Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) senatosunun, Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Edebiyatı Bölümü bünyesinde Kürt Dili Edebiyatı Anabilim Dalı'nın açılmasına karar vererek Yüksek Öğrenim Kurumu'na (YÖK) teklif sunduğu belirtildi. Senatonun, ayrıca Tıp Fakültesi ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi bünyesinde de Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasını karara bağladığı bildirildi.
25 Nisan 2012 tarihinde toplanan DÜ senatosunda değerlendirilen her iki konu oybirliği ile kabul edildi. Alınan karar ile edebiyat, eğitim ve tıp fakültelerinde Kürtçe'nin öğretilmesi için yeni adımlar atıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi'nin ayrılmasıyla Edebiyat Fakültesi'ni bölüm olarak daha da zenginleştirmek için çalışmalar yaptıklarını ve bu kapsamda bir çok yeni bölüm ve program açtıklarını belirten DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Kürt Dili Edebiyatı bölümünün açılmasıyla bölüm ve programların daha da zenginleşeceğini belirtti. 2010-2011 eğitim ve öğretim yılından beri DÜ Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde Kürtçe ve Zazaca kurslarının başarıyla devam ettiğini, bu kurslara katılan akademisyen ve öğrencilerin sertifikalarını aldıklarını belirten Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, ilgili alanlarda ders veren öğretim elemanlarının bu süreçte deneyim kazandığını ve bundan dolayı da Kürtçe ve Zazaca gibi bölgede konuşulan dillerin öğretimini daha da yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti.
Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerin ve eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarının gittikleri yerlerde halkla, öğrencilerle daha iyi iletişim kurabilmeleri amacıyla Tıp Fakültesi ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasının karara bağlandığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, eleman temini için de çalışmalar başlattıklarını ve en kısa sürede her türlü alt yapı çalışmalarının tamamlanacağını dile getirdi. Bu çerçevede yurt dışı üniversitelerle akademik işbirliği protokolü imzaladıklarını söyleyen Rektör Saraç, en kısa zamanda Kürtçe ve Zazaca öğretimine başlayabileceklerini ifade etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) senatosunun, Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Edebiyatı Bölümü bünyesinde Kürt Dili Edebiyatı Anabilim Dalı'nın açılmasına karar vererek Yüksek Öğrenim Kurumu'na (YÖK) teklif sunduğu belirtildi. Senatonun, ayrıca Tıp Fakültesi ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi bünyesinde de Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasını karara bağladığı bildirildi.
25 Nisan 2012 tarihinde toplanan DÜ senatosunda değerlendirilen her iki konu oybirliği ile kabul edildi. Alınan karar ile edebiyat, eğitim ve tıp fakültelerinde Kürtçe'nin öğretilmesi için yeni adımlar atıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi'nin ayrılmasıyla Edebiyat Fakültesi'ni bölüm olarak daha da zenginleştirmek için çalışmalar yaptıklarını ve bu kapsamda bir çok yeni bölüm ve program açtıklarını belirten DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Kürt Dili Edebiyatı bölümünün açılmasıyla bölüm ve programların daha da zenginleşeceğini belirtti. 2010-2011 eğitim ve öğretim yılından beri DÜ Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde Kürtçe ve Zazaca kurslarının başarıyla devam ettiğini, bu kurslara katılan akademisyen ve öğrencilerin sertifikalarını aldıklarını belirten Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, ilgili alanlarda ders veren öğretim elemanlarının bu süreçte deneyim kazandığını ve bundan dolayı da Kürtçe ve Zazaca gibi bölgede konuşulan dillerin öğretimini daha da yaygınlaştırmak istediklerini ifade etti.
Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerin ve eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarının gittikleri yerlerde halkla, öğrencilerle daha iyi iletişim kurabilmeleri amacıyla Tıp Fakültesi ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulmasının karara bağlandığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, eleman temini için de çalışmalar başlattıklarını ve en kısa sürede her türlü alt yapı çalışmalarının tamamlanacağını dile getirdi. Bu çerçevede yurt dışı üniversitelerle akademik işbirliği protokolü imzaladıklarını söyleyen Rektör Saraç, en kısa zamanda Kürtçe ve Zazaca öğretimine başlayabileceklerini ifade etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Nisan 2012 13:55
Gösterim: 2145
İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” çerçevesinde yürütülen “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi Projesi” kapsamında yürütülen eğitimler son buldu.
Güngören Belediyesi tarafından belirlenen ev hanımlarının ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerinin de keçe eğitimi aldığı merkezin tanıtım ve satış ofisi geçtiğimiz gün açıldı. Merter’de, Güngören Belediyesi’nin katkılarıyla açılan merkezde eğitim alan öğrencilerin ortaya çıkarmış olduğu tepme keçe ürünleri tanıtıma ve satışa sunuldu.
