Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Türk Eğitim Sen, MEB Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline ilişkin Danıştay'a dava açtı

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'ni yargıya taşıdıklarını bildirdi.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, 4 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmeliği, hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygun görmedikleri maddelerini sendika olarak yargıya taşıdıklarını belirtti.

Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. maddesinde "il milli eğitim müdürü" ibaresinin yer almaması yönünde tesis edilen eksik düzenleme ile Temel İlkeler başlıklı 5/c maddesinde yer alan, "Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterliğin belirleyiciliği, ilkeleri esas alınır" ifadesini yargıya taşıdıklarını aktaran Koncuk, bu maddelerle birlikte Uygulama Esasları başlıklı, 8. maddesinde isteğe bağlı yer değişikliği hakkının tanınmaması yönündeki eksik düzenlemenin, 8/2. maddesindeki, "Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilir. Bu kapsamdaki yöneticilere, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih hakkı verilir. Hizmet süresine bağlı olarak kendi hizmet bölgesine veya diğer hizmet bölgelerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılan yöneticilerin bölge hizmeti süresi 7. maddenin birinci fıkrasına göre yeniden başlar. Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda Bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re'sen yapılır" şeklindeki ifadelerinin yürütmesinin durdurulmasını istediklerini kaydetti.

Koncuk, yönetmeliğin 8/3. maddesindeki, "Bu Yönetmelik kapsamında, yer değiştirme suretiyle atamalarda il milli eğitim müdür yardımcıları ilçe milli eğitim müdürlüğüne; ilçe milli eğitim müdürleri de il milli eğitim müdür yardımcılıklarına atanmak için tercihte bulunabilir. İl milli eğitim şube müdürleri il milli eğitim şube müdürlüklerine; ilçe milli eğitim şube müdürleri ise ilçe milli eğitim şube müdürlüklerine atanmak için yer değişikliği tercihinde bulunabilir" şeklindeki düzenlemeyle, Yönetmeliğin Mazerete Bağlı Yer Değiştirmeler başlıklı 9/3. maddesinde yer alan, "Eş durumuna bağlı yer değiştirmeler"  düzenlemesi ve  Atama Yapılamayacak Yerler başlıklı 11. maddesi ile İlk Defa Yapılacak Yer Değişikliği başlıklı geçici 2. maddesinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaliyle ilgili dava açtıklarını bildirdi.

> MEB Taşra Yöneticileri Yönetmeliği yargıya taşındı

Türk Eğitim Sen, MEB Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaline ilişkin Danıştay'a dava açtı

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Yöneticileri Yönetmeliği'ni yargıya taşıdıklarını bildirdi.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, 4 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmeliği, hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygun görmedikleri maddelerini sendika olarak yargıya taşıdıklarını belirtti.

Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. maddesinde "il milli eğitim müdürü" ibaresinin yer almaması yönünde tesis edilen eksik düzenleme ile Temel İlkeler başlıklı 5/c maddesinde yer alan, "Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterliğin belirleyiciliği, ilkeleri esas alınır" ifadesini yargıya taşıdıklarını aktaran Koncuk, bu maddelerle birlikte Uygulama Esasları başlıklı, 8. maddesinde isteğe bağlı yer değişikliği hakkının tanınmaması yönündeki eksik düzenlemenin, 8/2. maddesindeki, "Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilir. Bu kapsamdaki yöneticilere, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih hakkı verilir. Hizmet süresine bağlı olarak kendi hizmet bölgesine veya diğer hizmet bölgelerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılan yöneticilerin bölge hizmeti süresi 7. maddenin birinci fıkrasına göre yeniden başlar. Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda Bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re'sen yapılır" şeklindeki ifadelerinin yürütmesinin durdurulmasını istediklerini kaydetti.

Koncuk, yönetmeliğin 8/3. maddesindeki, "Bu Yönetmelik kapsamında, yer değiştirme suretiyle atamalarda il milli eğitim müdür yardımcıları ilçe milli eğitim müdürlüğüne; ilçe milli eğitim müdürleri de il milli eğitim müdür yardımcılıklarına atanmak için tercihte bulunabilir. İl milli eğitim şube müdürleri il milli eğitim şube müdürlüklerine; ilçe milli eğitim şube müdürleri ise ilçe milli eğitim şube müdürlüklerine atanmak için yer değişikliği tercihinde bulunabilir" şeklindeki düzenlemeyle, Yönetmeliğin Mazerete Bağlı Yer Değiştirmeler başlıklı 9/3. maddesinde yer alan, "Eş durumuna bağlı yer değiştirmeler"  düzenlemesi ve  Atama Yapılamayacak Yerler başlıklı 11. maddesi ile İlk Defa Yapılacak Yer Değişikliği başlıklı geçici 2. maddesinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptaliyle ilgili dava açtıklarını bildirdi.

Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 11:24

Gösterim: 1634

Türkiye’nin doğu bölgelerinde öğretmen açığının giderek artması nedeniyle hükümetin yeni bir önlem paketini hayata geçirmeye hazırlandığı belirtildi. Yapılacak yeni düzenlemeyle,  Doğu'ya gidene fazla maaş, kira parası veya lojman verilecek.

Türkiye Gazetesi'de çıkan habere göre, son dönemde 7 bin öğretmen bir anda tayin isteğinde bulununca Doğu'da öğretmen açığının oluştuğu ve bunun üzerine hükümetin, Doğu ve Güneydoğu'daki öğretmen açığını kapatmak için formül arayışına girdiği belirtildi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve bölge milletvekilleri bir toplantı yaparak öğretmen problemini masaya yatırdı.

Toplantı ile bilgi veren AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, "7 bin öğretmen bir anda tayinini isteyince sıkıntı çıktı. Yerlerine gelenlerin sayısı da çok az. Eş durumundan tayinlerde bile öğretmenler eşleri ile Doğu'ya gitmiyor. Öğretmenin gittiği yeri cazip hale getirmemiz lazım. Yoksa gelen gidiyor" dedi. İlk etapta öğretmenlerin maddi imkanlarının artırılmasına yönelik çalışma yapılacağının altını çizen Yavilioğlu, şu bilgileri verdi:

"Doğu'ya giden öğretmenlere daha fazla maaş ve çeşitli yan ödenekler gibi imkanlar sağlanacak. Bedava lojman tahsisinden kiralık evde oturmak isteyenlere de kirasının tamamının verilmesi gibi imkanlar getirilecek".

İlgili bakanlıkların bu konuda mutabık kaldıkları öğrenilirken, getirilecek başka imkanlar ise paket netleştiğinde ortaya çıkacak.

Kaynak: Türkiye

> Doğu’ya giden öğretmene yeni imkanlar

Türkiye’nin doğu bölgelerinde öğretmen açığının giderek artması nedeniyle hükümetin yeni bir önlem paketini hayata geçirmeye hazırlandığı belirtildi. Yapılacak yeni düzenlemeyle,  Doğu'ya gidene fazla maaş, kira parası veya lojman verilecek.

Türkiye Gazetesi'de çıkan habere göre, son dönemde 7 bin öğretmen bir anda tayin isteğinde bulununca Doğu'da öğretmen açığının oluştuğu ve bunun üzerine hükümetin, Doğu ve Güneydoğu'daki öğretmen açığını kapatmak için formül arayışına girdiği belirtildi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve bölge milletvekilleri bir toplantı yaparak öğretmen problemini masaya yatırdı.

Toplantı ile bilgi veren AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, "7 bin öğretmen bir anda tayinini isteyince sıkıntı çıktı. Yerlerine gelenlerin sayısı da çok az. Eş durumundan tayinlerde bile öğretmenler eşleri ile Doğu'ya gitmiyor. Öğretmenin gittiği yeri cazip hale getirmemiz lazım. Yoksa gelen gidiyor" dedi. İlk etapta öğretmenlerin maddi imkanlarının artırılmasına yönelik çalışma yapılacağının altını çizen Yavilioğlu, şu bilgileri verdi:

"Doğu'ya giden öğretmenlere daha fazla maaş ve çeşitli yan ödenekler gibi imkanlar sağlanacak. Bedava lojman tahsisinden kiralık evde oturmak isteyenlere de kirasının tamamının verilmesi gibi imkanlar getirilecek".

İlgili bakanlıkların bu konuda mutabık kaldıkları öğrenilirken, getirilecek başka imkanlar ise paket netleştiğinde ortaya çıkacak.

