Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Atatürk Üniversitesi'nde güneş enerjili araçtan deprem şiddetini ölçmeye, robot koldan atık suların arıtılmasına kadar birbirinden ilginç projelerin sergilendiği "Mühendislik Fakültesi 1'inci Öğrenci Proje Şenliği"nin açılışı yapıldı.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Yapıcı, üniversite yerleşkesindeki etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, 20'den fazla projenin yer aldığını söyledi.

Yapıcı, fakültenin son sınıf öğrencilerinin projelerinden oluşan şenlikte amaçlarının, öğrencilerin teoride öğrendiklerini pratiğe aktarmak olduğunu belirtti.

Aynı zamanda bu tür etkinliklerle öğrencilerin somut bir şeyler üretmesini sağladıklarının altını çizen Yapıcı, "Öğrendikleri teorik bilginin hayatta nasıl faydalı olacağını bizzat kullanarak, yaşayarak görecekler. Mesela öğrencilerimizin sismograf üretmişler. Sismografların genelde mekanik olduklarını söylediler ama arkadaşlar elektronik yöntemlerle çalışarak sismograf yapmışlar hem çok kompak hem de çok hassas" diye konuştu.

Projelerin gelişmesinin mümkün olduğunu ifade eden Yapıcı, piyasanın taleplerini belirleyerek ciddi bir mali destekle yapılan çalışmaların pratiğe aktarılabileceğini söyledi.

Yapıcı, bu etkinlik sonrasında projelerin, öğrencilerin notlarına da yansıyacağını sözlerine ekledi.

ATA50 Teleskop Otomosyon Sistemi 

Elektrik-elektronik mühendisliği bölümünden 5 kişilik grubun yaptığı "ATA50 Teleskop Otomosyon Sistemi" adlı proje ise etkinlikte ilgi çeken çalışmalardan sadece bir tanesi.

Projenin başkanı Çağatay Öztürk, kampüs içerisindeki teleskopun zarar görmesini engellemek amacıyla böyle bir çalışma ortaya koyduklarını belirtti.

Nem, sıcaklık ve rüzgar değerlerine göre teleskopların zarar görmemesini sağlayacaklarını kaydeden Öztürk, "Bu sistem şu anda teleskopta manuel olarak gerçekleşiyor. Biz bunu geliştirerek elektronik olarak sensörlerden bilgileri okuyarak bilgisayar kontrollü olarak yaptığımız çatının otomatik açılıp kapanmasını sağladık" diye konuştu.

Öztürk, 7 ayda oluşturdukları projelerini geliştirmek adına destek beklediklerini söyledi.

Ögrencilerden Batuhan Özden ise 4 arkadaşıyla yaptıkları "3D Yazıcı"nın gelişen teknolojiyle eski usul baskının yerine bu geliştirdikleri baskı türünün tercih edildiğini kaydetti.

 

 

 

 

> Mühendislik fakültesi öğrencileri icatlarını sergiledi

Atatürk Üniversitesi'nde güneş enerjili araçtan deprem şiddetini ölçmeye, robot koldan atık suların arıtılmasına kadar birbirinden ilginç projelerin sergilendiği "Mühendislik Fakültesi 1'inci Öğrenci Proje Şenliği"nin açılışı yapıldı.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Yapıcı, üniversite yerleşkesindeki etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, 20'den fazla projenin yer aldığını söyledi.

Yapıcı, fakültenin son sınıf öğrencilerinin projelerinden oluşan şenlikte amaçlarının, öğrencilerin teoride öğrendiklerini pratiğe aktarmak olduğunu belirtti.

Aynı zamanda bu tür etkinliklerle öğrencilerin somut bir şeyler üretmesini sağladıklarının altını çizen Yapıcı, "Öğrendikleri teorik bilginin hayatta nasıl faydalı olacağını bizzat kullanarak, yaşayarak görecekler. Mesela öğrencilerimizin sismograf üretmişler. Sismografların genelde mekanik olduklarını söylediler ama arkadaşlar elektronik yöntemlerle çalışarak sismograf yapmışlar hem çok kompak hem de çok hassas" diye konuştu.

Projelerin gelişmesinin mümkün olduğunu ifade eden Yapıcı, piyasanın taleplerini belirleyerek ciddi bir mali destekle yapılan çalışmaların pratiğe aktarılabileceğini söyledi.

Yapıcı, bu etkinlik sonrasında projelerin, öğrencilerin notlarına da yansıyacağını sözlerine ekledi.

ATA50 Teleskop Otomosyon Sistemi 

Elektrik-elektronik mühendisliği bölümünden 5 kişilik grubun yaptığı "ATA50 Teleskop Otomosyon Sistemi" adlı proje ise etkinlikte ilgi çeken çalışmalardan sadece bir tanesi.

