Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dün TBMM Genel Kurul'da görüşülen ve kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı"na ilişkin kabul edilen maddeler arasında Mili Eğitim Bakanlığı için de bir madde bulunduğunu belirterek, "Haziranda yaptığımız sınavlarla ilgili varsa yargıya gitmek isteyenler buyursun gitsinler ama mahkemelerde 45 gün içerisinde işi sonuçlandırsın ki çocuklarımız okullarına başlamadan önce nihai yargı kararını alalım ve uygulayalım. Onun için dün öyle bir yasa maddesini meclisimiz kabul etti" dedi.
Bakan Avcı, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı'yı ziyaretinde yaptığı konuşmada, son 12 yılda AK Parti hükümeti döneminde, başka pek çok il gibi Bilecik'inde geçmiş yılların ihmallerinden kaynaklanan açıkları kapatmak için ciddi bir mesafe aldığını ve daha da alacağını söyledi.
AK Parti'nin iktidara geldiği zaman 8 yaşında olan çocukların bugün oy kullanma çağına geldiğini dile getiren Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Bu çocuklar, gençler, bundan öncesini bilmiyorlar. 2002, 2003'den önce yollar, hastaneler, okullar ne durumdaydı, bunları gençler bilmiyorlar. Onları yaşamadılar. Onları biz yaşadık. gençlerimiz çok şükür o günleri yaşamadılar, bundan sonra da yaşamasınlar. Ama, Gülümbe rampasının da her zaman böyle güzel olmadığını onlar bilsinler. Onlara bunu başa kakmadan, güzel, güzel anlatmamız lazım. AK Parti'nin sağlık, ulaşım, güvenlik, adalet, eğitim de ne yaptığını Bilecik'te, Pazaryeri'nde, Bozüyük'te ne yaptığını tane, tane, bıkmadan usanmadan anlatmamız gerekiyor. Bilecik eğitim bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde. Biz üniversiteye giriş başarı sıralaması uygulamasında illerimizin durumlarını açıklamıyoruz. 'İller arasında gereksiz bir rekabet duygusuna yol açmasın' diye. Açıklamamamızın bir sebebi daha var. Son üniversiteye giriş sıralamalarında Milli Eğitim Bakanı olarak açıkladığınız taktirde insanlarımız, ya ne oluyor diyeceği Bilecik ve Eskişehir çok üst sıralarda yer aldı. Onun için açıklamadık, yanlış anlaşılır diye ama çok şükür Bilecik üniversite girişlerinde çok iyi durumda, eğitim alt yapısında da çok iyi durumda."
Dün TBMM'de, kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın kabul edilen maddeleri arasında Mili Eğitim Bakanlığı için bir madde bulunduğunu ve bunun kabul edildiğini anlatan Bakan Avcı, şu ifadeleri kullandı:
"Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve ÖSYM'nin yaptığı sınavların mahkeme süreci ile ilgili bir maddeydi. Biliyorsunuz daha önce haziran ayında yaptığımız 6 ay sonra çocuklar okula başladıktan sonra yürütmeyi durdurma kararı verildi, benzer süreçleri başka sınavlar ile ilgili ortalığı karıştırmak için bunu iyi bir araç olarak değerlendiriyorlar onun için bir yasal düzenleme yapıyoruz. Bundan sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı sınavlarla ilgili eğer mahkemeye müracaat edilecekse 10 gün içinde müracaat edilsin, mahkeme belli bir süre içerisinde esastan görüşerek karar versin."
"Temyiz süresini 15 gün de sınırlandıralım"
"Yürütmeyi durdurma kararı verirse, Milli Eğitim Bakanlığı olarak işi uzatmamak için itiraz etmeyeceğiz" diyen Bakan Avcı, şöyle devam etti:
"Temyiz süresini de 15 gün de sınırlandıralım. Böylece haziranda yaptığımız sınavlarla ilgili varsa yargıya gitmek isteyenler buyursun gitsinler ama mahkemelerde 45 gün içerisinde işi sonuçlandırsın ki çocuklarımız okullarına başlamadan önce nihai yargı kararını alalım ve uygulayalım. Onun için dün öyle bir yasa maddesini meclisimiz (TBMM) kabul etti. İnşallah önümüzdeki dönemde artık, mahkemeler üzerinden velileri, milyonlarca öğrenciyi tedirgin etmeye yönelik tezgahları da böylece inşallah boşa çıkarmış olacağız."