Kaynak: Türkiye

Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 10:47

Gösterim: 1254

Aile ve sosyal Politikalar Bakanı Şahin, Türkiye'de 22 bin internet kafe bulunduğunu ve internet kafelerin günlük kullanıcı sayısının ise en az 5 milyon olduğunu vurgulayarak, internet kafelerin fiziki şartları ve hizmetleri konusunda standartlar getireceklerini ve yeni bir dönem başlatacaklarını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, İstanbul, Ankara ve Diyarbakır internet kafe oda başkanlarını Bakanlıkta kabul etti. Bilgi ve teknoloji çağında bütün sınırların kalktığını belirten Şahin, yeni bir dünya düzeninde herkese düşenin çocukları ve gençleri yarınlara hazırlamak olduğunu söyledi.

Çocuk ve gençlerin yarınlara hazırlanabilmesi için bireylerin, toplumun ve devletin her alanda kendine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Şahin, bilgi ve teknoloji çağının zararlarını en aza indirecek çalışmaların da sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Çalışmalara tüm kesimlerin katılmasının önemine işaret eden Şahin, çocuğun yüksek menafaatini gözeten aile dostu sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini anlattı.

İnternet kafelerin müdürleri eğitilecek

Bakan Şahin, Türkiye'de 22 bin internet kafe bulunduğunu ve internet kafelerin günlük kullanıcı sayısının ise en az 5 milyon olduğunu vurgulayarak, internet kafelerin fiziki şartları ve hizmetleri konusunda standartlar getireceklerini ve yeni bir dönem başlatacaklarını bildirdi.

İnternet kafelere ilişkin kendi eylem planlarını oluşturdukları, bu plan içerisinde özellikle 22 bin internet kafenin sorumlu müdürleri ve görevlilerinin bulunduğunu anlatan Bakan Şahin, "Biz, bunların eğitici eğitiminin hızlı bir şekilde yapılması gerektiğini ve onların özellikle çocuklarımızın, ergen profilinin, onların bilmesi gerektiği noktada sivil toplumla akademik dünyayla beraber onları hızlı bir şekilde eğitici eğitimine alacağız" diye konuştu.

Ayrıca, 23 modülde aile eğitim programları başlattıklarını, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bu çalışıldığına değinen Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dijital okur yazarlık' dediğimiz kısmı da buna ilave yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığında medya okur yazarlığı dersinin içerisine de dijital okur yazarlığın ihtisaslaşacağı ve Talim Terbiye'nin de bu müfredata göre güncelleneceği bir çalışmanın yapılması için ilgili bakanlıkla da çalışmaya başladık. Dijital okuryazarlığı artırır ve güçlendirirken en önemli şeyimiz araştırma ve geliştirme. Buradaki tüketicilerin, hizmet alan bireylerin profilleri nelerdir. Burada alınan hizmetlerden dolayı araştırmalar bize neyi göstermektedir, talepler nelerdir ve etki analizleri bize neyi hedeflemektedir. Bununla alakalı da Bakanlık olarak bir araştırma yapacağız. Sertifikasyona geçip, internet kafelerin daha iyi internet kafelere dönüştürüleceği, markalaşacağı bir sistemi ve özellikle yaş gruplarına göre oyunların eşleştirildiği, sertifikasyon ve barkod sistemine geçilen bir sistemi hayata geçireceğiz.

Bunları çok çok önemsiyoruz. Küçük yaşta daha çok şiddet içeren veya daha küçük yaşta cinsel içerikli oyunların hizmet verildiği noktadan çıkarılması için her yaş grubu için nasıl bir sistem getirmemiz gerekiyor. Nasıl bir sertifikasyona geçeceğiz, nasıl bir barkod sistemi oluşturacağız, akademik dünya ile altyapısını çalışıyoruz. Sınıflandırmayı yaptığımız zaman bugün hiçbir ailenin, annenin babanın, çocuğu internet kafeye gittiği zaman 'acaba ne izliyor, acaba noluyor' dediği bir endişenin olmasını istemiyoruz."

Bakanlık olarak en temel görevlerinin toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalığının artırılması olduğunu vurgulayan Şahin, internet kafelerle ilgili kamu spotları da hazırlanacağını ifade etti. Kuşaklararası çatışmanın teknolojik ayrışma ile orantılı olduğuna işaret eden Şahin, 45 yaş üstü ile 45 yaş altının internetten yararlanma oranının çok farklı olduğunu dile getirdi.

