Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, video konferansla hitap ettiği eğitim yöneticilerine binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren radikal kararlarını açıkladı.
Dinçer, kurada çıkan şehre gitmeyen öğretmenleri uyardı: “Geçici görevlendirme bitiyor. Herkes atandığı yere razı olacak” dedi.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte birçok değişikliği hayata geçiren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, video konferansla hitap ettiği eğitim yöneticilerine binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren radikal kararlarını açıkladı. Buna göre, 15 Hazirandan itibaren tüm Türkiye'deki öğretmenlerin geçici görevlendirmelerine son verilecek. Ayrıca öğretmenlerin görev yaptıkları illerin dışında başka illerde yüksek lisans ve doktora yapmasına da izin verilmeyecek.
HERKES ATANDIĞI YERE RAZI OLACAK
Atamalarla ilgili bilgi veren Dinçer, “En tepedeki insandan en aşağıdaki insana kadar herkesin eşit seviyede muamele gördüğü bir MEB vaat ediyorum. Herkes atandığı yere razı olacak. Eğer yönetmelik yanlış ise değiştiririz. Kanun eksik ise tamamlarız” dedi. Öğretmenleri yüksek lisans ve doktora yapmaya da teşvik eden Dinçer, “Ama hiç kimsenin de yüksek lisans yapağım diye kendi anne babasının veya eşinin bulunduğu ile gitmesine izin vermeyeceğim” diye konuştu.
TORPİL BULUP GİDİYORLAR
Kararından dönmeyeceğini vurgulayan Bakan Dinçer, noktayı şöyle koydu: “Bakanlığın önünde öğretmen olmak için gösteri yapan insanların öğretmen olduktan sonra kendi tercihleriyle gittikleri okullarda göreve başlar başlamaz başka illere bir torpil bulup gittiklerinde sizler neler hissediyorsunuz bilmiyorum ama ben onun orda görev yapması gerektiğine inanıyorum.”
MÜDÜRE ROTASYON YOK
Okul müdürlerinin merakla beklediği rotasyon (yer değiştirme) konusuna da değinen Dinçer, “Özellikle son dönemde okul yöneticilerinin rotasyon dedikodusuyla huzursuz olduğunu görüyorum. Bu dönemde biz rotasyon yapmayacağız. Rahat olmanızı ve işinize sahip çıkmanızı istiyorum” diyerek konuya açıklık getirdi.
MİNİKLERLE LEGO OYNADI
Ankara Yenimahalle'de bulunan Mehmet Akif İnan İlköğretim Okulu'nun resmî açılış törenine katılan Bakan Dinçer, sınıfları gezerek anaokulu öğrencilerin oyunlarını izledi.
Ağustos'ta 10 bin yeni öğretmen
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Hükümetimizin kadro vermesi halinde Ağustos ayında ciddi manada bir öğretmen ataması yapacağız” dedi. Başkent'te Mehmet Akif İnan İlköğretim Okulu'nun açılış töreninde konuşan Bakan Dinçer, şu müjdeleri verdi: “Önümüzdeki 3-4 yıllık süre içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyacı bütünüyle karşılanacak. Derslik başına 30 öğrenciye ulaşmak için yaklaşık 160 bin dersliğe ihtiyacımız vardı. Bu ihtiyacımız 173 bine çıktı. Her yıl 40 bin öğretmen ataması var. İlaveten yılda 8-10 bin öğretmene ihtiyacımız olacak. 66 ayla çocuklarımızı hayata daha erken başlatmış olacağız. Gelecek sene birinci sınıfların eğitim saatlerini mümkün olduğu kadar boşaltacağız, azaltacağız. Çocuklarımıza oyun oynatacağız.”
(Türkiye)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Spot
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, video konferansla hitap ettiği eğitim yöneticilerine binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren radikal kararlarını açıkladı.
Dinçer, kurada çıkan şehre gitmeyen öğretmenleri uyardı: “Geçici görevlendirme bitiyor. Herkes atandığı yere razı olacak” dedi.
