Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Hürriyet Yazarı Taha Akyol, hükümetin AYM kararına karşı yönetmelik çıkarmasının sakıncalarını yazdı.

tahaAnayasa Mahkemesi'nin dershaneleri kapatan kanunu iptal etmesi, sadece bu kurumlar açısından değil, 'parlamentonun kanun yapma yetkisinin sınırları, demokratik toplumun gerekleri, eğitim özgürlüğü' gibi birçok açıdan son derece önemli.

Gerekçeli karar yayınlanınca ele alacağımı yazmıştım, araya sıcak konular girdi.

Toplumda hukuk şuurunun gelişmesi ve hukuk kavramlarının zihinlere yerleşmesi bakımından, böyle önemli kararların sade bir dille kitlelere anlatılması gerektiğine inanıyorum.

ÇOĞUNLUĞUN YETKİSİ

Anayasa Mahkemesi dershaneleri kapatan kanunu iptal ettiğinde, iktidar sözcüleri "Eğitim politikasını belirleme yetkisi iktidara aittir" diyerek eleştirmişlerdi. Bu eleştirinin temelinde Meclis çoğunluğunu mutlak yetkili sayan "çoğunlukçu demokrasi" anlayışı vardır.

Hatta Anayasa Mahkemesi'nin kaldırılmasını savunan ya da bugünkü Anayasa Mahkemesi'ni bile "darbe kurumu" diye itibarsızlaştıran politikacılar ve köşe yazarları da oldu!


Bizim yüzyıllık siyaset ve hukuk serüvenimiz, bir uçta çoğunluk iradesini "vesayet" altında tutmak, öbür uçta çoğunluk iradesini mutlak ve sınırsız sanmak arasında gidiş gelişlerle, sert çalkantılarla doludur.

Bu konuda AYM, dershanelere ilişkin gerekçeli kararında evrensel hukukun hükmünü şöyle anlatıyor:

"Temel politikaları ve bunları gerçekleştirme araçlarını belirleme yetkisi kanun koyucuya ait olmakla birlikte, kanun koyucunun bu konudaki yetkisi anayasayla sınırlı olup yapılacak düzenlemelerin anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir..." (Karar No: 2015/68)

AYM'nin aynı kararında belirtildiği gibi, hak ve hürriyetlerin, "çoğunluğun iradesine rağmen korunması", demokratik hukuk devletinin temel şartlarından biridir.

GEREKLİ VE ÖLÇÜLÜ

AYM kararında, evrensel hukukun çok önemli iki kavramı da anlatılıyor. Hak ve özgürlüklere sınırlama getirilecekse:

-Bunun "demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun" olması lazımdır. Getirilecek sınırlama "zorunlu ya da istisnai tedbir" olmanın ötesine geçemez. Geçerse anayasaya aykırı olur.

-Getirilen sınırlamanın ya da cezanın "ölçülü" olması da şarttır. Bu, uygulanacak araçlarla ilgilidir. AYM bu ilkeyi "haklara en az müdahaleye imkân veren ölçülü bir yaptırım" olarak tanımlıyor.

Bunlar AİHM'nin ve son yıllarda bizim AYM'nin kararlarında defalarca ve ayrıntılı olarak anlatılan temel evrensel hukuk kavramlarıdır. Çok uzun süreli tutukluluk da "ölçülülük" ilkesine aykırıdır mesela.

OBJEKTİF ADALET

AYM kararında dershanelerin kapatılmasının hem eğitim hem ticari teşebbüs özgürlüklerine aykırı olduğu belirtiliyor. Devlet bu kurumları düzenler, denetler ama "ölçü"yü aşıp kapatamaz. Kapatmak, "demokratik toplumun gerekleri"ne aykırıdır. Kararda ilgili paragraf şöyle:

"Kişilerin bir üst okula veya yükseköğretime hazırlık amacıyla özel teşebbüsler tarafından kanuna uygun olarak verilen eğitim-öğretim hizmetlerinden yararlanmaları ve bu suretle okul dışı eğitim almaları, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır."

AYM'nin bu kararı karşısında, Milli Eğitim Bakanlığı "Yönetmelik" çıkarıp AYM kararını fiilen askıya alamaz.

Efendim, "cemaat" bu alanda çok etkindi... Yarın birileri de gelsin "Kuran kursları kapatılmıştır, sadece Bakanlığın açtığı kurslara gidilebilir" diye kanun çıkarırsa... Yahut "Bale okullarını kapattım" derse... AYM aynı ilkelerle bunları da iptal eder.