Bakan Avcı'ya ziyarette AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz eşlik etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dün TBMM Genel Kurul'da görüşülen ve kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı"na ilişkin kabul edilen maddeler arasında Mili Eğitim Bakanlığı için de bir madde bulunduğunu belirterek, "Haziranda yaptığımız sınavlarla ilgili varsa yargıya gitmek isteyenler buyursun gitsinler ama mahkemelerde 45 gün içerisinde işi sonuçlandırsın ki çocuklarımız okullarına başlamadan önce nihai yargı kararını alalım ve uygulayalım. Onun için dün öyle bir yasa maddesini meclisimiz kabul etti" dedi.
Bakan Avcı, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı'yı ziyaretinde yaptığı konuşmada, son 12 yılda AK Parti hükümeti döneminde, başka pek çok il gibi Bilecik'inde geçmiş yılların ihmallerinden kaynaklanan açıkları kapatmak için ciddi bir mesafe aldığını ve daha da alacağını söyledi.
AK Parti'nin iktidara geldiği zaman 8 yaşında olan çocukların bugün oy kullanma çağına geldiğini dile getiren Bakan Avcı, şöyle konuştu:
"Bu çocuklar, gençler, bundan öncesini bilmiyorlar. 2002, 2003'den önce yollar, hastaneler, okullar ne durumdaydı, bunları gençler bilmiyorlar. Onları yaşamadılar. Onları biz yaşadık. gençlerimiz çok şükür o günleri yaşamadılar, bundan sonra da yaşamasınlar. Ama, Gülümbe rampasının da her zaman böyle güzel olmadığını onlar bilsinler. Onlara bunu başa kakmadan, güzel, güzel anlatmamız lazım. AK Parti'nin sağlık, ulaşım, güvenlik, adalet, eğitim de ne yaptığını Bilecik'te, Pazaryeri'nde, Bozüyük'te ne yaptığını tane, tane, bıkmadan usanmadan anlatmamız gerekiyor. Bilecik eğitim bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde. Biz üniversiteye giriş başarı sıralaması uygulamasında illerimizin durumlarını açıklamıyoruz. 'İller arasında gereksiz bir rekabet duygusuna yol açmasın' diye. Açıklamamamızın bir sebebi daha var. Son üniversiteye giriş sıralamalarında Milli Eğitim Bakanı olarak açıkladığınız taktirde insanlarımız, ya ne oluyor diyeceği Bilecik ve Eskişehir çok üst sıralarda yer aldı. Onun için açıklamadık, yanlış anlaşılır diye ama çok şükür Bilecik üniversite girişlerinde çok iyi durumda, eğitim alt yapısında da çok iyi durumda."
Dün TBMM'de, kamuoyunda "Torba Kanun Tasarısı" olarak bilinen İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın kabul edilen maddeleri arasında Mili Eğitim Bakanlığı için bir madde bulunduğunu ve bunun kabul edildiğini anlatan Bakan Avcı, şu ifadeleri kullandı:
"Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve ÖSYM'nin yaptığı sınavların mahkeme süreci ile ilgili bir maddeydi. Biliyorsunuz daha önce haziran ayında yaptığımız 6 ay sonra çocuklar okula başladıktan sonra yürütmeyi durdurma kararı verildi, benzer süreçleri başka sınavlar ile ilgili ortalığı karıştırmak için bunu iyi bir araç olarak değerlendiriyorlar onun için bir yasal düzenleme yapıyoruz. Bundan sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı sınavlarla ilgili eğer mahkemeye müracaat edilecekse 10 gün içinde müracaat edilsin, mahkeme belli bir süre içerisinde esastan görüşerek karar versin."