Yeni eğitim sistemi 4+4+4 ile birlikte birçok değişikliği hayata geçiren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, video konferansla hitap ettiği eğitim yöneticilerine binlerce öğretmeni yakından ilgilendiren radikal kararlarını açıkladı. Buna göre, 15 Hazirandan itibaren tüm Türkiye'deki öğretmenlerin geçici görevlendirmelerine son verilecek. Ayrıca öğretmenlerin görev yaptıkları illerin dışında başka illerde yüksek lisans ve doktora yapmasına da izin verilmeyecek.
HERKES ATANDIĞI YERE RAZI OLACAK
Atamalarla ilgili bilgi veren Dinçer, “En tepedeki insandan en aşağıdaki insana kadar herkesin eşit seviyede muamele gördüğü bir MEB vaat ediyorum. Herkes atandığı yere razı olacak. Eğer yönetmelik yanlış ise değiştiririz. Kanun eksik ise tamamlarız” dedi. Öğretmenleri yüksek lisans ve doktora yapmaya da teşvik eden Dinçer, “Ama hiç kimsenin de yüksek lisans yapağım diye kendi anne babasının veya eşinin bulunduğu ile gitmesine izin vermeyeceğim” diye konuştu.
TORPİL BULUP GİDİYORLAR
Kararından dönmeyeceğini vurgulayan Bakan Dinçer, noktayı şöyle koydu: “Bakanlığın önünde öğretmen olmak için gösteri yapan insanların öğretmen olduktan sonra kendi tercihleriyle gittikleri okullarda göreve başlar başlamaz başka illere bir torpil bulup gittiklerinde sizler neler hissediyorsunuz bilmiyorum ama ben onun orda görev yapması gerektiğine inanıyorum.”
MÜDÜRE ROTASYON YOK
Okul müdürlerinin merakla beklediği rotasyon (yer değiştirme) konusuna da değinen Dinçer, “Özellikle son dönemde okul yöneticilerinin rotasyon dedikodusuyla huzursuz olduğunu görüyorum. Bu dönemde biz rotasyon yapmayacağız. Rahat olmanızı ve işinize sahip çıkmanızı istiyorum” diyerek konuya açıklık getirdi.
MİNİKLERLE LEGO OYNADI
Ankara Yenimahalle'de bulunan Mehmet Akif İnan İlköğretim Okulu'nun resmî açılış törenine katılan Bakan Dinçer, sınıfları gezerek anaokulu öğrencilerin oyunlarını izledi.
Ağustos'ta 10 bin yeni öğretmen
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Hükümetimizin kadro vermesi halinde Ağustos ayında ciddi manada bir öğretmen ataması yapacağız” dedi. Başkent'te Mehmet Akif İnan İlköğretim Okulu'nun açılış töreninde konuşan Bakan Dinçer, şu müjdeleri verdi: “Önümüzdeki 3-4 yıllık süre içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyacı bütünüyle karşılanacak. Derslik başına 30 öğrenciye ulaşmak için yaklaşık 160 bin dersliğe ihtiyacımız vardı. Bu ihtiyacımız 173 bine çıktı. Her yıl 40 bin öğretmen ataması var. İlaveten yılda 8-10 bin öğretmene ihtiyacımız olacak. 66 ayla çocuklarımızı hayata daha erken başlatmış olacağız. Gelecek sene birinci sınıfların eğitim saatlerini mümkün olduğu kadar boşaltacağız, azaltacağız. Çocuklarımıza oyun oynatacağız.”
(Türkiye)
Son Güncelleme: Cuma, 01 Haziran 2012 10:52
Gösterim: 2663
Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu Robert De Niro’ya, Bates Üniversitesi tarafından fahri doktorluk unvanı verildi.
De Niro, Bates Üniversitesi'nin diploma töreni sırasında ''güzel sanatlar'' dalında kendisine verilen fahri doktorluk unvanını aldıktan sonra yaptığı konuşmada, eğitimini tamamlamamasına rağmen iyi işler çıkardığını söyledi.
