Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
ÖSYM Başkanlığı görevini devralan Prof. Dr. Ömer Demir, KPSS'deki kopya skandalının ÖSYM'nin yeniden yapılanmasının tetikleyicisi olduğunu belirtti.
Gündemde 2010'daki KPSS'de yaşanan kopya iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmasının olduğunun hatırlatılması ve bu konuda yeni bilgilerin olup olmadığının sorulması üzerine Demir, yeni bilgilerin ortaya çıktığının söylendiğini ancak kendisinin yeni bir bilgi görmediğini ifade etti.
Kamuoyunda konuşulan bilgilerin, 2010'daki YÖK Denetleme Kurulu'nun raporunda bulunduğunu anımsatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla, o dönemden itibaren ekstra bir bilgiyi ben şu anda görmedim. Gazetelere yansımış olan yeni bilgiler, telefon görüşmeleri hariç bu sınava giren kişilerin niteliğine, akrabalık ilişkilerine, aynı mekanlarda bulunmalarına ilişkin bilgiler o dönemlere ait.
Belki de o kopya skandalı, ÖSYM kanununun çıkartılması, buraya yeni bir çehre verilmesi, yasal statülerin oluşturulması, hukuki yaptırımların ortaya çıkması, sınav güvenliğine ilişkin yasal maddelerin oluşturulmasının tetikleyicisiydi. Dolayısıyla bu olaylar aslında bugünkü ÖSYM'nin ortaya çıkmasının sebebidir. Gecikmeli bir şekilde yargı süreci bugün yeniden konuları ele aldığı için güncelmiş gibi düşünülüyor ama bugünkü ÖSYM'ye ait durum değil o. Onu özellikle vurgulamak isterim. Orada bahsedilen, gazetelerde bugün bahsedilen işler olmasın diye yeni bir yasa çıkarıldı, bağımsız, güçlü bir enstrümanla yeni bir kurum oluşturuldu. Ve amaca ulaşıldı diye düşünüyorum. Çok şükür o günden bugüne buna benzer bir şaibe durumu söz konusu olmadı."
Devir-teslim töreni
ÖSYM Başkanlığından görev süresinin dolması nedeniyle ayrılan Prof. Dr. Ali Demir, görevini Prof. Dr. Ömer Demir'e devretti. Ali Demir, kurum çalışanlarına veda ederek, ÖSYM'den ayrıldı.
ÖSYM'deki devir teslim töreninde, Ali Demir, 20 Eylül 2010'da görevini devralırken o dönem YÖK Başkanvekili olan Ömer Demir'in kendisini kuruma getirdiğini hatırlattı.
Ömer Demir'in de görüşleri doğrultusunda sınav güvenliğini esas alan bir çalışma başlattıklarını ifade eden Ali Demir, Türkiye'nin temel direklerinden birisi olan ve sosyal barışın temini sağlamaya büyük katkısı bulunan ÖSYM'de 4,5 yılda önemli gelişmeler kaydedildiğini dile getirdi.
Bu 4,5 yılın kendileri için zor geçtiğini belirten Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2011'de belki de Türkiye'nin karşılaştığı en büyük iftira kampanyasıyla karşılaştık. Ancak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki biz hiç bir adaya tek bir adaya dahi haksızlık edilmesine göz yummadık. Tek bir adayın haksız bir kazanç elde etmesine göz yummadık asla da göz yummayacağız. O gün öyle bir algı, bir kampanya oluşturuldu ve daha sonraki süreç gösterdi ki bu tamamen iftiraydı. Daha sonraki süreçte her adaya farklı soru kitapçığı, sınav güvenlik uygulamaları ve soru havuzu yazılımları, tüm bilişim sistemleriyle Türkiye’nin gururu olacak bir ÖSYM kurguladık, oluşturduk. Bundan gurur duyuyorum."
ÖSYM'nin çok önemli bir başarıya imza atarak 2 milyona yakın adayın katıldığını Yükseköğretime Geçiş Sınavını (YGS) 3,5 günde açıkladığını hatırlatan Demir, bunu hız tutkusu adına değil adaylara saygı duydukları ve katkı sağlamak istedikleri için yaptıklarını belirtti.
