Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli, “Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları Avrupa Birliği ortalamasına göre hala düşük. Düşüklüğün nedenleri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması ve isteksizlik" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli, "(Hayat Boyu Öğrenme Web Portalı) Bu, eğitim fırsatlarına vatandaşımızın erişimi noktasında fevkalade işleri kolaylaştıran bir unsur çünkü Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük. Avrupa Birliği ortalamasına göre, hala düşük. Düşüklüğün nedenleri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması ve isteksizlik" dedi. 

Biçerli, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Eskişehir'de, AA muhabirine, 2013 yılını değerlendirdi ve 2014 hedeflerini anlattı.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak güzel bir yılı geride bıraktıklarını ifade eden Biçerli, 2013'te iki büyük yenilik yaptıklarını, bunlardan birinin, "Hayat Boyu Öğrenme" web portalı olduğunu vurguladı. 

"Türkiye'de hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük"

Portalın tanıtımını geçen yıl yaptıklarını anımsatan Biçerli, şöyle konuştu: 

"Bu, eğitim fırsatlarına vatandaşımızın erişimi noktasında fevkalade işleri kolaylaştıran bir unsur çünkü Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük. Avrupa Birliği ortalamasına göre, hala düşük. Düşüklüğün bir kaç temel sebebi var. Bunlardan biri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması. 'Nerede ne kurs açıldı, ne zaman başlıyor, nasıl kaydolabilirim?' Bunu bilmiyorlar. İkincisi, vatandaşlardaki isteksizlik. Yani 'üniversiteyi, liseyi bitirdim, bundan sonra eğitime ihtiyacım yok' düşüncesi."

Öğrenmenin, süreklilik arz ettiği olgusu...

Biçerli, bu iki algıyı da kırmaya çalıştıklarını belirterek, "Geçen yıl ilk kez bu web portalıyla fırsatlara erişim noktasında önemli bir adım attığımızı düşünüyorum. Yetişkin eğitimi projemizle de farkındalık çalışmalarımızı son hızla sürdürüyoruz. Böylelikle toplumda, bir hayat boyu öğrenme eğitiminin süreklilik arz ettiği olgusunu yerleştirmeye çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

İnformel öğrenmeleri tanıyan sistem de kurduklarına değinen Biçerli, bu yıl bunu geliştireceklerini, gelecek yıllar içerisinde sisteme dahil alan sayısını 8'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. 

Biçerli, önceki yıl ülke genelinde 4 milyon 600 bin kursiyer sayısına ulaştıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: 

"2013 rakamları, henüz bana ulaşmış değil çünkü seneyi, çok yeni devrettik. Hedefimiz, bu rakamı daha da 5 milyona yakın bir noktaya çekmek. İş ve işlemlerdeki etkinliğimizi artırmayı planlıyoruz. Bu yıl eğitim modüllerimizi gözden geçireceğiz. Hayat boyu öğrenme birimlerinde, özellikle halk eğitim merkezlerimizdeki eğitimin kalitesinin daha da yükseltilmesi çalışmalarımız, hem yönetici hem usta öğretici eğitimleri noktasında yine gündemimizde olacak. İnşallah, daha kaliteli ve yaygın hizmet verebiliyor olacağız."

> ‘Hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük’

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli, “Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları Avrupa Birliği ortalamasına göre hala düşük. Düşüklüğün nedenleri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması ve isteksizlik" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mustafa Kemal Biçerli, "(Hayat Boyu Öğrenme Web Portalı) Bu, eğitim fırsatlarına vatandaşımızın erişimi noktasında fevkalade işleri kolaylaştıran bir unsur çünkü Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük. Avrupa Birliği ortalamasına göre, hala düşük. Düşüklüğün nedenleri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması ve isteksizlik" dedi. 

Biçerli, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Eskişehir'de, AA muhabirine, 2013 yılını değerlendirdi ve 2014 hedeflerini anlattı.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak güzel bir yılı geride bıraktıklarını ifade eden Biçerli, 2013'te iki büyük yenilik yaptıklarını, bunlardan birinin, "Hayat Boyu Öğrenme" web portalı olduğunu vurguladı. 