Ünlü oyuncu, 15 dakika süren konuşması sırasında kendisini dinleyen 5 binden fazla kişi ve 463 mezunu adeta gülmekten kırıp geçirdi.
Robert De Niro, mezunlara, ''Eğer bir aktörseniz, daima karakterinize sadık kalın, eğer bir aktör değilseniz bir karakter sahibi olun ve daima kendinize sadık kalın'' tavsiyesinde bulundu.
Bates Üniversitesi, De Niro'nun yanı sıra PBS televizyonunun kıdemli muhabiri Gwen Ifill'e ve Princeton Üniversitesi'nden moleküler biyolog Bonnie Bassler'a da fahri doktorluk unvanları verdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Spot
Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu Robert De Niro’ya, Bates Üniversitesi tarafından fahri doktorluk unvanı verildi.
De Niro, Bates Üniversitesi'nin diploma töreni sırasında ''güzel sanatlar'' dalında kendisine verilen fahri doktorluk unvanını aldıktan sonra yaptığı konuşmada, eğitimini tamamlamamasına rağmen iyi işler çıkardığını söyledi.
Ünlü oyuncu, 15 dakika süren konuşması sırasında kendisini dinleyen 5 binden fazla kişi ve 463 mezunu adeta gülmekten kırıp geçirdi.
Robert De Niro, mezunlara, ''Eğer bir aktörseniz, daima karakterinize sadık kalın, eğer bir aktör değilseniz bir karakter sahibi olun ve daima kendinize sadık kalın'' tavsiyesinde bulundu.
Bates Üniversitesi, De Niro'nun yanı sıra PBS televizyonunun kıdemli muhabiri Gwen Ifill'e ve Princeton Üniversitesi'nden moleküler biyolog Bonnie Bassler'a da fahri doktorluk unvanları verdi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 May 2012 16:00
Gösterim: 1981
2010 yılında üniversite okumaya karar veren "Dede" lakaplı Beynabi Kasapoğlu'nu mezuniyet heyecanı sardı.
Bursa'da 2010 yılında üniversite okumaya karar veren "Dede" lakaplı 65 yaşındaki Beynabi Kasapoğlu, mezun olmanın sevincini yaşıyor. Oğlunu kaybettikten sonra emekli olan 65 yaşındaki Beynabi Kasapoğlu, eşinin de vefatının ardından hayata tekrar sarılmak için öğrenciliği seçti. 2010 yılında Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Tarım Makineleri Bölümüne kaydolan ve öğrenci arkadaşları arasında "Dede" lakabıyla tanınan Beynabi Kasapoğlu, mezuniyet heyecanı yaşıyor.
14 yaşında meslek lisesine kaydolduğunu dile getiren Kasapoğlu, "14 yaşında meslek lisesine kaydımı yaptırdım. 18 yaşında bitirdim. Okulu bitirmemin hemen ardından evlenmek zorunda kaldım. Çünkü annem ve babam yaşlı ve hastalardı. Ailemin yükünü omuzlarıma almak zorundaydım. Bunu da haliyle tek başıma değil, aile kurarak gerçekleştirdim. 20 yaşından sonra askere gittim. Aile reisi görevimden dolayı 24 ay yerine 12 aylık askerlik yaptırdılar. Bulgaristan makamları bana çıkış pasaportu verdi. Türk makamları da giriş vizesi verdi. 1978 yılının Eylül ayında Türkiye'ye göç ettim. Geldiğimde Bursa'nın Karacabey ilçesinde bulunan ve devlet kuruluşu olan Karacabey Harası'nda çalıştım. 2002 yılında emekli olmak zorunda kaldım. Ani emekli olmamın sebebi de eşimin felç olmasıydı" dedi.