Projenin başkanı Çağatay Öztürk, kampüs içerisindeki teleskopun zarar görmesini engellemek amacıyla böyle bir çalışma ortaya koyduklarını belirtti.

Nem, sıcaklık ve rüzgar değerlerine göre teleskopların zarar görmemesini sağlayacaklarını kaydeden Öztürk, "Bu sistem şu anda teleskopta manuel olarak gerçekleşiyor. Biz bunu geliştirerek elektronik olarak sensörlerden bilgileri okuyarak bilgisayar kontrollü olarak yaptığımız çatının otomatik açılıp kapanmasını sağladık" diye konuştu.

Öztürk, 7 ayda oluşturdukları projelerini geliştirmek adına destek beklediklerini söyledi.

Ögrencilerden Batuhan Özden ise 4 arkadaşıyla yaptıkları "3D Yazıcı"nın gelişen teknolojiyle eski usul baskının yerine bu geliştirdikleri baskı türünün tercih edildiğini kaydetti.

 

 

 

 

Son Güncelleme: Perşembe, 29 May 2014 10:46

Gösterim: 2151

Nobel ödüllü ünlü fizikçi Stephen Hawking, yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz gelişimiyle ilgili önemli uyarıda bulundu. Hawking “Yapay zeka insanlığın en büyük ve son başarısı olabilir” uyarısında bulundu.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking İngiliz Independent gazetesi için kaleme aldığı bir makalede yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz gelişimiyle ilgili uyarıda bulundu.

Nobel ödüllü bilim adamı, “ Yapay zeka araştırmaları büyük bir hızla devam ediyor. Son dönemde kendi kendini süren otomobiller, bilgi yarışmalarını kazanan robotlar, Siri, Google Now ve Cortana gibi dijital asistanlar icat edildi. Bütün bunlar yapay zeka teknolojileri konusunda önemli bir araştırma ve yatırım savaşının başladığına işaret ediyor” dedi.

Bütün bu gelişmelerin potansiyel faydalarının çok büyük olduğunu kabul eden Hawking, “Bu teknolojiler hastalıkları, savaşları ve fakirliği sona erdirebilir. Yapay zeka insanlık tarihinin en büyük ve önemli başarısı olabilir” dedi.

Sonunumuz da olabilir

Ancak “Zamanın Kısa Tarihi” isimli kitabıyla ün kazanan araştırmacı, bu büyük başarının insan ırkının “son başarısı da olabileceğine” de dikkat çekti.

Yapay zeka teknolojisinin büyük kıyımlara neden olabileceğini iddia eden 72 yaşındaki Hawking, “Kısa vadede ordular kendi kendine hedefleri yok etme kararı alabilecek silahlar geliştirmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler ve Human Rights Watch daha şimdiden bu tip silahların yasaklanması için bir anlaşma imzalanmasını önerdi” dedi.

Bu icatların ekonomi üzerinde de büyük etkileri olabileceğini belirten bilim insanı “Orta vadede yapay zeka ekonomimize büyük katkılar sağlayabilir ancak büyük bir yıkım da getirebilir” dedi.

Ya yapay zeka kontrolden çıkarsa

Hawking insanlığı bu konuda bekleyen en büyük tehlikenin ise yapay zekanın insan zekasını geçmesi olduğunu söyledi.

İngiliz teorisyen, “Uzun vadede partiküllerin insan beyninden daha gelişmiş hesap ve planlar yapacak şekilde organize olmasını engelleyecek hiç bir fizik yasası bulunmuyor.  Böyle bir oluşum bizler için büyük bir dönüm noktası olabilir. Elbette bu filmlerdekinden çok daha farklı şekilde gerçekleşebilir. Yapay zeka sürekli kendini geliştirir. Böyle bir teknoloji ekonomik piyasaları kontrol altına alır. İnsan mucitlerden daha fazla keşif yapmaya başlar, insanların anlam bile veremediği silahlar geliştirebilir” dedi.

Hawking önümüzdeki yıllarda yapay zeka teknolojisinin gelişiminin daha da hızlanacağını belirtirken, herkesin bütün riskleri göz önünde bulundurarak bu teknolojinin insanlık için en faydalı şekilde nasıl geliştirilebileceği üzerine düşünmesi gerektiğini söyledi.

> Stephen Hawking’den tüm insanlığı ilgilendiren uyarı

Nobel ödüllü ünlü fizikçi Stephen Hawking, yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz gelişimiyle ilgili önemli uyarıda bulundu. Hawking “Yapay zeka insanlığın en büyük ve son başarısı olabilir” uyarısında bulundu.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking İngiliz Independent gazetesi için kaleme aldığı bir makalede yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz gelişimiyle ilgili uyarıda bulundu.