"Türkiye'de hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük"

Portalın tanıtımını geçen yıl yaptıklarını anımsatan Biçerli, şöyle konuştu: 

"Bu, eğitim fırsatlarına vatandaşımızın erişimi noktasında fevkalade işleri kolaylaştıran bir unsur çünkü Türkiye'de, hayat boyu öğrenmeye katılma oranları düşük. Avrupa Birliği ortalamasına göre, hala düşük. Düşüklüğün bir kaç temel sebebi var. Bunlardan biri, eğitim fırsatları konusunda vatandaşımızın bilgi sahibi olmaması. 'Nerede ne kurs açıldı, ne zaman başlıyor, nasıl kaydolabilirim?' Bunu bilmiyorlar. İkincisi, vatandaşlardaki isteksizlik. Yani 'üniversiteyi, liseyi bitirdim, bundan sonra eğitime ihtiyacım yok' düşüncesi."

Öğrenmenin, süreklilik arz ettiği olgusu...

Biçerli, bu iki algıyı da kırmaya çalıştıklarını belirterek, "Geçen yıl ilk kez bu web portalıyla fırsatlara erişim noktasında önemli bir adım attığımızı düşünüyorum. Yetişkin eğitimi projemizle de farkındalık çalışmalarımızı son hızla sürdürüyoruz. Böylelikle toplumda, bir hayat boyu öğrenme eğitiminin süreklilik arz ettiği olgusunu yerleştirmeye çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

İnformel öğrenmeleri tanıyan sistem de kurduklarına değinen Biçerli, bu yıl bunu geliştireceklerini, gelecek yıllar içerisinde sisteme dahil alan sayısını 8'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. 

Biçerli, önceki yıl ülke genelinde 4 milyon 600 bin kursiyer sayısına ulaştıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: 

"2013 rakamları, henüz bana ulaşmış değil çünkü seneyi, çok yeni devrettik. Hedefimiz, bu rakamı daha da 5 milyona yakın bir noktaya çekmek. İş ve işlemlerdeki etkinliğimizi artırmayı planlıyoruz. Bu yıl eğitim modüllerimizi gözden geçireceğiz. Hayat boyu öğrenme birimlerinde, özellikle halk eğitim merkezlerimizdeki eğitimin kalitesinin daha da yükseltilmesi çalışmalarımız, hem yönetici hem usta öğretici eğitimleri noktasında yine gündemimizde olacak. İnşallah, daha kaliteli ve yaygın hizmet verebiliyor olacağız."

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Ocak 2014 16:48

Gösterim: 1841

Ağrı'da 2013 yılında yapılan proje ve çalışmalar sonucunda bin 950 kız çocuğunun yeniden eğitime kazandırıldığı açıklandı.

Şemsi Türkmen Anadolu Lisesi toplantı salonunda, 2013 eğitim ve öğretim yılını değerlendiren Milli Eğitim Müdürü Fatih Başak, yürüttükleri çalışmalar sonucunda bin 950'si kız olmak üzere toplam 2 bin 63 kişiyi yeniden eğitime kazandırdıklarını söyledi. Kızların Eğitimi Projesi kapsamında il merkezinde okula devam etmeyen 98 kız, 20 erkek öğrenci tekrar okula kazandırıldığını belirten Başak, "7 ilçede çeşitli nedenlerle kızlarını okula göndermeyen aileler ziyaret edilerek, 710 kız çocuğu okula kazandırıldı. 1103 kız, 93 erkek öğrencinin açık öğretime kaydı yapıldı. İl genelinde Alo 147 MEB iletişim hattına yapılan başvurular doğrultusunda evler ziyaret edildi, bu kapsamda da 20 kız çocuğu okula kazandırıldı 19 kız çocuğunun ise açık öğretime kaydı yapıldı" dedi.

Şerafettin Yaltkaya İlkokulu'nda velilerin yoğun talepleri doğrultusunda Müftülük ile işbirliğine gidilerek Anne Eğitim Merkezi'nde öğleden sonra Kuran öğretimi yapılması sağlandığını vurgulayan Başak şunları söyledi.