ZORLUKLAR OKUMAYA YÖNELTTİ
Oğlunun vefatıyla büyük darbe aldığını dile getiren Kasapoğlu, "2000 yılında, Bulgaristan'da doğan oğlum Aydın Kasapoğlu, Türkiye'de Kara Harp Okulu'nu bitirerek subay oldu. Kıdemli yüzbaşıyken oğlumu yitirdim. O yüzden annesi de 6-7 ay sonra felç geçirdi. Benim ani emekli olmamın başlıca sebebi buydu. 2008 yılının Ocak ayının 13'ünde eşimi kaybettikten sonra ÖSYM'ye müracaat ettim. 2010 yılında Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Tarım Makinaları Bölümüne kaydoldum. Geçen 2 yılın ardından bugün okulumun sonuna geldim. Çok gururluyum. Bu hayalimi Bulgaristan'da gerçekleştirememiştim. Allah bana bütün zorluklardan sonra da olsa bunu bana nasip etti" dedi.
"OKUL ARKADAŞLARIMLA DEDE TORUN GİBİYİZ"
Okul arkadaşlarıyla sıcak bir ilişki içerisinde olduğunu anlatan Kasapoğlu, "Üniversite tahsilim çok iyi geçti. Arkadaşlarımın bana saygı ve sevgileri sonsuzdu. Onlar beni bağırlarına bastılar. 18-20 yaşlarında olmalarına rağmen, benim gibi 65 yaşında birini hiç yadırgamadılar. Ben de onları evlatlarım, torunlarım olarak görerek bağlandım. Bir aydan beri arkadaşlarımdan ayrılacağımı düşünerek sıkıntı yaşıyorum. Çünkü birbirimize çok alıştık. Arkadaşlarım da beni çok seviyor. Arkadaşlarım bana ilk önce nasıl hitap edeceklerini bilemediler. Amca mı desinler, dede mi desinler bilemediler. Bana danıştılar. Beni dede olarak görmelerini söyledim. Çünkü benim 4 yıllık üniversite bitirmiş torunum var. Arkadaşlarıma bunları söyledim. Ben dedeliği çoktan kabul ettiğimi söyledim. Onlar da bana telefon açtıklarında 'Dede ne yapıyorsun? Kendine iyi bak' şeklinde hitap ediyorlar" dedi.
"ÖĞRENCİ YURDU BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLADI"
İlçeden üniversiteye gelmenin zor olduğunu belirten Kasapoğlu, "Ben her gün Karacabey'den üniversite kampüsüne geliyordum. Bu bana birtakım zorluklar yaşatıyordu. Bu yüzden 2. yılın başında Kredi Yurtlar Kurumu'na müracaat ettim. Beni yurda kabul ettiler. 6-7 aydan beri burada kalıyorum. Cuma günü öğlene kadar yurtta kalıyorum ve okuluma gidiyorum. Öğleden sonra da Karacabey'e dönerek bir kamyonetle çalışıyorum. Bu sayede hem giderlerimi karşılıyorum, hem vaktimi çalışarak geçirmiş oluyorum" dedi.
Okuldan onur belgesiyle mezun olacağını dile getiren Kasapoğlu, şunları söyledi:
"Notlarım iyi olduğundan dolayı beni okuldan mezun olmuş olarak görüyorlar. Hatta hocalarım da mezuniyetimi şimdiden yüzüme ilan ettiler. Notlarım 85 - 95 civarında. Allah izin verirse hacca gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra dikey geçiş sınav hakkımı kullanarak, belki de burada daha fazla okumak nasip olur. Çünkü Ziraat Fakültesinden gelen hocalarım lisans bölümümü de bitirmemi istiyor. Benim kendi hocalarım da 'Sen bu kadarla yetinmemelisin, sen okyanusu geçtin, derede boğulamazsın' diyorlar. 'Sen bu okulu bitirip gençlere örnek olmalısın' diyerek beni teşvik ediyorlar. Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu'ndaki laboratuarların anahtarlarını bana verdiler. Beni asistan öğrenci olarak ilan ettiler. Ben en geç sabah saat 08.00'de laboratuarın kapısını açarak ön hazırlık yapıyorum. Arkadaşlarımla ayrılık bana çok zor geliyor."