Adalet heykelinin gözü bağlıdır, taraflara bakarak sübjektif değil, evrensel hukukun hak ve özgürlükler terazisinde tartarak objektif kararlar versin diye.

Hürriyet

> Taha Akyol: Birileri de Kuran kurslarını kapatırsa…

Hürriyet Yazarı Taha Akyol, hükümetin AYM kararına karşı yönetmelik çıkarmasının sakıncalarını yazdı.

tahaAnayasa Mahkemesi'nin dershaneleri kapatan kanunu iptal etmesi, sadece bu kurumlar açısından değil, 'parlamentonun kanun yapma yetkisinin sınırları, demokratik toplumun gerekleri, eğitim özgürlüğü' gibi birçok açıdan son derece önemli.

Gerekçeli karar yayınlanınca ele alacağımı yazmıştım, araya sıcak konular girdi.

Toplumda hukuk şuurunun gelişmesi ve hukuk kavramlarının zihinlere yerleşmesi bakımından, böyle önemli kararların sade bir dille kitlelere anlatılması gerektiğine inanıyorum.

ÇOĞUNLUĞUN YETKİSİ

Anayasa Mahkemesi dershaneleri kapatan kanunu iptal ettiğinde, iktidar sözcüleri "Eğitim politikasını belirleme yetkisi iktidara aittir" diyerek eleştirmişlerdi. Bu eleştirinin temelinde Meclis çoğunluğunu mutlak yetkili sayan "çoğunlukçu demokrasi" anlayışı vardır.

Hatta Anayasa Mahkemesi'nin kaldırılmasını savunan ya da bugünkü Anayasa Mahkemesi'ni bile "darbe kurumu" diye itibarsızlaştıran politikacılar ve köşe yazarları da oldu!


Bizim yüzyıllık siyaset ve hukuk serüvenimiz, bir uçta çoğunluk iradesini "vesayet" altında tutmak, öbür uçta çoğunluk iradesini mutlak ve sınırsız sanmak arasında gidiş gelişlerle, sert çalkantılarla doludur.

Bu konuda AYM, dershanelere ilişkin gerekçeli kararında evrensel hukukun hükmünü şöyle anlatıyor:

"Temel politikaları ve bunları gerçekleştirme araçlarını belirleme yetkisi kanun koyucuya ait olmakla birlikte, kanun koyucunun bu konudaki yetkisi anayasayla sınırlı olup yapılacak düzenlemelerin anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir..." (Karar No: 2015/68)

AYM'nin aynı kararında belirtildiği gibi, hak ve hürriyetlerin, "çoğunluğun iradesine rağmen korunması", demokratik hukuk devletinin temel şartlarından biridir.

GEREKLİ VE ÖLÇÜLÜ

AYM kararında, evrensel hukukun çok önemli iki kavramı da anlatılıyor. Hak ve özgürlüklere sınırlama getirilecekse:

-Bunun "demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun" olması lazımdır. Getirilecek sınırlama "zorunlu ya da istisnai tedbir" olmanın ötesine geçemez. Geçerse anayasaya aykırı olur.

-Getirilen sınırlamanın ya da cezanın "ölçülü" olması da şarttır. Bu, uygulanacak araçlarla ilgilidir. AYM bu ilkeyi "haklara en az müdahaleye imkân veren ölçülü bir yaptırım" olarak tanımlıyor.

Bunlar AİHM'nin ve son yıllarda bizim AYM'nin kararlarında defalarca ve ayrıntılı olarak anlatılan temel evrensel hukuk kavramlarıdır. Çok uzun süreli tutukluluk da "ölçülülük" ilkesine aykırıdır mesela.

OBJEKTİF ADALET

AYM kararında dershanelerin kapatılmasının hem eğitim hem ticari teşebbüs özgürlüklerine aykırı olduğu belirtiliyor. Devlet bu kurumları düzenler, denetler ama "ölçü"yü aşıp kapatamaz. Kapatmak, "demokratik toplumun gerekleri"ne aykırıdır. Kararda ilgili paragraf şöyle:

"Kişilerin bir üst okula veya yükseköğretime hazırlık amacıyla özel teşebbüsler tarafından kanuna uygun olarak verilen eğitim-öğretim hizmetlerinden yararlanmaları ve bu suretle okul dışı eğitim almaları, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır."

