015             : Ek yerleştirme kayıt işlemleri. 

Son Güncelleme: Cuma, 04 Eylül 2015 18:29

Gösterim: 2056

Son zamanlarda ünlülerin çocuklarının evde eğitimiyle ilgili aldığı kararlar tartışma yaratırken, eğitimciler toplumdan uzaklaştırılan çocukların ileriki yaşamlarında büyük sorunlar yaşayabileceğini vurguluyor.

muzeyyen demirÖzellikle Amerika’da yaygın olan evde eğitimin, okullardaki sistemden memnun olmayan aileler tarafından tercih edildiğini hatırlatan Zafer Koleji Kurucu Müdürü Müzeyyen Demir, yöntemin cazip ve ilginç görünse de çocuklarda tamir edilmesi zor sorunlara yol açabileceğini kaydetti.

Toplumdan uzak bir eğitim öğretim düşünülemeyeceğini ifade eden Demir, “Çocukların gelişimlerini fiziksel ve ruhsal açıdan tamamlayabilmesinde okulun rolü çok büyük. Okulların görevi hem eğitmek hem de öğretmektir. Evde eğitimle çocuklar okulda öğrenecekleri dersleri öğrenir, ancak toplumsal eğitimi alamaz. Bu durumda çocukların gelişimlerinde ciddi sıkıntılara neden olabilir” dedi.

Ailelerin “ya çocuğumuz başına bir şey gelirse” korkusuyla yaşamasının anlamsız olduğunu ve bu nedenle okula göndermeme kararı alınmasını doğru bulmadığını bildiren Demir, şunları söyledi:

“Çocukları yaşıtlarından, eğitmenlerden, toplumdan ayırmak iyi bir yöntem değil. Cam fanusta yetiştirilmeye çalışılan çocuk, hayatı arkadaşlarıyla öğrenemediği için sorunlarla baş etme, liderlik ve takım çalışması becerisi de kazanamaz. Bu durum çocuğun geleceğini de etkiler. Kalabalıktan uzak büyüyen çocuklar gerçek hayatla yüzleşince hayal kırıklığı yaşar. Ailelerin böyle hayati bir konuda alacakları kararı çok iyi düşünmesini öneriyorum.”

> Çocukların evde eğitim alması ne kadar doğru?

Son zamanlarda ünlülerin çocuklarının evde eğitimiyle ilgili aldığı kararlar tartışma yaratırken, eğitimciler toplumdan uzaklaştırılan çocukların ileriki yaşamlarında büyük sorunlar yaşayabileceğini vurguluyor.

muzeyyen demirÖzellikle Amerika’da yaygın olan evde eğitimin, okullardaki sistemden memnun olmayan aileler tarafından tercih edildiğini hatırlatan Zafer Koleji Kurucu Müdürü Müzeyyen Demir, yöntemin cazip ve ilginç görünse de çocuklarda tamir edilmesi zor sorunlara yol açabileceğini kaydetti.

Toplumdan uzak bir eğitim öğretim düşünülemeyeceğini ifade eden Demir, “Çocukların gelişimlerini fiziksel ve ruhsal açıdan tamamlayabilmesinde okulun rolü çok büyük. Okulların görevi hem eğitmek hem de öğretmektir. Evde eğitimle çocuklar okulda öğrenecekleri dersleri öğrenir, ancak toplumsal eğitimi alamaz. Bu durumda çocukların gelişimlerinde ciddi sıkıntılara neden olabilir” dedi.

Ailelerin “ya çocuğumuz başına bir şey gelirse” korkusuyla yaşamasının anlamsız olduğunu ve bu nedenle okula göndermeme kararı alınmasını doğru bulmadığını bildiren Demir, şunları söyledi:

“Çocukları yaşıtlarından, eğitmenlerden, toplumdan ayırmak iyi bir yöntem değil. Cam fanusta yetiştirilmeye çalışılan çocuk, hayatı arkadaşlarıyla öğrenemediği için sorunlarla baş etme, liderlik ve takım çalışması becerisi de kazanamaz. Bu durum çocuğun geleceğini de etkiler. Kalabalıktan uzak büyüyen çocuklar gerçek hayatla yüzleşince hayal kırıklığı yaşar. Ailelerin böyle hayati bir konuda alacakları kararı çok iyi düşünmesini öneriyorum.”

Son Güncelleme: Cumartesi, 05 Eylül 2015 15:33

Gösterim: 1926

Özel okulda okuyan öğrenciye verilecek eğitim desteğinde değişikliğe gidildi.

serpil yılmaz2015-2016 eğitim öğretim yılı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan/okuyacak öğrenciler için verilecek eğitim ve öğretim desteği başvuruları başladı.

Mektebim Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Serpil Yılmaz, 5580 sayılı kanun kapsamında açılan özel okulların okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde okuyacak yaklaşık 230 bin öğrencinin eğitim ve öğretim desteğinden ilk defa faydalanacağını, 2 Eylül 2015 tarihinde sona erecek başvurular için özel okulların MEBBİS, öğrencilerin ise E-Okul sistemi üzerinden başvuru yapabileceklerini belirtti.