"Toplu SMS için piyasa araştırması yapılarak alım sağlanmış, 2014 yılında kurumumuzun toplu SMS uygulamasını etkin bir şekilde kullanması planlandı. Okul müdürlerine yönelik 'Memnuniyet Anketi' yapıldı. 14 engeli öğrenciye evde eğitim veriliyor. 2012-2013 yılında tüm okullarda Besleme Dostu Programı Diyabet Konulu Film izletildi. İl Müftülüğünce ortaklaşa, Taziye evlerinde, okullarda pansiyonlarda eğitime verilen önem, özellikle kız çocuklarının okullaştırılması, değerler eğitimi ve imam hatip liselerinde başarıyı artırma ile ilgili programlar düzenlendi. 800 meslek lisesi öğrencisine mesleki kariyer ve motivasyon semineri verildi. Son iki yıldaki verilere baktığımızda kız ve erkek öğrenci sayısının hemen hemen eşit olduğunu görüyoruz. Tespit ettiğimiz bazı hususlar var, onların birkaç tanesi kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi gerçekten bir vaka ve buna bir an önce çözüm bulunması lazım. Ekonomik boyutta sıkıntı çeken ailelerde var ama bunun dışında gerekçeleri kabul etmiyoruz. Devlet olarak bu çocukları taşımalı eğitim sistemi ile eğitime kazandırmak istiyoruz, eğer bu konuda sıkıntı varsa yatılı bölge okulları ve lise pansiyonlara yerleştirerek eğitim ve öğretim sistemlerine devam etmesi için her türlü tedbiri aldık."

Basın toplantısına İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları Mehmet Nuri Bilen ve Bekir Taştan da katıldı.

> Ağrı’da bin 950 kız çocuğu eğitime kazandırıldı

Ağrı'da 2013 yılında yapılan proje ve çalışmalar sonucunda bin 950 kız çocuğunun yeniden eğitime kazandırıldığı açıklandı.

Şemsi Türkmen Anadolu Lisesi toplantı salonunda, 2013 eğitim ve öğretim yılını değerlendiren Milli Eğitim Müdürü Fatih Başak, yürüttükleri çalışmalar sonucunda bin 950'si kız olmak üzere toplam 2 bin 63 kişiyi yeniden eğitime kazandırdıklarını söyledi. Kızların Eğitimi Projesi kapsamında il merkezinde okula devam etmeyen 98 kız, 20 erkek öğrenci tekrar okula kazandırıldığını belirten Başak, "7 ilçede çeşitli nedenlerle kızlarını okula göndermeyen aileler ziyaret edilerek, 710 kız çocuğu okula kazandırıldı. 1103 kız, 93 erkek öğrencinin açık öğretime kaydı yapıldı. İl genelinde Alo 147 MEB iletişim hattına yapılan başvurular doğrultusunda evler ziyaret edildi, bu kapsamda da 20 kız çocuğu okula kazandırıldı 19 kız çocuğunun ise açık öğretime kaydı yapıldı" dedi.

Şerafettin Yaltkaya İlkokulu'nda velilerin yoğun talepleri doğrultusunda Müftülük ile işbirliğine gidilerek Anne Eğitim Merkezi'nde öğleden sonra Kuran öğretimi yapılması sağlandığını vurgulayan Başak şunları söyledi.