Diğer bölüm öğrencileriyle de çok iyi anlaşan Beynabi Kasapoğlu'na dersler konusunda yardımcı olan okul arkadaşları, 65'lik öğrenciyle çok iyi anlaştıklarını dile getirerek, "Dedemize fizik ve matematikte geri kaldığı konuları çalıştırıyoruz. Onu çok seviyoruz. Onun hayat tecrübelerinden de yararlanıyoruz. Yaşıtlarımızla nasıl anlaşıyorsak dedemizle de o şekilde anlaşıyoruz" dedi.
(sabah)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Spot
2010 yılında üniversite okumaya karar veren "Dede" lakaplı Beynabi Kasapoğlu'nu mezuniyet heyecanı sardı.
Bursa'da 2010 yılında üniversite okumaya karar veren "Dede" lakaplı 65 yaşındaki Beynabi Kasapoğlu, mezun olmanın sevincini yaşıyor. Oğlunu kaybettikten sonra emekli olan 65 yaşındaki Beynabi Kasapoğlu, eşinin de vefatının ardından hayata tekrar sarılmak için öğrenciliği seçti. 2010 yılında Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Tarım Makineleri Bölümüne kaydolan ve öğrenci arkadaşları arasında "Dede" lakabıyla tanınan Beynabi Kasapoğlu, mezuniyet heyecanı yaşıyor.
14 yaşında meslek lisesine kaydolduğunu dile getiren Kasapoğlu, "14 yaşında meslek lisesine kaydımı yaptırdım. 18 yaşında bitirdim. Okulu bitirmemin hemen ardından evlenmek zorunda kaldım. Çünkü annem ve babam yaşlı ve hastalardı. Ailemin yükünü omuzlarıma almak zorundaydım. Bunu da haliyle tek başıma değil, aile kurarak gerçekleştirdim. 20 yaşından sonra askere gittim. Aile reisi görevimden dolayı 24 ay yerine 12 aylık askerlik yaptırdılar. Bulgaristan makamları bana çıkış pasaportu verdi. Türk makamları da giriş vizesi verdi. 1978 yılının Eylül ayında Türkiye'ye göç ettim. Geldiğimde Bursa'nın Karacabey ilçesinde bulunan ve devlet kuruluşu olan Karacabey Harası'nda çalıştım. 2002 yılında emekli olmak zorunda kaldım. Ani emekli olmamın sebebi de eşimin felç olmasıydı" dedi.
ZORLUKLAR OKUMAYA YÖNELTTİ
Oğlunun vefatıyla büyük darbe aldığını dile getiren Kasapoğlu, "2000 yılında, Bulgaristan'da doğan oğlum Aydın Kasapoğlu, Türkiye'de Kara Harp Okulu'nu bitirerek subay oldu. Kıdemli yüzbaşıyken oğlumu yitirdim. O yüzden annesi de 6-7 ay sonra felç geçirdi. Benim ani emekli olmamın başlıca sebebi buydu. 2008 yılının Ocak ayının 13'ünde eşimi kaybettikten sonra ÖSYM'ye müracaat ettim. 2010 yılında Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Tarım Makinaları Bölümüne kaydoldum. Geçen 2 yılın ardından bugün okulumun sonuna geldim. Çok gururluyum. Bu hayalimi Bulgaristan'da gerçekleştirememiştim. Allah bana bütün zorluklardan sonra da olsa bunu bana nasip etti" dedi.