Nobel ödüllü bilim adamı, “ Yapay zeka araştırmaları büyük bir hızla devam ediyor. Son dönemde kendi kendini süren otomobiller, bilgi yarışmalarını kazanan robotlar, Siri, Google Now ve Cortana gibi dijital asistanlar icat edildi. Bütün bunlar yapay zeka teknolojileri konusunda önemli bir araştırma ve yatırım savaşının başladığına işaret ediyor” dedi.

Bütün bu gelişmelerin potansiyel faydalarının çok büyük olduğunu kabul eden Hawking, “Bu teknolojiler hastalıkları, savaşları ve fakirliği sona erdirebilir. Yapay zeka insanlık tarihinin en büyük ve önemli başarısı olabilir” dedi.

Sonunumuz da olabilir

Ancak “Zamanın Kısa Tarihi” isimli kitabıyla ün kazanan araştırmacı, bu büyük başarının insan ırkının “son başarısı da olabileceğine” de dikkat çekti.

Yapay zeka teknolojisinin büyük kıyımlara neden olabileceğini iddia eden 72 yaşındaki Hawking, “Kısa vadede ordular kendi kendine hedefleri yok etme kararı alabilecek silahlar geliştirmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler ve Human Rights Watch daha şimdiden bu tip silahların yasaklanması için bir anlaşma imzalanmasını önerdi” dedi.

Bu icatların ekonomi üzerinde de büyük etkileri olabileceğini belirten bilim insanı “Orta vadede yapay zeka ekonomimize büyük katkılar sağlayabilir ancak büyük bir yıkım da getirebilir” dedi.

Ya yapay zeka kontrolden çıkarsa

Hawking insanlığı bu konuda bekleyen en büyük tehlikenin ise yapay zekanın insan zekasını geçmesi olduğunu söyledi.

İngiliz teorisyen, “Uzun vadede partiküllerin insan beyninden daha gelişmiş hesap ve planlar yapacak şekilde organize olmasını engelleyecek hiç bir fizik yasası bulunmuyor.  Böyle bir oluşum bizler için büyük bir dönüm noktası olabilir. Elbette bu filmlerdekinden çok daha farklı şekilde gerçekleşebilir. Yapay zeka sürekli kendini geliştirir. Böyle bir teknoloji ekonomik piyasaları kontrol altına alır. İnsan mucitlerden daha fazla keşif yapmaya başlar, insanların anlam bile veremediği silahlar geliştirebilir” dedi.

Hawking önümüzdeki yıllarda yapay zeka teknolojisinin gelişiminin daha da hızlanacağını belirtirken, herkesin bütün riskleri göz önünde bulundurarak bu teknolojinin insanlık için en faydalı şekilde nasıl geliştirilebileceği üzerine düşünmesi gerektiğini söyledi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 03 May 2014 15:38

Gösterim: 1542

Gazi Üniversitesinde yapılan "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Bağımlılık Araştırması"na göre, katılımcıların yüzde 18'i internet bağımlısı...

Bilgisayar ve internet kullanımı bağımlılık araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 18'i internet bağımlısı. Bağımlılık 16-24 yaş grubunda, erkeklerde, bekarlarda, ortaokul ve lise mezunlarında, işsizlerde, aylık geliri bin TL'nin altında olanlarda ya da 5 bin TL'nin üzerinde olanlarda daha fazla görüldüğü ifade edilen araştırmada, sırasıyla oyun, pornografi ve sosyal amaçlı internet kullananlarda bağımlılık daha fazla çıkıyor.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa İlhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilgisayar ve internet kullanımının kimi zaman bağımlılık haline geldiğini belirterek, bununla ilgili araştırma yaptıklarını söyledi.

Bilgisayar ve internet kullanım sıklığının hızlı biçimde artmasının, bireylerin bu alana ayırdıkları zamanda da artışa neden olduğunu dile getiren İlhan, 2005 yılında 7 milyon 270 bin internet kullanıcısına sahip olan Türkiye'de, 2012 Haziran ayında bu rakamın 36 milyon 455 bine ulaştığını söyledi. Türkiye İstatistik Kurumunun 2012 Yılı Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması sonuçlarına göre, bilgisayar ve internet kullanım oranının en yüksek olduğu yaş grubunun 16-24 olduğunu ifade eden İlhan, eğitim durumuna göre en fazla internet kullanım oranının yüzde 93 ile yüksekokul, fakülte ve daha üstü kişiler olduğunu bildirdi.