"Toplu SMS için piyasa araştırması yapılarak alım sağlanmış, 2014 yılında kurumumuzun toplu SMS uygulamasını etkin bir şekilde kullanması planlandı. Okul müdürlerine yönelik 'Memnuniyet Anketi' yapıldı. 14 engeli öğrenciye evde eğitim veriliyor. 2012-2013 yılında tüm okullarda Besleme Dostu Programı Diyabet Konulu Film izletildi. İl Müftülüğünce ortaklaşa, Taziye evlerinde, okullarda pansiyonlarda eğitime verilen önem, özellikle kız çocuklarının okullaştırılması, değerler eğitimi ve imam hatip liselerinde başarıyı artırma ile ilgili programlar düzenlendi. 800 meslek lisesi öğrencisine mesleki kariyer ve motivasyon semineri verildi. Son iki yıldaki verilere baktığımızda kız ve erkek öğrenci sayısının hemen hemen eşit olduğunu görüyoruz. Tespit ettiğimiz bazı hususlar var, onların birkaç tanesi kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi gerçekten bir vaka ve buna bir an önce çözüm bulunması lazım. Ekonomik boyutta sıkıntı çeken ailelerde var ama bunun dışında gerekçeleri kabul etmiyoruz. Devlet olarak bu çocukları taşımalı eğitim sistemi ile eğitime kazandırmak istiyoruz, eğer bu konuda sıkıntı varsa yatılı bölge okulları ve lise pansiyonlara yerleştirerek eğitim ve öğretim sistemlerine devam etmesi için her türlü tedbiri aldık."

Basın toplantısına İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları Mehmet Nuri Bilen ve Bekir Taştan da katıldı.

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Ocak 2014 10:27

Gösterim: 1550

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin düzenlemesi konusunda, “Bir iki tane eksiğimiz kaldı. Seçenekleri olabildiğince çoğaltmaya çalışıyoruz. Bir hafta içerisinde tamamlanmış olur” dedi.

Ulusal Mimari Proje Yarışma Sergisi’ne katılan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, gazetecilerin dershanelerle ilgili sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Dershanelerle ilgili yeni bir öneriden bahsediliyor. Dönüşemeyen dershanelerin yurt olur önerisinden bahsediliyor. Son çalışma nedir, envanter tamamlandı mı?” sorusu üzerine Bakan Avcı şu cevabı verdi:

“Bir iki tane eksiğimiz kaldı. Seçenekleri olabildiğince çoğaltmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla sahada yapılan araştırmalarda hangi dershane fiziki alt yapı olarak hangi kuruma dönüşebilir ile ilgili olarak hem kendi önerileri var hem de bizim tespitlerimiz var. Bunları paylaşıyoruz. Bir hafta içerisinde tamamlanmış olur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

> Hükümet, dershaneler konusunda geri adım atacak mı?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin düzenlemesi konusunda, “Bir iki tane eksiğimiz kaldı. Seçenekleri olabildiğince çoğaltmaya çalışıyoruz. Bir hafta içerisinde tamamlanmış olur” dedi.

Ulusal Mimari Proje Yarışma Sergisi’ne katılan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, gazetecilerin dershanelerle ilgili sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Dershanelerle ilgili yeni bir öneriden bahsediliyor. Dönüşemeyen dershanelerin yurt olur önerisinden bahsediliyor. Son çalışma nedir, envanter tamamlandı mı?” sorusu üzerine Bakan Avcı şu cevabı verdi:

“Bir iki tane eksiğimiz kaldı. Seçenekleri olabildiğince çoğaltmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla sahada yapılan araştırmalarda hangi dershane fiziki alt yapı olarak hangi kuruma dönüşebilir ile ilgili olarak hem kendi önerileri var hem de bizim tespitlerimiz var. Bunları paylaşıyoruz. Bir hafta içerisinde tamamlanmış olur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Ocak 2014 14:26

Gösterim: 1287

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı'na AK Parti Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı seçildi.

Komisyonda, Başkan Fikri Işık'ın Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanı olması nedeniyle seçim yapıldı. Başkanlığa, kullanılan 16 oyun tamamını alan Mehmet Naci Bostancı seçildi.

Bostancı, komisyon başkanı olduktan sonra yaptığı konuşmada,  üyelere teşekkür ederek, "Beraber güzel çalışmalar yapacağız. Güveniniz için çok teşekkür ediyorum. Bu güvene layık olmak...İnşallah Allah utandırmaz" dedi.

 

 

> Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı'na Bostancı seçildi

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı'na AK Parti Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı seçildi.

Komisyonda, Başkan Fikri Işık'ın Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanı olması nedeniyle seçim yapıldı. Başkanlığa, kullanılan 16 oyun tamamını alan Mehmet Naci Bostancı seçildi.