"OKUL ARKADAŞLARIMLA DEDE TORUN GİBİYİZ"
Okul arkadaşlarıyla sıcak bir ilişki içerisinde olduğunu anlatan Kasapoğlu, "Üniversite tahsilim çok iyi geçti. Arkadaşlarımın bana saygı ve sevgileri sonsuzdu. Onlar beni bağırlarına bastılar. 18-20 yaşlarında olmalarına rağmen, benim gibi 65 yaşında birini hiç yadırgamadılar. Ben de onları evlatlarım, torunlarım olarak görerek bağlandım. Bir aydan beri arkadaşlarımdan ayrılacağımı düşünerek sıkıntı yaşıyorum. Çünkü birbirimize çok alıştık. Arkadaşlarım da beni çok seviyor. Arkadaşlarım bana ilk önce nasıl hitap edeceklerini bilemediler. Amca mı desinler, dede mi desinler bilemediler. Bana danıştılar. Beni dede olarak görmelerini söyledim. Çünkü benim 4 yıllık üniversite bitirmiş torunum var. Arkadaşlarıma bunları söyledim. Ben dedeliği çoktan kabul ettiğimi söyledim. Onlar da bana telefon açtıklarında 'Dede ne yapıyorsun? Kendine iyi bak' şeklinde hitap ediyorlar" dedi.
"ÖĞRENCİ YURDU BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLADI"
İlçeden üniversiteye gelmenin zor olduğunu belirten Kasapoğlu, "Ben her gün Karacabey'den üniversite kampüsüne geliyordum. Bu bana birtakım zorluklar yaşatıyordu. Bu yüzden 2. yılın başında Kredi Yurtlar Kurumu'na müracaat ettim. Beni yurda kabul ettiler. 6-7 aydan beri burada kalıyorum. Cuma günü öğlene kadar yurtta kalıyorum ve okuluma gidiyorum. Öğleden sonra da Karacabey'e dönerek bir kamyonetle çalışıyorum. Bu sayede hem giderlerimi karşılıyorum, hem vaktimi çalışarak geçirmiş oluyorum" dedi.
Okuldan onur belgesiyle mezun olacağını dile getiren Kasapoğlu, şunları söyledi:
"Notlarım iyi olduğundan dolayı beni okuldan mezun olmuş olarak görüyorlar. Hatta hocalarım da mezuniyetimi şimdiden yüzüme ilan ettiler. Notlarım 85 - 95 civarında. Allah izin verirse hacca gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra dikey geçiş sınav hakkımı kullanarak, belki de burada daha fazla okumak nasip olur. Çünkü Ziraat Fakültesinden gelen hocalarım lisans bölümümü de bitirmemi istiyor. Benim kendi hocalarım da 'Sen bu kadarla yetinmemelisin, sen okyanusu geçtin, derede boğulamazsın' diyorlar. 'Sen bu okulu bitirip gençlere örnek olmalısın' diyerek beni teşvik ediyorlar. Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu'ndaki laboratuarların anahtarlarını bana verdiler. Beni asistan öğrenci olarak ilan ettiler. Ben en geç sabah saat 08.00'de laboratuarın kapısını açarak ön hazırlık yapıyorum. Arkadaşlarımla ayrılık bana çok zor geliyor."
Diğer bölüm öğrencileriyle de çok iyi anlaşan Beynabi Kasapoğlu'na dersler konusunda yardımcı olan okul arkadaşları, 65'lik öğrenciyle çok iyi anlaştıklarını dile getirerek, "Dedemize fizik ve matematikte geri kaldığı konuları çalıştırıyoruz. Onu çok seviyoruz. Onun hayat tecrübelerinden de yararlanıyoruz. Yaşıtlarımızla nasıl anlaşıyorsak dedemizle de o şekilde anlaşıyoruz" dedi.
(sabah)
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 May 2012 08:20
Gösterim: 2465
ABD'li bir sivil toplum kuruluşu bilgi alma hakkını kullanarak hükümetin sanal dünyada vatandaşları izlemek için kullandığı kilit sözcükleri ortaya çıkardı.
ABD'nin bütün dünyada interneti takip ettiği, şüphelileri bu yolla bulmaya çalıştığı ortaya çıkmıştı. Şimdi "ulusal güvenlik" gerekçesiyle yapılan bu takipte filtre olarak kullanılan anahtar sözcükler açıklandı. Ülkede bilgi alma hakkı çerçevesinde yapılan bir başvuruyla 11 Eylül saldırılarının ardından kurulan ABD İç Güvenlik Bakanlığı sosyal paylaşım ve sosyal medya sitelerinde takip ettikleri kelimelerin listesini açıkladı. Listede "domuz" ve "bulut" gibi sözcükler var.
