Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Yaklaşık 150 bin öğrenci, e-Kayıt sistemi üzerinden üniversitelere kayıt yaptırdı.
Türksat'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, 28 Temmuz'da başlayıp 5 Ağustos Çarşamba günü sona erecek e-Kayıt uygulamasıyla e-Devlet Kapısı kullanımı rekor sayıya ulaştı.
Yükseköğretim programına yerleşen üniversite öğrencileri, söz konusu uygulama aracılığıyla kazandıkları üniversitelere gitmeksizin, www.türkiye.gov.tr üzerinden resmi kayıt yaptırabiliyor.
Öğrenciler, kamu kurumlarından almaları gereken belgeleri toplamaları ve yükseköğretim programlarına yerleştikleri üniversitelerin bulunduğu şehirlere giderek başvuru yapmalarına gerek kalmadan bu sistemle kayıt yaptırabiliyor.
e-Kayıt hizmeti bilgisayar ya da mobil telefon üzerinden anında kayıt yaptırabilme imkanı sağlıyor.
Yüz altı farklı devlet üniversitesine yerleşme hakkı kazanan toplam 514 bin 213 öğrenci adayı, e-Kayıt hizmetinden yararlanabilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Yaklaşık 150 bin öğrenci, e-Kayıt sistemi üzerinden üniversitelere kayıt yaptırdı.
Türksat'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, 28 Temmuz'da başlayıp 5 Ağustos Çarşamba günü sona erecek e-Kayıt uygulamasıyla e-Devlet Kapısı kullanımı rekor sayıya ulaştı.
Yükseköğretim programına yerleşen üniversite öğrencileri, söz konusu uygulama aracılığıyla kazandıkları üniversitelere gitmeksizin, www.türkiye.gov.tr üzerinden resmi kayıt yaptırabiliyor.
Öğrenciler, kamu kurumlarından almaları gereken belgeleri toplamaları ve yükseköğretim programlarına yerleştikleri üniversitelerin bulunduğu şehirlere giderek başvuru yapmalarına gerek kalmadan bu sistemle kayıt yaptırabiliyor.
e-Kayıt hizmeti bilgisayar ya da mobil telefon üzerinden anında kayıt yaptırabilme imkanı sağlıyor.
Yüz altı farklı devlet üniversitesine yerleşme hakkı kazanan toplam 514 bin 213 öğrenci adayı, e-Kayıt hizmetinden yararlanabilecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Temmuz 2015 14:49
Gösterim: 976
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Saraç, bu kapsamda kurulacak Kalite Kurulu ile Türk yükseköğretim sistemimizde yapısal bir değişimin başlayacağını söyledi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı:
Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğimiz 23 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu Yönetmelik, ülkemizin 2000’li yıllardan itibaren öncelikli gündemi olan ve önemli ölçüde de başarı elde edilen yükseköğretime nitelik ve kalite bakımından büyümeye geçişte önemli bir katkı sağlayacaktır. Yeni YÖK olarak kalite merkezli büyüme ve buna bağlı süreçlerin geliştirilmesi öncelikli gündemimizdir. Bu kapsamda da akademi camiasının, hatta bütün kamuoyunun da takip ettiği birçok düzenleme, katılımcı bir yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler, karar alma süreçlerinde bağımsız ve şeffaf bir yapıda olacak Kalite Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir.
Bu Yönetmelik kapsamında ilgili paydaşların üye olarak yer alacağı Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak, kurumsal değerlendirme ve program akreditasyonu merkezli bir dış değerlendirme sistemi gerçekleştirilecektir. Kurumsal dış değerlendirme, ilgili yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve idari süreçlerini kapsayacak, her 5 yılda bir zorunlu olarak gerçekleştirilecektir. Bu kurumsal dış değerlendirme kurumların misyon farklılıklarını dikkate alan bir özdeğerlendirme sistematiği esasına dayanacak, bu da kurumlarımıza daha fazla özerklik ve kendi hedeflerine odaklanmasına imkan sağlayacaktır.