"Güzel bir altyapı oluşturuldu"
Yeni ÖSYM Başkanı Demir ise 2010 kendisinin YÖK Başkanvekili olduğunu anımsatarak, "O zaman ÖSYM YÖK'ün bir birimiydi. Aklımın ucundan geçmezdi bir gün böyle bir devir teslim töreninde birlikte olacağımız. Bu ilginç bir anekdot" dedi.
O günden itibaren ÖSYM'ye ilişkin her gelişmeyi takip ettiğini ve gerektiğinde birinci kaynaktan bilgi aldığını anlatan Ömer Demir, "Burada güzel bir altyapı oluşturuldu. Sınav güvenliği bakımından şu anda ÖSYM takdir edilecek bir düzeyde. Bu sınav güvenliği, nesnellik, güvenilirlik, ÖSYM'nin en büyük sermayesi. Dolayısıyla bunu koruyarak devam ettirmek en önemli işlevi olacaktır. Çünkü nesnelliği, objektifliği, güvenilirliliği kaybettiğinizde yapacağınız diğer tüm işlerin değeri düşecektir" diye konuştu.
Konuşmaların ardından, Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, kurum çalışanlarına teşekkür ederek Başkanlıktan ayrıldı. Ömer Demir'e Ali Demir'i uğurladı ve başarılar diledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
ÖSYM Başkanlığı görevini devralan Prof. Dr. Ömer Demir, KPSS'deki kopya skandalının ÖSYM'nin yeniden yapılanmasının tetikleyicisi olduğunu belirtti.
Gündemde 2010'daki KPSS'de yaşanan kopya iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmasının olduğunun hatırlatılması ve bu konuda yeni bilgilerin olup olmadığının sorulması üzerine Demir, yeni bilgilerin ortaya çıktığının söylendiğini ancak kendisinin yeni bir bilgi görmediğini ifade etti.
Kamuoyunda konuşulan bilgilerin, 2010'daki YÖK Denetleme Kurulu'nun raporunda bulunduğunu anımsatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dolayısıyla, o dönemden itibaren ekstra bir bilgiyi ben şu anda görmedim. Gazetelere yansımış olan yeni bilgiler, telefon görüşmeleri hariç bu sınava giren kişilerin niteliğine, akrabalık ilişkilerine, aynı mekanlarda bulunmalarına ilişkin bilgiler o dönemlere ait.
Belki de o kopya skandalı, ÖSYM kanununun çıkartılması, buraya yeni bir çehre verilmesi, yasal statülerin oluşturulması, hukuki yaptırımların ortaya çıkması, sınav güvenliğine ilişkin yasal maddelerin oluşturulmasının tetikleyicisiydi. Dolayısıyla bu olaylar aslında bugünkü ÖSYM'nin ortaya çıkmasının sebebidir. Gecikmeli bir şekilde yargı süreci bugün yeniden konuları ele aldığı için güncelmiş gibi düşünülüyor ama bugünkü ÖSYM'ye ait durum değil o. Onu özellikle vurgulamak isterim. Orada bahsedilen, gazetelerde bugün bahsedilen işler olmasın diye yeni bir yasa çıkarıldı, bağımsız, güçlü bir enstrümanla yeni bir kurum oluşturuldu. Ve amaca ulaşıldı diye düşünüyorum. Çok şükür o günden bugüne buna benzer bir şaibe durumu söz konusu olmadı."
Devir-teslim töreni
ÖSYM Başkanlığından görev süresinin dolması nedeniyle ayrılan Prof. Dr. Ali Demir, görevini Prof. Dr. Ömer Demir'e devretti. Ali Demir, kurum çalışanlarına veda ederek, ÖSYM'den ayrıldı.
ÖSYM'deki devir teslim töreninde, Ali Demir, 20 Eylül 2010'da görevini devralırken o dönem YÖK Başkanvekili olan Ömer Demir'in kendisini kuruma getirdiğini hatırlattı.