Güngören Belediyesi, Nako İplik Paz. ve Tic. A.Ş. ve Mert İpek Ltd. Şti.’in iştirakçi olarak yer aldığı “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi Projesi” ile, kaybolmakta olan keçe sanatını yeniden canlandırarak İstanbul’un özgünlüğünü geliştirmek ve kültürel sürdürülebilirliğine katkı sağlamak hedefleniyor. Proje kapsamında, geleneksel ve modern tepme keçe üretim teknikleri alanında örgün ve yaygın eğitimi geliştirerek İstanbul’da yaratıcı işgücünün geliştirilmesini desteklemek amacı ile İstanbul Aydın Üniversitesi’nde “Keçe Merkezi” oluşturuldu. Bu Keçe Merkezi’nde İstanbul Aydın Üniversitesi Moda Tasarımı öğrencileri uygulamalı ders görüyor, ayrıca Merkezde 4 ay süresince Güngören ilçesinden 30 kişiye yönelik “Geleneksel ve Modern Tepme Keçe Öğretim Programı” düzenlendi.
Proje kapsamında ayrıca keçe aksesuarları tanıtım ve satış merkezi oluşturularak, iş gücünde yer alacak kişilerin ürünlerini sergileyerek kazanç elde edebilecekleri ortak bir kullanım merkezi hazırlandı. “Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nde, İstanbul Aydın Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı öğrencileri ve Modern ve Geleneksel Tepme Keçe Öğretim Programı katılımcıları keçe kullanarak ürettikleri tekstil ürünlerinin ve aksesuarların tanıtım ve satışını yapabilecekler. Ortak kullanım merkezleri olarak tasarlanan “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi” ve “Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nde yürütülecek faaliyetlerle, keçe sanatının yeniden canlandırılmasına, tarihi ve kültürel mirasımızın korunmasına katkı sağlanmış olacak.
“Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nin açılışına İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, İstanbul Kalkınma Ajansı Temsilcileri, Güngören Belediye Başkanı Ş.Yücel Karaman ve Güngören Kaymakamı Seyfettin Azizoğlu katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Ece gürsel, Şenay Akay, Engin Koç gibi 30’a yakın ünlü mankenin katılımı ile “Güneş Nemruttan Doğar” sokak defilesi gerçekleşti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından İstanbul Kalkınma Ajansı “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” çerçevesinde yürütülen “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi Projesi” kapsamında yürütülen eğitimler son buldu.
Güngören Belediyesi tarafından belirlenen ev hanımlarının ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerinin de keçe eğitimi aldığı merkezin tanıtım ve satış ofisi geçtiğimiz gün açıldı. Merter’de, Güngören Belediyesi’nin katkılarıyla açılan merkezde eğitim alan öğrencilerin ortaya çıkarmış olduğu tepme keçe ürünleri tanıtıma ve satışa sunuldu.
Güngören Belediyesi, Nako İplik Paz. ve Tic. A.Ş. ve Mert İpek Ltd. Şti.’in iştirakçi olarak yer aldığı “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi Projesi” ile, kaybolmakta olan keçe sanatını yeniden canlandırarak İstanbul’un özgünlüğünü geliştirmek ve kültürel sürdürülebilirliğine katkı sağlamak hedefleniyor. Proje kapsamında, geleneksel ve modern tepme keçe üretim teknikleri alanında örgün ve yaygın eğitimi geliştirerek İstanbul’da yaratıcı işgücünün geliştirilmesini desteklemek amacı ile İstanbul Aydın Üniversitesi’nde “Keçe Merkezi” oluşturuldu. Bu Keçe Merkezi’nde İstanbul Aydın Üniversitesi Moda Tasarımı öğrencileri uygulamalı ders görüyor, ayrıca Merkezde 4 ay süresince Güngören ilçesinden 30 kişiye yönelik “Geleneksel ve Modern Tepme Keçe Öğretim Programı” düzenlendi.
Proje kapsamında ayrıca keçe aksesuarları tanıtım ve satış merkezi oluşturularak, iş gücünde yer alacak kişilerin ürünlerini sergileyerek kazanç elde edebilecekleri ortak bir kullanım merkezi hazırlandı. “Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nde, İstanbul Aydın Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı öğrencileri ve Modern ve Geleneksel Tepme Keçe Öğretim Programı katılımcıları keçe kullanarak ürettikleri tekstil ürünlerinin ve aksesuarların tanıtım ve satışını yapabilecekler. Ortak kullanım merkezleri olarak tasarlanan “İstanbul Aydın Üniversitesi Keçe Merkezi” ve “Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nde yürütülecek faaliyetlerle, keçe sanatının yeniden canlandırılmasına, tarihi ve kültürel mirasımızın korunmasına katkı sağlanmış olacak.