Ankara İnternet Kafe Odaları Başkanı Önder Kaplan da doğru internet kafe modelini oluşturmak istediklerini belirterek, internet kafelerin 'çocuk' demek olduğunu söyledi. Çocukları doğru internet kafeye göndermek istediklerini anlatan kaplan, "Evlerdeki bilgisayarlar, internet kafelerdeki bilgisayarlardan daha tehlikeli" dedi.

Bakan Şahin cinsel taciz davaları ile ilgili sorulara cevap verdi

Bakan Şahin, bir gazetecinin cinsel taciz davalarında zanlıların serbest bırakıldığını ve zanlıların tutuksuz yargılandığını belirterek, "Yargılama konusunda sizinde bir şikayetiniz var mı? Davalara müdahilsiniz ama sizce bu yeterli mi, daha aktif bir rol almayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki sorusu üzerine, 2 yıl önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulduğu zaman bu davaların hiçbirine müdahil olmadıklarını, 6284 sayılı yasa ile müdahil olma hakkını elde ettiklerini anımsattı. Bakanlık olarak 128 davaya müdahil olduklarını ve 6 davada da en üst düzeyde ceza alınmasını sağladıklarına dikkati çeken Şahin, TCK'nın değiştirildiğini, kadınların ve çocukların ihmal ve istismarına yönelik cezaların artırıldığını dile getirdi.

Bakanlık olarak konunun takipçisi olduklarına dikkati çeken Şahin, aile mahkemesi hakimlerinin toplumun adına, toplumun vicdanı adına karar verdiklerini söyledi. Bu tür olaylarda toplum vicdanının çok rahatsız olduğunu dile getiren Şahin, "Biz de onların adına müdahil oluyoruz ve birçok davada tutuklu yargılanmaların kararını da çıkarmayı başardık. Burada daha da keskin bir hüküm gerekiyorsa bu konuda hükümetimiz, Başbakanımız ne yapılması gerekiyorsa yapılması talimatını vermiştir" dedi.

> İnternet kafelere yeni düzenleme geliyor

Aile ve sosyal Politikalar Bakanı Şahin, Türkiye'de 22 bin internet kafe bulunduğunu ve internet kafelerin günlük kullanıcı sayısının ise en az 5 milyon olduğunu vurgulayarak, internet kafelerin fiziki şartları ve hizmetleri konusunda standartlar getireceklerini ve yeni bir dönem başlatacaklarını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, İstanbul, Ankara ve Diyarbakır internet kafe oda başkanlarını Bakanlıkta kabul etti. Bilgi ve teknoloji çağında bütün sınırların kalktığını belirten Şahin, yeni bir dünya düzeninde herkese düşenin çocukları ve gençleri yarınlara hazırlamak olduğunu söyledi.

Çocuk ve gençlerin yarınlara hazırlanabilmesi için bireylerin, toplumun ve devletin her alanda kendine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Şahin, bilgi ve teknoloji çağının zararlarını en aza indirecek çalışmaların da sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Çalışmalara tüm kesimlerin katılmasının önemine işaret eden Şahin, çocuğun yüksek menafaatini gözeten aile dostu sistemlerin geliştirilmesi gerektiğini anlattı.

İnternet kafelerin müdürleri eğitilecek

Bakan Şahin, Türkiye'de 22 bin internet kafe bulunduğunu ve internet kafelerin günlük kullanıcı sayısının ise en az 5 milyon olduğunu vurgulayarak, internet kafelerin fiziki şartları ve hizmetleri konusunda standartlar getireceklerini ve yeni bir dönem başlatacaklarını bildirdi.

İnternet kafelere ilişkin kendi eylem planlarını oluşturdukları, bu plan içerisinde özellikle 22 bin internet kafenin sorumlu müdürleri ve görevlilerinin bulunduğunu anlatan Bakan Şahin, "Biz, bunların eğitici eğitiminin hızlı bir şekilde yapılması gerektiğini ve onların özellikle çocuklarımızın, ergen profilinin, onların bilmesi gerektiği noktada sivil toplumla akademik dünyayla beraber onları hızlı bir şekilde eğitici eğitimine alacağız" diye konuştu.