"Temyiz süresini 15 gün de sınırlandıralım"
"Yürütmeyi durdurma kararı verirse, Milli Eğitim Bakanlığı olarak işi uzatmamak için itiraz etmeyeceğiz" diyen Bakan Avcı, şöyle devam etti:
"Temyiz süresini de 15 gün de sınırlandıralım. Böylece haziranda yaptığımız sınavlarla ilgili varsa yargıya gitmek isteyenler buyursun gitsinler ama mahkemelerde 45 gün içerisinde işi sonuçlandırsın ki çocuklarımız okullarına başlamadan önce nihai yargı kararını alalım ve uygulayalım. Onun için dün öyle bir yasa maddesini meclisimiz (TBMM) kabul etti. İnşallah önümüzdeki dönemde artık, mahkemeler üzerinden velileri, milyonlarca öğrenciyi tedirgin etmeye yönelik tezgahları da böylece inşallah boşa çıkarmış olacağız."
Bakan Avcı'ya ziyarette AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz eşlik etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Ağustos 2014 12:09
Gösterim: 1854
2014-2015 eğitim-öğretim yılında özel okula devam edecek 250 bin öğrenciye 2 bin 500 TL ile 3 bin 500 TL arasında değişecek eğitim-öğretim desteği verilmesi kararlaştırıldı.
2014-2015 eğitim-öğretim yılında özel okula devam edecek 250 bin öğrenciye eğitim-öğretim desteği verilmesi kararlaştırıldı.
Öğrenci başına verilecek destekler, 2 bin 500 TL ile 3 bin 500 TL arasında değişecek. Okul öncesi kurumlarına gidecek öğrencilere 2 bin 500, özel ilkokullara gidecek öğrencilere 3 bin TL, özel ortaokul ve liselere gideceklere de yıllık 3 bin 500 TL ödeme yapılacak. Dershanelerden özel okula dönüşecek temel liselere devam edeceklere de verilecek eğitim öğretim desteği 3 bin TL olarak belirlendi.
MEB ile Maliye Bakanlığınca hazırlanan "2014-2015 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda öğrenim görecek öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesine ilişkin tebliğ" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Tebliğe göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında özel okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarına devam eden 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecek. Okul öncesi ve ilkokullara 50'şer bin, ortaokul ve liselere 75'er bin olmak üzere toplam 250 bin öğrenci desteklerden yararlanacak.
Eğitim öğretim desteği verilen okul türleri, destek tutarları ve öğrenci sayıları şöyle:
|
Okul Türü |
Destek Tutarı (TL) |
Destek Verilecek Öğrenci Sayısı |
|
|
1 |
Okul Öncesi Eğitim Kurumu |
2.500 |
50.000 |
|
2 |
İlkokul |
3.000 |
50.000 |
|
3 |
Ortaokul |
3.500 |
75.000 |
|
4 |
Lise |
3.500 |
|
|
5 |
Temel Lise |
3.000 |
|
|
Toplam |
250.000 |
||
İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecek. Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında ise tabloda yer alan katsayılar kullanılacak.
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
|
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi |
Katsayı |
|
1. Bölge |
0,95 |
|
2. Bölge |
0,95 |
|
3. Bölge |
1,00 |
|
4. Bölge |
1,00 |
|
5. Bölge |
1,20 |
|
6. Bölge |
1,30 |
Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilecek. İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda MEB, boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilecek. Eğitim öğretim desteği, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye MEB yetkili olacak.
Kanunda ne hükümler bulunuyordu?
Tebliğde, 8 Şubat 2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek 1'inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkraları hatırlatılarak, kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebileceği hükmüne yer verildi. Tebliğde ayrıca kanunda yer alan eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabileceği hükmünün bulunduğu da anımsatıldı.
Kanunun eğitim öğretim desteği verilmesine ilişkin diğer hükümleri şöyle:
"Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51'inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.”
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23 Ekim 2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek 2'nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanun'un Ek-1'inci maddesine göre her yıl temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir” hükmü bulunuyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
2014-2015 eğitim-öğretim yılında özel okula devam edecek 250 bin öğrenciye 2 bin 500 TL ile 3 bin 500 TL arasında değişecek eğitim-öğretim desteği verilmesi kararlaştırıldı.
2014-2015 eğitim-öğretim yılında özel okula devam edecek 250 bin öğrenciye eğitim-öğretim desteği verilmesi kararlaştırıldı.