Yeni YÖK olarak, bu bağlamda olması gereken ve gönlümüzden geçen aldığımız kararların sonuçlarının, eğitim öğretime katkılarının değerlendirildiği Yükseköğretim Kurulundan bağımsız bir Kalite Güvencesi Sisteminin oluşturulmasıdır.
Yönetmelik zemininde başlatılan bu girişimin tedricilik kavramı çerçevesinde kanuni düzenlemeye evrilmesinin, yükseköğretimimizin yararına olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim.
Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sistemimizde yapısal bir değişimin de başlayacağını söyleyebilirim.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Saraç, bu kapsamda kurulacak Kalite Kurulu ile Türk yükseköğretim sistemimizde yapısal bir değişimin başlayacağını söyledi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmelik kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı:
Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğimiz 23 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu Yönetmelik, ülkemizin 2000’li yıllardan itibaren öncelikli gündemi olan ve önemli ölçüde de başarı elde edilen yükseköğretime nitelik ve kalite bakımından büyümeye geçişte önemli bir katkı sağlayacaktır. Yeni YÖK olarak kalite merkezli büyüme ve buna bağlı süreçlerin geliştirilmesi öncelikli gündemimizdir. Bu kapsamda da akademi camiasının, hatta bütün kamuoyunun da takip ettiği birçok düzenleme, katılımcı bir yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler, karar alma süreçlerinde bağımsız ve şeffaf bir yapıda olacak Kalite Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir.
Bu Yönetmelik kapsamında ilgili paydaşların üye olarak yer alacağı Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak, kurumsal değerlendirme ve program akreditasyonu merkezli bir dış değerlendirme sistemi gerçekleştirilecektir. Kurumsal dış değerlendirme, ilgili yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve idari süreçlerini kapsayacak, her 5 yılda bir zorunlu olarak gerçekleştirilecektir. Bu kurumsal dış değerlendirme kurumların misyon farklılıklarını dikkate alan bir özdeğerlendirme sistematiği esasına dayanacak, bu da kurumlarımıza daha fazla özerklik ve kendi hedeflerine odaklanmasına imkan sağlayacaktır.
Yeni YÖK olarak, bu bağlamda olması gereken ve gönlümüzden geçen aldığımız kararların sonuçlarının, eğitim öğretime katkılarının değerlendirildiği Yükseköğretim Kurulundan bağımsız bir Kalite Güvencesi Sisteminin oluşturulmasıdır.
Yönetmelik zemininde başlatılan bu girişimin tedricilik kavramı çerçevesinde kanuni düzenlemeye evrilmesinin, yükseköğretimimizin yararına olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim.
Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sistemimizde yapısal bir değişimin de başlayacağını söyleyebilirim.
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Temmuz 2015 14:27
Gösterim: 1133
İstanbul Aydın Üniversitesi Erkek ve Kız Karate Takımı Avrupa'da tarih yazdı.
İstanbul Aydın Üniversitesi spordaki başarılarına yenilerini ekledi. Avrupa Üniversitelerarası Karate Şampionası'nda İAÜ Karate Kız Takımı Avrupa Şampiyonu olurken İAÜ Karate Erkek Takımı da Avrupa İkinciliğini elde etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İstanbul Aydın Üniversitesi Erkek ve Kız Karate Takımı Avrupa'da tarih yazdı.
İstanbul Aydın Üniversitesi spordaki başarılarına yenilerini ekledi. Avrupa Üniversitelerarası Karate Şampionası'nda İAÜ Karate Kız Takımı Avrupa Şampiyonu olurken İAÜ Karate Erkek Takımı da Avrupa İkinciliğini elde etti.
Son Güncelleme: Pazar, 26 Temmuz 2015 13:22
Gösterim: 1213
Döviz kurundaki artışın yurtdışında eğitim görmek isteyen öğrencileri ABD ve Batı Avrupa'dan Doğu Avrupa, Baltık ve Asya ülkelerine yönlendirdiği bildirildi.