İlhan, bilgisayar ve internetin aşırı kullanılmasının, bilgisayar/internet bağımlılığı riskini de beraberinde getirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"İnternet bağımlılığı, genel olarak internetin aşırı kullanılması isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında aşırı sinirlilik hali ve saldırganlığın olması ve kişinin iş, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulması olarak tanımlanabilir.

İnternet kullanımı ile ilgili zihinsel meşguliyet, internet kullanımını sınırlama ve kontrol etme ile ilgili yineleyici düşünceler, erişim isteğini durduramama, işlevselliğin çeşitli düzeylerde bozulmasına karşın internet kullanmayı sürdürme, giderek artan sürelerde internette zaman geçirmek, kullanma olanağı bulunamadığı zaman arama ve aşerme davranışları gibi internetin aşırı ve kötü kullanımı; bağımlılığın belirtileri arasında yer almaktadır."

İnternetin bağımlılık şeklinde kötüye kullanımının, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin sınıflandırma sisteminde yer almadığını, toplumsal bir sorun haline gelmiş olan " internet bağımlılığı" nın daha önceden kabul edilmiş "Madde İstismarı ve Bağımlılığı" kavramının genişletilerek, "Madde Kullanımı ve Bağımlılık Bozuklukları" başlığı altında yer aldığını aktaran İlhan, "Ülkemizde genç nüfusun yoğunluğu göz önüne alındığındainternet bağımlılığı, toplumun büyük bir kesimini doğrudan ilgilendiren sosyal bir sorun niteliği taşımasının yanında, internet kullanım sıklığının giderek artması, bağımlılık sorunun sık görülmeye başlamasıyla da önemli bir sağlık sorunudur" dedi.

Kanunlara aykırı içeriklerin internette kısıtlanması gerektiğini düşünenler fazla

İlhan, "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Bağımlılık Araştırması"ın 2014 Mart ayında Ankara Gölbaşı, Sincan ve Etimesgut ilçelerinde toplam bin 390 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapıldığını ve araştırmada araştırma ekibince geliştirilen araştırma formu ve internet bağımlılığı ölçeğinin kullanıldığını söyledi.

İlhan'ın verdiği bilgiye göre, toplumu temsil eden örneklemde yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 68,4'ü  internet kullanırken, yüzde 31,6'sıinternet kullanmıyor.  İnternete en sık erişim yerleri yüzde 68.1 ev, yüzde 17 cep tel/tablet bilgisayar olarak dikkat çekiyor.

Katılımcıların yüzde 71.7'si masaüstü/dizüstü bilgisayara sahipken, bu bilgisayarların yüzde 88.1'inde internet bağlantısı bulunuyor. Katılımcıların yüzde 90,3'ü cep telefonuna sahip iken, yüzde 48,2'sinin telefonunda internet bağlantısı bulunuyor. Tablet bilgisayar, katılımcıların yüzde 18,7'sinde bulunuyor ve bunların yüzde 18'inde internet kullanılıyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 38,1'i işyerinde internet kısıtlaması olması gerektiğini düşünürken, yüzde 39,4'ü kısıtlama olmaması gerektiğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 38,8'i internet içeriğinin kısıtlanmaması gereken serbest bir yer olduğunu düşünürken yüzde 36,4'ü tam tersini düşünüyor. Kanunlara aykırı olan içeriklerin internette kısıtlanması gerektiği düşüncesi yüzde 66,8 ile "evet" olarak belirtilirken, yüzde 23,4 ile "hayır" olarak ifade ediliyor. Katılımcıların yüzde 68,3'ü ahlaksız içeriklerin internette kısıtlanması gerektiğini düşünürken yüzde 22,2'si kısıtlanmaması gerektiğini belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 26'sı hiç internet kullanmıyor

Araştırma sonucuna göre, katılımcıların yüzde 47.8'i düzenli olarak internet kullanırken, yüzde 26.5'i hiç internet kullanmıyor. İnternet kullanım süresine bakıldığında katılımcılar yüzde 48.8'i 0-9 saat, yüzde 30.3'ü 20 ve üzeri saat haftalık internet kullanıyor.

Araştırmaya katılanların interneti en çok kullanma amaçlarının dağılımı incelendiğinde, katılımcıların yüzde 34.4'ü sosyal, yüzde 25.2'si haber, yüzde 13'ü oyun için, interneti kullandıklarını belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 20,9'u kendisini internet bağımlısı olarak görürken, yüzde 79.1'i internet bağımlısı olarak görmüyor. Araştırmada kullanılan internet bağımlılığı ölçeğine göre ise katılımcıların yüzde 18,2'si muhtemel internet bağımlısı ya da internet bağımlısı olarak çıkıyor.