“Keçe Aksesuarları Tanıtım ve Satış Merkezi”nin açılışına İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, İstanbul Kalkınma Ajansı Temsilcileri, Güngören Belediye Başkanı Ş.Yücel Karaman ve Güngören Kaymakamı Seyfettin Azizoğlu katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Ece gürsel, Şenay Akay, Engin Koç gibi 30’a yakın ünlü mankenin katılımı ile “Güneş Nemruttan Doğar” sokak defilesi gerçekleşti.
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Nisan 2012 10:43
Gösterim: 4445
Dünyanın en prestijli okullarından Harvard Üniversitesi, parayla abone olunan bilimsel yayınlardan makale almama kararı aldı. Kimi çevreler buna hak verirken, kimileriyse dünyanın en zengin üniversitelerinden biri olan Harvard'ın kararının eğitimde kaliteyi düşürebileceğini düşünüyor.
Üniversite yönetimi, bünyesinde çalışan 2,100 öğretim ve araştırma görevlisine parasız kaynaklardan yararlanmalarını söyledi.
Bu kararın alınmasına neden olarak, paralı yayınlara üyelik bedellerinin üniversiteye ekonomik açıdan çok yük getirmesi gösterildi. Paralı yayınların kütüphaneye maliyetinin yılda 3.5 milyon dolar olduğu belirtildi.
Üniversite kütüphanesinin müdürü Robert Darnton, Guardian’a yaptığı açıklamada, “Umarım diğer üniversiteler de aynı şekilde davranır” dedi.
Darnton, “Hepimiz aynı ikilemi yaşıyoruz. Fakülte olarak araştırma yapıyoruz, makaleler yazıyoruz. Ama bunların sonuçlarının yer aldığı yayınları parayla alıyoruz. Bu çok saçma bir sistem” diye konuştu.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Dünyanın en prestijli okullarından Harvard Üniversitesi, parayla abone olunan bilimsel yayınlardan makale almama kararı aldı. Kimi çevreler buna hak verirken, kimileriyse dünyanın en zengin üniversitelerinden biri olan Harvard'ın kararının eğitimde kaliteyi düşürebileceğini düşünüyor.
Üniversite yönetimi, bünyesinde çalışan 2,100 öğretim ve araştırma görevlisine parasız kaynaklardan yararlanmalarını söyledi.
Bu kararın alınmasına neden olarak, paralı yayınlara üyelik bedellerinin üniversiteye ekonomik açıdan çok yük getirmesi gösterildi. Paralı yayınların kütüphaneye maliyetinin yılda 3.5 milyon dolar olduğu belirtildi.
Üniversite kütüphanesinin müdürü Robert Darnton, Guardian’a yaptığı açıklamada, “Umarım diğer üniversiteler de aynı şekilde davranır” dedi.
Darnton, “Hepimiz aynı ikilemi yaşıyoruz. Fakülte olarak araştırma yapıyoruz, makaleler yazıyoruz. Ama bunların sonuçlarının yer aldığı yayınları parayla alıyoruz. Bu çok saçma bir sistem” diye konuştu.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Nisan 2012 12:24
Gösterim: 1688
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, bu yıl AB ile ortaklaşa yürütülen çeşitli eğitim programları kapsamında 55 bin öğrencinin Avrupa ülkelerine ücretsiz gönderileceğini açıkladı.
Beşiktaş'taki Conrad Otel'de medya yöneticileri ile kahvaltıda bir araya gelen AB Bakanı Egemen Bağış, 'Hayat Boyu Öğrenme ve Gençlik Programları' projesi hakkında bilgi verdi. AB Komisyonu ile yürüttükleri çetin ve kararlı müzakereler sonucunda programların 2012-2013 yıllarına ait bütçelerinin yüzde 40 oranında artırıldığını kaydeden Bağış, "Şu an yılda yaklaşık 43 bin olan yararlanıcı sayısının da bu yıl 50 bini aşacağını ve 55 bin rakamına ulaşabileceğini öngörüyoruz." dedi.
Hayatboyu Öğrenme'nin altında eğitim kurumlarının yakından tanıdığı Erasmus, Comenius, Leonardo da Vinci ve Grundtvig programlarının yer aldığını belirten Bağış, resmi adı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı olan ama kamuoyunda ''Ulusal Ajans'' diye bilinen kurumun, bakanlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu haline geldiğini belirtti. Bu yıl eğitim için 55 bin kişinin gönderilmesinin tamamen AB fonları ile değil, yüzde 35-40 oranında Ulusal Ajans fonları ile gerçekleşeceğini aktardı.