AYM'nin bu kararı karşısında, Milli Eğitim Bakanlığı "Yönetmelik" çıkarıp AYM kararını fiilen askıya alamaz.

Efendim, "cemaat" bu alanda çok etkindi... Yarın birileri de gelsin "Kuran kursları kapatılmıştır, sadece Bakanlığın açtığı kurslara gidilebilir" diye kanun çıkarırsa... Yahut "Bale okullarını kapattım" derse... AYM aynı ilkelerle bunları da iptal eder.

Adalet heykelinin gözü bağlıdır, taraflara bakarak sübjektif değil, evrensel hukukun hak ve özgürlükler terazisinde tartarak objektif kararlar versin diye.

Hürriyet

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 12:34

Gösterim: 1310

Dershaneler için yeni süreç hakkında açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Dershaneler, özel öğretim kursu adı altında tanımlandı” dedi. Yeni yönetmelik yarın çıkacak.

son dakikaMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel öğretim kursu adı aldında tanımlandığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), dershanelerin kapatılmasını öngören düzenlemeyi iptal etmişti. Bakan Avcı, AYM kararı sonrası dershanelerle ilgili idari bir düzenlemeye gidileceğini açıklamıştı.

Basın toplantısında konuşan Bakan Avcı, şu bilgileri paylaşıyor:

“Yasada dershane kavramı çıkartıldığı için bir boşluk oluştu. MEB çocuklarımızı özellikle takviye alma ihtiyacı duyan velilerimizin taleplerini ihtiyacları karşılayacak düzenlemeyi yapacağımızı söylemiştik. AYM'nin gerekçeli kararında yaptığımız düzenleme özele dokunanan düzenleme değil. AYM, ölçülü davrandınız mı diye değerlendirmiş. Okul dışı eğitim aldırmak isteyen velilerimizin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri ayrıntılı açıkladık. Özel okula dönüştürme düzenlemesi yaptık. Geçiş imkanı sağladık. AYM de uygulamamızı doğru buldu. Bütün devlet okulları isteyen her öğrenciye verdiğimiz ücretsiz takviye kursları açtık. 112 binin üzerinde öğretmenlerimiz takviye kursu verdi. Biz öğrencilerimizi okul dışı takviye alma imkanlarını genişletecek uygulamaları zaten başlatmıştık. AYM bunları da yeterli bulmamış olmalı. AYM'nin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak gerekli düzenlemeyi yaptık.

Yönetmelik yarın çıkar

Başbakanlığa gönderdik bugün Resmi Gazete'de yayımlanır yarın çıkar. Yasada dershane diye bir kurum tanımı yok buna karşılık gerek anayasa gerek MEB temel kanunu Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim öğretimin MEB denetiminde yapılmasına ilişkin hükümler var. MEB de herhangi bir kurum açma yetkisi için müracaat ettiğinde kriterlere uyuyor mu buna bakıyoruz programı uygun mu buna bakıp izin veriyoruz.

Aynı binada 3 bilim dalında eğitim verilecek

Kursları daha önce çeşitli kurslar başlığı altındaki kategoriyi 4 sınıfta topladık. Özel öğretim kursları adı altında tanımladık. Kurslar aynı binada 3 bilim dalında eğitim verebilecek. Kurslarda 16'nın üzerinde bir sayı olamaz.”

> Dershanelerin yeni adı ne oldu?

Dershaneler için yeni süreç hakkında açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Dershaneler, özel öğretim kursu adı altında tanımlandı” dedi. Yeni yönetmelik yarın çıkacak.

son dakikaMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel öğretim kursu adı aldında tanımlandığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), dershanelerin kapatılmasını öngören düzenlemeyi iptal etmişti. Bakan Avcı, AYM kararı sonrası dershanelerle ilgili idari bir düzenlemeye gidileceğini açıklamıştı.