Ayrıca, 23 modülde aile eğitim programları başlattıklarını, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bu çalışıldığına değinen Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dijital okur yazarlık' dediğimiz kısmı da buna ilave yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığında medya okur yazarlığı dersinin içerisine de dijital okur yazarlığın ihtisaslaşacağı ve Talim Terbiye'nin de bu müfredata göre güncelleneceği bir çalışmanın yapılması için ilgili bakanlıkla da çalışmaya başladık. Dijital okuryazarlığı artırır ve güçlendirirken en önemli şeyimiz araştırma ve geliştirme. Buradaki tüketicilerin, hizmet alan bireylerin profilleri nelerdir. Burada alınan hizmetlerden dolayı araştırmalar bize neyi göstermektedir, talepler nelerdir ve etki analizleri bize neyi hedeflemektedir. Bununla alakalı da Bakanlık olarak bir araştırma yapacağız. Sertifikasyona geçip, internet kafelerin daha iyi internet kafelere dönüştürüleceği, markalaşacağı bir sistemi ve özellikle yaş gruplarına göre oyunların eşleştirildiği, sertifikasyon ve barkod sistemine geçilen bir sistemi hayata geçireceğiz.

Bunları çok çok önemsiyoruz. Küçük yaşta daha çok şiddet içeren veya daha küçük yaşta cinsel içerikli oyunların hizmet verildiği noktadan çıkarılması için her yaş grubu için nasıl bir sistem getirmemiz gerekiyor. Nasıl bir sertifikasyona geçeceğiz, nasıl bir barkod sistemi oluşturacağız, akademik dünya ile altyapısını çalışıyoruz. Sınıflandırmayı yaptığımız zaman bugün hiçbir ailenin, annenin babanın, çocuğu internet kafeye gittiği zaman 'acaba ne izliyor, acaba noluyor' dediği bir endişenin olmasını istemiyoruz."

Bakanlık olarak en temel görevlerinin toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalığının artırılması olduğunu vurgulayan Şahin, internet kafelerle ilgili kamu spotları da hazırlanacağını ifade etti. Kuşaklararası çatışmanın teknolojik ayrışma ile orantılı olduğuna işaret eden Şahin, 45 yaş üstü ile 45 yaş altının internetten yararlanma oranının çok farklı olduğunu dile getirdi.

Ankara İnternet Kafe Odaları Başkanı Önder Kaplan da doğru internet kafe modelini oluşturmak istediklerini belirterek, internet kafelerin 'çocuk' demek olduğunu söyledi. Çocukları doğru internet kafeye göndermek istediklerini anlatan kaplan, "Evlerdeki bilgisayarlar, internet kafelerdeki bilgisayarlardan daha tehlikeli" dedi.

Bakan Şahin cinsel taciz davaları ile ilgili sorulara cevap verdi

Bakan Şahin, bir gazetecinin cinsel taciz davalarında zanlıların serbest bırakıldığını ve zanlıların tutuksuz yargılandığını belirterek, "Yargılama konusunda sizinde bir şikayetiniz var mı? Davalara müdahilsiniz ama sizce bu yeterli mi, daha aktif bir rol almayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki sorusu üzerine, 2 yıl önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulduğu zaman bu davaların hiçbirine müdahil olmadıklarını, 6284 sayılı yasa ile müdahil olma hakkını elde ettiklerini anımsattı. Bakanlık olarak 128 davaya müdahil olduklarını ve 6 davada da en üst düzeyde ceza alınmasını sağladıklarına dikkati çeken Şahin, TCK'nın değiştirildiğini, kadınların ve çocukların ihmal ve istismarına yönelik cezaların artırıldığını dile getirdi.

Bakanlık olarak konunun takipçisi olduklarına dikkati çeken Şahin, aile mahkemesi hakimlerinin toplumun adına, toplumun vicdanı adına karar verdiklerini söyledi. Bu tür olaylarda toplum vicdanının çok rahatsız olduğunu dile getiren Şahin, "Biz de onların adına müdahil oluyoruz ve birçok davada tutuklu yargılanmaların kararını da çıkarmayı başardık. Burada daha da keskin bir hüküm gerekiyorsa bu konuda hükümetimiz, Başbakanımız ne yapılması gerekiyorsa yapılması talimatını vermiştir" dedi.

Son Güncelleme: Perşembe, 18 Temmuz 2013 17:31

Gösterim: 1308

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Alevisiyle, Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok" dedi.