Ömer Demir'in de görüşleri doğrultusunda sınav güvenliğini esas alan bir çalışma başlattıklarını ifade eden Ali Demir, Türkiye'nin temel direklerinden birisi olan ve sosyal barışın temini sağlamaya büyük katkısı bulunan ÖSYM'de 4,5 yılda önemli gelişmeler kaydedildiğini dile getirdi.
Bu 4,5 yılın kendileri için zor geçtiğini belirten Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2011'de belki de Türkiye'nin karşılaştığı en büyük iftira kampanyasıyla karşılaştık. Ancak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki biz hiç bir adaya tek bir adaya dahi haksızlık edilmesine göz yummadık. Tek bir adayın haksız bir kazanç elde etmesine göz yummadık asla da göz yummayacağız. O gün öyle bir algı, bir kampanya oluşturuldu ve daha sonraki süreç gösterdi ki bu tamamen iftiraydı. Daha sonraki süreçte her adaya farklı soru kitapçığı, sınav güvenlik uygulamaları ve soru havuzu yazılımları, tüm bilişim sistemleriyle Türkiye’nin gururu olacak bir ÖSYM kurguladık, oluşturduk. Bundan gurur duyuyorum."
ÖSYM'nin çok önemli bir başarıya imza atarak 2 milyona yakın adayın katıldığını Yükseköğretime Geçiş Sınavını (YGS) 3,5 günde açıkladığını hatırlatan Demir, bunu hız tutkusu adına değil adaylara saygı duydukları ve katkı sağlamak istedikleri için yaptıklarını belirtti.
"Güzel bir altyapı oluşturuldu"
Yeni ÖSYM Başkanı Demir ise 2010 kendisinin YÖK Başkanvekili olduğunu anımsatarak, "O zaman ÖSYM YÖK'ün bir birimiydi. Aklımın ucundan geçmezdi bir gün böyle bir devir teslim töreninde birlikte olacağımız. Bu ilginç bir anekdot" dedi.
O günden itibaren ÖSYM'ye ilişkin her gelişmeyi takip ettiğini ve gerektiğinde birinci kaynaktan bilgi aldığını anlatan Ömer Demir, "Burada güzel bir altyapı oluşturuldu. Sınav güvenliği bakımından şu anda ÖSYM takdir edilecek bir düzeyde. Bu sınav güvenliği, nesnellik, güvenilirlik, ÖSYM'nin en büyük sermayesi. Dolayısıyla bunu koruyarak devam ettirmek en önemli işlevi olacaktır. Çünkü nesnelliği, objektifliği, güvenilirliliği kaybettiğinizde yapacağınız diğer tüm işlerin değeri düşecektir" diye konuştu.
Konuşmaların ardından, Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, kurum çalışanlarına teşekkür ederek Başkanlıktan ayrıldı. Ömer Demir'e Ali Demir'i uğurladı ve başarılar diledi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Mart 2015 21:56
Gösterim: 1269
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendi hayatını anlatan "Anadolu'nun Kemal'i, Türkiye'nin Başbakanı" adlı belgeselin gösterimine katıldı.
Gözleri dolan ve yutkunduğu gözlenen CHP lideri, ''Annem okuma yazma bilmezdi. Ama ben bu ülke için pırıl pırıl 3 çocuk yetiştirdim. Hangi anne baba çocuklarının iyi okumamasını ister'' ifadelerini kullandı.
BABAM OKULA GİDEBİLMEK İÇİN YEMEK YEMEMİŞ
Babamın okula nasıl başladığını anlatmak isterim size. Köyden dedemle beraber Nazımiye ilçesine geliyorlar. Caddede yürürken bir zil çalıyor ve bir kapıdan bir sürü çocuk dışarı fırlıyor. Babam dedeme diyor, ‘Bunlar kimin çocukları? Bu evde ne kadar çocuk var.’ Dedem, ‘Burası ev değil’ diyor oğlum. ‘Okul.’ ‘Okul nedir’ diyor babam. ‘Buraya gelirler çocuklar okurlar, adam olurlar.’ ‘Ben de okula gitmek istiyorum’ diyor babam. Dedem babamı okula göndermek istemiyor. ‘Babam beni okula göndermezseniz ben yemek yemeyeceğim’ diyor ve yemiyor. Dedem babamı okula kaydettirmek için tekrar Nazımiye’ye geliyor. Yaşı büyük okula almıyorlar. Babam direniyor. Yaşını mahkeme kararıyla küçültüyorlar ve babam ilkokula başlıyor. İlkokul mezunu babam. Onun direnci bizi buralara taşıdı.