Öğrenci başına verilecek destekler, 2 bin 500 TL ile 3 bin 500 TL arasında değişecek. Okul öncesi kurumlarına gidecek öğrencilere 2 bin 500, özel ilkokullara gidecek öğrencilere 3 bin TL, özel ortaokul ve liselere gideceklere de yıllık 3 bin 500 TL ödeme yapılacak. Dershanelerden özel okula dönüşecek temel liselere devam edeceklere de verilecek eğitim öğretim desteği 3 bin TL olarak belirlendi.
MEB ile Maliye Bakanlığınca hazırlanan "2014-2015 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda öğrenim görecek öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesine ilişkin tebliğ" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Tebliğe göre, 2014-2015 eğitim öğretim yılında özel okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarına devam eden 250 bin öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecek. Okul öncesi ve ilkokullara 50'şer bin, ortaokul ve liselere 75'er bin olmak üzere toplam 250 bin öğrenci desteklerden yararlanacak.
Eğitim öğretim desteği verilen okul türleri, destek tutarları ve öğrenci sayıları şöyle:
|
Okul Türü |
Destek Tutarı (TL) |
Destek Verilecek Öğrenci Sayısı |
|
|
1 |
Okul Öncesi Eğitim Kurumu |
2.500 |
50.000 |
|
2 |
İlkokul |
3.000 |
50.000 |
|
3 |
Ortaokul |
3.500 |
75.000 |
|
4 |
Lise |
3.500 |
|
|
5 |
Temel Lise |
3.000 |
|
|
Toplam |
250.000 |
||
İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer ilgili hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecek. Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında ise tabloda yer alan katsayılar kullanılacak.
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları
|
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi |
Katsayı |
|
1. Bölge |
0,95 |
|
2. Bölge |
0,95 |
|
3. Bölge |
1,00 |
|
4. Bölge |
1,00 |
|
5. Bölge |
1,20 |
|
6. Bölge |
1,30 |
Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar eğitim öğretim desteğinden yararlanabilecek. İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda MEB, boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilecek. Eğitim öğretim desteği, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye MEB yetkili olacak.
Kanunda ne hükümler bulunuyordu?
Tebliğde, 8 Şubat 2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek 1'inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkraları hatırlatılarak, kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebileceği hükmüne yer verildi. Tebliğde ayrıca kanunda yer alan eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı süresince yararlandırılabileceği hükmünün bulunduğu da anımsatıldı.
Kanunun eğitim öğretim desteği verilmesine ilişkin diğer hükümleri şöyle:
"Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51'inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.”
Diğer taraftan 5580 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda; 23 Ekim 2012 tarihli ve 28450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin Ek 2'nci maddesinin birinci fıkrasında “Kanun'un Ek-1'inci maddesine göre her yıl temmuz ayında Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak olan tebliğde illere göre belirlenen sayıdaki öğrenciler için Ek-10’da yer alan okul türleri ve gruplarına göre eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Tebliğde; her bir öğrenci için verilebilecek eğitim öğretim desteği tutarı resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, bir önceki yılın verileri esas alınarak belirlenir” hükmü bulunuyor.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Ağustos 2014 10:03
Gösterim: 2488
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “Kayıt kabul döneminde velilerden hiçbir ad altında aidat ve bağış alınmayacak” uyarısına rağmen yeni eğitim dönemi öncesi öğrenci velilerinin korkulu rüyası haline gelen kayıt parası uygulaması Antalya’da, “Bas parayı, seç hocayı” uygulamasına dönüştü.
Hürriyet Gazetesi’nden Salim Uzun’un haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “Kayıt kabul döneminde velilerden hiçbir ad altında aidat ve bağış alınmayacak” uyarısına rağmen bazı okullar velilerden kuru kuruya bağış istemek yerine paralı öğretmen tercihi uygulaması başlattı.
Öğretmenler kullanılıyor
Velilerden kuru kuruya bağış istemek yerine paralı öğretmen tercihi uygulaması başlatan bazı okullar, eğitim anlayışı ile ön plana çıkan başarılı öğretmenlerin isimlerini kullanarak sınıf, öğretmenler odası, konferans salonu, tuvalet gibi alanlardaki sözde eksikleri gideriyor, tadilat yapıyor.