Avcı, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı'nın Büyükdere Mahallesi Cem Evi önünde gerçekleştirdiği, "Azerbaycan Bakü" gecesine katılarak, vatandaşlarla iftar yaptı.  

Tiyatrocu Ahmet Yenilmez'in sorularını cevaplayan Bakan Avcı, Türk Dünyası Kültür Başkentliği kavramının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2011 yılında Eskişehir'de düzenlediği büyük mitingdeki vaadi olduğunu anımsatarak, "Çok şükür Sayın Başbakanımızın Eskişehir'e ve Türk dünyasına vaad ettiği bu büyük etkinlik Eskişehirimize kazandırılmış oldu. İnşallah bu vesileyle Eskişehir, Türk dünyasını daha iyi tanıyacak, Türk dünyası ve bütün dünya da Eskişehir'i daha iyi tanıyacak" diye konuştu.

Yenilmez'in "Türkçemiz ve Türk kültürünün geliştirilmesi noktasında neler düşünülüyor?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Avcı, şöyle devam etti:

"Biz bakanlık olarak, Türkçe'nin, İstanbul Türkçesi'nin tüm Türk dünyasında okunabilmesi, konuşulabilmesi, duyulabilmesi için pek çok programı uygulamaya koyduk. Ayrıca UNESCO üzerinden de Türk dünyasında iletişim ortaklığı oluşturmaya yönelik pek çok projeler geliştirildi. Önce dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik.. bunları gerçekleştirebilmemiz için birbirimizi iyi anlamamız lazım. Onun için tanış olup, işi kolay kılmamız lazım. Eskişehir Kültür Başkenti tüm bunların kapısını tutuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün Türk cumhuriyetleriyle ortak tarihimizi ve kültürümüzü çocuklarımıza öğretebilmek birlikte projeler geliştiriyoruz. Saflarımızı daha çok bölgesel ve mahalli olmaktan çıkartıp, tüm Türk dünyasını içine alacak şekilde yer vermeye çalışıyoruz. İlerde bütün çocuklarımız, Türk dünyasında Kazakistan'dan Saraybosna'ya kadar, birbirlerini daha iyi tanıyıp, daha çok sevecekler. Türk Dünyası Kültür Başkentliği projelerinde önceliğin çocuklarımıza yönelik olmasının nedeni bu."

UNESCO tarafından 2013 yılının Seyit Yahya Bakuvi yılı seçildiğini hatırlatan Avcı, bununla ilgili Bakü, Eskişehir, Kastamonu ve Kafkas Üniversitesinde sempozyum yapacaklarını açıklayarak, "Anadoluyu vatan bulan tüm erenlerimizin sesleri buralarda yankılanacak" ifadelerini kullandı.

İftarın ardından, gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın Alevilere yönelik sözlerine ilişkin soruları yanıtlayan Avcı, şunları kaydetti:

"Çok güzel bir gece oldu. Hep birlikte, birlik, beraberlik, kardeşlik içinde bu akşam güzel bir iftar ettik. Alevisiyle Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok. Başbakan da onu söylemiş zaten."

Programa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca ve Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, Eskişehir Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı İrfan Çetinkaya ve çok sayıda vatandaş katıldı.

> Avcı, Başbakan’ın Alevilik ile ilgili sözlerini değerlendirdi

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Alevisiyle, Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok" dedi.

Avcı, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı'nın Büyükdere Mahallesi Cem Evi önünde gerçekleştirdiği, "Azerbaycan Bakü" gecesine katılarak, vatandaşlarla iftar yaptı.  

Tiyatrocu Ahmet Yenilmez'in sorularını cevaplayan Bakan Avcı, Türk Dünyası Kültür Başkentliği kavramının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2011 yılında Eskişehir'de düzenlediği büyük mitingdeki vaadi olduğunu anımsatarak, "Çok şükür Sayın Başbakanımızın Eskişehir'e ve Türk dünyasına vaad ettiği bu büyük etkinlik Eskişehirimize kazandırılmış oldu. İnşallah bu vesileyle Eskişehir, Türk dünyasını daha iyi tanıyacak, Türk dünyası ve bütün dünya da Eskişehir'i daha iyi tanıyacak" diye konuştu.