Basın toplantısında konuşan Bakan Avcı, şu bilgileri paylaşıyor:

“Yasada dershane kavramı çıkartıldığı için bir boşluk oluştu. MEB çocuklarımızı özellikle takviye alma ihtiyacı duyan velilerimizin taleplerini ihtiyacları karşılayacak düzenlemeyi yapacağımızı söylemiştik. AYM'nin gerekçeli kararında yaptığımız düzenleme özele dokunanan düzenleme değil. AYM, ölçülü davrandınız mı diye değerlendirmiş. Okul dışı eğitim aldırmak isteyen velilerimizin taleplerini karşılayacak düzenlemeleri ayrıntılı açıkladık. Özel okula dönüştürme düzenlemesi yaptık. Geçiş imkanı sağladık. AYM de uygulamamızı doğru buldu. Bütün devlet okulları isteyen her öğrenciye verdiğimiz ücretsiz takviye kursları açtık. 112 binin üzerinde öğretmenlerimiz takviye kursu verdi. Biz öğrencilerimizi okul dışı takviye alma imkanlarını genişletecek uygulamaları zaten başlatmıştık. AYM bunları da yeterli bulmamış olmalı. AYM'nin gerekçeli kararındaki ilkesini göz önüne alarak gerekli düzenlemeyi yaptık.

Yönetmelik yarın çıkar

Başbakanlığa gönderdik bugün Resmi Gazete'de yayımlanır yarın çıkar. Yasada dershane diye bir kurum tanımı yok buna karşılık gerek anayasa gerek MEB temel kanunu Türkiye'de yapılacak her türlü eğitim öğretimin MEB denetiminde yapılmasına ilişkin hükümler var. MEB de herhangi bir kurum açma yetkisi için müracaat ettiğinde kriterlere uyuyor mu buna bakıyoruz programı uygun mu buna bakıp izin veriyoruz.

Aynı binada 3 bilim dalında eğitim verilecek

Kursları daha önce çeşitli kurslar başlığı altındaki kategoriyi 4 sınıfta topladık. Özel öğretim kursları adı altında tanımladık. Kurslar aynı binada 3 bilim dalında eğitim verebilecek. Kurslarda 16'nın üzerinde bir sayı olamaz.”

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 11:42

Gösterim: 1941

Iğdır'da "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik 2 dershane ve bir özel okulda arama yapıldı.

ığdır paralel operasyonIğdır'da "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik 2 dershane ve bir özel okulda arama yapıldı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Söğütlü Mahallesi'ndeki FEM ve Pianalitik dershaneleriyle Emek Mahallesi'ndeki Özel İbrahim Avcı İlk ve Ortaokulunda inceleme başlattı.

Zırhlı araçlarla yoğun güvenlik önlemleri altında yürütülen operasyonda, özel okul ve dershanelerdeki bazı dokümanlar ile bilgisayarlar inceleniyor.

> 2 dershane ve bir okula ‘Paralel Yapı’ operasyonu

Iğdır'da "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik 2 dershane ve bir özel okulda arama yapıldı.

ığdır paralel operasyonIğdır'da "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik 2 dershane ve bir özel okulda arama yapıldı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Söğütlü Mahallesi'ndeki FEM ve Pianalitik dershaneleriyle Emek Mahallesi'ndeki Özel İbrahim Avcı İlk ve Ortaokulunda inceleme başlattı.

Zırhlı araçlarla yoğun güvenlik önlemleri altında yürütülen operasyonda, özel okul ve dershanelerdeki bazı dokümanlar ile bilgisayarlar inceleniyor.

Son Güncelleme: Perşembe, 06 Ağustos 2015 17:40

Gösterim: 1770

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt işlemlerini bugün (7 Ağustos) içinde tamamlamaları gerekiyor.

üniversite kayıt2015-ÖSYS sonuçlarıyla bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adaylardan, elektronik kaydı tercih etmeyen veya zorunlu nedenlerle elektronik kaydı yapılamayan öğrenciler ile vakıf üniversitelerini tercih eden öğrencilerin kayıtları bugün (7 Ağustos) sona erecek.

Posta ile kayıt yapılmayacak. Kayıt için istenen belgelerin onaysız sureti veya fotokopisi kabul edilmeyecek ve belgeler eksik ise kayıt alınmayacak.

Süresi içinde şahsen kayıt veya e-kayıt yaptırmayan ve işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Yükseköğretim kurumları, kayıt yaptıracak adaylardan sağlık kurulu raporu isteyebilecek. Üniversiteler, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kayıt yaptıran adaylar hakkında gerekli yasal işlemleri yapabilecek.

Kayıt için gerekli olan belgeler

Adaylardan yükseköğretime kayıt için istenen belgeler şunlar:

- Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi,

- Aday ek puandan yararlanarak ya da sınavsız geçişle yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmi belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır), 

- 12 adet 4,5 x 6 santimetre boyutunda fotoğraf,

- Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesiyle ilgili belge,

- Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri.

ÖSYS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından "http://kamu.turkiye.gov.tr" internet adresinde görülebilecek.