Alt sınır 500 lira
Paralı öğretmen tercihi yaptıran okullardan biri de Antalya Demirgül İlkokulu. Okul yönetimi tadilat ve masa, sandalye eksiklerinin giderilmesi için 500 lira alt sınırla velilere öğretmen tercihi hakkı sunuyor. Ancak velilerden istenen para okul aile birliğine değil, okul müdürü tarafından yönlendirilen işletmelere ödeniyor.
Borçlandık destek istiyoruz
Okul Müdürü Mehmet Demirözü, kayıt evraklarının yanı sıra 2 top fotokopi kâğıdı, 2 adet mavi plastik dosyayı hazırlayan velilerle odasında özel görüşme yaparak, “Okulda yürütülen çalışmalar nedeniyle 30 bin lira borçlandık. Bize bu konuda ciddi destek olacak velilerimize öğretmen tercihi konusunda kolaylık sağlıyoruz” diyor.
Ödeme mobilyacıya
Uygulamayı kabul eden öğrenci velisi yine okul müdürü tarafından okulun mobilya işlerini yaptığı iddia edilen Ercan Mobilya isimli iş yerine yönlendirilerek okulun borcuna karşılık 500 lira ödeme yapıp fatura alıyor. İşlemi yapan veli istediği öğretmeni tercih edebiliyor. Ekonomik durumu iyi olan veliye ayrıca sınıflar gezdirilerek eksikler gösteriliyor ve sandalye, masa temini konusunda da yardımcı olması isteniyor.
Gereği yapılacak
Para karşılığı öğretmen tercihi yaptırılarak velilerin ödeme için işletmenlere yönlendirilmesinin yönetmeliklere aykırı olduğunu kaydeden Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural şöyle dedi: “Böyle bir şeyin olmamasını umut ediyorum. Eğer gerçekten böyle bir yanlış yapıldıysa hemen gereği yapılır. Konuyla ilgili bizzat inceleme yürüteceğim.
Kura çekmek zorunlu
Okullarımızda öğretmen tercihi yapmak gibi bir durum söz konusu değil. Hangi öğretmenin hangi sınıflarda ders vereceği kura yöntemi ile belirlenir. Bunun dışında bir uygulama zaten yönetmeliklere aykırı. Velilerimiz bu konuyla ilgili mağduriyet yaşadıysa kurumumuzla irtibata geçebilirler.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “Kayıt kabul döneminde velilerden hiçbir ad altında aidat ve bağış alınmayacak” uyarısına rağmen yeni eğitim dönemi öncesi öğrenci velilerinin korkulu rüyası haline gelen kayıt parası uygulaması Antalya’da, “Bas parayı, seç hocayı” uygulamasına dönüştü.
Hürriyet Gazetesi’nden Salim Uzun’un haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “Kayıt kabul döneminde velilerden hiçbir ad altında aidat ve bağış alınmayacak” uyarısına rağmen bazı okullar velilerden kuru kuruya bağış istemek yerine paralı öğretmen tercihi uygulaması başlattı.
Öğretmenler kullanılıyor
Velilerden kuru kuruya bağış istemek yerine paralı öğretmen tercihi uygulaması başlatan bazı okullar, eğitim anlayışı ile ön plana çıkan başarılı öğretmenlerin isimlerini kullanarak sınıf, öğretmenler odası, konferans salonu, tuvalet gibi alanlardaki sözde eksikleri gideriyor, tadilat yapıyor.
Alt sınır 500 lira
Paralı öğretmen tercihi yaptıran okullardan biri de Antalya Demirgül İlkokulu. Okul yönetimi tadilat ve masa, sandalye eksiklerinin giderilmesi için 500 lira alt sınırla velilere öğretmen tercihi hakkı sunuyor. Ancak velilerden istenen para okul aile birliğine değil, okul müdürü tarafından yönlendirilen işletmelere ödeniyor.
Borçlandık destek istiyoruz
Okul Müdürü Mehmet Demirözü, kayıt evraklarının yanı sıra 2 top fotokopi kâğıdı, 2 adet mavi plastik dosyayı hazırlayan velilerle odasında özel görüşme yaparak, “Okulda yürütülen çalışmalar nedeniyle 30 bin lira borçlandık. Bize bu konuda ciddi destek olacak velilerimize öğretmen tercihi konusunda kolaylık sağlıyoruz” diyor.