PARDESÜM ÜNİVERSİTEDE OLDU
Yedi kardeşten üniversiteye giden sadece benimdir. Zor koşullarda okuduğumu çok iyi biliyorum. Babamın 7 çocuğuna birden ayakkabı aldığını hiç hatırlamıyorum. Yoktu öyle bir şansı zaten. Pardesüm üniversiteye geldiğinde oldu. Babam Anadolu’daki gibi bir ailede yetiştik. Evin otoritesiydi. Babamızla çok fazla muhatap olmazdık. Bir derdiğimiz varsa babaya söylenecek anneme söylerdik. Üniversiteye geldim. Herkesin pardesüsü var benim yoktu. Mektup yazacağım annem okuma yazma bilmiyor. Babama yazıyorum mektup için, haber için. Mektubun altına sadece bir cümle yazdım. Pardesüm olma iyi olur diye.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendi hayatını anlatan "Anadolu'nun Kemal'i, Türkiye'nin Başbakanı" adlı belgeselin gösterimine katıldı.
Gözleri dolan ve yutkunduğu gözlenen CHP lideri, ''Annem okuma yazma bilmezdi. Ama ben bu ülke için pırıl pırıl 3 çocuk yetiştirdim. Hangi anne baba çocuklarının iyi okumamasını ister'' ifadelerini kullandı.
BABAM OKULA GİDEBİLMEK İÇİN YEMEK YEMEMİŞ
Babamın okula nasıl başladığını anlatmak isterim size. Köyden dedemle beraber Nazımiye ilçesine geliyorlar. Caddede yürürken bir zil çalıyor ve bir kapıdan bir sürü çocuk dışarı fırlıyor. Babam dedeme diyor, ‘Bunlar kimin çocukları? Bu evde ne kadar çocuk var.’ Dedem, ‘Burası ev değil’ diyor oğlum. ‘Okul.’ ‘Okul nedir’ diyor babam. ‘Buraya gelirler çocuklar okurlar, adam olurlar.’ ‘Ben de okula gitmek istiyorum’ diyor babam. Dedem babamı okula göndermek istemiyor. ‘Babam beni okula göndermezseniz ben yemek yemeyeceğim’ diyor ve yemiyor. Dedem babamı okula kaydettirmek için tekrar Nazımiye’ye geliyor. Yaşı büyük okula almıyorlar. Babam direniyor. Yaşını mahkeme kararıyla küçültüyorlar ve babam ilkokula başlıyor. İlkokul mezunu babam. Onun direnci bizi buralara taşıdı.
PARDESÜM ÜNİVERSİTEDE OLDU
Yedi kardeşten üniversiteye giden sadece benimdir. Zor koşullarda okuduğumu çok iyi biliyorum. Babamın 7 çocuğuna birden ayakkabı aldığını hiç hatırlamıyorum. Yoktu öyle bir şansı zaten. Pardesüm üniversiteye geldiğinde oldu. Babam Anadolu’daki gibi bir ailede yetiştik. Evin otoritesiydi. Babamızla çok fazla muhatap olmazdık. Bir derdiğimiz varsa babaya söylenecek anneme söylerdik. Üniversiteye geldim. Herkesin pardesüsü var benim yoktu. Mektup yazacağım annem okuma yazma bilmiyor. Babama yazıyorum mektup için, haber için. Mektubun altına sadece bir cümle yazdım. Pardesüm olma iyi olur diye.
Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Mart 2015 17:00
Gösterim: 1517
Çocuk yardımı, çeyiz hesaplarına devlet katkısı, 47 bin öğretmen kadrosu düzenlemelerini de içeren "Torba Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanunla, Milli Eğitim Bakanlığına 47 bin öğretmen kadrosu ihdas ediliyor.