Adayların askerlikle ilgili soruları için askerlik şubelerine, kredi konusunda ayrıntılı bilgi için de üniversite rektörlüklerine veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) başvurmaları gerekiyor.

> Üniversite kayıtları bugün son

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adayların kayıt işlemlerini bugün (7 Ağustos) içinde tamamlamaları gerekiyor.

üniversite kayıt2015-ÖSYS sonuçlarıyla bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adaylardan, elektronik kaydı tercih etmeyen veya zorunlu nedenlerle elektronik kaydı yapılamayan öğrenciler ile vakıf üniversitelerini tercih eden öğrencilerin kayıtları bugün (7 Ağustos) sona erecek.

Posta ile kayıt yapılmayacak. Kayıt için istenen belgelerin onaysız sureti veya fotokopisi kabul edilmeyecek ve belgeler eksik ise kayıt alınmayacak.

Süresi içinde şahsen kayıt veya e-kayıt yaptırmayan ve işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Yükseköğretim kurumları, kayıt yaptıracak adaylardan sağlık kurulu raporu isteyebilecek. Üniversiteler, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kayıt yaptıran adaylar hakkında gerekli yasal işlemleri yapabilecek.

Kayıt için gerekli olan belgeler

Adaylardan yükseköğretime kayıt için istenen belgeler şunlar:

- Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi,

- Aday ek puandan yararlanarak ya da sınavsız geçişle yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmi belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır), 

- 12 adet 4,5 x 6 santimetre boyutunda fotoğraf,

- Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesiyle ilgili belge,

- Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri.

ÖSYS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından "http://kamu.turkiye.gov.tr" internet adresinde görülebilecek.

Adayların askerlikle ilgili soruları için askerlik şubelerine, kredi konusunda ayrıntılı bilgi için de üniversite rektörlüklerine veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) başvurmaları gerekiyor.

Son Güncelleme: Cuma, 07 Ağustos 2015 10:04

Gösterim: 1028

37 bin öğretmen atamaları için başvuru 31 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasında olacak. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, öğretmenlerin atamalarını 7 Eylül’de yapacaklarını belirtti.

öğretmen

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, "Öğretmen atamaları için başvurular, 31 Ağustos'ta alınmaya başlanacak, 4 Eylül'de sona erecek. Öğretmen atamalarını da 7 Eylül'de yapacağız" dedi.

Aydoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağustos ayında 37 bin öğretmen ataması gerçekleştireceklerini belirterek, "Öğretmen atamaları için başvurular, 31 Ağustos'ta alınmaya başlanacak, 4 Eylül'de sona erecek. Öğretmen atamalarını da 7 Eylül'de yapacağız" diye konuştu.

Atamalara ilişkin branş dağılımın da ağustosun üçüncü haftası açıklanacağını ifade eden Aydoğdu, en fazla, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, özel eğitim sınıf öğretmenliği, rehberlik, ilköğretim matematik, beden eğitimi, Türkçe, okul öncesi öğretmenliği, fen bilgisi ve teknoloji alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunduğunu kaydetti.


> Öğretmen atamaları için başvuru 31 Ağustos’ta

37 bin öğretmen atamaları için başvuru 31 Ağustos-4 Eylül tarihleri arasında olacak. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, öğretmenlerin atamalarını 7 Eylül’de yapacaklarını belirtti.

öğretmen

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, "Öğretmen atamaları için başvurular, 31 Ağustos'ta alınmaya başlanacak, 4 Eylül'de sona erecek. Öğretmen atamalarını da 7 Eylül'de yapacağız" dedi.

Aydoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağustos ayında 37 bin öğretmen ataması gerçekleştireceklerini belirterek, "Öğretmen atamaları için başvurular, 31 Ağustos'ta alınmaya başlanacak, 4 Eylül'de sona erecek. Öğretmen atamalarını da 7 Eylül'de yapacağız" diye konuştu.

Atamalara ilişkin branş dağılımın da ağustosun üçüncü haftası açıklanacağını ifade eden Aydoğdu, en fazla, İngilizce, din kültürü ve ahlak bilgisi, özel eğitim sınıf öğretmenliği, rehberlik, ilköğretim matematik, beden eğitimi, Türkçe, okul öncesi öğretmenliği, fen bilgisi ve teknoloji alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunduğunu kaydetti.


Son Güncelleme: Perşembe, 06 Ağustos 2015 17:50

Gösterim: 1531


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.