Türkiye Uluslararası Eğitim Fuarları (IEFT) Genel Koordinatörü Deniz Akar, döviz kurundaki artışla yurtdışında eğitim trendinin değiştiğini belirterek, öğrenci ve ailelerin Doğu Avrupa, Baltık ve Asya ülkelerini tercih etmeye başladığını söyledi.
Akar, döviz kurundaki yükselişin, yurtdışında eğitim planları yapan ailelerin tercihlerini etkilediğini belirterek, yurtdışında "eğitimin DNA"sının değiştiğini söyledi.
Türk lirasının yılbaşından bu yana dolar, avro ve sterlin karşısında ciddi değer kaybettiğine dikkati çeken Akar, "Yurtdışında okumak isteyen öğrenciler ve aileleri geleneksel ülkeler ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya'nın dışında, alternatif ülke pazarları Polonya, Macaristan, Estonya, Litvanya ve Rusya gibi Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri ile Çin ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yöneliyor" diye konuştu.
Akar, dünyadaki en iyi ilk beş yüz üniversite arasında Macaristan, Polonya, Rusya, Çin ve Güney Kore'den birçok üniversite olduğunu kaydederek, "Uluslararası öğrenci pazarından daha çok pay almak isteyen birçok ülke, rekabetçi fiyatları ile ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi ülkelerin yerini almaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yılda 1,5 milyar dolar harcanıyor
Akar, Türkiye'nin yurtdışına en fazla öğrenci gönderen ülkeler sıralamasında ilk 5'te yer aldığını vurguladı.
Türk öğrencilerin yurtdışında eğitime yılda yaklaşık 1,5 milyar dolar harcıyor" diyen Akar, yurtdışında okuyan öğrenci sayısının, 2020 yılında 8 milyona çıkmasının öngörüldüğünü kaydederek, Türkiye'nin çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırması gerektiğine işaret etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Döviz kurundaki artışın yurtdışında eğitim görmek isteyen öğrencileri ABD ve Batı Avrupa'dan Doğu Avrupa, Baltık ve Asya ülkelerine yönlendirdiği bildirildi.
Türkiye Uluslararası Eğitim Fuarları (IEFT) Genel Koordinatörü Deniz Akar, döviz kurundaki artışla yurtdışında eğitim trendinin değiştiğini belirterek, öğrenci ve ailelerin Doğu Avrupa, Baltık ve Asya ülkelerini tercih etmeye başladığını söyledi.
Akar, döviz kurundaki yükselişin, yurtdışında eğitim planları yapan ailelerin tercihlerini etkilediğini belirterek, yurtdışında "eğitimin DNA"sının değiştiğini söyledi.
Türk lirasının yılbaşından bu yana dolar, avro ve sterlin karşısında ciddi değer kaybettiğine dikkati çeken Akar, "Yurtdışında okumak isteyen öğrenciler ve aileleri geleneksel ülkeler ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya'nın dışında, alternatif ülke pazarları Polonya, Macaristan, Estonya, Litvanya ve Rusya gibi Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri ile Çin ve Güney Kore gibi Asya ülkelerine yöneliyor" diye konuştu.
Akar, dünyadaki en iyi ilk beş yüz üniversite arasında Macaristan, Polonya, Rusya, Çin ve Güney Kore'den birçok üniversite olduğunu kaydederek, "Uluslararası öğrenci pazarından daha çok pay almak isteyen birçok ülke, rekabetçi fiyatları ile ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya gibi ülkelerin yerini almaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yılda 1,5 milyar dolar harcanıyor
Akar, Türkiye'nin yurtdışına en fazla öğrenci gönderen ülkeler sıralamasında ilk 5'te yer aldığını vurguladı.