Bağımlılık 16-24 yaş grubunda, erkeklerde, bekarlarda, ortaokul ve lise mezunlarında, işsizlerde, aylık geliri bin TL'nin altında olanlarda ya da 5 bin TL'nin üzerinde olanlarda daha fazla görülüyor. Sırasıyla oyun, pornografi ve sosyal amaçlı internet kullananlarda bağımlılık daha fazla çıkıyor.

> Türkiye’de her 5 kişiden biri internet bağımlısı

Gazi Üniversitesinde yapılan "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Bağımlılık Araştırması"na göre, katılımcıların yüzde 18'i internet bağımlısı...

Bilgisayar ve internet kullanımı bağımlılık araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 18'i internet bağımlısı. Bağımlılık 16-24 yaş grubunda, erkeklerde, bekarlarda, ortaokul ve lise mezunlarında, işsizlerde, aylık geliri bin TL'nin altında olanlarda ya da 5 bin TL'nin üzerinde olanlarda daha fazla görüldüğü ifade edilen araştırmada, sırasıyla oyun, pornografi ve sosyal amaçlı internet kullananlarda bağımlılık daha fazla çıkıyor.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa İlhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilgisayar ve internet kullanımının kimi zaman bağımlılık haline geldiğini belirterek, bununla ilgili araştırma yaptıklarını söyledi.

Bilgisayar ve internet kullanım sıklığının hızlı biçimde artmasının, bireylerin bu alana ayırdıkları zamanda da artışa neden olduğunu dile getiren İlhan, 2005 yılında 7 milyon 270 bin internet kullanıcısına sahip olan Türkiye'de, 2012 Haziran ayında bu rakamın 36 milyon 455 bine ulaştığını söyledi. Türkiye İstatistik Kurumunun 2012 Yılı Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması sonuçlarına göre, bilgisayar ve internet kullanım oranının en yüksek olduğu yaş grubunun 16-24 olduğunu ifade eden İlhan, eğitim durumuna göre en fazla internet kullanım oranının yüzde 93 ile yüksekokul, fakülte ve daha üstü kişiler olduğunu bildirdi.

İlhan, bilgisayar ve internetin aşırı kullanılmasının, bilgisayar/internet bağımlılığı riskini de beraberinde getirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"İnternet bağımlılığı, genel olarak internetin aşırı kullanılması isteğinin önüne geçilememesi, internete bağlı olmadan geçirilen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında aşırı sinirlilik hali ve saldırganlığın olması ve kişinin iş, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulması olarak tanımlanabilir.

İnternet kullanımı ile ilgili zihinsel meşguliyet, internet kullanımını sınırlama ve kontrol etme ile ilgili yineleyici düşünceler, erişim isteğini durduramama, işlevselliğin çeşitli düzeylerde bozulmasına karşın internet kullanmayı sürdürme, giderek artan sürelerde internette zaman geçirmek, kullanma olanağı bulunamadığı zaman arama ve aşerme davranışları gibi internetin aşırı ve kötü kullanımı; bağımlılığın belirtileri arasında yer almaktadır."

İnternetin bağımlılık şeklinde kötüye kullanımının, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin sınıflandırma sisteminde yer almadığını, toplumsal bir sorun haline gelmiş olan " internet bağımlılığı" nın daha önceden kabul edilmiş "Madde İstismarı ve Bağımlılığı" kavramının genişletilerek, "Madde Kullanımı ve Bağımlılık Bozuklukları" başlığı altında yer aldığını aktaran İlhan, "Ülkemizde genç nüfusun yoğunluğu göz önüne alındığındainternet bağımlılığı, toplumun büyük bir kesimini doğrudan ilgilendiren sosyal bir sorun niteliği taşımasının yanında, internet kullanım sıklığının giderek artması, bağımlılık sorunun sık görülmeye başlamasıyla da önemli bir sağlık sorunudur" dedi.

Kanunlara aykırı içeriklerin internette kısıtlanması gerektiğini düşünenler fazla

İlhan, "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Bağımlılık Araştırması"ın 2014 Mart ayında Ankara Gölbaşı, Sincan ve Etimesgut ilçelerinde toplam bin 390 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapıldığını ve araştırmada araştırma ekibince geliştirilen araştırma formu ve internet bağımlılığı ölçeğinin kullanıldığını söyledi.

İlhan'ın verdiği bilgiye göre, toplumu temsil eden örneklemde yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 68,4'ü  internet kullanırken, yüzde 31,6'sıinternet kullanmıyor.  İnternete en sık erişim yerleri yüzde 68.1 ev, yüzde 17 cep tel/tablet bilgisayar olarak dikkat çekiyor.