Öğretmen unvanlı kadrolardan 35 bin adedi ile Bakanlığa ait diğer hizmet sınıfları kadrolarından 2 bin 320 adedine, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamında yapılan atamaların dışında 31 Aralık 2015'e kadar atama yapılacak.
Çeyiz hesaplarına devlet katkısı "Torba Kanun" olarak adlandırılan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa ile bankalarda TL cinsinden çeyiz hesabı açanlara, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalmaları, 27 yaşını doldurmadan ilk evliliklerini yapmaları ve evlilikleri müteakip ilgili bankaya başvurmaları halinde devlet katkısı ödenecek. Devlet katkısı ödemesi hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 5 bin lirayı geçemeyecek. Azami tutar her yıl yeniden değerleme oranı kadar artırılacak. Azami tutarı üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Konut katkısı Bankada Türk lirası cinsinden konut hesabı açanlara, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalmaları halinde ilk ve tek konut satın alımlarında devlet katkısı ödenecek. Devlet katkısı ödemesi, hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 15 bin lirayı geçemeyecek. Çocuk yardımı Türk vatandaşlarına, canlı doğan birinci çocuğu için 300, ikinci çocuğu için 400, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 lira doğum yardımı yapılacak. Bu yardım Türk vatandaşı olan anne veya babaya, her ikisi de Türk vatandaşı ise anneye yapılacak. Doğum yardımı, Bakanlıkça belirlenen zorunlu hallerde babaya ödenebilecek. Doğum yardımı ödenmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan nüfus kayıtları esas alınacak. Tutarları artırmaya Bakanlık ile Maliye Bakanlığı müştereken yetkili olacak.
Katkı payı ve öğrenim ücreti Yükseköğretim Kanunu'nda yapılan değişiklikle diploma programlarının hazırlık sınıfı eğitimi hariç olmak üzere iki yıllık ön lisans ve dört, beş ve altı yıllık lisans programlarından bu süreler sonunda mezun olamayan öğrencilerden, ilgili dönem için öngörülen katkı payı ve öğrenim ücreti alınacak. Çift ana dal programında kayıtlı olan öğrencilerden ise diploma programının öğrenim süresi ve ilave bir yıl sonunda katkı payı alınacak. Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğrenim sürelerinde lisansüstü programlardan mezun olamayan öğrencilerden de katkı payı alınacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çocuk yardımı, çeyiz hesaplarına devlet katkısı, 47 bin öğretmen kadrosu düzenlemelerini de içeren "Torba Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanunla, Milli Eğitim Bakanlığına 47 bin öğretmen kadrosu ihdas ediliyor.
Öğretmen unvanlı kadrolardan 35 bin adedi ile Bakanlığa ait diğer hizmet sınıfları kadrolarından 2 bin 320 adedine, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu kapsamında yapılan atamaların dışında 31 Aralık 2015'e kadar atama yapılacak.
Çeyiz hesaplarına devlet katkısı "Torba Kanun" olarak adlandırılan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa ile bankalarda TL cinsinden çeyiz hesabı açanlara, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalmaları, 27 yaşını doldurmadan ilk evliliklerini yapmaları ve evlilikleri müteakip ilgili bankaya başvurmaları halinde devlet katkısı ödenecek. Devlet katkısı ödemesi hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 5 bin lirayı geçemeyecek. Azami tutar her yıl yeniden değerleme oranı kadar artırılacak. Azami tutarı üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Konut katkısı Bankada Türk lirası cinsinden konut hesabı açanlara, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalmaları halinde ilk ve tek konut satın alımlarında devlet katkısı ödenecek. Devlet katkısı ödemesi, hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 15 bin lirayı geçemeyecek. Çocuk yardımı Türk vatandaşlarına, canlı doğan birinci çocuğu için 300, ikinci çocuğu için 400, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 lira doğum yardımı yapılacak. Bu yardım Türk vatandaşı olan anne veya babaya, her ikisi de Türk vatandaşı ise anneye yapılacak. Doğum yardımı, Bakanlıkça belirlenen zorunlu hallerde babaya ödenebilecek. Doğum yardımı ödenmesinde Kimlik Paylaşımı Sistemi'nde yer alan nüfus kayıtları esas alınacak. Tutarları artırmaya Bakanlık ile Maliye Bakanlığı müştereken yetkili olacak.