Bakan Bağış, kurulduğu günden bu yana Ulusal Ajans'ın programlarından 250 bin kişinin faydalanmış olmasının esasen Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini sorgulayanlara verilebilecek en anlamlı cevaplardan biri olduğunu ifade etti. 2004 yılından bu yana 10 binden fazla projeye hibe desteği veren Ulusal Ajans'ın Türkiye'de proje kültürünün gelişmesine de önemli bir katkı sunduğunu söyledi. 2011 yılı itibarıyla kurumun dağıttığı hibe miktarının, 77,5 milyon Euro olduğunu belirtti. Programlara gösterilen talebin yüksekliği sebebiyle bu miktara ek olarak 2011 yılında yararlanıcılara ulusal kaynaklardan 6 milyon Euro'luk ek hibe dağıtımını gerçekleştirdiklerini anlattı. Türk üniversitelerinin uluslararası hareketliliğinin, Erasmus programı ile büyük oranda arttığını ve yılda 12 bini aşan bir öğrenci sayısına ulaşıldığını dile getirerek, ayrıca bugüne kadar yaklaşık 12 bin üniversite personelinin de yurtdışında ders verdiğini veya eğitim aldığını kaydetti.
(zaman)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, bu yıl AB ile ortaklaşa yürütülen çeşitli eğitim programları kapsamında 55 bin öğrencinin Avrupa ülkelerine ücretsiz gönderileceğini açıkladı.
Beşiktaş'taki Conrad Otel'de medya yöneticileri ile kahvaltıda bir araya gelen AB Bakanı Egemen Bağış, 'Hayat Boyu Öğrenme ve Gençlik Programları' projesi hakkında bilgi verdi. AB Komisyonu ile yürüttükleri çetin ve kararlı müzakereler sonucunda programların 2012-2013 yıllarına ait bütçelerinin yüzde 40 oranında artırıldığını kaydeden Bağış, "Şu an yılda yaklaşık 43 bin olan yararlanıcı sayısının da bu yıl 50 bini aşacağını ve 55 bin rakamına ulaşabileceğini öngörüyoruz." dedi.
Hayatboyu Öğrenme'nin altında eğitim kurumlarının yakından tanıdığı Erasmus, Comenius, Leonardo da Vinci ve Grundtvig programlarının yer aldığını belirten Bağış, resmi adı Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı olan ama kamuoyunda ''Ulusal Ajans'' diye bilinen kurumun, bakanlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu haline geldiğini belirtti. Bu yıl eğitim için 55 bin kişinin gönderilmesinin tamamen AB fonları ile değil, yüzde 35-40 oranında Ulusal Ajans fonları ile gerçekleşeceğini aktardı.
Bakan Bağış, kurulduğu günden bu yana Ulusal Ajans'ın programlarından 250 bin kişinin faydalanmış olmasının esasen Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini sorgulayanlara verilebilecek en anlamlı cevaplardan biri olduğunu ifade etti. 2004 yılından bu yana 10 binden fazla projeye hibe desteği veren Ulusal Ajans'ın Türkiye'de proje kültürünün gelişmesine de önemli bir katkı sunduğunu söyledi. 2011 yılı itibarıyla kurumun dağıttığı hibe miktarının, 77,5 milyon Euro olduğunu belirtti. Programlara gösterilen talebin yüksekliği sebebiyle bu miktara ek olarak 2011 yılında yararlanıcılara ulusal kaynaklardan 6 milyon Euro'luk ek hibe dağıtımını gerçekleştirdiklerini anlattı. Türk üniversitelerinin uluslararası hareketliliğinin, Erasmus programı ile büyük oranda arttığını ve yılda 12 bini aşan bir öğrenci sayısına ulaşıldığını dile getirerek, ayrıca bugüne kadar yaklaşık 12 bin üniversite personelinin de yurtdışında ders verdiğini veya eğitim aldığını kaydetti.
(zaman)
Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Nisan 2012 12:29
Gösterim: 3218
Ege Üniversitesi Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Üniversite öğrencisi ‘yemekte ne var’ adında bir android yazılımı geliştirdi. Bu yazılım sayesinde öğrenciler yemekte ne olduğunu öğrenebiliyorlar ve yemek menüsünü sevmezlerse yemekhaneye gitmek zorunda kalmıyorlar.

Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Ege Üniversitesi Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Üniversite öğrencisi ‘yemekte ne var’ adında bir android yazılımı geliştirdi. Bu yazılım sayesinde öğrenciler yemekte ne olduğunu öğrenebiliyorlar ve yemek menüsünü sevmezlerse yemekhaneye gitmek zorunda kalmıyorlar.

Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Nisan 2012 16:02
Gösterim: 2298