Katılımcıların yüzde 71.7'si masaüstü/dizüstü bilgisayara sahipken, bu bilgisayarların yüzde 88.1'inde internet bağlantısı bulunuyor. Katılımcıların yüzde 90,3'ü cep telefonuna sahip iken, yüzde 48,2'sinin telefonunda internet bağlantısı bulunuyor. Tablet bilgisayar, katılımcıların yüzde 18,7'sinde bulunuyor ve bunların yüzde 18'inde internet kullanılıyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 38,1'i işyerinde internet kısıtlaması olması gerektiğini düşünürken, yüzde 39,4'ü kısıtlama olmaması gerektiğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 38,8'i internet içeriğinin kısıtlanmaması gereken serbest bir yer olduğunu düşünürken yüzde 36,4'ü tam tersini düşünüyor. Kanunlara aykırı olan içeriklerin internette kısıtlanması gerektiği düşüncesi yüzde 66,8 ile "evet" olarak belirtilirken, yüzde 23,4 ile "hayır" olarak ifade ediliyor. Katılımcıların yüzde 68,3'ü ahlaksız içeriklerin internette kısıtlanması gerektiğini düşünürken yüzde 22,2'si kısıtlanmaması gerektiğini belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 26'sı hiç internet kullanmıyor

Araştırma sonucuna göre, katılımcıların yüzde 47.8'i düzenli olarak internet kullanırken, yüzde 26.5'i hiç internet kullanmıyor. İnternet kullanım süresine bakıldığında katılımcılar yüzde 48.8'i 0-9 saat, yüzde 30.3'ü 20 ve üzeri saat haftalık internet kullanıyor.

Araştırmaya katılanların interneti en çok kullanma amaçlarının dağılımı incelendiğinde, katılımcıların yüzde 34.4'ü sosyal, yüzde 25.2'si haber, yüzde 13'ü oyun için, interneti kullandıklarını belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 20,9'u kendisini internet bağımlısı olarak görürken, yüzde 79.1'i internet bağımlısı olarak görmüyor. Araştırmada kullanılan internet bağımlılığı ölçeğine göre ise katılımcıların yüzde 18,2'si muhtemel internet bağımlısı ya da internet bağımlısı olarak çıkıyor.

Bağımlılık 16-24 yaş grubunda, erkeklerde, bekarlarda, ortaokul ve lise mezunlarında, işsizlerde, aylık geliri bin TL'nin altında olanlarda ya da 5 bin TL'nin üzerinde olanlarda daha fazla görülüyor. Sırasıyla oyun, pornografi ve sosyal amaçlı internet kullananlarda bağımlılık daha fazla çıkıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Nisan 2014 10:49

Gösterim: 1327

MEB, velilerin, öğrencilerin tüm bilgilerine anlık erişebilmelerine imkan tanıyan Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni akıllı telefon ve tabletlerle uyumlu hale getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), velilerin, öğrencilerin devamsızlıklarından sınav sonuçlarına, sınav tarihlerinden karne notlarına, ders programlarından proje bilgilerine kadar, ihtiyaç duyulan tüm bilgilerine anlık erişebilmelerine imkan tanıyan Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni akıllı telefon ve tabletlerle uyumlu hale getirdi.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, MEB tarafından geliştirilen Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi ile veliler, çocuklarının, Bakanlığın Bilgi Hizmetleri Veritabanı'nda bulunan eğitim bilgilerine akıllı telefonları, tablet ve diğer mobil uygulama sistemleri üzerinden ücretsiz olarak ulaşabilecek.

Türkiye’deki resmi ve özel tüm örgün eğitim kurumlarındaki 16 milyondan fazla öğrenci ve velileri, Android ve iOS işletim sistemine sahip tüm mobil cihazlardan, 7 gün 24 saat Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni kullanabilecek.

Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi mobil uygulama dükkanlarında (Meb, okul, e-Okul, meb e-Okul) anahtar kelimeleriyle bulunabiliyor ve ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Sisteme giriş yapmak için önce öğrencinin TC Kimlik No ve okul numarası yazılıyor. İlk kez giriş yapıldığında velinin karşısına, rastgele seçilmiş öğrenci fotoğrafları geliyor. T.C. kimlik numarası, okul numarası yazıldıktan sonra öğrencinin fotoğrafı seçiliyor. Daha sonra velinin karşısına güvenlik için bir soru geliyor. Soruya doğru cevap verildiğinde sisteme giriş yapılabiliyor.

Sistem sayesinde veli, öğrencinin sınav ve proje bilgilerine, notlarına, haftalık ders çizelgesine, devam ve devamsızlık bilgisine, nakil takip işlemlerine, merkezi sınav işlemlerine, merkezi yerleştirme işlemlerine, okul duyurularına, okuduğu kitaplara kadar ihtiyaç duyduğu tüm diğer bilgilere anlık olarak ulaşabiliyor.