Türk öğrencilerin yurtdışında eğitime yılda yaklaşık 1,5 milyar dolar harcıyor" diyen Akar, yurtdışında okuyan öğrenci sayısının, 2020 yılında 8 milyona çıkmasının öngörüldüğünü kaydederek, Türkiye'nin çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırması gerektiğine işaret etti.
Son Güncelleme: Pazartesi, 27 Temmuz 2015 10:29
Gösterim: 1294
Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğiyle usul ve esasları belirlenen Yükseköğretim Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimi başlatacağı belirtildi.
Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğiyle usul ve esasları belirlenen Yükseköğretim Kalite Kurulunun hayata geçmesinin, Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimi başlatacağı belirtildi.
YÖK Başkanlığından AA'ya yapılan açıklamada, Türkiye'de 2000’li yıllardan itibaren yükseköğretime erişim ve yükseköğretim alanındaki okullaşma oranının artırılması noktasında nicelik açısından önemli bir başarı elde edildiğine işaret edildi.
Yakın zamanda bu yatay ve sayısal büyümeye, nitelik ve kalite bakımından büyümenin de eşlik etmesi konusunun yükseköğretimin en önemli gündemi haline geldiğine vurgu yapılan açıklamada, bu konuda iyi niyetli girişimler başlatılmış olsa da özellikle "Yükseköğretim Kurulu" düzeyinde son döneme kadar yeterince yol kat edilemediği ifade edildi.
"Yeni YÖK olarak kalite merkezli büyüme ve buna bağlı süreçlerin geliştirilmesi öncelikli gündemimizdir" ifadesinin kullanıldığı açıklamada, bu kapsamda yakın zamanda akademi camiasının, hatta bütün kamuoyunun da takip ettiği birçok düzenlemenin katılımcı bir yöntemle gerçekleştirildiği vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak, bu düzenlemeler girdi süreçlerimizdeki kalitenin arttırılması odaklıdır ve bu da zaten Yükseköğretim Kurulunun asli görevleri arasındadır. Şimdi ise bu yönetmelik ile çıktı kontrolü, Yükseköğretim Kurulu ile ilişkili, fakat karar alma süreçleri bağımsız ve şeffaf olacak olan Kalite Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir. Bu Kurulun üye profiline ve karar alma süreçleri ile kararlarını YÖK'e bildirirken eş zamanlı olarak kamuoyuna açıklaması yöntemine bakıldığında, bağımsız çalışacağı kolayca anlaşılacaktır.
Bu yönetmelik kapsamında konunun uzmanı akademisyenler ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlar yanı sıra öğrenci temsilcisi de dahil ilgili bütün paydaşların katılımıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak, kurumsal değerlendirme ve program akreditasyonu merkezli bir dış değerlendirme sistemi gerçekleştirilecektir. Kurumsal değerlendirme, ilgili yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve idari süreçlerini kapsayacak ve her 5 yılda bir bu gerçekleştirilecektir. Bu kurumsal değerlendirme, kurumların misyon farklılıklarını dikkate alan bir özdeğerlendirme sistematiği esasına dayanacak, bu da kurumlarımıza daha fazla özerklik ve kendi hedeflerine odaklanmayı sağlayacaktır."
Akredite programlar tercih kılavuzuna giriyor
Açıklamaya göre, program akreditasyonu YÖK tarafından değil, ilgili programa ait yeterlilikler esaslı ve tescil yetkisi verilen ajanslar tarafından gerçekleştirilecek. Program akreditasyonu zorunlu olmayacak, kurumların kendi istek ve talepleri esaslı olacak. YÖK, bu süreci teşvik etmeye yönelik olarak akredite olan programları tercih kılavuzunda belirtecek. Bu şekilde kurumsal düzeyde ve program özelinde "tekamülde devamlılık" esasına dayalı bir kalite güvencesi sisteminin oluşması hedefleniyor.