Bostancı, komisyon başkanı olduktan sonra yaptığı konuşmada,  üyelere teşekkür ederek, "Beraber güzel çalışmalar yapacağız. Güveniniz için çok teşekkür ediyorum. Bu güvene layık olmak...İnşallah Allah utandırmaz" dedi.

 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Ocak 2014 15:51

Gösterim: 1607

Bu yıl, okul sütü dağıtımı ülke genelinde resmi, özel anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri olmak üzere haftada 3 gün yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),  ikinci dönem dağıtılacak okul sütleri için çalışmalarına başladı. Bakanlık, okul sütü programının kontrol ve değerlendirilmesi ile muhtemel tereddütlere daha hızlı çözüm üretilebilmesi amacıyla hazırlanan Okul Sütü Modülü'ne ilişkin 81 ildeki il ve ilçe müdürleriyle okul sütü komisyonu üyelerine uzaktan eğitim verdi.

MEB, Sağlık Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliğinde yürütülen okul sütü programı kapsamında, ikinci dönemin başı itibarıyla haftada pazartesi, çarşamba, cuma günleri okullarda süt dağıtılacak. Programa ilişkin işlemlerin sağlıklı yürütülmesi için MEB tarafından hazırlanan Okul Sütü Modülü'yle, süt dağıtılan okullar anlık takip altına alınarak, süt içen çocuklarda oluşabilecek alerjik reaksiyonlar, okullara dağıtılan süt miktarı, kaç velinin çocuğunun süt içmesi için izin verip vermediği gibi konular izlenecek ve gerekli tedbirler alınacak.

Modüle ilişkin 81 ilde süt dağıtımında görevli olacak il ve ilçe milli eğitim müdürleri, il ve ilçe MEBS görevlileri, il ve ilçe okul sütü komisyon üyelerine Bakanlık tarafından eğitim verildi.

Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, eğitimin açılış konuşmasını online yaptı. Kocabıyık, çocuklara süt içme alışkanlığını kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunarak, sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sağlamak amacıyla okul sütü programının, 2013 – 2014 eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren, haftada  3 gün olmak üzere yeniden uygulanacağını belirtti.

Tedbirlere ilişkin yazıların valiliklere gönderildiğini anımsatan Kocabıyık, okullarda sütlerin güvenli, serin, kuru ve güneş almayan bir ortamda muhafaza edilerek ve gerekli durumlarda yerinde inceleme yapılması gerektiğini dile getirdi.

Süt dağıtımından önce "Süt alerjisi veya laktoz intoleransı varlığı tespitine yönelik" velilerin doldurmasını istedikleri izin formunun okul müdürlükleri aracılığıyla e-Okul sistemine işlendiğini hatırlatan Kocabıyık, velisi süt içmesine izin vermeyen öğrencilerin, kapsam dışında tutulacağını ifade etti.

Süt içtikten sonra rahatsızlanan öğrenci olursa, okul yönetiminin, öğrencinin en kısa süre içerisinde en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmesini sağlayacağını ve ailesini bilgilendireceğini söyleyen Kocabıyık, okul yönetiminin, İl Okul Sütü Komisyonu'na durumu bildireceğini ve analiz sonuçlanıncaya kadar analize konu üretim partisi sütlerin dağıtımı durdurularak, diğer üretim partisi sütlerin dağıtımına devam edileceğini belirtti.

Süt tüketimi günü gününe modüle işlenecek

Okul sütü programında iş ve işlemlerinin sağlıklı bir şekilde takibi, kontrol ve değerlendirilmesi ile muhtemel tereddütlere daha hızlı çözüm üretilebilmesi amacıyla Okul Sütü Modülü'nün hazırlandığını anlatan Kocabıyık, "Modülün temel mantığı, yüklenici firma tarafından okullara yapılan süt teslimatlarının ve sütlerin günlük tüketimlerinin okullarca zamanında sisteme işlenmesi ve okullarımızda bulunan süt stokları ile öğrencilere dağıtımı yapılarak tüketilmiş süt miktarının günü gününe takip edebilme üzerine kuruldu" dedi.