Ödeme mobilyacıya
Uygulamayı kabul eden öğrenci velisi yine okul müdürü tarafından okulun mobilya işlerini yaptığı iddia edilen Ercan Mobilya isimli iş yerine yönlendirilerek okulun borcuna karşılık 500 lira ödeme yapıp fatura alıyor. İşlemi yapan veli istediği öğretmeni tercih edebiliyor. Ekonomik durumu iyi olan veliye ayrıca sınıflar gezdirilerek eksikler gösteriliyor ve sandalye, masa temini konusunda da yardımcı olması isteniyor.
Gereği yapılacak
Para karşılığı öğretmen tercihi yaptırılarak velilerin ödeme için işletmenlere yönlendirilmesinin yönetmeliklere aykırı olduğunu kaydeden Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural şöyle dedi: “Böyle bir şeyin olmamasını umut ediyorum. Eğer gerçekten böyle bir yanlış yapıldıysa hemen gereği yapılır. Konuyla ilgili bizzat inceleme yürüteceğim.
Kura çekmek zorunlu
Okullarımızda öğretmen tercihi yapmak gibi bir durum söz konusu değil. Hangi öğretmenin hangi sınıflarda ders vereceği kura yöntemi ile belirlenir. Bunun dışında bir uygulama zaten yönetmeliklere aykırı. Velilerimiz bu konuyla ilgili mağduriyet yaşadıysa kurumumuzla irtibata geçebilirler.”
Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Ağustos 2014 10:52
Gösterim: 1570
MEB'in hazırladığı "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" ders kitabında, cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddialarının asılsız olduğu bildirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB) yapılan açıklamada, bazı internet sitelerinde, Erdoğan'ın henüz cumhurbaşkanı seçilmemesine rağmen "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" isimli ders kitabında 12. cumhurbaşkanı olarak gösterildiği yönünde iddialar bulunduğu ifade edildi.
Ortaöğretim kurumlarında "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" adında bir ders ve kitabının bulunmadığına dikkat çekilerek, dersin adının "T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" olduğu vurgulandı.
"T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" 8. sınıf ders kitabının, 14 Şubat 2008 tarih ve 114 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği, bu kitapta bu tarih sonrasında hiçbir değişiklik yapılmadığı bildirildi.
"T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" ortaöğretim ders kitabının ise 8 Aralık 2011 tarih ve 261 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği ve bu kitapta da bu tarihten sonra hiçbir değişikliğe gidilmediği belirtildi.
MEB tarafından şu anda yazımı devam eden veya yazımı tamamlanıp inceleme aşamasında olan "T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine ait bir kitabın bulunmadığının altı çizilerek, "Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce, Bakanlığımızca hazırlanan 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' isimli ders kitabında cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddiaları asılsız bir haber olup, tamamıyla iftiradan ibarettir. Kaldı ki söz konusu iddiayla birlikte medyada yer alan görselde dersin adı dahi yanlış yazılmıştır" denildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MEB'in hazırladığı "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" ders kitabında, cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddialarının asılsız olduğu bildirildi.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB) yapılan açıklamada, bazı internet sitelerinde, Erdoğan'ın henüz cumhurbaşkanı seçilmemesine rağmen "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" isimli ders kitabında 12. cumhurbaşkanı olarak gösterildiği yönünde iddialar bulunduğu ifade edildi.
Ortaöğretim kurumlarında "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi" adında bir ders ve kitabının bulunmadığına dikkat çekilerek, dersin adının "T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" olduğu vurgulandı.
"T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" 8. sınıf ders kitabının, 14 Şubat 2008 tarih ve 114 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği, bu kitapta bu tarih sonrasında hiçbir değişiklik yapılmadığı bildirildi.
"T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük" ortaöğretim ders kitabının ise 8 Aralık 2011 tarih ve 261 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği ve bu kitapta da bu tarihten sonra hiçbir değişikliğe gidilmediği belirtildi.
MEB tarafından şu anda yazımı devam eden veya yazımı tamamlanıp inceleme aşamasında olan "T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine ait bir kitabın bulunmadığının altı çizilerek, "Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce, Bakanlığımızca hazırlanan 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' isimli ders kitabında cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddiaları asılsız bir haber olup, tamamıyla iftiradan ibarettir. Kaldı ki söz konusu iddiayla birlikte medyada yer alan görselde dersin adı dahi yanlış yazılmıştır" denildi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Ağustos 2014 11:52
Gösterim: 1750
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Eğitimciler olarak ne kadar kritik bir görev üstlendiğimizi biliyoruz. Onun için birbirimize propaganda yapmaya gerek yok. Birbirimize plaket vermeyelim'' dedi.