"Yönetmelik için gelen görüşlerin her biri değerlendirildi"
Yönetmeliğin hazırlanması sürecinde yurt dışı deneyimler ve örnekler, yükseköğretim sisteminden ve YÖK’ten beklentiler ve bugüne kadar yapılan çalışmalar dikkate alınarak taslak bir çalışma hazırlandı. Taslak, öncelikle Genel Kurulda ayrıntılı görüşüldü ve akabinde taslak öneri oluşturulup "askıya çıkarılarak" tüm üniversiteler ve kamuoyuyla paylaşıldı. Gelen görüşlerin her biri ayrıntılı olarak değerlendirildi ve son haline getirildi.
"Kalite Kurulu, YÖK’ten bağımsız değil, fakat ilişkili bir yapıda"
Kanuni zorunluluk gereği Kalite Kurulu, YÖK’den mutlak anlamda "tam bağımsız" değil, fakat ilişkili bir yapıda olacak. Bu olumsuz durum ise Kurulun oluşumu ve üye yapısı, karar alma süreçlerinde bağımsız olma ve en önemlisi, tespit ve önerilerini Yükseköğretim Kuruluna sunarken, eş zamanlı olarak kamuoyu ile paylaşma yöntemiyle aşıldı.
Yeni YÖK, ileriki dönemde bu bağlamda olması gerektiği şekilde, YÖK tarafından alınan kararların sonuçlarının ve eğitim öğretime katkılarının değerlendirildiği, YÖK'ten tamamen bağımsız bir Kalite Güvencesi Sisteminin oluşturulmasını hedefliyor. Ancak, mevcut şartlar dahilinde yapılması gerekenlerin bir takım engelleri bahane ederek ertelenmemesi gerektiği, her hal ve şartta yapılabilecek iyileştirme imkanının bulunduğunu düşünen YÖK, yönetmelik zemininde başlatılan bu girişimin "tedricilik" kavramı çerçevesinde ileriki dönemde kanuni düzenlemeye evrilmesinin, yükseköğretimin yararına olacağı görüşünü taşıyor. Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimin de başlatılacağı ifade ediliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğiyle usul ve esasları belirlenen Yükseköğretim Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimi başlatacağı belirtildi.
Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan Yükseköğretim Kalite Güvencesi Yönetmeliğiyle usul ve esasları belirlenen Yükseköğretim Kalite Kurulunun hayata geçmesinin, Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimi başlatacağı belirtildi.
YÖK Başkanlığından AA'ya yapılan açıklamada, Türkiye'de 2000’li yıllardan itibaren yükseköğretime erişim ve yükseköğretim alanındaki okullaşma oranının artırılması noktasında nicelik açısından önemli bir başarı elde edildiğine işaret edildi.
Yakın zamanda bu yatay ve sayısal büyümeye, nitelik ve kalite bakımından büyümenin de eşlik etmesi konusunun yükseköğretimin en önemli gündemi haline geldiğine vurgu yapılan açıklamada, bu konuda iyi niyetli girişimler başlatılmış olsa da özellikle "Yükseköğretim Kurulu" düzeyinde son döneme kadar yeterince yol kat edilemediği ifade edildi.
"Yeni YÖK olarak kalite merkezli büyüme ve buna bağlı süreçlerin geliştirilmesi öncelikli gündemimizdir" ifadesinin kullanıldığı açıklamada, bu kapsamda yakın zamanda akademi camiasının, hatta bütün kamuoyunun da takip ettiği birçok düzenlemenin katılımcı bir yöntemle gerçekleştirildiği vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak, bu düzenlemeler girdi süreçlerimizdeki kalitenin arttırılması odaklıdır ve bu da zaten Yükseköğretim Kurulunun asli görevleri arasındadır. Şimdi ise bu yönetmelik ile çıktı kontrolü, Yükseköğretim Kurulu ile ilişkili, fakat karar alma süreçleri bağımsız ve şeffaf olacak olan Kalite Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir. Bu Kurulun üye profiline ve karar alma süreçleri ile kararlarını YÖK'e bildirirken eş zamanlı olarak kamuoyuna açıklaması yöntemine bakıldığında, bağımsız çalışacağı kolayca anlaşılacaktır.