> e-okul veli bilgilendirme sistemi akıllı cihazlarda

MEB, velilerin, öğrencilerin tüm bilgilerine anlık erişebilmelerine imkan tanıyan Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni akıllı telefon ve tabletlerle uyumlu hale getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), velilerin, öğrencilerin devamsızlıklarından sınav sonuçlarına, sınav tarihlerinden karne notlarına, ders programlarından proje bilgilerine kadar, ihtiyaç duyulan tüm bilgilerine anlık erişebilmelerine imkan tanıyan Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni akıllı telefon ve tabletlerle uyumlu hale getirdi.

Yetkililerden alınan bilgiye göre, MEB tarafından geliştirilen Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi ile veliler, çocuklarının, Bakanlığın Bilgi Hizmetleri Veritabanı'nda bulunan eğitim bilgilerine akıllı telefonları, tablet ve diğer mobil uygulama sistemleri üzerinden ücretsiz olarak ulaşabilecek.

Türkiye’deki resmi ve özel tüm örgün eğitim kurumlarındaki 16 milyondan fazla öğrenci ve velileri, Android ve iOS işletim sistemine sahip tüm mobil cihazlardan, 7 gün 24 saat Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi'ni kullanabilecek.

Mobil Veli Bilgilendirme Sistemi mobil uygulama dükkanlarında (Meb, okul, e-Okul, meb e-Okul) anahtar kelimeleriyle bulunabiliyor ve ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Sisteme giriş yapmak için önce öğrencinin TC Kimlik No ve okul numarası yazılıyor. İlk kez giriş yapıldığında velinin karşısına, rastgele seçilmiş öğrenci fotoğrafları geliyor. T.C. kimlik numarası, okul numarası yazıldıktan sonra öğrencinin fotoğrafı seçiliyor. Daha sonra velinin karşısına güvenlik için bir soru geliyor. Soruya doğru cevap verildiğinde sisteme giriş yapılabiliyor.

Sistem sayesinde veli, öğrencinin sınav ve proje bilgilerine, notlarına, haftalık ders çizelgesine, devam ve devamsızlık bilgisine, nakil takip işlemlerine, merkezi sınav işlemlerine, merkezi yerleştirme işlemlerine, okul duyurularına, okuduğu kitaplara kadar ihtiyaç duyduğu tüm diğer bilgilere anlık olarak ulaşabiliyor.

Son Güncelleme: Çarşamba, 23 Nisan 2014 11:45

Gösterim: 2470

Twitter'da zararlı ve mahkeme kararına konu içerikler ''buzlanacak''

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, Twitter yetkilileri ile görüş birliğine varılan konuları açıkladı.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Twitter yetkilileriyle yapılan görüşmenin, sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde iyi niyet zemininde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte olası sorunların hızla giderilebilmesi için iletişimin devam etmesi konusunda görüş birliğine varıldığını bildirdi.

Elvan, yazılı açıklamasında, sosyal paylaşım sitesi Twitter.com yetkilileriyle 14 Nisan'da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildiğini anımsatarak, toplantıda Türkiye'de çeşitli mahkemeler tarafından alınan kararların uygulanmasına yönelik adımlar ve bundan sonra izlenecek yöntemlerin ele alındığını ifade etti.

Toplantıda, Twitter yetkililerine Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından alınan ve bazı hesapların kapatılmasını içeren mahkeme kararlarının uygulanmasının talep edildiğini belirten Elvan, Twitter yetkililerinin de son birkaç hafta içinde 200'den fazla içeriğin çıkarıldığını ve geçen hafta sonu itibariyle 5 mahkeme kararının çözüme kavuşturulduğunu ifade ettiklerini bildirdi.

Mevcut mahkeme kararları için geriye dönük bir çalışma yapılması ve mahkeme kararlarının kısa sürede çözümlenmesi noktasında görüş birliğine varıldığını ifade eden Elvan, şunları kaydetti:

"Şahıslar adına açılan ve şikayete konu olan sahte hesapların kapatılması konusunda bundan sonra mahkeme kararlarının ivedilikle uygulanması ve şikayete konu olan sahte hesapların kapatılması hususunda daha titiz davranacaklarını, başlangıç olarak da şikayet mekanizmasının hızlı bir şekilde yapılabilmesi için Twitter tarafından bir abone şikayet  formu geliştirildiğini ve bu formun da Türkçe'ye çevrildiğini belirtilmiştir.