Yenilmez'in "Türkçemiz ve Türk kültürünün geliştirilmesi noktasında neler düşünülüyor?" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Avcı, şöyle devam etti:

"Biz bakanlık olarak, Türkçe'nin, İstanbul Türkçesi'nin tüm Türk dünyasında okunabilmesi, konuşulabilmesi, duyulabilmesi için pek çok programı uygulamaya koyduk. Ayrıca UNESCO üzerinden de Türk dünyasında iletişim ortaklığı oluşturmaya yönelik pek çok projeler geliştirildi. Önce dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik.. bunları gerçekleştirebilmemiz için birbirimizi iyi anlamamız lazım. Onun için tanış olup, işi kolay kılmamız lazım. Eskişehir Kültür Başkenti tüm bunların kapısını tutuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütün Türk cumhuriyetleriyle ortak tarihimizi ve kültürümüzü çocuklarımıza öğretebilmek birlikte projeler geliştiriyoruz. Saflarımızı daha çok bölgesel ve mahalli olmaktan çıkartıp, tüm Türk dünyasını içine alacak şekilde yer vermeye çalışıyoruz. İlerde bütün çocuklarımız, Türk dünyasında Kazakistan'dan Saraybosna'ya kadar, birbirlerini daha iyi tanıyıp, daha çok sevecekler. Türk Dünyası Kültür Başkentliği projelerinde önceliğin çocuklarımıza yönelik olmasının nedeni bu."

UNESCO tarafından 2013 yılının Seyit Yahya Bakuvi yılı seçildiğini hatırlatan Avcı, bununla ilgili Bakü, Eskişehir, Kastamonu ve Kafkas Üniversitesinde sempozyum yapacaklarını açıklayarak, "Anadoluyu vatan bulan tüm erenlerimizin sesleri buralarda yankılanacak" ifadelerini kullandı.

İftarın ardından, gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın Alevilere yönelik sözlerine ilişkin soruları yanıtlayan Avcı, şunları kaydetti:

"Çok güzel bir gece oldu. Hep birlikte, birlik, beraberlik, kardeşlik içinde bu akşam güzel bir iftar ettik. Alevisiyle Sünnisiyle biz muharremde de birlikteydik, ramazanda da birlikteyiz. Aramızda ayrılık gayrılık yok. Başbakan da onu söylemiş zaten."

Programa, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Salih Koca ve Ülker Can, Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı, Eskişehir Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı İrfan Çetinkaya ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Son Güncelleme: Cuma, 19 Temmuz 2013 09:16

Gösterim: 1334

Türkiye’de üstün zekâlı çocukların eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu, 4+4+4’e göre “ilkokul” oldu

Habertürk’te yer alan habere göre, Türkiye’de üstün zekâlı çocukların eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu, 4+4+4’e göre “ilkokul” oldu

Eğitimi kademeli ilkokul, ortaokul ve lise olarak 4’er yıla bölen 4+4+4 eğitim yasası “üstün zekâlı çocukları” vurdu. Bu çocukların diğerleriyle birlikte aynı sınıflarda özel eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu olan Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu’nda İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Üstün Zekâlılar Ana Bilim Dalı’yla birlikte yürütülen “özel eğitim” protokolü sonlandırıldı.

Yarısı üstün zekâlı 361 öğrencinin okuduğu okul ilkokul oldu ve artık adrese dayalı öğrenci alınacak. Bu yıl 5. sınıfa geçen 48 çocuk kendilerine başka bir “ortaokul” bulacak. Veli ve öğrenciler “Okulumuza dokunma” kampanyası başlattı.

Özel protokol bitti

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İÜ Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi’nin protokolüyle 2002’de okulda “Üstün Zekâlıların Eğitimi Projesi” başlatıldı. Projede 6-14 yaş grubundaki üstün zekâlı çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gereksinimlerini karşılayacak eğitim veriliyordu.

Her 3 yılda bir yenilenen protokolü bu yıl MEB yenilemedi ve okulu ilkokul yaptı. Bu yıl 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören öğrenciler mezun olana kadar okulda kalacak ama “özel eğitim” almayacak. Ancak geçen yıl 4. sınıfı bitirip 5’e geçen 24’ü  üstün zekâlı 48 çocuk başka bir ortaokulda eğitimini sürdürecek. 4.sınıfı bitiren her öğrenci “normal” okullara gidecek.

‘Ne olacaklar?’