Kocabıyık, okulların her hafta pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yapmış oldukları süt tüketimini günü gününe sisteme işleyeceğini, ilçe milli eğitim müdürlükleri ise bu girişlerin düzenli bir şekilde yapılıp yapılmadığını sistem üzerinden aldıkları raporlarla takip edeceğini ve eksikleri bulunan okulları yönlendirerek, okul müdürlüklerine destek vereceklerini kaydetti.

Dağıtımlar mesajla durdurulacak

 İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin ise sistem üzerinden aldığı genel raporlarla gerek ilçe gerekse okul müdürlüklerine destek ve koordinasyon hizmeti sağlayacağını ve sisteminin genel takibini yapacağını ifade eden Kocabıyık, herhangi bir öğrencide oluşabilecek şikayet vakasında, o parti numaralı sütlerin hangi okullara dağıtıldığının sitemden takip edilerek ve mesaj yolu ile dağıtımların durdurabileceğini belirtti.

Kocabıyık, izleme ve değerlendirme amacı ile istenilen tarihlerde ve dönem sonunda grafik destekli rapor alınabilmesi için çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, modülün kullanıcı dostu ve ilerde süt dışında dağıtılabilecek farklı ürünlere de uyarlanabilir nitelikte olduğunu belirtti.

Bağımsız anaokullarına da süt dağıtılacak

Bu yıl, okul sütü dağıtımı ülke genelinde resmi, özel anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren başlayacak. Geçen yıldan farklı olarak bu yıl velilerden gelen talep doğrultusunda bağımsız anaokullarında da okul sütü dağıtımı yapılacak. Özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünleri tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin isteği esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda program kapsamı dışında tutulacak.

Okul sütünden 6 milyon öğrencinin yararlanması bekleniyor

Bakanlık verilerine göre, programdan 6 milyon 425 bin 914 öğrencinin yararlanması bekleniyor. Bu güne kadar 5 milyon 348 bin 792 veli çocuklarına süt verilmesini onayladı. E-Okul üzerinden veli izin formu doldurma işlemleri devam ediyor.

> Okul sütü 2. dönemden itibaren haftada 3 gün dağıtılacak

Bu yıl, okul sütü dağıtımı ülke genelinde resmi, özel anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri olmak üzere haftada 3 gün yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB),  ikinci dönem dağıtılacak okul sütleri için çalışmalarına başladı. Bakanlık, okul sütü programının kontrol ve değerlendirilmesi ile muhtemel tereddütlere daha hızlı çözüm üretilebilmesi amacıyla hazırlanan Okul Sütü Modülü'ne ilişkin 81 ildeki il ve ilçe müdürleriyle okul sütü komisyonu üyelerine uzaktan eğitim verdi.

MEB, Sağlık Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliğinde yürütülen okul sütü programı kapsamında, ikinci dönemin başı itibarıyla haftada pazartesi, çarşamba, cuma günleri okullarda süt dağıtılacak. Programa ilişkin işlemlerin sağlıklı yürütülmesi için MEB tarafından hazırlanan Okul Sütü Modülü'yle, süt dağıtılan okullar anlık takip altına alınarak, süt içen çocuklarda oluşabilecek alerjik reaksiyonlar, okullara dağıtılan süt miktarı, kaç velinin çocuğunun süt içmesi için izin verip vermediği gibi konular izlenecek ve gerekli tedbirler alınacak.

Modüle ilişkin 81 ilde süt dağıtımında görevli olacak il ve ilçe milli eğitim müdürleri, il ve ilçe MEBS görevlileri, il ve ilçe okul sütü komisyon üyelerine Bakanlık tarafından eğitim verildi.

Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, eğitimin açılış konuşmasını online yaptı. Kocabıyık, çocuklara süt içme alışkanlığını kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunarak, sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sağlamak amacıyla okul sütü programının, 2013 – 2014 eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren, haftada  3 gün olmak üzere yeniden uygulanacağını belirtti.