Katkı payı ve öğrenim ücreti Yükseköğretim Kanunu'nda yapılan değişiklikle diploma programlarının hazırlık sınıfı eğitimi hariç olmak üzere iki yıllık ön lisans ve dört, beş ve altı yıllık lisans programlarından bu süreler sonunda mezun olamayan öğrencilerden, ilgili dönem için öngörülen katkı payı ve öğrenim ücreti alınacak. Çift ana dal programında kayıtlı olan öğrencilerden ise diploma programının öğrenim süresi ve ilave bir yıl sonunda katkı payı alınacak. Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğrenim sürelerinde lisansüstü programlardan mezun olamayan öğrencilerden de katkı payı alınacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Mart 2015 11:42
Gösterim: 2046
YÖK Denetleme Kurulu'nun raporunda, eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 adayın 70'inin karı-koca olduğu, 23'ünün ise akraba olduğu belirtildi.
KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 adayın 70'inin karı-koca olduğu, 23'ü arasında ise akrabalık bağı bulunduğu kaydedildi.
YÖK Denetleme Kurulunca 2010'da hazırlanarak, KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma dosyasına gönderilen raporda, soruşturma konusu KPSS'de eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 aday olduğuna işaret edildi.
Bunların 70'inin karı-koca olduğu, 23'ü arasında ise akrabalık bağı bulunduğu belirtilen raporda, 120 tam puan alan 350 kişiden 52'sinin aynı adres, apartman, site ya da sokakta ikamet ettiğine yer verildi.
Ayrıca, sınavda 100 ve üzerinde ham puan alan 3 bin 227 adayın 446'sının karı-koca ve 191'inin akraba olduğu, 980 kişinin aynı adres, apartman, site ya da sokakta ikamet ettiği belirlendi.
268 kişinin ikameti aynı
Genel yetenek alanında 60 tam puan alan bin 29 kişiden 101'inin karı-koca, 139'unun akraba, 58-60 arası ham puan alan 3 bin 740 kişiden 220'sinin karı-koca, 470'inin akraba olduğu tespit edildi.
Raporda, genel yetenek alanında 60 ham puan alan adayların 58'inin, 58-60 arası ham puan alanların 268'inin aynı dış kapı numarasına sahip adreslerde ikamet ettiğine dikkat çekildi.
Bin 27 kişi yenilenen sınava girmemiş
Raporda, "eğitim bilimleri alanında 100-120 arası ve genel yetenek ile genel kültürde 58-60 arası ham puan alanlardan 31'inin 2006-2007-2008 ve 2009 yıllarında 70 ve altında, 66'sının ise 35 ve altında ham puan aldıkları"na dikkat çekilirken, 2010'daki sınavda bu adayların, ortalama iki kat fazla ham puan aldıkları kaydedildi.
Eğitim bilimlerinden 120 ham puan alan 350 adaydan 148'inin, 100-119 arası ham puan alanların ise bin 27'sinin yinelenen sınava katılmadığına, diğer adayların puanlarının ise iptal edilen sınava göre büyük oranda düştüğüne işaret edildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK Denetleme Kurulu'nun raporunda, eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 adayın 70'inin karı-koca olduğu, 23'ünün ise akraba olduğu belirtildi.
KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 adayın 70'inin karı-koca olduğu, 23'ü arasında ise akrabalık bağı bulunduğu kaydedildi.
YÖK Denetleme Kurulunca 2010'da hazırlanarak, KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma dosyasına gönderilen raporda, soruşturma konusu KPSS'de eğitim bilimleri alanında 120 tam puan alan 350 aday olduğuna işaret edildi.
Bunların 70'inin karı-koca olduğu, 23'ü arasında ise akrabalık bağı bulunduğu belirtilen raporda, 120 tam puan alan 350 kişiden 52'sinin aynı adres, apartman, site ya da sokakta ikamet ettiğine yer verildi.