Bu yönetmelik kapsamında konunun uzmanı akademisyenler ile diğer ilgili kurum ve kuruluşlar yanı sıra öğrenci temsilcisi de dahil ilgili bütün paydaşların katılımıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu oluşturulacak, kurumsal değerlendirme ve program akreditasyonu merkezli bir dış değerlendirme sistemi gerçekleştirilecektir. Kurumsal değerlendirme, ilgili yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve idari süreçlerini kapsayacak ve her 5 yılda bir bu gerçekleştirilecektir. Bu kurumsal değerlendirme, kurumların misyon farklılıklarını dikkate alan bir özdeğerlendirme sistematiği esasına dayanacak, bu da kurumlarımıza daha fazla özerklik ve kendi hedeflerine odaklanmayı sağlayacaktır."
Akredite programlar tercih kılavuzuna giriyor
Açıklamaya göre, program akreditasyonu YÖK tarafından değil, ilgili programa ait yeterlilikler esaslı ve tescil yetkisi verilen ajanslar tarafından gerçekleştirilecek. Program akreditasyonu zorunlu olmayacak, kurumların kendi istek ve talepleri esaslı olacak. YÖK, bu süreci teşvik etmeye yönelik olarak akredite olan programları tercih kılavuzunda belirtecek. Bu şekilde kurumsal düzeyde ve program özelinde "tekamülde devamlılık" esasına dayalı bir kalite güvencesi sisteminin oluşması hedefleniyor.
"Yönetmelik için gelen görüşlerin her biri değerlendirildi"
Yönetmeliğin hazırlanması sürecinde yurt dışı deneyimler ve örnekler, yükseköğretim sisteminden ve YÖK’ten beklentiler ve bugüne kadar yapılan çalışmalar dikkate alınarak taslak bir çalışma hazırlandı. Taslak, öncelikle Genel Kurulda ayrıntılı görüşüldü ve akabinde taslak öneri oluşturulup "askıya çıkarılarak" tüm üniversiteler ve kamuoyuyla paylaşıldı. Gelen görüşlerin her biri ayrıntılı olarak değerlendirildi ve son haline getirildi.
"Kalite Kurulu, YÖK’ten bağımsız değil, fakat ilişkili bir yapıda"
Kanuni zorunluluk gereği Kalite Kurulu, YÖK’den mutlak anlamda "tam bağımsız" değil, fakat ilişkili bir yapıda olacak. Bu olumsuz durum ise Kurulun oluşumu ve üye yapısı, karar alma süreçlerinde bağımsız olma ve en önemlisi, tespit ve önerilerini Yükseköğretim Kuruluna sunarken, eş zamanlı olarak kamuoyu ile paylaşma yöntemiyle aşıldı.
Yeni YÖK, ileriki dönemde bu bağlamda olması gerektiği şekilde, YÖK tarafından alınan kararların sonuçlarının ve eğitim öğretime katkılarının değerlendirildiği, YÖK'ten tamamen bağımsız bir Kalite Güvencesi Sisteminin oluşturulmasını hedefliyor. Ancak, mevcut şartlar dahilinde yapılması gerekenlerin bir takım engelleri bahane ederek ertelenmemesi gerektiği, her hal ve şartta yapılabilecek iyileştirme imkanının bulunduğunu düşünen YÖK, yönetmelik zemininde başlatılan bu girişimin "tedricilik" kavramı çerçevesinde ileriki dönemde kanuni düzenlemeye evrilmesinin, yükseköğretimin yararına olacağı görüşünü taşıyor. Kalite Kurulunun hayata geçmesi ile Türk yükseköğretim sisteminde yapısal bir değişimin de başlatılacağı ifade ediliyor.
Son Güncelleme: Cuma, 24 Temmuz 2015 12:39
Gösterim: 1324