Bakan Avcı, bir otelde gerçekleştirilen "Yönetsel Yenilik ve Geliştirme Çalıştayı"nın açılışında yaptığı konuşmada, çalıştayın gelecek dönemde atılacak adımlara yol gösterici olacağını söyledi.
Pek çok şeyin Ankara'dan başka sahadan başka göründüğünü ifade eden Avcı, ''Ankara'da masa başında çok iyi niyetlerle en idealini yaptığını zannederken uygulamada hiç aklınıza gelmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla sizin bu çalıştayda yapacağınız katkılar gerçekten önemlidir. Bu toplantıları ciddiye almanızı istirham ediyorum'' diye konuştu.
"'Körler sağırlar birbirini ağırlar'a döndü artık"
Eğitimcilerden bu tür toplantılarda mümkün olduğu kadar öze ilişkin kısa konuşulmasını isteyen Avcı, şöyle devam etti:
''Her toplantıda uzun uzun birbirimize Türkiye ve eğitim propagandası yapmaya gerek yok. Türkiye'nin ne kadar önemli bir ülke olduğunu biliyoruz. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Eğitimciler olarak ne kadar kritik bir görev üstlendiğimizi biliyoruz. Onun için birbirimize propaganda yapmaya gerek yok. Çok kısa ve konuların özüne ilişkin konuşmayı gelenek hale getirelim. Birbirimize plaket vermeyelim. Hani 'Körler sağırlar birbirini ağırlar'a döndü artık. Onun için lüzumsuz toplantı yapmayalım. Lüzumsuz konuşmayalım ve lüzumsuz nutuklar atmayalım. Ne işe yarayacağı bilmediğimiz plaketler armağan etmeyelim. Çok yalın basit ama uyulması çok zor önerilerde bulunuyorum."
Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Eğitimciler olarak ne kadar kritik bir görev üstlendiğimizi biliyoruz. Onun için birbirimize propaganda yapmaya gerek yok. Birbirimize plaket vermeyelim'' dedi.
Bakan Avcı, bir otelde gerçekleştirilen "Yönetsel Yenilik ve Geliştirme Çalıştayı"nın açılışında yaptığı konuşmada, çalıştayın gelecek dönemde atılacak adımlara yol gösterici olacağını söyledi.
Pek çok şeyin Ankara'dan başka sahadan başka göründüğünü ifade eden Avcı, ''Ankara'da masa başında çok iyi niyetlerle en idealini yaptığını zannederken uygulamada hiç aklınıza gelmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla sizin bu çalıştayda yapacağınız katkılar gerçekten önemlidir. Bu toplantıları ciddiye almanızı istirham ediyorum'' diye konuştu.
"'Körler sağırlar birbirini ağırlar'a döndü artık"
Eğitimcilerden bu tür toplantılarda mümkün olduğu kadar öze ilişkin kısa konuşulmasını isteyen Avcı, şöyle devam etti:
''Her toplantıda uzun uzun birbirimize Türkiye ve eğitim propagandası yapmaya gerek yok. Türkiye'nin ne kadar önemli bir ülke olduğunu biliyoruz. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Eğitimciler olarak ne kadar kritik bir görev üstlendiğimizi biliyoruz. Onun için birbirimize propaganda yapmaya gerek yok. Çok kısa ve konuların özüne ilişkin konuşmayı gelenek hale getirelim. Birbirimize plaket vermeyelim. Hani 'Körler sağırlar birbirini ağırlar'a döndü artık. Onun için lüzumsuz toplantı yapmayalım. Lüzumsuz konuşmayalım ve lüzumsuz nutuklar atmayalım. Ne işe yarayacağı bilmediğimiz plaketler armağan etmeyelim. Çok yalın basit ama uyulması çok zor önerilerde bulunuyorum."
Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.
Son Güncelleme: Salı, 05 Ağustos 2014 18:24
Gösterim: 1090