Ayrıca, sınavda 100 ve üzerinde ham puan alan 3 bin 227 adayın 446'sının karı-koca ve 191'inin akraba olduğu, 980 kişinin aynı adres, apartman, site ya da sokakta ikamet ettiği belirlendi.
268 kişinin ikameti aynı
Genel yetenek alanında 60 tam puan alan bin 29 kişiden 101'inin karı-koca, 139'unun akraba, 58-60 arası ham puan alan 3 bin 740 kişiden 220'sinin karı-koca, 470'inin akraba olduğu tespit edildi.
Raporda, genel yetenek alanında 60 ham puan alan adayların 58'inin, 58-60 arası ham puan alanların 268'inin aynı dış kapı numarasına sahip adreslerde ikamet ettiğine dikkat çekildi.
Bin 27 kişi yenilenen sınava girmemiş
Raporda, "eğitim bilimleri alanında 100-120 arası ve genel yetenek ile genel kültürde 58-60 arası ham puan alanlardan 31'inin 2006-2007-2008 ve 2009 yıllarında 70 ve altında, 66'sının ise 35 ve altında ham puan aldıkları"na dikkat çekilirken, 2010'daki sınavda bu adayların, ortalama iki kat fazla ham puan aldıkları kaydedildi.
Eğitim bilimlerinden 120 ham puan alan 350 adaydan 148'inin, 100-119 arası ham puan alanların ise bin 27'sinin yinelenen sınava katılmadığına, diğer adayların puanlarının ise iptal edilen sınava göre büyük oranda düştüğüne işaret edildi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 28 Mart 2015 14:39
Gösterim: 1787
İstanbul'da Beykoz, Ayvansaray, Rumeli, Semerkand Bilim ve Medeniyet, Antalya'da ise AKEV üniversitesi kurulacak.
5 vakıf tarafından, İstanbul'da Beykoz Üniversitesi; Ayvansaray Üniversitesi; Rumeli Üniversitesi; Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi, Antalya'da da AKEV Üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, "Acıbadem Üniversitesi"nin adı "Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi"; "Yeni Yüzyıl Üniversitesi"nin adı "İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi"; "Gedik Üniversitesi"nin adı "İstanbul Gedik Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.
Tasarıyla, İstanbul'da, Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitim Vakfı tarafından Beykoz Üniversitesi; Plato Vakfı tarafından İstanbul Ayvansaray Üniversitesi; Balcı Vakfı tarafından İstanbul Rumeli Üniversitesi, Hacegan Vakfı tarafından Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi; Antalya'da da Antalya Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından Antalya AKEV Üniversitesi kurulacak.
Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Beykoz Üniversitesi'ne, Plato Meslek Yüksekokulu Ayvansaray Üniversitesi'ne bağlanacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İstanbul'da Beykoz, Ayvansaray, Rumeli, Semerkand Bilim ve Medeniyet, Antalya'da ise AKEV üniversitesi kurulacak.
5 vakıf tarafından, İstanbul'da Beykoz Üniversitesi; Ayvansaray Üniversitesi; Rumeli Üniversitesi; Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi, Antalya'da da AKEV Üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarıya göre, "Acıbadem Üniversitesi"nin adı "Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi"; "Yeni Yüzyıl Üniversitesi"nin adı "İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi"; "Gedik Üniversitesi"nin adı "İstanbul Gedik Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.
Tasarıyla, İstanbul'da, Türkiye Lojistik Araştırmaları ve Eğitim Vakfı tarafından Beykoz Üniversitesi; Plato Vakfı tarafından İstanbul Ayvansaray Üniversitesi; Balcı Vakfı tarafından İstanbul Rumeli Üniversitesi, Hacegan Vakfı tarafından Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi; Antalya'da da Antalya Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından Antalya AKEV Üniversitesi kurulacak.
Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu Beykoz Üniversitesi'ne, Plato Meslek Yüksekokulu Ayvansaray Üniversitesi'ne bağlanacak.
Son Güncelleme: Perşembe, 26 Mart 2015 20:05
Gösterim: 2118