Sıradan kelimeler
Aslında bilgi alma hakkı çerçevesinde Elektronik Mahremiyet Bilgi Merkezi adlı gözlemci grubun yaptığı başvuruda, hükümetin kendisine karşıt yayın yapan basın-yayın kuruluşlarını takip edip etmediği öğrenilmek istenmişti. İç Güvenlik Bakanlığı ise internette yürüttükleri izleme faaliyetinin amacının sadece terörist faaliyet, uyuşturucu kaçakçılığı, yasadışı göç dalgaları ve doğal afet tehditlerini takip etmek olduğunu belirtti. Bakanlık, bu amaçla izlemeye aldığı "anahtar kelimeleri" de yayınladı. Fakat listede neredeyse sıradan, herhangi bir insanın gündelik bir arama için kullanabileceği kelimelerin bulunması tepki çekti.
'güncelleme gerekli'
Listenin yayınlanmasının ardından grup, Bakanlık'ın, Terörle Mücadele ve İstihbarat Alt Komitesi'ne gönderdiği mektupla bu kelimelerin "geniş, anlaşılmaz ve belirsiz" olduğunu belirtti. Bakanlık'tan bir yetkili de haber sitesi Huffington Post'a doğal ve insan kaynaklı tehditlere karşı hazırlanan kitapçığın farkındalığın devamlılığını sağlayabilmek için hazırlandığını söyledi. Fakat Bakanlık, kullanılan dilin belirsiz olduğu ve güncellemeye ihtiyaç duyduğunu kabul etti. İşte tartışma yaratan o kelimeler.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Spot
ABD'li bir sivil toplum kuruluşu bilgi alma hakkını kullanarak hükümetin sanal dünyada vatandaşları izlemek için kullandığı kilit sözcükleri ortaya çıkardı.
ABD'nin bütün dünyada interneti takip ettiği, şüphelileri bu yolla bulmaya çalıştığı ortaya çıkmıştı. Şimdi "ulusal güvenlik" gerekçesiyle yapılan bu takipte filtre olarak kullanılan anahtar sözcükler açıklandı. Ülkede bilgi alma hakkı çerçevesinde yapılan bir başvuruyla 11 Eylül saldırılarının ardından kurulan ABD İç Güvenlik Bakanlığı sosyal paylaşım ve sosyal medya sitelerinde takip ettikleri kelimelerin listesini açıkladı. Listede "domuz" ve "bulut" gibi sözcükler var.
Sıradan kelimeler
Aslında bilgi alma hakkı çerçevesinde Elektronik Mahremiyet Bilgi Merkezi adlı gözlemci grubun yaptığı başvuruda, hükümetin kendisine karşıt yayın yapan basın-yayın kuruluşlarını takip edip etmediği öğrenilmek istenmişti. İç Güvenlik Bakanlığı ise internette yürüttükleri izleme faaliyetinin amacının sadece terörist faaliyet, uyuşturucu kaçakçılığı, yasadışı göç dalgaları ve doğal afet tehditlerini takip etmek olduğunu belirtti. Bakanlık, bu amaçla izlemeye aldığı "anahtar kelimeleri" de yayınladı. Fakat listede neredeyse sıradan, herhangi bir insanın gündelik bir arama için kullanabileceği kelimelerin bulunması tepki çekti.
'güncelleme gerekli'
Listenin yayınlanmasının ardından grup, Bakanlık'ın, Terörle Mücadele ve İstihbarat Alt Komitesi'ne gönderdiği mektupla bu kelimelerin "geniş, anlaşılmaz ve belirsiz" olduğunu belirtti. Bakanlık'tan bir yetkili de haber sitesi Huffington Post'a doğal ve insan kaynaklı tehditlere karşı hazırlanan kitapçığın farkındalığın devamlılığını sağlayabilmek için hazırlandığını söyledi. Fakat Bakanlık, kullanılan dilin belirsiz olduğu ve güncellemeye ihtiyaç duyduğunu kabul etti. İşte tartışma yaratan o kelimeler.