Her yıl 24’ü üstün zekâlı toplam 48 öğrencinin okula alındığını anlatan veliler, “Aynı sınıflarda eğitim görüyorlardı. Bu yıl 4. sınıfı bitirenlerin okulda kalamayacakları söylendi. 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyanlar mezun olana kadar okulda kalacak ama özel eğitim yok. Kazanılmış hakkımızı elimizden aldılar” dedi.

Daha büyük proje hazırlanıyor

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, bakanlıktan henüz bir tebligat gelmediğini, okulun ilkokul

olduğunu ve artık adrese dayalı öğrenci alınacağı için de özel bir eğitim olmayacağını söyledi. Yıldız, “Her yıl alınan 48 öğrencinin 24’ü üstün zekâlıydı. Onlara sınav yapılıyordu. Müracaat çok olunca aralarından kura

çekiliyordu. Bakanlık sadece 24 öğrenci için değil, nüfusun yüzde 2.5 oranındaki tüm üstün zekâlılar için daha büyük projeler, stratejik planlar hazırlıyor” dedi.

Kaynak Habertürk

> Üstün zekalı öğrenciler okulsuz kaldı!

Türkiye’de üstün zekâlı çocukların eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu, 4+4+4’e göre “ilkokul” oldu

Habertürk’te yer alan habere göre, Türkiye’de üstün zekâlı çocukların eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu, 4+4+4’e göre “ilkokul” oldu

Eğitimi kademeli ilkokul, ortaokul ve lise olarak 4’er yıla bölen 4+4+4 eğitim yasası “üstün zekâlı çocukları” vurdu. Bu çocukların diğerleriyle birlikte aynı sınıflarda özel eğitim aldığı tek devlet ilköğretim okulu olan Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu’nda İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Üstün Zekâlılar Ana Bilim Dalı’yla birlikte yürütülen “özel eğitim” protokolü sonlandırıldı.

Yarısı üstün zekâlı 361 öğrencinin okuduğu okul ilkokul oldu ve artık adrese dayalı öğrenci alınacak. Bu yıl 5. sınıfa geçen 48 çocuk kendilerine başka bir “ortaokul” bulacak. Veli ve öğrenciler “Okulumuza dokunma” kampanyası başlattı.

Özel protokol bitti

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İÜ Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi’nin protokolüyle 2002’de okulda “Üstün Zekâlıların Eğitimi Projesi” başlatıldı. Projede 6-14 yaş grubundaki üstün zekâlı çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gereksinimlerini karşılayacak eğitim veriliyordu.

Her 3 yılda bir yenilenen protokolü bu yıl MEB yenilemedi ve okulu ilkokul yaptı. Bu yıl 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören öğrenciler mezun olana kadar okulda kalacak ama “özel eğitim” almayacak. Ancak geçen yıl 4. sınıfı bitirip 5’e geçen 24’ü  üstün zekâlı 48 çocuk başka bir ortaokulda eğitimini sürdürecek. 4.sınıfı bitiren her öğrenci “normal” okullara gidecek.

‘Ne olacaklar?’

Her yıl 24’ü üstün zekâlı toplam 48 öğrencinin okula alındığını anlatan veliler, “Aynı sınıflarda eğitim görüyorlardı. Bu yıl 4. sınıfı bitirenlerin okulda kalamayacakları söylendi. 6, 7 ve 8. sınıflarda okuyanlar mezun olana kadar okulda kalacak ama özel eğitim yok. Kazanılmış hakkımızı elimizden aldılar” dedi.

Daha büyük proje hazırlanıyor

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, bakanlıktan henüz bir tebligat gelmediğini, okulun ilkokul

olduğunu ve artık adrese dayalı öğrenci alınacağı için de özel bir eğitim olmayacağını söyledi. Yıldız, “Her yıl alınan 48 öğrencinin 24’ü üstün zekâlıydı. Onlara sınav yapılıyordu. Müracaat çok olunca aralarından kura

çekiliyordu. Bakanlık sadece 24 öğrenci için değil, nüfusun yüzde 2.5 oranındaki tüm üstün zekâlılar için daha büyük projeler, stratejik planlar hazırlıyor” dedi.

Kaynak Habertürk

Son Güncelleme: Perşembe, 18 Temmuz 2013 13:45

Gösterim: 2015


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.