Tedbirlere ilişkin yazıların valiliklere gönderildiğini anımsatan Kocabıyık, okullarda sütlerin güvenli, serin, kuru ve güneş almayan bir ortamda muhafaza edilerek ve gerekli durumlarda yerinde inceleme yapılması gerektiğini dile getirdi.

Süt dağıtımından önce "Süt alerjisi veya laktoz intoleransı varlığı tespitine yönelik" velilerin doldurmasını istedikleri izin formunun okul müdürlükleri aracılığıyla e-Okul sistemine işlendiğini hatırlatan Kocabıyık, velisi süt içmesine izin vermeyen öğrencilerin, kapsam dışında tutulacağını ifade etti.

Süt içtikten sonra rahatsızlanan öğrenci olursa, okul yönetiminin, öğrencinin en kısa süre içerisinde en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmesini sağlayacağını ve ailesini bilgilendireceğini söyleyen Kocabıyık, okul yönetiminin, İl Okul Sütü Komisyonu'na durumu bildireceğini ve analiz sonuçlanıncaya kadar analize konu üretim partisi sütlerin dağıtımı durdurularak, diğer üretim partisi sütlerin dağıtımına devam edileceğini belirtti.

Süt tüketimi günü gününe modüle işlenecek

Okul sütü programında iş ve işlemlerinin sağlıklı bir şekilde takibi, kontrol ve değerlendirilmesi ile muhtemel tereddütlere daha hızlı çözüm üretilebilmesi amacıyla Okul Sütü Modülü'nün hazırlandığını anlatan Kocabıyık, "Modülün temel mantığı, yüklenici firma tarafından okullara yapılan süt teslimatlarının ve sütlerin günlük tüketimlerinin okullarca zamanında sisteme işlenmesi ve okullarımızda bulunan süt stokları ile öğrencilere dağıtımı yapılarak tüketilmiş süt miktarının günü gününe takip edebilme üzerine kuruldu" dedi.

Kocabıyık, okulların her hafta pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yapmış oldukları süt tüketimini günü gününe sisteme işleyeceğini, ilçe milli eğitim müdürlükleri ise bu girişlerin düzenli bir şekilde yapılıp yapılmadığını sistem üzerinden aldıkları raporlarla takip edeceğini ve eksikleri bulunan okulları yönlendirerek, okul müdürlüklerine destek vereceklerini kaydetti.

Dağıtımlar mesajla durdurulacak

 İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin ise sistem üzerinden aldığı genel raporlarla gerek ilçe gerekse okul müdürlüklerine destek ve koordinasyon hizmeti sağlayacağını ve sisteminin genel takibini yapacağını ifade eden Kocabıyık, herhangi bir öğrencide oluşabilecek şikayet vakasında, o parti numaralı sütlerin hangi okullara dağıtıldığının sitemden takip edilerek ve mesaj yolu ile dağıtımların durdurabileceğini belirtti.

Kocabıyık, izleme ve değerlendirme amacı ile istenilen tarihlerde ve dönem sonunda grafik destekli rapor alınabilmesi için çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, modülün kullanıcı dostu ve ilerde süt dışında dağıtılabilecek farklı ürünlere de uyarlanabilir nitelikte olduğunu belirtti.

Bağımsız anaokullarına da süt dağıtılacak

Bu yıl, okul sütü dağıtımı ülke genelinde resmi, özel anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine eğitim öğretim yılının ikinci yarısından itibaren başlayacak. Geçen yıldan farklı olarak bu yıl velilerden gelen talep doğrultusunda bağımsız anaokullarında da okul sütü dağıtımı yapılacak. Özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünleri tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin isteği esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda program kapsamı dışında tutulacak.

Okul sütünden 6 milyon öğrencinin yararlanması bekleniyor

Bakanlık verilerine göre, programdan 6 milyon 425 bin 914 öğrencinin yararlanması bekleniyor. Bu güne kadar 5 milyon 348 bin 792 veli çocuklarına süt verilmesini onayladı. E-Okul üzerinden veli izin formu doldurma işlemleri devam ediyor.

Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Ocak 2014 12:35

Gösterim: 1519


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.