(milliyet)
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 May 2012 08:20
Gösterim: 2274
Bakan Dinçer, "Bu sene, okul kapandıktan sonra toplam 5 hafta süreyle 258 bin öğretmenimiz için eğitim programı tertip ediyoruz" dedi.
TOBB ETÜ öğrenci konseyinin düzenlediği konferansa katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bakanlığın yaptığı çalışmaları anlattı.
Öğretmenleri kapsamlı bir seçme sürecinden geçirmeyi istediklerini ifade eden Dinçer, öğretmenlerin eğitim ve gelişim çabalarının önünü kesecek bugüne kadar hiçbir karar vermediklerini bildirdi.
Öğretmenlerin bulunduğu ilde lisansüstü eğitim yapacağının altını çizen Bakan Dinçer, 5 yıl öğretmenlik tecrübesi yaşamadan bir kişinin eğitim açısından yüksek lisans almasının katkısı olmayacağını ifade etti. Öğretmenlerin yüksek lisans ve doktora yapmasını teşvik ettiklerini vurgulayan Dinçer, şöyle konuştu:
''İl müdürlerine talimat verdim, yüksek lisans veya doktora yapmak isteyen öğretmenlere izin vereceksiniz, ders programlarını buna göre ayarlayacaksınız diye.
Biz, bu sene haziran ayının 8'inden sonra, okul kapandıktan sonra 3 hafta süreyle ve eylül ayında okul açılmadan iki hafta önce toplam 5 hafta süreyle, haftada 36 saat olmak üzere 258 bin öğretmenimiz için eğitim programı tertip ediyoruz. Bunu her yıl yapacağız, hatta ara dönemlerde yapacağız, hafta sonlarında yapacağız. Biz öğretmenlerin yetişmesi ve gelişmesi için elimizden geleni yapacağız.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Spot
Bakan Dinçer, "Bu sene, okul kapandıktan sonra toplam 5 hafta süreyle 258 bin öğretmenimiz için eğitim programı tertip ediyoruz" dedi.
TOBB ETÜ öğrenci konseyinin düzenlediği konferansa katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bakanlığın yaptığı çalışmaları anlattı.
Öğretmenleri kapsamlı bir seçme sürecinden geçirmeyi istediklerini ifade eden Dinçer, öğretmenlerin eğitim ve gelişim çabalarının önünü kesecek bugüne kadar hiçbir karar vermediklerini bildirdi.
Öğretmenlerin bulunduğu ilde lisansüstü eğitim yapacağının altını çizen Bakan Dinçer, 5 yıl öğretmenlik tecrübesi yaşamadan bir kişinin eğitim açısından yüksek lisans almasının katkısı olmayacağını ifade etti. Öğretmenlerin yüksek lisans ve doktora yapmasını teşvik ettiklerini vurgulayan Dinçer, şöyle konuştu:
''İl müdürlerine talimat verdim, yüksek lisans veya doktora yapmak isteyen öğretmenlere izin vereceksiniz, ders programlarını buna göre ayarlayacaksınız diye.
Biz, bu sene haziran ayının 8'inden sonra, okul kapandıktan sonra 3 hafta süreyle ve eylül ayında okul açılmadan iki hafta önce toplam 5 hafta süreyle, haftada 36 saat olmak üzere 258 bin öğretmenimiz için eğitim programı tertip ediyoruz. Bunu her yıl yapacağız, hatta ara dönemlerde yapacağız, hafta sonlarında yapacağız. Biz öğretmenlerin yetişmesi ve gelişmesi için elimizden geleni yapacağız.''
Son Güncelleme: Cuma, 25 May 2012 10:48
Gösterim: 2765