Tespit formunda değişiklik var

Serpil Yılmaz, “Bu yıl başvuru ve süreç ile ilgili değişiklikler yapılarak Bakanlık tarafından teşvik alacak öğrenci sayısı arttırıldı. Destekten yararlanmak isteyen öğrenciler ve aileleri “Tespit Formu”nu doldurarak girdikleri kriterlerle puan toplayacak ve sıralamaya göre teşvikten yararlanacaklar. Anne veya babası MEB’de çalışan öğrencilerde geçen yılda olmamasına rağmen bu yıl sisteme dâhil edildi. Onlar için belirlenen puan 70. Anne veya babasından birini kaybetmiş öğrenciler ise 80 puan alacaklar. Geçtiğimiz yıl akademik başarı toplam puanlamayı %50 etkilerken bu yıl bu oranda %26’ya çekildi. En önemli kriterlerden biri olan ailelerin toplam gelirinin genel puana katkısı %10 iken bu yıl arttırılarak %34’e çıkarıldı. Mektebim Koleji olarak geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğinden faydalanan özel okullar arasında yer aldık. Bu yıl destek alan öğrenci sayımız daha da artacak. Rehberlik birimimiz bilgiye ihtiyaç duyan ve başvuru yapmak isteyen öğrencilerimize ve ailelerine destek olmaya devam ediyor. Bakanlığımız bu yıl okul öncesi için 2 bin 680, ilkokul öğrencileri için 3 bin 220, ortaokul ve lisede eğitim gören öğrenciler için 3 bin 750 TL eğitim öğretim desteği verecek” dedi.

Veliler bu noktalara dikkat

Başvuruların 2 Eylül’e kadar devam edeceğini belirten Yılmaz, “Öğrencilerimiz ve aileleri özellikle bu yıl değişikliğe gidilen iki maddeye çok dikkat etmeli. Eğitim öğretim desteği alarak bir okula kaydını yaptıran öğrenciler, eylül ayında nakil yaptırırsa destek hakkını bu yıl kaybedecekler. Ayrıca eski yönetmelikte özel okulda burslu okuyan öğrencilere eğitim öğretim desteği verilmiyordu. Bu yıl burs oranı yüzde 51’in altında olan öğrenciler de destekten faydalanabilecekler. Bu nedenle başvuru süresi iyi değerlendirilmeli ve tespit formu çok dikkatli doldurulmalı” dedi.

> Öğrenci teşvikinde dikkat edilecek 2 husus

Özel okulda okuyan öğrenciye verilecek eğitim desteğinde değişikliğe gidildi.

serpil yılmaz2015-2016 eğitim öğretim yılı kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel okullarda okuyan/okuyacak öğrenciler için verilecek eğitim ve öğretim desteği başvuruları başladı.

Mektebim Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Serpil Yılmaz, 5580 sayılı kanun kapsamında açılan özel okulların okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde okuyacak yaklaşık 230 bin öğrencinin eğitim ve öğretim desteğinden ilk defa faydalanacağını, 2 Eylül 2015 tarihinde sona erecek başvurular için özel okulların MEBBİS, öğrencilerin ise E-Okul sistemi üzerinden başvuru yapabileceklerini belirtti.

Tespit formunda değişiklik var

Serpil Yılmaz, “Bu yıl başvuru ve süreç ile ilgili değişiklikler yapılarak Bakanlık tarafından teşvik alacak öğrenci sayısı arttırıldı. Destekten yararlanmak isteyen öğrenciler ve aileleri “Tespit Formu”nu doldurarak girdikleri kriterlerle puan toplayacak ve sıralamaya göre teşvikten yararlanacaklar. Anne veya babası MEB’de çalışan öğrencilerde geçen yılda olmamasına rağmen bu yıl sisteme dâhil edildi. Onlar için belirlenen puan 70. Anne veya babasından birini kaybetmiş öğrenciler ise 80 puan alacaklar. Geçtiğimiz yıl akademik başarı toplam puanlamayı %50 etkilerken bu yıl bu oranda %26’ya çekildi. En önemli kriterlerden biri olan ailelerin toplam gelirinin genel puana katkısı %10 iken bu yıl arttırılarak %34’e çıkarıldı. Mektebim Koleji olarak geçtiğimiz yıl eğitim öğretim desteğinden faydalanan özel okullar arasında yer aldık. Bu yıl destek alan öğrenci sayımız daha da artacak. Rehberlik birimimiz bilgiye ihtiyaç duyan ve başvuru yapmak isteyen öğrencilerimize ve ailelerine destek olmaya devam ediyor. Bakanlığımız bu yıl okul öncesi için 2 bin 680, ilkokul öğrencileri için 3 bin 220, ortaokul ve lisede eğitim gören öğrenciler için 3 bin 750 TL eğitim öğretim desteği verecek” dedi.

Veliler bu noktalara dikkat

Başvuruların 2 Eylül’e kadar devam edeceğini belirten Yılmaz, “Öğrencilerimiz ve aileleri özellikle bu yıl değişikliğe gidilen iki maddeye çok dikkat etmeli. Eğitim öğretim desteği alarak bir okula kaydını yaptıran öğrenciler, eylül ayında nakil yaptırırsa destek hakkını bu yıl kaybedecekler. Ayrıca eski yönetmelikte özel okulda burslu okuyan öğrencilere eğitim öğretim desteği verilmiyordu. Bu yıl burs oranı yüzde 51’in altında olan öğrenciler de destekten faydalanabilecekler. Bu nedenle başvuru süresi iyi değerlendirilmeli ve tespit formu çok dikkatli doldurulmalı” dedi.

Son Güncelleme: Salı, 11 Ağustos 2015 17:25

Gösterim: 1419


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.