Zararlı ve mahkeme kararına konu içerikler ''buzlanacak''

Toplantıda özellikle kişisel hakların korunması ve mağduriyet yaşanan durumlarda acil müdahale içeren 'süper etiketleme' yetkisinin TİB'e verilmesi ve daha sık koordinasyon sağlanması için Türkiye'de bir irtibat ofisi açılması konusu dile getirilmiş, Twitter yetkilileri ise bu hususlara hemen karar veremeyeceklerini, merkez ofislerinde yapacakları değerlendirmelerden sonra tekrar biraya gelebileceklerini beyan etmişlerdir. Ancak zararlı ve mahkeme kararına konu içeriklerin 'buzlanarak' etkisizleştirilmesi konusunda görüş birliğine varılmıştır. İstanbul'da kendilerini temsil eden bir avukatın bulunmasının mevcut sorunların çözümü yolunda katkı sağlayacağını düşündüklerini ifade etmişlerdir."

Görüşmelerde ortak bir zeminde buluşulduğunu ve iletişimde somut ilerlemeler kaydedildiğini belirten Elvan, Twitter yetkilileriyle yapılan görüşmenin, sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde iyi niyet zemininde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte olası sorunların hızla giderilebilmesi için iletişimin devam etmesi konusunda görüş birliğine varıldığını bildirdi.

> Twitter’da yeni dönem! O tweetler artık buzlanacak

Twitter'da zararlı ve mahkeme kararına konu içerikler ''buzlanacak''

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, Twitter yetkilileri ile görüş birliğine varılan konuları açıkladı.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Twitter yetkilileriyle yapılan görüşmenin, sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde iyi niyet zemininde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte olası sorunların hızla giderilebilmesi için iletişimin devam etmesi konusunda görüş birliğine varıldığını bildirdi.

Elvan, yazılı açıklamasında, sosyal paylaşım sitesi Twitter.com yetkilileriyle 14 Nisan'da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildiğini anımsatarak, toplantıda Türkiye'de çeşitli mahkemeler tarafından alınan kararların uygulanmasına yönelik adımlar ve bundan sonra izlenecek yöntemlerin ele alındığını ifade etti.

Toplantıda, Twitter yetkililerine Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından alınan ve bazı hesapların kapatılmasını içeren mahkeme kararlarının uygulanmasının talep edildiğini belirten Elvan, Twitter yetkililerinin de son birkaç hafta içinde 200'den fazla içeriğin çıkarıldığını ve geçen hafta sonu itibariyle 5 mahkeme kararının çözüme kavuşturulduğunu ifade ettiklerini bildirdi.

Mevcut mahkeme kararları için geriye dönük bir çalışma yapılması ve mahkeme kararlarının kısa sürede çözümlenmesi noktasında görüş birliğine varıldığını ifade eden Elvan, şunları kaydetti:

"Şahıslar adına açılan ve şikayete konu olan sahte hesapların kapatılması konusunda bundan sonra mahkeme kararlarının ivedilikle uygulanması ve şikayete konu olan sahte hesapların kapatılması hususunda daha titiz davranacaklarını, başlangıç olarak da şikayet mekanizmasının hızlı bir şekilde yapılabilmesi için Twitter tarafından bir abone şikayet  formu geliştirildiğini ve bu formun da Türkçe'ye çevrildiğini belirtilmiştir.

Zararlı ve mahkeme kararına konu içerikler ''buzlanacak''

Toplantıda özellikle kişisel hakların korunması ve mağduriyet yaşanan durumlarda acil müdahale içeren 'süper etiketleme' yetkisinin TİB'e verilmesi ve daha sık koordinasyon sağlanması için Türkiye'de bir irtibat ofisi açılması konusu dile getirilmiş, Twitter yetkilileri ise bu hususlara hemen karar veremeyeceklerini, merkez ofislerinde yapacakları değerlendirmelerden sonra tekrar biraya gelebileceklerini beyan etmişlerdir. Ancak zararlı ve mahkeme kararına konu içeriklerin 'buzlanarak' etkisizleştirilmesi konusunda görüş birliğine varılmıştır. İstanbul'da kendilerini temsil eden bir avukatın bulunmasının mevcut sorunların çözümü yolunda katkı sağlayacağını düşündüklerini ifade etmişlerdir."

Görüşmelerde ortak bir zeminde buluşulduğunu ve iletişimde somut ilerlemeler kaydedildiğini belirten Elvan, Twitter yetkilileriyle yapılan görüşmenin, sorunların çözümüne katkı sağlayacak şekilde iyi niyet zemininde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte olası sorunların hızla giderilebilmesi için iletişimin devam etmesi konusunda görüş birliğine varıldığını bildirdi.

Son Güncelleme: Perşembe, 17 Nisan 2014 16:12

Gösterim: 1241


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.